Yerel Haberler
Gaziantep
10 Nisan 2026 Cuma - 17:13 Gaziantep’te İsrail’in "idam yasası" protesto edildi Gaziantep’te sivil toplum kuruluşları İsrail’in Filistinli esirlerin idam edilmesiyle ilgili yasasını düzenledikleri basın açıklamasıyla kınadı. İsrail Meclisi tarafından Filistinlilere yönelik alınan idam kararlarına tepkiler büyüyor. Filistin’e Destek Platformu tarafından Gaziantep’te İsrail’in Filistinli mahkumlar hakkında aldığı idam kararlarına sert tepki gösterildi. Ulu Camii önünde düzenlenen basın açıklamasında, İsrail’i protesto edilirken kalabalık sık sık tekbir getirdi. "Filistin’deki İdam Kararına Karşı Susmuyoruz" temasıyla düzenlenen basın açıklamasında, kalabalık İsrail’i kınayan sloganlar attı. Kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra siyasi partilerin il başkanlarının da katıldığı basın açıklamasında, İsrail protesto edildi. "İnsanlık azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından rehin alınmıştır" Basın açıklamasını okuayan Filistin’e Destek Platformu İl Temsilcisi Mehmet Emin Arslan, "Gözü dönmüş azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz" dedi. "Yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır" İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösteren Arslan, "Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarsa da bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanında yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir" şeklinde konuştu. "Zalimler için cehennem daima yaşayacaktır" İsrail’in Filistinli mahkumlara karşı idamı yasallaştırmasının bir vahşet ve hukuk ihlali olduğunu ifade eden Arslan, "İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır. Gözü dönmüş Netanyahu’nun yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her gözyaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Zalimler için cehennem daima yaşayacaktır" dedi. "Sumud Filosu’na tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz" Arslan, "Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her hususta zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola 200’ü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filosu’na tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz" diye konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:58 Voice of Erdem müzik yarışması coşkuyla sona erdi Erdem Koleji’nin gelenekselleşen ve her yıl büyük bir heyecanla beklenen "Voice of Erdem" yarışması, bu yıl da etkileyici atmosferi, yüksek katılımı ve kusursuz organizasyonuyla dikkat çekti. Erdem Koleji ve Hasan Kalyoncu Anaokulu işbirliğinde düzenlenen "Voice of Erdem" müzik yarışmasının finali Şahinbey Kongre Merkezi’nde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Gaziantep genelinde 78 farklı okuldan toplam 317 öğrencinin başvurduğu yarışmada, yüzlerce başvuru arasından seçilen 12 finalist öğrencinin sahne aldığı büyük final gecesi, salonu tamamen dolduran izleyiciler ve taşan yoğun ilgiyle adeta nefes kesen bir sanat gecesine dönüştü. Salonun her köşesini saran coşku, gecenin başından sonuna kadar hiç azalmadı. Sanat dünyasının önemli isimlerinden oluşan jüri kadrosunda; Emre Yücelen, Canan Anderson ve Melis Fis yer aldı. Jüri üyelerinin değerlendirmeleri kadar, sahneye dair paylaştıkları yorumlar da genç yetenekler için yol gösterici nitelik taşıdı. Gece boyunca sahneye çıkan finalistler, yalnızca güçlü sesleriyle değil, sahne enerjileri ve izleyiciyle kurdukları bağ ile de öne çıktı. Farklı tarzlarda sergilenen performanslar, izleyicilere zaman zaman duygusal, zaman zaman da yüksek tempolu anlar yaşattı. Her performans sonrası yükselen alkışlar, salonun ne denli etkileyici bir geceye tanıklık ettiğini gözler önüne serdi. Yarışma aralarında sahne alan Dans Art ekibi, dinamik ve etkileyici koreografileriyle geceye görsel bir zenginlik kattı. Müzik ve dansın uyum içinde buluştuğu bu özel gece, izleyenlere yalnızca bir yarışma değil, baştan sona planlanmış bir sahne deneyimi sundu. Final değerlendirmeleri sonucunda; üçüncülüğü Fatma Sude Orhan (GHV Güzel Sanatlar Lisesi), ikinciliği Mehmet Yıldırım (Gaziantep Anadolu Lisesi) ve birinciliği Elif Naz Kırgıl (Aysel İbrahim Akınal Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi) elde etti. Dereceye giren öğrenciler büyük alkışlar eşliğinde ödüllerini alırken, sahneye çıkan tüm finalistler performanslarıyla iz bıraktı. "Güzel bir program ve çok kalabalık bir