Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir’de play-off mücadelesi olaylı bitti 08 Mayıs 2026 Cuma - 23:09:02 TFF 3. Lig Play-off rövanş mücadelesinde Eskişehirspor ile Ayvalıkgücü Belediyespor arasında oynanan karşılaşmanın son bölümlerinde çıkan gerginlikte ev sahibi ekip 2 kırmızı kart görürken, konuk ekip sahadan çevik kuvvet kalkanları eşliğinde çıkarıldı. Eskişehirspor ve Ayvalıkgücü Belediyespor, play-off maçlarının 2. turunca Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. İki takımın da TFF 2. Lig’e çıkma ihtimalinin olduğu maçta tansiyon yükseldi. Karşılaşmanın 90+4. dakikasında siyah-kırmızı formalı Elias Durmaz hakem ile tartışmasının sonucunda kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Ardından 90+6. dakikada Akın Akman, rakibine yönelik müdahalesi gerekçesiyle kırmızı kart görerek takımının sahada 9 kişi kalmasına neden oldu. Kırmızı kartların yanı sıra siyah-kırmızılı ekip 4, Ayvalıkgücü Belediyespor ise 5 sarı kart gördü. Konuk ekip sahayı polis eşliğinde terk etti Maçın bitiş düdüğüyle birlikte tribünlerden sahaya yabancı maddeler atıldı. Olayların büyümesi üzerine güvenlik güçleri saha içerisinde geniş önlemler aldı. Ayvalıkgücü Belediyesporlu futbolcular ve teknik heyet, tribünlerden atılan maddelerden korunmak amacıyla çevik kuvvet polislerinin kalkanları altında soyunma odasına ulaştı. Polis ekipleri, stadyum çevresinde de güvenlik tedbirlerini artırdı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:03 Medeniyet hareketi olarak ahilik Akademisyen tarihçi Kâzım Ceylan, ahiliği, Anadolu’nun vatanlaşması, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ettiği. Eskişehir Türk Ocağı’nda "Bir Medeniyet Hareketi Olarak Ahilik" başlıklı bir sunum yapan Kâzım Ceylan, ahiliğin sadece bir esnaf teşkilatlanması değil; sosyal, siyasal, kültürel, dini ekonomik ve hatta idari alanda Türk milletini derinden etkileyen medeniyet hareketi olduğunu belirtti. Bir yönetim, eğitim, iktisadî-ticari sistem ve Türk Milleti’nin insanlığa sunduğu bir ahlâk nizamı olan ahiliğin temellerinde, fütüvvet / Peygamber ahlâkı ve Türk töresi, kültürü olduğunu anlatan Kâzım Ceylan, "Milletimizin teşkilatlanma, dayanışma özellikleri ahilik teşkilatının doğmasında etkili olmuştur. Biz ahiliği imanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun vatanlaşmasını, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ediyoruz. Ahi Evran Veli öncülüğünde Anadolu’da teşkilatlanan ahiler, yerli hıristiyan Bizans uygarlığına karşı Türk-İslâm Medeniyetini inşa etmişler, hayata geçirmişlerdir. Anadolu’yu vatan yapmamıza etki etmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önce insan yetiştiren, üretimi ve dayanışmayı sağlayan Ahiler, kendilerine göre bir iktisadi-ticari sistemin kurulmasını sağlamışlar; gerektiğinde devletin yanında yer alarak mücadele etmişler, asayişi sağlayarak birlik ruhunu diri tutmuşlardır. Bir ahlâk nizamı içerisinde kaliteli üretimi, dayanışmayı, eğitimi, kardeşliği ve adaletli bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye çalışmışlardır. Ahilerin kurmuş oldukları ahlâka ve yeteneklere göre eğitim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı günümüzdeki birçok probleminde çözümüne etki edecektir" diye konuştu. Kâzım Ceylan’a Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
Eskişehir Türk Ocağı’nın ’19. Olağan Kongresi’ yapıldı
