Yerel Haberler
Gaziantep
Mehmet Kaya’dan Türk Polis Teşkilatının 181. Kuruluş yıl dönümü mesajı 10 Nisan 2026 Cuma - 11:16:01 Gaziantep’in Araban ilçesinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren Mehmet Kaya, Türk Polis Teşkilatının 181’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Mehmet Kaya mesajında, ’’Vatan toprağımızda huzur ve güveni sağlayan, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her an yanında olan, milletine gözü gibi bakarak şanlı bayrağımızı göğsünde taşıyan ve mesai mefhumu gözetmeksizin birçok hayati görevi üstlenmiş olan Emniyet Teşkilatımızın 181’inci kuruluş yıldönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. 10 Nisan 1845 tarihinde Polis Nizamnamesiyle kurulan ve yaklaşık iki asırdır, devletimizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan tehdit ve tehlikelere karşı mücadele etmeyi kendisine vazife edinen, gücünü kanunlardan, desteğini de milletimizden alan, geçmişi şan ve şerefle dolu Emniyet Teşkilatımız; devletimizin en köklü yapılarından birisi olmuştur. Emniyet Teşkilatımız, ülkemizin her kritik döneminde olduğu gibi özellikle son dönemde yaşadığımız deprem sürecinde de görevlerini başarıyla ifa ederek milletimizin takdirine mazhar olmuştur. Vatan topraklarımızın dört bir tarafında büyük bir özveri ile çalışan, milletimizin güven ve iftihar kaynağı olan ve her şartta canlarını ortaya koyan Kahraman Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıldönümünü ve içinde bulunduğumuz ‘’Polis Haftası’nı kutluyorum’’ ifadelerine yer verdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:12 Hasan Altun, Türk Polis Teşkilatının 181. Kuruluş yıl dönümünü kutladı Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Türk Polis Teşkilatının 181’inci kuruluş yıl dönümün dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Hasan Altun mesajında, ’’10 Nisan 1845 tarihinde kurulan Emniyet Teşkilatımız, 181 yıldır Vatan ve Milletin bölünmez bütünlüğünü, halkımızın huzur ve mutluluğunu, can ve mal güvenliğini sağlamak, insan hak ve özgürlüklerini korumak için büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Köklü bir geçmişe, tecrübe ve birikime sahip olan Türk Polis Teşkilatı, Kanunların uygulanmasını gözetmek, kamu düzeni ile vatandaşların huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak amacıyla kutsi bir görev üstlenmiştir. Zaman ve mekan mefhumu gözetmeksizin, dürüst ve özverili çalışma anlayışıyla üstlendiği her görevi yerine getiren emniyet mensupları, insan haklarına saygılı, vatandaşlarımıza karşı hoşgörülü, yüksek disiplin anlayışına sahip, güler yüzlü ve yardımsever olmasıyla da aziz milletimizin gönlünde ayrı bir yere sahiptir. Türk Polis Teşkilatı, ülkede iç huzur, güven ve istikrar ortamının korunmasındaki en büyük güvencedir.181 yıllık bilgi ve deneyimiyle büyük başarılara imza atan Polis Teşkilatımız, vatandaşlarımızın çekinmeden, korkmadan başvurabileceği bir güven ve huzur kapısıdır. Kahraman Türk Polisi, devletinin ve milletinin değerlerine yürekten bağlı kalarak, devletinin ve milletinin bekası için hiç tereddüt etmeden canını feda etmekten çekinmemiş; Devletimiz, Aziz Milletimiz, istiklalimiz ve demokrasimiz için mücadele vermiştir. Bu duygu ve düşüncelerimle, Türk Polis Teşkilatı mensuplarının Polis Haftasını ve 10 Nisan Polis Günü’nü kutluyorum. Görevlerini yerine getirirken şehit olan polislerimizi rahmetle anıyor, gazi polislerimize şükranlarımı sunuyor, görevi başında bulunanlara ve emekli olanlara aileleriyle birlikte sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum’’ ifadelerine yer verdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:08 Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hayri Alıcı: "Yanlış beslenme ve uykusuzluk kalbinizi yıpratıyor" Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hayri Alıcı, kalp sağlığının korunmasında erken yaşta yapılan önleyici kontrollerin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, kalp ve damar hastalıklarının çoğunlukla 30’lu ve 40’lı yaşlardan itibaren gelişmeye başladığını vurguladı. Kalbin, vücuda oksijen ve temel besinleri taşıyan hayati bir organ olduğunu belirten Dr. Alıcı, "Kalp, kanı pompalayarak tüm organların sağlıklı çalışmasını sağlar. Bu nedenle kalp sağlığı, sadece kalbi değil; başta beyin, böbrek ve akciğer olmak üzere tüm vücut sistemini doğrudan etkiler" dedi. "Kalp krizi risk faktörlerine dikkat" Kalp krizinin, kalbe giden kan akışının aniden kesilmesi sonucu meydana geldiğini ifade eden Dr. Alıcı, ileri yaş, , cinsiyet, en önemlisi genetik faktörler, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı ve obezitenin kalp ve damar hastalıklarını artıran başlıca risk faktörleri olduğunu vurguladı. "Uyku kalitesi kalp sağlığını etkiliyor" Uyku düzeninin kalp sağlığı üzerindeki etkisine de değinen Dr. Alıcı, "Uykuya dalmada zorluk, uykuyu sürdürememe ya da kalitesiz uyku gibi problemler yaşayan bireylerde kalp ve damar hastalıklarına daha sık rastlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Gizli tehlike: işlenmiş ve paketli gıdalar" Günlük hayatta sıkça tüketilen bazı gıdaların uzun vadede kalp sağlığını tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Alıcı, paketli atıştırmalıklar, hazır yemekler, işlenmiş et ürünleri ve şekerli içeceklerin yüksek miktarda tuz, şeker ve doymuş yağ içerdiğini belirtti. Bu tür gıdaların zamanla damar yapısını bozarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. "Kalp sağlığını korumak mümkün" Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hayri Alıcı, kalp sağlığını korumanın mümkün olduğunu belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Dr. Alıcı, "Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz, tansiyon ve kolesterol seviyelerinin kontrol altında tutulması, sigara ve alkolden uzak durulması, stresten kaçınılması ve düzenli doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi kalp sağlığının korunmasında büyük rol oynar" dedi.
