Yerel Haberler
Gaziantep
Dr. Gül: "Sağ alt karın ağrısı her zaman apandisit midir" 24 Şubat 2026 Salı - 10:37:39 Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, sağ alt karın ağrısının toplumda en sık apandisit ile ilişkilendirildiğini ancak her sağ alt karın ağrısının apandisit anlamına gelmediğini vurguladı. Doç. Dr. Mesut Gül, apandisitin genellikle ani başlayan ve saatler içinde şiddeti artan bir ağrı ile kendini gösterdiğini belirterek, "Apandisit ağrısı genellikle ilk etapta göbek çevresinde başlar, ardından sağ alt karın bölgesine yer değiştirir. Hastalar yürümekle, öksürmekle veya ani hareketlerle ağrının arttığını ifade eder. Karın muayenesinde bastırmakla hassasiyet ve bırakınca artan ağrı tipiktir. Buna bulantı, kusma, iştahsızlık ve hafif ateş eşlik edebilir" dedi. "Her sağ alt karın ağrısı apandisit değildir" Sağ alt karın ağrısının tek nedeninin apandisit olmadığını belirten Gül, özellikle şu durumların da benzer şikayetlere yol açabileceğini ifade ederek, "İdrar yolu enfeksiyonları. Böbrek taşları. Bağırsak enfeksiyonları ve gaz sancıları. Kadınlarda yumurtalık kistleri ve diğer jinekolojik problemler. Kas kaynaklı ağrılar. Bu nedenle hastaların internetten edinilen bilgilerle kendi kendilerine tanı koymaya çalışmamaları yanlış. Özellikle 6 saatten uzun süren, giderek artan, günlük hareketleri kısıtlayan ve ateşle birlikte seyreden sağ alt karın ağrılarında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken teşhis ve zamanında cerrahi müdahale, komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır" ifadelerini kullandı. "Erken müdahale hayat kurtarır" Apandisitin zamanında tedavi edilmemesi durumunda apandisin patlayarak karın içine enfeksiyon yayabileceğine dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, bunun ciddi ve hayati risk oluşturabileceğini söyledi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül vatandaşların ani ve şiddetli karın ağrılarını hafife almamaları gerektiğini belirterek şüpheli durumlarda acil değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:12 Şahinbey Belediyesi’nden Gazze’de kardeşlik iftarı Şahinbey Belediyesi, kardeş belediye olarak destek verdiği Gazze’de Ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Şahinbey Belediyesi tarafından başlatılan yardım programı kapsamında her gün bin kişilik iftar yemeği veriliyor. Şahinbey Belediyesi, İsrail zulmünün altında olan Filistinli ve Gazzelilere destek olmaya devam ediyor. Daha önce Gazze’ye tam donanımlı ambulans desteğinde bulunan Şahinbey Belediyesi, Ramazan ayında da Gazzelileri yalnız bırakmayarak her gün bin kişiye iftar yemeği ikram ediyor. "Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız" Gazze halkının zor günlerden geçtiğine dikkat çeken Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayarak, "Gazze’de yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmamız mümkün değil. Şahinbey Belediyesi olarak her zaman mazlumun ve mağdurun yanında olduk. Daha önce ambulans desteğinde bulunduğumuz Gazze’de, Ramazan ayında da kardeşlerimizi yalnız bırakmıyoruz. Her gün 1000 kişilik iftar yemeği ikram ederek, sofralarına bir nebze de olsa katkı sunmaya çalışıyoruz. Dualarımız ve desteğimiz Gazzeli kardeşlerimizle birliktedir" dedi. Bin kişilik iftar veriliyor Şahinbey Belediyesi’nin başlattığı iftar programı bölgedeki ihtiyaç sahiplerine önemli bir destek sağlıyor. Ramazan ayı boyunca her gün 1000 kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılacak. Bölge halkının yanında olduklarını belirten Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Gazze’ye yapılan yardımların sadece Ramazan ayıyla sınırlı kalmayacağını, ihtiyaç oldukça desteklerini sürdüreceklerini ifade etti. "Başkan Tahmazoğlu’na teşekkür" Gazze-Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin El-Batta verilen destekten dolayı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederek "Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na vermiş olduğu iftardan dolayı Gazze-Han Yunus İlçesi’nden saygılarımızı ve şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.
