Yerel Haberler
Eskişehir
06 Mart 2026 Cuma - 20:08 AK Parti MKYK Üyesi Dağ: "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır" dedi. Eskişehir’de Dede Korkut Parkı İftar Çadırı’nda AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın katılımıyla program gerçekleştirildi. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, saat 19.01’de dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "ABD ile İsrail, bölgeyi ateş çemberine döndürme gayretiyle çaba sarf ediyor" İftarın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "Değerli dostlar, her Ramazan-ı Şerif’te yine biz kürsüye çıktığımızda ne yazık ki tekrar eden bir meseleyi konuşur durumda oluruz. Her Ramazan-ı Şerif’te mutlaka haydut devlet İsrail, onun soykırımcı Hitler Başbakanı Netanyahu mutlaka Müslümanların bu huzurunu bozmak için elinden ne geliyorsa yapar. Her Ramazan-ı Şerif’te Gazzelilerle ilgili gündemimiz olur ve Gazze’yi konuşmak durumunda kalırız. ABD ile İsrail, bölgemizde İran’a saldırdı. İran’a saldırmakla kalmadığı gibi, bölgeyi ateş çemberine döndürme niyetiyle hem ülkemize hem de Körfez ülkelerini savaşın içine çekmek gayretiyle çaba sarf ediyor. Biz oyunun farkındayız. Türkiye’yi çok nitelikli, kaliteli, ne yaptığını bilen, tecrübeli kadrolar yönetiyor" ifadelerini kullandı. "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda izlediği dış politikaya da dikkat çeken Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rusya-Ukrayna Savaşı’nda durduğumuz yer itibarıyla milletimiz bundan bedel ödemediyse; yıllarca yanı başımızda Suriye’de yaşanan savaşta nerede durmamız gerektiğini bildik, onunla ilgili hareket ettik. En zor zamanda bile vazgeçmedik, geri adım atmadık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geri adım atmadı. Yıllar geçti, 13-14 yıl sonra Suriye’de devrim oldu ve ABD Başkanı da Suriye’deki devrimi bize bağladıysa, biz ne yaptığımızı biliyorduk. Şimdi ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. İsrail’in derdinin ne olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Onun için bu ülke, bu coğrafyada istikrar adası olmuştur, yine istikrar adası olmaya devam edecektir. Biz milletimize bu savaşlardan dolayı bir bedel bugüne kadar ödetmedik, bundan sonra da ödetmeyeceğiz. Bunu nasıl yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Çünkü bu konuda tecrübemiz en üst noktada bulunmaktadır ama herkes şunu gayet iyi bilsin: ABD ve İsrail, Beyrut’a ve İran’a saldırırken bir okulda 185 çocuğu katlettiler. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır."
Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı
03 Ocak 2026 Cumartesi - 10:11 Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."
Uluslararası öğrenciler için üniversite harçlarında indirim talebi
02 Ocak 2026 Cuma - 18:05 Uluslararası öğrenciler için üniversite harçlarında indirim talebi Eskişehir Uluslararası Öğrenci Derneği (ES-UDER) Başkanı Şükrü Özer, Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin üniversite harçlarını ödemekte zorlandıklarını belirterek, "Her birisi mezun olduklarında ülkelerine gönül elçilerimiz olarak dönecek bu öğrenciler için harçlarda indirim talep ediyoruz" dedi. Özer, yaptığı açıklamada, ülke genelindeki üniversitelerde 360 binin üzerinde uluslararası öğrenciler eğitim gördüğünü belirtti. Bunlardan sadece yüzde 5’nin Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Türkiye burslusu olarak eğitim gördüğünü, geriye kalan yüzde 95’nin ise kendi imkânları ile eğitime devam ettiğini anlatan Şükrü Özer, "Eskişehir’deki üniversitelerde 14 bine yakın uluslararası öğrenci eğitimlerine devam etmektedirler. Özellikle kendi imkânları ile gelen ve genel ihtiyaçlarının yanı sıra okul harçlarını ödeyemez duruma gelen bazı öğrenciler okullarını yarıda bırakarak ülkelerine dönmek zorunda kaldılar. Eskişehir’deki üniversitelerde en ucuz bölüm harcı senelik 100 bin lirayı, Tıp Fakültesi ve benzeri bölümlerin yıllık harcı ise 400 bini geçmektedir. Eğitim için ülkemizi tercih eden öğrencilerin çoğunun aile ekonomisi ya orta ya da daha aşağıdadır. Bu çocuklar ülkemizi tarih bağlar, kültürel bağlar nedeni ile ya kendileri ya da aile büyüklerinin tercihi ile gelmişlerdir. Artan okul harçlarından üniversite yönetimleri haberdardır, ama çözüm yok maalesef bulunamamaktadır. Dernek olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar ve yetkililerden isteğimiz, bu çocuklar hepimizin, ülkemizin ve dünyanın geleceğidir. Bazı çocuklar geceleri zor şartlarda çalışarak gündüzleri eğitimlerine devam etmektedirler. Bizlerin misafirleri olan bu öğrencilere okul harçlarında indirim yapılır ise çocuklar daha çok başarılır olur, okullarını bırakmazlar ve ülkelerinden başka ülkelere gidecek olan öğrencileri ülkemize yönlendirirler. Bu çocukların her birisi mezun olduklarında ülkelerine gönül elçilerimiz olarak döneceklerdir" dedi.