ortam var" Gerçekleştirilen yarışma hakkında bilgi veren Kulis Koordinatörü Beyzanur Karakan, "Voice of Erdem’in bu sene ikincisi düzenleniyor. Birçok gencin kalbine dokunuyoruz. Sanata olan ilgilerini burada kanıtlamalarını sağlıyoruz. Güzel bir program ve çok kalabalık bir ortam var. Bu sene programımıza inanılmaz bir ilgi var. Çok güzel geçen bir program olacağına eminim. Bir birinden iyi 12 yarışmacımız var. Umuyorum ki hak edenin kazandığı bir yarışma olur. Yarışmamızda Türkçe, İngilizce ve arabesk söyleyen öğrencilerimizde var. Herkesin kalbine dokunacak parçalar bu sahnede seslendirilecek. Diğer yandan yarışmamızda, her dört yarışmacıda bir Dans Art ekibinin sahne aldığı dans gösterileri de olacak. Sanat her anlamda Voice of Erdem’le Erdem Koleji’nde can buluyor" diye konuştu. "Gençlerin kendilerini ifade edebildiği özgüven dolu bir ortam oldu" Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, gecenin ardından yaptığı değerlendirmede, bu tür organizasyonların öğrencilerin özgüven gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, "Gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri sahneler oluşturmak, onların potansiyellerini ortaya çıkarmanın en etkili yollarından biridir. Bu gece, bunun en somut örneklerinden biri oldu" ifadelerini kullandı. Jüri üyelerinden Emre Yücelen ise organizasyonun genel yapısına dikkat çekerek, "Burada sahneye çıkan öğrencilerin hazırlık düzeyi ve sahne bilinci gerçekten dikkat çekici. Bu, arka planda ciddi bir emeğin ve doğru yönlendirmenin olduğunu gösteriyor. Böyle bir ortamda bulunmak çok kıymetli" diye konuştu. Erdem Koleji’nin her yıl daha da güçlenerek devam eden bu prestijli organizasyonu, yalnızca bir yarışma olmanın ötesine geçerek genç yeteneklerin kendilerini keşfettiği, sahneyle buluştuğu ve iz bıraktığı güçlü bir sanat platformu olarak öne çıkmaya devam ediyor.
GTB Mayıs ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi
15 Mayıs 2025 Perşembe - 13:49 GTB Mayıs ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, tarım ve ticaret sektöründeki güncel gelişmeler, uluslararası ticaret politikaları ve bölgesel ekonomik dinamikler ele alındı. Toplantının açılışında konuşan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Türkiye’nin güvenlik, diplomasi ve ticaret ekseninde attığı stratejik adımların, ülke ekonomisi ve toplumsal barış açısından kritik kazanımlar sunduğunu vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye uygulanan yaptırımları kaldırma kararının hem insani hem de ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğuracağını kaydeden Tiryakioğlu, bu kararın, Suriye halkı için insani bir nefes olmasının yanı sıra, bölgede yeniden yapılanma ve ekonomik canlanma sürecinin de hızlanmasına katkı sunacağını söyledi. Tiryakioğlu, toplantıda Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesine yönelik diplomatik görüşmelerin Türkiye’de yapılacak olmasını da değerlendirdi. Bu gelişmenin küresel gıda ve tarım piyasaları üzerinde olumlu etkiler oluşturacağını belirten Tiryakioğlu, "Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi ve özellikle tarım-gıda piyasalarını derinden etkilemekte. Bu iki ülke, dünyanın en büyük tahıl üreticileri arasında yer almakta. Savaş nedeniyle bozulmuş olan tedarik zincirleri ve artan gıda fiyatları, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere birçok coğrafyada ciddi sorunlara yol açtı. Türkiye’nin yürüttüğü barış odaklı diplomasi süreci neticesinde bu savaşın sona ermesi, sadece bölgesel istikrarı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda dünya gıda güvenliğine de önemli bir katkı sağlayacaktır" dedi. Tiryakioğlu, PKK terör örgütünün silah bırakma ve kendini feshetme kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede ise bu sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, ekonomik ve sosyal kalkınma açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi. Tiryakioğlu, "Terörle mücadelede elde edilen başarı, yalnızca huzur ortamı sağlamıyor; aynı zamanda ekonomik büyümenin, sosyal bütünleşmenin ve bölgesel kalkınmanın da önünü açıyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde yatırım ortamının canlanacağını, üretimin artacağını ve işsizlik oranlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma alanında sağlanacak tasarrufların eğitim, altyapı ve teknolojik dönüşüm gibi alanlara yönlendirilmesiyle birlikte, daha müreffeh