Yerel Haberler
Eskişehir
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:09 İkinci el telefonlarda merdiven altı ’yenileme’ dönemi bitiyor Eskişehir’de ikinci el telefon satışı ve tamiri yapan telefoncu, yenilenmiş cihazlarda parça değişimini şeffaflaştıran YÜBİS sistemini hem esnaf hem tüketici açısından olumlu karşıladı. Son dönemde ikinci el telefon piyasasında popülerleşen ’yenilenmiş’ cihazlar, hem bütçe dostu olmaları hem de ham madde tasarrufu sağlayarak doğayı korumaları nedeniyle tercih ediliyor. Ancak bu ilgiyi suistimal eden bazı kötü niyetli satıcılar, çok sayıda parçası değişmiş cihazları ’az işlem görmüş’ gibi göstererek tüketiciyi yanıltabiliyordu. Ticaret Bakanlığı, bu suistimallerin önüne geçmek amacıyla 8 Nisan itibarıyla Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi’ni (YÜBİS) hayata geçirdi. Bu sistem sayesinde vatandaşlar, satın alacakları yenilenmiş telefonların hangi parçalarının değiştiğini ve yapılan tüm işlemleri resmi kayıtlar üzerinden şeffaf bir şekilde görebilecek. Eskişehir’de uzun zamandır telefon tamiri ve satışını yapan Yiğit Aytekin, bu durumun hem kendileri hem de müşteriler için olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. "Vatandaşlar cihazlarda nelerin yenilendiği tamamen bir sistem tarafından takip edilecek" Konu hakkında konuşan telefoncu Aytekin, "Bu sistem bizi etkilemez. Zaten olması gereken bir sistemdi, zaten biz de bu sisteme göre ilerliyoruz. Yani bu sistem yeni çıktı ama biz bu sistem gibi çalışmaya çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın istemiş olduğu ürünlerde, ikinci el ürünlerin tamamen bakanlık onaylı yenileme merkezlerinde yenilenmesi ve takibinin sağlanması amaçlanıyor. Bu YÜBİS sistemiyle beraber yenilenmiş cihazlarda, hangi parça yenilendi, ne zaman aktivasyon oldu, bunlar sağlanacak. Zaten yenilenmiş cihazlarda geçmişte de şu anki zamanda da bir yıl garanti mecburiyeti bakanlık tarafından var. İşte bu garanti kapsamında yenilenmiş cihazlarda nelerin yenilendiği tamamen bir sistem tarafından takip edilecek. Aynen öyle, ’yenilenmiş’ diye yazamayacak. Direkt bakanlık onaylı yenileme merkezlerine inecek. Çünkü çok fazla derecede yenileme merkezi vardı ve bakanlık yenilenmiş cihazlara destek veriyordu" dedi. "Merdiven altı yenileme merkezleri yüzünden devlet desteği kesilmişti" Merdiven altı işletmeler sebebi ile yenilenmiş telefonlara verilen desteğin kesildiğini anlatan Yiğit Aytekin, "Özellikle zincir marketlerde ciddi destekler, ’takas desteği’ gibi destekler çıkmıştı. Bu desteklerin tamamı şu anda durduruldu. Zaten bu desteği devletimiz yenilenmiş cihaz alımı ve bu ürünlerin tekrardan ülkeye kazandırılması için veriyordu. Şu anda durdurulma sebebi, çok fazla derecede ’merdiven altı’ yenileme merkezinin açılmasından kaynaklıydı. Şimdi içerideki çalışanlar da belirli belgelere sahip çalışanlar olacak. Aynı zamanda o işletme de yine bakanlığın onayladığı ve takip ettiği bir işletme olacak. Tabii ki cihazla alakalı anakart tamiri gördüyse anakart, batarya tamiri gördüyse batarya, kasa değiştiyse kasa, ekran değiştiyse ekran. Bunların hepsi detaylı bir şekilde cihazın tanımlanmış olduğu bir kimlik kartında yazacak. Kesinlikle. Zaten bu belgesi olmayan, bakanlığın onaylamadığı yerlerden yenilenmiş ürün almalarını biz zaten tavsiye etmiyoruz. Çünkü yenilenmiş ürünlerin geçmişinde neler yaşandı bilmiyoruz. Biraz önce bahsettiğimiz gibi, merdiven altı yenilenen yerlerde sadece ’ekranı değişmiş’ gözüken ama her yeri değişmiş