Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir’de mobil sigara bıraktırma aracı taraftarla buluştu 01 Mart 2026 Pazar - 12:52:09 Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Mobil Sigara Bıraktırma Aracı", Eskişehir Stadyumu önünde taraftarlarla buluştu. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığını korumak ve tütün bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü saha çalışmalarına bir yenisini ekledi. Eskişehirspor’un iç saha müsabakası öncesinde stadyum girişinde konuşlandırılan mobil sigara bıraktırma aracı, taraftarlardan yoğun ilgi gördü. Sağlık ekipleri, maç atmosferi içerisinde vatandaşlara sigaranın zararları, nikotin bağımlılığıyla baş etme yolları ve profesyonel destek mekanizmaları hakkında birebir bilgilendirmelerde bulundu. "Vatandaşımızın ayağına gidiyoruz" Çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sigaranın önlenebilir hastalık ve ölümlerin en büyük nedeni olduğunu vurguladı. Bildirici, "Sigara; kalp-damar hastalıklarından kansere kadar birçok ciddi soruna zemin hazırlıyor. Mobil aracımızla vatandaşlarımızın ayağına giderek, bırakma sürecinde bilimsel destek sunuyoruz. Sağlıklı bir yaşam için atılan her adım, güçlü bir toplumun temelidir" dedi. 6 farklı merkezde ücretsiz hizmet Tütünle mücadelenin koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Bildirici, şehir genelindeki Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin (SHM) sunduğu imkanlara dikkat çekti. Bildirici, buralarda sadece sigara bırakma değil; beslenme danışmanlığı, obeziteyle mücadele, psikososyal destek ve çocuk sağlığı gibi pek çok alanda tamamen ücretsiz hizmet verildiğini hatırlattı. Öte yandan Eskişehir genelinde vatandaşların bu hizmetlere kolayca erişebilmesi amacıyla Odunpazarı ilçesinde Emek, Yenidoğan ve Deliklitaş; Tepebaşı ilçesinde ise Zübeyde Hanım, Şirintepe ve Şarhöyük Sağlıklı Hayat Merkezleri, alanında uzman personeliyle tamamen ücretsiz olarak danışmanlık ve koruyucu sağlık hizmetleri sunmaya devam ediyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, mobil sağlık taramalarının ve bilgilendirme faaliyetlerinin kentin farklı noktalarında devam edeceğini bildirirken, tüm vatandaşları sağlıklı bir gelecek için bu merkezlerden destek almaya davet etti.
01 Mart 2026 Pazar - 12:05 Ali Saydam öğrencilere iletişimin altın kurallarını anlattı Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen "İletişim Buluşmaları"na konuk olan Ali Saydam, öğrencilere algı ve itibar yönetiminin stratejik önemini anlattı. Seminerin ardından fakültede "Ali Saydam Kütüphanesi"nin açılışı gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen "İletişim Buluşmaları" etkinliğinin konuğu, iletişim alanında uzun yıllara dayanan birikimi ve çok yönlü kariyeriyle tanınan yazar ve iletişim danışmanı Ali Saydam oldu. "Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine" başlığıyla İBF Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirilen seminere; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, üniversite yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı. "İletişimin temel amaçlarından biri itibarı güçlendirmektir" "Algı, İtibar, İlişki ve İletişim Üzerine" başlığı kapsamında Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Ali Saydam, konuşmasına iletişimin temel amaçlarından birinin itibarı güçlendirmek olduğuna vurgu yaparak başladı. Saydam, etkili iletişimin marka değerini yükselttiğini, müşteri sadakatini artırdığını ve yeniden satın alma davranışını teşvik ettiğini belirterek bunun doğrudan ekonomik kazanca dönüştüğünü ifade etti. Bir kurumun varlığını sürdürebilmesi için kamuoyunun yetki ve onayına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Saydam, güçlü bir itibarın özellikle durgunluk dönemlerinde ve kriz anlarında kurumlar için koruyucu bir kalkan görevi gördüğünü söyledi. "İtibar" kavramının stratejik bir değer olduğunun altını çizen Saydam, güven kaybının çoğu zaman maddi kayıplardan çok daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Maddi zararların telafi edilebileceğini, ancak itibar kaybının onarılmasının uzun zaman ve yoğun çaba gerektirdiğini sözlerine ekledi. "Beklentiyi yönetmek, algı yönetiminin temel kuralıdır" İletişim sürecinin merkezinde yer alan beklenti ve algı kavramlarına da değinen Ali Saydam, beklenti yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Beklentiler