Yerel Haberler
Gaziantep
Ramazan Bayramı öncesi yetim çocukların yüzleri güldürüldü 10 Mart 2026 Salı - 13:01:40 Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesi 600 yetim çocuğa kıyafet, ayakkabı, bayram şekeri ve harçlık dağıtıldı. Gaziantep İl Müftülüğü’nce "Unutursan Yetim Kalır" projesi kapsamında yetim çocuklar ve annelerinin katılımıyla "Yetim Şenliği" düzenlendi. Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Gaziantep Şubesi Kadın Kolları iş birliğinde 600 yetim çocuğun yüzü Ramazan Bayramı öncesi yapılan yardımlarla güldürüldü. Hacı Perihan Kıymık Camii’nde düzenlenen programda yetim çocukların mutluluklarına ortak olundu ve programda çocuklara bayramlık kıyafet, bayram şekeri ve harçlık dağıtıldı. Programda konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Ramazan Bayramı öncesi yetim çocukların yüzünü güldürdükleri için çok mutlu olduklarını ifade etti. "Her zaman sizin yanınızdayız" Yürütülen faaliyetin ve düzenlenen programın önemine değinerek emeği geçenlere ve katkı sunanlara teşekkür eden Vali Çeber, "Biz de sizin Ramazan’ı tanımanızı istiyoruz. Ramazan bir arada olmak, paylaşmak, yardımlaşmak, yüzleri güldürmek, dertleri ve sevinçleri paylaşmaktır. Benim görmek istediğim cami manzarası bu ve caminin içi cıvıl cıvıl çocuklarla dolu, herkes gülüyor ve eğleniyor. Gaziantep’te Ramazan’ı çok özel kutluyoruz. Çok özel işliyoruz, çok özel yaşıyoruz. Birçok özelliğimiz var ama Gaziantep’imizin en önemli özelliklerinden birisi hayırseverlerimizdir. Gaziantep’in çok özel insanları var. Ramazan başladığı günden beri hayırda, hasenatta insanlarımız yarışıyor. İşte Ramazan bu. Biz de onun için Gaziantepli olmaktan son derece mutluyuz. Gaziantep’te yaşamaktan son derece mutluyuz. Bugün burada sizlerle beraber olmaktan da daha bir mutluyuz. Sevgili çocuklar biz sizleri çok seviyoruz. Siz bizim kendi evlatlarımızdan hiç farkı olmayan evlatlarımızsınız. Her zaman sizi düşünüyoruz. Her zaman sizin yanınızdayız" dedi. "Siz bize Peygamber Efendimizin emanetisiniz" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, "Sevgili çocuklar, Rabbimizin ‘Habibim’ dediği güzel ahlak misali olan Peygamber Efendimiz( Sallallahü teala aleyhi ve sellem) de yetimdi. Hangi medeniyetten geliyoruz, bunu çok iyi anlamamız lazım. Siz bize emanetsiniz. Rahmetli annemin duası benim için büyük makamdır. Rabbim bize bu camiyi yapmayı nasip etti. Yetim gülerse dünya güler. Sevgili Peygamberimiz, orta ve işaret parmağını göstererek, ‘yetim benimle cennette buluşur’ diyor. İnşallah Peygamber Efendimize komşu olacağız. O yüzden siz bize Peygamber Efendimizin emanetisiniz. Bizim için çok kıymetlisiniz. Allah bize bayram sevincini yaşatsın. Allah Gazze’deki ve İran’daki annelerimizin acılarını azaltsın. Rabbim bize dünyayı cennet yapmayı nasip etsin. Yetim gülerse dünya güler" şeklinde konuştu. Bu tür projelere büyük önem verdiklerini belirten Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, programda emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Camimizi şenlendirdiniz. Allah’ın evindeyiz. Allah’ın huzurundayız, evlatlarımızla ve yavrularımızla beraberiz. Himayelerinden dolayı valimize, kıymetli bakanımıza ve desteklerinden dolayı şehrimizin tüm hayırsever insanlarına teşekkür ediyorum. Bu şehir hayırseverliğiyle, gönül insanlığıyla, nezaketle ve zarafetiyle meşhurdur. Sizler bu şehrin güzel insanlarsınız" diye konuştu. Konuşmaların ardından 600 yetim çocuğa bayramlık hediyeleri dağıtıldı.
