Yerel Haberler
Gaziantep
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:52 Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Gaziantep Büyükşehir, Tugay Köprülü Kavşağı’nda şerit arttırma çalışmalarına başladı
11 Kasım 2024 Pazartesi - 11:46 Gaziantep Büyükşehir, Tugay Köprülü Kavşağı’nda şerit arttırma çalışmalarına başladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından İpekyolu (D-400) Karayolu üzerinde bulunan Tugay Köprülü Kavşağı’nda yapılan trafik iyileştirme ve şerit arttırma çalışmalarını Başkan Fatma Şahin inceledi. Şehrin üretim merkezlerinden olan organize sanayi bölgesiyle KÜSGET arasında yer alan ve önemli bir karayolu hattı olan İpekyolu’nda Büyükşehir, trafik akışını sağlıklı bir şekilde sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. İyileştirme çalışmalarının tamamlanmasıyla trafikte yüzde 33 oranında rahatlama sağlanması hedefleniyor. İpekyolu (D-400) Karayolu ile Turgut Özal Bulvarı’nın kesişim noktasında bulunan Tugay Köprülü Kavşağı’nda ekipler, sabah ve akşam saatlerinde oluşan trafik sıkışıklığına çözüm bulmak amacıyla orta refüj ve yan kaldırımlarda kullanılmayan bölgelerden alan kazanarak şerit arttırılmasını hedefliyor. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı kontrolünde kısa sürede tamamlanması planlanan çalışma, mevcut araç akışını aksatmaması için trafiğin yoğun olmadığı saatlerde ve okulların ara tatil döneminde yapılıyor. Çalışma alanını ziyaret eden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, son durum hakkında bilgi aldı. Çalışanlarla bir süre sohbet eden Başkan Fatma Şahin, alanı yerinde inceledi. “Araçların gruplanmasını azaltacak ve seri akışı arttıracak” İncelemeleri sonrası yaptığı açıklamada Başkan Şahin, karayolu hattının önemine vurgu yaparak, “300 bin kişi her sabah OSB’ye gidip geliyor. Burada bir sıkışma noktası vardı. Hat küçülüyordu. Boşlukları, ölü alanları planlayarak daha önce yaptığımız çalışmada bunun maliyeti çok yüksekti. Bu maliyeti de aşağıya çekerek yüzde 33 iyileşme sağlandı. Bu aslında teknik ekibin gücünü, becerisini, tecrübesini ve aklını gösteriyor. Bir haftalık bir iş. Sıkışma noktasını biliyoruz ama bittiği zaman yüzde 33 iyileşme olacak. Araçların gruplanmasını azaltacak ve seri akışı arttıracak” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gazi Kördeve ise konu hakkında teknik bilgi vererek, çalışmanın sıkışıklığı engellemede katkı sağlayacağını ve trafik akışında iyileşme yapacağını söyledi.
GAİB Yapay Zeka Günü düzenliyor
11 Kasım 2024 Pazartesi - 11:45 GAİB Yapay Zeka Günü düzenliyor Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri AI Day/Yapay Zeka Günü etkinliği düzenleyeceğini duyurdu. GAİB, ortağı olduğu AI4VET4AI AB Erasmus+ Projesi çerçevesinde, teknolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olan yapay zekanın potansiyelini keşfetmek ve sektör profesyonellerini bir araya getirmek amacıyla AI Day/Yapay Zeka Günü etkinliği düzenleyeceğini duyurdu. Etkinlik, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda 13 Kasım Çarşamba günü 14:00-17:00 saatlerinde gerçekleşecek ve yapay zeka alanındaki son yenilikler ile gelişmeler sektörel bazda ele alınacak. Yapay zeka alanında uzman konuşmacılar katılımcılara sektörlerin farklı yönlerinden yapay zeka kullanımını anlatırken; üretim, dış ticaret, siber güvenlik ve perakende gibi kritik alanlarda yapay zekanın sağladığı yenilikler ve fırsatlar konuşulacak. Etkinlik Programı ise şu şekilde: 13:30-14:00 Kayıt ve Karşılama, 14:00-14:15 Açılış Konuşmaları, 14:15-14:45 Prof. Dr. Öykü iyigün - Yapay Zeka Genel Bilgilendirme, 14:45-15:15 Ayşe Arkan - Üretim Sektöründe, Reel Ekonomi’de Yapay Zeka, 15:15-15:30 Kahve Molası ve Networking, 15:30-16:00 Dr. Ahmet Naci Ünal - Yapay Zeka ve Siber Güvenlik, 16:00-16:30 Dr. Umut Köksal - Dış Ticarette Yapay Zeka, 16:30-17:00 Mehmet Tüfekçi - Perakende Sektöründe Yapay Zeka, 17:00-17:15 Kapanış. Etkinliğe katılmak isteyenlerin, https://www.gaib.org.tr/tr/f/776.html adresindeki başvuru formunu doldurmaları gerekmektedir.
Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na ara tatilde ziyaretçi akını
11 Kasım 2024 Pazartesi - 11:04 Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na ara tatilde ziyaretçi akını Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, okulların ilk ara tatile girmesiyle ziyaretçi akınına uğradı. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı yaklaşık 1.5 milyon metrekare yeşil alan üzerinde, aralarında evcil ve yırtıcı hayvanların da yer aldığı 400 türden 7 bin 500 bin hayvana ev sahipliği yapıyor. Yılda 5 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan park, okulların ara tatile girmesiyle birlikte öğrenciler başta olmak üzere yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret ediliyor. Hafta sonları yaklaşık 40 bin kişi tarafından ziyaret edilen Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Diyarbakır gibi bölge iller başta olmak üzere Türkiye’nin her tarafından ziyaretçiyi ağırlıyor. Özellikle de tatil günlerinde büyük küçük her yaştan vatandaşın zamanını geçirmek için tercih ettiği parkta ziyaretçiler, değişik türlerdeki hayvanları görebilme imkanı bulabiliyor. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda en çok ziyaret edilen mekanların başında ise 7 yıl önce kurulan, nesli tükenen ve vahşi hayvanların dondurularak tanıtıldığı Zooloji ve Doğa Müzesi ile Tropik Kelebek Merkezi yer alıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, okulların ilk ara tatile girmesiyle parkın ziyaretçi akınına uğradığını söyledi. 400 türden 7 bin 500 hayvana ev sahipliği yapan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlamaya devam ettiğini ifade eden Özsöyler, okulların bir haftalık ara tatile girmesiyle parkın özellikle öğrencilerin ziyaret noktası olduğunu belirtti. “Ara tatilin ilk gününde 20 bin ziyaretçiyi ağırladık” Ara tatili değerlendirmek isteyen öğrencilerin, öğretmen veya aileleriyle parkı ziyaret ettiğini ve parktaki hayvanları yakından görme fırsatını yakaladığını belirten Özsöyler, tatilin ilk gününde 20 bin ziyaretçiyi ağırladıklarını söyledi. Özsöyler, “Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’mızı 2024’ün ilk 10 ayında 4 milyon 750 bin kişi ziyaret etti. Bu yılın son iki ayı kaldı. Şu anda ara tatil nedeniyle Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’mızın yoğun ziyaretçisi var. Bu yıl 5,5 milyon kişiyi hedefliyoruz. 2023 yılında Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nı 5 milyon kişi ziyaret etmişti. Türkiye’nin her tarafından Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’mızı akın akın ziyarete geliyorlar” ifadelerini kullandı. “Öğrencilerim ve benim için çok güzel bir gün oldu” Ara tatil nedeniyle öğrencilerini Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na gezdirmeye getirdiğini belirten Büşra Özcan, “8 Kasım itibariyle ara tatile çıktık. Öğrencilerimi okulda gösterdikleri üstün başarıdan ve örnek davranışlarından dolayı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na gezmeye getirdim. Bugün hava güneşli ve bayağı güzeldi. Öğrencilerim bu geziden çok keyif aldılar ve eğlendiler. Öğrencilerim için çok eğlenceli ve bilgi dolu bir gezi oldu” şeklinde konuştu. Öğretmen ve arkadaşlarıyla parkı gezmeye gelen Kaan Kahramanoğlu, “Öğretmenimiz okulda gösterdiğimiz başarıdan dolayı bizi Gaziantep Doğal Yaşam Parkı gezisiyle ödüllendirdi. Parkı ve içindeki hayvanları çok beğendik” diye konuştu.