Büyükşehir ev sahipliğinde ‘Yeşil Otobüs’ belgesel filmi ilk gösterimi ve göç, hafıza ve dönüş paneli
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:06 Büyükşehir ev sahipliğinde ‘Yeşil Otobüs’ belgesel filmi ilk gösterimi ve göç, hafıza ve dönüş paneli Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Yeşil Otobüs belgesel filmi ilk gösterimi ve göç, hafıza ve dönüş paneli düzenleniyor. Göç olgusunu tüm gerçekliğiyle sinemanın gücüyle anlatacak, 13 Şubat Cuma günü düzenlenecek gösterim öncesi alanında uzman isimlerin katılımıyla saat 15.00’te Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu - Onat Kutlar Sahnesi’nde Göç, Hafıza ve Dönüş Paneli yapılacak. Ardından Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’nda başlayıp Şam, Humus ve Halep’te devam eden Yeşil Otobüs belgesel filmi ilk kez sahnelenecek. Panel, editör Şule Kalkan’ın moderatörlüğünde AK Parti Kayseri Milletvekili, medya yapımcısı, yazar Ayşe Böhürler’in, "Göç Yolunda Belgesel Çekmek" konuşmasıyla başlayacak. Sonrasında yazar, belgesel metin yazarı, yayıncı Peren Birsaygılı Mut tarafından, "Göçün Suriye Edebiyatına Yansıması", araştırmacı Mohsen Al-Mustafa ise "Bir Araştırmacının Gözünden Eve Dönüş" konulu konuşma başlıklarını konuşacak. Programın devamında ise belgesel yapımcısı, yönetmen Kübra Kuruali "Suriye’nin İlk Özgür Bayramını Kayda Almak" konusunun ardından "Yeşil Otobüs Belgesel Filmi" sahnelenecek. Yeşil Otobüs, Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’nda başlayıp Şam, Humus ve Halep’te devam eden bir yol belgeseli. Belgesel film, savaş yıllarının ardından yaşanan "ilk özgür Ramazan iftarlarını ve ilk özgür bayram günlerini" kayıt altına alıyor.
TİGEM ürün ihaleleri GTB’de gerçekleştirildi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:03 TİGEM ürün ihaleleri GTB’de gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), bölge tarım ticaretinin güvenilir ve etkin platformu olarak, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Ceylanpınar Tarım İşletmesi tarafından satışa sunulan hububat ve tarımsal ürün ihalelerine iki ayrı günde ev sahipliği yaptı. İlk ihalede, 2025 yılı istihsali 100 ton mahsul soya ile 2024-2025 yılları istihsali 12.857,70 ton mahsul dane mısır, açık artırma usulüyle satışa çıkarıldı. Şeffaf ve rekabetçi piyasa koşullarında gerçekleştirilen ihale süreci, ürünlerin gerçek piyasa değerini bulmasına katkı sağladı. İkinci ihalede ise 2025 yılı istihsali 12.236,28 ton mahsul buğday ile 74,10 ton mahsul Antep fıstığı, borsada düzenlenen açık artırma usulü ihalelerle alıcılarıyla buluşturuldu. Borsa şartlarında, şeffaf ve rekabetçi bir ortamda gerçekleştirilen ihalelerde; buğday 18 parti, Antep fıstığı ise 8 parti halinde satışa sunuldu. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, düzenlenen ihalelerin bölge tarım piyasaları açısından önemine dikkat çekerek, "TİGEM ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz bu ihaleler, tarım ticaretinin güvenli ve düzenli bir zeminde yürütülmesine önemli katkı sunmaktadır. Ürünlerin şeffaf, rekabetçi ve borsa kuralları çerçevesinde alıcı bulması; hem üreticinin hem de tüccarın hak ve menfaatlerini koruyan sağlıklı bir piyasa yapısını güçlendirmektedir" dedi. Tarım sektörünün sürdürülebilirliği açısından kurumsal iş birliklerinin önemine vurgu yapan Akıncı, "Tarım; üretimden ticarete uzanan zincirin her halkasında stratejik bir değere sahiptir. Açık artırma usulüyle gerçekleştirilen bu organizasyonlar sayesinde piyasa şeffaflığı artmakta, rekabet ortamı güçlenmekte ve sektörün sürdürülebilirliği desteklenmektedir" diye konuştu.