cihazlar çok fazla çıktı, bunu herkes yaşadı. Vatandaş mağduriyetinin önüne geçmek için yürürlüğe girmiş olacak bir sistem olacak yani" şeklinde konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:03 Kapıyı kırıp 86 yaşındaki adamı önce merdivenden attı, sonra darp etti Eskişehir’de iddiaya göre genç komşusu tarafından evinin kapısı kırıldıktan sonra merdivenden atılıp darp edilen 86 yaşındaki adamın yüzünde morluklar, kaburgasında ise kırıklar oluştu. Tepebaşı ilçesi Fevziçakmak Mahallesi Hazine Sokak üzerinde ikamet eden akciğer rahatsızlığı olan ve oksijen tüpü ile nefes alabilen 86 yaşındaki İbrahim Akça, geçtiğimiz günlerde evinde istirahat ettiği sırada iddiaya göre saldırıya uğradı. Komşusu olan şahıs 20 yaşındaki M.D., iddiaya göre eve girip İbrahim Akça’ya saldırdı. Yatağından çıkan yaşlı adamı merdivenlerden atan genç şahıs, Akça’nın kafasına vurdu. Yine iddiaya göre yerdeki kütükle yaşlı adamın kafasına vuracağı sırada arkadaşları tarafından durdurulan gencin elinden kurtulan İbrahim Akça, esnaftan yardım istedi. Yaşlı adamın kaburgası kırıldı Kaburgası kırılan, kafasından ve gözünde morluklar olan İbrahim Akça, olay yerine gelen ambulans ile Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Ellerine dikiş atılan Akça, darp raporu aldı. Akça ve ailesi şahıstan şikâyetçi olsa da iddialarına göre olay karışan genç işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Şahıstan şikâyetçi olan aile ise adli sürecin peşini bırakmayacaklarını ifade etti. İddiaya göre aynı şahıs yaşlı adamı daha önce de darp etti fakat aile özür dilediği için davacı olmaktan vazgeçti. "Bu çocuğu nasıl serbest bırakıyorlar?" İbrahim Akça’nın damadı Zafer Ersoy, "Babamın yan komşusu var. Bu çocuk uyuşturucu bağımlısı. İçtiği zaman ne yaptığını bilmiyor. Bu çocuğun infazı var, hakkında bir sürü şikayet var. Dosyaları var bir sürü. Annem alışveriş yapmaya gidiyor, babam evde tek başına. Burada alkol alıyorlar, alkol aldıktan sonra geliyor kapıya tekmeyi vuruyor. Babam içeride yatıyor, ‘Ne oldu’ diye kapıya çıkıyor. Merdivenler var, merdivenlerden tutuyor aşağıya atıyor. Kaburgası kırık, iki elinde dikiş, kafasında, gözünde morluklar, şişlikler var. Buradaki komşular, esnaf Allah razı olsun hastaneyi, polisi arıyorlar. Ambulans geliyor, babamı hastaneye götürüyor. Darp raporu falan alıyorlar. Bu şahsiyeti de alıp karakola götürüyorlar. Karakolda ifade alıyorlar, biz hastaneden çıkmadan önce bırakıyorlar. Bu nasıl bir adalet, nasıl bir sistem ben anlamadım. Şimdi ben buna bir tokat vursam beni alır içeriye atarlar. Bu çocuğun infazı var, bir sürü dosyası var, hakkında şikayet var. Bu çocuğu nasıl serbest bırakıyorlar? 86 yaşında, zaten hasta bir adam, bir ayağı çukurda. Bu adama sen nasıl vuruyorsun" diyerek duruma tepki gösterdi. "Merdivenlerden tutuyor çekiyor, kafasına vuruyor" Buna benzer bir olayın daha önce de olduğundan bahseden Ersoy, "Bunlar üç arkadaş burada içiyorlar. Merdivenlerden tutuyor çekiyor, kafasına falan vuruyor, Şurada kütüğü kafasına vuracak, yanındaki arkadaşları tutuyor, bırakmıyor. Direkt öldürmeye teşebbüs. Haneye tecavüz var, darp var. Adam 86 yaşında, adamı ne hale getirmiş. Ama ne hikmetse karakolda serbest kalıyor. Adalet istiyoruz biz. Daha önce de oldu, geldi kapı camlarını kırmış. Ondan sonra annesi falan devreye girdi, ‘Hadi komşudur’ dedik, şikayetçi olmadık. Camları falan taktırdılar. Özür diledi, elini öptü, söz verdi bir daha yapmayacağım dedi. Ama bu adam içtiği zaman madde de kullanıyor, kimseyi