Yerel Haberler
Gaziantep
31 Mart 2026 Salı - 10:48 Antep kilimini yaşatmak için 80 yıldır tezgah başında Gaziantep’te Yaşar Erbil, henüz 8 yaşında dokumaya başladığı Antep kilimini gelecek kuşaklara aktarmak için 80 yıldır çalışıyor. Çocuk yaşta babasından kilim dokumayı öğrenen ve ilkokul 5’inci sınıftan mezun olduktan sonra ise tahta kilim tezgahın başına geçen 88 yaşındaki Yaşar Erbil, babasından kalma tahta tezgahında yıllardır geleneksel yöntemlerle Gaziantep’in tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan kilimleri dokumaya devam ediyor. Kilim dokumaktan vazgeçmiyor İlerlemiş yaşına rağmen 6 metrekarelik dükkanında mesleğini yaşatmanın mücadelesini veren Erbil, kentte kalan tek usta olmasına rağmen kilim tezgahından ve kilim dokumaktan vazgeçmiyor. Tarihi Antep evlerinin bulunduğu ve kentin en eski yerleşim alanlarından biri olan Şahinbey ilçesinin Suyabatmaz Mahallesi’ndeki Şehreküstü Konakları’ndaki 6 metrekarelik dükkanında kilim dokumaya devam eden Erbil, bin bir emek ve zahmetle geleneksel yöntemlerle ilmek ilmek dokuduğu kilimleri hem yurt içine hem de yurt dışına satıyor. Her gün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ilk günkü hevesle asırlık tezgahının başına geçen Elbir, babasının öğrettiği ve kendi oluşturduğu tasarımlarla dokuduğu kilimleri dükkanında da satışa sunuyor. Mesleğin son temsilcilerinden Gelecek kuşaklara taşımak istediği tarihi Antep kilimini ömrü ve sağlığı el verdiği müddetçe dokumaya devam eden Elbir, Gaziantep’te mesleğin son temsilcilerinden olduğunu söyledi. Antep kilimini dokumayı babasından öğrendiğini söyleyen Elbir, doğup büyüdüğü mahallede o yıllarda geçim kaynağının sadece kilim dokuma olduğunu ifade etti. "1960 yılından sonra kendi iş yerimi açtım" Mesleğini yıllardır severek yaptığını belirten Elbir, "Kilim dokuma mesleğine 1945 yılında başladım. Yıllarca bu mesleğin çıraklığını yaptım ve 1960 yılına kadar kalfalık yaptım. O yıllarda makineleşme başlayınca mesleğimizin biteceği belliydi. 1960 yılından sonra kendi iş yerimi açtım. Bir dönem ara verdim ama fazla bir zaman geçmeden tekrar mesleğe başladım" dedi. "Gaziantep’in en iyi sanayisi kilim dokumacılığıydı" Babasının kentte en iyi kilim dokuyan ustalardan olduğunu belirten Erbil, "Zamanında babamda bu işi yapardı. O dönem Gaziantep’in en iyi sanayisi kilim dokumacılığıydı. Ben de ilkokula gider gelirken hep babama uğrardım. Babamın yanında masara sarardım. Ben sarardım babam da kilim dokurdu. Babam vefat ettikten sonra yine mesleğe ara verdim. 1995 yılında tekrar mesleğe başladım. Ne yaptıysam da baba mesleğinden ve kilim dokumaktan ayrılamadım. Halen kilim dokumaya devam ediyorum. Şimdi ustalığını yapıyorum" şeklinde konuştu. "Gaziantep’te kilim dokuyan bir ben kaldım" Sağlığı el verdiği ve ömrü yettiği müddetçe mesleğini sürdürmek istediğini ifade eden Erbil, "Benden başka kilim dokuyan kalmadı. Gaziantep’te kilim dokuyan bir ben kaldım. Çıraklık dönemimizde 9-10 bin tane tezgah vardı. 1960’lı yıllarda makineleşme başladı ve bu meslek de bitmeye doğru gitti. Kilim dokuma sanatı da yok oldu. Yok olmaya yüz tutan mesleğimi geleneksel yöntemlerle sürdürüyorum" ifadelerini kullandı. İlerleyen yaşına rağmen ürettiği el emeği göz nuru kilimleri yurt içi ve yurt dışındaki müşterilerine satarak hem geçimini sağladığını hem de mesleğini sürdürdüğünü belirten Erbil, Antep kilimini yaşatmak için tezgah başında çalışmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi.