doğru yönetilmediğinde ya hayal kırıklığı oluştuğunu ya da gereğinden fazla anlam yüklemesi yapıldığını ifade eden Saydam, her iki durumun da sağlıksız sonuçlar doğurduğunu söyledi. Gelecek beklentisinin yönetilmesinin algı yönetiminin temel kuralı olduğunu vurgulayan Saydam, beklentilerin ne ulaşılması zor bir seviyeye taşınması ne de yetersizlik algısı oluşturacak şekilde düşük tutulması gerektiğini dile getirdi. Algının çoğu zaman gerçeğin kendisi olarak algılandığını belirten Saydam, insanların yalnızca olgulara değil, algılara da inandığını ifade etti. Başarıya ulaşmak isteyenlerin algının kendi lehlerine işlemesini sağlamaları gerektiğini söyleyen Saydam, bireylerin ve kurumların ikna edebilme kapasitesinin kazanma ya da kaybetme ihtimalini doğrudan etkilediğini kaydetti. Seminerin ardından Ali Saydam’ın Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerine bağışladığı kitaplar için İBF Kütüphanesi bünyesinde "Ali Saydam Kütüphanesi" nin açılış kurdelesi kesildi. Açılış, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Ali Saydam’ın kütüphanenin öğrencilere ve akademik camiaya hayırlı olması temennileriyle gerçekleştirildi. Program, kütüphane ziyareti ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
01 Mart 2026 Pazar - 12:01 Mesleğin ustası öğrencilerle tecrübelerini paylaştı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü tarafından, Dünya Turist Rehberleri Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Turist rehberliği alanının duayen isimlerinden araştırmacı-yazar, turist rehberi ve film yapımcısı Şerif Yenen, öğrenciler ve meslektaşlarıyla söyleşi programında bir araya geldi. Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Burak Düz’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlik; Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri ile Eskişehir Turist Rehberleri Derneği (ESRED) üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz etkinliğin açılışında turist rehberliğinin Türkiye’nin kültürel mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımında stratejik bir görev üstlendiğini belirtti. Bu tür etkinliklerin öğrencilerin mesleki gelişimine katkı sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, akademi ile sektör arasındaki bağların güçlenmesinin önemine değindi. Turizm Rehberliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökçe Yüksek ise turist rehberliğinin yalnızca bilgi aktarmaya dayalı bir meslek olmadığını belirterek, kültürel mirasın doğru, etkileyici ve sorumluluk bilinciyle temsil edilmesini gerektiren çok boyutlu bir uzmanlık alanı olduğunu vurguladı. Bölüm mezunlarının sahadaki nitelikleri ve mesleki donanımlarıyla öne çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yüksek, rehberlik mesleğinin kültürel aktarım açısından kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Söyleşi bölümünde Turist Rehberi Şerif Yenen, uzun yıllara dayanan rehberlik kariyerinden örnekler paylaşarak mesleğin sahadaki dinamiklerini, karşılaşılan zorlukları ve rehberlikte anlatının gücünü aktardı. Kültürel temsil, yorumlama becerisi ve sürekli öğrenmenin meslek hayatındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Yenen, deneyimlerinden kesitler sundu. Etkinliğin soru-cevap bölümünde öğrenciler, mesleğe dair merak ettikleri soruları doğrudan Şerif Yenen’e yöneltme fırsatı buldu. Yoğun ilgi gören program, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz tarafından Şerif Yenen’e hediye takdim edilmesiyle sona erdi. Programın ardından yazar kitaplarını imzaladı ve katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Anadolu Üniversitesi spor altyapısıyla sağlıklı kampüs vizyonunu sürdürüyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:19 Anadolu Üniversitesi spor altyapısıyla sağlıklı kampüs vizyonunu sürdürüyor Anadolu Üniversitesi, akademik eğitimin yanı sıra öğrencilerin ve personelin fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimini destekleyen spor faaliyetlerine verdiği önemle dikkat çekiyor. Sporun sağlıklı ve dengeli bir yaşamın temel unsurlarından biri olduğu anlayışıyla hareket eden üniversite, kampüs yaşamını aktif kılacak imkânlar sunmayı sürdürüyor. Bu doğrultuda Anadolu Üniversitesi bünyesinde geçtiğimiz yıl boyunca 173 sportif faaliyet gerçekleştirildi. Yıl boyunca düzenlenen organizasyonlar; bireysel ve takım