tanımıyor. Bu tehlikeli birisi. Şimdi bu iki tane yaşlı burada yalnız. Bir gün sonra eve girip ikisini öldürmeyeceğinin garantisi var mı? Ben başka yerde yaşıyorum, şimdi bana haber verip ben buraya gelene kadar ne yapabilirim? Nefesi zor alıp veriyor, havayla yaşıyor bu adam" dedi. "Bana dayak attı, kafama, gözüme vurdu" Olay anını anlatan İbrahim Akça ise şöyle konuştu; "Kapıya bir vurdu açıldı. Beni merdivenden çıkacak oldum, çıkamadım eve. Beni yakamdan tuttu, getirdi şurada yere yatırdı. Bana dayak attı, kafama, gözüme vurdu. Kaburgalarım kırık, komşu esnafa gittim durumu anlattım. Ambulansa telefon etti, beni hastaneye götürdüler. Orada parmağıma dikiş yaptılar birkaç tane film çektiler."
Eskişehir Şehir Hastanesi, tüm bloklarıyla akredite olan ilk şehir hastanesi oldu
13 Ocak 2025 Pazartesi - 17:17 Eskişehir Şehir Hastanesi, tüm bloklarıyla akredite olan ilk şehir hastanesi oldu Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) tarafından, Eskişehir Şehir Hastanesi’ne akreditasyon belgesi verildi. TÜSKA tarafından belirlenen standartları karşılayan Eskişehir Şehir Hastanesi’nin tüm bloklarıyla akredite bir şehir hastanesi olma unvanını kazandığı açıklandı. Bu çerçevede, Eskişehir Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda bir tören düzenlendi. Gerçekleştirilen törende, TÜSKA Başkanı Şenel tarafından Eskişehir Şehir Hastanesi Başhekimi Ayyıldız’a akreditasyon belgesi takdim edildi. "Bu belgenin ilimize kazandırılmış olmasından ben de büyük bir memnuniyet duydum" Törende konuşma yapan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, son yıllarda Türkiye’de sağlık hizmetlerinin kalitesinde önemli değişim ve dönüşüm gerçekleştiğini söyleyerek, "Hizmete açıldığı günden itibaren verdiği hizmetlerle diğer hastanelerimize göre farklılıklar gösteren bir boyuta kendisini taşıdı. Bugün de daha farklı bir konuda yeni bir süreci başlatmış olmasının bu anına hep birlikte tanıklık ediyoruz. Mutlaka birçok kriteri yakalamak adına hastane yönetimi ve çalışanları özveriyle faaliyetlerine devam ettiler. Bu süreci yöneten herkese teşekkür ediyorum. Bu hizmette kaliteli bir sunumun gerçekleşeceğinin bir belgesi. Vatandaşa ve sağlık çalışanlarına belirli bir standardı ortaya koyan bir belge. Bu belgenin ilimize kazandırılmış olmasından ben de büyük bir memnuniyet duydum. Amacımız, vatandaşa sunduğumuz sağlık hizmetlerimizi çok daha iyi noktaya taşıyabilmek" dedi. "Tüm hizmetlerinin aynı anda sunulduğu bir hastaneyi ilk defa akredite ediyoruz" TÜSKA Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel ise, Eskişehir Şehir Hastanesi’nin TÜSKA tarafından akredite edilen 17’nci hastanesi olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: "Bu hastanemizin önemli bir özelliği var. Tüm hizmetlerinin aynı anda sunulduğu bir hastaneyi ilk defa akredite ediyoruz. Bu sizin başarınız, sizleri tebrik ediyorum. Bu hastanelerimizin sadece 17 tanesi şu ana kadar akredite oldu. Bu oranı görerek aslında ne kadar büyük bir başarıya imza attığınızı hem il hem yöneticiler hem de çalışanlar olarak ortaya koymuş oluyoruz. Hastanemizin bin 150 yatak sayısı ve 3 bin 755 çalışan hizmet verdiğini görüyoruz. Hakikaten birkaç hastanenin birleşiminden bir rakamı ifade ediyor. O açından bu başarıyı özellikle takdir ediyoruz." İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici’nin de katılım gösterdiği tören, TÜSKA Başkanı Şenel ve Vali Aksoy’un birbirlerine hediye takdim etmesi sonrası günün anısına pasta kesilmesi ile sona erdi.