22 yaşındaki gencin öldürüldüğü olayda sanıklardan 2’si tahliye edildi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:33 22 yaşındaki gencin öldürüldüğü olayda sanıklardan 2’si tahliye edildi Gaziantep’te, 22 yaşındaki Osman Çiçek’i öldürdükleri iddiasıyla yargılanan sanıklardan Hacı Ç. ve Tamer Ç. tahliye edildi. Gaziantep’te 18 Ocak 2025 tarihinde, iki aile arasında 40 bin liralık borç nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Bıçakların kullanıldığı kavganın büyümesi sonucu 22 yaşındaki Osman Çiçek hayatını kaybetti. Olayla ilgili açılan davada 3. duruşma Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Harun Ç., Hacı Mustafa Ç., Tamer Ç., Mehmet Zeki Ç. Mehmet Ali Ç., tutuksuz sanıklar Döne Ç., Yusuf Ç., Tuncay Ç., maktulün ailesi ve ailenin avukatı ve sanık avukatı hazır bulundu. Duruşmada söz alan aile, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Gizli tanık olay gününü anlattı Duruşmada olay gününü anlatan gizli tanık, "Ben Zeki Ç.’yi tanımam. Harun Ç. komşumdur. Hatırladığım kadarıyla Haluk Ç.’nin engelleyici bir tutumu yoktu, birlikte hareket ediyorlardı. Bıçağı kimin getirdiğini görmedim. Mehmet Ali olay yerine bıçakla gelmedi, bıçak sonradan eline geçti. Bıçağı kimin verdiğini bilmiyorum. Haluk Ç., Osman’ı boğazından tutup yere attı. Mehmet Ali Ç.’nin Osman’ı 2 ya da 3 kez bıçakladığını gördüm. Olay yerinde her iki taraf da vardı. Ben gördüklerimi anlattım" dedi. Sanıklardan şok savunma Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Zeki Ç., "Kapı açıldığında ben orada değildim, kamera kayıtlarında da yokum. Amcama bıçak verdiğimi söylüyorlar ancak bu doğru değildir, amcam bıçağı yanında getirmiştir. Ben asla kimseye vurmadım, bana da kimse vurmadı. Benim ailem bu olayda mağdurdur. Kız kardeşim üniversite öğrencisiydi, karşı taraftan Arif isimli bir kişi tarafından tehdit edildi ve bu nedenle üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. Olay günü evde yatıyordum, babamı çağırdıklarını sonradan öğrendim. Suçum olsaydı adliyeye kendim gelmezdim. Kimseye karşı kasti bir eylemim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Olay günü alkollüydüm" Diğer sanık Mehmet Ali Ç., "Ben olay yerine geldiğimde ağabeylerim zaten yaralıydı. Ağabeylerim konuşmak amacıyla dışarı çıkmıştır. Eğer ellerinde demir ya da sopa olsaydı bu şekilde yaralanmazlardı, onlar da yaralandı. Olay günü alkollüydüm. Bıçağı kendimi ve ailemi korumak amacıyla salladım. Öldürme amacım yoktu, olsaydı kafasına ya da kalbine vururdum. Olay yerine kimse bana bıçak vermedi, bıçak arabadaydı. Arabadan inerken bıçak elimdeydi. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Ben ailemden kimseyi bugüne kadar suça karıştırmadım" Diğer sanık Harun Ç., "Ben Osman’a elimi bile vurmadım. Bana sopa ile kafama vuruldu, darp edildim. Buna rağmen oğluma tokat attım ve ‘git, karışma’ dedim. Karşı taraf küfür etti ve sopayla kafama vurdu. Kızım üniversite öğrencisiydi, tehdit edildiği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. Ben ailemden kimseyi bugüne kadar suça karıştırmadım. Bu olayda bile kardeşim Mehmet Ali’nin önüne geçerek engellemeye çalıştım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Amcamın elinde bıçak gördüm ve maktulün ayağına bıçağın saplandığını gördüm" Diğer sanık Tamer Ç., "Olay günü gece saatlerinde eve geldim. Aşağı indiğimde Ali amcamın elinde bıçak gördüm ve maktulün ayağına bıçağın saplandığını gördüm. Ben olayı ayırmaya çalışıyordum. Daha sonra polisler geldi. Olayla bir ilgim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. "Ç. ailesinin beyanlarında çok sayıda çelişki vardır" Tutuksuz sanık Döne Ç., "Ç. ailesinin beyanlarında çok sayıda çelişki vardır. Her sanık farklı beyanlarda bulunmuştur. Meşru müdafaa ve haksız tahrik iddialarını kabul etmiyoruz. Kamera kayıtlarında, kapı kapalı olmasına rağmen içeri girilmeye çalışıldığı ve kapının zorlandığı açıkça görülmektedir. Olayda iştirak ve kasten hareket vardır. Savcılık mütalaasına katılıyoruz. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Ben Ali ile boğuşurken arkamı döndüğümde Osman yerde yatıyordu" Yunus Ç., "Kamera kayıtlarını izledim. Olayın tamamı kamera kayıtlarında yoktur, kamera sonrasında yaşananlar da vardır. O gün kızım doğmuştu, kuzenim ailesiyle birlikte ziyarete gelmişti. O sırada olaylar başladı. Haluk Ç., Osman’ın kendisine küfür ettiğini söyledi. Haluk’un, kardeşi Mehmet Ali’ye ‘bıçağı bırak’ dediğini gördüm. Kardeşim yere düştükten sonra ‘öldür’ dediğini duydum. Kardeşimi korumak için merdiven altındaki odunlardan annem ve kardeşim aldı. Ben Ali ile boğuşurken arkamı döndüğümde Osman yerde yatıyordu. Ali olay yerinden uzaklaşırken Osman’a bir bıçak darbesi daha vurdu. Ben Osman’ı tutarken Mustafa bana vurdu. Şikayetlerim devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve dosya kapsamını değerlendirerek tutuklu sanıklar Hacı Mustafa Ç. ve Tamer Ç.’nin tahliyelerine, haklarında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Diğer tutuksuz sanıkların tutuksuz yargılanmalarının devamına, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme heyeti, dosyada esas hakkında karar verilmeden önce iddia makamına esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için süre verilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay geçmişi Olay, 18 Ocak’ta Şahinbey ilçesindeki Fırat Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Osman Çiçek (22), aralarında husumet bulunan 4 şüphelinin bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırganlar kaçarken ağır yaralanan Osman Çiçek hastaneye kaldırıldı. Gaziantep Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Osman Çiçek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Çiçek’in cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinden sonra yakınlarına teslim edildi. Cenaze, Yeşilkent Mezarlığı’nda defnedildi. Olayın ardından geniş çaplı çalışma başlatan polis bıçaklı saldırıyı gerçekleştirdiği tespit edilen M.A.Ç., H.M.Ç., H.Ç. ve Y.Ç. isimli şahısları gözaltına aldı. 4 şüpheli işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Özel öğrenciler "Birlikte pişirdik, birlikte başardık"  etikliğinde buluştu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:09 Özel öğrenciler "Birlikte pişirdik, birlikte başardık" etikliğinde buluştu Medical Point Gaziantep Hastanesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen anlamlı sosyal sorumluluk projesi, özel öğrencilerimizin katılımıyla unutulmaz anlara sahne oldu. "Birlikte Pişirdik, Birlikte Başardık" sloganıyla hayata geçirilen etkinlikte, Özel ihtiyaçlı öğrenciler Gaziantep yöresine ait geleneksel lezzetler omaç ve bastık yaparak hem kültürel mirasa sahip çıktı hem de mutfaktaki hünerlerini sergiledi. Gaziantep mutfağının önemli değerlerinden olan omaç ve bastık, öğrencilerin emeği ve özeniyle hazırlanırken ortaya hem lezzetli hem de duygu dolu anlar çıktı. Etkinlik boyunca öğrenciler takım ruhu içinde çalışarak üretmenin ve paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Etkinliğe ev sahipliği yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi, özel bireylerin sosyal hayata aktif katılımını destekleyen örnek bir organizasyona imza atarken; etkinliğin tüm malzeme temini, mutfak kurulumu ve organizasyon altyapısı Medical Point Gaziantep Hastanesi tarafından sağlandı. Programın jüri koltuğunda ise birbirinden değerli isimler yer aldı. Mutfak Sanatları Merkezi’nin önemli temsilcilerinden, aynı zamanda Musem Akademi’nin kurucularından ve koordinatör şefi Doğa Çitçi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi Şube Müdürü Yılmaz Kayalı, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı ve Engelli Yaşlı ve sağlık hizmetleri daire başkanı Yusuf Çelebi, Gaziantep’in bağrından çıkmış sevilen komedyen Ali Celal Aydıner ve Gaziantep’in ünlü şeflerinden Cuma Kaplan jüri üyeleri oldu. Jüri üyeleri, öğrencilerin büyük emek ve özenle hazırladığı yöresel lezzetleri değerlendirirken günün sonunda en anlamlı kararı verdi. Tüm öğrenciler birinci ilan edilirken salonda duygu dolu anlar yaşandı. Medical Point Gaziantep Hastanesi tarafından etkinliğe katılan öğrencilere ayakkabı hediye edilerek günün anısına anlamlı bir armağan takdim edildi. Etkinliğe Medical Point Gaziantep Hastanesi’ni temsilen, Başhekim Yardımcısı ve Biyokimya Uzmanı Uzm. Dr. Nuri Orhan, Baş Hemşire Sema Serpil Kılıç, İnsan Kaynakları Müdürü Osman Tan, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. M. Erkan Altuncu, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Şeyda Çevik Güneri, Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl ve Ayaktan Hasta Hizmetleri personeli Gizem Beyza Tunç katıldı. Yetkililer, bu tür projelerin özel bireylerin özgüven gelişimine katkı sağladığını ve toplumsal farkındalığı artırdığını vurgulayarak sosyal sorumluluk çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti.
