Yerel Haberler
Gaziantep
Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat 30 Nisan 2026 Perşembe - 14:11:58 SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:58 Gaziantep merkezli Varil Çorba Türkiye’ye açılıyor Gaziantep’te 10 yıl önce açılan ve hızla büyüyerek yeme-içme sektöründe adından söz ettiren Varil Çorba, Türkiye’ye açılma vizyonu çerçevesinde ilk şubesini Mardin’de açıyor. Gaziantep’te 10 yıldır faaliyet göstermeye başlayan hızla büyüyerek yeme-içme sektöründe adından söz ettiren Varil Çorba, Türkiye’ye açılıyor. Yıllardır süregelen tecrübesini Gaziantep sınırlarının dışına taşıyan marka, ulusal büyüme yolculuğundaki ilk adımını tarihi ve kültürel dokusuyla turizmin önemli şehirlerinden biri olan Mardin’de atıyor. "Varil Potamya" Mardin’de hizmete açılıyor Mezopotamya’nın eşsiz manzarasında konumlanan yeni şube, Gaziantep’ten Mardin’e uzanan zengin mutfak kültürünü menüsüne taşıyarak, bölge illerinin seçkin lezzetlerini geniş ürün yelpazesiyle "Varil Potamya" markası altında sunmaya hazırlanıyor. Şirket, yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra Mardin halkını da ağırlamak için gün sayıyor. Gaziantep’teki şubeleriyle dikkat çekiyor Gaziantep’in birçok bölgesinde "istasyon kültürü" ile şubeleşen, son olarak da Fıstıklık semtinde hayata geçirdiği "Varil Anadolu" konseptiyle Anadolu mutfağını müdavimleriyle buluşturan Varil Çorba, artık yalnızca bir çorba markası olmanın ötesine geçerek zengin içerik ve geniş menüsüyle misafirlerine farklı lezzetler sunuyor. Varil Çorba BBQ konseptiyle, havaalanı yolu üzerinde "Kendin Pişir Kendin Ye" ile barbekü hizmeti sunarak alışılmış mangal başı keyfini de yaşatıyor. Marka, özellikle çocukların da sıkça tercih ettiği hamburger kültürünü de artık "Varil Burger" olarak misafirlerine sunmaya başladı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:16 Gaziantep’te turist hareketliliği başladı Gaziantep’te turizm sezonu hareketlenirken, özellikle tarihi mekanlar yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor. 2024-2025 turizm sezonunda milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayarak rekor tazeleyen Gaziantep’te 2026 yılında turist hareketliliği yaşanıyor. 12 aya yayılan yoğunluğuyla Türkiye’nin önemli tarih, kültür ve gastronomi turizminin merkezlerinden olan Gaziantep’te başlayan turist hareketliliği tarihi çarşılar ve mekanlara yansıdı. Özellikle bayramlarda yüzde 100’e yakın otel doluluğuna ulaşan kentte kış mevsiminin ardından yerli ve yabancı turistler, kentin her noktasında görülüyor. Tarihi yapıları ve kültürel değerleri ile turizmin her mevsim canlı olduğu kent ziyaretçilerin akınına uğruyor. Kent genelinde turist yoğunluğu yaşanırken, dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan ve ziyaretçisi eksik olmayan Zeugma Mozaik Müzesi, Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci ve dünyanın dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, tarihi Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten, Almacı Pazar ve kent merkezindeki müzeler, turistlerden büyük ilgi görüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler, "Türkiye’nin her tarafından olduğu gibi Gaziantep’ten de bayağı ziyaretçi parkımıza geliyor. Havalar da şu anda güzel gitmekte ve insanlar akın akın Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na geliyor. Günlük 8-9 bin kişiyi Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda ağırlıyoruz. Herkesi Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na bekliyoruz" dedi. Turist yoğunluğundan duyduğu memnuniyeti dile getiren yemeni ayakkabı ustası Adil Keskinsoy, "Biz zaten yaz sezonuna endeksli çalışıyoruz. Bizim işlerimiz yaz sezonunu kapsıyor. Yemeni ayakkabılarda yazın giyilen bir üründür. Turizm sezonu açıldı. Yerli ve yabancı turistlerimiz şehrimize gelmeye başladı. Gaziantep Kalesi’nin kapalı olması bizi biraz mağdur ediyor ama çok şükür hareketlilik var ve işlerimiz açıldı. Yerli ve yabancı turistler, kente ilgi gösteriyor. Alışveriş olunca turizmin de bütün esnafa katkısı oluyor. Gaziantep, zaten yöresel ürünleri ile ön safhada yer alıyor" şeklinde konuştu. Turist yoğunluğunun hem turizm sektörünü hem de esnafı çok mutlu ettiğini belirten tarihi Bakırcılar Çarşısı esnafından Fikret Yılmaz, "Gaziantep’e gelen ve Bakırcılar Çarşısı’nı gezmeyen yerli veya yabancı turist ‘Gaziantep’e geldim’ demesin. Çünkü herkes çarşımıza hayran kalıyor. Gelen bir daha gelmek istiyor. Gerçekten de çarşımız görülmesi gereken bir yer çarşıdır. Hamdolsun yerli ve yabancı turistler de Gaziantep’e geliyor. Hamdolsun, işimiz de iyi ve satış da oluyor" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:50 Babalarından kalan 54 yıllık lokantayı ayakta tutuyorlar Gaziantep’te babalarının 1972 yılında kurduğu lokantayı işleten İbrahim ve Ahmet Çadır kardeşler, baba mesleğine sahip çıkıyor. 37 yaşındaki İbrahim Çadır ve 32 yaşındaki kardeşi Ahmet Çadır, küçük yaşlarından itibaren kent merkezindeki lokantada babaları Sakıp Çadır’a yardım etmeye başladı. Gaziantep’in ünlü lokantacı ustalarından babalarından zamanla mesleğin inceliklerini öğrenen Çadır kardeşler, yıllarca babalarıyla birlikte çalıştı. Gaziantep’te "Sakıp Usta" olarak tanınan babaları Sakıp Çadır’ın 2019 yılında vefat etmesi üzerine 54 yıl önce kurulan ve zamanla restorana dönüşen işletmeyi ayakta tutmak ve baba mesleğini yaşatmak için omuz omuza verdi. Babalarından kendilerine emanet kalan işletmede başta kentin tescilli lezzeti olan beyran başta olmak üzere kelle-paça ve kente ait kebap çeşitlerinin satıldığı restoranda hizmet veren iki kardeş, azimleri ve çalışkanlıklarıyla çevresinden takdir topluyor. Baba mesleğini yaşatmak için omuz omuza verdiler Babalarından emanet kalan restoranı genişleten ve 24 saat açık tuttukları restoranda baba mesleğini sürdüren Çadır kardeşler, Gaziantep’in birbirinden lezzetli yemek ve kebapların satıldığı restoranda 50 kişiyi istihdam ediyor. "Gaziantep’e gastronomi adına hizmet vermekten gurur duyuyoruz" Çocukluğundan beri babasının yanında çalıştığını belirten İbrahim Çadır, "Sakıp ustanın büyük oğluyum. İşletmemize küçük yaşlardan beri gelip giderdik. Ahmet ile ben bu mesleğin içinde yetiştik. Kardeşimin benden farkı, işletmeden hiç ayrılmadı. Ben üniversiteyi bitirene kadar gidip geldim. Merhum babamın yönlendirmesiyle gıda mühendisliği bölümünü okudum. İşletmeye değer katmak için elimizden geleni yaptık. Babamız 2019’da rahmetli olunca bu işletmeyi ayakta tutmayı bir sorumluluk görebildik. Yıllardır bir sorumluluk bilinciyle babamızın emanetine sahip çıkmaya çalışıyoruz. Babamda dedesinin emanetine sahip çıkmaya çalışmış. Babamızın dedesinin ismi de Sakıp’tı. İnşallah gelecek nesillere de bu güzel lezzetleri aktarabiliriz. Gaziantep’e gastronomi adına hizmet vermekten gurur duyuyoruz" dedi. "Babamızın yolundan gidiyoruz" Babasının mesleğini severek yaptığını belirten Ahmet Çadır ise, "Ustamızdan devraldığımız bayrağı bu alanda sürdürüyoruz. 