bir toplum inşa etme yolunda da önemli adımlar atılmış olacak. Bu kazanımların temelinde ise, şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin kararlılığı ve milletimizin birlik ruhu yatmaktadır" ifadelerini kullandı. GTB Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı da tarım sezonuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılın ilk buğday hasadının Adana’nın Yüreğir ilçesinde gerçekleştirildiğini belirten Akıncı, Gaziantep’e sevk edilen ürünün, Gaziantep Ticaret Borsası Hububat-Bakliyat Satış Salonu’nda kilogramı 13 lira 50 kuruştan işlem gördüğünü hatırlattı. Bu yılki buğday üretiminde, Türkiye genelinde özellikle kıraç ve susuz bölgelerde yağış yetersizliği nedeniyle bir miktar düşüş öngörüldüğünü ifade eden Akıncı, "Ancak tahıl ambarı olarak kabul ettiğimiz İç Anadolu’da beklenen yağışların gerçekleşmesi halinde rekolte rakamlarında daha olumlu bir tabloyla karşılaşabiliriz" ifadeleri kullandı. GTB’nin hububat sektöründeki gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayan Akıncı, bu ay iki önemli tarım etkinliğine katıldıklarını söyledi. Bunlardan birinin Ankara’da düzenlenen "X. Uluslararası 2025 Hasadına Doğru Türkiye ve Dünyada Tahıl Konferansı", diğerinin ise Mardin’de gerçekleştirilen "Ulusal Hububat Konseyi 2025 Hasat Öncesi Hububat Kongresi" olduğunu aktaran Akıncı, "Her iki kongre de sektör temsilcilerini bir araya getirmesi ve mevcut sorunlara çözüm yolları sunması bakımından son derece verimli geçti. Özellikle iklim değişikliği, arz-talep dengeleri ve dış ticaret gibi konularda kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk" şeklinde konuştu. Mardin’deki kongreye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da katıldığını hatırlatan Akıncı, üretim, kalite, verimlilik ve lojistik altyapı gibi başlıkların detaylı şekilde ele alındığını kaydetti. Akıncı, konuşmasında ayrıca, GTB olarak destekleyici kurumlar arasında yer aldıkları MFF Orta Doğu Gıda Fuarı’nda stant açtıklarını da ifade etti. Akıncı, "Fuar kapsamında, Gaziantep’in coğrafi işaretli ürünlerini ve yöresel lezzetlerini yerli ve yabancı katılımcılara tanıtma fırsatı bulduk. Bu tür etkinlikler hem ilimizin gastronomi potansiyelini tanıtmak hem de ticari bağlantılar kurmak açısından oldukça değerli" diye konuştu.
Şehitkamil’de tekvando eğitimleri başladı
15 Mayıs 2025 Perşembe - 12:46 Şehitkamil’de tekvando eğitimleri başladı Şehitkamil Belediyesi Spor Merkezlerinde tekvando eğitimleri için kayıtlar başladı. Çocukların kendilerini savunma becerisi kazanma, sağlıklı bireyler olarak gelişimi adına startını verdiği çalışmalardan 6-15 yaş aralığındaki çocuklar faydalanacak. Sağlıklı, mutlu ve zinde nesiller yetişmesi adına 365 gün boyunca farklı branşlarda spor faaliyetlerine büyük önem veren Şehitkamil Belediyesi, çocuk sporları çalışmaları adına bir yeniliğe daha imza attı. Gelişim çağında çocukların, duruş bozukluklarının giderilmesi, kas güçlerinin arttırılması, el göz koordinasyonun geliştirilmesi, öz güvenlerinin artması, kendilerini savunma öğrenmeleri, esnekliklerinin gelişmesi ve kendi vücutlarını tanımaları adına büyük fayda sağlayan tekvando çalışmaları, ilçenin 2 farklı noktasında hizmet veren spor merkezlerinde (Atatürk Kültür ve Spor Merkezi, Beykent Spor Merkezi) yıl boyunca farklı gün ve seans seçenekleriyle uzman eğitmenler kontrolünde gerçekleştirilecek. "Bahar ve yaz aylarında spor merkezlerinde buluşalım" Şehitkamil Belediyesi Spor Merkezi Eğitmenlerinden Mehmet Beyaz, çocuklar için çalışmalarına sağlıklı yaşam ve kendilerini savunmayı öğrenmeleri için çocukları davet etti. Beyaz, açıklamasında, "Uzun bir yaz tatili bizleri bekliyor, havaların ısınmasıyla birlikte sportif faaliyetler artık daha rahat şartlarda yapılıyor. Bu nedenle yorucu eğitim-öğretim yılının sonuna yaklaşırken tüm çocuklarımızı ve onların değerli anne ve babalarını, bahar ve yaz aylarında Şehitkamil Belediyesi Spor Merkezlerinde ve açık alan da gerçekleştirilen spor faaliyetlerinde buluşmaya davet ediyorum. Katılımcı üyelerimiz düzenli spor yaptıklarında çok daha mutlu hissettiklerini, daha kaliteli bir yaşam sürdüklerini ifade ediyorlar. Tüm güzelliklerin toplumumuzun her kesimine yayılması adına spor merkezlerinin kapıları 4 mevsim boyunca açık. Çalışmalarına yeni başlayacağımız tekvando eğitimine kriterleri tamamlayan tüm çocuklarımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