10 Mart 2026 Salı - 12:07 Prof. Dr. İrfan Koca’dan "Geçmeyen ağrı" uyarısı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrılardan şikayetçi olan hastalar için önemli bir uyarıda bulundu. Prof. Dr. İrfan Koca, günlük muayene ve değerlendirme pratiğinde çoğu zaman gözden kaçan "geçirilmiş ameliyatların, diş ve iç organ kaynaklı problemlerin vücut mekaniği üzerindeki etkileri" konusunda açıklamalarda bulundu. "Ağrının kaynağı uzakta olabilir" Ağrının her zaman hissedildiği bölgeden kaynaklanmadığını, vücudun tüm sistemlerinin birbiriyle sıkı bir bağlantı içinde çalıştığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, tanı sürecindeki bu önemli noktaya dikkat çekerek, "Günlük muayene pratiğinde genellikle yalnızca şikâyet edilen bölgeye odaklanılıyor; diz ağrıyorsa dize, bel ağrıyorsa bele bakılıyor. Oysa hastanın geçmişte geçirdiği sezaryen, apandisit, safra kesesi veya fıtık ameliyatları o bölgedeki dokularda ve fasya dediğimiz, tüm vücudu baştan başa saran bağ dokusu ağında yapışıklıklar oluşturabilir. Bu yapışıklıklar dokunun doğal esnekliğini bozarak, fasya aracılığıyla ameliyat bölgesinden oldukça uzaktaki eklemlerde bile kronik ağrılara yol açabilen bir mekanizma oluşturabilir" dedi. "Otonom sinir sistemi, diş problemleri ve zincirleme etkiler" Prof. Dr. İrfan Koca, yalnızca cerrahi operasyonların değil, dişlerle ilgili sorunların da vücutta "bozucu odak" oluşturarak sistemi etkileyebileceğini vurguladı. Prof. Dr. Koca, "Geçirilmiş ameliyatlar, diş çürükleri, gömülü dişler veya hatalı diş tedavileri otonom sinir sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu durum vücudun kendini onarma mekanizmalarının dengesini bozarak, problemli bölgeyle doğrudan ilişkili görünmeyen farklı bölgelerde kronik ağrıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. "Vücutta zincirleme mekanik etkiler" şeklinde konuştu. Vücut dengesi (postür) bozukluğu Dr. Koca, "Ameliyat sahasında gelişen doku sertleşmeleri veya çiğneme sistemindeki dengesizlikler vücut dengesini bozabilir. Bu durum kişinin farkında olmadan duruşunu değiştirmesine ve zamanla vücudun farklı bölgelerinde mekanik gerginliklerin ortaya çıkmasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavide kök nedeni bulmak önemli" Sadece ağrı kesiciler veya lokal tedavilerle bu tür kompleks sorunların kalıcı olarak çözülmesinin zor olabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi, fasyal gevşetme ve nöral terapi gibi yöntemlerle hem mekanik yapışıklıkların hem de sinir sistemi üzerindeki bozucu etkilerin ele alınması gerektiğini ifade etti. Koca, "Hastalarımızı değerlendirirken yalnızca şikâyet edilen bölgeyi değil; hastanın geçirdiği cerrahi müdahaleleri, diş geçmişini ve iç organlara ilişkin klinik bulguları da potansiyel kök nedenler olarak değerlendiriyoruz. Otonom sinir sistemi ile doku gerginliğini birlikte ele aldığımızda; diz, boyun veya baş ağrısı yaşayan hastalarda daha kalıcı ve bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 10:48 Görme engeliler Braille alfabesi öğreniyor Gaziantep’te görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak için açılan Braille alfabesi kursu büyük ilgi görüyor. Şahinbey Belediyesi tarafından Şahinbey Millet Kütüphanesi’nde görme engelliler için Braille alfabesi (kabartma yazı) kursu açıldı. Kütüphane içinde açılan Görme Engelliler Kütüphanesi’nde görme engelli bireyler, 6 nokta sistemine dayanan Braille alfabesi kursunda eğitim alıyor. Görme engelli bireylerin okuma-yazma becerilerini güçlendirmek, bilgiye erişimlerini kolaylaştırmak ve toplumsal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak amacıyla kursa katılan kursiyerler, kısa sürede Braille alfabesini öğreniyor. Aralarında görme engelli çocuğu olan ve çocuklarının okul ödevlerine destek olabilmek için kursa katılan velilerin de olduğu kursta görme engelli bireyler, görme derecelerine ve el kaslarının gelişme durumuna göre yazıyı tablet ve daktilo üzerinde öğreniyor. Tamamen görme engelli bireylerden oluşan kurs sayesinde kursiyerler, Braille alfabesini öğrenerek basılı eserlerin kabartma baskılarını okuyabilme, kendi notlarını yazabilme ve eğitim hayatlarını daha bağımsız şekilde sürdürebilme imkanı elde ediyor. Kurs aynı zamanda görme engelli bireylerin kültürel, akademik ve sosyal gelişimlerini de destekleyen önemli bir eğitim ortamı sunuyor. Görme engelli öğretmen Mehmet Yıldırım, görme engelli bireylere eğitim veriyor Görme engelli bireylerin basılı yayınları okuyabilmelerini sağlamak amacıyla açılan kursta, kendisi de görme engelli olan edebiyat öğretmeni Mehmet Yıldırım, görme engelli bireylere eğitim veriyor. Görme engelli bireylerden büyük ilgi gören kütüphanede kitaplar Braille alfabesiyle görme engellilerin istifadesine sunuluyor. Engelsiz kütüphanede az görenler için büyüteçle kitap okuma imkanının yanı sıra bilgisayar ve internetle kitapları sesli kitaba dönüştüren uygulamalar da yer alıyor. "Kursta arkadaşlarımız kabartma yazı öğreniyor" Kursa kendisi gibi görme engelli kursiyerlerin katıldığını belirten kurs eğitmeni Mehmet Yıldırım, "Bu kursta arkadaşlarımız kabartma yazı öğreniyor. Aynı zamanda arkadaşlarımız bu kurs sayesinde kendi aralarında biraz olsun sosyalleşme fırsatı da elde ediyor. Zaman zaman espriler oluyor ve buradaki bu güzel ortam kursu daha zevkli bir hale getiriyor. Arkadaşlarımız görme engelliler için yapılan materyaller yardımıyla kabartma okuma-yazma kursu alıyorlar. Bu kursta arkadaşlarımız öğrendikleri bilgilerin yanı sıra birlik ve beraberlik içerisinde sosyalleştikleri de gözlemlenmiş oldu. Bu da bizi ayrıca mutlu etti. Bir görme engelli evin içerisinde tek başına akşama kadar