2019 yılında babamı kaybettikten sonraki serüven bizim için çok önemliydi ve babamın vefat edeli 7 yıl oldu. Babamı sevenleri hiçbir zaman burayı yalnız bırakmadı. Gaziantep’te köklü bir işletmeyiz. 1972’den beri de rahmetli babamız Sakıp usta, bu şehirde işletmecilik yapardı. Gaziantep gastronomisine ve bu şehre babam çok katkılarda bulundu. UNESCO tarafından koruma altına alınan beyranımız olsun, diğer yemeklerimiz olsun hepsinde babamın büyük emekleri vardır. Babamı rahmetle anıyoruz. Rahmetli babamız iyi bir usta, iyi bir aşçı olunca biz de bu mesleğe gönül verdik. Çünkü babamızı çok seviyorduk. Babam insanlara hizmet etmeyi çok severdi. Biz de babamın yolundan gitmek için insanlara hizmet edip, bu mesleği daha güzel şekilde yapmak zorundaydık. Çünkü bunu kendimize bir borç bildik. Babamızdan sonra günümüzün güzelliklerini işletmelerimize yansıttık. Çok küçük yaştan itibaren benim hayalim lokantacı olmaktı. O yüzden de hep babamızın yanında vakit geçirdik. Hep bu meslekte bir şeyler öğrenmek için çabaladık. Çıraklıktan itibaren hep babamızın elinin altında çalıştık. Daha sonra kendisinden öğrendiklerimizi burada uyguladık. Zaten ailecek rahmetli babamıza çok düşkün olduğumuzdan dolayı babamın yolundan gitmemek gibi bir yolumuz yoktu. Allah onun yolundan ayırmasın. Çünkü hizmeti, güzel yemek yapmayı ve insanları severdi. Biz de burada kendisini taklit ediyoruz" diye konuştu.
Menisküs ve çapraz bağ ameliyatında kesilen sinir hayatını kararttı
14 Ocak 2025 Salı - 20:27 Menisküs ve çapraz bağ ameliyatında kesilen sinir hayatını kararttı Gaziantep’teki bir devlet hastanesinde menisküs ve çapraz bağ ameliyatı olan Ergün Kaygın, operasyon sırasında yanlışlıkla ayak sinirlerinin kesilmesi sonucu engelli kaldı. Ameliyatta yapılan yanlış müdahale sonucu engelli olan talihsiz adam, tedavi ve yargı süreci için destek bekliyor. Gaziantep’te yaşayan Ergün Kaygın’ın (42), 2021 yılında nakliye aracı kapağının ayağına çarpması sonucu çapraz bağları koptu. Olay sonrası kentteki bir devlet hastanesine başvuran Ergün Kaygın’a muayeneye tetkiklerin ardından menisküs ve çapraz bağ ameliyatı yapılmasına karar verildi. Operasyon sırasında yanlışlıkla ayak siniri kesildi iddiası Kaygın, hastanede menisküs ve çapraz bağ operasyonu geçirdi. Ancak iddialara göre operasyon sırasında yanlışlıkla ayak sinirinin kesilmesi sonucu sol ayağında önce hissizleşme başladı. Ameliyat sonrası şiddetli ağrılar ve hareket kısıtlılığı yaşamaya başlayan Kaygın, yeniden hastaneye başvurduğunda, dizindeki komplikasyonların kalıcı hale geldiğini ve ayağındaki sinirin kesildiğini öğrendi. Operasyon sonrası engelli kaldı, doktorlar ve hastane yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu Operasyondaki ihmaller nedeniyle sol ayağı tamamen hissizleşen ve günlük yaşamını sürdürmekte ciddi zorluklar çeken Kaygın, olay sonrası pek çok hastaneye başvurmasına rağmen yapılacak hiçbir tedavinin olmadığının söylenmesiyle büyük bir şok daha yaşadı. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Kaygın, doktorlar ve hastane yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve sürecin devam ettiğini belirtirken tedavi için de kendisine destek olunması çağrısında bulundu. “Fizik tedaviye gittiğimde güç kaybına uğradığımı öğrendim” Yaşadığı talihsiz olayı anlatan Ergün Kaygın, ameliyat sonrası fizik tedaviye gittiğinde güç kaybına uğradığını söyleyerek, “Ev taşırken nakliye aracının kapağı ayağıma çarptı. Hastaneye gittiğimde bana menisküs ve çapraz bağlarda yırtılma olduğunu söylediler. Bir süre fizik tedaviye gittim. Geçmeyince başka hastaneye gittim. Ameliyat için başka bir hastaneye gönderdiler. İlk önce menisküs, sonra da çapraz bağ ameliyatı yapacaklarını söylediler. İlk ameliyat sonrası başka bir yerdeki fizik tedaviye gittiğimde ayağımın güç kaybına uğradığını öğrendim” dedi. “Koltuk değneklerine mahkum kaldım” Daha sonra başvurduğu başka bir hastanede dizindeki kalıcı hasarın, ameliyat anında sinirin kesilmesi sonucu olduğunu öğrendiğini belirten Ergün Kaygın, güç kaybına uğradığını ve ömür boyu böyle kalacağını ifade etti. Kaygın, “Başka hastanelere giderek bacağımdaki güç kaybının sebebini öğrenmek istedim. Bacağıma ilk olarak EMG çektiler. Sonuçlarda ise doktorlar operasyon sırasında sinirin kesildiğini söyledi. Sonrasında hastanelere tek tek gittim bana tek söylenen ‘artık yapacak bir şey yok bacağın ömür boyu böyle kalacak’ dediler ve koltuk değneklerine mahkum kaldım” ifadelerini kullandı. “Beni iyileştirsinler çocuklarıma ekmek götüreyim” Tedavi olmak istediğini ve çalışarak çocuklarına ekmek götürmek istediğini aktaran Kaygın, “Tedavinin mümkün olmadığını ve ömür boyu böyle kalacağımı söylediler. Eğer ki tedavisi varsa olmak isterim. 4.5 yıldır böyleyim. Bu bir doktor hatası. Hastane ve doktordan şikayetçi oldum. Mahkeme devam ediyor. Çalışmak istiyorum, hiç kimse iş vermiyor. Rapor almak için başvurdum beni engelli kalmama sebep olan hastaneye gönderdiler. Onlar ise yüzde 21 engel raporu verdi. Dava sürecimiz hala devam ediyor. Tedavisi varsa beni iyileştirsinler çocuklarıma ekmek götüreyim” diye konuştu.
GSO’da Suriye’deki yeni dönem ve gönüllü geri dönüş konuşuldu
14 Ocak 2025 Salı - 17:23 GSO’da Suriye’deki yeni dönem ve gönüllü geri dönüş konuşuldu TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Göç ve Uyum Alt Komisyonu heyeti, Gaziantep Sanayi Odası’nı (GSO) ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen toplantıda, Suriye’deki yeni dönem, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü konusu, Suriye ile ekonomik ve ticari ilişkiler konuşuldu. Toplantıya, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Göç ve Uyum Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, aynı zamanda komisyon üyeleri olan MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı İsmet Özcan, Şehitkamil Ziraat Odası Başkanı Cuma Yiğit ve GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen katıldı. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Göç ve Uyum Alt Komisyonu Başkanı Atay Uslu, toplantının açılış konuşmasında, “Suriyelilerin geri dönüş süreçlerini incelemek üzere bu toplantıları gerçekleştiriyoruz. 8 Aralık’tan sonra yeni bir dönem başladı. Göç ve Uyum Alt Komisyonu olarak 3 dönemdir çalışıyoruz. Türkiye’deki Suriyelilerin önemli bir kısmı Gaziantep’te yaşıyor. Bu konuda Gaziantep model olmuş bir şehir. Amacımız bölgede yaşanan Suriye göçünün ülkemiz ve Gaziantep adına olumsuz etkilerini en aza indirmek. Biz de bu sürecin iş gücü piyasasına, sanayi ve ticaret anlamındaki etkilerini birlikte değerlendireceğiz. Yapılacaklar konusunda durum tespiti, öngörü ve beklentilerimiz nelerdir, bunları hep birlikte istişare edeceğiz. Bu noktada atılması gereken adımlar neyse bunların üzerine odaklanacağız” dedi. Atay Uslu ve komisyon üyesi milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından Oda başkanları görüş ve önerilerini dile getirdiler. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de Suriyelilerin gönüllü dönüşü ile ilgili değerlendirmelerde bulundu, Ünverdi, “Gaziantep’ten Suriyeliler gidince sanayimiz çökmez. Biz daha önceden nasıl üretim, ihracatla ve sanayiyle adımızdan söz ettirdiysek bundan sonraki dönemlerde de bunu başarmaya devam edeceğiz. Biz yine ülkemiz için ayakta durup çalışmayı sürdüreceğiz. Fakat şöyle bir talebimiz var ki kayıt dışılığın önüne geçmeliyiz. Ayrıca sağlık durumu yerinde olup da iş beğenmeyip sosyal yardım alan kişilere bu yardımlar kesilerek çalışma hayatına yönelmeleri sağlanmalıdır. Suriye ile ticari ilişkilerin artırılması için de kamu tarafından düzenlemeler yapılmalıdır. Gümrük vergisinde düzenleme getirilerek ticari akışın hareketlenmesine destek olunmalıdır” ifadelerini kullandı. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım ise Suriyeli işletmelerin ve çalışanların kayıt içine alınması gerektiğini ifade ederek, “Kayıt dışılık nedeniyle maalesef rekabet şartlarımız eşit değil. Bunun yanında olması gereken şartlarda çalışan ve rekabet şartlarına uyanlara sözümüz yok. Suriyelilerin ülkelerine dönüşü zaman alacak. Öte yandan muhtaç olana yardım edelim istiyoruz ama çalışabilecek kişilere sosyal yardım konusu da gözden geçirilmeli ve gereken önlemler alınmalıdır” diye konuştu. Toplantı soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
KOSGEB’in 20 milyon TL’lik yeni destek paketi GTO’da anlatıldı
14 Ocak 2025 Salı - 16:38 KOSGEB’in 20 milyon TL’lik yeni destek paketi GTO’da anlatıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve KOSGEB Gaziantep İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında KOSGEB tarafından hayata geçirilen ve 20 milyon TL’ye kadar destek sunan "Kapasite Geliştirme Destek Programları" tüm detaylarıyla GTO üyelerine anlatıldı. Avrupa İşletmeler Ağı (EEN) Projesi kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın yanı sıra KOBİ’lere önemli avantajlar sunan Girişimci Destek Programı, Küresel Rekabetçilik Destek Programı, KOBİ Dijital Destek Programı, KOBİ Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı hakkında da sunumlar yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, sermaye ve tecrübe açısından ne kadar yetkin olursa olsun her işletmenin zaman zaman desteğe ihtiyaç duyacağını vurgulayarak KOSGEB desteklerinin de KOBİ’ler için kritik önem taşıdığını belirtti. Hem ulusal hem de küresel ekonomide yaşanan enflasyonist baskılar, yüksek maliyetler, daralan piyasa şartları ve jeopolitik gelişmelerin, işletmeleri her zamankinden daha fazla zorladığını ifade eden Yıldırım, “Ancak her zorluk, beraberinde fırsatları da getirir. Bu zorluklarla başa çıkmak ve fırsatları değerlendirmek için KOBİ’lerimizin kapasite geliştirme yatırımları hayati öneme sahiptir. Özellikle, Suriye’de yeni dönemde başlayacak olan yeniden yapılanma sürecinde aktif rol almak ve bu süreçten azami fayda sağlamak istiyorsak; işletmelerimizin kapasitelerini artırması, rekabet güçlerini geliştirmesi ve yeni pazarlara açılma vizyonu edinmesi gerekmektedir. Gaziantep Ticaret Odası olarak, üyelerimizin Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde aktif rol alması ve bu süreçten maksimum fayda sağlaması için güçlü temaslar