Depremzede kadın yaşadıklarını el sanatıyla unutmaya çalışıyor
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:56 Depremzede kadın yaşadıklarını el sanatıyla unutmaya çalışıyor Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman’dan Gaziantep’e gelen, depremin oluşturduğu korkuyu ve travmayı atlatmak için el sanatları kursuna katılan Feyza Say, yeni hayatına alışmaya çalışıyor. 57 yaşındaki eşi Mehmet, 25 yaşındaki kızı Şule Nur, 21 yaşındaki oğlu Ertuğrul, 15 yaşındaki oğlu Mustafa ve 9 yaşındaki oğlu Eymen Say ile asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’te yaşanan iki büyük depreme Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yakalanan 49 yaşındaki Feyza Say’ın evi büyük hasar gördü. Depremden sonra Gaziantep’te yerleşti Depremlerde birçok yakınını kaybeden ve evlerinin enkaza döndüğünü gören Feyza Say, depremlerin ardından büyük bir travma yaşamaya başladı. Depremin kendisinde oluşturduğu korkuyu ve travmayı aradan geçen 3 yıla rağmen üzerinden bir türlü atamayan Say, deprem sonrası Gaziantep’te bulunan ailesinin yanına yerleşmeye karar verdi. Depremden sonra psikolojik olarak yıpranan ve zorlu süreci atlatmak için bir arayış içerisine giren Say, komşusunun tavsiyesi üzerine depremden sonra yerleştikleri mahallelerinde Şahinbey Belediyesi tarafından Selçuklu Gençlik Merkezi’nde kadınlar için açılan ve atık malzemelerin sanat eserine dönüştürüldüğü el sanatları kursuna katıldı. Atık malzemelerden çanta ve dekoratif süs eşyaları yapıyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde hayata geçirilen "Sıfır Atık" projesine katkı sunulan, kumaş parçaları, karton ve cam şişe gibi atık malzemelerin eğitmenler gözetiminde geri dönüşüme kazandırıldığı kursta yaşadıklarını unutmaya çalışan Say, kurs eğitmeni Pınar Çakallı’nın da desteğiyle atık malzemelerden çanta ve dekoratif süs eşyaları yapıyor. Kurstaki kadınların ve Feyza Say’ın el emeği göz nuru yaptıkları birbirinden güzel çantalar ile dekoratif süs eşyaları göz kamaştırıyor. "O günleri unutamıyorum" Depremde anında ve sonrasında yaşadıklarını zorlanarak anlatan Say, "6 Şubat’taki büyük depremlere Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yakalandık. Depremden sonra çok ciddi sıkıntılar ve zorluklar yaşadım. Depremde vefat edenlerin cenazelerini görünce ben hasta oldum ve travma geçirdim. Çocuklarımla birlikte depremden sonra Araban ilçesindeki ailemin yanına gittik. Depremin korkusunu halen tam olarak üstümden atamadım. O günleri unutamıyorum. Özellikle depremde ölen iki kişinin cenazesi gözümün önünden hiç gitmiyor. Çocuklarımın psikolojisi bozuldu. Depremde hayatını kaybedenlerin cenazelerini gördüğüm için halen unutamıyorum. Çünkü Adıyaman çok yıkıldı ve biz ne yapacağımızı bilemedik. Bütün evler yıkılmıştı ve sağlam bina kalmamıştı. İnsanlar bağırıp, çağırıyor ve ağlıyorlardı. Adıyaman’dan çıkmak için çok zorluklar yaşadık. Fakat zorda olsa Gaziantep’in Araban ilçesinde yaşayan annemin evine geldik" ifadelerini kullandı. "Depremde yaşadıklarım hep aklıma geliyor" Geçirdiği travma sonrası psikolojisinin bozulduğunu belirten Say, "Depremden sonra ben bir türlü kendime gelemedim. O günden beri sürekli hastayım, sıkıntılıyım ve hep üzülüyorum. Depremde yaşadıklarım hep aklıma geliyor. Depremden sonra hep hastanelere gittim. Halen tedavi görüyorum. Fakat eskisine göre Allah’a şükürler olsun durumum iyi ve artık toparlanmaya başladım. Bu kursta artık iyiyim ve burada teyzelerim, arkadaşlarım var. Onun için ben burada çok iyiyim" dedi. "El sanatını çok seviyorum" Katıldığı kurs sayesinde depremden sonra yaşadığı o zor günleri unutmaya başladığını belirten Say, "Ben el sanatını çok seviyorum. Bundan dolayı bu kursa geldim. Doktorum da el işiyle uğraşmamı, kafamı dağıtmamı ve bunun için bir uğraş içinde olmamı tavsiye etti. Hocamızdan da Allah razı olsun benimle ilgilendi. Burada artık yaşadığım sıkıntıların hepsini unuttum" şeklinde konuştu. "Yaşadığı olayları atlatmaya başladı" Kurs eğitmeni Pınar Çakallı ise "Kurslarımızda atıklarla geri dönüşüm yapıyoruz. Ahşap boyama ve çanta ile epoksi tasarımları yapıyoruz. Burada her yaştan öğrencilerimiz bulunmaktadır. Feyza hanım da onlardan biri ve 3 yıl önce yaşanan deprem felaketinden sonra sıkıntılar yaşamaya başlamış. Feyza hanıma destek olmak için yardımcı oluyoruz. Feyza hanım kursumuza ilk geldiğinde çok kötüydü. Zaten tedavi görüyor. Doktorunun da yönlendirmesiyle bizim kurslarımıza başvurdu. Feyza hanıma biz burada destek olmaya çalıştık. Artık Feyza hanımda iyi gelişmeler var. Feyza hanım çok mutlu ve biz de çok mutluyuz. Feyza hanım çantalar yapmaya başladı, bir gün unutuyordu ve diğer gün sabahına geldiğinde ‘hocam burayı nasıl yapacağız’ diye tekrar soruyordu. Bu kurs sayesinde de Feyza hanım yaşadığı olayları atlatmaya başladı ve şu anda çok mutlu" diye konuştu.
