Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ’de geliştirilen yerli gres teknolojisi Nemli A.Ş.’ye devredildi 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:42:06 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nde geliştirilen "Hekzagonal Bor Nitrür İçeren Polimer Gres Üretim Yöntemi" başlıklı patent, Nemli A.Ş.’ye devredildi. Devirle ilgili protokol imza töreni ESOGÜ Rektörlük Senato Salonu’nda ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Nemli A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Toy, ESOGÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay ve Nemli A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Latif Barika’nın da katılımlarıyla gerçekleştirildi. Otomotiv, imalat, havacılık ve savunma sanayi gibi yağlama performansının önem taşıdığı sektörlere yönelik geliştirilen teknoloji, yerli üretim kapasitesine katkı sunabilecek nitelikli bir üniversite-sanayi iş birliği örneği olarak dikkat çekiyor. Buluş sahipleri arasında merhum Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay ve Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert yer alıyor. Patent devri, akademik çalışmaların sanayiye aktarılması bakımından önemli bir gelişme olurken, aynı zamanda merhum Prof. Dr. Osman Nuri Çelik’in bilimsel emeğinin ve akademik katkısının yaşatıldığı anlamlı bir çıktı niteliği de taşıyor. Geliştirilen yöntem, hekzagonal bor nitrür içeren polimer gres üretimine yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. İthal lityum oksit temelli bileşenlerin kullanılmadığı bu teknoloji, ülkemizde üretilebilen hekzagonal bor nitrürün değerlendirilmesine dayanıyor. Bu yönüyle buluşun, özellikle otomotiv ve imalat sanayinde kullanılan gres ürünlerinde yerli üretim imkânlarını güçlendirmesi bekleniyor. Patent devri ESOGÜ’nün Ar-Ge gücünün sanayiye aktarılmasına yönelik somut örneklerden biri olurken, üniversitede geliştirilen akademik bilginin fikri ve sınai mülkiyet hakkına dönüşmesi, ardından sanayi kuruluşlarıyla buluşturulması, araştırma çıktılarının ekonomik ve toplumsal değere dönüşmesi açısından önem taşıyor. Süreçte ETTOM da aktif rol üstlendi. ETTOM akademide geliştirilen fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması, yönetilmesi ve ticarileştirilmesi süreçlerinde araştırmacılara destek sağlıyor. Buluş bildiriminden patent süreçlerine, sanayi ile temas kurulmasından teknoloji devrine kadar uzanan aşamalarda yürütülen çalışmalar, üniversite kaynaklı Ar-Ge çıktılarının sanayiye kazandırılmasına katkı sunuyor. Nemli A.Ş.’ye devredilen patentin, yerli malzeme kullanımını destekleyen yapısı ve sanayi uygulamalarına dönük potansiyeliyle Türkiye’nin katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:39 Geleceğin rehberleri Ankara’da saha deneyimi kazandı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ankara Teknik Gezisi gerçekleştirildi. Geleneksel hale gelen gezide öğrenciler Anıtkabir, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve II. TBMM Binasını ziyaret ederek Cumhuriyet tarihi, kültürel miras, müzecilik ve rehberlik uygulamalarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Gezi, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim elemanları Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün, Doç. Dr. Aysel Kaya, Arş. Gör. Özgür Koyun ve Arş. Gör. Aslı Bendenay Daşkın’ın rehberliğinde gerçekleştirildi. Anıtkabir ziyaretinde grup, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Tören Meydanı’na ulaştı. Burada devlet törenleri ve mekânın protokol işlevi üzerine gözlemler yapıldı. Ziyaret Atatürk’ün Mozolesi ve müze gezisi ile tamamlandı. Arş. Gör. Özgür Koyun bu güzergâh boyunca Anıtkabir’in mimari kurgusu, sembolik dili ve Cumhuriyet