‘Türkiye’deki Mesleki ve Teknik Eğitimin Görünümü ve Sektörle İlişkiler’ çalıştayı gerçekleştirildi
13 Ocak 2025 Pazartesi - 16:34 ‘Türkiye’deki Mesleki ve Teknik Eğitimin Görünümü ve Sektörle İlişkiler’ çalıştayı gerçekleştirildi Eskişehir’de gerçekleştirilen ‘Türkiye’deki Mesleki ve Teknik Eğitimin Görünümü ve Sektörle İlişkiler’ çalıştayı ile göçmen iş gücüyle kaynak ve hedef ülkelerdeki iş açığının kapatılması hedefleniyor. Bir otelde gerçekleştirilen çalıştay programı, yoğun katılımla başladı. Çalıştay çerçevesinde ilk olarak, Proje Yürütücüsü Doç. Dr. M. Cem Babadoğan, program ve etkinlikler hakkında açıklamalarda bulundu. Ayrıca, Horizon projesine ilişkin kısa bir tanıtım yaptı. Sonrasında, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (IGAM) Müdürü Metin Çorabatır tarafından açılış konuşması gerçekleştirildi. Araştırma sonuçlarının sunulmasıyla devam eden çalıştay programının 3 oturumun tamamlanması ile sona ereceği belirtildi. Göçmen iş gücüyle kaynak ve hedef ülkelerdeki iş açığının kapatılmasıhedefleniyor Paylaşılan bilgiye göre, ‘Sürdürülebilir ve Adil Göç Modelleri İçin Beceri Ortaklıkları - Skill Partnerships for Sustainable and Just Migration Patterns (SKILLS4JUSTICE)’ adlı Horizon projesi Avrupa Birliği tarafından destekleniyor. Litvanya liderliğinde yürütülen projede Avrupa Birliği ülkeleri (Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, Litvanya) ile Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler (Türkiye, Birleşik Krallık, Norveç, Kuzey Makedonya, Ukrayna, Etiyopya) arasındaki beceri eksikliklerini analiz edilerek, göçmen iş gücüyle kaynak ve hedef ülkelerdeki iş açığının kapatılması hedefleniyor. Projenin Türkiye ayağı Ankara Üniversitesi sorumluluğunda 8 kişiden oluşan bir ekiple yürütülüyor. 1 Kasım 2023 tarihinde başlayan SKILLS4JUSTICE projesinin 30 Kasım 2026 yılında tamamlanacağı açıklandı.