Gaziantep Yardım Vakfı’nda yeni dönem
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:12 Gaziantep Yardım Vakfı’nda yeni dönem Gaziantep Yardım Vakfı’nda görev değişimi yaşandı. Vakfın olağan genel kurul toplantısının ardından Yönetim Kurulu Başkanı M. Turgay Eren, görevini M. S. Erol Coşkun’a devretti. 1993 yılından bu yana Gaziantep’te yardımseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi gören Gaziantep Yardım Vakfı’nın olağan genel kurul toplantısı yapıldı. Genel kurulda, tek liste ile gidilen seçimlerde M. S. Erol Coşkun oy birliğiyle başkan seçildi. Gaziantep Yardım Vakfı’nın yeni başkanı M.S. Erol Coşkun, görev değişimi sonrası önceki başkan M. Turgay Eren’e bugüne kadar yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür plaketi verdi. Coşkun yaptığı konuşmada, "Yeni dönemde de, eğitimi yine merkezimize alarak ırk, din ve dil ayrımı yapmadan, gerçek ihtiyaç sahipleri ile yardımseverler arasında köprü görevi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. M.S. Erol Coşkun Kimdir? Gaziantep’te doğan M. S. Erol Coşkun, Gaziantep Lisesi’nin ardından Hacettepe Üniversitesi Zonguldak Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Üniversite sonrası çalışma hayatına SANKO Holding’te başlayan Coşkun, burada 6,5 yıl mühendis olarak görev yaptı. Ardından aile şirketinde çalışmaya başlayan Coşkun, halen Aybey Hidrolik Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevini sürdürüyor. Coşkun, M. Turgay Eren’in başkanlığı döneminde Gaziantep Yardım Vakfı’nda başkan yardımcısı olarak görev yapıyordu.
HKÜ’de Hemşirelik Simülasyon Merkezi ile İleri Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı açıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:50 HKÜ’de Hemşirelik Simülasyon Merkezi ile İleri Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı açıldı Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü bünyesinde kurulan Hemşirelik Simülasyon Merkezi ile Hemşirelikte İleri Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Merkez, hemşirelik eğitiminde uygulama temelli ve teknoloji odaklı yeni bir dönemin kapılarını araladı. HKÜ Kampüsü’nde gerçekleştirilen açılış törenine, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, HKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin sunduğu eğitim imkanlarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Böylesine güçlü bir eğitim altyapısına sahip bir üniversitede öğrenci olmayı gerçekten isterdim. Buradan mezun olacak her bir gencimizin ülkemize hayırlı hizmetlerde bulunacağına yürekten inanıyorum. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Hemşirelik Simülasyon Merkezi, öğrencilerimizin bir canı kurtarmak için gerekli tüm bilgi ve becerileri gerçeğe en yakın şekilde öğrenmelerine imkân sağlayacak. Burada yetişen öğrencilerimizin meslek hayatlarında çok daha donanımlı ve özgüvenli olacaklarına inanıyorum. Merkezimizin hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından yapılan dua sonrasında, Hemşirelik Simülasyon Merkezi ile Hemşirelikte İleri Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Gerçek klinik ortamı aratmayan eğitim altyapısı Açılışın ardından protokol üyeleri, Hemşirelik Simülasyon Merkezi ve laboratuvarları inceleyerek akademisyenlerden bilgi aldı. Merkezde yer alan mekanik ventilatörler, hasta monitörleri, ileri düzey simülasyon maketleri ve modern teknolojik donanımlarla oluşturulan uygulama istasyonları, katılımcıların beğenisini topladı. Uygulama temelli eğitimle mesleğe hazır mezunlar Yoğun bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen merkez; hemşirelik öğrencilerinin klinik becerilerini güvenli bir ortamda geliştirmelerine ve teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirmelerine imkan sağlayacak. Modern altyapısı ve yenilikçi eğitim yaklaşımıyla dikkat çeken merkez sayesinde, HKÜ Hemşirelik Bölümü öğrencilerinin klinik uygulamalara daha hazır, özgüvenli ve donanımlı şekilde mezun olmaları hedefleniyor. Bakan Yumaklı, HKÜ Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret etti Açılış programının ardından Bakan İbrahim Yumaklı, HKÜ Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret ederek Merkez Müdürü Doç. Dr. Nebiye Kızıl tarafından yürütülen araştırma ve uygulama çalışmalarına ilişkin bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, gıda atıklarından elde edilen biyoaktif bileşenlerin çevre dostu (yeşil) ekstraksiyon yöntemleriyle geri kazanılmasına yönelik çalışmalar, Sıfır Atık yaklaşımı ve katma değerli ürün geliştirme potansiyeli açısından oldukça ilgi çekici bulundu. Bakanımız, merkez bünyesindeki laboratuvarları da ziyaret ederek yürütülen analiz ve Ar-Ge faaliyetlerini yerinde inceledi.