tarihi içindeki yeri üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Güzergâh üzerinde belirlenen noktalarda görev alan öğrenciler de önceden hazırladıkları anlatımları grupla paylaşarak uygulamalı biçimde rehberlik becerilerini geliştirdi. Anadolu Medeniyetleri Müzesinde, Doç. Dr. Duygu Yetgin Akgün koleksiyonun kronolojik ve coğrafi kurgusu, eserlerin tarihi coğrafya ile ilişkisi ve müzeciliğin bir disiplin olarak alan çalışmalarına katkısı üzerine öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Gezinin her durağında öğrencilerin aktif rol üstlenmesi ve uygulamalı anlatımlar gerçekleştirmesi, rehberlik becerilerinin gelişimine katkı sağladı. Ankara Kalesi ziyareti sonrasında II. TBMM Binasında gerçekleştirilen incelemelerde öğrencilerle bilgi paylaşımı yapıldı. Teknik gezi, sınıf içi öğrenmeyi saha uygulamalarıyla bütünleştirerek öğrenciler için gerçek bir deneyim ortamı sağladı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:37 Minik eller mutfakta ilk deneyimini yaşadı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen "Minik Eller Gastronomi Keşfinde" etkinliği, fakülte mutfağında gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Anadolu Üniversitesi Kreş ve Gündüz Bakımevinden gelen 4 yaş grubu çocuklar, gastronomi alanını yakından tanıma fırsatı bulurken programa Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Özgür Göde, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Önçel Güler, Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sema Ekincek ile Kreş ve Gündüz Bakımevi öğretmenleri katıldı. Program kapsamında Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri Betül Akdemir ve Gökdeniz Çam tarafından, 4 yaş grubu çocuklara yönelik interaktif bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda gastronominin ne olduğu, bir şefin mutfakta üstlendiği görevler, şef kıyafetlerinin kullanım amacı, mutfakta hijyenin önemi ve temel mutfak kültürü yaş grubuna uygun, eğlenceli ve etkileşimli bir anlatımla aktarıldı. Çocuklar ayrıca fakülte mutfağını dolaşarak mutfak araçlarını, şef kıyafetlerini ve yiyecek-içecek dünyasının farklı yönlerini deneyimledi. Göde: "Erken yaşta farkındalık kazandırmayı hedefledik" Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Özgür Göde, çocukların gastronomi kavramıyla erken yaşta tanışmalarını amaçladıklarını belirtti. Göde, etkinliğin çocuklarda yiyecek-içecek kültürüne yönelik merak ve farkındalık oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ekincek: "Gastronomi eğlenceli bir deneyimle aktarıldı" Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sema Ekincek ise çocukların şefin görevlerini, kıyafetlerini ve mutfağın temel unsurlarını eğlenceli bir deneyimle keşfettiklerini dile getirdi. Program, çocuklara pamuk şeker ikramı ve katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Bakan Memişoğlu, Eskişehir’deki Arındırma Merkezi’ni inceledi
31 Ocak 2025 Cuma - 14:01 Bakan Memişoğlu, Eskişehir’deki Arındırma Merkezi’ni inceledi Eskişehir’de Sağlık Bakanlığının yatırımıyla inşa edilen Yunusemre Devlet Hastanesi Erişkin Arındırma Merkezi’nde incelemelerde bulunan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Yüzde 30 oranında insanımız sigara içiyor. Akciğer kanseri konusunda dünyada maalesef en fazla olan ülkelerden birisiyiz. Özellikle gençlerimize son zamanlar paf dedikleri ya da elektronik sigara denilen maalesef içinde ne olduğu belli olmayan ve bağımlılığın ilk adımı olan bir saldırı olduğunu belirtmek isterim" dedi. Eskişehir’e birtakım ziyaretler için gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bakanlık yatırımıyla Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi’nde inşa edilen Yunusemre Devlet Hastanesi Erişkin