Halk Ekmek ürün çeşitliliğiyle yoğun ilgi görüyor
13 Ocak 2025 Pazartesi - 14:18 Halk Ekmek ürün çeşitliliğiyle yoğun ilgi görüyor Türkiye’nin birçok belediyesine örnek olan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek ürünlerine yoğun ilgi devam ediyor. Ürün çeşitliliğiyle dikkat çeken Halk Ekmek büfelerinde ve üretici marketlerde Halk Ekmek, süt, yumurta ve kurabiyenin yanı sıra 30’a yakın ürün çeşidiyle kaliteli ve uygun fiyatlarla vatandaşla buluşuyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından sosyal hizmet projelerinden biri olarak kurulan Halk Ekmek, sağlıklı ve ucuz ekmek üretiminin yanı sıra Halk Süt, Halk Yumurta ve Halk Kurabiye ile üreticiyi doğrudan tüketici ile buluşturuyor. Yıllardır sağlıklı, güvenilir ve kaliteli hizmetin adı olan Halk Ekmek ürün çeşitliliğiyle büyük beğeni topluyor. Beyaz ekmek, kepekli, tam buğday, roll, tost ve sandviç ekmeğinin yanı sıra anne kurabiyesi, simit, kandil simidi gibi ürünler Halk Ekmek büfelerinde satışa sunuluyor. Halk Ekmek büfelerinde, kahvaltılık taze peynir, lor peyniri, pastörize tereyağı, 1 litre, 3 litre ve 5 litre olmak üzere pastörize süt, gezen tavuk yumurtasının yanında beze ve kurabiye gibi 30’a yakın ürün çeşidi bulunuyor. Eskişehir genelinde 73 noktada satış yapan Halk Ekmek satış büfelerinde hem nakit hem de kredi kartı ile de ödeme yapılabiliyor. Uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ekmek de bazı ürünlerin fiyatları ise; Beyaz ekmek 7 TL, kepekli ekmek 16 TL, sandviç ekmeği 5.50 TL, 1 litre pastörize süt 36 TL, 10’lu yumurta 70 TL, kurabiye 21 TL. Ürünlerden son derece memnun olduklarını belirten vatandaşlar da, “Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye hizmetlerinden dolayı teşekkür ederiz. Halk büfeler sayesinde kaliteli, sağlıklı ve ekonomik ürünlere ulaşıyoruz.” dediler. Geniş ürün yelpazesiyle Adliye Üretici Market, Haller Üretici Market, Köprübaşı Üretici Market ve Halk büfeler şehrin birçok noktasında vatandaşlara hizmet veriyor.
Sosyal medya ruh sağlığı üzerinde bozukluklara yol açabilir
13 Ocak 2025 Pazartesi - 13:02 Sosyal medya ruh sağlığı üzerinde bozukluklara yol açabilir Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Ümit Ege Canyurt, sosyal medyanın ruhsal sağlığı üzerinde stres, anksiyete, depresyon ve tükenmişlik sendromu gibi bozukluklara yol açabileceğini belirterek, bu duygu durumundan korunmak ve önlem almak için neler yapılabileceğini anlattı. Gittikçe artan sosyal medya kullanımının birçok kişiye kendini yetersiz hissettirdiğini belirten Uzman Psikolog Ümit Ege Canyurt, “Sosyal medyada başkalarının sürekli gösterdiği mutluluk ve eğlence duygusuyla günlük hayatımız daha sıkıcı görünmeye başlayabilir” dedi. Canyurt bu noktada, sosyal medya kullanımını belirli saatlerle sınırlamak ve bildirimleri kapatmak gerektiğini dile getirdi. Sosyal medya uygulamalarının ekserisinin kullanıcılar için yemek, sosyallik, korku gibi temel duyguları uyandırmaya çalıştığını belirten Canyurt, “Beynimizin ödül sistemi bölümü sürekli çalışarak bize mutluluk salgılatacak hormonlar harekete geçiriliyor. Bu da sosyal medyada geçirdiğimiz sürenin yavaş yavaş artmasına sebep oluyor ve giderek bağımlılığa dönüşüyor” şeklinde konuştu. “’Acaba bir şey mi kaçırıyorum?’ düşüncesi tetikleniyor" Sosyal medyanın kolay erişilebilir olması nedeniyle kişileri çok hızlı etkilediğinden bahseden Psikolog Canyurt, “Her zaman erişilebilir olmak da ‘yetişememe korkusu’ ya da FOMO (Fear of Missing Out) olarak bilinen duyguyu tetikliyor. Sürekli olarak yeni bir şeyleri kaçırma kaygısı, bireyleri devamlı ekran başında kalmaya zorluyor. Bunun sonucunda zihinsel ve fiziksel yorgunluk kaçınılmaz hale geliyor. Örneğin sabah uyanır uyanmaz sosyal medya hesabınızı kontrol ediyorsanız bu durum FOMO’ya örnek olabilir” diye konuştu. “Hayat sıkıcı gelebilir, kendimizi yetersiz hissedebiliriz” Sosyal medyanın ne zaman kişilere zarar verdiğine dair soruyu yanıtlayan Psikolog Canyurt, “İlk olarak aşırı derecede zevk duygusu yaşattığı için artık günlük işler bize sıkıcı ve zor gelmeye başlayacaktır. Bu da hayatımızda başarısızlığa ve gelişim eksikliğine neden olarak motivasyon kaybı yaşatır. Diğer bir taraftan diğer insanların eğlenmelerini görme ve popülaritelerine şahit olmak kişilerde yetersizlik duygusuna yol açabilir. Bu da kişinin negatif duygular yaşamasına sebep olacaktır” dedi. Mavi ışık yani ekran ışığı ile geçirilen sürenin yorgunluğu, uykusuzluğu tetikleyerek fiziksel ve duygusal zorluğa yol açacağından da bahseden Psikolog Canyurt “Herkesin güzel bir hayat yaşadığını görmek kendi hayatlarımızı yetersiz ve negatif bir taraftan görmemizi sağlayacak ve yaşam tatminimizi olumsuz yönde etkileyecektir. Bu durumda yine negatif duygulara sebebiyet verecektir” diye konuştu. Son ve en önemli etki olarak da sosyal medyadan sanal arkadaşlıklar ve gerçek üstü görüntülerle kişileri gerçek hayattan kopartarak sosyal ilişkilerde büyük sorunlara neden olabileceğini ifade etti. “Sosyal medya bildirimlerini sınırlayın” Bu durumdan kurtulmak için yapılabileceklerin başında sosyal medya süresini kısıtlamanın geldiğini vurgulayan Psikolog Canyurt, “Bu durum daha çok dengede kalmamıza yardım olacaktır. Sürekli uygulamalara maruz kalmamak için bildirimleri sınırlayabiliriz. Bu durumda hayatımızı devam ettirirken sosyal medyanın hayatımızı bölerek dikkatinizin güncel zamana çekilmesine engel olur” önerisinde bulundu. Hayatımızda sosyal medyanın çaldığı alanları belirleyerek sosyalleşme, hobiler, başarı ya da bedenle ilgili konuları özellikle kontrol edip hangisinde eksik varsa orayı tekrardan düşünmek ve gerekirse yeniden yapılandırmak için harekete geçmek gerektiğini söyledi. “Karşılaştırma yapmaktan kaçının” Sosyal medyanın hayatın sadece pozitif ve zevk bölgelerini çok imrenilecek şekilde sunduğunu aktaran Psikolog Canyurt gerçek hayatın bu olmadığını; birçok olumlu olumsuz duygunun bir arada var olduğunu; karşılaştırma yapmaktan kaçınmak gerektiğinin altını çizdi. Bağımlılık boyutu çok fazla ise profesyonel bir yardım almak gerektiğini öneren Psikolog Canyurt, şunları dile getirdi: “Sosyal medyanın işe yarar bir tarafı olduğu gibi tehlikeli bir tarafı da mevcuttur. Bu durumda ötürü dengeli bir şekilde kullanmak hem ruhsal hem de fiziksel boyutta çok önemlidir. Bağımlılık konusu önemsiz ve halledilebilir olarak görülmemelidir. Çok tehlikeli boyutlara ulaşabilme gücü vardır. İnsanın hayatındaki birçok konsepti etkilediği için kişinin hayatına her yönden zarar verebilir. Bu nedenle bağımlılık hissettiğiniz durumda bir profesyonel yardım almaktan çekinmeyin."