31 Mart 2026 Salı - 10:33 Gaziantepli 74 yaşındaki saat ustası 65 yıldır zamana ayar veriyor Gaziantep’te 65 yıldır babasından öğrendiği saat ustalığını sürdüren Mahmut Faruk Öztütüncü, 10 metrekarelik dükkanında özellikle köstekli saatleri tamir ederek, aşkla yaptığı zanaatını ayakta tutmaya çalışıyor. İlkokul birinci sınıfa başladığı dönemde hem okula giden hem de saat tamircisi olan babasının yanında mesleği öğrenmeye başlayan 74 yaşındaki Mahmut Faruk Öztütüncü, zamanla babasından mesleğin inceliklerini öğrendi. Yıllar içerisinde de kendini iyice geliştiren Öztütüncü, askere gidene kadar babasının yanında çalıştı. Askerden geldikten sonra tarihi Mecidiye Han’ın altında kendi iş yerini açan Öztütüncü, 1960’lı yıllarda başlayan meslek hikayesini bugünlere taşıdı. "Mesleği babamdan öğrendim" Çekirdekten yetişerek saatçilik mesleğini sürdüren Öztütüncü, duvar saatinden köstekli saatlere, kol saatinden cep saatlerine kadar 65 yılda on binlerce saat tamiri yapıp gerektiğinde saat yedek parçası üretti. İlerleyen yaşına rağmen saat tamirciliğini sürdüren Öztütüncü, kentteki tarihi camilerdeki antika saatleri de tamir eden ustalar arasında yer alıyor. Saatçiliğin baba mesleği olduğunu belirten Öztütüncü, "Ben 1960 yılında saat tamirciliği mesleğine başladım. O günden beri saatçilik mesleğine devam ediyorum. Saatçi Ziya usta vardı. Babam yıllarca Ziya ustanın yanında çalıştı. Babamla beraber onun yanında çalışıyorduk. Daha sonra babam dükkan açtı ve babamla beraber çalışmaya devam ettik. Mesleği babamdan öğrendim" dedi. "Babam mesleği bana devir etti" Öztütüncü, mesleğe ilk başladığı yıllarda Kur’an-ı Kerim’i ezberlemek için hem camiye gittiğini hem okula başladığını hem de babasının yanında mesleği öğrendiğini belirterek, "Askere gidene kadar bir insanın usta olması lazım. Askere gittim. Askerde de saatçilik mesleğini yaptım. Askerden geldikten sonra babamın dükkanı ayrıydı. Benim dükkanı ayrı oldu. Sonradan babam çalışamadı. Çünkü yaşı ilerledi. Daha sonra babam mesleği terk etti. Biz devam ettik" ifadelerini kullandı. "Baba mesleğini yıllardır severek yapıyorum" Tarihi camilerdeki antika saatleri de tamir ettiğini anlatan Öztütüncü, "Camilerin duvar saatlerinin yanı sıra duvar saati, cep saati, otomatik saatler, mekanikler saatleri tamir ediyorum. Benim alanım aslında mekanik saatlerdir ama elektronik saatlere de alıştık. Tüm saatleri tamir ediyorum. Mesleğe başlayalım 65 sene oldu. Bu sene sağlım sorunlarından dolayı artık zorlanmaya başladım. Fakat yine de her gün iş yerimi açıyorum ve çalışıyorum. Gücüm yettiği ve Allah ömür verdiği müddetçe mesleğe devam edeceğim. Çünkü mesleğimi çok seviyorum. Baba mesleğini yıllardır severek yapıyorum. Saat tamirinin yanı sıra eski saatlere parça da yapıyorum. Yeni ustalar bu malzemeleri yapmayı bilmezler. Bir saatle bir hafta veya 15 gün uğraşıyorum. Saat çalışır hale gelince ve saate bakınca bu bana şevk veriyor" diye konuştu.
