Yerel Haberler
Eskişehir
27 Nisan 2026 Pazartesi - 21:17 Milletvekili Hatipoğlu, Eskişehir Hava Hastanesi tartışmalarına cevap verdi AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınması sonrası çıkan tartışmalarla ilgili olarak, "Bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin temsilcileridir" dedi. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın girişimleriyle Hava Hastanesi özelleştirme kapsamından çıkarılırken, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu kamuoyundaki tartışmalara yanıt verdi. "Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez" Milletvekili Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Son günlerde Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin CHP’li siyasetçilerin sergilediği ’kamu hassasiyeti’ tiyatrosunu ibretle takip ediyorum. Hiç kimse kusura bakmasın bu şehirde kamu hakkından, kamusal alanların korunmasından bahsedecek en son kişiler CHP zihniyetinin temsilcileridir. Eskişehir’in en kıymetli hazinelerinin nasıl parsel parsel satıldığını, şehrin hafızasının nasıl peşkeş çekildiğini çok iyi biliyoruz. Bağlar Mahallesi’nde, Haller’in tam karşısındaki tarihi siloları uluslararası otel zincirlerine satanlar da, halkın elindeki yeri ’Sosyal tesis, yurt yapacağız’ diyerek kamulaştırıp, ardından otele çeviren, altını da eğlence merkezine dönüştürenler de yine aynı CHP zihniyetidir. Dün kamusal alanları parsel parsel satanların bugün çıkıp kamu hassasiyeti üzerinden siyaset üretmeye kalkışması tek kelimeyle pişkinliktir. Ben, bu şehrin bir evladı ve milletvekili olarak altını çizerek ilan ediyorum: Hava Hastanesi alanının özelleştirilmesine karşıyım ve bu alanın kamu niteliğini koruması için tüm girişimleri kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler saklanmaz, üzeri kirli algı operasyonlarıyla örtülemez. CHP zihniyetinin belediyeler eliyle haraç mezat sattığı 120 arsa, 72 tarla, 38 mesken, 2 otel ve 2 büyük ticari alandan oluşan o utanç listesini kamuoyunun vicdanına sunuyorum. Bu şehir, kimin kamusal alanları koruduğunu, kimin ise şehri parsel parsel sattığını artık tüm çıplaklığıyla görmektedir" ifadelerine yer verdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:59 AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Eskişehir Hava Hastanesi’yle ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerindeki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarıldığını açıkladı. Eskişehir’de yıllarca Hava Hastanesi olarak hizmet veren ve günümüzde Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası olarak kullanılan alan özelleştirme kapsamına alınmış, bu karar kamuoyunda tartışmalara sebep olmuştu. Konuyla ilgili tartışmalar sürerken, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak konuyla ilgili açıklamada bulundu. Albayrak, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Kıymetli hemşehrilerimiz, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Eskişehir Hava Hastanesi, eski Devlet Hastanesi, Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerimizdeki sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarılması yönünde irade ortaya konmuş olup, aktif sağlık hizmeti sunulan hastanelerimiz ve sağlık alanlarımız katiyen satışa konu edilmeyecektir. Bu süreçte konuyu yakından takip eden, şehrimizin hassasiyetlerini ilgili mercilere doğrudan ileten ve çözüm noktasında büyük gayret gösteren Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ayşen Gürcan’a, Valimiz Sayın Erdinç Yılmaz’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Alınan bu karar şehrimiz için hayırlı olsun" dedi.
