Yerel Haberler
Eskişehir
30 Nisan 2026 Perşembe - 22:05 Patlama sesleri gelen gecekondu bahçesinde çıkan yangın yan binaya sıçradı Eskişehir’de bir gecekondunun bahçesinden gelen patlama seslerinin ardından çıkan yangın yan binaya sıçradı. Alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Olay, Hayriye Mahallesi Ulutaş Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bahse konu sokak üzerindeki bir gecekondu bahçesinden gelen patlama seslerinin ardından yangın çıktı. Büyüyen yangın gecekondunun yanına bulunan binaya da sıçradı. Paniğe kapılan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekipler yangının sıçradığı binayı boşaltıp, sokağa giriş çıkışı engelleyerek güvenlik tedbirlerini aldı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla yangın söndürüldü. Ayrıca alevlerin sıçradığı binada yaşayan M.G. dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Şahsın sağlığının iyi olduğu belirlendi. Yangını söndürme çalışmalarına polis de dahil oldu Öte yandan olay yerinde bulunan bir polis memurunun da alevlere müdahale ettiği görüldü. Yoğun dumanın içerisinde kalarak itfaiye hortumlarını yönlendiren ve tahliye çalışmalarına destek veren polis, facianın büyümesini engelledi. "Yangın nedeniyle dairemin aralığa bakan camları ve pimapenleri zarar gördü" Metin Karpuz isimli vatandaş, "Yangın alt katlarda, muhtemelen garajda veya yan taraftaki hurdacıda başladı. Bahçedeki ağaç çok eski olduğu için alevler adeta bir baca gibi yukarıya, çatıya kadar ulaştı. Ben yanan yerin hemen üzerindeki dördüncü katta oturuyorum. Yangın nedeniyle dairemin aralığa bakan camları zarar gördü" dedi.
Vatandaşın ceza yememesi için esnaftan uyarı mesajı
12 Mart 2025 Çarşamba - 11:23 Vatandaşın ceza yememesi için esnaftan uyarı mesajı Eskişehir’de yere sigara izmariti atılmasının yasaklanması nedeniyle dükkanın önündeki bankın üzerine "Yere izmarit atmayın. Cezası vardır" yazılı bir uyarı yapıştıran esnaf, vatandaşların yasağı dikkate almadığını belirtti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi’nin ortak kararı çerçevesinde, kent merkezinde yere sigara izmariti atanlara 2 bin 953 lira idari para cezası uygulanacağı geçtiğimiz haftalarda açıklandı. Belediyelere bağlı ekiplerin konuyla ilgili çalışmaları sürerken, Dilekli Sokak üzerindeki bir banka uyarı yazısı yapıştırıldı. Üzerinde, "Yere izmarit atmayın. Cezası vardır" ifadeleri bulunan ilginç uyarı görenlerin dikkatini çekti. Vatandaşların ceza yememesi için bu uyarıyı yazdıklarını dile getiren esnaf, çoğu kişinin yasağı dikkate almadığını ve kimsenin kendilerine teşekkür etmediğini söyledi. "Farkındalık oluşturmak için bu yazıyı yazdık ama hala yere izmarit atıyorlar" Dükkanlarının önünde bulunan uyarı yazısıyla ilgili konuşan esnaf çırağı Ahmet Utku Saraç, "Yere izmarit atılmaması için ve kaldırımların kirlenmemesi için bir karar alınmıştı. Hiç kimse bu karara karşılık bir şey yapmıyor, duyarlılık göstermiyor. Biz de farkındalık oluşturmak için bu yazıyı yazdık ama hala yere izmarit atıyorlar. Bence sokaklara daha fazla çöp kutusu ve benzeri eşyalar konulmalı. İnsanların ceza yemesin diye bu yazıyı yazdık. Çoğu kişi yazıyı görmüyor bile" dedi.
