Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep Kent Konseyi 6. Dönem 3. Genel Kurul toplantısı yapıldı 19 Nisan 2026 Pazar - 14:19:52 Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonunda Turizm başlığıyla gerçekleştirilen 6. Dönem 3. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, geçen hafta önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dikkati çekti. Türkiye’de son yıllarda çok maalesef insanları derinden sarsan bazı kırılma noktalarının meydana geldiğini ifade eden Güzelbey, ‘’Ülkemizde maalesef devamlı bizleri üzen ve mateme sürükleyen olaylarla karşı karşıyayız. Pandemi dünya ölçeğindeydi. Deprem de dünya ölçeğindeydi. Kartalkaya yine büyük acı bir faciaydı. Bu kırılmaları yaşarken bence en büyük kırılmayı da bu hafta yaşadık. Bu kırılma, okulda yaşanan olay bize şunu gösterdi ki; bizim özellikle bizim bu sosyal çöküşü tekrar ele almamız gerekiyor. Deprem de esasında sosyal çöküşün bir eseriydi. Yapıların bir kısmı sağlam, bir kısmı yıkılmışsa, oradaki bir sosyal çürümenin hırsın kontrolsüzlüğün sonucuydu. Yapmış olduklarımızı ve yapacaklarımızı, hepimiz gençlerimiz ve geleceğe daha iyi bir yaşam için yaparken. Gençlerin bu iletişim çağı sürecinde tek yönlü iletişim kurması bizlerle iletişimsizlik içerisinde olması ve bu yaşananlar bizi kaygıya sürüklüyor. Onları daha iyi duymamız gerekiyor. Onların seslerini daha iyi fark etmemiz gerekiyor. İletişimi ve bağı daha iyi kurmamız gerekiyor. Depremde enkaz altında sesimi duyan var mı? Haykırışıyla, bugün olan olayda da sosyal enkaz altında kalan gençlerimizin sesini duymamız gerekiyor" dedi. Güzelbey, tüm kurumların, valiliğin, belediyelerin esas meselelerinin bu olduğunu dile getirerek, ‘’Hepimizin ortak bir zeminde buluştukça, konuştukça bunları ortak bir zeminde çözümleyeceğiz. Tabiki farklı fikirlerimiz olabilir. Kent Konseyi’nin en önemli noktası, farklı fikirlerin bir araya gelerek şehir için ne yapabilirizi konuşması. Bence en önemlisi, bizim kent konseylerinin var olma sebebi bu. Herkesin bir sesi var. Biz bu seslerin ortak havuzu olarak hep beraber bunu raporlarımızla, çalıştaylarımızla, etkinliklerimizle ses olmaya çalışıyoruz. Tabi ki burada bazı eleştiriler, sesler olacak. Ama bu seslerin yapıcı da olması gerekiyor. Bizler bu yapıcılık üzerinden şehrimizi inşa etmeliyiz. Şehrimiz de tüm kurumlarıyla bunu yerine getiren bir şehir" ifadelerini kullandı. Kuruluşundan bugüne kadar kent konseyinde görev alan herkese teşekkür eden Güzelbey, bu dönemde hayata geçirdikleri bazı projeleri anlattı. Her ay farklı konunun ele alındığı ‘’Kent Postası’’ndan bahseden Güzelbey, ‘’Her ay farklı gruplarımızın raporlarına Kent Postası’nda yer veriyoruz. Aile çalışma grubunun raporu da gelecek ay yayınlanacak. Bu raporda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa olayları olmadan olabilecekleri ön görerek yaşanmaması için ilgili bir öneri de vardı. ADA Projesi yani aile ile dayanışma ağı diye bir öneri proje var. Bu raporla birlikte sizlere ulaştırılacak" şeklinde konuştu. Güzelbey, 2 yıllık süreçte 285 toplantı, 13 çalıştay, genel kurulları 1000’ e yakın gönüllüyle beraber yaptıklarını, tüm STK ve odaların da katkı sunduğunu belirterek "Gaziantep için ortak mücadeleye devam edelim" diye konuştu. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, Kent Konseyinin hedefinde Gaziantep’e hizmet olduğunu söyledi. Fikirleri gönülden dinlemenin önemine değinen Şahin, ‘’Farklı fikirlerin çatışmasından hakikat oluşur. Biz böyle bir medeniyetten geliyoruz. Yüce peygamberimizin yönetim modeli de istişareydi. İstişare sünnettir. Bu salon bugün bunu başarıyor. Gönüllülüğü ben çok kıymetli buluyorum. Kent Konseyimizin tüm gönüllülerine teşekkür ediyorum. Kimin neyi varsa, bunu başkaları için faydalı kılmak çok önemli’’ dedi. Şahin, kendisinden önceki konuşmalarda söz alan başkanların imarla ilgili konuların