Yerel Haberler
Gaziantep
Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gençlik festivali ile başlıyor 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:20:37 Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl da birbirinden renkli etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Günler öncesinden başlayan kutlama programları kapsamında düzenlenecek Gençlik Festivali ile ünlü müzik grubu Touche gençlerle buluşacak. Enerjik sahne performansı ve sevilen şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan grup, festival alanında sahne alarak gençlere müzik dolu bir gece yaşatacak. Festival boyunca düzenlenecek etkinliklerde katılımcılar hem eğlenecek hem de 19 Mayıs ruhunu hep birlikte yaşayacak. 12 Mayıs 2026 Salı günü Kamil Ocak Spor Lisesi yanında bulunan alanda gerçekleştirilecek festival, saat 12.00’da başlayacak. Gün boyu sürecek programda sürpriz etkinlikler yer alacak. Konser alanında kahve, limonata, portakal suyu, su, çay, pizza, popcorn, ciğer kavurma ve nohut dürümü ikram edilecek. Özellikle gençlerin sosyal yaşamına katkı sunmayı amaçlayan etkinlikte birlik, beraberlik ve bayram coşkusu ön plana çıkacak. Başkan Yılmaz’dan davet Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz da 19 Mayıs’ın gençler için taşıdığı anlam ve öneme dikkat çekerek, tüm gençleri festivale davet etti. Yılmaz, "19 Mayıs; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, gençliğe duyulan güvenin tüm dünyaya ilan edildiği çok özel bir gündür. Bizler de bu anlamlı günü gençlerimizle birlikte coşkuyla kutlamak istiyoruz. Düzenleyeceğimiz Gençlik Festivali ile gençlerimize unutamayacakları bir bayram yaşatacağız. Tüm hemşehrilerimizi festivalimize bekliyoruz" diye konuştu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:06 Çözüm bulamadığı bel ağrısından ‘ağrı pili’ ile kurtuldu Gaziantep’te ilaç tedavisine ve defalarca ameliyat olmasına rağmen kronik ağrıları nedeniyle 5 yıldır zorlu bir yaşam süren 61 yaşındaki Saniye Kal, kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştu. Belinde 5 yıldır hissettiği kronik ağrıları nedeniyle yürüme güçlüğü çeken ve eğilip kalkmakta zorlanan Saniye Kal, bel bölgesinden 6 defa ameliyat olan, beline platin, 20 vida takılan, 4 defa algolojik tedavi alan ve defalarca fizik tedavi gördü. Gittiği hastanelerde ağrılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Kal’ın omurgası, ameliyatla takılan 20 metal vidalarla sabitlendi. Kal, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Ağrılarından "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuran Kal, algoloji bölümü doktorları muayene etti. Doktorlar Kal’a "ağrı pili" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinden Op. Dr. Abdullah Duman ve ekibinin başarılı operasyonu sonucu Kal, yıllardır süren ağrılarından hastanede uygulanan "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu. Bel bölgesine pil yerleştirilen Kal, 5 yıldır geçmeyen ve son 1 yıldır dayanılmaz bir hal alan ağrılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. "Hastalarımıza umut olmaya devam edeceğiz" Kronik ağrıları nedeniyle yıllardır zorlu bir yaşam süren Saniye Kal’ın kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız bacak ağrıları nedeniyle birçok ameliyat geçirmiş. Hastamıza 20’ye yakın bir vida ameliyatı uygulanmış. Ama geçmeyen ağrıları nedeniyle hastanemize başvurdu. Gaziantep’te ve bölgede ilk defa uygulanan tedaviyle hastamız sağlığına kavuştu. Hastamız omurgaya yerleştiren ‘ağrı pili’ sayesinde ağrılarından tamamen kurtuldu. Hastamız da çok mutlu. Hastanemizde bu tarz vakaları yapmaya devam edeceğiz ve hastalarımıza umut olmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi. "Hastamızın iyileşmesi bizi mutlu etti" Hastanın sağlık durumu ve "ağrı pili" tedavisiyle ilgili bilgi veren Operatör Doktor Abdullah Duman ise, "Hastamız daha önce 3 kere ayaklarından, 3 kere de torakolomber bölgeden ameliyat olmuştu ve bel bölgesinde 20 adet vida vardı. Buna rağmen ağrıları geçmiyordu. Ağrıları geçmemesi üzerine algoloji hekimlerimiz tarafından takibe alınmıştı. Algoloji hekimleri tarafından hasta için ‘ağrı pili’ düşünülüp bize yönlendirildi. Biz de hocamızla beraber değerlendirdik ve hastamıza ‘ağrı pili’ni uygun gördük. Hastaya detaylı bilgilendirmeyi yaptık. Hastanın da kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat süren bir operasyonla elektrotları sırtına yerleştirdik. Karnının tarafına da bir jeneratör koyduk ve bu şekilde hastanın ağrılarının azaldığını gördük. Bu durum bizi gerçekten memnun etti" şeklinde konuştu. "Sağılığıma kavuştuğum için çok mutluyum" 5 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini ve çok sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren hasta Saniye Kal da, hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine yerleştirilen pil ile şikayetlerinden kurtulduğunu belirterek, "Çok ameliyat geçirdim, ağrılarım çok fazlaydı ve bir türlü geçmiyordu. Geceleri uyuyamıyordum, sürekli belim ve ayaklarım ağrıyordu. Günde 6-7 tane de hap içiyordum. Yaklaşık 5 yıldır bu durumdaydım. Şimdi çok şükür iyiyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.