ESOGÜ’ye 2 yıl süreli kalite akreditasyonu
24 Mart 2025 Pazartesi - 12:34 ESOGÜ’ye 2 yıl süreli kalite akreditasyonu Yükseköğretim Kalite Kurulu’nun (YÖKAK) yükseköğretim kurumlarındaki niteliğin yükseltilmesi ve kalite güvencesine katkı sağlanması amacıyla uyguladığı Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) çerçevesinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), belirlenen kalite standartlarını büyük ölçüde sağlayarak 2 yıl süreyle şartlı akreditasyon kazanımı elde etti. Yükseköğretim Kalite Kurulu; Türkiye’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarının temel faaliyetlerini (eğitim ve öğretim, araştırma ve geliştirme, toplumsal katkı) kalite güvencesi sistemi bağlamında kurumsal düzeyde değerlendirerek ilgili yükseköğretim kurumu hakkında kurumsal akreditasyon kararı veriyor. Üniversitelerin kalite güvencesi, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve yönetim sistemi süreçlerini planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma döngüsü kapsamında değerlendiren Kurumsal Akreditasyon Programı, Kurumsal Dış Değerlendirme ve Akreditasyon Kılavuzu kapsamında yürütülüyor. YÖKAK tarafından oluşturulan değerlendirme takımları ilgili yükseköğretim kurumlarına ön ziyaret ve saha ziyareti gerçekleştirerek denetlemelerde bulunuyor. Kurumun her yıl kendi öz değerlendirmesini yapmak amacı ile hazırladığı Kurum İç Değerlendirme Raporu (KİDR) dikkate alınarak gerçekleştirilen bu ziyaretler sonrasında değerlendirme takımları tarafından Kurumsal Akreditasyon Raporları hazırlanıyor. Bu raporda üniversiteler; "Liderlik, Yönetişim ve Kalite, Eğitim ve Öğretim, Araştırma ve Geliştirme, Toplumsal Katkı" başlıklarında 14 ölçüt ve 46 alt ölçüt üzerinden inceleniyor. ESOGÜ iki yıl süreli akreditasyon belgesi almaya hak kazandı Bu kapsamda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 2 yıl süreli akreditasyon belgesi almaya hak kazandı. Kararın ardından açıklama yapan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Kurumsal Akreditasyon Programının Üniversitenin gelişimine olumlu katkı sunacağını, kurumsal aidiyet ve motivasyonu artıracağını; Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih kılavuzunda yer alacak bu belgenin, üniversiteyi seçecek öğrenciler için de yol gösterici olacağını vurguladı. Kalite kriterlerinin tamamlanmasında çalışmaların titizlikle sürdürüleceğini; bir sonraki hedefin 5 yıl süreyle tam akreditasyon statüsü kazanmak olduğunu belirten Rektör Çolak, süreçte emeği geçen Değerlendirme Takımına, tüm personele, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini iletti.
Oruçluyken susamamak için ekşisi ve tuzu az olan zeytinler daha çok tercih ediliyor
24 Mart 2025 Pazartesi - 12:06 Oruçluyken susamamak için ekşisi ve tuzu az olan zeytinler daha çok tercih ediliyor Eskişehir’de pazar esnafı Yağız Durmaz, Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezlerinden olan zeytinin, oruçluyken susatmaması için az ekşi ve az tuzlu çeşitlerinin daha çok tercih edildiğini ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte pek çok kahvaltılık ürün, özellikle sahur sofralarında yerini almaya devam ediyor. Kahvaltılıklar arasında en çok tercih edilenden biri olan zeytin de, hem lezzeti hem de tok tutma özelliği sayesinde sahur sofralarının olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Bununla birlikte sahur yaparken yenecek ürünlerin tuz oranına dikkat edilmesi ise, oruçluyken kişiyi susatmaması açısından büyük önem taşıyor. Eskişehir’de pazarcılıkla uğraşan Yağız Durmaz, Ramazan ayıyla birlikte vatandaşların, zeytine gösterdikleri talebin arttığını ve zeytin satışlarının yükseldiğini dile getirdi. En çok talep natürel, kahverengi çekirdekli zeytinler ve çizik, kırma yeşil zeytinlere Yağız Durmaz, zeytin satışlarında Ramazanın da etkisiyle artış yaşandığını söyleyerek, vatandaşların gün içinde oruç tutarken susamamaları için az tuzlu ve az ekşi zeytinleri tüketmelerinin daha uygun olacağını belirtti. Konuyla ilgili olarak Durmaz, "Burada kendi imal ettiğimiz zeytinleri satıyoruz. Satışlarımızda tabii ki Ramazan ayının etkisiyle bir artış var. Zeytin özellikle sahurda olmazsa olmazlardan biri, o yüzden müşterilerimizden de talep yoğun bir şekilde devam ediyor şu an. Ramazan ayında gün içinde oruçluyken zorlamaması ve susatmaması açısından en çok ekşisi ve tuzu az olan zeytinler tercih ediliyor. Bunlar natürel ismini verdiğimiz kahverengi çekirdekli zeytinler ve çizik, kırma dediğimiz yeşil zeytinler oluyor. Fiyatlarımız 100 liradan başlayıp 350 liraya kadar gidiyor, zeytinin cinsine, bölgesine ya da yapılışına göre değişiklik gösteriyor. Geçen seneki fiyatlara baktığımızda da bir değişiklik olmadı; çünkü zeytinlerde henüz geçen senenin ürünleri kullanıldığı için bu sene sonuna kadar fiyatlarda bir artış olmaz. İmalattan sonra genelde 1 sene aynı fiyatta gider, artış da ondan sonra yapılır" şeklinde konuştu.