SGK’dan kayıt dışı çalışmayla mücadele vurgusu
15 Mayıs 2025 Perşembe - 12:07 SGK’dan kayıt dışı çalışmayla mücadele vurgusu Gaziantep SGK İl Müdürü Mehmet Uzun, "Sosyal Güvenlik Haftası" vesilesi ile kayıt dışı ve istihdam konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Kayıt dışı çalışmanın gelecek hayatında olumsuzluklar oluşturacağını anlatan Uzun, "Her yıl 16 Mayıs’ı içine alan haftanın Sosyal Güvenlik Haftası olarak kutluyoruz. Sosyal güvenliğin, bireyleri yaşamları boyunca karşılaşabilecekleri mesleki, fizyolojik ve sosyoekonomik risklere karşı korumayı amaçlayan politika ve sistemler bütünü. Devlet tarafından yönetilen bu sistem; vatandaşlara sağlık hizmeti sunmak, asgari gelir düzeyini sağlamak ve yaşlılık, hastalık, malullük, işsizlik, iş kazası gibi nedenlerle çalışamadıkları dönemlerde onları koruyarak bu risklerin doğurduğu zararları telafi etmeyi hedefler. Ülkemizde oldukça gelişmiş bir sosyal güvenlik sisteminin bulunduğunu, bu sistemden faydalanmanın temel şartının kayıtlı çalışmak. Sosyal güvenliğin bu denli önemli olmasına rağmen, bazı vatandaşlarımızın hala sosyal güvencesinin bulunmuyor. Kayıt dışı istihdamın, çalıştığı halde hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi. Bu durumun hem çalışan hem işveren hem de devlet açısından ciddi olumsuzluklara yol açar. Sigortasız çalışanların, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık gibi sigorta kapsamındaki yardımlardan yararlanamaz; yaşlılık, malullük aylığı, iş göremezlik ödeneği, işsizlik maaşı, kıdem ve ihbar tazminatı gibi birçok yasal haktan mahrum kalmaz. Kayıtsız istihdam sağlayan işverenlerin, haksız rekabete neden olur. Ekonomik düzeni bozduklarını ve kayıt dışının tespiti halinde ciddi para cezaları ile diğer hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalır. Devlet açısından kayıt dışı istihdamın, prim ve vergi kaybına neden olur. Çalışan-emekli dengesinin bozulduğunu ve gelir dağılımında adaletsizliğinin meydana gelir" dedi. "Kayıt dışı çalışma, geleceğinden çaldırma" Uzun, "Kayıt dışı çalışma, geleceğinden çaldırma, Sigortalı hayat, bereketli hayat. Sigortanı yaptır, sosyal güvenlikten faydalan. Sigortasız çalışma; yarınından çalma, çaldırma. Daha huzurlu bir toplum, daha güçlü bir Türkiye için kayıt dışı çalışmayın, kayıt dışı çalıştırmayın" diye konuştu.
Gaziantep’te ’Aile Yılı’ kapsamında kortej yürüyüşü düzenlendi
15 Mayıs 2025 Perşembe - 11:02 Gaziantep’te ’Aile Yılı’ kapsamında kortej yürüyüşü düzenlendi Gaziantep’te ’Aile Yılı’ kapsamında düzenlenen kortej yürüyüşü ve mehteran konseri, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Aile Yılı kapsamında 15 Mayıs 2025 tarihinde Türkiye genelinde bulunan tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte düzenlenen kortej yürüyüşü, Gaziantep’te Balıklı Meydanı’ndan başlayarak Yeşilsu meydanına kadar devam etti. "Aile küçük bir devlet, devlet ise büyük bir ailedir" Aile kavramının her geçen gün daha da önem kazandığını ifade eden Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, "1994 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 15 Mayıs aile günü olarak kutlanmakta. Dolayısıyla bizler de bu kapsamda ülkemizin tüm illerinde eş zamanlı olarak saat 10:00 ’da bu yürüyüşümüzü başlattık. İçinde bulunduğumuz haftada aile haftası olarak kutlanıyor ve bugün de ilk günü. Gördüğünüz üzere birçok kesim burada ailenin en temel yapı taşları annelerimiz, babalarımız, çocuklarımız herkesle birlikte bu yürüyüşü gerçekleştirdik. Tabii malumlarınız teknolojideki gelişmeler olsun hayatın olağan akışı olsun sürekli bir şeyler değişiyor. Dolayısıyla aile kavramı her geçen gün daha da önem kazanıyor. Özellikle toplumsal yozlaşmanın zirve yaptığı dönemlerde bizlerin sevgiyi, kederi, yüzünü paylaştığımız aile ortamı bir o kadar daha önem kazanıyor ve yine Cumhurbaşkanımız tarafından bu yıl 2025 yılı aile yılı olarak ilan edildi. Dolayısıyla bizler de bu kapsamda kutlamalarımızı gerçekleştireceğiz. Sayın Valimizin öncülüğünde, aile yılı kapsamında birçok etkinliğimiz var. Arkamızda da görmüş olduğunuz üzere Valimizin her fırsatta dile getirdiği bir söz var. Aile küçük bir devlet. Devlet ise büyük bir ailedir. Bizler de bu şiarda hareket ederek inşallah güzel şeylere imza atacağız" diye konuştu. Yürüyüşe Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek, kurum yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.
