Yerel Haberler
Gaziantep
Cam korkusu onu girişimci yaptı 03 Mayıs 2026 Pazar - 10:49:36 Gaziantep’te yaşayan 45 yaşındaki Meryem Kazak, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı cam korkusunu azme dönüştürerek kendi atölyesini kurdu. Kahramanmaraş merkezli depremlere Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yakalanan Meryem Kazak, depremde evini ve yakınlarını kaybetti. Deprem anında duyduğu cam kırılma sesleri nedeniyle psikolojik olarak zor bir süreç geçiren Kazak, kızının cam sanatına ilgi duymasıyla korkularının üzerine gitmeye karar verdi. Kızıyla birlikte bir cam atölyesine yazılan Kazak, burada hem meslek öğrenmeye başladı hem de depremin açtığı psikolojik yaraları sarmaya çalıştı. Camın aslında korkulacak bir malzeme olmadığını, onu tasarladıkça daha iyi anladığını ifade etti. Cam sanatı üzerine eğitim aldıktan sonra kendi işini kurmaya karar veren Kazak, eşi başta olmak üzere Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Sanayi Odası ve İpekyolu Kalkınma Ajansı iş birliğiyle kurulan Kadın Girişimci Destek Merkezi’nin desteğiyle kendi atölyesini açtı. İstanbul’dan temin ettiği camları yüksek ısıda eriterek boncuklara dönüştüren Kazak, bileklik, kolye, anahtarlık ve dekoratif ürünler tasarlıyor. Ürünlerini sosyal medya üzerinden satışa sunan girişimci Kazak, Türkiye’nin farklı illerinden sipariş alıyor. Ayrıca atık camları da değerlendiren Kazak, geri dönüşüme katkı sağlayarak çevre dostu üretim yapıyor. Kullanılmayan cam parçalarını yeniden işleyerek çiçek ve çeşitli dekoratif figürlere dönüştürüyor. "Deprem sırasında duyduğum yoğun cam sesleri nedeniyle camlara yaklaşamıyor, hatta bakamıyordum" Önceden camlara temas etmediğini söyleyen Kazak, "Aslında bu hikaye, küçük kızımın isteğiyle başlayıp benim cam korkumu yenme sürecime dönüşen bir yolculuk. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde ikamet ediyorduk. 6 Şubat 2023’teki depremde İslahiye’de yakalandık. Deprem sonrası evimizin yıkılması ve aldığımız hasarlar nedeniyle oradan ayrılmak zorunda kaldık ve Gaziantep’e yerleştik. Burada kızımın Merveşehir Halk Eğitim Merkezi’nde gördüğü cam kursu ile her şey başladı. Kızım bu kursa gitmek istedi, ancak cam benim için oldukça korkutucu bir materyaldi. Deprem sırasında duyduğum yoğun cam sesleri nedeniyle camlara yaklaşamıyor, hatta bakamıyordum. Camla temasım neredeyse yok denecek kadar azdı. Tüm bu korkularımla birlikte, kızımla birlikte bu kursa katılmaya karar verdim. Çok büyük endişelerle başladım. Ancak hocalarımın desteği sayesinde sürece adapte oldum. Kızım cam kursuna devam ederken ben de denemeye başladım. Camın ısındıkça akışkan hale geldiğini, istediğim şekli verebildiğimi gördükçe korkularımla yüzleşmeye başladım. Camı şekillendirebildiğimi ve aslında korkularımı onun içine gömebildiğimi fark ettiğimde bu süreç beni iyileştirmeye başladı. Zamanla iki yıl boyunca eğitim aldım. Bu süreçte açılan bir hibe programına başvurdum. Başvuruyu aslında çok büyük bir beklentim olmadan yaptım. Ancak projem kabul edildi ve vakıf, atölyemde kullandığım tüm makineleri hibe desteğiyle sağladı" dedi. "Ev ekonomime katkı sağlıyorum hem de çocuklarımın ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum" Ev ekonomisine katkı sağladığını ifade eden Kazak, "Bugün Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kadın Girişimci Destek Merkezi’nde kendi atölyemi kurmuş bulunuyorum. Yaklaşık iki aylık bir süreçte atölyemi faaliyete geçirdim. Sosyal medya üzerinden aldığım siparişlerle hem şehir içinden hem de şehir dışından talepler geliyor. Kişiye özel tasarımlar yapıyorum; tespih, takı, bardak, ev objeleri gibi ürünler üretiyorum ve kargo ile gönderiyorum. Ürünlerimin fiyatları çeşitliliğe göre değişiyor. Küpeler 150 TL’den başlıyor. Kolye ve özel tasarımlar 250 TL ile 750 TL arasında değişebiliyor. Bardaklar ise 250, 300 ve 350 TL aralığında satışa sunuluyor. Hedefim bir hobi kafe açmak. Bir yanda butik, kurabiye ve kahve satışları yaparken, diğer yanda cam ürünlerimi sergileyip küçük workshoplar düzenlemek ve üretimimi burada da sürdürmek istiyorum. Bu sayede hem ev ekonomime katkı sağlıyorum hem de çocuklarımın ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi gerçekten çok değerli bir şey. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok önemliydi. Eğer onun desteği olmasaydı bugün burada olamayabilirdim. Bu nedenle tüm kadınların eşlerine seslenmek istiyorum: Lütfen eşlerinize destek olun ve onların kendi yollarında ilerlemelerine yardımcı olun" diye konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 10:44 Cam korkusu onu girişimci yaptı Gaziantep’te yaşayan 45 yaşındaki Meryem Kazak, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı cam korkusunu azme dönüştürerek kendi atölyesini kurdu. Kahramanmaraş merkezli depremlere Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yakalanan Meryem Kazak, depremde evini ve yakınlarını kaybetti. Deprem anında duyduğu cam kırılma sesleri nedeniyle psikolojik olarak zor bir süreç geçiren Kazak, kızının cam sanatına ilgi duymasıyla korkularının üzerine gitmeye karar verdi. Kızıyla birlikte bir cam atölyesine yazılan Kazak, burada hem meslek öğrenmeye başladı hem de depremin açtığı