Kronik ağrı ve spastisite tedavisinde güncel yaklaşımlar
31 Mart 2026 Salı - 10:27 Kronik ağrı ve spastisite tedavisinde güncel yaklaşımlar Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi. Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, kronik ağrı ve spastisite tedavisinde uygulanan ileri yöntemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta, yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" şeklinde konuştu. "Spastisite günlük yaşamı zorlaştırıyor" Spastisitenin beyin veya omurilik kaynaklı sinir hasarlarına bağlı olarak kasların istemsiz kasılı kalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Kara, "Bu durum hastalarda hareket kısıtlılığına, ağrıya ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi zorluklara yol açar" diye konuştu. Spastisitenin inme, omurilik yaralanmaları, serebral palsi, multipl skleroz ve travmatik beyin hasarı sonrası gelişebildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Amacımız sadece kas sertliğini azaltmak değil, hastanın bağımsızlığını artırmaktır" ifadelerini kullandı. "Baklofen pompası ile daha etkili sonuç" İleri düzey spastisite hastalarında baklofen pompası uyguladıklarını söyleyen Op. Dr. Kara, "Bu yöntemle kas gevşetici ilaç doğrudan omurilik çevresine verilir. Böylece daha düşük dozlarla daha güçlü etki elde edilir" dedi. Ağızdan alınan ilaçların yüksek dozlarda yan etkilere yol açabildiğini vurgulayan Op. Dr. Kara, "Baklofen pompası sayesinde hem etki artar hem de yan etkiler minimuma iner" diye konuştu. Pompa sisteminin cerrahi olarak yerleştirildiğini dile getiren Op. Dr. Kara, "İlaç gün boyunca kontrollü şekilde verilir. Bu sayede hastalarda kas sertliği azalır, hareket kabiliyeti artar ve bakım süreçleri kolaylaşır" dedi. "Kemik tutulumu olan kronik kanser ağrısında morfin pompası etkilidir" Şiddetli ve uzun süreli ağrılarda morfin pompasının önemli bir seçenek olduğunu belirten Kara, "Klasik tedavilerle kontrol altına alınamayan ağrılarda bu yöntem etkili sonuçlar sağlar. İlaç doğrudan sinir sistemi üzerinden verilir. Daha düşük dozlarla daha güçlü ve uzun süreli ağrı kontrolü sağlanır. Bu yöntem sayesinde hastaların uyku düzeni, beslenmesi ve günlük aktivitelerinde iyileşme görülür. Ağızdan alınan ilaçlara bağlı yan etkiler de azalabilir" açıklamasında bulundu. "Her bel ve boyun ağrısı ameliyat gerektirmez" Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin de uygulandığına değinen Op. Dr. Kara, "Bel ve boyun ağrılarında epidural enjeksiyonlar, sinir blokları ve radyofrekans gibi yöntemlerden faydalanıyoruz. Toplumda sık görülen bel ve boyun ağrıları her zaman cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ile birçok hastayı ameliyatsız tedavi edebiliyoruz. Bu işlemler kısa sürede uygulanır ve hastalar aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi sürecinde doğru hasta seçimi önemli" Spastisite ve kronik ağrı tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Op. Dr. Kara, "Nöroloji, fizik tedavi ve beyin cerrahisi uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı hastalarda başarı oranı artar. Her hasta detaylı şekilde değerlendirilir. Uyguladığımız yöntemler her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle en doğru tedavi planını hastaya özel olarak belirliyoruz" dedi. Açıklamasının sonunda önemli bir mesaj veren Op. Dr. Kara, "Günümüzde ağrı ve spastisite tedavisinde çok önemli gelişmeler var. Doğru hastaya, doğru zamanda uygulanan tedavilerle yaşam kalitesi artırılabilir" dedi.