Galatarasay ve Trabzonspor taraftarları Gaziantep’e hayran kaldı
15 Mayıs 2025 Perşembe - 11:00 Galatarasay ve Trabzonspor taraftarları Gaziantep’e hayran kaldı Gaziantep’te oynanan Ziraat Türkiye Kupası final maçı için kente gelen Galatasaray ve Trabzonspor taraftarları, şehre hayran kaldı. Galatasaray’ın Trabzonspor’u 3-0 yenerek kazandığı final maçı için Adıyaman, Şanlıurfa ve Kilis gibi çevre iller başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından Gaziantep’e gelen taraftarlar, maç öncesi ve sonrası kültür, turizm, gastronomi ve spor şehri Gaziantep’i gezdi. Taraftarlar, takım formaları ve bayraklarıyla kentin tarihi ve turistik mekanlarını gezerek keyif dolu vakit geçirdi. Şehrin tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerini keşfetmenin yanı sıra tarihi Bakırcılar Çarşısı ve Almacı Pazarı gibi tarihi mekanlarda gezerek, baklava, fıstık ve katmer gibi meşhur lezzetleri tatma fırsatı bulan taraftarlar, çarşılarda renkli görüntüler oluşturdu. Tarihi mekanlarda bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler, esnafın güler yüzü ve misafirperverliğiyle karşılaştı. Taraftarlar gezi esnasında şehre özgü lezzetlerin tadını çıkarırken Gazianteplilerin misafirperverliğinden de büyük keyif aldı. Gaziantep’in tarihi, kültürel dokusu ve mutfağına olan ilgilerini dile getiren taraftarlar, şehre hayran kaldıklarını ifade etti. "Gaziantep’i çok beğendik" Trabzonspor’u desteklemek için ailece İstanbul’dan geldiklerini belirten Fatih Gezici, "Gaziantep çok güzel bir şehir ve alış veriş yaptık. Hem şehir hem de insanları çok güzel ve Gaziantep’i çok beğendik. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nı gezdik ve şehrin diğer mekanlarını da gezeceğiz. Yemeklerin ve tatlıların da tadına bakacağız" dedi. "Hayran kaldım" Maç için Trabzon’dan geldiğini ve Gaziantep’e hayran kaldığını belirten Abdullah Usta, "Gaziantep çok güzel ve beğendik. Esnafın ve vatandaşların konukseverliğini de beğendik. Gaziantep’in kebaplarını, fıstığını yedik ve hepsi güzeldi. Her şey çok güzeldi. Her şey için teşekkür ederiz" diye konuştu. "Gaziantep çok güzel" Galatarasay ve Trabzonspor maçı için Antalya’dan geldiklerini belirten Rabia Yılmaz ise "Gaziantep’in tarihi mekanlarını gezdik ve Gaziantep’i çok beğendik. Gaziantep çok güzel ve herkesi Gaziantep’e gelmelerini tavsiye ediyorum. Gaziantep’in çok güzel tarihi ve turistik mekanları var. Herkesin görmesi gereken mekanlar var. Gaziantep’e Galatarasaylı olduğum için ve Muslera’yı görmek için geldim. En büyük hayalim Muslera ile tanışmak ve görüşmek" şeklinde konuştu. "Gaziantep halkı çok sevecen ve misafirperverdi" Gaziantep’e olan hayranlığını dile getiren Muzaffer Yılmaz, "Galatarasay ve Trabzonspor maçı için Antalya’dan Gaziantep’ e geldim. Gaziantep’in insanlarını, yemeklerini, kültürünü ve özellikle tarihi dokusunu beğendim. Zeugma Mozaik Müzesi’ni gezdik ve müzeyi çok beğendik. Gaziantep’in yemeklerini tavsiye ederim. Gaziantep halkı çok sevecen ve misafirperverdi. Gaziantep’i çok sevdim. Yemeklerinin her damağa uygun olmasını beğendim" ifadelerini kullandı.