Arındırma Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Binayı gezen Memişoğlu, 34 servis, 5 adet de detoks yatağa sahip merkez hakkında yetkililerden bilgi aldı. “Bu mücadelemizde bize önemli katkı sunacak” Yunusemre Devlet Hastanesi Erişkin Arındırma Merkezi’nde kürsüye çıkan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, “Sayın Bakanım, Sayın Milletvekillerim, çok değerli katılımcılar ve değerli basın mensupları; Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet verecek olan, AMATEM merkezimizin açılış törenine hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle gününü Eskişehir’e ayıran, ekibiyle beraber ilimizde bulunan Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na katkılarından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Bağımlılıkla mücadele konusunda valiliğimizin koordinasyonunda konularımız büyük bir titizlikle çalışılıyor. İlgili kurum ve kuruluşlarımızın destekleri ile Eskişehir’de bağımlılık konusunda önemli çalışmalar ortaya koyuyoruz. Güvenlik birimlerimizin gayretleri ile alanda birçok önemli operasyonlar gerçekleştiriliyor. AMATEM, bu mücadelemizde bize önemli katkı sunacak, Eskişehir’de bir şekilde maddeye ulaşan insanlarımızın tedavileri konusunu daha iyi konuma taşımış olacak. Toplumsal duyarlılığın üst noktaya taşınması konusunda tüm kişi ve kurumlara önemli görevler düşüyor. Eskişehir olarak da bütün kurumlarımızla işbirliği içerisinde çalışmalarımızı daha ileri bir noktaya taşımak istiyoruz. AMATEM binamız bize bu çalışmalarımızda sunacağı katkıyla bizleri daha iyi bir boyuta taşımış olacak. Öncelikle Sayın Bakanımıza ve beraberindeki heyete, ilimize göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Bu tesisin çalışmalarımıza katkı sunması dileği ile hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi. “Yüzde 30 oranında insanımız sigara içiyor” Yunusemre Devlet Hastanesi Erişkin Arındırma Merkezi’nin açılışında konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “2024-2028 Bağımlılıkla Mücadele Ulusal Eylem Planı 3-4 ay önce Sayın Cumhurbaşkanımızın talimarlarıyla hayata geçirildi. Türkiye maalesef, sigara konusunda çok daha iyi yerlerde olması gerekir. Bugün baktığımda sigara içme oranlarımız özellikle genç ve kadınlarımızda artma eğiliminde. Neredeyse yüzde 30 oranında insanımız sigara içiyor. Akciğer kanseri konusunda dünyada maalesef en fazla olan ülkelerden birisiyiz. Özellikle gençlerimize son zamanlar paf dedikleri ya da elektronik sigara denilen maalesef içinde ne olduğu belli olmayan ve bağımlılığın ilk adımı olan bir saldırı olduğunu belirtmek isterim. Özellikle gençlere seslenmek istiyorum; bu sizin sağlığınız ve geleceğiniz için büyük bir tehdit” ifadelerini kullandı. “Altyapısıyla en iyisi olan sağlık ülkesiyiz” Dünyanın en iyi sağlık hizmetinin Türkiye’de olduğunu söyleyen Bakan Kemal Memişoğlu, “İstanbul gibi bir mega kentte 1973’ten 2010’lu yıllara kadar 100 yatak üzerinde hiçbir kamu hastanesi hizmete açılmamış. Ama baktığımızda bugün Türkiye’de 177 bin yatak hizmete girmiş durumda. Dünyanın en iyi sağlık hizmeti veren, insan gücüyle en iyisi olan, altyapısıyla en iyisi olan sağlık ülkesiyiz. Vatandaşlarımızın hekimine, aile hekimine güvenmesini işitiyorum. ‘ben şundan duydum şu ilacı yazın’ demesini değil, ‘benim şu rahatsızlığım var ne yapmam gerekiyor’ demesini istiyoruz” dedi. Konuşmaların arından edilen dua ve kesilen kurdele ile merkez hizmete açıldı. Etkinliğe Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Vali Hüseyin Aksoy’un yanı sıra eski Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Eskişehir milletvekilleri Ayşen Gürcan, Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sağlık çalışanları ve birçok önemli isim katıldı.