oturuyor. Hiçbir yere gidememe durumu söz konusu iken, kursumuz bu manada da arkadaşlarımıza artı bir değer katması bizleri gerçekten mutlu ediyor" dedi. "Hayalimizdeki kütüphaneydi" Kurstaki derslerin istenildiği ölçüde devam ettiğini belirten Yıldırım, "Kursumuzun geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi daha uzun soluklu olması yönünde bir çalışma yürütülmesinin kurstan faydalanan bireyler açısından önemli olacağını vurgulamak isterim. Evet, Şahinbey Millet Kütüphanesi bizlerin de hayal ettiği fakat yıllarca sadece hayallerde kalan bir kütüphaneydi. Yaklaşık 2 yıl önce böyle bir kütüphane oluştu. İlk duyduğumuzda bizlerde bir heyecan oluştu. Bu kütüphanede bizlere sunulan imkanlar çerçevesinde kütüphanenin işlev hale getirilmesi, bu tarz kursların arttırılması ve bu tarz çalışmalara ön ayak olan belediyenin en alt kademesinden en üst kademesindeki emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Gerçekten burada aile ortamını aratmayacak güzel bir ortam olduğunu vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı. "Okuma-yazma öğrenmenin yaşı yok" Hem kendisi hem de görme engelli çocukları için kabartma yazı öğrendiğini belirten kursiyerlerden Necmi Özer, "Evinde 3-4 tane görme engelli barındıran bir ailenin çocuğuyum ve kabartma yazı şu ana kadar benim için hiçbir şey ifade etmiyordu. Ben Braille alfabesini tanımıyordum, daha doğrusu okumayı bilmiyordum. Yıllardır da Braille alfabesini okumak için çok büyük bir kabiliyet gerektiğini düşünüyordum. Maalesef o keşfedilmemiş kabiliyeti ben kendimde gördüm. Ablalarım, kardeşlerim okula gidip okudu. Kabartma yazıyı öğrenmek için bu zamana kadar hiç heves etmedim ama ileride gözlerimin kapanacağını bildiğim için böyle bir kabartma yazıya ihtiyaç duydum. Aynı zamanda ben çok mükemmel bir bilgisayar kullanıcısıyım. Bundan dolayı da kabartma yazının bir ihtiyaç olduğunu düşündüm. Okuma-yazma öğrenmenin yaşının olmadığını bildiğim için kabartma yazıyı öğrenmeye geldim" şeklinde konuştu. Braille alfabesi kursunda verilen eğitimin kendileri için çok faydalı geçtiğini belirten kursiyerlerden İzzet Özbek ise, "Şahinbey Belediyesi bizim için kurs açtı. Bu kurs gerçekten görme engelliler için çok iyi bir şanstır. Bu kursta kabartma yazı öğreniyoruz. Çok da verimli oldu ve bu kursu açan Şahinbey Belediyesi’ne de çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Havaların soğuması ateş başındaki kalay ustalarının yüzünü güldürdü
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:39 Havaların soğuması ateş başındaki kalay ustalarının yüzünü güldürdü Gaziantep kale altında kalaycılık mesleğini icra eden ikiz kardeşler Ramazan ve Ökkeş Toprak, havaların soğumasıyla rahat bir nefes aldıklarını söyledi. Gaziantep’te 28 yıldır kalaycılık yapan ikiz kardeşler Ramazan ve Ökkeş Toprak, havaların soğumasıyla birlikte mesleklerinin daha rahat icra edilir hale geldiğini belirterek kış mevsiminin kendileri için adeta "nefes alma dönemi" olduğunu söyledi. Kale altındaki tarihi dükkanlarında babalarından devraldıkları mesleği sürdüren 36 yaşındaki ikiz kardeşler, yaz aylarında ocak başında yüksek ateşle çalışmanın oldukça zor olduğunu ifade etti. Kışın ise hem çalışma şartlarının daha uygun olduğunu hem de işlerin artmasıyla bereketli bir sezon yaşadıklarını dile getirdiler. "Kış bizim için hem daha verimli hem daha rahat bir dönem" Havaların soğumasının kalaycılar için iyi olduğunu ifade eden kalaycı ustası Ramazan Toprak, "Kardeşimle birlikte bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Yazın sıcak hava nedeniyle zor oluyor ama kışın bizim için daha iyi geçiyor. Mesleği canlandırmaya devam ediyoruz. Ben bu işe 7 yaşımda, babamın yanında başladım. Şu an 35 yaşındayım. Babamızdan gördük, onun yanında yetiştik. Daha sonra kardeşimle birlikte aynı tezgâhın altında çalışarak mesleği öğrendik. Şimdi de elimizden geldiğince sürdürmeye, geliştirmeye çalışıyoruz. Kışın çalışmak daha rahat, hava soğuk olduğu için iş çekilir oluyor. Ama yazın ocak başında durmak çok zor. Yine de kimseye bir şey deme şansımız yok, ekmek parası. Yazın zorlanıyoruz ama kışın gelmesini dört gözle bekliyoruz. Kış bizim için hem daha verimli hem daha rahat bir dönem. Önce bakır çıktı, sonra kalay kullanılmaya başlandı" dedi. "Kalay, bakırın üzerine daha sağlıklı olması için yapılır" Kalayın önemine dikkat çeken kalaycı ustası Ramazan Toprak, "Kalay, bakırın üzerine daha sağlıklı olması için yapılır. Çünkü kırmızı bakır 2 gün içinde oksitlenir ve yeşillenmeye başlar. Bu da kullanım açısından sağlıklı değildir. Kalay ise bu oksitlenmeyi engeller ve bakır eşyaların daha uzun süre kullanılmasını sağlar. İnsanlar kalaylanmış bir ürünü bir-iki yıl rahatlıkla kullanabilir. Kalay da tıpkı bakır gibi topraktan çıkan bir madendir. Bir bakır eşyanın yılda bir kez kalaylanması gerekir. Eğer bakırın kırmızı yüzeyi ortaya çıkmışsa mutlaka kalay yapılmalıdır. Fiyatlar ürün başına değişiyor. Örneğin bir kazan 200 lira, tabaklar 50 lira civarında. Çaydanlıklar ise 150-200 lira arasında kalaylanıyor" şeklinde konuştu. "Kış ayları bizim için daha bereketli ve rahat geçiyor" Kış aylarının daha bereketli geçtiğini ifade eden diğer usta Ökkeş Toprak ise "Ben bu mesleğin içinde 7 yaşından beri varım. Baba mesleği, sonra kardeşim de geldi. O daha önce kalaycılık yapıyordu. Sonra birlikte bu işe el attık, beraber mücadele ediyoruz. Çok şükür geçimimizi sağlıyoruz. Eskiden yazın çalışmak çok zordu. Sıcaktan dışarı çıkmak istemezdik. Kışın ise içeride rahat rahat çalışırdık. Bu nedenle kışın gelmesini dört gözle bekleriz. Kış ayları bizim için daha bereketli ve rahat geçiyor. Çok şükür, işimiz gücümüz yerinde" diye konuştu.