GİBTÜ öğrencisi Abdurrahman Deyri gönülleri fethetti
15 Mayıs 2025 Perşembe - 10:56 GİBTÜ öğrencisi Abdurrahman Deyri gönülleri fethetti Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Abdurrahman Deyri, Üniversiteler Arası Erkekler Hafızlık Yarışması’nın Türkiye Finali’nde ikinci olarak büyük bir başarıya imza attı. Finalde, öğrenciler, Kur’an-ı Kerim’den çeşitli bölümleri okuyarak ve anlamlarını aktararak jüri üyelerini etkilemeye çalıştı. Yarışma, öğrencilerin hem akademik hem de dini bilgi birikimlerini gösterme fırsatı sundu. Üniversiteler Arası Erkekler Hafızlık Yarışması’nın Türkiye Finali, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Yarışmaya, Türkiye genelinden altı farklı bölgeyi temsilen öğrenciler katıldı. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Abdurrahman Deyri yarışmada GİBTÜ’yü temsil eden Hafız Abdurrahman Deyri, üstün performans sergileyerek Türkiye ikincisi oldu. Seçkin jüri heyeti yarışmayı değerlendirdi Jüri üyeliklerini Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Dr. Hafız Osman Şahin, Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öğe, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Koç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydın Kudat ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Düzenli üstlendi. Programa, yarışmacıların aileleriyle birlikte Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Etkinlik, manevi atmosferiyle dikkat çekti. GİBTÜ öğrencisi Abdurrahman Deyri ikinci oldu Yarışmanın birinciliğini Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Muhammed Yasir Akbulut elde etti. İkinci sırada Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinden Abdurrahman Deyri yer alırken, üçüncülüğü ise Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Ahmet Esentürk kazandı.
Türkiye Kupası maçı esnafı mutlu etti
15 Mayıs 2025 Perşembe - 10:27 Türkiye Kupası maçı esnafı mutlu etti Gaziantep’te oynanan ve Galatasaray’ın Trabzonspor’u yenerek kazandığı Ziraat Türkiye Kupası final maçı için kente gelen taraftarların yaptığı alışveriş esnafın yüzünü güldürdü. Türkiye’nin ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarihi, gastronomisi ve kültürel mirasıyla ünlü şehri olan Gaziantep, Galatasaray ile Trabzonspor’u ağırlamanın gururunu yaşadı. Ziraat Türkiye Kupası finali müsabakasında Galatasaray ile Trabzonspor, Gaziantep’te karşı karşıya geldi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda, Galatasaray’ın Trabzonspor’u 3-0 yenerek kazandığı maç için Gaziantep’e gelen takım taraftarları, yaptıkları alış verişle esnafı memnun etti. Türkiye’nin önemli turizm şehri olan ve yılın 12 ayı boyunca yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam eden Gaziantep’te esnaf, maç için Gaziantep’e gelen ve maç öncesinde kentin tarihi mekanlarını gezen takım taraftarlarını en güzel şekilde ağırladı. Karşılaşma öncesinde Gaziantep’e gelen takımın taraftarları özellikle tarihi Almacı Pazarı’nı, Bakırcılar Çarşısı’nı ve Kültür Yolu üzerinde bulunan hanları, iş yerleri ile Gaziler Caddesi’ni hınca hınç doldurdu. Taraftarların çarşılarda oluşturduğu yoğunluk esnafı mutlu ederken, takım taraftarlarının çarşıları ve tarihi mekanları gezerken, kentin önemli lezzetleri olan baklava, Antep fıstığı, katmer, beyran ve kelle paça, kebap çeşitleri, menengiç kahvesinin yanı sıra kurutmalık sebzeler ile doğal baharatları tercih ettiği görüldü. Final maçı kentte turizm hareketliliğinin yaşanmasına neden olurken, esnaf Kurban Bayramı öncesi adeta çifte bayram yaşadı. Türkiye Kupası maçının Gaziantep’te oynanmasından dolayı çok mutlu olduklarını ve Kurban Bayramı öncesi yaşanan yoğunluktan dolayı memnun kaldıklarını belirten esnaf, maçın kentte oynanmasını sağlayan yetkililere teşekkür etti. Final maçının kentte önemli bir moral kaynağı olduğunu ifade eden tarihi Bakırcılar Çarşısı esnafından yemeni ustası Ahmet Pektaş, "Esnaf olarak adeta bayram yaşadık. Şehrimize gelen misafirler, yemek yiyorlar, çay içiyorlar ve alışveriş yapıyorlar. Yapılan alışverişler bize yansıdı. Kurban Bayramı öncesi çarşımızın kalabalık olması ve sporseverlerin alış veriş yapması esnaf için bayram oldu. Alış veriş güzeldi ve hareketli geçti" dedi. Galatarasay ve Trabzonspor maçının ekonomik anlamda esnafa çok büyük katkı sağladığını belirten tarihi Tahmis kahvesi Mehmet Hilmi Bağcı, "Türkiye Kupası final maçının Gaziantep’te oynanmasından dolayı mutlu olduk. Final maçının şehrimizde