ESOGÜ’de Sağlıkta Dijital Teknolojiler Çalıştayı
31 Ocak 2025 Cuma - 10:42 ESOGÜ’de Sağlıkta Dijital Teknolojiler Çalıştayı Eskişehir Osmangazi Üniversitesine (ESOGÜ) Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen öncelikli alan misyonu olan sağlıkta dijital teknolojiler konusundaki çalıştay serisinin ikincisi düzenlendi. ESOGÜ Araştırma Geliştirme Koordinatörlüğü tarafından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezinde sağlık alanındaki dijital dönüşümün önemini vurgulamak, proje geliştirmek ve fikir üretilmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen çalıştay araştırmacıları ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Ar-Ge Koordinatörü Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Yazıcı moderatörlüğünde düzenlenen çalıştaya ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hakan Demiral ile Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman da katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak sağlıkta dijital dönüşümün 2023-2027 stratejik plan farklılaşma stratejisinde yer aldığını belirterek, üniversite içi araştırma alanları oluşturulmasının, iş birliği ağlarının güçlendirilip geliştirilmesinin, katma değeri yüksek alanlar ile dış kaynaklı projelere yönelinmesinin hedeflendiğini söyledi. Açılış konuşmasının ardından TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisinden Doç. Dr. N. Selcan Türker, TÜBİTAK Ufuk Avrupa Sağlık Kümesi Programına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Türker başvuru şartarı, proje hazırlama ve geliştirme, uluslararası ortak çalışma, bütçe gibi önemli konu başlıklarını değerlendirdiği ayrıntılı sunumunda sosyal ve ekonomik kalkınmanın amaçlandığını, üniversite-sanayi ve AB politikalarıyla uyumlu iş birliklerinin teşvik edildiğini söyledi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mezunlarından Cihan Uyanık, araştırmacı olarak çalışmakta olduğu Danimarka Teknik Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Fakültesinin şantlarından bahsederek dijital sağlık alanında yürütülen projeleri anlattı. Uyanık dünya genelinde reaktif tıptan proaktif tıpa geçildiğini, kendisinin de biyomedikal sinyal işleme alanında çalıştığını ifade ederek her türlü iş birliğine açık olduğu mesajı verdi. ESOGÜ Hücresel Tedavi ve Kök Hücre Üretim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (ESTEM), ESTEM-MEMS ve Doku Mühendisliği Birimi Sorumlusu Mühendislik Mimarlık Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Avcı ESTEM’in çalışma şartlarını anlattı. Yürüttükleri projelere dair bilgilendirmelerde bulunan Avcı, multi-disipliner olarak bilimsel araştırmalar aracılığı ile yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası araştırmacılar yetiştirdiklerini, kök hücre alanına önemli katkılar sağladıklarını ve daha fazlası için çalıştıklarını belirtti. ESOGÜ Akıllı Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezinden (CISAR) Prof. Dr. Kemal Özkan hayata geçirdikleri dış kaynaklı projeleri hatırlatarak yakın zamanda ESOGÜ bünyesinde Fizik Tedavi Laboratuvarı açmayı planladıklarını, yaşlı bireylerde sanal gerçeklik deneyimleme tasarım modeli üzerinde çalıştıklarını söyledi. Proje tecrübesi olan çalışma gruplarını ve firmaları bir araya getiren çalıştayda INOSENS Bilişim Teknolojilerinden Alihan Salman ile MERGEN Yazılım A.Ş. Ekrem Eroğlu da hayata geçirdikleri uygulamalar hakkında bilgilendirmede bulundu. Salman rehabilitasyon süreçlerini geliştiren yeni uygulamalara, Eroğlu da sanal hastane, sanal evde bakım hizmeti gibi alanlardaki projelere öncelik verebileceklerini vurguladı. Sağlıkta Dijital Teknolojiler Çalıştayı 2, soru cevap ve değerlendirmelerin ardından daha etkin çalışmalar yapmak üzere bir çalışma grubu oluşturulması kararıyla sona erdi.