psikolojik yaraları sarmaya çalıştı. Camın aslında korkulacak bir malzeme olmadığını, onu tasarladıkça daha iyi anladığını ifade etti. Cam sanatı üzerine eğitim aldıktan sonra kendi işini kurmaya karar veren Kazak, eşi başta olmak üzere Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Sanayi Odası ve İpekyolu Kalkınma Ajansı iş birliğiyle kurulan Kadın Girişimci Destek Merkezi’nin desteğiyle kendi atölyesini açtı. İstanbul’dan temin ettiği camları yüksek ısıda eriterek boncuklara dönüştüren Kazak, bileklik, kolye, anahtarlık ve dekoratif ürünler tasarlıyor. Ürünlerini sosyal medya üzerinden satışa sunan girişimci Kazak, Türkiye’nin farklı illerinden sipariş alıyor. Ayrıca atık camları da değerlendiren Kazak, geri dönüşüme katkı sağlayarak çevre dostu üretim yapıyor. Kullanılmayan cam parçalarını yeniden işleyerek çiçek ve çeşitli dekoratif figürlere dönüştürüyor. "Deprem sırasında duyduğum yoğun cam sesleri nedeniyle camlara yaklaşamıyor, hatta bakamıyordum" Önceden camlara temas etmediğini söyleyen Kazak, "Aslında bu hikaye, küçük kızımın isteğiyle başlayıp benim cam korkumu yenme sürecime dönüşen bir yolculuk. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde ikamet ediyorduk. 6 Şubat 2023’teki depremde İslahiye’de yakalandık. Deprem sonrası evimizin yıkılması ve aldığımız hasarlar nedeniyle oradan ayrılmak zorunda kaldık ve Gaziantep’e yerleştik. Burada kızımın Merveşehir Halk Eğitim Merkezi’nde gördüğü cam kursu ile her şey başladı. Kızım bu kursa gitmek istedi, ancak cam benim için oldukça korkutucu bir materyaldi. Deprem sırasında duyduğum yoğun cam sesleri nedeniyle camlara yaklaşamıyor, hatta bakamıyordum. Camla temasım neredeyse yok denecek kadar azdı. Tüm bu korkularımla birlikte, kızımla birlikte bu kursa katılmaya karar verdim. Çok büyük endişelerle başladım. Ancak hocalarımın desteği sayesinde sürece adapte oldum. Kızım cam kursuna devam ederken ben de denemeye başladım. Camın ısındıkça akışkan hale geldiğini, istediğim şekli verebildiğimi gördükçe korkularımla yüzleşmeye başladım. Camı şekillendirebildiğimi ve aslında korkularımı onun içine gömebildiğimi fark ettiğimde bu süreç beni iyileştirmeye başladı. Zamanla iki yıl boyunca eğitim aldım. Bu süreçte açılan bir hibe programına başvurdum. Başvuruyu aslında çok büyük bir beklentim olmadan yaptım. Ancak projem kabul edildi ve vakıf, atölyemde kullandığım tüm makineleri hibe desteğiyle sağladı" dedi. "Ev ekonomime katkı sağlıyorum hem de çocuklarımın ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum" Ev ekonomisine katkı sağladığını ifade eden Kazak, "Bugün Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kadın Girişimci Destek Merkezi’nde kendi atölyemi kurmuş bulunuyorum. Yaklaşık iki aylık bir süreçte atölyemi faaliyete geçirdim. Sosyal medya üzerinden aldığım siparişlerle hem şehir içinden hem de şehir dışından talepler geliyor. Kişiye özel tasarımlar yapıyorum; tespih, takı, bardak, ev objeleri gibi ürünler üretiyorum ve kargo ile gönderiyorum. Ürünlerimin fiyatları çeşitliliğe göre değişiyor. Küpeler 150 TL’den başlıyor. Kolye ve özel tasarımlar 250 TL ile 750 TL arasında değişebiliyor. Bardaklar ise 250, 300 ve 350 TL aralığında satışa sunuluyor. Hedefim bir hobi kafe açmak. Bir yanda butik, kurabiye ve kahve satışları yaparken, diğer yanda cam ürünlerimi sergileyip küçük workshoplar düzenlemek ve üretimimi burada da sürdürmek istiyorum. Bu sayede hem ev ekonomime katkı sağlıyorum hem de çocuklarımın ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi gerçekten çok değerli bir şey. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok önemliydi. Eğer onun desteği olmasaydı bugün burada olamayabilirdim. Bu nedenle tüm kadınların eşlerine seslenmek istiyorum: Lütfen eşlerinize destek olun ve onların kendi yollarında ilerlemelerine yardımcı olun" diye konuştu. (FA-LO-Y)
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:04 Prof. Dr. Erol Murat Yıldız SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, "Derin" isimli baskı resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, sergi açılışında yaptığı konuşmada sanatın birleştirici ve iyileştirici yönünün toplumlar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Sanat ve bilim itibar görmediği toplumları terk eder" dedi. Eserlerinde Türkiye sahillerinde sıklıkla karşılaşılan terk edilmiş tekne ve kayıklardan hareketle insan-doğa ilişkisine ve toplumsal hafızaya dikkat çektiğini anlatan Prof. Dr. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yalnızlığa bırakılan bu unsurları insan vefasızlığının bir yansıması olarak ele aldım. Gravür ve elek baskı teknikleriyle hazırladığım çalışmalarla Türk Baskı Resim Sanatına katkı sunmayı hedefledim. Kompozisyonlarımda yer verdiğim nesneler, deniz kültürü ve geçmiş yaşanmışlıklardan beslenen metaforik anlatımlar içeriyor. Her bir çalışmamı estetik bir bakış açısıyla günceli sorgulayan ve geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran yüzeyler olarak kurguluyorum. Sosyal hayatın trajik yönlerine odaklanırken eserlerimde desen anlayışını korumaya özen gösteriyorum. Bu doğrultuda doku-biçim ilişkisi ve lekesel renk kullanımı gibi plastik unsurları ön plana çıkarıyorum." Dijital dünyanın imkanlarını üretkenliğe dönüştürmeliyiz Teknolojinin doğru ve verimli kullanımının sanatın gelişimi açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, özellikle gençlerin dijital dünyanın sunduğu imkanları üretkenliğe dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin sanata yönlendirilmesinin hem bireysel gelişim hem de toplumsal ilerleme açısından kritik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yıldız, sanatla büyüyen nesillerin daha duyarlı, bilinçli bir toplumun temelini oluşturacağını kaydetti. Sanatın evrensel bir dil olduğuna işaret eden Yıldız, kültür ve sanat faaliyetlerinin artırılmasının toplumların kimliğine değer kattığını ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini söyledi. SANKO Sanat Galerisi 363 sergiye ev sahipliği yaptı Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Aykanat da SANKO Sanat Galerisi’nin aktif çalışan ve seçkin sanatçılara ev sahipliği yapan kurum olduğuna işaret ederek, "Gaziantep’te nitelikli eserlere ev sahipliği yapması bakımından kültür ve sanatın gelişimi açısından önemli bir yere sahiptir" diye konuştu. SANKO Sanat Galerisi Seçici Kurul Üyesi ve Küratör Aslı Özen ise galerinin sanatçılar ile sanatseverler arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini hatırlatarak, bugüne kadar 363 sergide 728 sanatçıya ev sahipliği yaptıklarını bildirdi. Galerinin yalnızca bir sergi mekânı olmadığını vurgulayan Özen, "Burası aynı zamanda sanatçıların ve sanatseverlerin tanıştığı, buluştuğu ve etkileşim kurduğu bir platformdur" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Aslı Özen, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Prof. Dr. Erol Murat Yıldız’a takdim etti. Sergi açılışına; Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yıldız, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, SANKO Park AVM yöneticileri, sanatçı ve sanatseverler katıldı. SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan "Derin" isimli baskı resim sergisi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Erol Murat Yıldız Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü lisans programından 1994, Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Eğitimi yüksek lisans programından 1998 yılında mezun oldu. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve orta dereceli okullarda 1994-2011 yılları arasında Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yaptı, 2011’de Eğitim Bilimleri Enstitüsü Resim-İş Öğretmenliği Ana Bilim Dalı doktora programını tamamladı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü lisans programında 2011-2015 yılları arasında öğretim görevlisi olarak çalışan Erol Murat Yıldız, 2015 yılında Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Resim ve Baskı Sanatları Bölümünde öğretim üyesi olarak göreve başladı. Plastik sanatlar alanında 2019 yılında Doçent unvanı alan sanatçı, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde 2020’de Doç. Dr., 2025’te Prof. Dr. kadrosuna atandı. Yurt içi ve yurt dışında sergi, sempozyum, kongre, panel gibi pek çok kişisel ve karma sanatsal ve bilimsel etkinliğe katılan ve gravür baskı alanında çalışmalarını sürdüren sanatçı, Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:03 Gaziantep Büyükşehir’den bahar temizliği seferberliği Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte boş arazilerde kapsamlı ot biçme ve atık temizliği çalışmalarına hız verdi. Kent merkezi başta olmak üzere, çevre estetiğini olumsuz etkileyen ve halk sağlığını tehdit eden atıklar ile birlikte hızla büyüyen yabani otlara karşı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın desteğiyle geniş çaplı bir çalışma başlattı. Boş arazi ve arsalarda yürütülen çalışmalar kapsamında, kaçak yollarla dökülen soba külleri, hurda eşyalar, evsel atıklar ve inşaat molozları gibi kentin görünümünü bozarak çevre kirliliğine yol açan unsurlar, 10 büyük kamyon, 2 greyder, 4 beko loder ve 1 lastikli ekskavatör ile en zorlu noktalara dahi ulaşılarak titizlikle temizleniyor. Toplanan atıklar yeniden kazandırılıyor Toplanan atıklar, Katı Atık Depolama Merkezi’ne sevk edilerek yeniden değerlendirilmek üzere işleme tabi tutuluyor. Ortaya çıkan geri dönüştürülebilir malzemeler ise başta kaldırım yapımı olmak üzere çeşitli altyapı çalışmalarında kullanılıyor. Ekipler, park ve yeşil alanlarda da bahar hazırlıklarını sürdürüyor Kent Estetiği ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri ayrıca parklar, yeşil alanlar sahalarında kapsamlı bakım, onarım ve yenileme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, ağaçlarda form budaması yapılırken kuru dallar temizleniyor ve genel bakım çalışmaları titizlikle gerçekleştiriliyor. Ekipler, mevsime uygun gül ve süs bitkisi dikimleriyle kent estetiği daha da güçlendirirken park ve yeşil alanlarda çim biçimi, peyzaj düzenlemeleri, temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları da aralıksız şekilde devam ediyor. Öte yandan teknik ekipler tarafından parklarda bulunan çocuk oyun grupları, kent mobilyaları ve donatı elemanlarının bakım ve onarımları da özenle yürütülüyor. Tespit edilen arızalar hızlı bir şekilde giderilerek, vatandaşların güvenli, konforlu ve modern alanlardan faydalanması sağlanıyor.