Şahinbey’in kahramanlık destanı hatıra parayla ölümsüzleştirildi
10 Şubat 2026 Salı - 16:52 Şahinbey’in kahramanlık destanı hatıra parayla ölümsüzleştirildi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8 Şubat 1921 tarihinde Antep’e verilen "Gazi" unvanının yıl dönümünde, Millî Mücadele’nin simge isimlerinden Şahin Bey anısına anlamlı bir çalışma hayata geçirildi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu Gaziantep Savunmasının kahraman önderlerinden Şahin Bey için hazırlanan hatıra paranın kıymetli bir çalışma olduğunu ifade etti. Millî Mücadele yıllarında işgal kuvvetlerine karşı topyekûn bir direniş sergileyen Antep halkı, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden vatan savunmasında yer alarak tarihe altın harflerle yazılan bir mücadele ortaya koydu. Bu eşsiz direnişin bir nişanesi olarak TBMM tarafından verilen "Gazi" unvanı, Gaziantep’i halk kahramanlığının sembol şehirlerinden biri haline getirdi. "Kıymetli bir çalışma" Şahin Bey adına hazırlanan paranın kıymetli bir çalışma olduğunu ifade eden Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "8 Şubat Antep’imize "Gazilik" ünvanının veriliş yıldönümü münasebetiyle, Şahin Bey’imiz anısına Darphane Genel Müdürü ve Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Faruk Gözübüyük tarafından hazırlanan hatıra parası dolayısıyla kendilerine teşekkür ediyorum. Bu kıymetli çalışma, Antep savunmasının sarsılmaz iradesini ve milletimizin istiklal uğruna ortaya koyduğu destansı mücadeleyi güçlü bir şekilde simgelemektedir. Bu vesileyle, başta Şahin Bey olmak üzere vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum" dedi.
Şehitkamil’den kadınlara moral gezisi
10 Şubat 2026 Salı - 16:52 Şehitkamil’den kadınlara moral gezisi Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın sözünü verdiği gezi programları 2026’da da devam ediyor. Kadınlar Matinesi’nde gerçekleştirilen kura çekimi sonucunda ismi belirlenen kadınlar günübirlik termal otele götürüldü. Kadınlar, günlük hayatın stresinden uzaklaşarak keyifli bir gün geçirdi. Gezi programının ilk durağı hamam ziyareti oldu. Günün erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, belediye yetkilileri eşliğinde hamama götürüldü. Burada hem dinlenme hem de eğlenme fırsatı bulan kadınlar, moral depoladı. Uzun zamandır kendilerine vakit ayıramadıklarını ifade eden katılımcılar, düzenlenen organizasyondan dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Hamam etkinliği sırasında zaman zaman duygusal anlar da yaşandı. Birbirleriyle sohbet eden, gülüp eğlenen kadınlar, birlik ve beraberliğin güzel bir örneğini sergiledi. Etkinlik boyunca katılımcıların yüzlerinden eksik olmayan tebessüm, organizasyonun amacına ulaştığını gözler önüne serdi. "Kadınlar mutlu olursa, şehir huzurlu olur" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, kadınlara yönelik bu tür sosyal ve kültürel etkinliklerin artarak devam edeceğini belirterek, "Kadınlarımız toplumun temel direğidir. Onların mutlu olduğu bir şehir, huzurlu bir şehirdir. Kadınlar Matinesi’nde sözünü verdiğimiz gezi programlarını tek tek hayata geçiriyoruz. Bu sadece bir başlangıç. Önümüzdeki süreçte farklı gezi ve etkinliklerle kadınlarımızı bir araya getirmeye devam edeceğiz" dedi. Katılımcı kadınlar ise kendilerini düşünen ve sosyal hayata katılımlarını önemseyen bu anlamlı organizasyon için Başkan Umut Yılmaz’a teşekkür etti.