gündeme geldiğini hatırlatarak, ‘’Belediye meclisine her ay 70 madde gelmesinden en çok ben rahatsızım. Ama şehrin hala 3’te 1’i, 1970’li yılların hızlı kentleşmesinden dolayı sanayi geliyor, çok hızlı bir şekilde kentleşmesi gerekiyor. Kimsenin suçu yok. O günün şartlarında Güneyşehir ve Kuzeyşehir planlansaydı, 3’te 1’i gecekondulaşmış bir alan olmayacaktı. Bunlar bir sonuç. Bu şehir küçük İstanbul. Her mahallesinde ayrı bir demografi, ayrı bir sosyoloji var. İyi yönetişim, doğru modelleme gerekiyor. İşte bu salondan gelen fikirlerle de biz bunu en az zararla götürmeye çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Fatma Şahin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Gazianteplilerin en önemli genetik kodunun vatanseverlik, cesurluk ve çalışkanlık olduğunu söylediğini hatırlatarak, "Kırılma noktaları çok sert. Gerçekten Erdem başkan söyledi. Dünyanın en büyük depremlerinden çıktık. Çok ağır bir imtihandı. Hazreti Mevlana fikir dertte başlar diyor. O yüzden fikir kimden gelirse gelsin, doğru fikirse alıp, iyi yönetişimle sergilememiz "Gaziantep Modeli"dir. Aslında bizi biz yapan da budur. Kapatmayla yasaklamayla olmuyor. Alternatifler sunmamız gerekiyor. B,C,D seçeneklerini sunmak için buradayız. Merhametin, şefkatin, adaletin yok olduğu bir dünyada yaşatmayı biz temsil edeceğiz. Biz böyle bir şehiriz. Bu olayların olduğu gün hiç uyumadım. Sabah geldim valiyi, emniyet müdürüyle görüştüm. Sonra Milli Eğitim Bakanını aradım. Dedim ki; okullarımızda parklarda yaptığımız gibi güvenli, yapay zeka destekli, istenmeyen bir olay olduğunda hemen aksiyon aldıran bir sistemi hayata geçirelim. Bu işe bütçe ayıracağım. Güvenli okul nasıl yapacağız bunu ele alacağız. Her okulu güvenli okul haline dönüştüreceğiz. Bunu kıymetli yavrularımız için uygulamak istiyoruz" dedi. Turizm Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Metin Sürme, grup olarak, Gaziantep’in turizm potansiyeline, hedeflerine ve yapılması planlanan çalışmalara ilişkin hazırlanan turizm raporunun sunumunu gerçekleştirdi. Ardından Gaziantep’teki gıda işletmelerinin hizmet kalitesini ve hijyen standartlarını yükseltmeyi hedefleyen ‘’Altın Yıldız Hijyen Rozeti’’ Projesinin lansmanı yapıldı. Ardından genel kurulda Divan Heyeti seçildi. Heyet, Kent Konseyleri Birliği 10. Dönem Başkanı Ekrem Aslan, Kent Konseyleri Birliği Yürütme Kurulu Başkan yardımcısı Necati Binici, Kent Konseyleri Birliği Basın Danışmanı Ökkeş Özekşi’den oluştu. Kent Konseyi Genel Sekreteri Aybüken Yıldırım tarafından okunan faaliyet raporu, Sayman Yılmaz Kireç tarafından okunan mali tablo oy birliğiyle kabul edildi. Ardından açık oylamayla yapılan başkanlık seçiminde mevcut başkan Yusuf Erdem Güzelbey, tekrar seçilerek güven tazeledi. Güzelbey başkanlığındaki Gaziantep Kent Konseyi Yürütme Kurulu; Dr. Mehmet Berk, Funda Suran, Prof. Dr. Erdal Bay, Doç. Dr. Şafak Hengirmen, Beyhan Hıdıroğlu, Betül Bulguroğlu, Celil İyikesici, Ertuğrul Uzak, Esin Özgül, Fatma Karaoğlan, Gazanfer Sağlam, İbrahim Apa, Mehmet Semerci, Mehmet Yıldız, Mehmet Özdemir, Peykan Samlı, Yılmaz Kireç, Derya Düşün, Ahmet Parlak ve Sema Torun’dan oluştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:15 Tahmazoğlu vatandaşın yanında Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşlarla birebir temas kurmaya yönelik gerçekleştirdiği mahalle ziyaretlerine aralıksız devam ediyor. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Vatan ve Güzelvadi mahallelerini ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde mahalle sakinleriyle samimi sohbetler gerçekleştiren Başkan Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Ev ziyaretleri ve sokak buluşmalarıyla vatandaşların gündelik yaşamına doğrudan temas eden Başkan Tahmazoğlu, mahallelerde yoğun ilgiyle karşılandı. "Vatandaşlarımızla gönül bağımızı güçlendiriyoruz" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşlarla kurulan birebir iletişimin önemine dikkat çekerek, "Bugün Vatan ve Güzelvadi mahallelerimizi ziyaret ederek vatandaşlarımızla bir araya geldik. Selamlaşıp hal hatır sorduğumuz hemşehrilerimize bereketli bir gün diliyoruz. Her fırsatta vatandaşlarımızla buluşarak onların görüş ve taleplerini dinlemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinlerinden yoğun ilgi Ziyaretlerden duydukları memnuniyeti dile getiren mahalle sakinleri, Başkan Tahmazoğlu’nun sık sık mahallelerine gelerek kendileriyle birebir ilgilenmesinden dolayı teşekkür etti. Vatandaşlar, bu tür ziyaretlerin hem sorunların hızlı çözümüne katkı sağladığını hem de yerel yönetimle aralarındaki bağı güçlendirdiğini ifade etti.
Düğününde mehir olarak verilen altınlarını Gazze’ye bağışladı
22 Nisan 2025 Salı - 15:57 Düğününde mehir olarak verilen altınlarını Gazze’ye bağışladı Gazze’de yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalamayan Batmanlı hayırsever bir kadın, düğününde kendisine mehir olarak verilen 1 milyon 410 bin TL değerindeki altını, mazlum ve mağdurlara ulaştırılmak üzere Yedi Başak İnsani Yardım Derneği’ne bağışladı. Gazze’de aylardır süren ağır bombardımanlar, kuşatma ve temel yaşam kaynaklarının sistematik olarak yok edilmesi sonucu binlerce masum insan hayatını kaybetti. Özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar, bu ağır saldırıların doğrudan hedefi oldu. Yaşayanlar ise gıda, barınma, temiz su ve sağlık hizmetleri gibi en temel ihtiyaçlardan mahrum bir şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bölgede her geçen gün daha da derinleşen bu insani krize karşı dünyanın dört bir yanından vicdanlı insanlar harekete geçiyor. Düğününde mehir olarak verilen 1 milyon 410 bin TL değerindeki altını Gazze’ye bağışladı Yüzyıllar önce İslam beldeleri işgal altındayken, ümmetin dört bir yanından gelen desteklerle kardeşlik duygusu tarihe not düşmüştü. Bugün de aynı ruhun bir yansıması Batman’da yaşandı. İsmini vermek istemeyen hayırsever kadın, düğününde mehir olarak kendisine takdim edilen 1 milyon 410 bin TL değerindeki altını, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için Yedi Başak’a bağışladı. Bağış, Yedi Başak İnsani Yardım Derneği aracılığıyla Gazze’ye ulaştırıldı. Yedi Başak derneği, bu anlamlı bağışı acil yardım kapsamında Gazzeli mağdurlara ulaştırmak üzere hemen harekete geçti. Bağış sayesinde sıcak yemek, temiz içme suyu, günlük ekmek ve temel ihtiyaç malzemeleri, bombaların gölgesinde yaşam mücadelesi veren ailelere ulaştırılıyor. "Bu anlamlı bağış, dayanışmanın, sadakatin ve ümmet bilincinin en güzel örneklerinden" Yedi Başak Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Yıldırım, bağışla ilgili yaptığı açıklamada, "Bugün, kalbimizdeki umut tohumlarının yeşermesine ve kardeşlik bilincinin güçlenmesine vesile olan çok güzel bir gün. Tarihin tekerrür ettiği bir noktadayız. ’Çanakkale geçilmez’ diyen ümmet coğrafyasından nice insanlar, o dönemde ellerinde avuçlarında ne varsa bağışlamışlardı. Bugün de Anadolu insanı aynı duyarlılığı Gazze için sergiliyor. İşte böyle bir zamanda, Batman’daki bir kardeşimiz, mehrini bağışlayarak Yedi Başak İnsani Yardım Derneği’ne gönderdi. Bu anlamlı bağış, dayanışmanın, sadakatin ve ümmet bilincinin en güzel örneklerinden biri oldu. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak, iyiliğin izini sürmeye ve ümmetin yaralarını sarmaya devam edeceğiz" dedi. "Bu bağış dayanışmanın en güzel örneği" Yedi Başak Batman Temsilcisi Emrullah Aslan da yaptığı açıklamada bu anlamlı bağışa vesile olmanın mutluluğunu paylaştı. Aslan, "Bugün Gazze’de yaşananlar karşısında hepimiz derinden etkileniyoruz. O insanlar sahabe ruhuyla direniyor. Biz de dualarımızla, çabalarımızla yanlarında olmaya gayret ediyoruz. Bu kıymetli bağış, bu dayanışmanın en güzel örneği oldu. Rabbim hayrını kabul etsin" diye konuştu.