05 Ocak 2025 Pazar - 18:48 Eskişehir Türk Ocağı’nın ’19. Olağan Kongresi’ yapıldı Eskişehir Türk Ocağı’nın 19. Olağan Genel Kurulu’nda yeni yönetim, denetim kurulları ve genel merkez kurultay delegeleri seçildi. Kongrede Divan Başkanlığı’na Mustafa Tezel, Divan Kâtiplikleri’ne Ferdi Bozkurt ve Temel Gündoğdu seçildi. Yeniden şube başkanı seçilen Prof. Dr. Nedim Ünal, yaptığı konuşmada 1923’ten sonra 1988’de 2’nci kez Türk Ocağı’nı canlandıran kuruculara Allah’tan rahmet dileyerek, bu ruhun onların sayesinde ayakta durduğunu söyledi. Yahya Kemal Beyatlı’nın ’Biz yerin üstündekilerle olduğu kadar yerin altındakilerle de beraberiz’ sözünü hatırlatan Ünal, geçmişe sahip çıkmayan bir kişinin veya milletin geleceğinin de olamayacağını ifade etti. 2022 yılının Mayıs ayından bu yana geçen 3 yılı değerlendiren Prof. Dr. Ünal, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin millette derin yaralar açtığını belirterek, hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet diledi. Ayrıca Türk Keneşi’nin ‘Türk Devletler Teşkilatı’ adıyla kurumsallaşmasının 300 milyonluk Türk dünyasının temsili açısından önemli bir adım olduğunu dile getiren Ünal, Türk Devletler Teşkilatı’nın bugünkü konumuna gelmesini geçmişte tahayyül etmenin dahi zor olduğunu aktararak, ortak Türk alfabesi projesiyle Türk dünyası arasındaki kültürel bağların güçleneceğini ve bu konuda ümitlerinin olduğunu vurguladı. "Yaklaşık 100 ders ile gençlere milli ve manevi değerler kazandırıldı" Türk Ocağı’nın kuruluş sürecine değinen Ünal, 190 tıbbiyelinin 1911 yılında yazdığı bir mektupla bu milli ateşi harladığını belirtti. O mektupta eğitimin milletin hayatında başat bir rol oynadığının altını çizen Ünal, Türk Ocağı’nı gençlerin kurduğunu ve yine gençlerin bu misyonu devam ettireceğini ifade etti. Türkiye’deki üniversitelerin sayısının fazla olmasına rağmen arzu edilen bireylerin yetiştirilemediğini ve birçok diplomaya rağmen nitelikli insan gücünün yetersiz olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ünal, Türk Ocağı’nın bu eğitim eksikliğini fark ederek ‘Milli Mefkûre Mektebi’ gibi eğitim programlarıyla bu boşluğu doldurmaya çalıştığını ifade etti. 3 yıl süren yaklaşık 100 ders ile gençlere milli ve manevi değerler kazandırıldığından bahseden Ünal, günümüzde insanların değerlerinden uzaklaşarak dünyevileştiğini ve bunun kültürü koruma noktasında kaygı verici olduğunu söyledi. "300 milyonluk Türk dünyası ile yakından ilgilenilmesi gerekiyor" Türk Ocağı’nın bir diğer önemli görevinin Türk düşünce hayatına katkıda bulunmak olduğunu söyleyen Ünal, Türk düşünce dünyasının bugün ’kurak bir arazi’ gibi olduğunu ve bunun yeniden yeşertilmesi gerektiğini ifade etti. 300 milyonluk Türk dünyası ile yakından ilgilenilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ünal, Doğu Türkistan, Tataristan, Irak ve Kırım Türklüğü gibi bölgelerdeki sorunlara dikkat çekti. Bu bölgelerde yaşayan Türklerin özgürlüklerine kavuşmasını temenni eden Ünal, “Oralar ne kadar bizim vatanımızsa, buralar da onların vatanıdır” dedi. "Türkiye’nin genç nüfusunun azalması ve gittikçe yaşlanmasına dikkat edilmeli" Şam’da Baas rejiminin çökmesiyle gündeme gelen Suriye meselesine de değinen Ünal, Türkiye’nin 2016’dan bu yana yürüttüğü operasyonlarla bölgede önemli bir noktaya geldiğini dile getirdi. Suriye Milli Ordusu’nun kurulmasında Türkiye’nin öncü olduğunu vurgulayan Ünal, bölgenin bin yıldır Türklerin hâkimiyetinde olduğunu ve Türkiye’nin tarihi rolüyle bölgenin barışına katkı sunmaya devam edeceğini aktardı. Türkiye’nin genç nüfusunun azalması ve gittikçe yaşlanmasına da vurgu yapan Ünal, yetkililerin bu konuda hassasiyet göstermeleri gerektiğini ifade etti. Türk Devletler Teşkilatı’nın önümüzdeki günlerde Türk Devletler Birliği’ne dönüşebileceğini ve muhtemel bir ‘Türk Devrine’ hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizen Ünal, Türk milletinin mutlu yarınları için temennilerde bulundu.