31 Mart 2026 Salı - 10:27 Kronik ağrı ve spastisite tedavisinde güncel yaklaşımlar Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi. Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, kronik ağrı ve spastisite tedavisinde uygulanan ileri yöntemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta, yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" şeklinde konuştu. "Spastisite günlük yaşamı zorlaştırıyor" Spastisitenin beyin veya omurilik kaynaklı sinir hasarlarına bağlı olarak kasların istemsiz kasılı kalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Kara, "Bu durum hastalarda hareket kısıtlılığına, ağrıya ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi zorluklara yol açar" diye konuştu. Spastisitenin inme, omurilik yaralanmaları, serebral palsi, multipl skleroz ve travmatik beyin hasarı sonrası gelişebildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Amacımız sadece kas sertliğini azaltmak değil, hastanın bağımsızlığını artırmaktır" ifadelerini kullandı. "Baklofen pompası ile daha etkili sonuç" İleri düzey spastisite hastalarında baklofen pompası uyguladıklarını söyleyen Op. Dr. Kara, "Bu yöntemle kas gevşetici ilaç doğrudan omurilik çevresine verilir. Böylece daha düşük dozlarla daha güçlü etki elde edilir" dedi. Ağızdan alınan ilaçların yüksek dozlarda yan etkilere yol açabildiğini vurgulayan Op. Dr. Kara, "Baklofen pompası sayesinde hem etki artar hem de yan etkiler minimuma iner" diye konuştu. Pompa sisteminin cerrahi olarak yerleştirildiğini dile getiren Op. Dr. Kara, "İlaç gün boyunca kontrollü şekilde verilir. Bu sayede hastalarda kas sertliği azalır, hareket kabiliyeti artar ve bakım süreçleri kolaylaşır" dedi. "Kemik tutulumu olan kronik kanser ağrısında morfin pompası etkilidir" Şiddetli ve uzun süreli ağrılarda morfin pompasının önemli bir seçenek olduğunu belirten Kara, "Klasik tedavilerle kontrol altına alınamayan ağrılarda bu yöntem etkili sonuçlar sağlar. İlaç doğrudan sinir sistemi üzerinden verilir. Daha düşük dozlarla daha güçlü ve uzun süreli ağrı kontrolü sağlanır. Bu yöntem sayesinde hastaların uyku düzeni, beslenmesi ve günlük aktivitelerinde iyileşme görülür. Ağızdan alınan ilaçlara bağlı yan etkiler de azalabilir" açıklamasında bulundu. "Her bel ve boyun ağrısı ameliyat gerektirmez" Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin de uygulandığına değinen Op. Dr. Kara, "Bel ve boyun ağrılarında epidural enjeksiyonlar, sinir blokları ve radyofrekans gibi yöntemlerden faydalanıyoruz. Toplumda sık görülen bel ve boyun ağrıları her zaman cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ile birçok hastayı ameliyatsız tedavi edebiliyoruz. Bu işlemler kısa sürede uygulanır ve hastalar aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi sürecinde doğru hasta seçimi önemli" Spastisite ve kronik ağrı tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Op. Dr. Kara, "Nöroloji, fizik tedavi ve beyin cerrahisi uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı hastalarda başarı oranı artar. Her hasta detaylı şekilde değerlendirilir. Uyguladığımız yöntemler her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle en doğru tedavi planını hastaya özel olarak belirliyoruz" dedi. Açıklamasının sonunda önemli bir mesaj veren Op. Dr. Kara, "Günümüzde ağrı ve spastisite tedavisinde çok önemli gelişmeler var. Doğru hastaya, doğru zamanda uygulanan tedavilerle yaşam kalitesi artırılabilir" dedi.