GTO Başkanlarından 23 Nisan mesajı
22 Nisan 2025 Salı - 15:01 GTO Başkanlarından 23 Nisan mesajı Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım ve Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kuruluşunun 105. yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yayımladıkları ortak mesajla kutladı. GTO Başkanları mesajlarında, 23 Nisan 1920’nin Türk milletinin tayin ettiği bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, "23 Nisan, yalnızca bir takvim günü değil; millet iradesinin hâkim kılındığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Kurtuluş Savaşı’nın en çetin günlerinde açılan Birinci Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin azim ve kararlılıkla yazdığı bağımsızlık destanının en güçlü sembollerinden biridir" dedi. TBMM’nin Türk milletinin birliği, beraberliği ve bağımsızlığının teminatı olduğunu belirten GTO Başkanları, "Türk milleti tarih boyunca pek çok zorlukla, savaşla, fedakârlıkla karşılaştı. Ancak her seferinde bağımsızlık yolundaki kararlılığından vazgeçmedi. 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’nde ilan edilen ‘Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ ilkesi doğrultusunda, milletimiz hürriyetini kendi elleriyle kazanmıştır. TBMM de işte bu iradenin ve bilincin kurumsallaşmış halidir. Ne mutlu ki, 105 yıldır Türkiye’nin dört bir yanının sesi TBMM çatısı altında yankılanmaktadır" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın, aynı zamanda tüm dünya çocuklarına armağan edilmiş ilk ve tek bayram olması bakımından da eşsiz bir anlam taşıdığını hatırlatan Yıldırım ve Teymur, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan’ı sadece bir tarih olarak değil, geleceğin teminatı çocuklara adanmış bir vizyon olarak bizlere miras bırakmıştır. Atatürk’ün ‘Küçük hanımlar, küçük beyler’ diye başlayan o eşsiz hitabında da görüldüğü gibi, çocuklarımız bu ülkenin yarınıdır. Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileri, aydınlık yarınlarımızın mimarları onlardır" diye konuştu. GTO Başkanları, sözlerini tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak tamamladı ve başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları vatan yapan tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla andı.
Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı
22 Nisan 2025 Salı - 14:56 Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu anlamlı günün, geleceğin teminatı olan çocuklar için mutluluğun, huzurun ve başarının başlangıcı olması temennisinde bulundu. Ulusal egemenliğin 105. yılında çocuklara daha güzel yarınlar bırakmak için çalıştıklarını söyleyen Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Hayatta bir çocuğun gülümsemesinden daha büyük bir mutluluk yoktur. Çocuklarımız güldüğü ve mutlu olduğu zaman biz de güleriz; bütün bir şehir güler. Biz projelerimizle çalışmalarımızla çocuklarımızı mutlu edecek, işlere imza atmaya çalışıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milleti, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir’ demiştir. Bugün bizlere düşen görev de teslim aldığımız bu kutsal emaneti bizden sonra yaşatacak olan nesillere en ileri seviyede teslim etmektir. Hepimiz biliyoruz ki medeniyet yarışının bir sonu yoktur. Bizler ulaşabildiğimiz en son noktada bayrağı sevgili çocuklarımıza emanet edeceğiz. Yüzlerinde gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmamasını temenni ettiğimiz, bunun için büyük gayret sarf ettiğimiz bütün çocuklarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) kuruluş yılını kutluyorum " dedi.