Bin 400 derecede işlenen cam sanatı Eskişehir’den dünyaya taşınıyor
12 Mart 2025 Çarşamba - 10:57 Bin 400 derecede işlenen cam sanatı Eskişehir’den dünyaya taşınıyor Eskişehir’de cam sanatıyla uğraşan Taha Yoldaş, kentin lületaşından sonra bir cam merkezi haline de geldiğini vurgulayarak, "Bizim yaptığımız gibi camla metali buluşturup takı haline getiren çok fazla kimse yok. Bu konuda Türkiye’deki bir numarayız" ifadelerine yer verdi. Odunpazarı Belediyesi tarafından hayata geçirilen protokolle birlikte cam sanatı, uzun yıllardır yerli ve yabancı turistler tarafından büyük bir ilgi görüyor. Lületaşının Türkiye’deki merkezi olan Eskişehir’de cam işçiliği, lületaşı işleme sanatıyla beraber sürmeye devam ediyor. 36 yaşındaki cam sanatçısı Taha Yoldaş, geleneksel el sanatlarının temsili noktasında büyük başarılara imza atan Eskişehir’de cam takılar ve eserler üretiyor. Odunpazarı’nın özellikle son yıllarda önemli bir cam merkezi haline geldiğini vurgulayan Yoldaş, cam ustalığı mesleğinden ve icra ettiği eserlerden, "bin 400 derecede yaptığınız ürünleri dünyanın her tarafına gönderiyoruz" şeklinde bahsetti. Hobi olarak başladı, 14 yıldır profesyonel olarak cam eserler üretiyor İş hayatına Medikal Onkoloji dalında başladığını ve camla ilk önce hobi olarak uğraştığını dile getiren Taha Yoldaş, sonrasında bu uğraşını profesyonel olarak devam ettirdiğini ve uzun yıllardır da camla ilgilendiğini belirtti. Yoldaş, cam ustalığı yolculuğunu, "Bu benim hobimdi, cumartesi ve pazar günleri hobi olarak yaptığım bir işti. Sonrasında profesyonel olarak cam sektöründe çalışmaya başladım. 7 yıl sonra da usta eğitici oldum, öğrenci yetiştirmeye başladım. Meslek hayatımın 9’uncu yılında da sanatçı belgesini aldım. 14 yıldır profesyonel olarak cam eserler üretiyorum" diyerek dile getirdi. "Camı işlemek, 550 derece ile bin 400 derece arasında dans etmeye benziyor" Açık alevde cam şekillendirme tekniğiyle çalıştığını ve camla metali bir araya getirerek takılar ürettiğini ifade eden Yoldaş; camı sıfırdan işleme ve eser haline getirme sürecini ise şu sözlerle anlattı: "Bizim uyguladığımız ana tekniğimiz açık alevde cam şekillendirme. İtalyanların verdiği isimle buna ‘lampworking’ diyorlar. Bu ‘lampworking’de 2 cam çubuğunuz ya da tek cam çubuğunuz oluyor. Bu cam çubukları şaloma dediğimiz ateş kaynağında bin 400 dereceye kadar ısıtıyoruz ve bunu şekillendiriyoruz. Elbette ki camın hassasiyeti var ve bu hassasiyet çerçevesinde sanatınızı icra ediyorsunuz. Cam gerçekten nazlı bir obje. İyi ısıtmanız gerekiyor ve soğutmasını da yavaş yapmanız gerekiyor. Sonra tekrar ısıtmayı yine aynı şekilde yavaş yapmanız gerekiyor. Bunları sağladığınız zaman çok güzel bir duygu veriyor karşı tarafa ve biz bunu yaparken çok fazla keyif alıyoruz. Camı işlemek, 550 derece ile bin 400 derece arasında dans etmeye benziyor." "Odunpazarı özellikle bir cam merkezi haline geldi; ancak bu yeterli değil" Taha Yoldaş, Anadolu Üniversitesi’nin desteğiyle Odunpazarı’nda cama ve cam üretimine verilen değerin zaman içinde arttığını dile getirdi. Bu kapsamda cam işçiliğinin ve camdan eser üretiminin uluslararası düzeyde yayılmasının Eskişehir için büyük bir önem taşıdığına vurgu yapan Yoldaş, "Eskişehir’de cam, fabrika düzeyinde başladı ve sonrasında Anadolu Üniversitesi’nin Seramik ve Cam Bölümü ile devam etti. Biz de Odunpazarı Belediyesi ile bir protokol yaptık. Bu protokolle birlikte Anadolu Üniversitesi’nin desteği ile Odunpazarı Belediyesi’ne camı getirdik. Eskişehir’de 19 yıldır öğrenci yetiştiriyoruz. Fakat bu bence yine de yeterli değil. Anadolu Üniversitesi’nde yaşanan değişiklikler, biraz daha özelleşmesi ve Eskişehir’deki siyasi çevrenin değişmesi tabii ki camın da olumlu ya da olumsuz olarak etkilenmesiyle sonuçlandı. Çabalarımız