33 yıldır biriktirdiği figürlerle odasında küçük Eskişehir’i oluşturdu
24 Mart 2025 Pazartesi - 11:53 33 yıldır biriktirdiği figürlerle odasında küçük Eskişehir’i oluşturdu Eskişehir’de yaşayan 53 yaşındaki Hakan Çantaş 33 yıldır biriktirdiği ve imal ettiği belirli ölçeklerde olan bin figürlerle evinin bir odasını küçük bir şehre dönüştürdü. Küçük bir Eskişehir dizayn eden Çantaş, hobisini çocuklarına miras bırakmak istiyor. Eskişehir’de yaşayan 53 yaşındaki Hakan Çantaş 33 yıldır maket koleksiyonu ile uğraşıyor. Yaklaşık bin parça farklı ölçeklerde minyatüre sahip olan Çantaş, kentteki Kalabak su kamyonundan, Eskişehir Büyükşehir ekmek büfesine kadar birçok objeyi tasarlayarak koleksiyonunda konumlandırıyor. Evinin bir odasını dolduran minyatür figürlerle adeta küçük bir Eskişehir oluşturan 53 yaşındaki Hakan Çantaş, hobisi olan figürlere adeta gözü gibi bakıyor. Bir oda dolusu minyatür figüre paha oluşturamayan Çantaş, hobisini çocuklarına miras bırakmak istiyor. "Araçlar yurtdışından geliyor" Hobisi hakkında konuşan Hakan Çantaş, "15 yaşımdan bugüne kadar bu işle uğraşıyorum. Plastik maket model ile başladım. Demonte kitleri birleştirme, boyama yapıyordum. Yaklaşık 17 sene önce kardeşlerimin bana hediye ettiği 1/87 ölçekli 2 tane modelle bu ölçekle bir şeyler yapmaya başladım. Ardından özellikle Avrupa’daki internet sitelerini takip ederek kendimi geliştirmeye başladım ve buradaki binaları yolları kendim yapmaya başladım. Araçlar yurtdışından geliyor ama araçların Türkleştirilmesini, logolanmasını kendim yapıyorum. Eskişehir ile ilgili de çalışmalarım oldu. Gören arkadaşlarım hemen ‘bu benim olsun’ diyordu. Burada ben kendi küçük hayal dünyamı kuruyorum" dedi. "Küçük bir dünyada hayallerimi gerçekleştiriyorum" Yeni projeleri ve hobisine teklif edilen ücretlerden bahseden Hakan Çantaş şöyle devam etti; "En son ki çalışmam 1980 ila 1986 yılları arasındaki bir kasabanın etrafında tren geçen küçük bir modelini yapmaktı. Orada yaptığım iş yerleri Cumhuriyet Tarihi için önemli olan yerlerdi. Burada oyuncakçılarda gördüğünüz fiyatların 50 ila 60 katı fiyat var. Burası benim hayal dünyam olduğu için satmayı hiç düşünmedim, çok teklif oldu. Geçen yaz İzmir’de birisi bir AVM kurmayı düşündüğü için bir proje getirdi. Yaklaşık 12- 13 parçalık bir çalışma olacaktı. Anlaşamadık ve satmadım. Benim maddi, bir beklentim olmadığı için sorun olmadı. Burası benim için gerçekten çok önemli. Hayalimdeki bir şehir esasında, burada patron da, belediye başkanı da, polis de, itfaiyeci de benim. İstediğim figürü istediğim şekilden hareket ettirip, küçük bir dünyada hayallerimi gerçekleştiriyorum."