GTB Başkanlarından 23 Nisan mesajı
22 Nisan 2025 Salı - 14:27 GTB Başkanlarından 23 Nisan mesajı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kuruluşunun 105’inci yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. 23 Nisan 1920’nin Türk milletinin istiklal ve istikbal mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu belirten GTB Başkanları, "23 Nisan 1920 tarihi, milletimizin kendi iradesiyle tayin ettiği, bağımsızlık ve egemenlik idealini tüm dünyaya haykırdığı şanlı bir dönüm noktasıdır. Aziz milletimizin sarsılmaz inancıyla temelleri atılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli egemenliğimizin sembolü, Cumhuriyetimizin en büyük kazanımlarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, vatanın dört bir yanından gelen kahramanların bir araya gelerek kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi, aynı zamanda milletimizin bağımsızlık azminin en büyük timsalidir. TBMM, sadece bir meclis değil, aynı zamanda bir milletin küllerinden doğuşunun, diriliş destanının yazıldığı mukaddes bir mücadele merkezidir. Bu anlamlı gün, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından, milletimizin umudu ve yarının teminatı olan çocuklarımıza bayram olarak armağan edilerek tarihte benzeri olmayan bir vizyonun da göstergesi olmuştur. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, bu kutlu mirası ve milli egemenliği sonsuza dek yaşatacak nesiller yetiştirmektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yarınlarını inşa edecek çocuklarımızı; çağın gereklerine uygun, bilgili, donanımlı, vatanına ve milletine bağlı bireyler olarak yetiştirmek en ulvi görevimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 105. kuruluş yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz" diye konuştu.
Gaziantep’in asırlık mirası kutnu kumaşı dokumacılığı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
22 Nisan 2025 Salı - 14:23 Gaziantep’in asırlık mirası kutnu kumaşı dokumacılığı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Gaziantep’te yüzlerce yıldır dokunan, tarihi ve kültürel bir değere sahip kutnu kumaşı, usta ellerde yaşatılmaya çalışılıyor. Gaziantep’te 4’üncü kuşak kutnu kumaşı ustası Abdulkadir Mekki (65), henüz 5 yaşındayken başladığı bu zanaatı bugüne kadar büyük bir özveriyle sürdürüyor. Kutnu kumaşı ustalığının son temsilcilerinden Mekki, geçtiğimiz yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca "Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü"ne de layık görülen ve ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldı. Kutnu kumaşı ustalığının son bir kaç temsilcisinden biri Atalarının izinden giden Mekki, kutnu kumaşının sadece bir tekstil ürünü değil, aynı zamanda bir milletin tarihini taşıyan sembol olduğunu vurguladı. Mekki, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze ulaşmış bir miras olan kutnu kumaşı ustalığının son bir kaç temsilcisi kaldığını belirterek mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kutnu kumaşı ustası Mekki, mesleğin ölmemesi için destek beklediklerini ifade etti. "Yüzyıllardır kullanılan bir kumaştır" Kutnu kumaşının tarihi ile ilgili bilgi veren usta Abdulkadir Mekki, "Bu kumaşların çözgüsü ipek, atkısı pamuktur. Yüzyıllardır kullanılan bir kumaştır. Çin’den başlayarak Anadolu’ya, oradan Konya’ya, Selçuklular döneminde hem