Veteriner hekim sahte mama riskine karşı uyardı
31 Ocak 2025 Cuma - 10:24 Veteriner hekim sahte mama riskine karşı uyardı Eskişehir’de 14 yıldır veteriner hekim olarak görev yapan Mustafa Sayın, mama alımında dikkat edilecek unsurları belirtirken, kedi ve köpek sahiplerine sahte mama riskine karşı uyarıda bulundu. Klinisyen Veteriner Hekim Mustafa Sayın, bilinen firmalardan mama almanın güvenli bir seçenek olduğunu söyledi. Her kedi ve köpek için alınması gereken besin miktarının farklı olduğunu kaydeden Mustafa Sayın, pet sahiplerini mama seçiminde dikkatli olmaları konusunda uyardı. "Mama seçiminde hekim tavsiyesi alınmalı" Özellikle internet satışlarında sahte mama riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken veteriner Sayın, güvenilir firmalardan alışveriş yapmanın önemini vurguladı. Aynı ürünün farklı sitelerde çok farklı fiyatlarda satılmasının sahte ürün şüphesi doğurduğunu aktaran Sayın, bu mamaların hayvanlarda ishal, kusma gibi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi. Aynı türden hayvanların bile yaş, cinsiyet, sağlık durumu gibi faktörlere göre farklı mamalara ihtiyaç duyabildiğini dile getiren Mustafa Sayın, mama seçiminde hekim tavsiyesi alınması gerektiğinden bahsetti. “İnternet satışlarını çok fazla önermiyoruz” Bandrollü, açılmamış ve son kullanma tarihinin takip edilebileceği mamaların önemine değinen Sayın, “Aslında bilindik yerler olan firmalardan mama almak en güvenli seçenektir. Özellikle güvenebileceğimiz veteriner hekimlerin satış yaptığı veya güvenilir pet shoplardan mama almak çok mantıklıdır. İnternet satışlarını çok fazla önermiyoruz. Bu tarz durumlarda son satıcıyı görme imkânımız olmayabiliyor. Bu yüzden tedirginlik oluşabiliyor ve içimizde bir şüphe kalabiliyor. Hasta sahiplerinden aldığımız duyumların yüzde 80’ninde eskiden kullandıkları mama şekliyle şu anda kullandıkları mama şeklinin aynı olmaması hakkında oluyor. Biz hastanın sağlığı için iki mama örneğini istiyoruz ve karşılaştırıyoruz. Mama paketindeki şekille dışarıdaki şeklin aynı olup olmadığını takip etmeye çalışıyoruz. Bandrollü, açılmamış ve son kullanma tarihinin takip edilebileceği mamalar alınması daha güvenlidir” dedi. “Her hasta için alınması gereken besin değeri aynı değildir” Farklı mamaların karıştırılmasının oldukça yanlış olduğunu vurgularken her hastanın ayrı mamaya ihtiyaç duyabileceğini belirten Mustafa Sayın, “Her hasta için alınması gereken besin değeri aynı değildir. Genelde veteriner hekimlerin yüzde 80’i hastayı görüp durumuna göre mama önerisinde bulunurlar. Hastanın aşı kontrolleri yapıldığı zaman kedi veya köpek sahiplerinin hangi mamaları kullanması gerektiği hakkında bilgi alması doğru olur. Aynı 2 kedi dişiyse farklı, erkekse farklı, kısırsa farklı mama kullanımı gerekir. Dişleri, karaciğeri ve şekeriyle ilgili sorunları olan hastalara farklı türde mamalar öneriyoruz. Her durumda kediye özgü bir mama olması gerekiyor. Çeşit mama olmasını istemiyoruz. Mamaların karışması sağlıklı değildir çünkü bunlar rasyondur. Her mamanın kendine göre vücuttan atılım şekli vardır. Bu atılımların en az olması lazım. Mama karışımı yapıldığı zaman içinde bulunan proteinler ve karbonhidratlar tam olarak emilmiyor. Bu da daha fazla dışkıya ve fazla mama tüketimine sebep oluyor” diye konuştu. “Kedi mamalarında ham protein oranı 28 ila 38 arasında olmalıdır” Mama alırken içeriğin incelenmesi gerektiğini açıklayan Mustafa Sayın, “Aslında mantıklı olanın yapılması gerekiyor. Mesela kuzu etli bir mama alırken fiyat 150 liraysa kuzu eti kilosunun kaç lira olduğuna bakmak gerekir. Kuzu etli 150 liralık bir mamanın kuzu etiyle kıyaslandığı zaman pakete girmesi mümkün değil. Mama fiyatlarını içeriği ile beraber değerlendirmemiz lazım. Ham protein (HP) mamanın içerisindeki protein miktarını