Yerel Haberler
Eskişehir
Av yasağına rağmen tezgahlarda balık eksik olmuyor 12 Mayıs 2026 Salı - 10:22:36 Balıkçı Erkan Arslanbenzer, 15 Nisan’da başlayan denizlerdeki av yasağının ardından küçük tekne avcılığının sürdüğünü belirterek Eskişehirli vatandaşların taze balığa ulaşmaya devam edebileceğini vurguladı. Eskişehir’in simge noktalarından Taşbaşı bölgesinde uzun yıllardır balıkçılık yapan Arslanbenzer, 15 Nisan itibarıyla büyük tekneler için başlayan av yasağının ardından piyasadaki son durumu değerlendirdi. Kamuoyunda oluşan "yasak başladı, balık bitti" algısının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Arslanbenzer, küçük ölçekli teknelerin kurallar dahilinde ava devam ettiğini hatırlattı. "20 metre altındaki tekneler avlanmaya devam ediyor" Yasağın kapsamı hakkında bilgi veren Arslanbenzer, "Sezonumuz büyük tekneler için kapandı ancak ’balık bitti’ diye bir durum söz konusu değil. 15 Nisan gelince herkes yasaktan dolayı balık çıkmadığını zannediyor, bu zihniyetten vazgeçmemiz lazım. Boyu 20 metrenin altındaki tekneler için avcılık serbest, 20 metrenin üzerindekiler için ise yasaktır. 20 metrelik bir kayığınız varsa denize çıkabilirsiniz. Bu küçük tekneler, sığ sularda balık yavrularına zarar vermeden yüzey balıklarını avlayabiliyor. Halkımız ‘sezon bitti, artık taze balık yiyemeyeceğiz’ diye düşünmesin; ufak kayıklarımız kurallara uygun şekilde avlanmayı sürdürüyor" dedi. "İsteyen müşteri kaliteli balığı buluyor" Kış aylarındaki yoğunluğun olmasa da tezgâhların çeşitliliğini koruduğunu ifade eden Arslanbenzer, son olarak şunları söyledi: "Şu an hamsi, sardalya, mezgit ve çupra gibi çeşitlerimiz tezgâhlara gelmeye devam ediyor. Elbette kış dönemindeki o büyük yoğunluk ve doluluk yok ancak dükkanımıza gelen müşterilerimiz her zaman istediği kaliteli ve taze balığı bulabiliyor."
12 Mayıs 2026 Salı - 10:18 19. SABDEK Toplantısı ESOGÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen ’19. Sağlık Bilimleri Dekanlar Konseyi (SABDEK) Toplantısı’, yoğun katılım ve verimli oturumlarla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden Sağlık Bilimleri Fakültesi dekanları ve alan temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıda; sağlık bilimleri eğitiminin güncel durumu, akreditasyon süreçleri, klinik uygulama eğitimi, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu gibi birçok önemli başlık ele alındı. Toplantının açılış programında ESOGÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner, SABDEK Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bülent Elbasan ve ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın; sağlık bilimleri alanındaki gelişmeler, iş birlikleri ve yükseköğretimde kalite süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu konuşmaları yer aldı. İki gün süren program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda; Sağlık Bilimleri Fakültelerinin güncel sorunları ve öncelikleri, sağlık bilimlerinde yapay zeka teknolojileri ve dijital yetkinlikler, ÇEP’e uyum süreçleri, Klinik Uygulama Eğitimi (Beslenme ve Diyetetik, Hemşirelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ile Ebelik örnekleri), SABAK Tematik Analiz Raporu, akreditasyon süreçlerinde program iyileştirme çalışmaları gibi başlıklar alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantı boyunca gerçekleştirilen bilimsel paylaşımlarda, farklı disiplinlerden akademisyenlerin deneyim aktarımı ve ortak çözüm önerileri ile sağlık bilimleri eğitiminin geleceğine yönelik önemli katkılar ortaya kondu. Toplantının sonunda organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm kişi ve kurumlara teşekkür edildi.