Bel ağrısında doğru tedavide doğru tanının önemi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:37 Bel ağrısında doğru tedavide doğru tanının önemi Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, toplumda sık görülen bel ağrısının nedenleri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Dr. Kara, insanların büyük bir kısmının yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığını belirterek, "Bel ağrıları genellikle kas-iskelet sistemine ait mekanik nedenlerle ortaya çıkar. Ağır kaldırma, ani hareketler, uzun süreli oturma ya da düşme gibi durumlar ağrıyı tetikleyebilir. Ağrı genellikle öne eğilmekle ya da oturmakla artar ve birkaç hafta içinde azalabilir" ifadelerini kullandı. Disk dejenerasyonu ve bel fıtığı tipleri Omurlar arasında yer alan disklerin zamanla yapısal olarak zayıflayabileceğini belirten Dr. Kara, "Diskin iç yapısında meydana gelen bozulmalar ağrıya yol açabilir. Yaş, genetik yatkınlık, sigara kullanımı, kilo fazlalığı ve ağır fiziksel aktiviteler bu süreci etkileyebilir" dedi. Dr. Kara, bel fıtıklarının farklı şekillerde görülebildiğini belirterek, "Diskin taşması ya da yer değiştirmesi sonucu sinir kökleri etkilenebilir. Semptomlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir." açıklamasında bulundu. Tedavi yaklaşımları Dr. Kara, bel ağrısında cerrahinin her zaman ilk seçenek olmadığını vurgulayarak, "Cerrahi dışı tedavi yöntemleri, uygun hastalarda genellikle ilk tercih olarak değerlendirilir. İstirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi uygulamaları erken dönemde önerilebilir. Ancak nörolojik semptomlar eşlik ettiği, idrar veya gaita kontrolü bozulmuş durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir" ifadelerini kullandı. Girişimsel ağrı tedavileri Cerrahi dışı yöntemlere yanıt alınamayan bazı hastalarda, girişimsel ağrı tedavilerinin değerlendirilebileceğini belirten Dr. Kara, bu yöntemlerin hekim değerlendirmesiyle ve uygun şartlarda uygulandığını ifade etti. Uygulanabilecek girişimsel işlemler arasında; Epidural enjeksiyonlar, Sinir kökü blokları, Faset eklem enjeksiyonları, Sakroiliak eklem enjeksiyonları gibi yöntemlerin yer aldığını belirtti. Spinal Kord Stimülatörü uygulaması Kronik ağrısı uzun süredir devam eden bazı hastalarda Spinal Kord Stimülatörü (SCS) yönteminin gündeme gelebileceğini açıklayan Dr. Kara, "Bu sistem, belirli nöropatik ağrılarda uygun hasta grubunda değerlendirilebilir. Her hasta için uygun olmayabilir ve detaylı değerlendirme gerektirir" dedi. Dr. Kara, her hastanın durumunun farklı olduğunu vurgulayarak, "Her bel ağrısının nedeni fıtık değildir ve her bel fıtığı cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ve uygun tedavi planı, hastanın bireysel durumuna göre belirlenmelidir" diye konuştu.
Havaların soğuması ateş başındaki kalaycı ustalarının yüzünü güldürdü
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:37 Havaların soğuması ateş başındaki kalaycı ustalarının yüzünü güldürdü Gaziantep kale altında kalaycılık mesleğini icra eden 36 yaşındaki ikiz kardeşler Ramazan ve Ökkeş Toprak, havaların soğumasıyla rahat bir nefes aldıklarını söyledi. Gaziantep’te 28 yıldır kalaycılık yapan ikiz kardeşler Ramazan ve Ökkeş Toprak, havaların soğumasıyla birlikte mesleklerinin daha rahat icra edilir hale geldiğini belirterek kış mevsiminin kendileri için adeta "nefes alma dönemi" olduğunu söyledi. Kale altındaki tarihi dükkanlarında babalarından devraldıkları mesleği sürdüren 36 yaşındaki ikiz kardeşler, yaz aylarında ocak başında yüksek ateşle çalışmanın oldukça zor olduğunu ifade etti. Kışın ise hem çalışma şartlarının daha uygun olduğunu hem de işlerin artmasıyla bereketli bir sezon yaşadıklarını dile getirdiler. "Kış bizim için hem daha verimli hem daha rahat bir dönem" Havaların soğumasının kalaycılar için iyi olduğunu ifade eden kalaycı ustası Ramazan Toprak, "Kardeşimle birlikte bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Yazın sıcak hava nedeniyle zor oluyor ama kışın bizim için daha iyi geçiyor. Mesleği canlandırmaya devam