Prof. Dr. Şahiner: “Safra kesesi taşı hastalığında belirgin bir artış var”
25 Aralık 2024 Çarşamba - 09:29 Prof. Dr. Şahiner: “Safra kesesi taşı hastalığında belirgin bir artış var” Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner, safra kesesi taşıyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner, son yıllarda beslenme alışkanlıklarındaki olumsuz değişiklikler, safra kesesi taşı hastalığında belirgin bir artışa neden olduğunu söyledi. “Hızlı kilo alıp verme, engesiz beslenme ve gebelik safra taşı oluşumuna yatkınlığı artırabilir” Safra kesesinde taş oluşması ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Şahiner, “Safra sıvısı, safra asitleri, kolesterol ve çeşitli minerallerden oluşmaktadır. Safra asitleri veya kolesterol dengesindeki bozukluklar, safra sıvısının kıvamını etkileyerek öncelikle safra çamuru, ardından safra taşının oluşmasına neden olmaktadır. Hızlı kilo alıp verme, şeker hastalığı, dengesiz beslenme ve gebelik safra taşı oluşumuna yatkınlığı artırabilir. Ayrıca, safra kesesinin fizyolojik olarak çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilecek mide cerrahisi, yemek borusu cerrahisi, obezite ameliyatları gibi çeşitli cerrahi operasyonlar, safra kesesinde taş oluşumunu kolaylaştırabilir” dedi. “Safra taşının belirtileri çeşitli semptomlar oluşur” Safra taşının belirtileri hakkında konuşan Prof. Dr. Şahiner, “Safra kesesinde taş varlığında, çoğu zaman hastada mide ağrısı, hazımsızlık, yemeklerden sonra şişkinlik, karın sağ üst kısmında ve bazen sırta doğru yansıyan ağrılar gözlemlenebilir. İlerlemiş hastalıklarda ise ateş, bulantı, kusma ve safra yolu tıkanıklığı durumlarında sarılık meydana gelebilir. Bu semptomların bir kısmı, mide ve on iki parmak bağırsağı hastalıklarında da görülebileceğinden, ayırıcı tanı yapmak oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı. “Safra kesesi hastalıklarında öncelikle yapılması gereken tetkik, karın ultrasonografisidir” Safra taşı tanısının nasıl konulduğunu anlatan Prof. Dr. Şahiner, “Safra kesesinde taş varlığından şüphelenildiğinde, ilk olarak hekime başvurulmalı ve ayrıntılı bir fizik muayene yapılmalıdır. Safra kesesi hastalıklarında öncelikle yapılması gereken tetkik, karın ultrasonografisidir. Ardından, kan biyokimyası ve tam kan sayımı gibi testlerle mevcut iltihabi durumlar veya varsa safra yollarındaki tıkanıklıklar değerlendirilir. Gerekli görülürse, safra kesesi ve safra yollarını görüntülemek için MR kullanılabilir” şeklinde konuştu. Safra kesesi taşının tedavisi ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Şahiner, “Safra kesesindeki taşın tedavisi, ’kolesistektomi’ adı verilen ameliyatla safra kesesinin alınmasıdır. Günümüzde altın standart olarak kapalı (laparoskopik) yöntemle ameliyat gerçekleştirilmektedir. Ameliyat, yaklaşık 2 cm büyüklüğündeki 3 veya 4 küçük kesiden kamera ve el aletleri yardımıyla yapılır. Safra kesesi, içerisindeki taşlarla birlikte alınır ve patolojik inceleme için gönderilir. Kapalı yöntemle yapılan ameliyat, hastaya birçok avantaj sağlar. Bunlar arasında, ameliyat sonrası ağrının minimal olması, yara yeri enfeksiyonunun çok düşük bir risk taşıması ve hastanın kısa sürede normal yaşantısına dönmesi yer alır. Genellikle, hastalar ameliyat günü takip amacıyla hastanede yatırılır ve ertesi gün taburcu edilir” diye konuştu.