oynanmasına vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Fatma Şahin’e teşekkür ediyoruz. Galatarasay ve Trabzonspor maçı için şehrimize gelen sarı-kırmızı ve bordo-mavili taraftarların Gaziantep’te buluşması bizim için önemli oldu. Tarihi Tahmis Kahvesi kardeşliğin ve dostluğun buluştuğu nokta oldu. Kahvemize gelenler rahatlıkla kahvelerini içiyorlar ve rahatlıkla sohbetlerini edebiliyorlar. Bizde bu durumdan dolayı mutlu oluyoruz. Esnafımız mutlu, taraftarlar mutlu, Gaziantep mutlu ve tüm Türkiye mutlu oldu" şeklinde konuştu. Final maçının Gaziantep’te oynanmasının en çok esnafı memnun ettiğini belirten baklava ustası Selim Bağcı da, "Galatarasay ve Trabzonspor taraftarlarına çok teşekkür ediyorum. Dostluğun ve kardeşliğin şehri Gaziantep’e hoş geldiler. Gaziantep’te caddeler ve sokaklar Galatarasay ile Trabzonspor bayrakları ile cıvıl cıvıl oldu. Galatarasay ve Trabzonspor taraftarlarının şehrimize gelmeleri bize de yaradı. TFF Başkanımıza, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanımıza, Gaziantep Ticaret Odası Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Türkiye Kupası final maçının Gaziantep’te oynanması bizim için iyi oldu. Maç için Gaziantep’e 30 bini aşkın taraftar geldi. Bizde maç için Gaziantep’e gelen misafirlerimizi güzel bir şekilde ağırlıyoruz" diye konuştu.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma konusu GSO’da konuşuldu
15 Mayıs 2025 Perşembe - 09:57 Aile şirketlerinde kurumsallaşma konusu GSO’da konuşuldu Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğinde ‘’Aile Şirketlerinde Nesiller Arası Devir ve Kurumsallaşma Süreci’’ konulu panel gerçekleştirildi. GSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen panele GSO Yönetim Kurulu Üyeleri Bora Tezel ve İbrahim Kara, Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi (GSOMEM) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Çakıcı, Gaziantep Mesleki Yeterlilik Sınav Belgelendirme ve Danışmanlık A.Ş. (GASBEM) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hakan Yusufoğlu, TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Olten, GSO Meclis Divan Kurulu Üyesi ve Tüfekçi Makine Yönetim Kurulu Başkanı Metin Yıldırımdemir, Çilingiroğlu A.Ş. Genel Müdürü Başak Kurtoğlu, Abalıoğlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Abalıoğlu, Goldeks Tekstil Ceo’su Süleyman Çalışkan, yeni nesil sanayici platformu üyeleri ve firma yetkilileri katıldı. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren GSO Yönetim Kurulu Üyesi Bora Tezel, ‘’Şirketlerimizin sürdürülebilirliğinin temelinde kurumsallaşmanın en önemli unsur olduğu bir gerçektir. Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde asırlık şirketler varken, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde şirket ömürleri maalesef istenilen noktada değildir. Şehrimiz ve ülkemiz şirketlerinin büyük kısmı aile şirketlerinden oluşmaktadır. Bu bizim birlikteliğimizin güce dönüşmesi ve müteşebbis ruhun ortaya çıkmasında bir avantaj olmuştur. Ancak gelinen noktada, her alanda olduğu gibi ölçülebilir, sistematiği olan, planlı ve geleceğe dönük olarak kendisini yenileyebilen kurumsal yapılar için bir ihtiyaç haline gelmiştir’’ dedi. Kurumsallaşma ve kurumsal sürdürülebilirlik aile şirketlerinin uzun yıllar ayakta kalabilmesi için bir gereklilik olduğunu belirten Bora Tezel, ‘’Şirket ve aile anayasası uzun soluklu bir süreç olsa da işimizi kolaylaştıran, önümüzü açan ve doğru adımların atılmasını sağlayan dayanak noktalarıdır. Köklü şirketleriyle Türkiye’nin öncü sanayi kuruluşlarının yer aldığı ve üretim hacmiyle ülkemize örnek olan şehrimizde de firmalarımızın kurumsallaşma ve şirket anayasası konularında çalışmalarının olduğunu biliyoruz’’ diye konuştu. Gaziantep Sanayi Odası olarak 2021 yılında ‘Yeni Nesil Sanayici Platformu’nu kurduklarını dile getiren Tezel, "Aile şirketlerinin kurumsallaşması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması, kuşaklar arası tecrübe paylaşımı ve şirket yönetiminin yeni nesile geçiş süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi ve kolaylaştırılması hedefiyle bugüne kadar çok sayıda organizasyon ve proje hayata geçirdik. Oluşumda yer alan sanayicilerimizle kendi şirketlerimizden başlayarak kent sanayimizin kurumsallaşma süreçlerine katkıda bulunarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kuşaklar arası görev devirlerinde de platformumuz çalışmaları ile çok başarılı bir süreç