Elek ustaları baba mesleğini sürdürmek için direniyor
11 Kasım 2024 Pazartesi - 10:48 Elek ustaları baba mesleğini sürdürmek için direniyor Geçmiş yıllarda evlerin ve değirmenlerin en önemli malzemeleri arasında yer alan ancak son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya başlayan elekçilik mesleğini yarım asırdır sürdüren Mehmet Eşkiler, baba mesleğini yaşatmak istiyor. Geçmişte hemen her evde bulunan elekler, günümüzde gelişen teknolojinin de etkisiyle unutulmaya ve evlerde kullanılmamaya başlandı. Özellikle köylerde buğday, arpa, nohut ve mercimekleri elemek için sıkça kullanılan elek ve elekçilik mesleğini yapan usta sayısı da her geçen gün azaldı. Gaziantep’te elekçilik mesleğinin son ustaları arasında yer alan 59 yaşındaki Mehmet Eşkiler, henüz 9 yaşında iken babasından öğrendiği mesleğini Bakırcılar Çarşısı’ndaki dükkânında yarım asırdır severek sürdürüyor. Farklı boyutlardaki elekleri tamamen el emeğiyle yapan Eşkiler, günümüzde gelişen teknolojinin de etkisiyle unutulan mesleğini yaşatmak için zamana direniyor. Çekiç sesleri arasında, kalan sayılı müşterilerine elek yapan Eşkiler, bir zamanların en gözde mesleği arasında yer alan elekçilik mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Babasından aldığı mirasla 9 yaşından beri elek yapıp satan Eşkiler, un eleği yapımının yanı sıra masa, yürüteç, topaç, oklava, ekmek ve soğan tahtası gibi malzemeleri de yaparak satıyor. Geçmiş yıllara göre pek talep olmasa da bir zamanların en gözde mesleği arasında yer alan elekçilik mesleğini yaşatmaya çalışan Eşkiler, mesleklerinin artık teknolojiye yenik düşerek yok olmaya yüz tuttuğunu söyledi. Gelişen teknolojiyle beraber tarihe karışmaya başlayan elekçilik mesleğinin son demlerini yaşadığını belirten Eşkiler, eskiden köylülerin ektikleri tahıllarını elemek ve içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için kullandıkları eleklerin günümüzde yok olmaya yüz tuttuğunu belirtti. Gaziantep’te elekçilik mesleğinin sadece birkaç temsilcisinin kaldığını ve mesleğinin bitme durumuna geldiğini belirten Eşkiler, kentte sadece birkaç ustanın bu mesleği yaptığını ve kendilerinden sonra da elekçilik mesleğini yapacak kimsenin bulunmadığını söyledi. Mesleğe başlama sürecini anlatan Eşkiler, “Ben bu mesleği babamdan öğrendim. İlkokula giderken okuldan çıkardık, babamın atölyesine gelir çalışır ve mesleği öğrenirdim. 9 yaşında iken bu mesleğe başladım. Şu anda ise 59 yaşındayım. 50 seneden beri bu mesleği yapıyorum. Babam vefat edince mesleği ben devam ettirdim. Çünkü başka mesleğim yok. Mesleği çocuklarıma öğrettim ama çocuklarım da meslekte gelecek görmedikleri için mesleğimizi yapmıyor. 5-10 seneye kadar bu meslek biter. Elekçilik diye bir meslek kalmaz. Zaten şu anda öyle pek elek yapmıyoruz. Önceki dönemlerde yaptığımız elekleri kamyonlarla sevk ederdik. Şu anda ise bir eleği bile dükkanda zor satıyoruz” dedi. Kasnağı, tel ve çivi yardımıyla elek haline getirdiklerini ifade eden Eşkiler, tamamen el emeği olan elek ve kalburları kişiye özel büyüklükte ve tel aralığında da imal edebildiklerini bildirdi. Eleğe olan talebin eskiye göre azaldığını anlatan Eşkiler, “Talep azaldığı için çok sayıda olmasa da isteğe göre elek yapıyoruz. Talepten memnun değiliz ama mesleğimizi sürdürmek için yapıyoruz. Kar amaçlamıyoruz. Bu mesleği bir yere kadar götürmek istiyoruz. Bizden sonra devralacak kimse de yok" dedi. Eşkiler, eleğin yanı sıra kıyma, ekmek ve soğan tahtası, yürüteç, oklava ve merdane gibi çeşitli malzemeler de yaptığını da sözlerine ekledi.
SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Bağış Haftası etkinlikleri
10 Kasım 2024 Pazar - 16:38 SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Bağış Haftası etkinlikleri SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı / Nefroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehtap Akdoğan, OSB Koleji ve Kamil Ocak Spor Lisesi’nde Organ Bağış Haftası etkinlikleri kapsamında yaptığı konuşmada, etkinlikleri düzenleme amaçlarının organ bağışının önemine değinerek, organ bağışı ile ilgili farkındalığı artırmak olduğunu söyledi. Organ naklinde önceliğin alıcıyı sağlığına kavuştururken, vericinin de yaşam kalitesini sürdürmesini sağlamak olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Akdoğan, nakil öncesi alıcı ve verici açısından bütün ihtimallerini değerlendirilerek, her iki tarafın da bilgilendirildiğinin altını çizdi. Özellikle son dönem böbrek yetmezliği teşhisi alan hastaların neredeyse tamamı için en uygun tedavi seçeneğinin böbrek nakli olduğunu belirten Prof. Dr. Akdoğan, “Diyaliz bir tedavi seçeneği değildir. Uygun organ temin edilinceye kadar hastaların yaşamlarını devam ettirmesini sağlar” dedi. Prof. Dr. Akdoğan, nakil sonrasında hasta böbrek fonksiyonlarını yeniden kaybetse bile uygun organ bulunduğu takdirde tekrar nakil olma şansına sahip olduğunu belirtti. Ülkemizde özellikle kadavra naklinin sayısının çok düşük olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Akdoğan, pek çok yaşama yeni bir şans verecek olan kadavra bağışının önemine de dikkat çekti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Ayşe Bozkurt ise Organ Nakil Merkezi’nde yaptıkları karaciğer ve böbrek nakilleriyle pek çok hastaya umut olduklarını söyledi. Bozkurt, “Sağlıklı, 18 yaşını dolduran ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışçısı olabilir. Organ bağışı için gerekli şartları sağlayan herkesi bağışçı olmaya davet ediyoruz. Bağışlanacak her organ yeni bir yaşam için umut oluyor” diye konuştu. Bilgilendirme toplantılarına OSB Koleji Müdürü Abdullah Fatih Ağcabay, Müdür Yardımcıları Şeyda Şahin, Serap Aslan, öğretmenler ve öğrenciler ile Kamil Ocak Spor Lisesi Müdürü Erkan Çolak, öğretmen ve öğrencileri katıldı. SANKO Üniversitesi Hastanesi tarafından Organ Bağış Haftası etkinlikleri kapsamında SANKO Park AVM’de açılan stant yoğun ilgi gördü. Stantta bilgilendirme yapılırken, organ bağışı yapmak isteyenlerden de bağışlar alındı. SANKO Üniversitesi Hastanesi’nin düzenlediği online canlı yayın SANKO’da Öğle Molası’nda SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğr. Üyelerinden Organ Nakil Merkezi Cerrahı Dr. Öğr. Üyesi Kenan Demirbakan ise “Organ Bağışı ve Organ Nakli” konusunda bilgiler paylaştı.
SANKO Üniversitesi’nde Atatürk’ü anma töreni düzenlendi
10 Kasım 2024 Pazar - 16:04 SANKO Üniversitesi’nde Atatürk’ü anma töreni düzenlendi Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86’ncı yılında, SANKO Üniversitesi’nde düzenlenen törenle anıldı. SANKO Üniversitesi Ortak Dersler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı, “Atatürk’e, sonsuz bir sevgiyle bağlıyız” dedi. Anma töreninde “Bir Mektubun Öyküsü” konulu sunum yapan Prof. Dr. Sırmalı, Atatürk’ün sadece Türk tarihine değil dünya tarihine de damga vuran büyük bir önder olduğunun altını çizdi. “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vatan ve özgürlük uğruna askeri zekâsı, ileri görüşlülüğü, azim ve kararlılığı ile milletimize en zor zamanlarında liderlik yapmış, milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde istiklal ve istikbal mücadelemizi başarıya ulaştırmıştır” diyen Prof. Dr. Sırmalı, Cumhuriyetin ilanından sonra çağdaş ve laik bir Türkiye için yaptığı yeniliklere de değindi. Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece milletine olan düşkünlüğü ile ilgili değil yaşam felsefesine ilişkin de bilgiler paylaşan Prof. Dr. Sırmalı, Atatürk’ün Fransızcadan Türkçeye çevirdiği, Fikret Kızılok’un da bestesini yaptığı “La Vie Est Breve” şarkısının O’nun için anlam ve önemini anlattı. “Tam 101 yıldır yolumuzu aydınlatan Atatürk’ün ‘En büyük eserim!’ dediği Cumhuriyetimizin ilelebet payidar kalmasını sağlamak hepimizin vatandaşlık görevidir” şeklinde konuşan Prof. Dr. Sırmalı, sözlerini şöyle tamamladı: “Türk gençliğinin bu mirasa sahip çıkacağından asla şüphem yoktur. Bu duygu ve düşüncelerle 57 yıllık kısa ömrünü milletine adamış büyük önderimiz Atatürk’ümüzü vefatının 86’ncı yılında bir kez daha saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.” Tören, üniversite tarafından hazırlanan “ATAM” video gösteriminin ardından, katılımcıların Atatürk köşesindeki anı defterine duygu ve düşüncelerini yazmaları ile sona erdi. Sosyal ve Kurumsal Hizmetler Müdürlüğü ile Edebiyat Kulübü tarafından SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlen törenin sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Abdurrahman Yiğit üstlendi. Törene, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, Genel Sekreter Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Deniz Mıhçıoğlu, SANKO Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Mehmet Subaşı, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Şehitkamil’den Narin Güran anısına Narin çocuk parkı
10 Kasım 2024 Pazar - 16:03 Şehitkamil’den Narin Güran anısına Narin çocuk parkı Şehitkamil Belediyesi tarafından Diyarbakır’da vahşice katledilen Narin Güran adına Kuzeyşehir’de yapılan Narin Çocuk Parkı Başkan Umut Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen törenle açıldı. Yılmaz, bu parkın sıradan bir park olmadığını belirterek, “Bu park, cehaletin, feodaliteye karşı özgürlüğün ve çağdaşlığın bir sembolüdür. Biz bu parkı bir sembol olarak buraya yaptık” dedi. Gaziantep’in yeni yerleşim yerlerinden Kuzeyşehir, Umut Yılmaz yönetiminde ilk parkına kavuştu. Yıllardır parka hasret kalan bölge sakinleri Umut Yılmaz’ın Şehitkâmil Belediye Başkanı olarak göreve gelmesiyle hasretini sonlandırdı. Bölgeye kazandırılan ilk parka da Diyarbakır’da vahşice katledilen Narin Güran ismi verildi. Narin Çocuk Parkı düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törene, CHP Grup Başkan Vekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Şehitkâmil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, CHP Şahinbey İlçe Başkanı Zeki Gürsel, Şehitkâmil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, Araban İlçe Başkanı Osman Bilge, Karkamış İlçe Başkanı Metin Göğebakan, başkan yardımcıları, parti yöneticileri, meclis üyeleri ve yüzlerce vatandaş katıldı. “Park yapmamıza izin vermediler” Açılışta bir konuşma yapan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, kent merkezinden oldukça uzak bir mesafede oluşturan Kuzeyşehir’e yıllardır bir parkın çok görüldüğünü belirterek, “Biz burada Şehitkamil Belediyesi olarak hiçbir şey yapmaya yetkili değiliz. Derken arazileri bulduk ve bu arazilerin üstünü kapattık. Dediler ki “Burada park yaptırmayız” ama gerekirse her gün burada olurum, bu çocuklara da parkı yaparım” dedim. Ben bu gücü Kuzeyşehir’den, Şehitkamil’den alıyorum. Bizlere bu gururu yaşattığınız için sizlere çok teşekkür ederim” dedi. “Narin’i hep hatırlayıp anacağız” Narin Güran’ın cehaletin kurbanı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Cehalet eskiden de vardı. Ama hiç bu kadar cesaretli değildi. Narin çocuğumuz cehaletin kurbanı oldu. Biz bu parkı basit bir park olarak görmüyoruz. Bu park, cehaletin, feodaliteye karşı özgürlüğün ve çağdaşlığın bir sembolüdür. Biz bu parkı bir sembol olarak buraya yaptık. Bu parka gelen herkes Narin’i hatırlasın, ansın istiyoruz. Parkımız, tüm çocuklarımıza armağan olsun. Kentimize ve Şehitkâmil’imize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi. “2. parkımızı da yapıyoruz” Yılmaz, konuşmasında Kuzeyşehir’e bir park daha yapılacağını müjdeleyerek, “Bu parkı devamında yolun diğer tarafında bu parkın bir benzerini daha inşa ettik. Narin çocuğumuz adına toplamda 2 park inşa etmiş olduk. Oraya çok güzel çay bahçeleri açacağız. Ama bunlar bardağı 70-80 liraya satılan çay bahçeleri değil. İlk açtığımız çay bahçesinde çayın bardağını 4 liraya satıyoruz” diye konuştu.