Tahmazoğlu: “Şehrimiz gazilik unvanını sonuna kadar hak ediyor”
24 Aralık 2024 Salı - 15:54 Tahmazoğlu: “Şehrimiz gazilik unvanını sonuna kadar hak ediyor” Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımlayan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Kurtuluş Savaşı sırasında Gaziantep halkının destansı bir direniş sergilediğini belirtti. Kentin Kurtuluş Savaşı’nda verdiği 6 bin 317 şehit ile “Gazilik” unvanını hak ettiğini ifade eden Başkan Mehmet Tahmazoğlu, “Bu şehrin halkı, ülkemiz işgal altındayken milli mücadele ateşini yakan, namusunu, toprağını ve bayrağını savunmak için muhteşem bir direniş destanı yazan unutulmaz bir halktır. Bu halk ki millet olmanın ve geleceğe güvenle bakmanın bedelini kanıyla canıyla ödemiştir. Antep halkı, hiçbir yerden destek almadan düşman işgaline karşı yaptığı savunma ile Kurtuluş Savaşı’nın ilk kıvılcımını ve Milli Mücadelemizin meşalesini yaktı. Vatan sevgisi, bağımsızlık aşkı, inanç ve kararlılıkla mücadele eden Antep halkı, Şahinbey’lerin, Şehitkamil’lerin Karayılan’ların ve daha nice adsız kahramanların öncülüğünde, 6 bin 317 şehit verme pahasına bu şehri düşman işgalinden kurtarmışlardı. Gaziantep, Gazilik unvanını fazlasıyla hak eden, değerli şehitlerimizin, gazilerimizin, o mücadeleyi gören, yaşayan ve bilen insanlarımızın dünyaya tanıttığı kahramanlık destanının sahibidir. Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünü kutluyor, vatan topraklarının düşman işgalinden kurtarılması yolunda aziz canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi saygıyla anıyorum” dedi.
Yılmaz’dan 25 Aralık mesajı
24 Aralık 2024 Salı - 15:53 Yılmaz’dan 25 Aralık mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Yılmaz, “25 Aralık sadece bir şehrin kurtuluş günü değildir. Bu destan Şahin Bey’in inancı, Karayılan’ın dirayeti ve Şehit Kamil’in cesaretiyle yazılmıştır” dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yılını yayımladığı bir mesajla kutladı. 25 Aralık’ın sıradan bir gün kurtuluş günü olmadığını tarihte emsalsiz bir direnişin destanı olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bugün, Gaziantep’in onur ve şeref dolu tarihine altın harflerle yazılmış bir destanın yıldönümündeyiz. Şahin Bey’in inancı, Karayılan’ın dirayeti ve Şehit Kamil’in cesaretiyle yazılmıştır ve elbette isimsiz nice kahramanın alın teri, kanı ve gözyaşı ile yoğrulmuştur. Şahin Bey, düşmana karşı ’Vatanı namus bilmişiz, geri dönemeyiz’ diyerek canını feda etmiş. Karayılan, Antepliler, vurulursa ölür ama asla teslim olmaz diye haykırmıştır. 14 yaşındaki Şehit Kamil vatan uğruna verdiği canıyla bu milletin bağımsızlık tutkusunu en saf halini temsil etmiştir. Antep halkı yokluk içindeyken bile vatan toprağını korumayı görev bilmiş, kadın erkek genç yaşlı demeden direnişe katılmıştır. Şehrin dört bir tarafında işgal devam ederken Antepliler ’ölürsem şehit, kalırsam gazi’ olurum diyerek destansı bir mücadele ortaya koymuştur. Bugün bu topraklarda özgürce yaşıyorsak bunu o kahramanlara borçluyuz. Kurtuluş Savaşı’nın bir parçası olan Antep direnişi Antepliler için Kuvay-ı Milliye’nin en güçlü örneklerinden biridir. Bu direniş sadece Antep’in değil, tüm milletimizin bağımsızlık mücadelesine ilham kaynağı olmuştur. Bu yüzden Gaziantep adını tarihe Gazi unvanıyla yazdırmıştır. Bu onurlu mirasın sorumluluğunu taşırken, şehitlerimize olan borcumuzu unutmamalıyız. Onların emaneti olan bu topraklara, bu vatana sahip çıkmak bize düşen en büyük görevdir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Antep’in bu eşsiz direnişini ’Ben nasıl Anteplilerin gözlerinden öpmeyeyim, Antepliler yalnız Antep’i değil, Anadolu’yu da kurtardılar. Millî Müdafaa’da öncü oldular’ sözleriyle övgüyle anmış ve Gaziantep Savunması’nın milli mücadeleye yaptığı katkının altını çizmiştir. Bu duygu ve düşüncelerle Antep’i Gaziantep yapan aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden tüm gazilerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum. Ata’larımızdan aldığımız bu kutsal mirası yarınlara emin ellerle taşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Şehit Kamil ve Özdemir bey minnetle anıldı
24 Aralık 2024 Salı - 15:51 Şehit Kamil ve Özdemir bey minnetle anıldı Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen törenle Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıldönümünde direnişin kahramanları Şehit Kamil ve Özdemir Bey anıldı. Şehitkamil Belediyesi tarafından Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıldönümünde anma töreni düzenlendi. İlk anma töreni Şehitkamil Anıtı önünde gerçekleşti. Törene Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Şehitkamil Kaymakam Vekili Ali Sapmaz, Şehitkamil Belediye Başkan Yardımcıları Arkın Bereketoğlu, Cihan Ekici, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, 25 Aralık’ın sadece bir şehrin kurtuluş günü olmadığını belirterek, “Bugün, Gaziantep’in onur ve şeref dolu tarihine altın harflerle yazılmış bir destanın yıldönümündeyiz. Bugün bağımsızlığımız için canını veren aziz şehitlerimizi anma, onların bize bıraktığı mirası yüreğimizde yaşatmak için buradayız. 25 Aralık sadece bir şehrin kurtuluş günü değildir. Bu destan Şahin Bey’in inancı, Karayılan’ın dirayeti ve Şehit Kamil’in cesaretiyle yazılmıştır ve elbette isimsiz nice kahramanın alın teri, kanı ve gözyaşı ile yoğrulmuştur. Şahin Bey, düşmana karşı “Vatanı namus bilmişiz, geri dönemeyiz” diyerek canını feda etmiş. Karayılan, Antepliler, vurulursa ölür ama asla teslim olmaz diye haykırmıştır. 