ve insanların da takdiri sayesinde Odunpazarı, özellikle bir cam merkezi haline geldi. Ancak bu yeterli değil. Eskişehir’in bir Venedik ile, bir Murano Adası ile kıyaslanması, biraz yarışın olması gerekiyor. Bu da şu anda çok mümkün değil. Bunun olması için bizim daha fazla öğrenci yetiştirmemiz, daha fazla bu işle ilgili alakanın olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Bizim yaptığımız gibi camla metali buluşturup takı haline getiren çok fazla ürün yok, bu konuda Türkiye’de bir numarayız" Son olarak Eskişehir’in lületaşı konusunda bir numara olduğunu belirten Yoldaş, ikinci olarak ise camı ön plana çıkartmanın önemine ve bununla ilgili süregelen çalışmalara değindi. Yoldaş, lületaşının Türkiye’de çıktığı tek yerin Eskişehir olduğunu hatırlatarak, "Bunun yanında bizim ikinci olarak yaptığımız şey cam sanatına ağırlık vermek oldu. Şimdi lületaşçılarla aramızda böyle tatlı bir rekabet var ama bu en nihayetinde bunlar Eskişehir’in ismini ön plana çıkartıyor. Biz bin 400 derecede yaptığınız ürünleri dünyanın her tarafına gönderiyoruz. Bunlardan başlıca Amerika, İngiltere ve Avustralya’da var. Oradaki Türk vatandaşlarımız bize çok fazla ilgi gösteriyorlar. Bizim yaptığımız gibi camla metali buluşturup takı haline getiren çok fazla ürün yok çünkü, ürün yelpazesi de yok. Biz bu konuda Türkiye’de bir numarayız diyebiliriz" dedi.
ESOGÜ’den "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" açıklaması
12 Mart 2025 Çarşamba - 10:52 ESOGÜ’den "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" açıklaması Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Şenay Yılmaz, 9-15 Mart 2025 "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" dolayısıyla bilgilendirici bir açıklama yaptı. Doç. Dr. Şenay Yılmaz, "Pulmoner Rehabilitasyon Haftası" dolayısı ile yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Pulmoner rehabilitasyon; kronik solunum problemi olan hastaların tıbbi tedavileri ile birlikte önerilen, bu hastaların fiziksel ve psikolojik durumlarını düzeltmeyi ve sağlığını iyileştirmeyi hedefleyen, bireysel olarak belirlenen egzersiz eğitimi ve hasta eğitimi gibi yaklaşımları içeren kapsamlı uygulamalar bütünüdür. KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları, nöromusküler hastalıklar, akciğer nakli/cerrahisi öncesi ve sonrası, akciğer kanseri, pulmoner hipertansiyon, obstrüktif uyku apnesi, obezite ilişkili tüm akciğer hastalıkları ile yoğun bakımda ventilatöre bağlı olarak uzun süre yatan hastalarda uygulanabilmektedir. Her yaşta kronik solunum hastalarının ihtiyaçları doğrultusunda; hastaneye yatırılarak, ayaktan takiple ya da ev ortamında gerçekleştirilebilir. Ayrıca günümüzde hastanın sanal ortamda, bulunduğu yerden katılabileceği tele-pulmoner rehabilitasyon programları da mevcuttur. Pulmoner rehabilitasyon, hastaya akciğer hastalığı ve hastalığını daha iyi yönetme yolları hakkında eğitim sunar. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli ve temel bileşeni egzersiz eğitimidir. Egzersiz eğitimi; yürüyüş gibi dayanıklılık egzersizleri, bacak ve kol kaslarını kuvvetlendirme egzersizleri, solunum egzersizlerini içermektedir. Pulmoner rehabilitasyon merkezlerinde verilen egzersiz eğitimi, fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme gibi sağlıklı yaşam öğretileri alışkanlık haline getirilip ‘yaşam tarzı’ olmalıdır. Pulmoner rehabilitasyon üniteleri; göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastanelerinde bulunmaktadır. Uzun süreli solunum hastalığından dolayı nefes darlığı, çabuk yorulma ve güçsüzlük hissediyorsanız, günlük aktivitelerinizi yapmakta zorluk çekiyorsanız değerlendirme için göğüs hastalıkları uzmanına başvurabilir ve pulmoner rehabilitasyon programlarından yararlanabilirsiniz."