Yerel Haberler
Gaziantep
Pancarlı Gençlik Kütüphanesi gençlerin yeni adresi oldu 02 Nisan 2026 Perşembe - 16:23:30 Şehitkamil Belediyesi tarafından gençlerin eğitim hayatına katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Pancarlı Gençlik Kütüphanesi, modern yapısı ve sunduğu imkanlarla sınava hazırlanan öğrencilerin vazgeçilmez adreslerinden biri haline geldi. Özellikle üniversite ve meslek hayali kuran gençlerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphane, sessiz, konforlu ve teknolojik altyapısıyla dikkat çekiyor. Şehitkamil Belediyesi tarafından gençlerin daha verimli bir ortamda ders çalışabilmesi için tasarlanan kütüphane, geniş çalışma alanları, bireysel ve grup çalışma odaları ile farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Günün büyük bölümünü burada geçiren öğrenciler, hem disiplinli bir çalışma ortamı buluyor hem de motivasyonlarını yüksek tutabiliyor. Gölbucks ve kütüphane bir arada Kütüphanenin hemen yanında bulunan Gölbucks ise gençler için önemli bir sosyal alan oluşturuyor. Uygun fiyatlı içecek seçenekleri sunan mekân, öğrencilerin ders aralarında dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği bir alan olarak öne çıkıyor. Gençler, buradan aldıkları içeceklerle tekrar kütüphaneye dönerek çalışmalarına kesintisiz devam edebiliyor. Başkan Yılmaz’a teşekkür Sınav maratonuna hazırlanan öğrenciler, Pancarlı Gençlik Kütüphanesi’nin kendilerine sağladığı imkanlardan oldukça memnun. Ev ortamında yaşanan dikkat dağınıklığından uzak, düzenli ve sessiz bir atmosferde ders çalışmanın başarılarına olumlu katkı sağladığını ifade eden gençler, desteklerinden Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a teşekkür etti. Örnek proje Şehitkamil Belediyesi’nin eğitime yönelik bu tür projeleri, kentte gençlerin geleceğe daha umutla bakmasına katkı sağlarken, Pancarlı Gençlik Kütüphanesi de kısa sürede Gaziantep’in en yoğun kullanılan eğitim alanlarından biri olmayı başardı. Gençlerin hayallerine giden yolda önemli bir durak haline gelen kütüphane, sunduğu kaliteli hizmetle örnek gösterilen projeler arasında yer alıyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 16:19 Gaziantep’ten Mart ayında 826 milyon dolar ihracat Gaziantep, 2026 yılı mart ayında gerçekleştirdiği 826 milyon 234 bin dolarlık ihracatla, yılın ilk çeyreğinde toplam 2,4 milyar dolara ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Gaziantep, mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4’lük düşüş yaşadı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Tuncay Yıldırım, ihracattaki gerilemenin arkasında hem takvim etkisi hem de bölgesel gelişmelerin bulunduğunu ifade etti. "Jeopolitik gelişmeler lojistiği olumsuz etkiliyor" "Mart ayında Ramazan Bayramı tatili nedeniyle çalışma günlerindeki azalma da ihracat rakamlarına yansıdı. Ancak asıl belirleyici unsur, bölgemizde artan jeopolitik risklerdir" diyen ve İran hattında yaşanan gerilime dikkat çeken Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu: "İran merkezli gelişmeler ve artan belirsizlik, yalnızca pazar daralmasına değil; lojistik süreçlerde ciddi aksamalara yol açmaktadır. Taşıma sürelerinin uzaması, alternatif güzergâhlara yönelme zorunluluğu ve navlun maliyetlerindeki artış, ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir." "Artan maliyetler ihracatı zorluyor" Yıldırım, küresel ve bölgesel gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisine de dikkat çekerek, "Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde ihracat yapmak her zamankinden daha zor hale gelmiştir. Buna rağmen vazgeçmeyen tüm ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Gaziantep, sadece iyi zamanların değil; zor zamanların da şehridir. Bu şehir, her koşulda üretmeye ve ihracat yapmaya devam eden güçlü bir refleks geliştirmiştir" diye konuştu. "AB ile entegrasyon ihracata güç katacak" Yıldırım, ihracat açısından stratejik öneme sahip bir gelişmeyi de paylaşarak, "Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikası taslağında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması ve Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli sayılmasına yönelik yasal zeminin teyit edilmesi, ihracatçımız için son derece önemli bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Bu gelişmenin Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sağlayacağını belirten Yıldırım, "Ticaret savaşlarının derinleştiği, bölgesel risklerin arttığı bir dönemde, kamu-özel sektör iş birliğiyle yürütülen ticari diplomasinin sonuç verdiğini görüyoruz. Şimdi hedef bu kazanımın yasalaşması, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve Türkiye’nin Avrupa sanayisindeki konumunun daha da güçlendirilmesidir" diye konuştu.