Eskişehir Hayvanat Bahçesi bir yılda 805 bin ziyaretçi ağırladı
05 Ocak 2025 Pazar - 16:49 Eskişehir Hayvanat Bahçesi bir yılda 805 bin ziyaretçi ağırladı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) üyesi olan ayrıca 240’tan fazla hayvan türüne ev sahipliği yapan hayvanat bahçesi, 2024 yılında 805 bin 724 ziyaretçi ağırladı. Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı içerisinde yer alan ve 240’tan fazla hayvan türüne ev sahipliği yapan Eskişehir Hayvanat Bahçesi Türkiye’de yaban hayatı çalışmaları yürüten, ülkemizin biyoçeşitliliğinin farkındalığı ve korunması için çalışmalar yapan tek hayvanat bahçesi olma özelliği taşıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Nisan 2017’e türlerin çeşitliliğini, doğal yaşam alanlarının özelliklerini ve türlerin ve yaşam alanlarının korunmasının önemini göstermek amacıyla kurulan Hayvanat Bahçesi, 2024 yılında 805 bin 724 ziyaretçi ağırladı. Hayvanat Bahçesi, Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği’ne (EAZA) akreditasyon sürecini tamamlayarak nisan ayında tam üye olmayı başarmıştı. Ziyaretçi akınına uğrayan Eskişehir Hayvanat Bahçesi hakkında bilgi veren hayvanat bahçesi yetkilileri, “Bahçemizdeki canlılar doğal ortamlarındaki şartlara uygun şekilde barındırılmaktadır. EAZA (Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği) standartları çerçevesinde çalışmalarını sürdüren Eskişehir Hayvanat Bahçesi, modern bir hayvanat bahçesi anlayışı ile yalnızca ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatan bir turistik merkez değil, aynı zamanda yoğun bir programla eğitim, araştırma ve doğa koruma çalışmalarının yürütüldüğü bilimsel bir birimdir. Her yaş grubuna özel planlanan ve farklı kazanımlar hedefleyen eğitim çalışmalarımızda ağırlıklı olarak ilk ve orta öğrenim öğrencilerine yönelik programlar yürütmekteyiz. Üniversiteler ile işbirliği içerisinde bahçemizdeki hayvan türleri hakkında çeşitli bilimsel araştırma projeleri yürütmekte ve bu sayede bilimsel çalışmalara katkıda bulunmaktayız” dedi.