İklim İzcileri enerji verimliliğini öğrendi
13 Ocak 2025 Pazartesi - 12:46 İklim İzcileri enerji verimliliğini öğrendi Tepebaşı Belediyesi tarafından gerçekleştirilen İklim İzcileri programına katılan çocuklar izciliği ve doğayı öğrenirken, iklim krizine karşı da bilinç kazandı. Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından çocuklara doğa-çevre ve iklim değişikliği bilinci aşılamak amacıyla başlatılan “İklim İzcileri” programı sürüyor. Çocuklarda özgüven, sorumluluk duygusu, liderlik, takım çalışması gibi becerilerin geliştirilmesinin hedeflendiği program, Vecihi Hürkuş Havacılık Parkı’nda düzenleniyor. Programda Enerji Verimliliği Haftası kapsamında “Enerji, nedir? Tasarrufun önemi, nasıl tasarruf yapılır? Enerji tasarrufu ve verimliliği arasındaki fark nedir?” gibi konu başlıklarda sunum yapıldı. Son olarak enerji, enerji tasarrufu ve verimliliği konularında önemli bilgiler alan minik izcilere videolar izletilirken oyunlar ile de konuların pekiştirilmesi sağlandı. Öğrencilere ayrıca enerji tasarrufu kılavuzu dağıtıldı. İzcilik eğitimleri sürüyor Programda, izci lideri tarafından verilen izcilik eğitimi de devam ediyor. İzci selamı, oba çalışmaları ve oyunlar ile çocuklar izcilik öğrenirken keyifli bir şekilde zaman geçiriyor. Çocuklara temel izcilik çalışmaları ile ekip bilincinin kazandırılırken ayrıca, çocukların yeteneklerini keşfetmek ve geliştirmek için çeşitli geziler ve kamplar da düzenleniyor.
Öğrenciler için “Sınav Kaygısı ve Baş Edebilme Yöntemleri” semineri düzenlendi
13 Ocak 2025 Pazartesi - 12:46 Öğrenciler için “Sınav Kaygısı ve Baş Edebilme Yöntemleri” semineri düzenlendi Odunpazarı Belediyesi Emek Gençlik Merkezi ve Halk Merkezi’nde 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik “Sınav Kaygısı ve Baş Edebilme Yöntemleri” konulu seminer düzenlendi. Emek Gençlik Merkezi ve Halk Merkezi’nde Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Deniz Koçak’ın sunumuyla gerçekleştirilen seminerde, öğrenciler sınav kaygısını yönetme ve başa çıkma stratejileri hakkında kapsamlı bilgiler edindi. Koçak seminerde sınav kaygısının belirtilerini, nedenlerini ve bu kaygının öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerini ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Ardından, öğrencilerin bu kaygıyı azaltmaları ve sınav süreçlerini daha verimli geçirmeleri için pratik öneriler sundu. Sunumda, öğrencilerin dikkatlerini toplama, motivasyonlarını artırma ve zamanı etkin kullanma gibi önemli başlıklar üzerinde duruldu. Seminer sırasında yapılan örnek çalışma programında, öğrencilerin ders çalışma rutinlerini nasıl planlayabilecekleri aktarılırken, öğrenciler de bu program üzerinden kendi çalışma alışkanlıklarını değerlendirme ve eksikliklerini giderme fırsatı buldu. Ayrıca grup etkinlikleriyle öğrenciler, birbirleriyle deneyimlerini paylaşarak sınav kaygısını farklı açılardan ele alma şansı yakaladı. Öğrencilere sınav kaygısıyla başa çıkma becerileri kazandırmayı ve onların sınav dönemlerini daha az stresle, daha verimli bir şekilde geçirmelerine katkıda bulunmayı amaçlayan seminerde öğrenciler, daha bilinçli ve motive bir şekilde sınav hazırlıklarına devam etme konusunda önemli adımlar attı.