Aile Akademisi’nde evlilik öncesi eğitim başladı
02 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:25 Aile Akademisi’nde evlilik öncesi eğitim başladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Aile Akademisi’nde, 2025 "Aile Yılı" kapsamında yeni evlenen ve evliliğe hazırlanan çiftler için evlilik öncesi eğitimlere başladı. "Adım Adım Evlilik Eğitimi" başlığıyla sunulan program, çiftlere sağlıklı ve güçlü bir evlilik için ihtiyaç duyabilecekleri temel bilgi ve becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Toplam üç hafta sürecek programla salı ve perşembe günleri gerçekleştirilecek eğitimlerde katılımcılara evlilikte roller, iletişim, kriz yönetimi, nezaket ve sabır gibi ilişki dinamiklerinin yanı sıra mahremiyet, ebeveynliğe hazırlık, bütçe yönetimi ve öfke kontrolü gibi konular hakkında bilgi verilecek. Evliliğin yol haritası Eğitimin son bölümündeki "Evliliğin Yol Haritası" ile katılımcılar, öğrendikleri tüm bilgileri bir araya getirerek evliliklerine sağlam bir temel oluşturma fırsatı bulacak. Eğitim sonunda katılımcılara katılım belgesi ve çeşitli hediyeler verilecek. Eğitim sevgi ve anlayış temelli bir yuva kurmak isteyen çiftler için önemli bir rehber olacak. Eğitimden faydalanmak isteyen çiftler ise, Gaziantep Ailem Mobil Uygulaması (GAİLEM) uygulaması ve gaziantepailem.com internet sitesi üzerinden başvuru yapabilecek. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Aile Yılı kapsamında yürüttüğü evlilik öncesi eğitim programına katılım, belediye tarafından sunulan evlilik desteklerinden faydalanabilmek için de bir ön şart olarak başvurularda kayda alınıyor.
Yalangoz Mahallesi yıllardır beklediği yola kavuştu
01 Temmuz 2025 Salı - 14:07 Yalangoz Mahallesi yıllardır beklediği yola kavuştu Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın kırsal mahallelerde başlattığı arazi yolu açma seferberliği Yalangoz Mahallesi’nde vatandaşların yıllarca beklediği yollar açıldı. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, başlattığı yol açma çalışmalarıyla kırsal mahallelerde yol ağı genişliyor. 1 yılı aşkın sürede birçok mahallede binlerce kilometrelik arazi yolu açılarak, vatandaşların tarım arazilere ulaşabilmesi ve üretim yapması sağlandı. 22 kilometrelik yol açıldı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, kırsal mahallelerdeki ulaşım ağını güçlendirmeye devam edeceklerini bildirdi. Son olarak Yalangoz Mahallesi’nde 2 kilometrelik yeni arazi yolu açıldığını paylaşan Yılmaz, Nisan 2024 tarihinden bu yana Yalangoz Mahallesi’nde 22 kilometrelik arazi yolu açtıklarını bildirdi. "Yol açma çalışmaları devam edecek" Açılan yeni yolların ulaşımı kolaylaştırmanın yanı sıra tarımsal üretimi de artırdığını belirten Yılmaz, "Arazi yolu bizim için öncelikli konuların başında geliyor. Çok şükür 1 yılı aşkın görevimizde binlerce kilometrelik yol açarak, mucur serimi gerçekleştirdik. Allah’ın izniyle Şehitkamil’de genelinde kırsalda ya da merkezde yolları sorun olmaktan çıkarana kadar çalışmalarımız devam edecek" dedi. "50 aile rahatladı" Yalangoz Mahallesi Muhtarı Memik Özsoy, çalışmalarından dolayı Başkan Yılmaz ve ekibine teşekkür ederek, "Geçtiğimiz günlerde sorunumuzu Başkanımıza ilettik. Sağolsun hemen ilgilendi ve yolumuz açıldı. Yaklaşık 50 aileyi ilgilendiren 2 kilometrelik bir yol. Traktörle gidemediğimiz arazilerimize şimdi otomobillerle bile girebiliyoruz. İnşallah, komşularımız bu yol sayesinde yıllardır ekemediği tarlasını işleyebilecek. Başkanımız çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bilim Kafe Etkinlikleri 81 ilde eş zamanlı olarak hayata geçirildi