kuruyor, projeler geliştiriyor ve hem ulusal hem de uluslararası kaynaklardan destek temin etmeye çalışıyoruz. Bu çabaların başarıya ulaşması için işletmelerimizin de KOSGEB destekleri gibi imkanları aktif bir şekilde değerlendirmesi ve sürece dâhil olması büyük önem taşıyor” dedi. Başkan Yıldırım’ın ardından kürsüye gelen KOSGEB Gaziantep İl Müdürü Dr. Muhammed Paksoy ise Kapasite Geliştirme Destek Programı ve KOSGEB tarafından sunulan destek paketleri hakkında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. GTO üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği bilgilendirme toplantısı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
İstasyon Gaziantep ev sahipliğinde ’Binance Teknolojide Kadın Akademisi’ düzenlendi
14 Ocak 2025 Salı - 16:13 İstasyon Gaziantep ev sahipliğinde ’Binance Teknolojide Kadın Akademisi’ düzenlendi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstasyon Gaziantep ev sahipliğinde Empati Sosyal Sorumluluk Derneği ve Teknolojide Kadın Derneği iş birliğinde düzenlenen Binance Teknolojide Kadın Akademisi başladı. Günümüz iş dünyasında ve toplumda teknoloji kullanımında kadınların rolünün arttırılması amacıyla panel ve eğitimlerden oluşan Binance Teknolojide Kadın Akademisi, Gazi şehirde yapıldı. 100’ün üzerinde kadının katılımıyla düzenlenen programlar kapsamında katılımcıların teknoloji alanında varlığını güçlendirmek, finansal okuryazarlıklarını artırmak ve genç kadınları teknoloji dünyasında lider konumlara taşınması hedefleniyor. İstasyon Gaziantep ev sahipliğinde akademi, Geleceğin Finansı: Kripto Para, Dijital Dünyada Merkeziyetsiz Uygulamaların Kullanıcı Deneyimi, Hedeflere İlham Veren Yolculuklar, Dijital Stratejiler: Algoritmik Trade, Kripto Dünyasının Anahtarları: NFT ve Dijital Cüzdan Yolculuğu konu başlıklarıyla alanında uzman isimler eğitimler verdi. "Bu eğitimde ele alınacak konular çocuklarımız ve onların geleceği için büyük bir önem taşıyor" Programın açılışında konuşan Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Elif Çetindağ, teknolojinin hızlı dönüştüğü dünyada yapılan bu eğitimin önemine dikkat çekerek, “Yapay zeka ve ötesi dijital dünyanın sınırlarını yeniden çizen merkeziyetsiz uygulamalar, kripto varlıklar, algoritmik trade, dijital cüzdan gibi konular, geleceği ekonomik ve sosyal yapı taşlarını oluşturuyor. Ev sahipliğini yaptığımız bu anlamda buluşmayı gerçekleştiren, Teknolojide Kadın Derneğine teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Gaziantep’in dijital dönüşüm ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek adına kurulan İstasyon Gaziantep ile bizleri buluşturan Filiz Evran ve Başkanımız Fatma Şahin’e de bu değerli katkıları için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün burada dijital dünyada merkeziyetsizlik prensibini kullanıcı deneyimine yansımasını, teknolojinin bireyler ve toplumlar üzerindeki etkisini birlikte keşfedeceğiz. Bu eğitimde ele alınacak konular yalnızca bireyler ve profesyoneller için değil aynı zamanda çocuklarımız ve onların geleceği için büyük bir önem taşıyor. Özellikle yapay zeka gibi teknolojilerle donatılmış bir eğitim çocuklarımızın problem çözme, analitik düşünme ve inovasyon gibi 21’inci yüzyıl becerilerini geliştirmesine imkan sağlayacaktır” dedi. Konuşma sonrası Teknolojide Kadın Derneği Başkanı Zehra Öney ise Yapay Zeka ve Ötesi: ChatGPT ile Dijital Devrime Adım Atın başlıklı sunumunu yaptı.