Sağlık İl Müdürlüğü 6 bin 789 anne adayını bilgilendirdi
13 Ocak 2025 Pazartesi - 11:10 Sağlık İl Müdürlüğü 6 bin 789 anne adayını bilgilendirdi Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Opr. Dr. Serkan Ceyhan, "Normal Doğum Eylem Planı" kapsamında 6 bin 789 gebe ve 252 lohusaya ulaştıklarını belirterek, gebelere yönelik eğitim ve destek hizmetlerine devam eden Ebe Polikliniği ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan Normal Doğum Eylem Planı ile gebelere yönelik eğitim ve destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması, normal doğumun teşviki ve anne adaylarının bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Opr. Dr. Serkan Ceyhan, gebelikte güvenilir ve doğru bilgiye erişimin sağlanmasının anne adayları açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, süreci en iyi şekilde yönetmenin en büyük öncelik olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda Eskişehir’deki kamu hastanelerinde pek çok yeni uygulamanın hayata geçirilmeye başladığını belirten Ceyhan, bunlardan birinin de Ebe Polikliniklerinin açılması olduğunu belirtti. Ceyhan, Eskişehir Şehir Hastanesi Ebe Polikliniği’nin 21 Ekim 2024 tarihinde ve Yunus Emre Devlet Hastanesi Ebe Polikliniği’nin ise 2 Aralık 2024 tarihinden itibaren hizmet vermeye başladığını aktardı. "Her gebe için bir ebe" dönemi büyük bir memnuniyet ile karşılandı" Ceyhan, gebelerle ebelerin buluşmasının doğum öncesi süreçten itibaren başladığını ve gebelerin doğum sürecini daha iyi yöneterek daha iyi bir doğum deneyimine sahip olabilmesi için ebeler tarafından desteklendiklerini dile getirdi. Şu ana kadar 6 bin 789 gebe ve 252 lohusaya ulaştıklarını belirten Ceyhan, sürekli ve kesintisiz doğum desteğinin doğum sürecine katkı sağlayarak normal doğum oranlarını artıracağına inandıklarının da altını çizdi. Eskişehir Şehir Hastanesi’ndeki çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Ebe Nurcan Turan, ’her gebe için bir ebe’ döneminin hem gebeler hem de ebeler tarafından büyük bir memnuniyet ile karşılandığını belirterek, "Tüm anne adaylarını Ebe Polikliniğimize ve Gebe Okulumuza davet ediyor, ebeleri ile tanışmak üzere bekliyoruz” ifadelerini kullandı. "Aramızda kurulan bağ ile doğum sürecinde çok rahat oluyorlar" Eskişehir Şehir Hastanesi Ebe Polikliniği Sorumlusu Ebe Zeliha Alan 20 yıldır ebelik yaptığını ve mesleğine gönül verdiğini söylerken, Doğum Ünitesi’nde görevli Uzm. Ebe Naz Sergek Örs ise yaklaşık 6 yıldır ebelik yaptığını ve mesleği çok sevdiğini anlattı. Bu kapsamda anne adaylarını tanıma fırsatı bulduklarını ve normal doğum süreci ile ilgili tüm sorularına yanıt vererek kapsamlı bir doğum desteği sağladıklarını aktaran Ebe Alan ve Ebe Örs, gebeler ile aralarında sağlıklı ve güvenilir bir bağ kurulduğunu ve gebelerin normal doğum motivasyonlarının arttığını, uyumlarının güçlendiğini belirtti. Anne adayları Ebe Polikliniği’yle birlikte kendine güven ve cesaret duyuyor, doğum tercihleri olumlu önde etkileniyor Ebe Polikliniği’nden hizmet alan ve ilk gebeliği olduğunu belirten 32 haftalık gebe Sümeyra Zeybek, yapılan çalışmalar doğrultusunda bebeği ve kendisi hakkında açıklayıcı ve anlaşılır bilgi verilerek sorularının yanıtlandığını; bu uygulama ile kendisini değerli hissettiğini, önemsendiğini, güven ve cesaret duyduğunu, bundan dolayı da mutlu ve keyifli olduğunu ifade etti. Ebe Polikliniği’nden hizmet alan 34 haftalık gebe Merve Kavas da ilk gebeliği olduğunu ve Ebe Polikliniği ve Gebe Okulu’nun gebelik sürecinde kendisine büyük katkı sağladığını; gebelik, doğum ve doğum sonu döneme ilişkin kazandığı bilgi ve beceri ile kendisine olan güveninin arttığını, doğum tercihini olumlu yönde etkilediğini belirtti.