02 Nisan 2026 Perşembe - 15:10 Gaziantep Dijital İnşaat Zirvesi’nde sektörün geleceği konuşuldu Gaziantep Ticaret Odası (GTO), inşaat sektöründe dijital dönüşümün tüm boyutlarıyla ele alındığı Gaziantep Dijital İnşaat Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. GTO 27 Nolu Mimarlar, Mühendisler, Yapı Denetim Firmaları Meslek Komitesi ile Yapı Bilgi Modellemesi ve Yönetimi Derneği’ne bağlı BIM4TÜRKİYE platformu iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve sektör profesyonellerini, akademisyenleri, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. İnşaat sektöründe dijitalleşmenin giderek önemli hale geldiği ve hız kazandığı dönemde düzenlenen zirvede, Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) teknolojileri, şantiye yönetiminde dijital çözümler, veri odaklı mühendislik uygulamaları, kamu ve özel sektörde entegrasyon süreçleri ile geleceğin akıllı yapı sistemleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. "Artık yapılar sadece betonla, demirle değil; veriyle, yazılımla ve akılla inşa ediliyor" Zirvenin açılış konuşmasında dijital dönüşümün artık inşaat sektörü için bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurgulayan GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, sektörün geleceğinin veri, yazılım ve akıllı sistemler üzerine inşa edildiğini ifade ederek, "Artık yapılar sadece betonla, demirle değil; veriyle, yazılımla ve akılla inşa ediliyor. Projeler artık sahada değil, önce dijital ortamda kuruluyor; hatalar sahada değil, model üzerinde çözülüyor. Zaman, maliyet ve kalite veriyle yönetiliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise çok güçlü bir kavram var: Yapı Bilgi Modellemesi Önümüzdeki süreçte yapı bilgi modellemesi bir tercih olmaktan çıkacak, zorunluluk haline gelecek. İlgili bakanlığımız bu konuda altyapı ve yönetmelik çalışmalarını başlatmış durumda. Yakın gelecekte bu sistemi kullanmayan firmalar için ihalelere erişim dahi zorlaşacak. Bu dönüşüm artık geleceğin değil, bugünün meselesidir" dedi. "Yapı bilgi modellemesi bir teknoloji değil, doğrudan rekabet avantajıdır" Yıldırım, BIM teknolojisinin firmalara doğrudan rekabet avantajı sağladığını belirterek, özellikle yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde dijital kapasitenin belirleyici unsur haline geldiğine dikkat çekti. Başkan Yıldırım, "Türk müteahhitlik sektörü bugün dünyada önemli bir yere sahip. Ancak artık uluslararası projelerde rekabet sadece maliyetle değil; dijital kapasiteyle, entegre proje yönetimiyle ve veriyle karar alma becerisiyle belirleniyor. Yapı bilgi modellemesi kullanan firmalar daha az hata yapıyor, daha hızlı teslim ediyor ve daha düşük maliyetle çalışıyor. Açıkça ifade etmek gerekir ki; yapı bilgi modellemesi bir teknoloji değil, doğrudan rekabet avantajıdır" şeklinde konuştu. Konuşmasında gençlere de özel bir çağrıda bulunan Başkan Yıldırım, dijital yetkinliklerin kariyer yolculuğunda belirleyici olacağını vurgulayarak, "Artık diplomanız tek başına yeterli değil. Sizi öne çıkaracak olan şey dijital yetkinliklerinizdir. Eğer mimarlık ya da mühendislik okuyorsanız, yapı bilgi modellemesini öğrenin, dijital tasarım araçlarını öğrenin, veriyle çalışmayı öğrenin. Bunu yapanlar istihdamda tercih edilen, projelerde aranan ve uluslararası işlerde öne çıkan kişiler olacak" dedi. Gaziantep’in üretim gücünü dijital dönüşümle daha ileri taşıması gerektiğini belirten Yıldırım, şehrin bu süreçte öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade ederek, "Gaziantep üretimde güçlü bir şehir. Ama artık sadece üretmek yetmez; daha hızlı, daha verimli ve daha akıllı üretmek zorundayız. İnşaat sektörü de bu dönüşümün en kritik alanlarından biri. Gaziantep olarak bu sürecin gerisinde kalan değil, öncülük eden şehirlerden biri olmak zorundayız" diye konuştu. "Gaziantep, uluslararası ölçekte merkez olma potansiyeline sahip" BIM4TÜRKİYE Başkanı Dr. Mehmet Sakin ise Gaziantep’in sahip olduğu üretim kabiliyeti, teknik insan kaynağı, girişimcilik kültürü ve bölgesel etkisiyle dijital inşaat alanında yalnızca Türkiye için değil, uluslararası ölçekte de önemli bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Dr. Sakin, "Gaziantep’in dünyaya hizmet üreten bir tasarım, mühendislik ve dijital inşaat üssü haline gelmesi yönünde gerekli çalışmalar başladı. Bu dönüşümün; kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşlarımızın ortak vizyonu ve iş birliğiyle çok daha güçlü bir zemine taşınacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 14:43 Gaziantep’in tescilli lezzetleri GAPTARIM’da sahneye çıktı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), Ortadoğu Fuar Merkezi’nde (OFM) düzenlenen 16. GAPTARIM Tarım, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Fuarı’nda açtığı stantla, kentin coğrafi işaret tescilli ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Gaziantep Sanayi Odası tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Gaziantep Ticaret Borsası, Gaziantep Ticaret Odası ve ilgili paydaş kurumların destekleriyle organize edilen fuar, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmeyi, sektör temsilcilerini bir araya getirmeyi ve yeni ticari iş birliklerine zemin hazırlamayı hedefliyor. Fuarda yer alan GTB standı Gaziantep Valisi Kemal Çeber, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda ziyaretçinin katılımıyla gezildi. Ziyaret sırasında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, coğrafi işaret tescilli ürünler hakkında Vali Çeber’e bilgi verdi. Stantta Antep Fıstık Ezmesi, Antep Lahmacunu, Antep Peyniri, Antep Köy Kahkesi ve Antep Tırnaklı Pidesi başta olmak üzere Gaziantep mutfağının simge lezzetleri sergilenirken, ürünlerin üretim süreçleri, tescil hikâyeleri ve taşıdığı kültürel değerler de ziyaretçilere aktarıldı. "Bu mirası koruyarak geleceğe taşıyoruz" Stant hakkında açıklamalarda bulunan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep’in köklü gastronomi kültürünün yalnızca bir lezzet değil, aynı zamanda medeniyetlerin izlerini taşıyan güçlü bir miras olduğunu söyledi. GTB olarak bugüne kadar Gaziantep adına 24 yöresel ürüne coğrafi işaret tescili kazandırdıklarını hatırlatan Akıncı, Antep Fıstık Ezmesi ve Antep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği (AB) tescilini alarak uluslararası alanda da önemli bir başarı elde ettiklerini ifade etti. Coğrafi işaret çalışmalarının temel amacının ürünlerin orijinal hazırlanış biçimlerini korumak ve marka değerini yükseltmek olduğunu aktaran Akıncı, "Gaziantep bugün 108 coğrafi işaretli ürünüyle Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. Hatta bu sayı, birçok Avrupa ülkesinin sahip olduğu tescilli ürün sayısından daha fazla. Bu da şehrimizin sahip olduğu kültürel ve gastronomik zenginliğin en somut göstergesidir. Bizler bu değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmayı, aynı zamanda bu ürünlerin ekonomik değerini artırmayı hedefliyoruz" dedi. Coğrafi işaret tescilinin yalnızca bir koruma mekanizması değil, aynı zamanda yerel kalkınmaya katkı sağlayan güçlü bir araç olduğuna dikkat çeken Akıncı, bu çalışmaların üreticiye, ihracata ve şehir ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu dile getirdi. Vali Çeber’den tebrik Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise GTB standını ziyaret ederek sergilenen ürünler hakkında bilgi aldı. Gaziantep’in zengin mutfak kültürü ve coğrafi işaretli ürün çeşitliliğiyle Türkiye’de örnek bir şehir olduğunu vurgulayan Vali Çeber, bu alandaki çalışmaları dolayısıyla GTB’yi tebrik etti. Gaziantep’in sahip olduğu gastronomi mirasının korunmasının ve tanıtılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Çeber, bu değerlerin hem kültürel hem de ekonomik açıdan şehre önemli katkılar sunduğunu sözlerine ekledi. GTB’nin fuarda sergilediği coğrafi işaretli ürünler, ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görürken; Gaziantep’in binlerce yıllık lezzet mirası ise fuar alanında adeta hayat buldu. Ayrıca stantta, Gaziantep Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş.’nin yürüttüğü analiz, kalite kontrol ve depolama faaliyetlerine ilişkin çalışmalar hakkında da ziyaretçilere bilgilendirme yapıldı.