Tepebaşı’nda 44 bin vatandaş spor yaptı
05 Ocak 2025 Pazar - 12:38 Tepebaşı’nda 44 bin vatandaş spor yaptı Tepebaşı Belediyesi’nin kent halkının sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi amacıyla düzenlediği spor etkinlikleri yoğun katılımla devam ederken, 2024 yılında 44 bin 13 vatandaş bu faaliyetlere katılım sağladığı açıklandı. Tepebaşı Belediyesi, kent halkının sağlıkla spor yapabilmesi için düzenlediği etkinliklerini sürdürüyor. Bu çerçevede, Tepebaşı Belediyesi Spor İşleri Müdürlüğü tarafından 2024 yılında birçok etkinlik ve kurs gerçekleştirildi. İlçede yaşayan her yaştaki vatandaş için gerçekleştirilen spor faaliyetlerinden 44 bin 13 vatandaş faydalandı. Her yaş grubuna hitap etti Hem çocuklar ve gençlerin hem de yetişkinlerin sağlıklı biçimde spor yapabildikleri başlıca merkezlerden biri olan Yunus Emre Spor Tesisleri’nde 2024 yılında 5 bin 975 kişi kurslara katıldı. Tesislerde çocuklar için jimnastik, tekvando, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç ve futbol; yetişkin kadınlar için ise zumba, pilates ve aerobik eğitimleri gerçekleştirildi. Hem yüzme öğrendiler hem de spor yaptılar Mustafa Kemal Atatürk Spor Kompleksi Su Sporları Merkezi, çevre dostu enerji tasarrufu alanında yeşil bina uygulamalarını uluslararası alanda sertifikalandıran LEED Sertifikası’nı ’Altın Puan’ kriteri ile alan Türkiye’nin ilk kamu binası olma özelliğini taşıyor. 2015 yılında hizmete açılan kompleksten açık havuz da dahil olmak üzere 14 bin 60 kişi yararlandı. Merkez sayesinde ilçe halkı hem yüzme öğrendi hem de spor yapma imkanı buldu. Halı sahalar 8 bin 280 kişiye hizmet verdi Tepebaşı Belediyesi bünyesinde bulunan Behiç Erkin Spor Kompleksi, Esentepe Halı Sahası ve Ediz Bahtiyaroğlu Futbol Sahası’ndan ise 8 bin 280 kişi faydalandı. Özellikle 7-13 yaş çocuklar için düzenlenen futbol yaz okullarında çocuklar spor yaparken futbolun inceliklerini öğrendi. Çeşitli aktiviteler yapıldı Belediye bünyesinde bulunan salonlarda gerçekleştirilen yetişkin yoga, tekvando, çocuk yoga, ebeveynli yoga, yetişkin dans, çocuk dans, çocuk aikido, kick boks, taebo ve aikido, hamak yogası, pilates, zumba gibi spor etkinliklerinden ise 7 bin 243 kişi yararlandı. Ekip 7 bin 200 kişiye ulaştı Tepebaşı Belediyesi tarafından oluşturulan etkinlik ekibi ise birçok etkinlikte yer alarak hem çocuklara hem de yetişkinlere yönelik aktiviteler gerçekleştirdi. Bu aktivitelere katılan 7 bin 200 kişi dikkati, başarıyı, beceriyi, takım çalışmasını, görev paylaşımını, ekip duygusunu ve takım çalışmasını pekiştirecek oyunlar oynadı. Öte yandan açık havada düzenlenen etkinlikler de vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleşti. Yıl boyunca açık alanlarda yapılan yoga ve sabah egzersizlerine bin 225 kişi katıldı. Ahmet Ataç: "Çok sayıda alternatif sunan bir belediye" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, "Biz Tepebaşı Belediyesi olarak çocuklarımızın, gençlerimizin ve de yetişkinlerimizin spor yapmasının çok büyük bir öneme sahip olduğuna inanıyor ve çalışmalarımızı bu çerçevede gerçekleştiriyoruz. 1990’lı yıllarda bu açıdan çok nahoş bir Tepebaşı vardı. Birçok nesil de spor yapmaktan mahrum ya da çok kısıtlı imkanlar ile yetişti. Fakat bizim dönemimiz ile birlikte kentimiz çok sayıda spor alanı kazandı. Çocuklarımız, gençlerimiz sağlıklı ve güvenli bir ortamda spor yaparak yetişebiliyor. Yetişkinlerimiz de birçok branş arasından kendilerine uygun olan bir dalı seçerek sağlıklı kalabiliyor. Ne mutlu ki Tepebaşı, spor alanları ile vatandaşlarına çok sayıda alternatif sunan bir belediye konumunda. Kentimizde spora yaptığımız yatırımlar devam edecek” ifadelerini kullandı.