Sandıktan Belleğe: "70 yıllık Antep İşi Kültürü Sergisi’nin açılışı yapıldı"
10 Şubat 2026 Salı - 15:48 Sandıktan Belleğe: "70 yıllık Antep İşi Kültürü Sergisi’nin açılışı yapıldı" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel mirası koruma çalışmaları kapsamında hazırlanan "Sandıktan Belleğe: Meral Dai’nin 70 Yıllık Çeyizi" sergisi kapılarını ziyaretçilere açtı. Gaziantep Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan serginin açılışı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz’ın katılımıyla Kahraman Emmioğlu Kültür ve Sanat Merkezi’nde (Eski Adliye) gerçekleştirildi. Sergi, 17 Şubat tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Sergi, Gaziantep’e özgü geleneksel el sanatı olan Antep işini yalnızca bir nakış geleneği olarak değil, kentin kültürel hafızasını taşıyan önemli bir miras olarak ele alıyor. Kadın emeğinin, toplumsal hafızanın ve kuşaklar arası aktarımın güçlü bir yansıması olan eserler, sandıklarda korunarak günümüze ulaştı. Gaziantep kültüründe önemli bir yer tutan çeyiz geleneği, serginin ana temalarından birini oluşturuyor. Kentte çeyiz, yalnızca evlilik hazırlığı değil; dayanışma, imece ve ortak yaşam kültürünün bir göstergesi olarak kabul ediliyor. "Kellenin kefi geldi, Anteplinin keyfi geldi" sözü de düğün ve çeyiz kültürünün kent yaşamındaki yerini ortaya koyuyor. Sergideki eserler, somut ve somut olmayan kültürel mirasın taşıyıcıları olarak dikkat çekiyor. Sandıklardan çıkarılan her parça, geçmişin izlerini günümüze taşıyan önemli bir emanet olarak değerlendiriliyor. Meral Dai’nin eseri de yayımlandı Sergi kapsamında, koleksiyonun sahibi Meral Dai’nin hayatını, emeğini ve kültürel birikimini anlatan "Bir Ömrün Harmanı: Neşe, Emek ve Cemiyet" adlı eser de Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gaziantep Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi tarafından yayımlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, sergi açılışında yaptığı konuşmada Gaziantep’e sıfır atık programı kapsamında geldiğini belirterek, sergiye katılmanın kendisi için sürpriz ve mutluluk verici olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren el işlerine ilgisi olduğunu dile getiren Varank, "Ben de çok küçük yaşlardan itibaren örgüye ve el işlerine meraklıydım. Üniversite yıllarının sonuna kadar birçok çalışma yaptım. Sonrasında bırakmak zorunda kaldım. Yakını görme konusunda zorlansam da bu işlere karşı merakım ve ilgim hala devam ediyor" şeklinde konuştu. "Fatma Şahin, Gaziantep’i farklı bir kulvara taşıdı" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in kente önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Varank, "Başkan Fatma Şahin, Gaziantep’i başka bir kulvara taşıdı. Kadın olmasının getirdiği bir artı mutlaka vardır ancak onun şahsının ortaya koyduğu güçlü bir vizyon da var. Gaziantep’i bir markaya dönüştürdü. Gastronomiden kültüre kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren el emeği değerlerin korunması ve tanıtılması çok kıymetli" dedi. "Tarihi, kültürü sandıktan çıkarıp güncel hayata yansıtıyoruz" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Feray Yılmaz ise, Büyükşehir Belediyesi’nin yalnızca fiziki yapılar inşa etmediğini vurgulayarak, "Biz sadece bina yapmıyoruz, aynı zamanda o binaların içini dolduracak önemli projelere de imza atıyoruz. Tarihi ve kültürü sandıktan çıkarıp güncel hayata yansıtıyoruz. Çünkü burada çok önemli bir kültürel birikim var. Meral ablamızın 70 yıllık emeği bu mirasın en güzel örneklerinden biri" ifadelerini kullandı. Antep işinin köklü bir kültürel miras olduğunu belirten Yılmaz, "Antep işi, köklerimizden gelen çok önemli bir kültürel mirasımızdır. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmesi de bunun ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Antepli kadınların sabırla, ilmek ilmek işlediği bu eserler, anneden kıza, anneanneden toruna, babaanneden toruna aktarılan önemli bir kültürel mirastır" dedi. "Bu serginin hazırlanmasında Fatma Şahin’in katkısı çok büyük" Serginin sahibi Meral Dai, açılışta yaptığı konuşmada serginin hazırlanmasına katkı sunanlara teşekkür ederek, Antep kültürüne hizmet etmekten gurur duyduğunu ifade etti. Katılımcılara seslenen Dai, "Kıymetli Antepliler, sevgili arkadaşlarım; hepimize arkadaşım diyorum. Ben çok büyük değilim, hep sizlerle beraberim. Bu güzel serginin hazırlanmasında Başkanımız Fatma Şahin’in katkısı çok büyük. Kendisi evimize geldiğinde gördüğü eserler için ‘Bunları mutlaka sergilememiz lazım’ dedi. Ece Hanım da bu sürece öncülük etti. Ben sadece ‘Gel, ne istiyorsan buradan al’ dedim. Serginin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.