İslahiye sporla ayağa kalkıyor
24 Haziran 2025 Salı - 09:26 İslahiye sporla ayağa kalkıyor AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, depremin büyük yıkıma yol açtığı İslahiye ilçesindeki spor yatırımlarını inceledi ve yeni yatırımların müjdesini verdi. İslahiye’de, esnafı, deprem konutlarını ve taziye evlerini ziyaret eden Milletvekili Bozgeyik, "Devletimiz, depremin yaralarını sarmak amacıyla tüm imkanlarını seferber etmeye devam ediyor" dedi. AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın İslahiye ilçesinde hayata geçirdiği yatırımları yerinde inceledi. Yeni hizmete açılan İslahiye Spor Salonu’nu ziyaret eden Bozgeyik, gençlerle birlikte voleybol oynayarak spora ve gençliğe verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Modern yapısıyla dikkat çeken ve çok sayıda spor branşına ev sahipliği yapan salon, uzman antrenörler eşliğinde yürütülen spor okulu faaliyetleriyle kısa sürede İslahiye gençliğinin buluşma noktası haline geldi. Bozgeyik, sporun gençler üzerindeki olumlu etkisine vurgu yaparak, bu tür yatırımların artarak devam edeceğini belirtti. İslahiye stadı yenileniyor: 4 bin kişilik tribün geliyor Milletvekili Bozgeyik’in ziyaretinde önemli bir müjde de İslahiye Futbol Sahası için geldi. Çok yakında ihale süreci başlatılacak olan modernizasyon çalışmaları kapsamında; zemini yenilenecek, yeni ışıklandırmalar yapılacak ve 4 bin kişilik tribün inşa edilecek. Yenilenen İslahiye Stadı, amatör spor kulüplerinden okullara, vatandaşlardan genç sporculara kadar geniş bir kitleye hizmet verecek. Boğaziçi Beldesi’ne yeni spor salonu planlanıyor Ziyaret programı kapsamında Boğaziçi beldesine de giden Milletvekili Bozgeyik, bölgedeki spor altyapısını güçlendirmeye yönelik yeni bir projeyi duyurdu. Boğaziçi’ndeki tüm okulların faydalanabileceği, hem beden eğitimi derslerinde hem de ders saatleri dışında spor okulu ve kulüp faaliyetleri için kullanılabilecek bir kapalı spor salonu yapılması için keşif çalışmaları başlatıldı. Bünyamin Bozgeyik, bu projenin kısa sürede neticelendirilmesi için Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ödenek talebinde bulunacaklarını, planlanan yatırımların takipçisi olacaklarını ifade etti. "Boğaziçi’ne yakışır bir spor kompleksi kazandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz" diyen Bozgeyik, gençlerin her alanda desteklenmesinin milli bir görev olduğunu vurguladı.
Şahinbey Belediyesi’nden öğrencilere karne hediyesi
23 Haziran 2025 Pazartesi - 17:06 Şahinbey Belediyesi’nden öğrencilere karne hediyesi Şahinbey Belediyesi, okulların kapanmasıyla birlikte geleneksel hale getirdiği spor ayakkabı dağıtımına bu yıl da devam etti. Karne heyecanı yaşayan öğrenciler, Şahinbey Belediyesi tarafından hediye edilen spor ayakkabılarla tatilin sevincini ikiye katladı. Şahinbey Belediyesi, eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte öğrencilerin karne sevincine ortak oldu. Her yıl geleneksel hale gelen spor ayakkabı dağıtımı bu yıl da büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey Belediyesi Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelerek hediyelerini verdi. Başkan Tahmazoğlu, öğrencilerle bir araya geldi Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu da spor ayakkabısı dağıtım alanlarını ziyaret ederek öğrencilerle ve aileleriyle yakından ilgilendi. Çocuklarla sohbet eden, fotoğraf çektiren ve hediyelerini kendi elleriyle takdim eden Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Şahinbey Belediyesi olarak, çocuklarımızın hem eğitim hayatlarında başarılı olmaları hem de sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri için desteklerimizi sürdürüyoruz. Her yıl karne döneminde spor ayakkabısı dağıtarak öğrencilerimize karne hediyesi sunuyoruz. Bu yıl da binlerce yavrumuza spor ayakkabılarını ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hediye ettiğimiz spor ayakkabılarıyla bol bol spor yapmalarını, sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmelerini diliyorum. Hayırlı olsun gençler, güle güle kullanın" dedi. Ailelerden teşekkür Spor ayakkabısı alan öğrenciler, büyük sevinç yaşarken, aileler de Başkan Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederek, "Çocuklarımız mutlu oldu, biz de onların mutluluğuyla sevindik. Başkanımıza teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İş Bankası ve OSBÜK’ten Gaziantep’te İkiz Dönüşüm Buluşmaları
23 Haziran 2025 Pazartesi - 15:37 İş Bankası ve OSBÜK’ten Gaziantep’te İkiz Dönüşüm Buluşmaları Dijital ve yeşil dönüşümü simgeleyen ikiz dönüşümün ülke genelindeki OSB’lere yayılmasını desteklemek üzere İş Bankası ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu iş birliği ile başlatılan "OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları"nın ikincisi Gaziantep’te gerçekleşti. Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü artırmak, dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında atılacak adımlarla mümkün. KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini geliştirerek sürdürülebilirliği merkeze alan üretim modellerine geçiş yapabilmesi, yalnızca işletmelerin değil, ülke ekonomisinin de geleceği açısından stratejik önem taşıyor. İş Bankası’nın bu yaklaşımla geçtiğimiz yıl Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu ile (OSBÜK) bir protokol imzalayarak başlattığı OSB’lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları’nın ikincisi Gaziantep’te gerçekleştirildi. "Küresel pazarda söz sahibi olmak ancak OSB’lerin güçlenmesiyle mümkün" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, yüksek katma değerli üretimi, stratejik konumu, gelişmiş lojistik altyapısı ve girişimci sanayicileri ile Gaziantep’in 2024 yılı ihracatının 10 milyar doları aştığını söyledi. Fiziksel büyüklük, aktif işletme sayısı ve istihdam açısından Türkiye’nin en büyük OSB’si konumunda olan Gaziantep OSB’nin ihracat odaklı üretimiyle ülkemizin sanayisine ve dış ticaretine büyük katkı sağladığını ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin en büyük bin sanayi kuruluşunun 600’den fazlasının OSB’lerde yer aldığını, OSB’lerin ülkemizin sanayileşmesinin en önemli yapı taşlarından biri olduğu belirtti. Tüm sektörlerde olduğu gibi OSB’lerde de dijital dönüşümün bir zorunluluk olduğunun ve Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına uyum için sanayi kuruluşlarının yeşil dönüşümü iş modellerine entegre etmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda 2026 yılına kadar sürdürülebilir finansman alanına yönelik 300 milyar TL’lik kaynak ile yeşil dönüşüme katkı sağlamayı taahhüt ettiklerini ve bu taahhütlerini 2026 yılı gelmeden tamamladıklarını söyledi. Sürdürülebilir finansman alanındaki odaklanmalarını aynı şekilde sürdüreceklerini ve KOBİ’lerin ikiz dönüşümünü stratejik bir alan olarak gördüklerini belirten Sezgin Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "KOBİ’lerin ikiz dönüşüm süreçlerini tamamlayabilmesinin ancak bütünsel bir bakış açısıyla üretilecek çözümlerle mümkün olabileceğinin bilincindeyiz. Geçtiğimiz yıl MEXT Teknoloji Merkezi iş birliğiyle ‘100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu’ projemizi hayata geçirdik. KOBİ’lerin üretim bantlarının yönetsel süreçlerinin dijitalleşmesi, enerji verimliliği yatırım ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gereken noktalarda en uygun maliyetlerle finansman desteği sağlanması konusunda hep yanındayız. OSBÜK ile geçtiğimiz yıl imzaladığımız protokol ile de OSB’lerde faaliyet gösteren işletmelerin; dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarından teminat mektubuna, ihracat işlemlerinden işletme giderlerine kadar tüm finansman ihtiyaçları için avantajlı faiz oranları ve esnek vade imkanı sunduğumuz OSB Finansman paketimizi hayata geçirdik. Paketimiz ile bugüne kadar, 1.910 adet işletmeye 13,5 milyar lira nakdi ve 8 milyar lira gayrinakdi kredi kullandırımı gerçekleştirdik. Ülkemizin sanayisine destek olmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz." "Dijitalleşme ve çevreci üretim süreçlerine geçmek, değişime ayak uydurmak ortak hedef olmalı" Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkan Yardımcısı Cengiz Şimşek konuşmasında dijital ve yeşil dönüşümden oluşan ikiz dönüşümün sadece sanayimizin değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da hayati önem taşıdığını, iç ve dış pazardaki rekabet gücümüzü koruyabilmek için bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Son dönemde, üretimde rekabetin sadece maliyet ve kaliteyle sınırlı olmadığına; aynı zamanda çevresel sorumluluk ve teknolojik yeterlilikle de ölçüldüğüne dikkat çeken Cengiz Şimşek, "Dijitalleşmeyi başaramayan, üretimini çevreye duyarlı hale getiremeyen işletmeler, sadece iç pazarda değil, ihracatta da ciddi engellerle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle, Sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı için dijitalleşme ve çevreci üretim süreçlerine geçmek, değişime ayak uydurmak hepimizin ortak hedefi olmalı" dedi. OSBÜK’ün temel misyonunun Organize sanayi bölgelerimize yol göstermek olduğunu söyleyen Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "OSBÜK olarak, yeşil dönüşüme uyum süreçlerine destek olmak üzere 81 ilde faaliyet gösteren 413 organize sanayi bölgesinde yoğun çalışmalar yürütüyoruz. OSB’lerimizin ikiz dönüşümüne rehberlik etmek üzere yetiştirdiğimiz 2 bin dijital elçi ile sürece katkı sağlıyoruz. Ev sahibi olarak bulunduğumuz Gaziantep OSB’de pek çok çalışma yürütüyoruz. Bugün 1.300’ü aşkın fabrikanın faaliyet gösterdiği sanayi bölgemizde, ikiz dönüşüm konusunda Türkiye’ye örnek teşkil edecek adımlara imza atıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve TSE tarafından belirlenen kriterleri sağlayarak Türkiye’de Yeşil OSB Sertifikası alan 18 OSB’den biri olduk. Gaziantep OSB olarak da 331 GES projesiyle 530 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesine ulaştık. Bu sayede, çevresel ayak izimizi azaltırken sanayimizin enerji ihtiyacını da temiz kaynaklardan karşılıyoruz. Faaliyete geçireceğimiz günlük 250 bin metreküp kapasiteli İleri teknoloji sistemlerinin kullanılacağı yeni atık su arıtma tesisimizde arıtılan suyu tarımda ve sanayi üretiminde yeniden kullanarak su ayak izimizi azaltmayı da hedefliyoruz. Çevreci yatırımlarımız ve dijitalleşme adımlarımızla verimliliği artırıyor sadece bugünü değil, geleceği de inşa etmeye odaklanıyoruz." Panel oturumları Açılış konuşmalarının ardından dijital ve yeşil dönüşümün birlikte ele alındığı ‘İş Dünyasında İkiz Dönüşüm Yolculuğu’ panelinde İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, KOSGEB Proje Yönetimi Daire Başkanı Faruk Kahvecioğlu ve Liva Enerji CEO’su Sinan Uzer KOBİ’lerin dönüşüm süreçlerindeki kazanımları, karşılaştıkları zorluklar, finansman kaynakları ve regülasyonlara uyum gibi başlıklarda değerlendirmelerini paylaştı. Katılımcılar, ikiz dönüşümün artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunun altını çizerken; iş dünyasının sürdürülebilir ve dijital bir geleceğe uyum sağlaması için birlikte hareket etmesi gerektiği mesajını verdiler.