SANKO Sanat Galerisinde Karma Sergi
06 Ekim 2024 Pazar - 11:21 SANKO Sanat Galerisinde Karma Sergi Selmani Baki Kocaispir ve Ünal Kuş, “Sentez-Art” isimli karma resim sergilerini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Kocaispir, tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle 25, Kuş ise karışık tekniklerle yaptığı eserlerinden oluşan 18 çalışmanın sergide yer aldığını söyledi. Selmani Baki Kocaispir, 6 Şubat 2023 depreminde Hatay’da eserlerinin enkaz altında kaldığını, sergide yer alan eserlerinin tamamını depremin ardından çizdiğini kaydetti. Bu dönem eserlerinde çok uzun ömürlü olan zeytin ağaçlarını resmettiğini hatırlatan Kocaispir, zeytinin yaşına ve dışarıdan yapılan tahribata rağmen yaşama arzusunu filizlenerek can bulduğuna dikkat çekti. Ünal Kuş ise 2023 yılında SANKO Sanat Galerisinde sergi açmayı planladığını ancak depremde kendisi, ailesinin ve eserlerinin enkaz altında kaldığının altını çizdi. Enkaz altında günlerce kaldıklarını anlatan Kuş, “SANKO Sanat Galerisi Seçici Kurul Üyesi ve küratörü Aslı Özen hocamızın daveti üzerine Gaziantep’teki sanatseverlerle buluşmak için değişik kişi ve kuruluşlardaki eserlerimi getirdim” dedi. SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açmanın önemini bildiklerini vurgulayan Selmani Baki Kocaispir ve Ünal Kuş, eserlerinin depremde enkaz altında kalmasından dolayı sergi için yeterli sayıda eser olmadığından karma sergi açtıklarını dile getirdiler. Konuşmaların ardından Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Marakoğlu ile Ressam Gülay Karslıgil, Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı isimli yayını sanatçılara takdim etti. Sergi açılışına, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, Yürütme Kurulu Üyesi Murat Köylüoğlu, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Özer Çağlar, ressamlar Ayşegül Bakkaloğlu, Şeref Yeter, Hüseyin Erdoğan ve sanatseverler katıldı. Selmani Baki Kocaispir ve Ünal Kuş’un “Sentez - Art” isimli karma resim sergisi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 25 Ekim 2024 tarihine kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kadirli’de doğan, ilk ve ortaöğretimini Kadirli’de tamamlayan sanatçı, 2009 yılında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim- İş Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümünde yüksek lisans eğitimini sürdüren sanatçı, birçok sanat sergisi ve çalıştaylarda küratörlük üstlenmiştir. Ulusal ve uluslararası sanat etkinliklerine katılan, 9 ödülü ve müzelerde, koleksiyonerlerde eserleri bulunan sanatçı, 6 kişisel sergi, 43 karma sergi ve çalıştaya katıldı, 21 sempozyum ve çalıştay düzenledi. Sanatçı, Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yapmakta, kişisel atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir. Fatsa 1959 doğumlu olan sanatçı, ilk ve orta eğitimini Fatsa’da, lise eğitimini Perşembe Öğretmen Okulunda tamamladı. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde tamamlayan sanatçı, Milli Eğitim Bakanlığı Adana Güzel Sanatlar Lisesinde kurucu hoca ve bölüm başkanı olarak görev aldı. Yurt içi ve yurt dışında 20 kişisel sergi açan, 64 seçilmiş karma sergi, çalıştay ve sempozyuma katılan sanatçının, 61. Devlet Resim ve Heykel Yarışması, Türkiye Büyük Millet Meclisi 85. Yıl Milli Egemenlik Yağlı Boya Resim Yarışması dahil 13 ödülü bulunuyor. Yurt içi ve yurt dışında (Amerika, Rusya, Kuzey Osetya, Finlandiya, Hırvatistan, Hong Kong, Fransa) resmi ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunan ve hakkında 2 yüksek lisans tezi hazırlanan sanatçı, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümünde öğretim elemanı olarak çalışmaktadır.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde ‘Oryantasyon’ heyecanı yaşandı