Şahinbey Belediyesi öğrencileri sınava hazırlıyor
14 Ocak 2025 Salı - 16:09 Şahinbey Belediyesi öğrencileri sınava hazırlıyor Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, LGS için deneme sınavı yapan öğrencileri ziyaret ederek başarılar diledi. Liselere ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanan 8. ve 12. sınıf öğrencilerine hazırlık deneme sınav seti hediye eden Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Eyüp Güneş ile Mehmet Akif İnan Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle buluştu. Şahinbey Belediyesi öğrencilere bugüne kadar 3 milyon 275 bin 275 adet deneme sınavı, kaynak kitap ve soru bankası desteği sağladı. “Öğrencilerimizi desteklemeye devam edeceğiz” Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, öğrencilerin sınavlara hazırlanması için 5 tane deneme sınavı yapacaklarını belirterek, “Sekizinci sınıftaki öğrencilerimiz LGS sınavına girecekler. Biz de onları sınava hazırlamak için deneme sınavları yapacağız. Öğrencilerimize şu ana kadar 3 milyon 275 bin 275 adet deneme sınavı, kaynak kitap ve soru bankası desteğinde bulunduk. Bu yılda 130 bin adet deneme kitabı aldık. Bunun 80.000 bin tanesini ortaokul öğrencilerimize LGS için kullanacağız. 50 bin tanesini de lise öğrencilerimize dağıtacağız. Sınava kadar 5 tane deneme sınavı yaparak gençlerimizi LGS ye hazırlayacağız. Son yıllarda dağıttığımız kaynak kitaplar, testler ve açtığımız Şahinbey Millet Kütüphanesi ile birlikte öğrencilerimizin ders çalışma imkânları daha da artmış oldu. Son üç yıldır Şahinbey İlçemiz LGS sınavında birinci oluyor. İnşallah bu yıl da bu birinciliği bırakmayacak ve başarılarını arttırarak devam ettirecek. Bizde öğrencilerimizi her alanda olduğu gibi bu alanda desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
Akıncı’dan iklim değişikliği uyarısı
14 Ocak 2025 Salı - 15:22 Akıncı’dan iklim değişikliği uyarısı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, son yıllarda giderek artan sıcaklıkların ve kuraklığın küresel ısınmanın etkilerinin bir sonucu olduğunu belirterek, “Dünyada son 10 yıl tarihin en sıcak yılları olarak kayıtlara geçti. Bu durum, iklim değişikliğinin küresel bir tehdit haline geldiğini açıkça gösteriyor” dedi. GTB Başkanı Akıncı, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi (ECMWF) Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nin verilerine göre, 2024 yılının şu ana kadar kaydedilen en sıcak yıl olduğunu ve sıcaklıkların ortalamanın 1,5 derece üzerinde olduğunu söyledi. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verilerine göre ise 2024 yılının sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine çıkılan ilk yıl olduğunu kaydeden Akıncı, “Bu durum, Paris Anlaşması’nın uzun dönemli hedeflerinin tehdit altına girdiğini gösteriyor. Eğer hemen harekete geçilmezse, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması hedefine ulaşmak neredeyse imkânsız hale gelecek” şeklinde konuştu. İklim değişikliğinin tarım, su kaynakları ve genel yaşam şartları üzerinde ciddi baskılar oluşturduğuna işaret eden Akıncı, Gaziantep ve çevresindeki illerde gözlemlenen sıcaklık artışının da bunun bir yansıması olduğunu dile getirdi. Ocak ayı ortalarına kadar Gaziantep’te mevsim normallerinin üzerinde seyreden bir sıcaklık yaşandığına vurgu yapan Akıncı, kurak havanın ilerleyen yıllarda bölgede tarımsal üretim ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Dünyadaki iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine de değinen Akıncı, “Hükümetler, iş dünyası ve bireyler olarak birlikte hareket etmemiz gerektiği bir dönemdeyiz. Küresel iklim değişikliği, sadece bir bölgenin değil, tüm dünyanın ortak sorunu haline gelmiş durumda. Bu nedenle, herkesin sorumluluk alarak, daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru adımlar atması gerekiyor” diye konuştu.