Trafik Eğitim Parkı’na rekor ziyaretçi
23 Haziran 2025 Pazartesi - 15:36 Trafik Eğitim Parkı’na rekor ziyaretçi Şehitkamil Belediyesi tarafından çocuklarda trafik bilincini oluşturmak amacıyla hayata geçirilen Trafik Eğitim Parkı, 2024-2025 eğitim ve öğretim döneminde rekor sayıda öğrenci ağırladı. 1 yıllık sürede 25 bin 299 öğrenciye teorik ve uygulamalı olarak trafik eğitimi verildi. Gaziantep’in örnek belediyecilik projelerinden biri olan Şehitkamil Belediyesi Trafik Eğitim Parkı, 2024-2025 eğitim ve öğretim döneminde de binlerce öğrenciye güvenli trafik bilinci kazandırmaya devam etti. Bir yıl boyunca Şehitkamil genelindeki ilkokul ve ortaokullarda eğitim gören tam 25 bin 299 öğrenci, teorik ve pratik trafik eğitimiyle buluşturuldu. Trafiği yerinde deneyimlediler Eğitim parkında öğrencilere trafik kuralları teorik ve uygulamalı olarak öğretildi. Çocuklar, trafik polisi ve alanında uzman eğitimciler eşliğinde hem yaya olarak hem de bisikletli ve akülü araç sürücüsü olarak trafik kurallarını yerinde deneyimledi. Parkurda trafik ışıkları, yaya geçitleri, kavşaklar ve levhalar birebir olarak canlandırıldı. Böylece öğrenciler, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri trafik durumlarını simülasyon ortamında yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. "Bilinçli bireyler yetiştirmek istiyoruz" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, trafik güvenliğinin sadece sürücüler için değil, tüm toplum için hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Yılmaz, "Trafikte doğru davranışların temeli küçük yaşta atılır. Biz de çocuklarımızın trafik kurallarına uyan, bilinçli bireyler olarak yetişmesini istiyoruz. Trafik Eğitim Parkımız bu anlamda çok değerli bir görev üstleniyor. Burada öğrendikleri bilgiler sayesinde hem kendi canlarını hem de başkalarının hayatını korumayı öğreniyorlar" dedi. "Kuralları birebir öğreniyorlar" Trafik Eğitim Parkı’nda çocuklara iki aşamalı eğitimler verildiğini anlatan Yılmaz, "İlk aşamada, çocuklara sınıf ortamında görsel materyaller ve sunumlar eşliğinde temel trafik kuralları, işaret levhalarının anlamları, güvenli yaya davranışları ve bisiklet kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılıyor. İkinci aşamada ise öğrenciler uygulama alanına geçerek, parkur üzerinde kuralları birebir uygulama imkanı buluyor. Öğrencilerimiz, eğitim sırasında hem eğleniyor hem de öğreniyor. Bu etkileşimli yöntem sayesinde verilen bilgilerin kalıcılığı da artırılıyor. Önümüzdeki eğitim öğretim döneminde de eğitimlere ara vermeden devam edeceğiz" diye konuştu.
Altunkaya Şirketler Grubu markası Sonsepet.com online alışverişin yeni gözdesi
23 Haziran 2025 Pazartesi - 15:02 Altunkaya Şirketler Grubu markası Sonsepet.com online alışverişin yeni gözdesi Altunkaya Şirketler Grubu’nun güçlü ve yenilikçi markalarından biri olan Sonsepet.com, kaliteli ve güvenilir ürünleri online alışverişin kolaylığı ile tüketicilerle buluşturuyor. Altunkaya Şirketler Grubu’nun yıllara dayanan tecrübesi ve geniş ürün yelpazesiyle desteklenen Sonsepet.com, tüketicilere gıda, kahvaltılık, içecek, kuruyemiş, bebek bakım ürünleri ve daha pek çok kategoride geniş bir ürün skalası sunuyor. Müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutan Sonsepet.com, kullanıcılara pratik, hızlı ve güvenilir bir çevrim içi alışveriş deneyimi yaşatmayı hedefliyor. Mahmood coffee marka hikayesi ve ürün çeşitleri Mahmood Coffee, 30 yılı aşkın tecrübesiyle kahve tutkusunu tüketicilere sunan Altunkaya Şirketler Grubu’nun bir markası. Altunsa Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Mahmood Coffee, kaliteli kahve çekirdeklerini modern teknolojiyle işleyerek, her damak zevkine hitap eden geniş bir ürün yelpazesi sunmakta. Türkiye’nin yerli ve milli markası olarak bilinen Mahmood Coffee, kahve severlerin günlük kahve keyiflerine eşlik eden vazgeçilmez lezzetlerden biri haline geldi. Mahmood Coffee, tüketicilere 2’si 1 arada, 3’ü 1 arada, Granül Kahve, Türk Kahvesi, Cappuccino, Kapsül Kahve, Espresso Kahve, Sıcak Çikolata gibi çeşitli kahve lezzzetleri sunar. Üretim sürecinde kalite standartlarına bağlı kalınarak hazırlanan bu ürünler, Türkiye pazarında olduğu gibi uluslararası piyasada da büyük bir beğeni topladı. Mahmood tea marka hikayesi ve ürün çeşitleri Mahmood Tea, Altunkaya ailesi tarafından kurulan ve dünya çapında tanınan bir markadır. Geleneksel çay kültürünü modern üretim teknikleriyle birleştirerek, 50’den fazla ülkede tüketilen eşsiz çay çeşitleri sunuyor. Sri Lanka’nın seçkin çay yapraklarından üretilen Mahmood Tea geniş ürün yelpazesiyle her damak zevkine hitap eden siyah çay, yeşil çay, bitki çayı ve meyve çayı çeşitleri sunuyor. Altunkaya Şirketler Grubu’nun bir markası olan Mahmood Tea, Türkiye’de özellikle Seylan çayı kategorisinde lider konumda. Mahmood rice marka hikayesi ve ürün çeşitleri Mahmood Rice, Altunkaya Grubu’nun kaliteye olan bağlılığıyla Hindistan’dan özenle tedarik edilen pirinçlerin en iyisini sunan bir marka. Uzmanlaşmış üretim ve paketleme süreçleri ile Mahmood Rice, dünya genelinde lezzet, aroma ve kaliteyi bir araya getirerek; basmayı pirinç kategorisinde geniş bir kitleye hitap etmektedir. Altunkaya Grubu’nun yerli ve milli bir marka olarak oluşturduğu Mahmood Rice, güvenilirliği ve yüksek kalite standartlarıyla tüketicilerin güvenini kazanmış, mutfaklarda vazgeçilmez bir yer edinmiştir. Altunsa marka hikayesi ve ürün çeşitleri Altunkaya Şirketler Grubu’nun vizyoner bakış açısıyla 1996 yılında kurulan Altunsa, kısa sürede gıda sektöründe adını duyurmayı başarmış bir marka olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’nin gururu olan Altunsa, mutfaklardan temizlik ürünlerine kadar geniş yelpazede kaliteli ve güvenilir ürünler sunmaktadır. Altunsa, yüzlerce çalışanıyla yıllık tonlarca üretim kapasitesine sahiptir ve dünya genelinde önemli bir pazar payına sahiptir. Üretim süreçlerinde hijyen ve kaliteye verdiği önemle bilinen Altunsa, ISO 9001, ISO 22000 ve Helal sertifikaları gibi uluslararası standartlara sahiptir. Altunsa, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutarak, geniş ürün yelpazesiyle tüketicilerden olumlu geri dönüşler almaktadır. Gıda sektöründen kişisel bakıma, temizlik ürünlerinden atıştırmalıklara kadar uzanan ürün gamıyla Altunsa, Türkiye’de ve dünyada güvenle tercih edilen bir marka olmuştur. Confy marka hikayesi ve ürün çeşitleri Confy markası, Lidersan Sağlık’ın 2006 yılında yerli sermaye ile kurduğu ve hijyen sektöründe global bir başarıya imza attığı güçlü bir marka olarak dikkat çekiyor. Lidersan Sağlık, modern üretim tesisleri ve ileri teknoloji ile donatılmış ekipmanları sayesinde, dünya standartlarında hijyen ürünleri sunarak, 5 kıtada 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmekte. Türkiye’nin en büyük ihracatçıları arasında yer alarak dikkat çeken şirket, kaliteli ürünleriyle tüketicilerin beğenisini kazanmakta. Confy, geniş ürün yelpazesiyle bebek bezlerinden yetişkin bezlerine, ıslak mendillerden hijyenik pedlere kadar çeşitli hijyen ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Tüm ürünler, yüksek emicilik, cilt dostu malzemeler ve ergonomik tasarımlarıyla kullanıcılarına konfor ve güven sunmayı amaçlıyor. Sonsepet.com, Türkiye’nin lider markaları arasında yer alan, bilinirliği yüksek, kaliteli ve güvenilir markalarının geniş ürün yelpazesini vatandaşlarla buluşturuyor. Sitede, aranan birçok markanın farklı ürünleri de uygun ve kampanyalı fiyatlarla bulunabiliyor, güvenle alışveriş yapabiliyor. Sonsepet.com, hızlı ve güvenilir kargolama hizmetiyle siparişleri kısa sürede ulaştırıyor. Yüzde 100 müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışıyla, samimi bir alışveriş deneyimi sunan Sonsepet.com’da ihtiyaçlara en iyi şekilde cevap verecek ürünler bulabiliyor.
SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu yaşama dair soruları yanıtladı
23 Haziran 2025 Pazartesi - 13:08 SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu yaşama dair soruları yanıtladı SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, BloombergHT kanalında Gözde Atasoy’un sunuculuğunu üstlendiği İş’te Zirve Programına konuk oldu. İş ve özel yaşamına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Babası Sani Konukoğlu’nun öğütlerinin hayatı boyunca kendisine yol gösterici olduğunu söyleyen Konukoğlu, 121 yıllık çınar olan SANKO Holding’in başarı sırlarını anlattı. Konukoğlu, "Her başarısızlığın ardından muhakkak başarı gelir" dedi. SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Bloomberg HT’de İş’te Zirve Programına konuk oldu. SANKO Holding’in kuruluş hikayesini anlatan Konukoğlu, küçük yaşlardan itibaren iş hayatının içinde olduğunu söyledi. Konukoğlu, "İlkokula başlamadan önce 5-6 yaşlarımda babam Sani Konukoğlu bizi hidrofil pamuk tesisine götürürdü. Pamuklar açılır, temizliği ve ardından kasarlaması yapılırdı. Pamuğu açma işlemi çok keyifliydi. Ben de pamuklar içinde zaman geçirir, gün sonunda harçlığımı almak üzere sıraya girerdim. Ortaokul ve lise yıllarımda tatil dönemlerimde iplikhane, tarak, penye ve bobinde, okulu bitirdikten sonra ise örgü ve boyahanede çalıştım" dedi. 121 yıllık çınar SANKO Holding’in 121 yıllık dev bir çınar olduğunu anlatan Konukoğlu, Aile şirketlerinin büyüme sırrını da anlattı. Konukoğlu, "Aslında başarının sırrını rahmetli babam Sani bey ve ağabeylerim çözdü. Siz şirketinizde çalışırken işyerinin sahibi değil de bir profesyonel olduğunuzu kabul ederseniz her şey çözülüyor. Biz şirketlerde profesyonel olarak görev yapıyoruz. Hissedar olabilirsiniz ancak profesyonel olarak bulunduğunuz konumu hak etmiyorsanız orada olmamanız gerekir. Bu kurala uyduğunuz takdirde hiçbir şekilde sıkıntı olmadan devam edebilirsiniz. Bu kurallar yazılı değil, zamanın değişim ve dönüşümüne uygun olarak kurallarımız da değişiyor. 20 yıl önce olaylara bakış ile şu anki bakış aynı değil. Kuşaklar arası olaylara bakış açısı inanılmaz derecede değişim gösterdi. Yapay zekanın da hayatımıza girmesiyle birlikte bu değişim daha fazla hissediliyor. Değişim ve dönüşüme ayak uydurabilmemiz için yazılı kuralların yanı sıra günün şartlarına göre de aksiyon almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Holding ile ilgili yeni kararı duyuran Konukoğlu, "Holdingin dışında kalan şirketlerde yönetim kurulu başkanı artık aileden olmayacak. Yönetimde olabilirler ancak yönetim kurulu başkanı olmayacaklar" ifadelerine yer verdi. Aile şirketlerinin uzun ömürlü olması ile ilgili soruyu yanıtladı Aile şirketlerinin uzun ömürlü olmamasında etkili olan hatalar ne oluyor? sorusuna, "Hata demeyelim de, ne daha farklı yapılabilir diyelim. Önemli olan çocukların küçük yaştan itibaren kafalarına şirketlerde çalışmaları gerektiğinin yerleştirilmesi olduğunu düşünüyorum" şeklinde yanıt verdi. Konukoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendi çocuklarımızın yetişmesinde eşim Jülide Hanım’ın etkisi büyüktür. Eğitimlerini Jülide hanım organize etti. Çocuklarım küçük yaşlardan itibaren iş nasıl yönetilir, pazarlık nasıl yapılır, yönetimde ilişkiler nasıl olması gerekir gibi konularda hafta sonları eğitim aldılar. Herkes hafta sonu veya yaz tatili yaparken çocuklarım bu eğitimleri alarak geleceğe hazırlandı" "Tüm detayları öğrenmeye odaklanırım" Detaycı bir kişiliği olduğuna dair sorulara yanıt veren Konukoğlu, "Ben çok fazla detaya inmem. Bir göreve geldiğim zaman o görevde yapmam gerekenleri önceden analiz edip iyice araştırırım. İşletmede A’dan Z’ye görev alırım, tüm safhalarını öğrenirim. İşletmede hızlı karar almanız gerekiyor yoksa ürün hatalı çıkar. İşletme körlüğü denen bir olay var. Dışarıdan bildiğiniz bir konuyu içeriden görmeniz gerekiyor. Aksi halde yanlış kararlar verebilirsiniz" dedi. "Bilerek adaletsiz karar asla vermem" Konukoğlu, "Bilerek adaletsiz karar vermem. Bilmeden yanlış bir karar vermiş olabilirim ama bilerek adaletsiz bir karar asla vermem. Bir karar alacağım zaman, ‘Senin adın Adil, ona göre karar ver’ diyerek kendimi telkin ediyorum" ifadelerini kullandı. "Babamın sözleri hayatımda yol gösterici oldu" Konukoğlu, "Kişiliğimin ve iş ilkelerimin gelişiminde, babamın, ‘İşin hilesi dürüstlüktür’ sözü etkili oldu. Dürüst olanın İşini iyi yapanın zaten hile yapmadan parasını kazanacağını örneklerle anlattı. Bu söz, babamın bize en önemli mirasıdır. Çalıştığınız müşterileriniz size güven duyarlarsa, sizden sürekli mal alırlar. Belki az kazanırsınız ama sürekli kazanırsınız. Sel suyu hızlı gelir ama gittiğinde de arkasını berbat eder, her tarafı yıkar gider. Pınar suyu oğlum temiz olur, az içersin ama sürekli olur derdi babam. Aldığım önemli derslerden birisi de babam Sani Bey’in ‘Pazarlığın üzerine pazarlık olmaz’ diye özetlediği iş ilkesi oldu. Daha 12-13 yaşlarımda kulağımda küpe olan ve bende çok önemli iz bırakan