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:18 Anadolu Üniversitesi Şam’da ilk kez sınav uygulaması gerçekleştirdi Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi uluslararası yükseköğretim faaliyetleri kapsamında önemli bir adım atarak Suriye’nin başkenti Şam’da ilk kez sınav uygulaması gerçekleştirdi. Açıköğretim Fakültesi Yurt Dışı Programları kapsamında düzenlenen 2025-2026 Öğretim Yılı Bahar Dönemi Ara Sınavları Şam Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 öğrencinin katıldığı sınav organizasyonu, bölgede yaşayan öğrencilerin yükseköğretime erişimini kolaylaştırma hedefi doğrultusunda yoğun katılımla tamamlandı. Gerçekleştirilen uygulama sayesinde öğrenciler, eğitim süreçlerini bulundukları ülkede kesintisiz sürdürebilme imkânı elde etti. Türkiye’de açık ve uzaktan öğretim sistemi içerisinde eğitim gören binlerce Suriyeli öğrenci bulunduğuna dikkat çeken Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Şam’da gerçekleştirilen sınav uygulamasının yükseköğretime erişim açısından önemli bir ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. Rektör Adıgüzel açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Anadolu Üniversitesi olarak eğitimi sınırların ötesine taşıyan, erişilebilir ve kapsayıcı bir yükseköğretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Türkiye’de Açıköğretim Fakültesi içerisinde öğrenim gören binlerce Suriyeli öğrencimiz bulunuyor. Özellikle son dönemde Türkiye’den Suriye’ye dönüş yapan öğrencilerimizin eğitimlerine kesintisiz devam edebilmeleri amacıyla Şam’da ilk kez yerinde sınav uygulaması gerçekleştirdik. Bu uygulama, eğitimde fırsat eşitliği ve yaşam boyu öğrenme vizyonumuzun somut bir göstergesidir." Rektör Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesinin bölgedeki eğitim faaliyetlerini daha da yaygınlaştırmayı hedeflediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Şam’da gerçekleştirdiğimiz bu ilk uygulamayı oldukça kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki eğitim-öğretim yılında Suriye’nin farklı şehirlerinde de sınav organizasyonları gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam etmekte. Öğrencilerimizin bulundukları yerde yükseköğretime erişebilmeleri için uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeyi sürdüreceğiz." Sınav süreci, Türkiye Cumhuriyeti Şam Büyükelçiliği ile Eğitim Müşavirliği koordinasyonunda yürütüldü. Organizasyon, akademik iş birliği ve kurumsal koordinasyon açısından önemli bir örnek teşkil etti. Anadolu Üniversitesi açık ve uzaktan öğretim alanındaki köklü deneyimiyle dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan öğrencilere dijital destekli, erişilebilir ve sürdürülebilir yükseköğretim imkânı sunmaya devam ediyor. Şam’da ilk kez gerçekleştirilen sınav uygulaması, üniversitenin uluslararasılaşma vizyonu ve eğitimde fırsat eşitliği yaklaşımının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Tır kazasında hayatını kaybeden sürücünün yakını “Belki yaşıyordur abi” diyerek gözyaşlarına boğuldu
12 Aralık 2024 Perşembe - 12:22 Tır kazasında hayatını kaybeden sürücünün yakını “Belki yaşıyordur abi” diyerek gözyaşlarına boğuldu Eskişehir’de lastiğinin patlaması sonucu karşı şeride geçerek başka bir tırla çarpışan tırın sürücüsü hayatını kaybetti. Kaza yerine gelen sürücünün yakını, “Belki yaşıyordur abi, bir ihtimal” diyerek gözyaşlarına boğuldu. Kaza, Eskişehir-Bursa karayolu 3’üncü kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Bursa istikametinde seyir halinde bulunan Cemal Altıntop (55) idaresindeki 34 VBR 92 çekici plakalı tır, lastiğinin patlaması sonucu orta refüjü aşarak karşı şeride geçti. Eskişehir istikametinde seyir halinde bulunan Mustafa S. (37) idaresindeki 54 ADH 291 çekici plakalı tıra çarpan Cemal Altıntop, kullandığı tırın şoför kabininde sıkıştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazadan yaralı olarak kurtulan 54 ADH 291 plakalı tırın sürücüsü Mustafa S., 112 Acil Servis ekiplerince Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ekipler, yaptıkları inceleme sonucunda 34 VBR 92 plakalı tırın sürücüsü Cemal Altıntop’un hayatını kaybettiğini belirledi. Ankara’dan tırının dorsesine yüklediği taşı Eskişehir’e getirdiği ve yükünü indireceği yere yaklaşık 15 kilometre kala kaza yaptığı öğrenilen Cemal Altıntop’un yakınları, olay yerine geldi. Hurdaya dönen şoför kabinini gözyaşları içinde izleyen bir yakını, “Belki yaşıyordur abi” diyerek feryat etti. Acılı haberi alan Cemal Altıntop’un bir diğer yakını ise hurdaya dönen şoför kabinine girmeye çalıştı.