Konya’da hem de Suriye Selçuklularında (Şam, Humus, Halep) dokunmuştur. Daha sonra Antep’te kadınlar ve gençler bu işi evlerinde, köylerinde yaparak sürdürmüşlerdir. Kumaş yapımında kullanılan materyallerin her biri özel işlemlerden geçer. Bu işin yedi temel meslek grubu vardır: Çözgü, boya, mezek, tasarım, taraklama, dokuma ve ütü-apre. Önceleri Gaziantep’te takakçılar ütü-apre işini yapardı, artık usta kalmadı. Kumaşlar kendi içinde de sınıflanır: Saten örgüler, bezayak örgüler ve alaca grupları. Saten örgüler düğün ve misafirlik kumaşlarda kullanılır" dedi. "Kutnu kumaşı, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze ulaşmış bir mirastır" Geçmişte Osmanlı padişahlarının kutnu kumaşı kullandığını ifade eden usta Mekki, "Kutnu kumaşı, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze ulaşmış bir mirastır. Selçuklular döneminde bu kumaşa ’Navra’ (daire anlamında) denirmiş. Südeymen’den esinlenilerek tasarlanmış. Osmanlı döneminde kısa süre Bursa ve Buldan’da da dokunmuş. Padişahlara ve şehzadelere kaftan olarak hazırlanmış. Daha sonra Gaziantep, Halep ve Kilis’te ustalar bu geleneği sürdürmüş. Biz esasen kumaş üreticisiyiz. Bugün Gaziantep’te başka firmalar da bu işi yapıyor, sağ olsunlar. Kutnu kumaşı her alanda kullanılabilir çünkü bir ülkeyi temsil eder. Bayrak kumaşı, orduyu temsil eden sancak kumaşı, gelinlik kızların çeyizleri, bebeklerin zıbınları, misafirlere serilen döşek ve minderler. Yöresel figürlerin çoğu düğünlerde kullanılır. Her bölgenin kendine has kumaşı vardır. Bulgaristan ve Yunanistan’da kadınlar büstiyer ve şalvar yapar, Kütahya’da "mıhlama" tekniği uygulanır, Çınarcık’ta özel akış sistemleri vardır, Maraş ise "Maraş sırması" ile öne çıkar" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’te bu işi hakkıyla yapan usta sayısı beş parmağı geçmez" Mesleğin ölmek üzere olduğunu söyleyen usta Mekki, "Maalesef bu meslek unutulmaya yüz tutmuş durumda. Gaziantep’te bu işi hakkıyla yapan usta sayısı beş parmağı geçmez. Yeni nesilde, mesela tekstil mühendisleri arasında düğüm atmasını bilmeyenler var. Bu iş temelden öğrenilmesi gereken bir zanaat. Bu konuyu Cumhurbaşkanımıza, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Hanım’a, Ticaret ve Sanayi Odalarımıza ilettik. Dokuma alanında modernleşmeye ihtiyaç var. Bu meslek ortaokuldan itibaren eğitim sistemine entegre edilmeli. Eskiden biz hem okula gider, hem de iş yerinde çalışırdık. Temelden öğrenmenin farkı büyüktür. Devletimiz bu işe destek verirse, okulunu da açarız, müzesini de kurarız. Geçmişimizi geleceğe taşımak için elimizden geleni yaparız. Çünkü bu sadece bir tekstil meselesi değil; coğrafyamızda sayısız el sanatı var. Ve bu sadece Gaziantep’e özgü değil; Türkiye’nin her yerinde büyük ustalar bulunuyor" şeklinde konuştu. "250 TL’den başlayıp 2 bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor" Kutnu kumaşının fiyatı ile ilgili bilgi veren usta Mekki, "Eskiden ipek ve iplikler yerliydi, artık yurt dışından geliyor. Dolar arttıkça maliyet artıyor. Bugün saten örgüler perakende 700 TL civarında, meydaniye grupları 450-500 TL, kumaşlar genel olarak 250 TL’den başlayıp 2 bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor. 90 cm enindeki, hamam kültüründe kullanılan kumaşlar biraz daha pahalıdır. Atkı ve çözgüde ipek fazlaysa fiyat da yükseliyor" diye konuştu.