Gebelikte grip aşısı anneyi de bebeği de koruyor
02 Ocak 2026 Cuma - 14:26 Gebelikte grip aşısı anneyi de bebeği de koruyor Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte grip aşısının gerekliliğini ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınması gereken önlemleri anlattı. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelik döneminde bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bebeğin büyümesine bağlı olarak annenin akciğer kapasitesinin azaldığını belirterek, bu durumun üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırdığını söyledi. Arslan, hamilelikte enfeksiyonların hem daha kolay bulaştığını hem de daha ağır ve şiddetli seyredebileceğini vurguladı. Bu nedenle gebelerde grip aşısının mutlaka yapılması gerektiğini ifade eden Arslan, grip aşısının gebeliğin her döneminde güvenle uygulanabildiğini belirtti. Arslan, "Grip aşısı, gebelikte enfeksiyona yakalanılsa bile hastalığın daha hafif seyretmesini sağlar. Pnömoni gibi daha ağır klinik tabloların gelişmesini engeller" dedi. Grip aşısının yalnızca anneyi değil bebeği de koruduğuna dikkat çeken Arslan, aşı sonrası oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçtiğini ve doğumdan sonra da koruyuculuk sağladığını ifade etti. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınacak önlemler Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte enfeksiyonlardan korunmak ve bağışıklık sistemini desteklemek için günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktaları da paylaştı. Kalabalık, havasız ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini belirten Arslan, bu tür ortamlara girilmesi zorunluysa maske takılmasının önemli olduğunu söyledi. Hijyenin enfeksiyonlardan korunmada temel unsur olduğunu vurgulayan Arslan, sık sık ellerin yıkanmasını ve çantada dezenfektan bulundurulmasını önerdi. Uyku düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Arslan, gebelikte uyku saatlerinin düzenli olmasının önemine dikkat çekti. Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı Beslenmenin de bağışıklığı güçlendiren bir diğer önemli faktör olduğunu belirten Arslan, "Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, günde en az 10 bardak sıvı alınmalıdır. Gebelik döneminde hekim tarafından verilen multivitaminlerin düzenli kullanılması da bağışıklık sistemine destek sağlar." şeklinde konuştu. Op. Dr. Melih Arslan, alınacak bu önlemlerle gebelik sürecinde annenin sağlığının korunacağını, aynı zamanda bebeğin de enfeksiyonlara karşı daha güçlü bir şekilde hayata başlamasının sağlanacağını vurguladı.
Kuruyan Sakarya Nehri’nin doğduğu nokta da DSİ’nin çalışmaları devam ediyor
02 Ocak 2026 Cuma - 10:15 Kuruyan Sakarya Nehri’nin doğduğu nokta da DSİ’nin çalışmaları devam ediyor Eskişehir’de 824 kilometrelik Sakarya Nehri’nin doğduğu nokta olan 45 bin metreküp hacimli Sakaryabaşı havuzunun boşlamasının ardından, alanın su tutması için Devlet Su İşleri 3. Bölge Müdürlüğü tarafından titiz çalışma devam ediyor. Sakarya Nehri’nin başladığı nokta olan Sakaryabaşı rekreasyon havuzundaki su kaçış sebeplerini araştırmak amacıyla sedde üzerinde 31 Temmuz ile 15 Ağustos 2025 tarihleri arasında 7 adet sondaj kuyusunda toplam 66 metre sondaj yapıldı. Bu çalışmaya ilave olarak Sakaryabaşı Kaynakları Rekreasyon Havuzu çevresinde, yer altındaki muhtemel kırıklı, çatlaklı, boşluklu yapıların belirlenmesi amacıyla DSİ Genel Müdürlüğü Jeoteknik Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 22 Ekim 2025 tarihinde yer radarı ile çalışma yapıldı. Çalışmalar neticesinde seddin altındaki su geçişlerinin önlenerek gövde stabilitesi ve geçirimsizliğin sağlanması amacıyla sedde üzerinde sondaj ve çimento enjeksiyon çalışmaları yapılmasına karar verildi. Enjeksiyon çalışmalarının başarılı olması için rekreasyon havuzunun dolusavak kapakları açıldı. Gökgöz kaynağının su basıncını yenmek için ise yaklaşık saniyede 100 litre çekim yapabilen pompalarla su çekilip alan boşaltıldı. 26 gün süren sondaj ve enjeksiyon çalışmalarında 45 adet sondaj kuyusunda toplam 315 metre enjeksiyon kuyusu açıldı. Enjeksiyon çalışmalarında ise 32 ton çimento ve 1 buçuk ton kum kullanıldı. Devlet Su İşleri 3. Bölge Müdürlüğü tarafından, sondaj çalışmaları ile birlikte rekreasyon havuzunun göl alanında uzun yıllara bağlı olarak biriken çamurun temizlenmesine başlandı. Bir adet ekskavatör, 1 adet greyder, 1 adet yükleyici ve 5 adet kamyonla temizlik çalışmaları devam ediyor. Çalışmaların yaklaşık 1 ay daha sürmesi planlanıyor. Mutlak Koruma Alanı, 1. Derece Koruma Alanı ve 2. Derece Koruma Alanını özelliği taşıyan alanda 311 adet belgeli su sondaj kuyusuna DSİ tarafından ön yüklemeli sayaç takılması mecburiyeti getirildi.