konu şöyle gelişti. O yıllarda elektrik kesintileri yaşandığı için motorlar çok sık arıza yapardı. Babamla samimi dost olan Ali Küçükparmak, arızalı motorları götürür, tamirini yapardı. Cumartesi günleri ödeme günümüzdü. Ali Amca da geldi. Sohbet ettikleri sırada babam, ‘Adil, Ali amcanın faturasını öde’ dedi ve faturayı bana verdi. Faturada 2,5 lira küsurat vardı. Küsuratı vermeden Ali Amcaya ödeme yaparken bunu söyledim. Ali Amca, ‘Canın sağ olsun’ dedi. Çocuk mantığı ile 2,5 lira eksik ödeyerek doğru bir şey yaptığımı, işletmeye para kazandırdığımı zannettim. Fakat babam öyle bir kızdı ki ‘O parayı hemen öde’ diye tepki gösterdi. Adeta dondum. Babam, ’Bu hareket sana yakışıyor mu?’ dedi. Bir şey anlamadım. Üstelik iltifat bekliyorum, Aferin oğlum, ticareti öğreniyorsun diyecek sanıyordum. ‘Sen, faturadan bir kuruş dahi kestiğimizi ne zaman gördün de böyle bir şeye cesaret ediyorsun’ diye kızgınlığını sürdürdü. Ali amcanın babama itirazları eşliğinde, ağlayarak 2,5 lirayı ödedim. Ali amca gittikten sonra babam beni karşısına alarak ‘Hayatta bir daha pazarlığın üzerine pazarlık yapmayacaksın. Önemli olan pazarlığı baştan yapmaktır. Malı alırken pazarlığını yaparsın, istenilen rakamın belki yüzde 25’ini kesersin ama pazarlık bitmiş, adam işi tamamlamış, faturası düzenlenmiş. Sen o faturanın kuruşunu dahi kesmemelisin ki hakkı sende kalmasın. Yani iş bittikten sonra pazarlık yapılmaz. Yaparsan o insanın hakkını gasp etmiş olursun, bütün hakkı sana geçmiş olur’ diyerek bana neden kızdığını anlattı. Bu olay, hayatıma yön veren bir ders oldu. O günden sonra tüketici olarak alışveriş yaparken dahi "üstü kalsın" derim. Bozuk param olmazsa, yaşadığım bu tecrübeden ötürü fazlasını veririm" şeklinde konuştu. 65 yaş kuralı 65 yaşında görevi bırakacağını aktaran Konukoğlu, "Aile kuralları gereği 65 yaşında görevi devredeceğim. Görev süresinin ardından yönetimde yer almaya devam ediyoruz. İşi bırakmıyoruz. Ortaklar kurulunda görev alıyoruz, Yönetim Kurulu Başkanının istekleri doğrultusunda çalışmalar yapıyoruz. Görevimin bitmesinin ardından bir ay tatil yapacağım" şeklinde konuştu. Son 6 yılda pek çok zor dönemde Konukoğlu’nun başarıyla liderlik ettiğini söyleyen Gözde Atasoy, "Başkanlığa geldiğiniz dönem zor bir döneme denk geldi. Global ölçekte bir salgın, tüm iş yapış şekillerinin değiştiği kaotik bir dönemde görevi devralmıştınız. Üzerine ülke olarak yaşadığımız en büyük felaketlerden 6 Şubat depremi döneminde de Yönetim Kurulu Başkanı olarak süreci yönetirken insani, vicdani ve adil yönünüzü de ortaya koyarak olabilecek en umutlu şekilde çıkmak için çok büyük adımlar attınız. Bu dönemdeki liderlik tecrübenizden konuşabilir miyiz?" şeklinde soru yöneltti. Konukoğlu, "Keşke bu olayları yaşamasaydık. Pandeminin ilk günlerinde panikledim. Ağabeylerimle görüştüm ve ilk olarak kendi çalışanlarımızı koruma altına almamız gerekiyordu bunu söyledim. Tüm çalışanlarımıza belirli bir süre ek ödeme yaptık. İşletmelerimizde pandemiye karşı önlemleri en üst düzeyde alarak çalışmalarımıza başladık. İnsanlar çalışmadığı dönemde de sıkıntı yaşıyor. Tam işler yoluna girerken bizleri derinden yaralayan 6 Şubat depremlerini yaşadık. Benim unutamadığım en çok zorlandığım dönem deprem dönemiydi. Ülkemizin her yerinden yardımlar geldi. Afet konusunda işçilerimize eğitim aldırdık. Ben de dahil olmak üzere afet hazırlık eğitimleri aldık. Şu an afet konusunda eğitimli 300 çalışanımız var" ifadelerini kullandı. "Eğitim, kültür-sanat ve tarihe önem veriyoruz" Eğitim, kültür-sanat ve tarihi değerlere önem verdikleri söyleyen Konukoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Çektiğim fotoğraflardan sergi açtım. Bu sergiden yola çıkarak zamanla bir galeri fikri oluştu ve Gaziantep’te profesyonel galeri anlayışı ile yönetilen SANKO Sanat Galerisi’ni sanatçı ve sanatseverlerimizin hizmete sunduk. Ulusal ve uluslararası birbirinden seçkin profesyonel sanatçıları ağırlayarak sanatseverlerle buluşturuyoruz. Anadolu’da kâr amacı gütmeden sadece sanatçıya destek anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren tek sanat galerisiyiz. Sergi açan sanatçılarımızdan herhangi bir ücret almıyoruz. Sanatçının seçtiği iki eserin birini ben alıyorum, diğerini de galeri satın alıyor." SANKO Holding’in Zeugma ve Karkamış Antik Kentlerinin kazı sponsorluklarını üstlendiğini de anlatan Konukoğlu, "Daha önce Zeugma’dan eserlerin ortaya çıkartılması için SANKO olarak büyük emek verdik. Abdulkadir abim, mutlaka bu işe sahip çıkın diyerek görevi bize vermişti. O dönem kazı çalışmalarının başında bizzat bulundum. Karkamış Antik Kenti’nin kazı çalışmalarına da hala destek oluyoruz" diye konuştu. Torun sevgisi bir başkaymış 3 oğlu olduğunu söyleyen Konukoğlu, ailesi ile bolca vakit geçirdiğini söyledi. Konukoğlu, "Pazar günleri kahvaltılarımızı birlikte yapmaya gayret ediyoruz. Evlatlarımı çok severim ancak torun sevgisi bir başkaymış. Sanırsam çocuklarımızla yaşayamadıklarımızı torunlarımızla yaşıyoruz" diye konuştu.