14 yaşındaki Şehit Kamil vatan uğruna verdiği canıyla bu milletin bağımsızlık tutkusunu en saf halini temsil etmiştir. Antep halkı yokluk içindeyken bile vatan toprağını korumayı görev bilmiş, kadın erkek genç yaşlı demeden direnişe katılmıştır. Bugün bu topraklarda özgürce yaşıyorsak bunu o kahramanlara borçluyuz. Kurtuluş Savaşı’nın bir parçası olan Antep direnişi Antepliler için Kuvay-ı Milliye’nin en güçlü örneklerinden biridir. Bu direniş sadece Antep’in değil, tüm milletimizin bağımsızlık mücadelesine ilham kaynağı olmuştur. Bu yüzden Gaziantep adını tarihe Gazi unvanıyla yazdırmıştır” dedi. “Vatan toprağına sahip çıkmak en büyük görevimiz” Şehitlerin emaneti olan vatan toprağına sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bu onurlu mirasın sorumluluğunu taşırken, şehitlerimize olan borcumuzu unutmamalıyız. Onların emaneti olan bu topraklara, bu vatana sahip çıkmak bize düşen en büyük görevdir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Antep’in bu eşsiz direnişini ’Ben nasıl Anteplilerin gözlerinden öpmeyeyim, Antepliler yalnız Antep’i değil, Anadolu’yu da kurtardılar. Millî Müdafaa’da öncü oldular’ sözleriyle övgüyle anmış ve Gaziantep Savunması’nın milli mücadeleye yaptığı katkının altını çizmiştir. Bizler de bu büyük mücadelenin lideri, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü minnet ve özlemle anıyoruz. Başta Şahin Bey, Karayılan ve Şehit Kamil olmak üzere adı yazılmamış tüm isimsiz kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Gazi şehrimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yılını kutluyorum” ifadelerini kullandı. İkinci tören, Özdemir Bey’in mezarı başında yapıldı. Mezar başında Kur’an-ı Kerim okunarak, çiçek sunumu yapıldı.
En anlamlı günde en anlamlı sergi
24 Aralık 2024 Salı - 15:44 En anlamlı günde en anlamlı sergi Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl etkinlikleri kapsamında Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları’nda emekli öğretmen Zerrin Sağıroğlu tarafından açılan sergi büyük ilgi göndü. Uzun yıllar öğretmen olarak görev yaptığı Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarında ilk kişisel sergisini açan Zerrin Sağıroğllu’nun bir birinden güzel eserleri göz kamaştırdı. Açılışı GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel ve davetliler tarafından yapılan sergiyle ilgili bir değerlendirme yapan Zerrin Sağıroğlu, “Bu gün benim için çok anlamlı bir gün. Yıllar önce göreve başladığım bu güzide öğretim kurumunda tam 54 yıl sonra sergi açmayı hayal bile edemezdim. Şu an son dersini işleyen bir öğretmenin heyecanını yaşıyorum. Yarın 25 Aralık, biz Gazianteplilerin gurur günü. Dünyada eşi görülmemiş bir direnişin, destanın yazıldığı gün. Okulumuzun 103. Kurtuluş Günü kutlama etkinliklerine ben de resimlerimi sergileyerek katılıyorum. Bana bu muhteşem duyguyu yaşattığı için, Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarına teşekkür ediyorum" dedi. Sergi açılışının yapılmasının ardından Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, Zerrin Sağıroğlu’na çiçek takdim ederek kutladı. Serginin Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları fuayesinde ay sonuna kadar sanatseverler için açık kalacağı da bildirildi.
Gaziantep’te çöpten enerji üreten tesis hem elektrik hem ısı enerjisi sağlıyor
24 Aralık 2024 Salı - 15:43 Gaziantep’te çöpten enerji üreten tesis hem elektrik hem ısı enerjisi sağlıyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma, Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Daire Başkanlığı bünyesindeki Gazişehir Enerji Üretim A.Ş. tarafından işletilen Merkez Katı Atık Entegre Tesisi, günlük bin 800 ton çöpü işleyerek hem elektrik üretiyor hem de ortaya çıkan ısı enerjisini değerlendiriyor. Merkez Şahinbey ilçesinde yer alan tesiste, “Mekanik Biyolojik Ayrıştırma”, “Katı Atık Düzenli Depolama”, “Metan Gazından Elektrik Üretimi”, “Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi” ve “Topraksız Çilek Serası” gibi birimler bulunuyor. Tesis, çöpleri ayrıştırarak organik atıklardan metan gazı elde ediyor. Bu gaz, elektrik üretiminde kullanılıyor ve günlük yaklaşık 40 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılıyor. Tesiste ayrıca enerji üretimi sonucu gaz motorlarında oluşan ısı, idari bina ve çilek serasının ısıtılmasında kullanılıyor. Tesiste uygulanan ileri teknoloji sayesinde, saatte ortalama 7 bin 500 metreküp metan gazının atmosfere salınımı engellenerek çevreye büyük katkı sağlanıyor. Ayrıca, çöp sızıntı sularının arıtılması ile yer altı sularına karışması gibi çevresel riskler bertaraf ediliyor. Organik atıkların yanı sıra plastik, kâğıt, metal ve ambalaj malzemeleri gibi atıklar da ayrıştırılarak ekonomiye geri kazandırılıyor. Bunun yanı sıra, atıktan türetilmiş yakıtlar alternatif enerjiye dönüştürülerek fabrikalarda ham madde olarak kullanılıyor. Tesisteki elektrik üretiminden elde edilen ısı enerjisi ile yaklaşık 40 dönümlük bir çilek serasının ısıtılması mümkün olup, mevcut seranın ilerleyen dönemlerde büyütülmesi planlanıyor. Tesis, çevre dostu yaklaşımı ve geri dönüşüm uygulamalarıyla hem ülke ekonomisine hem de insan sağlığına önemli katkılar sağlıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma, Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Daire Başkanı Ayşegül Tekerekoğlu, “Gaziantep il genelinde bulunan tüm ilçelerin katı atıkları toplanmakta ve ayrıştırılarak döngüsel ekonomiye kazandırılmaktadır. Ayrıca ilimizde atık oluşumunun azaltılması, atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve kazanımı ile doğal kaynakların korunması sağlanmakta olup, bu kapsamda yeni projeler geliştirilerek hayata geçirilmektedir” diye konuştu.