Asırlık tulumba vatandaşın sıcak su ihtiyacını ücretsiz karşılıyor
12 Aralık 2024 Perşembe - 10:19 Asırlık tulumba vatandaşın sıcak su ihtiyacını ücretsiz karşılıyor Eskişehir’de yaklaşık 1 asır önce yapıldığı tahmin edilen ve yer altı termal kaynaklara bağlı olan tulumba, vatandaşların sıcak su kullanım ihtiyacını ücretsiz karşılıyor. Odunpazarı İlçesi İstiklal Mahallesi Asmaaltı Sokak’ta bulunan esnaf, kullanım suyu ihtiyacı için bölgedeki tulumbayı kullanıyor. Yaklaşık 1 asır önce yapıldığı tahmin edilen tulumbadan yer altı termal kaynaklara bağlı olması nedeniyle doğal sıcak su akıyor. Tüketim haricinde çeşitli ihtiyaçlar için kullanılan tulumbanın bakımını ise çevre esnafı üstleniyor. Özellikle soğuk kış günlerinde tulumbadan daha çok faydalanan esnaf, bölgede bir başka muadili olmaması sebebi ile vatandaşların tulumbayı daha duyarlı kullanmasını istiyor. “Bölgemizde bir tek bu tulumba kaldı, onun da bakımını esnaf olarak biz yapıyoruz” Tulumbadan sıkça faydalanan çevre esnafı Nejat Madenoğlu, “Bu tulumba çok eskiden beri var. 1940’lı yıllardan kalma ve 10-15 metre arasında derinlikte sıcak su var, onu bağlamışlar. Suya yapılan tahlilde bir şey çıkmadı. İçilmesinde sakınca yok, ama kumlu çıkıyor, o yüzden arkadaşların içmesini istemiyoruz. Tüketim haricinde çeşitli amaçlarla kullanılıyor. Herkes tulumbadan faydalanıyor. Bölgemizde bir tek bu tulumba kaldı, onun da bakımını esnaf olarak biz yapıyoruz. Para yardımıyla yenisi alıyoruz, tamiratını yapıyoruz. Eski hamamların kaynak depoları burada olduğu için sıcak su akıyor. Birkaç dakika çektiğin zaman sıcaklık elini yakacak dereceye geliyor. Bulaşıklarını yıkayanlar da oluyor ancak, vatandaşın pisliğini buraya gitmesinden şikayetçiyiz. Onları da biz temizlemek zorunda kalıyoruz. Buraya pislik bırakmasınlar, temizlesinler” dedi.