05 Ekim 2024 Cumartesi - 17:13 Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde ‘Oryantasyon’ heyecanı yaşandı 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı’nda Hasan Kalyoncu Üniversitesi’ne yerleşerek kayıt yaptıran yeni öğrencilerin üniversiteyi, üniversite hayatını tanıması, kariyer yol haritalarını hazırlayabilmesi ve birbirleri ile kaynaşabilmesi için düzenlenen; “Oryantasyon’ 24-Üniversite Hayatına Giriş Dersi”, Gösteri ve Sanat Merkezi başta olmak üzere, üniversitenin tüm birimlerinde bir hafta boyunca yapılan kapsamlı bilimsel, kültürel ve sportif etkinlikler ve seminerler ile gerçekleştirildi. Oryantasyon’24’e katılan yaklaşık 2 bin yeni HKÜ öğrencisi, üniversite hayatına hızlı ve verimli bir giriş yapmış olmanın mutluluğunu yaşadı. “HKÜ, Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında yer alıyor” Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Haluk Kalyoncu, 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı Oryantasyon Programı’nda yaptığı konuşmada, üniversitenin son yıllardaki büyük başarılarına dikkat çekerek, “500 bin metrekarelik açık hava yerleşkesi ile HKÜ, Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında yer alıyor. 2024 yılı Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması’nda, 200 üniversite arasında genel memnuniyet sıralamasında 8. sıraya, vakıf üniversiteleri arasında ise 3. sıraya yerleşmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Ayrıca, yüzde 57 bursluluk oranıyla en çok burs sağlayan üniversitelerden biri olduğumuzu vurgulamak isterim. Çevreci ve sürdürülebilirlik vizyonu yönünde kampüsümüzde on bine yakın fidan dikildi ve Sıfır Atık Belgesi ile Yeşil Kampüs belgeleri almaya hak kazandık. Teknofest’te finale kalan 6 takımımızın başarısı, üniversitemizin yenilikçi ve girişimci ruhunu en iyi şekilde yansıtıyor. FireFiles takımımız, ‘THY-Bul’ projesi ile hem üçüncülük hem de ‘En İyi Ticarileşme Potansiyeli’ ödülünü kazanarak bizlere büyük bir gurur yaşattı. Yeni başlayan öğrencilerimize de, bu kariyer yolculuğunun ilk adımını burada attıklarını hatırlatıyor, azminiz, üretkenliğiniz ve çalışkanlığınızla kendi geleceğinizi şekillendireceğinizi belirtiyorum. Hasan Kalyoncu Üniversitesi, sosyal ve kültürel anlamda birikimlerinizi ve yeteneklerinizi ortaya çıkaracak bir eğitim anlayışına sahiptir. HKÜ ailemizin sizler gibi pırıl pırıl kardeşlerle büyümesinden gurur duyuyoruz. Burada geçireceğiniz eğitim-öğretim süresince, sunulan imkanları en iyi şekilde değerlendireceğinize ve insanlığa gerçek fayda sağlayacak bireyler olacağınıza yürekten inanıyorum” dedi. “Üniversiteniz ömrünüz boyunca yanınızda olacak ve sizleri desteklemeye devam edecektir” Programda konuşan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, “Bugün, geleceğinizi şekillendireceğiniz; zihninizi bilgiyle, kalbinizi sevgi, vefa ve dostlukla dolduracağınız ve ömrünüz boyunca asla unutamayacağınız üniversite yaşamına ilk adımınızı atıyorsunuz. Eğitim hayatınızın bu en önemli aşamasında, sadece bir meslek sahibi olmakla kalmayacak, her alanda bilgi ve kültürünüzü artıracak, ufkunuzu genişleteceksiniz. Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, bu anlamlı yolculuğunuzda size mihmandarlık etmekten büyük bir heyecan ve gurur duyduğumuzu bilmenizi isteriz. Üniversiteniz, sadece burada geçireceğiniz süre zarfında değil, ömrünüz boyunca yanınızda olacak ve sizi her anlamda desteklemeye devam edecektir” ifadelerini kullandı. HKÜ ailesinin yeni üyeleri, kampüs turunun yanı sıra üniversitenin sosyal, kültürel ve akademik yaşamına dair tanıtımların yer aldığı etkinliklerle üniversite hayatıyla tanıştı.