belirtir. Kedi mamalarında HP oranı 28 ila 38 arasında olmalıdır. Köpeklerde ise bu değerin biraz daha aşağıda olmasını istiyoruz. Köpeğin ırkına da bağlı olmak üzere her köpeğin enerji ihtiyacı farklıdır. Bir kangal köpeğinin enerji ihtiyacıyla av köpeğinin enerji ihtiyacı hiçbir zaman aynı olmayacaktır. Av köpekleri hızlı hayvanlarken, kangal köpekleri daha yavaş ve uzun süre hareket eden hayvanlardır. Kangal köpeği gibi uzun süre hareket eden ve yavaş hareket eden hayvanların daha çok protein ağırlıklı beslenmesi gerekir. Tazı gibi av köpeklerinin, karbonhidrat miktarının biraz daha fazla olduğu mamaları kullanmasını tercih ediyoruz. Bu hastalarda eklem destekleyici de öneriyoruz” dedi. “Sahte mamaların içerisindeki yağ, protein ve karbonhidrat miktarları doğru değildir” Sahte mamaların Çin tuzu gibi zararlı katkı maddeleri kullanılarak üretildiğinden bahseden Sayın, şu ifadeleri kullandı: “Monosodyum glutamat (Çin tuzu), her zaman zararlıdır. Çin tuzu katkı maddelerinin içerisine çok fazla katılıyor. Bu tuz hangi aromanın içerisinde olursa olsun hayvanlara çok lezzetli geliyor. Kalitesiz mamalarda yenilebilirliği artırmalarının sebebi bu tuzdur. Kedi, köpek sahiplerini mamalarda bu ürünün olmamasına dikkat etmelidir. Kediler için ise mamalardaki taurin miktarı önemlidir. Taurin kediler için çok yararlıdır. Son satıcı bilindik bir yerse sahte mama satma riskine girmeyecektir. İnternette sahte mamalarla alakalı çok fazla kirlilik var. Aynı ürün bir firmada 900 lirayken, başka bir firmada 200 liraya kadar düşebiliyor. Mama fiyatlarında bu kadar anormal fiyat farklılığı olması imkânsızdır. Aynı ürün farklı satıcılarda büyük fiyat farkları varsa o mamalar sahte olabilir. Sahte mama yendiğinde hayvanda ishal ve kusma meydana gelebilir. Sahte mama bir nevi katkı ürünüdür. Sahte mamaların içerisindeki yağ, protein ve karbonhidrat miktarları doğru değildir, katkı maddesi ile tatları güzelleştirilir. Bu mamalar; mezbaha artıklarından ya da daha düşük maliyetli mamaların, kaliteli mama paketlerine konularak satışları gerçekleştiriliyor olabilir.”
EBB ile DAK arasında afet bilinci için işbirliği
30 Ocak 2025 Perşembe - 18:05 EBB ile DAK arasında afet bilinci için işbirliği Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) ile Dorlion Arama Kurtarma Derneği (DAK), ‘Afet Bilinci’ için önemli iş birliği gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı ile Dorlion Arama Kurtarma Derneği arasında afetlere hazırlık ve toplum bilinci oluşturmak amacıyla önemli bir protokol imzalandı. Protokol kapsamında, belediye personeline yönelik ‘Afet Bilinci ve Farkındalık Eğitimi’ programı başlatıldı. Eğitimlerde; afet öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gerekenler, temel ilk yardım teknikleri, risk yönetimi ve koordinasyon süreçleri gibi kritik başlıklar ele alınıyor. Deprem, sel, yangın gibi olağanüstü durumlara karşı hazırlık seviyesini artırmayı hedefleyen program, teorik bilgilerin yanı sıra tatbikatlarla destekleniyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Dorlion Arama Kurtarma Derneği Başkanı Mehket Hakan Döner , "Yıllardır edindiğimiz sahada tecrübe ve teknik birikimi, bu iş birliğiyle toplum yararına aktarmaktan mutluluk duyuyoruz. Eskişehir’in afetlere dirençli bir kent olması için tüm kurumların el ele vermesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. Eğitimlerin ilk etabında belediye çalışanının eğitim alması planlanırken, projenin ilerleyen aşamalarında vatandaşlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarının da hayata geçirilmesi hedefleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ayşe Ünlüce , bu adımla afet yönetiminde ‘yerel yönetim-sivil toplum’ iş birliğinin önemini vurgularken, Türkiye’ye örnek olacak bir dayanışma modeli sergiledi.