Gaziantep’te yazlık yemeni sandalet ve terliklere ilgi arttı
23 Haziran 2025 Pazartesi - 10:56 Gaziantep’te yazlık yemeni sandalet ve terliklere ilgi arttı Gaziantep’te 5 ayrı hayvanın derisinden üretilen ve doğal oluşuyla bilinen yemeniler, ayak kokusu, ayakta terleme gibi sorunların da önüne geçme özelliği nedeniyle yoğun ilgi görüyor. Genellikle yaz aylarında tercih edilen yemeni ayakkabıların sandalet ve terlik modelleri de geliştirildi. Anadolu’nun birçok şehrinde yüzyıllardır insanların ayaklarını koruyan yöresel ayakkabı yemenilerin yazlık modelleri büyük ilgi görüyor. Yapımında kullanılan malzemesi ve şekilleri değişiklik gösterse de yüzyıllardır insanların ayaklarını koruyan Güneydoğu Anadolu Bölgesinin yöresel ayakkabısı yemenilerin yazlık modellerini geliştiren ustaların yaptığı sandalet ve terlikler ile diğer modeller tercih edilmeye başladı. Son yıllarda doğal ve sağlıklı olduğu için daha fazla kişinin tercih ettiği yemenilerin yeni modellerini geliştiren ve renklerini çoğaltan ustalar, yemeni ayakkabıların sandalet ve terliklerinin de tercih edilen ürünler arasında yer aldığını belirtiyor. Ayak kokusu, ayakta terleme gibi sorunların da önüne geçiyor Doğal deriden el emeğiyle üretilen yemeni, yaz aylarında ayak kokusu, ayakta terleme gibi sorunların da önüne geçiyor. Uzun emek sonrası elde yapılan ve son dönemde hem yurt içi hem de yurt dışında yaşayan vatandaşlar tarafından büyük ilgi gören yemeni, ayaktaki estetik duruşunun yanı sıra sağlıklı ve hijyenik olması nedeniyle de tercih edenler için büyük önem taşıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin ve şehrin önemli kültürel değerleri arasında yer alan yöresel ayakkabı yemeni modelleri, meşakkatli pek çok işlemin ardından müşterilerine ulaştırılıyor. Genelde sığır ve manda derisinden üretilen, çeşitli renk ve modelleri ile dikkat çeken yemenilerin üst kısmı dana ve keçi, içi koyun veya dana, alt ve iç köselesi ise manda derisinden yapılıyor. Yerli vatandaşların yanı sıra yabancı turistlerin de büyük bir ilgisini çekiyor Kentin tarihi ve turistik mekanlarında satışa sunulan yemeniler, çeşitli renkleri ve modelleri ile yerli vatandaşların yanı sıra yabancı turistlerin de büyük bir ilgisini çekiyor. Yemeni ustası Fırat Dikilitaş, Gaziantep’in yöresel el dikimi deri ayakkabısı yemeninin yeni modelleri olan sandalet ve terliklerinin büyük ilgi gördüğünü söyledi. Terleme, mantar, egzama ve koku yapmadığı için yaz aylarında rağbet görüyor Yemeni ayakkabıların terleme, mantar, egzama ve koku yapmadığı için özellikle sıcak yaz aylarında büyük rağbet gördüğünü belirten Dikilitaş, asırlardır ustaların maharetli ellerinde hazırlanan yemeni ayakkabı çeşitlerinin ayakları serin tutması ve sağlıklı olması nedeniyle küçükten büyüğe her yaştan kişi tarafından tercih edildiğini ifade etti. Tarihi yaklaşık 700 yıl öncesine dayanan ve orijinal özelliklerini kaybetmeden günümüze kadar gelen Gaziantep’in yöresel el dikimi yemeninin, son yıllarda tasarlanan yeni model ve çeşitli renkleriyle de dikkat çektiğini belirten Dikilitaş, geleneksel yemeni ayakkabının yanı sıra sandalet, terlik ve diğer yemeni modellerini geliştirdiklerini söyledi. "Ayak sağlığını düşünen insanlar yemeni giymeli" Son günlerde artan sıcak havalarda vatandaşların ayak kokusu, terleme ve mantardan koruduğu için yemeni ayakkabıları ve modellerini tercih ettiğini söyleyen Fırat Dikilitaş, "Yemeni genel olarak dünya çapında giyiliyor. Havaların ısınmasıyla beraber yemeniye daha çok rağbet var. Ayak sağlığını düşünen insanlar yemeni giymeli. Çünkü ayak sağlığı için rahat bir ayakkabıdır. Deri gözenekleri açık bir ayakkabı olduğu için ayaklarınız sürekli hava alışverişinde bulunur. Mantar, nasır gibi hastalıklar ayakta havasızlıktan ve sürtünmeden meydana gelir. Biz yemeninin tabanına camız derisi kullanıyoruz. Taban derisinde deri gözenekleri çok fazladır. Bu sayede ayağınız sürekli hava alışverişinde bulunur ve nefes alır. Bu yüzden mantar ve nasır gibi hastalıklar ayağınızda bulunmaz" dedi. "İstek üzerine her çeşit renk ve model var" Yemeni ayakkabıların hafif olması nedeniyle ayakları yormadığını ve ince deri nedeniyle de rahat bir kullanım imkanı sunduğunu ifade eden Dikilitaş, "Daha önce sadece kırmızı ve siyah renklerde yemeni vardı. Şu anda artık istek üzerine her çeşit renk ve model var. 30’a yakın modelimiz, 100’e yakın farklı tonlarda rengimiz var. Yazın giyilebilecek en rahat ve en sağlıklı ayakkabı olan açık sandaletler de yapıyoruz. Dünyanın her yerine satıyoruz. Genelde ürünlerimiz mevsimliktir. Normal ürünlerimiz yaz aylarında da giyiliyor. Fakat sandalete daha çok rağbet var. Yaz aylarında sandalete olan ilgi yemeniye göre daha çok oldu. Rekabet için de değişim şarttı. Bunu da biz yaptık. Terlikler ve sandaletler daha çok rağbet görüyor. Çoğu kişi, ‘yemeniden sandalet olur mu?’ diye sorarken çoğu kişi tarafından da beğeniliyor" diye konuştu.