Gaziantep’in asırlık mirası kutnu kumaşı dokumacılığı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
22 Nisan 2025 Salı - 14:09 Gaziantep’in asırlık mirası kutnu kumaşı dokumacılığı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Gaziantep’te yüzlerce yıldır dokunan, tarihi ve kültürel bir değere sahip kutnu kumaşı, usta ellerde yaşatılmaya çalışılıyor. Gaziantep’te yaşayan 65 yaşındaki Abdulkadir Mekki, 5 yaşından bu yana sürdürdüğü kutnu kumaşı dokumacılığının hikayesini anlattı. Geçtiğimiz yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü"ne de layık görülen ve ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan alan Gaziantepli 4. kuşak kutnu kumaşı ustası Abdulkadir Mekki, henüz 5 yaşındayken başladığı bu zanaatı bugüne kadar büyük bir özveriyle sürdürüyor. Kutnu kumaşı ustalığının son bir kaç temsilcisinden biri Atalarının izinden giden Mekki, kutnu kumaşının sadece bir tekstil ürünü değil, aynı zamanda bir milletin tarihini taşıyan sembol olduğunu vurguladı. Mekki, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze ulaşmış bir miras olan kutnu kumaşı ustalığının son bir kaç temsilcisi kaldığını belirterek mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kutnu kumaşı ustası Mekki, mesleğin ölmemesi için destek beklediklerini ifade etti. "Yüzyıllardır kullanılan bir kumaştır" Kutnu kumaşının tarihi ile ilgili bilgi veren usta Abdulkadir Mekki, "Bu kumaşların çözgüsü ipek, atkısı pamuktur. Yüzyıllardır kullanılan bir kumaştır. Çin’den başlayarak Anadolu’ya, oradan Konya’ya, Selçuklular döneminde hem Konya’da hem de Suriye Selçuklularında (Şam, Humus, Halep) dokunmuştur. Daha sonra Antep’te kadınlar ve gençler bu işi evlerinde, köylerinde yaparak sürdürmüşlerdir. Kumaş yapımında kullanılan materyallerin her biri özel işlemlerden geçer. Bu işin yedi temel meslek grubu vardır: çözgü, boya, mezek, tasarım, taraklama, dokuma ve ütü-apre. Önceleri Gaziantep’te takakçılar ütü-apre işini yapardı, artık usta kalmadı. Kumaşlar kendi içinde de sınıflanır: saten örgüler, bezayak örgüler ve alaca grupları. Saten örgüler: Düğün ve misafirlik kumaşlarda kullanılır" dedi. "Kutnu Kumaşı, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze ulaşmış bir mirastır" Geçmişte Osmanlı padişahlarının kutnu kumaşı kullandığını ifade eden usta Mekki, "Kutnu Kumaşı, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden günümüze ulaşmış bir mirastır. Selçuklular döneminde bu kumaşa ’Navra’ (daire anlamında) denirmiş. Südeymen’den esinlenilerek tasarlanmış. Osmanlı döneminde kısa süre Bursa ve Buldan’da da dokunmuş. Padişahlara ve şehzadelere kaftan olarak hazırlanmış. Daha sonra Gaziantep, Halep ve Kilis’te ustalar bu geleneği sürdürmüş. Biz esasen kumaş üreticisiyiz. Bugün Gaziantep’te başka firmalar da bu işi yapıyor, sağ olsunlar. Kutnu Kumaşı her alanda kullanılabilir çünkü bir ülkeyi temsil eder. Bayrak kumaşı, Orduyu temsil eden sancak kumaşı, Gelinlik kızların çeyizleri, Bebeklerin zıbınları, Misafirlere serilen döşek ve minderler. Yöresel figürlerin çoğu düğünlerde kullanılır. Her bölgenin kendine has kumaşı vardır. Bulgaristan ve Yunanistan’da kadınlar büstiyer ve şalvar yapar, Kütahya’da "mıhlama" tekniği uygulanır, Çınarcık’ta özel akış sistemleri vardır, Maraş ise "Maraş sırması" ile öne çıkar" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’te bu işi hakkıyla yapan usta sayısı beş parmağı geçmez" Mesleğin ölmek üzere olduğunu söyleyen usta Mekki, "Maalesef bu meslek unutulmaya yüz tutmuş durumda. Gaziantep’te bu işi hakkıyla yapan usta sayısı beş parmağı geçmez. Yeni nesilde, mesela tekstil mühendisleri arasında düğüm atmasını bilmeyenler var. Bu iş temelden öğrenilmesi gereken bir zanaat. Bu konuyu Cumhurbaşkanımıza, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Hanım’a, Ticaret ve Sanayi Odalarımıza ilettik. Dokuma alanında modernleşmeye ihtiyaç var. Bu meslek ortaokuldan itibaren eğitim sistemine entegre edilmeli. Eskiden biz hem okula gider, hem de iş yerinde çalışırdık. Temelden öğrenmenin farkı büyüktür. Devletimiz bu işe destek verirse, okulunu da açarız, müzesini de kurarız. Geçmişimizi geleceğe taşımak için elimizden geleni yaparız. Çünkü bu sadece bir tekstil meselesi değil; coğrafyamızda sayısız el sanatı var. Ve bu sadece