Arama kurtarma eğitimini tamamlayan 446 kişiye sertifika
11 Aralık 2024 Çarşamba - 18:25 Arama kurtarma eğitimini tamamlayan 446 kişiye sertifika Eskişehir Valiliği tarafından hayata geçirilen ‘Eskişehir Arama Kurtarma Ekipleri Projesi’ çerçevesinde 20 özel sektör firmasında ve 2 üniversitede çalışan, arama kurtarma eğitimini tamamlamış 446 kişiye, sertifika teslimi gerçekleştirildi. Eskişehir’de meydana gelebilecek afet ve acil durumlarda müdahale kapasitesinin arttırılması için Eskişehir Valiliği tarafından örnek bir projeye imza atıldı. Proje çerçevesinde, kentte bulunan ve 250’den fazla personeli olan işletmelerde arama kurtarma ekipleri oluşturuldu. Proje içinde yer almak isteyen firma ve üniversitelerden çalışıp gönüllü olarak katılım sağlayan 446 kişiye, Eylül-Kasım ayları içinde arama kurtarma eğitimi verildi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan personeller, düzenlenen programla sertifikalarını aldı. Programa, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, AFAD İl Müdürü Aslan Mehmet Coşkun, protokol üyeleri ve kurum personelleri katıldı. Ayrıca programda, çeşitli derneklerin 91 arama kurtarma personeline, AFAD akreditasyon armaları takıldı. “Yaklaşık 5 aylık süreç içerisinde yoğun bir tempoda bu eğitimleri gerçekleştirdik” Programda konuşan AFAD Eskişehir İl Müdürü Aslan Mehmet Coşkun, “Firmalarımızı ziyaret ederek, birebir görüşerek bu projenin çerçevesini kendilerine izah ettik. Bunun sonucunda bir eğitim programı hazırladık. Üç gün 3 gün ve alternatif olarak 5 gün almak isteyen firmalarımıza da 5 gün şeklinde eğitim programımızı oluşturduk. Eğitimlerimiz içeriği temel bilgilerin yer aldığı, kullandığımız ekipmanların tanıtımı ve bunun dışında enkaza giriş teknikleri ve enkazdan yaralı alma teknikleri şeklinde eğitimimizin içeriği belirlendi. Yaklaşık 5 aylık süreç içerisinde yoğun bir tempoda bu eğitimleri gerçekleştirdik. Sonuç olarak bugün burada 20 firma ve 2 üniversiteden ekiplerimizin 446 personele sertifikalarını, katılım belgelerini ve firma temsilcilerinin plaketlerini takdim edeceğiz” dedi. “Ekiplerimizin böyle bir rol üstlenmesi de son derece kıymetli” Özel sektör ve üniversite personellerinin arama kurtarma sertifikalarını aldıkları programda konuşan AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, “Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü olarak risk azaltmadan açıkçası sorumlu bir kişi olarak da tek temennim sizlere böyle büyük afetlerde görev düşmemesi. Ama ne yazık ki ülkemize baktığınızda işte böyle güzel bir coğrafyanın da karşılığında birtakım doğa kaynaklı afetlere yatkınlığı var. Bir yandan deprem, diğer yandan sel, çok farklı farklı afetlerle karşı karşıya kalabiliyoruz. Dolayısıyla bu hazırlık çok önemli ama diğer yandan da aslında olağan zamanlarda, normal zamanlarda, bir yandan eğitimlerinizi alırken diğer yandan da afet farkındalığını bizim çok daha üst seviyeye çıkartmamız gerekiyor. Bu anlamda da özellikle bu STK’larımızın, bu ekiplerimizin böyle bir rol üstlenmesi de son derece kıymetli olacak diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “Yapılan çalışma, afetlere hazırlık ve risk azaltma konusunda bölgeye örnek teşkil edecektir” Proje çerçevesinde oluşturulan ekiplerin risk azaltma konusunda bölgeye örnek teşkil edeceğini belirten Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, şu ifadeleri kullandı: “Afetlerin yıkıcı etkilerini en aza indirmek ve toplumun güvenliğini sağlamak adına, direnci yüksek bir sistem kurmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Afet riskini anlamak, risk yönetimini güçlendirmek, dirençlilik için risk azaltmaya yatırım yapmak ve afete hazırlık çalışmalarını etkili bir şekilde yürütmek, bugünkü çabalarımızın temelini oluşturmaktadır. Sanayi faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde, afet riskleri de artmaktadır. İşte bu noktada, Organize Sanayi Bölgemizde oluşturulan arama kurtarma ekiplerimiz, sadece hızlı ve etkin müdahale kapasitesiyle değil, aynı zamanda afetlere hazırlık ve risk azaltma konusunda bölgeye örnek teşkil edecektir.”