ediyoruz. Ben bu işe 7 yaşımda, babamın yanında başladım. Şu an 35 yaşındayım. Babamızdan gördük, onun yanında yetiştik. Daha sonra kardeşimle birlikte aynı tezgâhın altında çalışarak mesleği öğrendik. Şimdi de elimizden geldiğince sürdürmeye, geliştirmeye çalışıyoruz. Kışın çalışmak daha rahat, hava soğuk olduğu için iş çekilir oluyor. Ama yazın ocak başında durmak çok zor. Yine de kimseye bir şey deme şansımız yok, ekmek parası. Yazın zorlanıyoruz ama kışın gelmesini dört gözle bekliyoruz. Kış bizim için hem daha verimli hem daha rahat bir dönem. Önce bakır çıktı, sonra kalay kullanılmaya başlandı" dedi. "Kalay, bakırın üzerine daha sağlıklı olması için yapılır" Kalayın önemine dikkat çeken kalaycı ustası Ramazan Toprak, "Kalay, bakırın üzerine daha sağlıklı olması için yapılır. Çünkü kırmızı bakır 2 gün içinde oksitlenir ve yeşillenmeye başlar. Bu da kullanım açısından sağlıklı değildir. Kalay ise bu oksitlenmeyi engeller ve bakır eşyaların daha uzun süre kullanılmasını sağlar. İnsanlar kalaylanmış bir ürünü bir-iki yıl rahatlıkla kullanabilir. Kalay da tıpkı bakır gibi topraktan çıkan bir madendir. Bir bakır eşyanın yılda bir kez kalaylanması gerekir. Eğer bakırın kırmızı yüzeyi ortaya çıkmışsa mutlaka kalay yapılmalıdır. Fiyatlar ürün başına değişiyor. Örneğin bir kazan 200 lira, tabaklar 50 lira civarında. Çaydanlıklar ise 150-200 lira arasında kalaylanıyor" şeklinde konuştu. "Kış ayları bizim için daha bereketli ve rahat geçiyor" Kış aylarının daha bereketli geçtiğini ifade eden diğer usta Ökkeş Toprak ise "Ben bu mesleğin içinde 7 yaşından beri varım. Baba mesleği, sonra kardeşim de geldi. O daha önce kalaycılık yapıyordu. Sonra birlikte bu işe el attık, beraber mücadele ediyoruz. Çok şükür geçimimizi sağlıyoruz. Eskiden yazın çalışmak çok zordu. Sıcaktan dışarı çıkmak istemezdik. Kışın ise içeride rahat rahat çalışırdık. Bu nedenle kışın gelmesini dört gözle bekleriz. Kış ayları bizim için daha bereketli ve rahat geçiyor. Çok şükür, işimiz gücümüz yerinde" diye konuştu.
Gaziantep’te kışın vazgeçilmezi kuru bamya 2 bin TL’den tezgahta
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:36 Gaziantep’te kışın vazgeçilmezi kuru bamya 2 bin TL’den tezgahta Gazianteplilerin kış aylarında sofralarından eksik etmediği kuru bamya, bu yıl tezgahlarda kilosu 2 bin TL’den yerini aldı. Kentte 25 yıldır esnaflık yapan 41 yaşındaki Ercan Bozlar, kuru bamyaya olan ilginin her yıl arttığını belirterek ürünün hem lezzeti hem de sağlığa faydaları nedeniyle sıkça tercih edildiğini söyledi. Bamyanın özellikle eklem ağrılarına iyi gelmesi nedeniyle sağlık açısından da oldukça değerli olduğunu vurgulayan Bozlar, Gaziantep mutfağında ekşili yemeklerde sıkça kullanıldığını, içerisine et ve nohut eklenerek hem besleyici hem de doyurucu bir öğün hazırlandığını dile getirdi. Bozlar, kuru bamyaların fiyatı ile ilgili ise "Kuru bamyanın kilosu şu an 2 bin TL civarında. Bir dizisi ise 80 ile 100 TL arasında değişiyor. Bir dizi bamya ile 4 kişilik bir öğünlük yemek hazırlanabilir" dedi. "Bamya, eklem ağrılarına iyi gelen, oldukça faydalı ve lezzetli bir yemektir" Bamyanın faydalarını anlatan esnaf Bozlar, "Bamya, eklem ağrılarına iyi gelen, oldukça faydalı ve lezzetli bir yemektir. Ekşili bir yemek olduğu için içine et ve nohut da eklenir. Hem besleyici hem de sağlık açısından yararlıdır. Evet, Gaziantep’e özgü bir ürün olmakla birlikte İç Anadolu’dan da gelir. Ancak Gaziantep’in köylerinde de yetiştirilir. Biz bu bamyaları köylülerden temin ediyoruz. Köylüler bamyayı özellikle gölge alanlarda kurutur. Güneşle direkt temas ettiğinde rengi sararır. Uç kısımları kesilir ve ipe dizilerek kurutulur. Bamya yemeğine ilgi oldukça fazla. 2 dizi alan da var, Konya yöresinden gelip kilolarca alan da. Çünkü Konya’da bamya çorbası çok meşhur. Orada biraz daha iri bamya tercih ediliyor. Bu gördüğünüz tip ise daha küçük olan cinsidir. Daha iri çeşitleri olduğu gibi, bundan da daha ufak olan çiçek bamya türü vardır. Çiçek bamya daha pahalıdır ancak bu ürün de ona yakın kalitededir" diye konuştu.