Gaziantep’e özgü değil; Türkiye’nin her yerinde büyük ustalar bulunuyor" şeklinde konuştu. "250 TL’den başlayıp 2 bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor" Kutnu kumaşının fiyatı ile ilgili bilgi veren usta Mekki, "Eskiden ipek ve iplikler yerliydi, artık yurt dışından geliyor. Dolar arttıkça maliyet artıyor. Bugün saten örgüler perakende 700 TL civarında, meydaniye grupları 450-500 TL, kumaşlar genel olarak 250 TL’den başlayıp 2 bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor. 90 cm enindeki, hamam kültüründe kullanılan kumaşlar biraz daha pahalıdır. Atkı ve çözgüde ipek fazlaysa fiyat da yükseliyor" diye konuştu. (FA-SVY-Y)
Gaziantep’te bin çocuktan oluşan koro, 23 Nisan şarkılarını seslendirdi
22 Nisan 2025 Salı - 13:35 Gaziantep’te bin çocuktan oluşan koro, 23 Nisan şarkılarını seslendirdi Gaziantep’te bin çocuktan oluşan Nar Çiçekleri Çocuk Korosu, 23 Nisan özel konseri düzenledi. Konserde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de çocuklara eşlik etti. Gaziantep’te, Büyükşehir Belediyesi, Kent Konseyi ve Nar Çiçekleri Derneği iş birliği, valilik, İl Millî Eğitim Müdürlüğü, GAGİAD ve Türk Kızılay Şehitkamil Şubesi’nin katkılarıyla bin çocuktan oluşan korunun yer aldığı 23 Nisan Özel Konseri düzenledi. GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen konserde, Şef Eray İnal’ın yönettiği Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde bin kişilik çocuk korosu, cumhuriyet ve çocuk şarkıları seslendirdi. Şarkılara, salonda bulunan vatandaşlar Türk bayraklarıyla ve coşkuyla eşlik etti. Başkan Şahin, bin çocukla beraber 23 Nisan şarkıları söyledi Programın sonunda Başkan Fatma Şahin, protokol üyeleriyle birlikte sahneye çıkarak çocuklarla birlikte 23 Nisan şarkılarına eşlik etti. Şahin, konser sonrası konseri hazırlayan öğretmenlere günün anısına çiçek takdim etti. Ardından, korodaki çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi. "Tüm kurumlarımızla çocuklarımız için çalışıyoruz" Konser sonunda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Sevgili çocuklar, 105 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bize ‘en büyük armağanım’ dediği Cumhuriyeti hediye etti. Atatürk’ü rahmet ve minnet ile anıyoruz. En büyük eseri Cumhuriyetten sonra ilk kez dünyada çocuklara hediye edildi. O yüzden siz bizim içim çok özel çocuklarsınız. ‘Kültürü ve Sanatıyla Yükselen Gaziantep’ için çocuklarımızı çok güzel bir şekilde hazırlıyoruz. Tüm kurumlarımızla çocuklarımız için çalışıyoruz" diye konuştu.
Başkan Yılmaz’dan 23 Nisan mesajı
22 Nisan 2025 Salı - 12:10 Başkan Yılmaz’dan 23 Nisan mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 105. yıldönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir ulusun kendi geleceğini tayin ettiği 23 Nisan’ı dünya çocuklarına armağan ettiğini belirten Yılmaz, "Bizlere düşen en büyük görev Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkıp, yaşatmak ve çocuklarımıza umut ve güven dolu bir gelecek hazırlamak" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 105. yıldönümü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, yurdun dört bir yanında emperyalist ülkelerin işgal çabalarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde koca bir ülkenin topyekûn mücadelesiyle bertaraf edildiğini belirtti. 23 Nisan’ın sıradan bir bayram olmadığını ifade eden Yılmaz, "Bağımsızlığımıza giden yolun ilk adımı olan TBMM’nin ilanı tüm dünya mazlumlarına umut ışığı olmuştur. İnanan bir milletin önünde hiçbir gücün duramayacağının en büyük göstergesidir. Bu anlamda 23 Nisan aydınlık günlerin habercisi, en zor zamanların umudu olmuştur. Çocuklara armağan edilen tek evrensel bayram olma özelliği taşıyan 23 Nisan, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin onlara güveninin göstergesidir. Atatürk, dünya tarihinde çocuklara bayram armağan eden tek liderdir. ‘Küçük hanımlar, küçük beyler, sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz’ sözleriyle geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyduğu güveni ifade eden Büyük Önder Atatürk’ün bu mirasını sonsuza kadar yaşatmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 105.yılını kutlamanın gurur ve mutluluğu içerisinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyorum" ifadelerini kullandı.