sporları başta olmak üzere farklı branşlarda öğrencilerin ve personelin spora katılımını teşvik etmeyi amaçladı. Üniversitenin spor altyapısını güçlendiren önemli merkezlerden biri olan Yunus Emre Spor Salonu, dört ayrı salonu ile hem öğrencilere hem de üniversite personeline hizmet vermeye başladı. Basketbol, voleybol ve çeşitli salon sporlarının yanı sıra spor salonu bünyesinde yer alan yüzme havuzu, sentetik çim futbol sahası, halı saha ve tenis kortları da aktif olarak kullanılabiliyor. Anadolu Üniversitesi, bu imkânlarla farklı spor branşlarına yönelik erişilebilir ve kapsayıcı bir spor ortamı sunuyor. Anadolu Üniversitesi, sportif organizasyonların yanı sıra ulusal ve uluslararası müsabakalarda elde ettiği başarılarla da öne çıkıyor. Üniversite sporcuları, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) Şampiyonaları’nda toplam 33 madalya ve 8 kupa kazanarak üniversiteler arasında üst sıralarda yer aldı. Geçtiğimiz yılın en dikkat çekici başarılarından biri ise Taekwondo branşında elde edildi. Anadolu Üniversitesi Taekwondo Takımı, EUSA 2025 Avrupa Üniversiteler Şampiyonası’nda kazandığı 3 altın madalya ile Avrupa şampiyonu oldu. Anadolu Üniversitesi’nde yaklaşık 40 yıldır geleneksel olarak düzenlenen Bahar Şenlikleri kapsamında planlanan spor etkinlikleriyle kampüs yaşamının hareketlendirilmesi amaçlanıyor. Basketbol, voleybol ve futbol başta olmak üzere birçok branşta gerçekleştirilecek müsabakalar sonucunda finaller yapılacak. Etkinliklere öğrenciler ve üniversite personeli katılım sağlayacak. Sporu yalnızca rekabet unsuru olarak değil; sosyal etkileşimi artıran, takım ruhunu güçlendiren ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen bir alan olarak ele alan Anadolu Üniversitesi, bu yöndeki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Üniversite, sunduğu spor imkânlarıyla eğitimin yanı sıra aktif ve dinamik bir kampüs kültürü oluşturmayı hedefliyor.
Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürüyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:55 Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürüyor Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürerek ayakkabı ve terlik gibi ürünler üreten Natalya Yiğit, ürünlerin oldukça sert bir yapıya sahip olduğunu ve formunun uzun yıllar boyunca asla bozulmadığını anlatarak, "Keçeden yapılmasının en büyük özelliği ise ayak sağlığına olan faydası" dedi. Rusya’dan gelen Natalya Yiğit, kendi ülkesinde öğrendiği keçe ustalığına Eskişehir’de devam ediyor. Bir ürün çıkarmanın çok zor olduğu ve 4 gün ila 1 hafta arasında sürdüğünü belirten Yiğit, günde 8-9 saat arasında çalıştığını aktardı. Ayrıca ürettiği ürünlerin yıllarca kullanılabildiğini anlatan Yiğit, bu ayakkabıların ayak kokusuna ve sağlığına iyi geldiğini söyledi. "Uzun yıllar boyunca asla bozulmuyor" Konu hakkında konuşan Natalya Yiğit, "Bir terliğin yapımı, sabahtan akşama kadar günde 8-9 saat çalışmayla tam 4 gün sürüyor. Bu kadar emek verilmesinin sebebi kullandığım özel teknik. Ürünlerim oldukça sert bir yapıya sahip ve formu uzun yıllar boyunca asla bozulmuyor. Keçeden yapılmasının en büyük özelliği ise ayak sağlığına olan faydası. Bu terlikler kışın sıcak, yazın ise serin tutuyor; en önemlisi de hava aldığı için asla koku yapmıyor. Erkeklerin normal ayakkabılarında yaşadığı koku problemi bu terliklerde kesinlikle olmuyor. İnsanlar genelde keçeyi yumuşak bir patik gibi düşünüyor, ama benim yaptıklarım ayakkabı kadar sağlam ve dayanıklı; adeta bir "ev ayakkabısı" niteliğinde. Hatta deri ve dış taban kullanarak dışarıda giyilebilecek ayakkabılar da yapıyorum fakat onların yapımı bir haftadan fazla zaman alıyor" dedi. "Bir anlamda ömürlük bir yatırım oluyor" Ürünlerin fiyatlandırmalarından da bahseden Yiğit, "Fiyatlar 3 bin 500 TL’den başlıyor; tasarıma ve boyuta göre değişiklik gösteriyor. Belki fiyatı yüksek gelebilir, ama bu terliği bir kere alan, kalitesi sayesinde 5 yıl boyunca rahatlıkla kullanabiliyor. Yani bir anlamda ömürlük bir yatırım oluyor. Çevremden ve internet üzerinden bu işi öğrenmek isteyen, kurs talep eden çok kişi oluyor. İleride online kurslar vermeyi de düşünüyorum. Sadece terlik değil; şapka, eldiven ve çanta gibi farklı ürünler de üretiyorum. Ancak terlik yapmak, formunu koruması ve sağlıklı olması açısından gerçekten büyük bir ustalık ve sabır gerektiriyor" şeklinde konuştu.