Araban’da Antep fıstığı tarlalarında yabancı otlarla ilaçlı mücadele
31 Mart 2026 Salı - 09:49 Araban’da Antep fıstığı tarlalarında yabancı otlarla ilaçlı mücadele Gaziantep’in Araban ilçesinde etkili olan yağışların ardından Antep fıstığı üreticileri, 2-3 yıl önce dikilen fidanların diplerinde oluşan yabancı otlara karşı ilaçlı mücadele başlattı. Araban ilçesine bağlı kırsal Aşağı Yufkalı Mahallesi’nde Antep fıstığı üreticisi Seyyit Yeter, üç yıl önce kendisine ait 15 dönümlük araziye diktiği fidanların diplerinde oluşan yabancı otları kurutmak amacıyla ilaçlama çalışmalarına başladığını söyledi. Yeter, "Kış mevsiminde yağışların yoğun olmasıyla birlikte, bahar aylarında güneşli havaların da etkisiyle fidan diplerinde yabancı otlar oluştu. Bu otlar, özellikle genç fidanların gelişimini olumsuz etkileyerek su ve besin maddelerine ortak oluyor. Bu nedenle ilaçlı mücadeleye başladık" dedi. Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun ise Antep fıstığı üretiminde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla yabancı otlarla mücadelenin önemine dikkat çekti. Altun, "Arabanlı üreticilerimiz, özellikle 2-3 yıl önce dikilen genç fidanların bulunduğu alanlarda yabancı otlarla mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Kış yağışlarının ardından güneşli havaların etkisiyle hızla çoğalan yabancı otlar su, ışık ve besin maddeleri açısından fidanlarla rekabet ederek gelişimlerini engelliyor. Bu nedenle ilaçlı mücadele bir zorunluluk haline geliyor" ifadelerini kullandı.
Ağrı kesicilere dikkat: Bilinçsiz kullanım kalbi tehlikeye atıyor
31 Mart 2026 Salı - 09:47 Ağrı kesicilere dikkat: Bilinçsiz kullanım kalbi tehlikeye atıyor Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, ağrı kesicilerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımının kalp sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Günlük yaşamda sıkça başvurulan ağrı kesicilerin masum gibi görünse de özellikle uzun süreli ve yüksek dozda kullanımının kalp ve damar hastalıkları riskini artırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Toplumda reçetesiz ilaç kullanımının yaygın olması, bireylerin bu tür ilaçları hekim önerisi olmadan tüketmesine neden oluyor. Ancak bu durum, farkında olunmadan kalp sağlığını tehdit edebiliyor" dedi. Kalp krizi ve tansiyon riskine dikkat Özellikle nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan ağrı kesicilerin, tansiyon yükselmesine, damar yapısında bozulmalara ve pıhtılaşma riskinde artışa yol açabileceğini belirten Yazıcı, bu durumun kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlara zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Kalp hastalığı öyküsü olan bireyler, hipertansiyon hastaları ve ileri yaş grubu, ağrı kesici kullanımında çok daha dikkatli olmalıdır. Bu hastalar mutlaka doktor kontrolünde ilaç kullanmalıdır" şeklinde konuştu. "Masum görünen ilaçlar ciddi sorunlara yol açabilir" Ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımında böbrek fonksiyonlarında bozulma, vücutta sıvı tutulumu ve buna bağlı kalp yükünde artış gibi problemlerin de görülebileceğini belirten Yazıcı, bilinçsiz ilaç kullanımının sadece mevcut hastalıkları kötüleştirmekle kalmayıp yeni sağlık sorunlarını da tetikleyebileceğini söyledi. "Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın" Toplum sağlığını korumak adına vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Ağrı kesiciler dahil olmak üzere hiçbir ilaç, doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Özellikle kronik hastalığı olan bireyler, düzenli kullandıkları ilaçlarla etkileşim riski açısından mutlaka uzman görüşü almalıdır" diye konuştu. Sağlıklı bir kalp için bilinçli ilaç kullanımı şart Son olarak, ağrı kesici kullanımında doz ve süreye dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, sağlıklı bir yaşam için bilinçli ilaç kullanımının önemine dikkat çekti.