01 Temmuz 2025 Salı - 13:17 Bilim Kafe Etkinlikleri 81 ilde eş zamanlı olarak hayata geçirildi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın startını Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde verdiği Bilim Kafe Etkinlikleri 81 ilde eş zamanlı olarak hayata geçirildi. Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) öğrencileri, üniversite yöneticileriyle samimi ve bilim dolu bir sohbette bir araya geldi. GİBTÜ ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu özel buluşmaya, Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Metin Bedir ve Prof. Dr. Feridun Bilgin ile Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İpek Atik katıldı. Etkinlikte, öğrencilerin merak ettiği sorulara içten yanıtlar verilirken, bilimsel merak, kariyer planlaması, araştırma kültürü ve gençliğin Türkiye’nin bilimsel geleceğindeki rolü gibi konular etraflıca ele alındı. Etkinlik yoğun ilgi gördü Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, Türkiye genelindeki 150’den fazla üniversitenin katılımıyla düzenlenen Bilim Kafe etkinliği, 27-28 Haziran 2025 tarihlerinde büyük bir başarıyla gerçekleşti. Dünyanın en büyük Bilim Kafe organizasyonu olarak dikkat çeken bu etkinlik kapsamında, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi 27 Haziran’da Gaziantep halkını ve öğrencileri bilimle buluşturdu. Düzenlenen Bilim Kafe Etkinliği, katılımcılara bilimsel keşifler, popüler bilim konuları ve teknolojik gelişmeler hakkında bilgi edinme fırsatı sundu. Bilime ve geleceğe dair güçlü mesajlar Bilim Kafe buluşmasında, katılımcı yöneticiler öğrencilerle birebir diyalog kurarak, akademik hayatın dinamikleri ve bilimsel düşüncenin üniversite yaşamındaki yeri üzerine önemli paylaşımlarda bulundu. Öğrencilerden gelen sorulara verilen samimi ve teşvik edici yanıtlar, üniversite-toplum etkileşiminin güçlenmesine katkı sağladı. Bilim Kafe, yalnızca bir sosyal mekân değil; aynı zamanda yenilikçi fikirlerin geliştiği, disiplinler arası iş birliklerinin doğduğu ve eleştirel düşüncenin beslendiği bir akademik alan olarak konumlanıyor. Öğrencilerin ders dışı etkileşimlerde bulunabileceği, akademisyenlerle doğal bir iletişim kurabileceği bu yeni alan; bilgi paylaşımını, üretken diyaloğu ve bilimsel merakı teşvik etmeyi hedefliyor.
Yaz aylarında idrar yolu enfeksiyonlarına dikkat
01 Temmuz 2025 Salı - 13:17 Yaz aylarında idrar yolu enfeksiyonlarına dikkat Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Solakhan, yaz aylarında idrar yolu enfeksiyonlarında artış yaşandığını söyledi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Solakhan, "Yaz aylarında artış gösteren sağlık sorunlarından biri de idrar yolu enfeksiyonlarıdır (İYE). Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte daha fazla terleme, yetersiz sıvı alımı ve havuz kullanımı gibi etkenler, bu enfeksiyonların görülme sıklığını önemli ölçüde artırıyor. Özellikle kadınların ve çocukların bu dönemde daha dikkatli olması gerekir" dedi. Doç. Dr. Mehmet Solakhan, "İdrar yolu enfeksiyonları, mesane, üretra, böbrekler veya üreter gibi idrar yollarının herhangi bir bölümünde oluşabilen bakteriyel enfeksiyonlardır. En yaygın formu ise mesane enfeksiyonu (sistit) olarak bilinir. Genellikle Escherichia coli (E. coli) adlı bakterinin neden olduğu bu enfeksiyonlar, tedavi edilmediğinde böbreklere kadar ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sıcak havalarda terleme arttığı halde yeterince su içilmemesi, idrarın yoğunlaşmasına ve bakterilerin çoğalmasına zemin hazırlar. Ortak kullanılan ve iyi dezenfekte edilmemiş havuzlar, bakterilerin üretraya ulaşmasını kolaylaştırır. Uzun süre ıslak mayo ile kalmak, genital bölgenin nemli kalmasına ve bakteri üremesine neden olur. Hava almayan giysiler, bölgenin tahriş olmasına ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açar. Özellikle tatil bölgelerinde hijyen şartlarının yetersiz olması, enfeksiyon riskini artırır" ifadelerini kullandı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Solakhan, yaz aylarında enfeksiyon vakalarının arttığını belirterek, "Özellikle tatilde olan bireyler, hijyen şartlarına dikkat etmeli ve yeterli sıvı alımını ihmal etmemelidir. Enfeksiyon belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı" diye konuştu.