GİBTÜ Rektörü Şehmus Demir basın ile bir araya geldi
24 Aralık 2024 Salı - 15:15 GİBTÜ Rektörü Şehmus Demir basın ile bir araya geldi Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversite Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, basın mensupları ile bir araya geldi. Demir, “Üniveriste olarak, her alanda, sağlık, teknoloji, sosyal, kültürel, eğitim hizmetlerini başta bölgemiz olmak üzere ulusal ve uluslararası boyuta taşımayı hedeflemekteyiz” dedi. Demir, GİBTÜ’nün, öğrencileri, akademik ve idari kadrosu ile büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, kurum içindeki iş birliği ve ekip ruhu anlayışının elde edilen başarılarda önemli bir rol oynadığını ifade etti. GİBTÜ, 2024 yılı itibarıyla sunduğu eğitim imkanları ve bilimsel çalışmalarıyla uluslararası alanda adından söz ettiriyor. Bünyesindeki 8 aktif fakülte ve çok sayıda yüksekokul ile geniş bir eğitim yelpazesi sunan GİBTÜ, uluslararası öğrenci sayısını artırarak 39 farklı ülkeden 675 öğrenciye eğitim veriyor. Üniversite, üç dilde eğitim sunarak küresel standartlara uyum sağlıyor. Araştırma ve Yenilikte İlerleme GİBTÜ, 2023-2024 döneminde 52 projesi ile dikkat çekerken, toplamda 10 milyon 197 bin TL bütçe ile önemli bir başarıya imza attı. AB destekli projelerde artış gösteren üniversite, bilimsel yayın sayısını da sürekli artırıyor. 2024 yılında yayınlanan 130’dan fazla makale ile akademik katkısını sürdürüyor. “Kalite odaklı çalışıyoruz” Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, gazetecilerle bir araya gelerek üniversite hakkında bilgiler verdi. Rektör Demir, üniversite olarak amaçlarının nicelik olarak değil, nitelik olarak büyümek olduğunu ifade etti. Demir kalitenin öncelikleri olduğunu belirterek, “Biz büyümeyi öğrenci sayısıyla kıyaslamıyoruz. Büyümeyi kalite ile kıyaslıyoruz. Tam bir özel üniversite gibi çalışıyoruz. Bizde asla iç çekişme, çatışma yok. Birlik içerisinde hummalı bir çalışma var. Bu şekilde kalitemizi ne kadar artırırsak o kadar büyümüş sayarız. Göreve geldiğimiz günden bu yana yapmaya çalıştığımız, kurumsallaşmanın tüm yönleriyle sağlanması” ifadelerini kullandı. “Güçlü iş birliklerimiz var” Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda bir yönetim anlayışını benimsediklerini kaydederek sözlerine devam eden Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, “Kurumumuz tüm paydaşlarla, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmayı hedefliyor. Akademik ve bilimsel başarılarımızı daha da ileriye taşımayı, topluma faydalı hizmetler sunmayı, yenilikçi projeler geliştirmeyi, öğrencilerimize yüksek standarda öğretim sağlamayı ve toplumda etkili bir şekilde yer alma hedefindeyiz. Paydaşlarımızla her alanda güçlü bir iş birliği oluşturarak, sürdürülebilir projeler geliştirmeyi hedeflemekteyiz. Bu anlamda üniversitemizin görünürlüğünün artırılması, üretmiş olduğumuz bilgi, hizmet ve faaliyetlerin topluma sağlıklı, şeffaf ve tarafsız duyurulması bizim için önem arz etmektedir. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak her alanda, sağlık, teknoloji, sosyal, kültürel, eğitim hizmetlerini, başta bölgemiz olmak üzere ulusal ve uluslararası boyuta taşımayı hedeflemekteyiz” ifadelerine yer verdi. İki yılda neler yapıldı Demir, “GİBTÜ, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik üniversite, çevre dostu politikalarıyla da öne çıkıyor. 2024 yılında aldığı Sıfır Atık Belgesi ve Engelsiz Üniversite Bayrağı ödülleri, GİBTÜ’nün sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını gösteriyor. Yeni imkânlar ve protokoller GİBTÜ’de, Sanal Gerçeklik Laboratuvarı, Elektromekanik Kumanda Laboratuvarı gibi modern tesisler hizmete açılırken, ulusal ve uluslararası protokollerle iş birliği ağını genişletiyor. Malezya, İspanya, Kuveyt gibi ülkelerle yapılan anlaşmalar, üniversitenin küresel vizyonunu destekliyor. Öğrenciler için yeni yaklaşımlar üniversite, yeni eğitim öğretim yılında bin 63 öğrenciye üniversite ortak seçmeli ders havuzu sunarak disiplinler arası bir öğrenme deneyimi sağlıyor. GİBTÜ, eğitim müfredatını güncelleyerek yenilikçi yaklaşımları benimsemeye devam ediyor” şeklinde konuştu. “Yapay zeka önceliğimiz” Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak yapay zekâyı çok önemsediklerinin altını çizen Rektör Demir, “Biz yapay zeka ile anılan bir üniversite olmak istiyoruz. Çalışmalarımızı bu konuya odaklıyoruz. Öğrencilerimizin teknik anlamda gelişimlerini sağlarken günümüz gelişmeleri ile de uyumlu olarak sektör dinamiklerine aşina bir biçimde mezun olmalarını önemsiyoruz. Bu sebeple güncel gelişmeler ile uyumlu dersleri de öğrencilerimize vermeye gayret ediyoruz. Yapay zekayı kullanabilen, onu süreçlerine dahil edebilen daha önemlisi yapay zeka geliştirebilen öğrencilerimizin olması adına çalışıyoruz” diye konuştu.