yürütüyor. Bugün yapılacak paylaşımların da tüm bu süreçlere önemli katkılarda bulunacağına ve yeni ufuklar açacağına yürekten inanıyorum’’ ifadelerini kullandı. TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Olten de yaptığı konuşmada, aile şirketlerinin sürdürülebilirliğinde nesiller arası sağlıklı geçişin ve kurumsallaşmanın hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: ‘’Türkiye’de özel sektörün büyük bölümünü oluşturan aile işletmeleri, ülke ekonomisinin bel kemiğidir. Ancak bu işletmelerin uzun ömürlü olabilmesi için kurumsal yapılarının güçlendirilmesi ve nesiller arası geçiş süreçlerinin planlı bir şekilde yürütülmesi gerekir." Ölten, "Bizler TAİDER olarak aile şirketlerinin hem ekonomik hem de sosyal sorumluluklarını sürdürebilir kılmaları için rehberlik ediyor, deneyim paylaşımı platformları oluşturuyoruz. Gaziantep gibi üretim ve girişimcilik kültürünün güçlü olduğu şehirlerde bu tür iş birlikleriyle daha fazla aile şirketine ulaşmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panelde GSO Meclis Divan Kurulu Üyesi ve Tüfekçi Makine Yönetim Kurulu Başkanı Metin Yıldırımdemir, Çilingiroğlu A.Ş. Genel Müdürü Başak Kurtoğlu, Abalıoğlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Abalıoğlu ve Goldeks Tekstil Ceo’su Süleyman Çalışkan katılımcılar ile bilgi ve deneyimlerini paylaştılar. Toplantı soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Üç kardeşin kararlılığı yaşam için ikinci şans oldu
15 Mayıs 2025 Perşembe - 09:56 Üç kardeşin kararlılığı yaşam için ikinci şans oldu SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Merkezi’nde (TransplANTEPSANKO), Almanya’da yaşayan G.K. (32), kardeşlerinin kararlığı ve bağışladığı böbrekle sağlığına kavuştu. Geçirdiği hastalık sonrası kullandığı ağır ilaçlar nedeniyle böbrek yetmezliği tanısı alan G.K., yaklaşık dört yıldır Almanya’da diyaliz tedavisi görüyordu. Kardeşi D.G.’nin (25) böbrek bağışı kararı vermesi üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde organ nakil sürecini başlattı. D.G.’nin dokuları uyumsuz çıkınca, abla F.A. (39) böbrek bağışçısı oldu. Yapılan tetkiklerde F.A.’nın böbreğinin uygun olduğu belirlendi ve gerekli hazırlıkların ardından operasyon başarıyla gerçekleştirildi. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı / Nefroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehtap Akdoğan, Genel Cerrahi Anabilim Dalı / Organ Nakil Merkezi Cerrahları Doç. Dr. Yücel Yüksel ve Dr. Öğr. Üyesi Kenan Demirbakan ile Üroloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Erbay Tümer’in koordinasyonuyla gerçekleştirilen nakil sonrasında G.K., sağlığına yeniden kavuştu. Şimdi yeni bir hayata yeni umutlarla bakıyorum "Ameliyat öncesinde acı çeker miyim, iyileşebilir miyim diye endişeliydim ama düşündüğüm gibi olmadı" diyen G.K. süreçle ilgili şunları söyledi: "Ameliyat öncesi ve sonrası süreçte her şey çok iyi geçti. Hem ben hem de ablam kısa sürede toparlandık. SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde ilgi ve bakım için başta hocalarım olmak üzere tüm ekibe minnettarım. Şimdi yeni bir hayata, yeni umutlarla bakıyorum. Ablam bana can oldu." Böbrek nakli için önce kardeşi D.G.’nin gönüllü olduğunu ama tetkikler sonucu doku uyumu sağlanamayınca devreye girdiğini belirten F.A ise yaşadıklarını şöyle aktardı: "Kardeşimin sağlığı için bu adımı atmaktan hiç pişman olmadım. SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde bize gösterilen ilgi ve profesyonel yaklaşım sayesinde her şey yolunda gitti. Kardeşimi yeniden sağlığına kavuşturmak tarif edilemez bir duygu. Allah herkese böyle bir iyilik yapma fırsatı versin." SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi de olan Doç. Dr. Yücel Yüksel ise, süreç hakkında şu bilgileri verdi: "Organ nakli sadece tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda büyük bir fedakârlık ve dayanışmadır. Bu ailede üç kardeşin birbiri için gösterdiği çaba hepimizi çok etkiledi. Vericinin ameliyatı retroperintonoskopik (Karın arka zarından girilerek, bağırsaklara dokunulmadan yapılan kapalı yöntemle böbrek çıkarma ameliyatı) yapıldı. Bu sayede ameliyat sonrası hastanın ağrısı daha az olup, iyileşme süreci daha hızlı gerçekleşti. Bu yöntemle böbrek ameliyatı yapan ülkemizdeki birkaç merkezden biri olmanın gurunu yaşıyoruz. Süreci multidisipliner ekip çalışmasıyla başarıyla tamamladık. Hastalarımıza güvenli ve etkili sağlık hizmeti sunmaya devam ediyoruz."