Çocuklarının birinin elinde sigara, diğerinde alkol şişesi olan anne beraat etti
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:08 Çocuklarının birinin elinde sigara, diğerinde alkol şişesi olan anne beraat etti Eskişehir’de bir düğünde 3 ve 4 yaşlarındaki 2 oğlundan birinin elinde sigara, diğerinde ise alkol şişesi varken çekilen görüntüler sonrasında yargılanan anne ilk duruşmada beraat etti. Anne, savunmasında, "Oğlum E.C.B. yerden bulduğu plastik şeyi ağzına götürmüş. Bu plastikteki dumanı çekerken ben gördüm ve elinden aldım. Yine oğlum E.B.’nin eline bira şişesini ben vermedim" dedi. Odunpazarı ilçesi Emek Mahallesi’nde 20 Nisan 2025 tarihinde organize edilen düğün merasiminde, annesinin kucağındayken sigara içtiği iddia edilen 3 yaşındaki çocuğun görüntüleri sosyal medyada gündem olmuştu. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili inceleme başlatılmış, anne S.B. (27) gözaltına alınıp emniyetteki işlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Nöbetçi mahkemece S.B. adli kontrol şartıyla serbest bırakırken, çocuk için Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden rapor talep edilmişti. "Oğlum E.B.’nin eline bira şişesini ben vermedim" 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya 3 çocuk annesi S.B. (27), mağdur E.B. (4), E.C.B. (3) isimli çocuklar ve taraf avukatlar katıldı. Anne S.B. mahkeme heyetine yaptığı savunmasında, "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım, suçlamayı kabul etmiyorum. Mağdur çocuklar benim öz çocuklarım olur. Olay tarihinde düğüne gitmiştik. Üç yaşında olan oğlum E.C.B. yerden bulduğu plastik şeyi ağzına götürmüş. Bu plastikteki dumanı çekerken ben gördüm ve elinden aldım. Yine oğlum E.B.’nin eline bira şişesini ben vermedim. Etrafta bulunan büyükler oğluma yerde bulunan bira şişelerini toplayarak çöpe atmasını söylemiş. Oğlum da bu sebeple eline almış. Ben görünce elinden aldım. Ben çocuklarıma yönelik üzerime atılı suçları işlemedim. Ben suçsuzum. Atılı suçtan öncelikle beraatimi mahkemeniz aksi kanaatte ise lehime olan hükümleri uygulanmasını talep ediyorum" dedi. "Eşim de ben de sigara kullanmayız" S.B.’nin eşi Ö.B. (31), "Sanıktan şikayetçi değilim. Eşim de ben de sigara kullanmayız. Eşim çocuklarımızla her zaman ilgilenir. Çocuklarını ihmal etmez. Davaya katılma talebim yoktur" dedi. "Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz" Müşteki kurum vekili Av. İlter Duman, "Dosya kapsamındaki video görüntüleri ile sanığın atılı suçları işlediği sabittir. Sanık savunmalarının aksi dosya kapsamında bulunan video görüntüleriyle kanıtlanmıştır. Sanıktan şikayetçiyiz. Davaya katılma talebimiz vardır. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi. İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında, "Olay tarihinde sanığın oğlu mağdur E.C. kucağındayken E.C.’nin elinde sigara olduğunun ve ağzından duman çıktığının tespit edildiği, yine sanığın yanında bulunan diğer oğlu mağdur E.B.’nin elinde bira şişesi olduğunun dosya kapsamındaki kamera görüntüleriyle tespit edildiği, sanığın öz çocuklarına yönelik yaşama ve vücut bütünlüğü hakkının yanı sıra koruma ve gözetim yükümlülüğünü sağlaması gerekirken sanığın mağdurların güvenliğini, sağlığını ve ahlaklarını ağır şekilde tehlikeye sokarak mağdurların sigara ve alkol almasına müsaade ederek mağdurlara karşı onur kırıcı tavır ve hareketler sonucu mağdurların kişisel, sosyal ve psikolojik sağlıklarını yok saydığı, sanığın aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal ettiği, sanığın yaşı itibariyle sigara ve alkol temin edilemeyecek mağdurların tüketimine sigara ve alkol sunmak suretiyle sağlık için tehlikeli madde temini suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan TCK’nın 194/1, 53 maddeleri uyarınca 2 DEFA cezalandırılmasına, Her ne kadar sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun TCK 233/1 maddesi kapsamında şikayete tabi suçlardan olduğu, mağdurların babası olan müştekinin şikayetçi olmadığı anlaşılmakla soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olan atılı suçtan şikayet yokluğu nedeniyle TCK 73/4, CMK 223/8 maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" denildi. Dosyayı inceleyen mahkeme heyeti, araştırılması gereken başka bir husus kalmadığından açık yargılamaya son verilmesine karar verdi. Mahkeme heyeti sanığın yargılandığı maddelerden ayrı ayrı beraatine hükmetti.