Gaziantep savunmasının kahramanları anıldı
24 Aralık 2024 Salı - 14:22 Gaziantep savunmasının kahramanları anıldı Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü çerçevesinde Kırkayak Parkı anıtı, Şehit Şahinbey’in mezarı ve Şehit Karayılan’nın mezarında anma törenleri düzenledi. Şahinbey Belediyesi, Gaziantep’in kurtuluşunun 103. yıl dönümü nedeniyle düzenlediği program Kırkayak Parkı’nda başladı. Parkın içerisindeki anıta protokol üyeleri tarafından çelenk konuldu. Kırkayak Parkı’nda düzenlenen törenden sonra anma programı Kilis yolu üzerinde bulunan Şahinbey’in anıt mezarında devam etti. Antep Savunmasında şehit düşen Şahin Bey mezarı başında anıldı. Karayılan mezarı başında anıldı Şahinbey Anıtı’nda düzenlenen törenin ardından da Gaziantep’in Kurtuluş mücadelesinde kahramanlık destanı yazan Karayılan lakaplı Molla Mehmet’in Şıh Cami içerisinde bulunan mezarı ziyaret edilerek dualar okundu. Törende konuşan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, “Bugün, şanlı Gaziantep’imizin milli mücadeledeki kararlılığının ve kahramanlığının 103. yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Gaziantep savunması İstiklal harbimizin ilham kaynağı aynı zamanda milli mücadele tarihimizin çok önemli bir parçasıdır. Mukaddes vatan toprakları için ne canlar verdik, dünya şahit, yıkılmadık. Yokluk içinde yürütülen bu savaşın izlerinde, hatıralarını taşıyan her karede, değerli büyüklerimizden dinlenen her hikâyede bu vatanın bekası için bağımsızlık mücadelesi vardır. Bugün her köşesinde şehadet hatırası barındıran Gazi Şehrimiz, ’Vurun Antepliler Namus Günüdür’ diyerek şahadete uğurladığımız 6 bin 317 yiğidimizin mücadelesiyle düşmandan kurtuldu. 6 bin 317 şehit verdiğimiz mücadelemizde, Fransız Kuvvetleri Birliği’nin çok sayıda ağır silah ve askerden oluşan ordusuna karşı Şahinbey ve arkadaşlarından oluşan Kuvay-i Milliye gönüllüleri büyük bir kahramanlık örneği göstermiştir. Antep savunması için, Fransız General Guro ’Beyler siz hayal görüyorsunuz! Türklerin işini Yunanlılar mı bitirecek? Biz koca Fransız Devleti, bir Antep sancağı ile başa çıkamadık’ demişti. Çünkü ’Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum’ diyerek direniş gösteren bir Gaziantep halkı vardı. Binlerce isimsiz kahramanı şehit vererek kazanılan bu memleket bize atalarımızın yadigârları ve milli mücadelemizin mirasıdır. Çehresinde şehit nuru, bedeninde misk kokusu taşıyanlar ile kalbinde şiddet ittifakı yaşatanların mücadelesinde kazanan elbette ki Gazilik Madalyası’nı gururla taşıyan Antep Halkıdır. Kazanan elbette ki Gazi Mustafa Kemal’in ’Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki, onlar yalnız Antep’i değil tüm Türkiye’yi de kurtardılar’ diyerek iftihar ettiği kahraman Mehmetçiktir. Kazanan elbette ki aziz Türk milletidir” dedi. “Önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye dünyanın en güçlü 5 devletinden biri olacaktır” Tahmazoğlu, “Sevgili gençler yokluk içerisinde iman varsa imkanda vardır mücadelesiyle bu kurtuluş savaşını kazandılar. Cennet gibi bir vatanı bize emanet ettiler. Önümüzde bir Türkiye yüzyılı var. Önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye dünyanın en güçlü 5 devletinden biri olacaktır. Suriye’deki düzen ortamını da kuracak olan Türkiye’dir. Türkiye savunma sanayide destanlar yazıyor. Bin 150 proje ile şu anda Türk savunma sanayisi göz kamaştırıyor. Onun için hep birlikte daha çok çalışıp yeni buluşlar yapacağız. Biz bağımsızlık mücadelesinde binlerce şehit verdik. Bu vatanın her köşesi bu yüzden çok kıymetli. Gençlerimizi Çanakkale’ye göndermeye devam edeceğiz” diye konuştu.