Gaziantep’te kocası tarafından öldürülen kadının cenazesi ailesine teslim edildi
25 Kasım 2025 Salı - 16:41 Gaziantep’te kocası tarafından öldürülen kadının cenazesi ailesine teslim edildi Gaziantep’in Nizip ilçesinde bir süredir ayrı yaşadığı ve uzaklaştırma kararı aldırdığı kocası tarafından silahla vurularak öldürülen kadının cenazesi, tamamlanan işlemlerin ardından ailesine teslim edildi. Olay, sabah saatlerinde Nizip ilçesi Fırat Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Zehra Özkan (45) şiddetli geçimsizlik nedeniyle bir süredir ayrı yaşadığı kocası Recep Özkan (48) hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Üç çocuk annesi kadın, daha sonra Nizip ilçesinde amcasının evinde yaşamaya başladı. Sabah saatlerinde eve gelen koca Recep Özkan, boşanma aşamasındaki karısını silahla vurarak öldürdükten sonra kaçtı. Karısını öldüren zanlı, polis tarafından vurularak yakalandı Karısını öldürdükten sonra kaçan katil zanlısı koca, Nizip Emniyet Müdürlüğü ekiplerince olay yerine yakın bir noktada teslim olmayı reddedip ekiplere karşılık verme teşebbüsünde bulununca bacağından vurularak yakalandı. Yaralı zanlının hastanedeki tedavisinin polis gözetimi altında devam ettiği öğrenildi. Cenaze aileye teslim edildi Kocası tarafından öldürülen Zehra Özkan’ın cenazesi ise Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazenin, Nizip ilçesinde defnedileceği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Şahinbey Belediyesi’nden Halep’e kardeşlik eli
25 Kasım 2025 Salı - 16:11 Şahinbey Belediyesi’nden Halep’e kardeşlik eli Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Halep Valisi M. Azzam el-Gharib’in daveti üzerine bir dizi temaslarda bulunmak üzere Halep’i ziyaret etti. Ziyaret kapsamında hem kentsel dönüşüm hem de sosyal projeler üzerine önemli görüşmeler gerçekleştirildi, iki şehir arasında güçlü bir iş birliği protokolü imzalandı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Halep Valisi M. Azzam el-Gharib’in daveti üzerine gittiği Halep’te Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz ve Halep Valisi M. Azzam el-Gharib ile birlikte şehrin yeniden ayağa kalması için önemli iş birliği protokolleri imzaladı. "Kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek için Halep’teyiz" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, düzenlenen programda Şahinbey Belediyesi’nin şehircilik alanındaki tecrübelerini paylaştıklarını belirterek, "Kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek ve şehrin yeniden ihyasına katkı sunmak üzere Halep’teyiz. Şahinbey Belediyesi olarak kentsel dönüşüm, konut ve park projelerimizdeki birikimimizi Halep makamlarıyla paylaştık. Ecdadımızın inşa ettiği kadim eserleri yerinde inceleyerek bu mirasın korunmasına yönelik teknik değerlendirmelerde bulunduk" dedi. Şahinbey - Halep arasında önemli iş birliği protokolü Ziyaretin en önemli başlıklarından biri, Halep Valiliği himayesinde Şahinbey Belediyesi ve Halep Şehir Meclisi arasında imzalanan şehircilik iş birliği protokolü oldu. Protokol kapsamında, kentsel dönüşüm modelleri, konut projeleri, yeşil alan ve park uygulamaları, sosyal belediyecilik çalışmaları gibi konularda Şahinbey Belediyesi’nin deneyimleri Halep’e aktarılacak. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "İlçemizde yürüttüğümüz çalışmalarla edindiğimiz tecrübeleri Halep’in yeniden ihyasına destek olmak için paylaşacağız. Bu iş birliğinin Halep’e ve Suriyeli kardeşlerimize hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Kadim eserler için teknik inceleme Ziyaret kapsamında, Halep’in tarihi bölgelerinde incelemelerde bulunan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve beraberindeki heyet, ecdat mirası olan kadim eserlerde restorasyon, koruma ve yeniden canlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmeler yaptı. Yapılan teknik incelemeler, iki şehir arasında kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak bir perspektifin gelişmesini sağladı. "İş birliklerimiz devam edecek" Halep’te gerçekleştirilen görüşmelerde şehrin yeniden imarı, sosyo-ekonomik yapının güçlendirilmesi ve sosyal projelerin yaygınlaştırılması başlıklarında yoğun bir fikir alışverişi yapıldı. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Köklerimizden aldığımız güçle bölgedeki iş birliklerine katkı sunmaya devam edeceğiz. Halep’te gerçekleştirdiğimiz görüşmeler son derece verimliydi" ifadelerini kullandı. Halep Valisi’ne teşekkür Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, ziyaret boyunca gösterdiği misafirperverlik için Halep Valisi M. Azzam el-Gharib’e teşekkür ederek iki şehir arasındaki ortak çalışmaların devam edeceğini vurguladı.
Türkiye - Suriye Yatırım ve İş Birliği Programı Halep’te 500’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirildi
25 Kasım 2025 Salı - 16:10 Türkiye - Suriye Yatırım ve İş Birliği Programı Halep’te 500’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirildi MÜSİAD Gaziantep Şubesi tarafından düzenlenen Türkiye-Suriye Yatırım ve İş Birliği Programı, üç gün boyunca Halep, Çobanbey ve İdlib hattında gerçekleştirilen diplomatik temaslar, saha ziyaretleri ve geniş kapsamlı iş birliği toplantılarıyla tamamlandı. Programın ikinci gününde Halep’te düzenlenen ana etkinlik, Suriye Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’ndan müdürler ve resmi temsilciler, bölgedeki STK başkanları, oda başkanları ve 500’ü aşkın Suriyeli iş insanının katılımıyla, iki ülke iş dünyasının son yıllardaki en önemli buluşmalarından biri olarak kayda geçti. Heyet, programın ilk gününde Çobanbey’de temaslarda bulunarak bölgenin üretim ve ticaret altyapısını yerinde inceledi. Çobanbey Sanayi Bölgesi’nde yapılan görüşmelerde işletmelerin kapasitesi, üretim süreçleri, sınır hattındaki lojistik akış ve Türkiye-Suriye ticaretinin mevcut durumu değerlendirildi. Aynı gün Şeyh Neccar Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren fabrikalar incelendi; bölgenin yeniden imar süreci, üretim kabiliyeti ve yatırım potansiyeli üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Programın ikinci günü Halep’te yapılan resmî temaslarla başladı. MÜSİAD Gaziantep heyeti, ilk olarak T.C. Halep Başkonsolosluğu’nu ziyaret ederek Başkonsolos Muammer Hakan Cengiz ve Ticaret Ateşeleri ile bölgedeki ekonomik gelişmeler, iş dünyasının ihtiyaçları ve karşılıklı ticaretin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Başkonsolosluk ziyaretinin ardından Halep Valiliği, Halep Ticaret Odası ve Halep Sanayi Odası ile yapılan görüşmelerde şehrin yeniden canlanma süreci, yatırım öncelikleri, üretim kapasitesinin artırılması ve Gaziantep-Halep hattındaki ticari iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı. Aynı gün öğleden sonra Halep’te düzenlenen Türkiye - Suriye Yatırım ve İş Birliği Programı açılış programı ile devam etti. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti, MÜSİAD Tanıtım Filmi ve Türkiye’den dönen Muhammed’in hikâyesini konu alan özel video gösterimiyle başladı. Açılış bölümünde MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, Halep ve Gaziantep’in yalnızca komşu şehirler değil, aynı hayatı paylaşan iki kardeş şehir olduğunu vurguladı. Özdurdu, Halep’e yapılan bu ziyaretin yalnızca ekonomik bir çalışmadan ibaret olmadığını, aynı zamanda insani bir sorumluluk taşıdığını belirterek, "Biz buraya sınır ötesine değil; kalbimizin diğer yarısına geldik" ifadeleriyle salonun takdirini topladı. Gaziantep iş dünyasının Halep’in yeniden yapılanması, sanayinin canlanması ve ticaretin güçlenmesi için tüm tecrübeleriyle sahada olmaya hazır olduğunu dile getirdi. Özdurdu’nun ardından MÜSİAD Suriye Başkanı Dr. Mahmud Mustafa, iki ülke arasındaki ekonomik dayanışmanın bölge için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Halep Ticaret Odası Başkanı Muhammed Said Şeyh el-Kar, Halep’in yeniden kalkınma sürecinde Gaziantep’ten gelen destekten duydukları memnuniyeti ifade ederken; Halep Sanayi Odası Başkanı İmad Taha Alkasem, sanayi altyapısının güçlendirilmesi noktasında Türkiye ile yürütülen iş birliğinin önemine vurgu yaptı. T.C. Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz ise Türk özel sektörünün Suriye’nin ekonomik toparlanmasında oynadığı role dikkat çekerek, bu tür organizasyonların bölgede yeni bir ekonomik dinamizm oluşturduğunu belirtti. Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen B2B sektörel görüşmeler, programın en dinamik bölümünü oluşturdu. Türkiye ve Suriye’den çok sayıda iş insanı tekstil, gıda, makine, inşaat, kimya, plastik, mobilya, hizmet ve enerji alanlarında karşılıklı üretim, tedarik ve yatırım imkanlarını değerlendirdi. Görüşmelerde iki ülke iş dünyasının yeniden yakınlaşma ve uzun vadeli ekonomik ortaklık kurma iradesi güçlü bir şekilde ortaya çıktı. Günün kapanışında Halep Valiliği tarafından gerçekleştirilen yatırım sunumunda şehrin yeniden imar süreci, sanayi bölgelerindeki mevcut durum ve yatırımcılar için sunulan yeni fırsatlar detaylı bir şekilde aktarıldı. Sunum, Halep’in üretim ve ticaretin merkezi olarak yeniden güçlenme potansiyelini ortaya koydu. Programın üçüncü günü İdlib’de devam etti. Heyet, İdlib Valiliği ve İdlib Sanayi ve Ticaret Odası ile yaptığı görüşmelerde bölgenin ekonomik yapısı, üretim potansiyeli ve yatırım alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ardından İdlib Royal AVM ve çevresindeki ticari alanlarda yapılan saha ziyaretleriyle bölgedeki ekonomik hareketlilik yerinde gözlemlendi. MÜSİAD Gaziantep’in üç gün boyunca yürüttüğü temaslar, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret köprüsünün yeniden güçlendirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. Halep’te gerçekleştirilen geniş katılımlı iş birliği programı, iki ülke iş dünyasının ortak geleceğe dair güçlü bir irade ortaya koyduğunu gösterdi ve bölgenin kalkınması için anlamlı bir zemin oluşturdu.
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde erken tanıda kemik sintigrafisi
25 Kasım 2025 Salı - 14:13 Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde erken tanıda kemik sintigrafisi Medical Point Gaziantep Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, kemik sintigrafisinin özellikle kanser hastalarında erken tanı ve doğru tedavi planlamasında kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Medical Point Gaziantep Hastanesi, nükleer tıp alanındaki teknolojik altyapısını güçlendirerek bölgedeki ileri tanı imkanlarını genişletiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin nükleer tıp biriminde kullanılan yeni nesil görüntüleme cihazları sayesinde kemik sintigrafisi, hem yüksek çözünürlükte hem de daha kısa sürede gerçekleştirilebiliyor. Bu da hastaların hem konforunu artırıyor hem de hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine imkan sağlıyor. Kemik sintigrafisi uygulamalarında hastaların sonuçlara aynı gün içinde ulaşabilmesi, Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin bölgeye sunduğu önemli avantajlardan biri. Bu sayede hekimler tedavi planlarını hızla oluşturabiliyor ve hastalar için zaman kaybının önüne geçiliyor. Bölgeye değer katan sağlık hizmeti Medical Point Gaziantep Hastanesi yönetimi, nükleer tıp biriminin güçlendirilmesinin yalnızca Gaziantep için değil, çevre iller için de önemli bir sağlık yatırımı olduğunu ifade etti. Hastane, ileri görüntüleme teknikleriyle özellikle onkoloji, ortopedi, romatoloji ve enfeksiyon hastalıkları alanlarında tanı süreçlerini daha etkin hale getirmeyi hedefliyor. Hizmet kapsamı genişliyor Doç. Dr. Füsun Kökçü Aksoy, kemik sintigrafisinin kullanım alanlarını anlatarak, "Kemik sintigrafisinin yanı sıra hastanenin nükleer tıp birimi şu alanlarda da hizmet veriyor. PET/BT görüntüleme, tiroid, böbrek ve kalp sintigrafileri, radyonüklid tedaviler, onkolojik süreçlerin takibi, organ fonksiyon değerlendirmeleri, kemik sintigrafisi, iskelet sistemindeki metabolik değişiklikleri ortaya çıkarmada son derece etkili bir yöntemdir. Kırık şüphelerinden kemik enfeksiyonlarına, romatolojik hastalıklardan kanser metastaz taramalarına kadar birçok durumda başvuruyoruz. Özellikle onkoloji hastalarında, tümör yayılımının erken dönemde tespit edilmesi tedavinin başarısı açısından büyük önem taşıyor. Hastanemizde bu incelemeleri modern cihazlarımızla hızlı, güvenilir ve hasta dostu bir süreçle gerçekleştiriyoruz" dedi.