Yedi Başak, Gazze’de günlük 20 bin kişiye sıcak yemek ikram ediyor
14 Ocak 2025 Salı - 12:00 Yedi Başak, Gazze’de günlük 20 bin kişiye sıcak yemek ikram ediyor Yedi Başak İnsani Yardım Derneği’nin Gazze’de sıcak yemek seferberliği devam ediyor. Gazze’de günlük 20 bin kişiye sıcak yemek ikram ederek umut olmaya devam ediyor. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği, 7 Ekim’den bu yana katliamların devam ettiği ve 2.3 milyon insan açlık ve kıtlıkla mücadele ettiği Gazze’ye yönelik yardım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği, Gazze’de günlük 20 bin kişiye sıcak yemek sunarak ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Bu proje, Gazze halkının beslenme ihtiyacını karşılamanın yanı sıra onlara umut ve dayanışma sağlıyor. Özellikle gıda yetersizliğinden dolayı hamile kadınların düşük tehlikesi yaşadığı, emziren annelerin yeterli beslenemediği için bebeklerin ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bu zor günlerde bağışçılar, 100 TL ile bir tabak sıcak yemek sunarak projeye katkıda bulunabiliyor. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bulut, “Gazze, yıllardır süregelen çatışmaların, zor şartlarının ve insani krizlerin etkisi altında olan, mazlum bir coğrafya. Bu bölgede yaşayan insanlar, sadece temel haklarından mahrum olmakla kalmıyor, aynı zamanda her geçen gün daha da ağırlaşan savaşın, göçün ve doğal zorlukların pençesinde yaşam mücadelesi veriyorlar. Burada en çok çocuklar, kadınlar, engelliler ve kronik hastalar etkileniyor. İnsanlar sürekli bir yerden başak bir yere göç etmek zorunda kalıyorlar. Herkes uzun süre ayakta kalacak güce sahip değil. Bu insanların tek suçu Gazze’de olmak ve işgal edilmiş topraklarını savunmaktır. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak Gazze’de ağır şartlar altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimiz için 2016 yılından günümüze aralıksız bir şekilde çalışmalar sürdürüyoruz. 7 Ekim öncesi Gazze’de çalışan bir dernek olarak 20 bin kişiye sıcak yemek, haftalık 500 ton temiz içme suyu, haftalık 300 gıda kolisi, ekmek, un, sebze ve meyve paketi, kurban, bebeklere süt ve hijyen seti, nama, tüp, sünger, yatak, haftalık 200 battaniye, yastık, ayakkabı, çocuklara psikososyal destek, haftalık 10 aile ziyareti, çocuk şenliği, nakit dağıtımı gibi çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi. "Bir insanlık görevi" Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bulut, ‘’Gazze’deki kardeşlerimize sıcak yemek ulaştırabilmek için başlatılan bu seferberlik, bir insanlık görevi olarak görülmelidir. Destek veren tüm hayırseverlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Yedi Başak Derneği, Gazze’deki insanların yaşam şartlarını iyileştirmek için el birliğiyle çalışmaya devam ediyor ve bu süreçte tüm hayırseverlerden destek bekliyor. Gazze’ye destek olmak isteyen hayırseverler, yedibasak.org.tr adresinden online olarak bankalardan havale ve EFT yoluyla, 0553 886 77 77 numaralı çağrı merkezinden, 3157’ye ACİL yazarak 50 TL bağışta bulunarak, dernek merkezine gelerek veya temsilciliklere ulaşarak bağışta bulunabiliyor. Yedi Başak Derneği, yapılan bağışlarla ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmaya devam ediyor.