Yılmaz’dan kadın ve çocuklara anlamlı ziyaret
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:25 Yılmaz’dan kadın ve çocuklara anlamlı ziyaret Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Bedri İncetahtacı Sosyal Tesisi’nde eğitim gören kadın ve çocukları ziyaret ederek, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. kursiyerlerle yakından ilgilenen Yılmaz, kadınların el emeği göz nuru ürünlerini tek tek inceleyerek yapılan çalışmaların önemine dikkat çekti. Tesiste verilen eğitimlerin hem kadınların sosyal hayata katılımını artırdığını hem de ekonomik anlamda güçlenmelerine katkı sağladığını belirten Yılmaz, "Kadınlarımızın üretmesi, öğrenmesi ve kendilerini geliştirmesi bizim için son derece kıymetli. Burada ortaya konulan her ürün, aslında büyük bir emeğin ve azmin göstergesi" dedi. "Üretimin ve emeğin her zaman yanındayız" Kadın kursiyerlerle sohbet eden ve onların taleplerini dinleyen Yılmaz, belediye olarak her zaman üretimin ve emeğin yanında olduklarını vurgulayarak, "Kadınlarımızın hayatın her alanında daha aktif rol alabilmesi için projeler üretmeye, destek olmaya devam edeceğiz. Bu merkezler sadece bir eğitim alanı değil, aynı zamanda dayanışmanın ve birlikte üretmenin adresidir" ifadelerini kullandı. "Çocuklara her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz" Ziyaret kapsamında çocuklarla da bir araya gelen Yılmaz, onların eğitim süreçleriyle yakından ilgilenerek çeşitli etkinliklere katıldı. Çocukların neşesi ve enerjisinin kendilerine umut verdiğini dile getiren Yılmaz, geleceğin teminatı olan çocuklar için her türlü desteği sağlamaya devam edeceklerini söyledi. Projeler aratarak devam edecek Bedri İncetahtacı Sosyal Tesisi’nde verilen eğitimlerin her geçen gün daha fazla vatandaşın hayatına dokunduğunu belirten Yılmaz, bu tür sosyal projelerin artarak devam edeceğinin altını çizdi. Kadınların üretime katıldığı, çocukların güvenli ve verimli ortamlarda eğitim aldığı bu merkezlerin Şehitkamil’in sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi, TUA AstroHackathon Gaziantep 2026’ya ev sahipliği yaptı
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:25 Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi, TUA AstroHackathon Gaziantep 2026’ya ev sahipliği yaptı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi’nin yürütücülüğünde ve ev sahipliğinde, ulusal çapta eş zamanlı olarak düzenlenen TUA AstroHackathon Gaziantep 2026 başarıyla tamamlandı. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) koordinasyonunda 28-29 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen ve 36 saat kesintisiz devam eden yarışmalara 15 takımdan toplam 68 yarışmacı katıldı. Şehirde uzay farkındalığını artırmayı ve inovasyon kültürünü güçlendirmeyi hedefleyen organizasyon, lise ve üniversite öğrencileri ile genç profesyonelleri bir araya getirdi. Gençlerin bilimsel çözüm üretme, ekip çalışması ve girişimcilik becerilerini geliştirmek ve ulusal teknoloji ekosistemine kazandırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, katılımcılar kendilerine sunulan problem başlıkları doğrultusunda 36 saat boyunca kesintisiz bir proje geliştirme süreci yürüttü. Gaziantep birincisi finallerde kenti temsil etme hakkı kazandı Merkezin teknik imkânları ve uzman mentör desteğiyle şekillenen çalışma kampında, süreç sonunda yerel jüri tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde Gaziantep şehir birincisi, Türkiye Uzay Ajansı tarafından düzenlenecek ulusal final sürecinde kenti temsil etme hakkı kazandı. Düzenlenen yarışmalar sonucunda Sol Cadente Takımı birinci olarak Gazi şehri finallerde temsil etme hakkı kazanırken, Quasar Takımı ikinci, Team One Takımı ise üçüncü oldu.
Şahinbey’de örnek etkinlik: Atıklar sanata dönüştü
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:37 Şahinbey’de örnek etkinlik: Atıklar sanata dönüştü Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde bulunan Zeliha Ziylan Kız Anadolu Lisesi öğrencileri, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde geri dönüşüm malzemelerinden ürettikleri enstrümanlarla keyifli anlar geçirdi. Şahinbey ilçesinde bulunan Zeliha Ziylan Kız Anadolu Lisesi’nde bulunan öğrenciler, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Okulda düzenlenen program kapsamında eğitim gören 300 kız öğrenci tarafından plastik şişe, ceviz kabuğu, kapak, teneke kutu ve karton gibi atık materyaller kullanılarak hazırlanan enstrümanlarla sahne alan öğrencilerin mini konseri ile beğeni topladı. Geri dönüşüm malzemelerinden ürettikleri enstrümanlarla müzik gösterisi düzenledi. Tahmazoğlu, öğrencilerin çevre bilincine katkı sağlayan çalışmalarını takdir ederek bu tür etkinlikleri desteklediklerini ifade etti. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, öğrencilerin müzik performansının ardından sona erdi. Düzenlenen etkinliğin çok anlamlı olduğunu ifade eden Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, belediye olarak geri dönüşümle ilgili okullarda şu anda bilinçlendirme çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Tahmazoğlu, "Bugün, 30 Mart Dünya Sıfır Atık Günü. Bu vesilesiyle Zeliha Ziylan Okulu’muzu ziyaret ettik ve öğrencilerimizin burada geri dönüşüm malzemelerinden hazırladıkları enstrümanlarla yapmış oldukları müzik gösterisini izledik. Ayrıca yine sol tarafımızda geri dönüşüm malzemelerini toplamışlar bu konuda katkı sağlıyorlar. Ben bu duyarlılıklarından dolayı Zeliha Ziylan Okul Müdiremize, öğretmenlerine ve öğrencilerine teşekkür ediyorum. Tabii sıfır atıkla alakalı ülkemizde başta Cumhurbaşkanımızın ve değerli eşleri Emine Hanımefendi’nin öncülüğünde bir çalışma yürütülüyor. Bundan dolayı teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Bizim de Şahinbey Belediyesi olarak geri dönüşümle ilgili okullarımızda şu anda bilinçlendirme çalışmamız devam ediyor. Tüm okullarımıza geri dönüşümle alakalı atık kutuları koyduk. Geri dönüşümle alakalı okullarımızda geri dönüşüm malzemesi getiriyoruz. Geri dönüşüm getiren okullarımıza sıvı sabun ve yüzey temizleyici desteği veriyoruz. Ayrıca okullarımızın ihtiyaçlarına bu anlamda destek veriyoruz. Geri dönüşüm çok önemli. Çünkü doğanın temiz kalması, çocuklarımıza daha güzel bir çevre ve gelecek bırakmak adına çevreyi temiz tutmamız ve kirletmememiz gerekiyor" dedi. "Doğayla yapmış olduğumuz mücadeleyi eğer biz kazanırsak aslında kaybetmiş olacağız" Şahinbey Belediyesi olarak çevresel konularda birçok çalışma yürüttüklerini ifade eden Tahmazoğlu, "Doğayla yapmış olduğumuz bu mücadeleyi eğer biz kazanırsak aslında kaybetmiş olacağız. Bunun için diyoruz ki doğayla mücadele etmeyelim. Çevremizi koruyalım, daha çok ağaçlandırma yapalım, daha çok ağaç dikelim, çevreyi koruyalım. Şahinbey Belediyesi olarak da 670 tane park yaptık. 5 milyona yakın ağaç dikimi gerçekleştirdik. Çiftçilerimize bu anlamda destekler veriyoruz. Okullarımıza ağaç dikmek suretiyle çocuklarımıza bu etkinliğe katarak onların da doğayı korumasına katkı sağlıyoruz. Özellikle de geri dönüşüm anlamında 12 noktada bankamatik noktası oluşturduk. Vatandaşlarımız evlerinde topladıkları geri dönüşümler. Geri dönüşüm malzemelerini buraya getirerek karşılığında çeşitli hediyeler alabiliyorlar. Amacımız bu konuda tüm gençlerimizi ve vatandaşlarımızı geri dönüşüme alıştırmak ve doğamızı korumak" ifadelerini kullandı. "Projenin okulumuza çok faydası oldu" Okulda gerçekleştirilen projeden bahseden Nisanur Aslan, "Bugün atıklarımızı geri dönüşüm kapsamında okulumuza getirdik. Doğamız ve çevremiz için atıklarımızı dönüştürmemiz gerekiyor. Bizim okulumuzda bu durumun farkında olduğu için böyle bir proje geliştirdi. Projenin okulumuza çok faydası oldu" şeklinde konuştu. Geri dönüşüm malzemelerinden ürettiği enstrümanını tanıtan Aydagül Yılmaz, "Biz bugün geri dönüşüm projesini tanıtacağız. Krokap ismini verdiğimiz bir enstrümanı atık kağıtlardan ve kapaklardan ürettik. Müzikten gelen kronometrenin baş harfleri kro ve kapakların da kap kısmını alarak isim koyduk" diye konuştu. Etkinliğe Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Güneş ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Uzm. Dr. Baver Demir: "Ateş, öksürük, döküntü çocuklarda her belirti neden ciddiye alınmalı"
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:31 Uzm. Dr. Baver Demir: "Ateş, öksürük, döküntü çocuklarda her belirti neden ciddiye alınmalı" Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Baver Demir, çocukluk döneminde sık görülen belirtiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çocukluk döneminin, bağışıklık sisteminin henüz gelişim aşamasında olduğu hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Baver Demir, bu dönemde ortaya çıkan ateş, öksürük ve döküntü gibi belirtilerin her zaman dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Ateş tek başına bir hastalık değil, vücudun bir tepkisidir" diyen Demir, özellikle uzun süren, düşmeyen ya da sık tekrarlayan ateşin mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Demir, bu durumun basit enfeksiyonlardan daha ciddi sağlık sorunlarına kadar farklı nedenlere bağlı olabileceğini ifade etti. Öksürüğün çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı geliştiğini belirten Uzm. Dr. Baver Demir, "Ancak uzun süre geçmeyen, gece artan ya da nefes darlığı ile birlikte görülen öksürükler, alerjik hastalıkların veya alt solunum yolu enfeksiyonlarının habercisi olabilir. Bu nedenle ailelerin bu belirtileri yakından takip etmesi gerekir" dedi. Deri döküntülerinin de ebeveynlerde sık endişe oluşturan belirtiler arasında yer aldığını söyleyen Demir, bazı döküntülerin basit viral enfeksiyonlarla ilişkili olabileceğini, ancak ateş, halsizlik, iştahsızlık ya da hızlı yayılım gibi görülen döküntülerin daha ciddi hastalıkların işareti olabileceğini kaydetti. Erken teşhisin çocuk sağlığında hayati önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Baver Demir, "Çocuklarda görülen hiçbir belirti ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle göz ardı edilmemelidir. Özellikle küçük yaş grubunda hastalıklar hızlı ilerleyebilir. Şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Baver Demir ebeveynlerin bilinçli ve dikkatli yaklaşımının, çocuklarda ihtimal ciddi hastalıkların erken teşhis ve tedavisinde kritik rol oynadığını vurguladı.