Şahin, bu yılın ilk deneme sınavında öğrencilerle bir araya geldi
25 Kasım 2025 Salı - 14:12 Şahin, bu yılın ilk deneme sınavında öğrencilerle bir araya geldi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin, kentte LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrenciler için gerçekleştirdiği deneme sınavlarının bu yıl ilki yapıldı. Başkan Fatma Şahin, sınavda ter döken öğrencilerle bir araya geldi. Eğitim Şehri Gaziantep hedefiyle çalışmalarını sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan öğrenciler için kent genelinde uygulanan deneme sınavlarına devam ediyor. Program kapsamında, 8 ve 12’nci sınıf öğrencileri için bu yıl da TYT-AYT ve LGS deneme sınavları uygulanacak. İlk deneme sınavında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Nuriye Zekeriya Kına Ortaokulu ve İnci Konukoğlu Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Eğitim için el ele hep birlikte zirveye Ziyaretlerde Başkan Şahin, öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutladı, yapılan sohbette ise yetenek taramaları konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Ardından öğrencilerle buluşan Başkan Şahin, sınava giren tüm öğrencilere başarılar diledi, verilen destekler be gençlerin azmiyle "Eğitim için el ele hep birlikte zirveye!" diyerek hedef belirledi. Bu yıl toplam 820 bin deneme sınavı dağıtılacak Lise ve üniversiteye hazırlanan öğrencilerin kendilerini ölçmesi, sınav stresini azaltması ve eksiklerini görmesi amacıyla yapılan deneme sınavlarında bu yıl toplam 820 bin adet TYT-AYT ve LGS deneme kitapçığı dağıtılacak. İlk uygulamada; 12’nci sınıf öğrencileri için 286 okulda 26 bin 595, 8’inci sınıflar için ise 405 okulda 49 bin 966 öğrenci aynı anda sınava girerek seviyelerini ölçme imkanı buldu. Bu şehir öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz sayesinde eğitim şehri oldu Başkan Fatma Şahin, öğrencilere yaptığı konuşmada Büyükşehir Belediyesi olarak eğitim için desteklerini sürdürdüklerini belirterek, "Bu şehir öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz sayesinde eğitim şehri oldu. Ölçümleme çok önemli. Ölçmediğimiz şeyi düzeltemeyiz. Her şey sizde başlıyor. Hangi konuda güçlüyüz hangi konuda zayıfız bakabilirsiniz. Kendinizle yarışıyorsunuz başkasıyla değil. 7 ayımız var. Paniğe gerek yok. Odaklanma, tekrar ve kitap okuma çok önemli. Bu ölçmelerle zayıf konularımıza yönelip kendimizi düzelteceğiz. Siz gençlerden çok güzel sonuçlar bekliyoruz, çok başarılısınız. Tüm Gaziantep’te yapıyoruz bu sınavı kendinizin durumuna bakacaksınız" dedi. Ziyaretlerde eşlik eden İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı ise sınavlara hazırlanan öğrencilere tavsiyeler vererek, "Bugün Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle tüm ilimizde bu sınav aynı anda uygulanıyor. Bu deneme sınavlarıyla kaygıları gideriyor, gerçek sınava hazırlanmış oluyorsunuz ve kendinizi görmüş oluyorsunuz. Konu konu analiz yapabiliyorsunuz. Başkan Fatma Şahin’e teşekkür ediyoruz bu desteği için" diye konuştu.
Gaziantep’te karısını öldüren zanlı, polis tarafından vurularak yakalandı
25 Kasım 2025 Salı - 13:56 Gaziantep’te karısını öldüren zanlı, polis tarafından vurularak yakalandı Gaziantep’in Nizip ilçesinde karısını öldürdükten sonra kaçan katil zanlısı koca, polis ekiplerince silahla vurulduktan sonra yakalandı. Hastaneye kaldırılan zanlının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olay, sabah saatlerinde Nizip ilçesi Fırat Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Zehra Özkan (45) şiddetli geçimsizlik nedeniyle bir süredir ayrı yaşadığı kocası Recep Özkan (48) hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Üç çocuk annesi kadın, daha sonrasında Nizip ilçesinde amcasının evinde yaşamaya başladı. Sabah saatlerinde eve gelen koca Recep Özkan, boşanma aşamasındaki karısını silahla vurarak öldürdükten sonra kaçtı. Karısını öldüren zanlı, polis tarafından vurularak yakalandı Karısını öldürdükten sonra kaçan katil zanlısı kocayı yakalamak için Nizip Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Polis ekiplerinin çalışması sonucu olay yerine yakın bir noktada kıstırılan zanlı, teslim olmayı reddedip ekiplere karşılık verme teşebbüsünde bulununca bacağından vurularak etkisiz hale getirildi. Hafif yaralanan zanlı, ilk müdahalenin ardından yakındaki özel hastaneye kaldırıldı. Katil zanlısı kocanın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken polis ekipleri hastane çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.