Binlerce çivi ve metrelerce bakır telle hayaller sanata dönüşüyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:19 Binlerce çivi ve metrelerce bakır telle hayaller sanata dönüşüyor Gaziantep’te filografi eğitimi alan kadın kursiyerler, binlerce çivi ve metrelerce bakır telle hayallerini sanata dönüştürüyor. Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer alan, tellerin çivilerin arasından geçirilmesiyle yapılan filografi sanatını yaşatmaya çalışan kadınlar, çivi ve bakır telleri maharetli elleriyle sanat eserine dönüştürüyor. Binlerce çivi ve metrelerce bakır tel kullanılıyor Şahinbey ilçesinde kadınların hem sosyalleşmeleri hem de aile bütçelerine katkı sunmaları amacıyla filografi kursu açıldı. Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi içinde Şahinbey Belediyesi Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde açılan kursa katılan kadınlar, binlerce çivi ve metrelerce bakır telle hayallerini sanata dönüştürüyor. Çivi ve telin kullanıldığı filografi tekniğiyle birbirinden değerli sanatsal eserler ortaya çıkarılan kursta kimi kadınlar hayatında ilk defa bir meslek edinmenin ve maddi kazanç sağlayacak olmanın gururunu yaşıyor. Türk bayrağı büyük ilgi görüyor Hayal güçlerini kullanarak sabır ve emekle ellerine çekiç, çivi ve tel alıp ahşabı sanata dönüştüren kadınların yaptığı ürünler, büyük ilgi görüyor. Kadın kursiyerler, Türk bayrağı başta olmak üzere diğer ürünlere gösterilen ilgiden memnuniyet duyuyor. Geçtiğimiz günlerde Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye edilen Şahinbey Millet Cami ve Külliyesi’nin özel filografi tablosunu da hazırlayan kursiyer kadınların bin bir emek ve zahmetle günlerce hazırladıkları tablolar, adeta göz kamaştırıyor. Kursta eğitmenlik yapan Fatoş Karayılan, ilçedeki kadınların meslek edinmeleri, sanat öğrenmeleri ve aile ekonomilerine katkı sağlamaları amacıyla açılan kursun büyük ilgi gördüğünü söyledi. "Kursiyerlerimiz filografi sanatını severek öğreniyor" Hem eğitmen hem de filografi sanatçısı olduğunu ve kursta kadınlara filografi sanatını öğrettiğini dile getiren Karayılan, "Aktif 20 kursiyerimiz var. Kursumuz sabah ve öğlenden sonra 2 ayrı gruba yönelik var. Toplam 40 kursiyerimiz var. Eserlerin hepsini kursiyerlerimizle birlikte yapıyoruz. Kursiyerlerimiz bu kursta filografi sanatını severek öğreniyorlar. Kursiyerlerimiz burada yapmış oldukları eserleri hem hediye ediyorlar hem de aynı zamanda satışını da yapıyorlar. Bu sayede para da kazanıyorlar ve aile bütçesine katkıda bulunuyorlar" dedi. "Sevilen bir sanat oldu" Filografi sanatının çivi ve tellerle yapılan bir sanat olduğunu bildiren Karayılan, "Geçmişi İran’a dayalı bir sanattır ve çok eski bir sanattır. Şu anda aktif bir şekilde popüler oldu. Ciddi anlamda da sevilen bir sanat oldu. Hat üzerine çalışıyoruz. Model çalışmalarımız da var ama genel anlamda biz ayet üzerinde çalışıyoruz. Bunu da hat üzerinde uyguluyoruz. Çalışmalarda bakır tel kullanıyoruz ve bu sanata uygun çivilerimiz var. O çivileri kullanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sabır ve emek isteyen bir sanat" Filografi sanatının zor bir sanat olmakla birlikte emek ve sabrı isteyen bir sanat olduğunu vurgulayan Karayılan, "Her şeyden önce kişinin bu sanatı sevmesi gerekiyor. Sevdiği zaman gerçekten çok güzel işler başarılıyor ve ortaya güzel eserler çıkarılıyor. Elbette kişiden kişiye değişiyor ama bir yılda çok ileri seviyeye gelen öğrencilerimiz var. 6 ayda da bu sanatı öğrenen kursiyerlerimiz var" şeklinde konuştu. "Filografi sanatını çok çabuk öğrendim" Kursiyerlerden Şule Nergiz Şenel, "Yaklaşık 7 aydır filografi kursuna geliyorum. yaklaşık bir yıl önce zihinsel engelli olan kızımı her hangi bir kursa göndermek istedim. Hiçbir kurs kabul etmemişti. Fatoş hocanın sayesinde kızım bu kursa geldi. Kursta bir şeyler yapmaya başladı. Ben de hem kızımı yalnız bırakmamak hem de bu sanatla ilgili duymaya başladığım için kursa katıldım. Filografi sanatını çok çabuk öğrendim ve çok güzel eserler çıkardığımı düşünüyorum" dedi. Kursta çok güzel vakit geçirdiklerini ve meslek sahibi olduklarını dile getiren Ayşe Şirin ise, "Bu kursun bana birçok katkısı oldu. Öncelikle bu kurs bana sabrı öğretti. Bir işin nasıl sabırla yapılacağını ve ilmek ilmek çiviyi tele sarmak gerçekten sabır istiyor. Evde boş durmaktansa kursa gelip bir şeyler yapmak insana daha çok şeyler katıyor. Birçok kursa gittim ama burada gerçekten filografi sanatını severek yapıyoruz. Hocamız bize sabır ve sevgiyle bu sanatı öğretti. Severek yapıyorum" diye konuştu.
Musa Özgüçlü’ye "Sağlığa En Büyük Yatırım Yapan Hayırsever" ödülü
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:17 Musa Özgüçlü’ye "Sağlığa En Büyük Yatırım Yapan Hayırsever" ödülü Türkiye’nin önde gelen makarna üreticilerinden Oba Makarna, Gaziantep’te sağlık alanına sunduğu katkılarla anlamlı bir ödüle layık görüldü. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Kent Konseyi ve Gaziantep-Kilis Tabip Odası’nın katkılarıyla düzenlenen, şehrin önde gelen isimlerini bir araya getiren ödül töreninde, Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Musa Özgüçlü, "Sağlığa En Büyük Yatırım Yapan Hayırsever" ödülünü aldı. Gaziantep’te gerçekleşen törende kamu temsilcileri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çok sayıda davetli bir araya gelirken, sağlık alanında topluma değer katan kişi ve kurumlar da onurlandırıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen gecede, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan tarafından Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Musa Özgüçlü’ye takdim edilen ödül, Oba Makarna’nın bölgeye kazandırdığı kalıcı sağlık yatırımlarının ve toplumsal fayda odaklı yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu. Gaziantep’in sağlık altyapısına sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefleyen Oba Makarna, bugüne kadar şehirde toplam 5 Sağlık Ocağı ve 1 UMKE deposu projesini hayata geçirdi. Bu kapsamda 4 Sağlık Ocağı ve 1 UMKE deposunun yapımı tamamlanırken, 1 Sağlık Ocağı projesinin inşaatı ise devam ediyor. Tamamlanan projeler arasında Musa Özgüçlü, Aynur Özgüçlü, İpek Cıncıkcı ve Alpaslan Özgüçlü adına gerçekleştirilen sağlık ocakları ile UMKE deposu yer alırken, inşaatı süren sağlık ocağı ise Hakan Özgüçlü adına Gaziantep’e kazandırılmaya devam ediyor. Hayata geçirilen bu yatırımlar, bölge halkının sağlık hizmetlerine daha hızlı ve erişilebilir şekilde ulaşmasına katkı sağlarken, aynı zamanda afet ve acil durum süreçlerinde kritik rol üstlenen UMKE altyapısını da güçlendiriyor. "Sağlığa yapılan yatırım, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır" Ödüle ilişkin değerlendirmede bulunan Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Musa Özgüçlü, "Bu ödül bizim için yalnızca bir takdir değil, aynı zamanda taşıdığımız sorumluluğun da önemli bir göstergesidir. Biz Oba Makarna olarak büyümeyi yalnızca ekonomik başarıyla değil, bulunduğumuz şehre, ülkemize ve insanımıza kattığımız değerle anlamlı buluyoruz. Sağlık, toplumun en temel ihtiyacı ve geleceğe güvenle bakabilmenin en güçlü şartıdır. Gaziantep’e kazandırdığımız sağlık ocakları ve UMKE deposu projeleriyle vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı erişmesini sağlamak, özellikle acil durumlarda altyapıyı güçlendirmek istedik. İnanıyoruz ki sağlığa yapılan her yatırım, aslında ülkemizin yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımdır. Bu süreçte emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyor, Oba Makarna olarak sosyal sorumluluk projelerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te azimle çalışan anne 4 çocuğunu meslek sahibi yaptı
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:13 Gaziantep’te azimle çalışan anne 4 çocuğunu meslek sahibi yaptı Gaziantep’te 30 yıldır terzilik yapan kadının çocuklarından 3’ü öğretmenlik, biri de dış hekimliği okuyor. Halen çalışmayı sürdüren kadın, azmi ile çevresine de örnek oluyor. Şahinbey ilçesine bağlı Kılınçoğlu Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki Fatoş Bozkurt, büyük zorluklara katlanarak 2’si erkek ve 2’si de kız 4 çocuğunu okuttu. Büyük fedakarlıklara katlanan anne Bozkurt’un çocuklarından 3’ü öğretmen oldu, birisi de diş hekimliği okuyor. Çocuklarının geleceği için büyük fedakarlıklar gösterdi Ailesi için yıllardır çalışan ve kazancıyla da çocuklarını okutarak meslek sahibi yapan Bozkurt, yıllardır dikiş makinesi başında terzilik yapıyor. Büyük emekler vererek öğrendiği mesleğini yıllardır severek yapan Bozkurt, çocuklarının geleceği için büyük fedakarlıklar gösterdi. Yıllardır terzilik yaparak geçimini sağlayan Bozkurt, eşi Lütfi Bozkurt’tan aldığı destekle önce evinde, daha sonra ise ikamet ettiği mahallede açtığı terzi dükkanı sayesinde ailesinin geçimini sağlayarak 4 çocuğunu okuttu. Eşiyle birlikte omuz omuza verdi Çocuklarını okutmak ve çocuklarına güzel bir gelecek hazırlamak için evde terzilik yapan Bozkurt, evde sipariş üzerine diktiği nevresim, pike, yastık, yorgan ve döşek kılıfları gibi ürünleri satarak fabrikada çalışan eşi Lütfi Bozkurt’a destek oldu. Eşiyle birlikte omuz omuza vererek hem geçimlerini sağlayan hem de çocuklarını okutan Bozkurt çifti, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için her türlü fedakarlığı gösterdi. 10 yıl önce mahallerinde açtığı dükkanda mesleğine devam eden kadın, çocuklarını meslek sahibi yapmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyor. Herkese örnek oluyor Bir yandan terzilik yapan bir yandan da belediyelerin ve Halk Eğitim Merkezi’nin mefruşat kurslarına katılarak çıraklık, kalfalık ve usta öğretici belgeleri alan Bozkurt, azmi, çalışkanlığı ve fedakarlığıyla başta kadınlar olmak üzere herkese örnek oluyor. Yıllarca hem evi ve çocuklarıyla ilgilendiğini hem de mesleğini özenle sürdürdüğünü belirten Bozkurt, çocuklarının eğitimine büyük önem verdiğini, çabaları sayesinde 4 çocuğunu okuttuğunu ve meslek sahibi yaptığını söyledi. Çocuklarından 3’ünün öğretmen olduğunu ve bir çocuğunun da diş hekimliği son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam ettiğini bildiren Bozkurt, çocuklarını meslek sahibi yapmanın sevincini yaşadığını dile getirdi. Öğretmen olan büyük oğlunun KPSS Türkiye birincisi olduğunu ve büyük kızının üniversiteyi ikincilikle bitirdiğini belirten Bozkurt, emeklerinin karşılığını aldığı için çok mutlu olduğunu ifade etti. "Terziliğe evde başladım" 30 yıldır terzilik yaptığını ve elde ettiği gelirle 4 çocuğunu okutarak 3’ünü memur yaptığını ifade eden Bozkurt, "Önce evde el işi olarak terzilik yapıyordum. Evde terzilik yapmak yeterli gelmedi. Kendi iş yerimi kurup evime destek olmak için dükkan açtım. Dükkanımda çalışıyorum. Evde kazak süslemesi, el işi süslemeler, nakışlar ve danteller yapıyordum. Dikiş makinelerinde dikim yaparak uğraşıyordum. Evde yapmak yeterli gelmedi. Bir de evde olduğunu herkes görmüyordu. Ben de küçük bir dükkan açayım, içinde uğraşayım diye terziliğe başladım. 20 yıl kadar evde terzilik yaptım. Şimdi de 10 yıla yakın oldu dükkandayım" dedi. "Emeklerim boşa gitmedi" Terzilik yaparak 4 çocuk büyüttüğünü belirten Bozkurt, "Çocuklarımı okuttum ve 4 çocuğumun 3’ü öğretmen oldu, birisi de diş hekimliği son sınıf öğrencisi olarak eğitime devam ediyor. Eşimle beraber gücümüz yettiğince çocuklarımıza yardımcı olmaya çalıştık ve çocuklarımızı yetiştirmeye çalıştık. Çok güzel bir duyguya sahibim ve çocuklarımı okuttuğum için çok mutluyum. Çocuklarımın iyi bir yerlere geldiğini, iyi bir insan olduklarını görmek çok güzel bir duygu. Çocuklarımı okutmak, emeğimin boşa gitmediğini, çocuklarımın iyi bir insan olduğunu ve onlar için verdiğim emeğin karşılığını almak benim için güzel bir duygu ve gurur oldu. Emeklerim kendi çocuklarıma gitmesi beni mutlu ediyor. Onlar için verdiğim emeğin sonucu çocuklarımın 3’ü öğretmen oldu" ifadelerini kullandı. "Çocuklarım için verdiğim emek beni mutlu ediyor" Çocuklarıyla gurur duyduğunu belirten Bozkurt, "Çocuklarım için verdiğim emeğim beni mutlu ediyor. Ülkeye faydalı insanlar yetiştirdim. Öğretmen çocuklarım öğrenci yetiştiriyor ve öğretmen yetiştiriyor. Diş hekimi olan oğlum sağlıkla uğraşıyor, insanlara faydası oluyor. Ülkeye faydalı evlatlar yetiştirmek güzel bir duygu. Yıllardır eşime, çocuklarıma destek oluyorum ve gücüm yettiğince de evime yardımcı oluyorum" şeklinde konuştu. "Kadınların evlerine destek olmasını isterim" Kadınlara da seslenen Bozkurt, "Evde boş oturmak yerine güçleri yettiğince eşlerine ve çocuklarına yardımcı olmalarını, evlerine destek olmalarını isterim. Ne yapabiliyorlarsa yapsınlar. İş yeri açmaları veya ellerinden gelen ne iş varsa onu yaparak evlerine destek olmalarını isterim. İnsan eşiyle omuz omuza verince benim çocuklarımı yetiştirdiğim gibi veya iyi şartlarda geçinmek gibi güzel neticeler oluyor" diye konuştu.