Gaziantep’teki engelliler, aşçılığa ilk adımı Gastronomi Atölyesi’nde atıyor
05 Ekim 2024 Cumartesi - 17:11 Gaziantep’teki engelliler, aşçılığa ilk adımı Gastronomi Atölyesi’nde atıyor Mutfak sanatlarının inceliklerini öğrenmek isteyen engelli bireyler, birer aşçı olmak için ilk adımlarını, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Yaşam Merkezi’ndeki Gastronomi Atölyesi’nde atıyor. 6 yıllık bir geçmişe sahip olan atölyede, eğitim alan yaklaşık 450 öğrenci arasında şu anda büyük otellerin mutfaklarında profesyonel olarak çalışan aşçılar bulunuyor. “Engelsiz kent Gaziantep” mottosuyla şehre 10 yıllık süre zarfında yeni bir anlayış getiren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in hizmete girmesine öncülük ettiği bu atölyede, şu an 94 öğrenci eğitim alıyor. İlk etapta engelliler, ev ortamlarında ebeveynlerinin yönlendirmesine gerek duymadan tehlikeli araç ve gereçlerin kullanımını öğreniyor. Aile ortamında görev ve sorumluluk elde ettiği gibi daha özgüvenli bir yapıya kavuşan engelli bireyler, bununla da sınırlı kalmayarak özel bir eğitim programına yeteneklerinin el verdiği ölçüde tabi tutuluyor. Yemek sanatına ilgili ve elverişli olan danışanlar, daha sonra eğitimde mesafe kaydederek, gastronominin başkenti Gaziantep’te lezzetin sırlarını Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğretmeni Ayşegül Uygun ve Latife Aslan’dan tecrübe ediyor. Eğitimler, öğrenci istediği sürece sürüyor Mutfağın Türkiye’de içerik ve verilen eğitim anlamında örneği olmayan bir mekân niteliği taşıdığını aktaran Uygun, burada eğitim almak isteyen engelli bireyler için mutfak eğitiminin kendileri istedikleri sürece devam ettiğini belirtti. Atölyenin 6 yıldır faaliyet gösterdiğini anlatan Uygun, “Şimdiye kadar 300’e yakın öğrencimiz bu mutfakta belli bir eğitimden geçti. Bunların içerisinde burada aldığı eğitimi referans alarak ya da yetenek sınavına girerek büyük otellerde profesyonel aşçı olarak çalışanlar da var” ifadesini kullandı. Öğrencilerin özel ihtiyacına göre belli eğitim programları hazırladıklarını vurgulayan Uygun, “Bugünkü dersimizde bir işitme, iki de zihinsel engelli öğrencimiz var” dedi. Eğitim alan engelli öğrencilerin bu seferki menüsü mercimekli köfte oldu Mercimekli köfte hazırlamak için kollarını sıvayan 3 engelli öğrenci, ocak kullanımı, malzemelerin hazırlanışı, yemeğin aromasını lezzetli hale getirecek baharat çeşitlerinin nasıl ve ne zaman kullanılacağını öğrendi. Yemeğin hazırlandığı esnada büyük bir dikkatle öğrencilerini takip eden Uygun, “Biz öğrencilerimizin neye ihtiyacı varsa ona göre bir eğitim programına sokuyoruz. Birlikte mercimekli köfte yaptık; Gaziantep’in de bu bölgenin de yöresel bir tarifi. Hiçbir şekilde zorluk çekmediler. Çünkü gerekli eğitimi alıp pratiklerini yaptılar” şeklinde konuştu. Engelsiz Yaşam Merkezi’nin en güzel tarafının bütün engel grubuna hitap etmesi olduğunu anlatan Uygun, öğrencilerin atölyeye kayıt yaptırmasının ardından belli bir süreçten geçtiklerine vurgu yaptı ve şöyle devam etti: “Öğrencilerimiz, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin Uygulama Evi’nde bir testten geçiyor. Orada kendilerine bir altyapı oluşturuyorlar. Bu evde uyum sağlayan, öğrenciler mutfak becerilerine uygun bir eğitim almak isterler ve veliler de bunu talep ederse eğitimlere başlıyoruz.” Öğrencilerimize evde bir dizi ödevler de veriyoruz Eğitim sürecinden belli bir süre sonunda öğrencilerin bağımsız bir hale gelmesi için evde bir dizi ödevler verdiklerini aktaran Uygun, “Öğrenci, eğitim sürecinde öğrendiklerini uygulamaya başladığında kendi başına bu görevi üstlenip başarıya ulaştığı için aileler de mutlu oluyor” dedi. Uygun, ebeveynlerin eğitimlerden önce engelli çocuklarının mutfağa girmesinden dolayı korktuklarını hatırlatarak, “Eğitim sonrasında artık hiçbir şekilde ailelerin bu korkusunun kalmadığını söylüyor. Mutfak malzemelerinin hangisinin tehlikeli veya hangisinin nasıl kullanılması gerektiğini öğrendikleri için gönül rahatlığıyla mutfağa girmelerini seyrettiklerini bize anlatıyorlar” diye konuştu.
Vali Çeber, Antep fıstığı lisanslı depoda incelemelerde bulundu
05 Ekim 2024 Cumartesi - 17:11 Vali Çeber, Antep fıstığı lisanslı depoda incelemelerde bulundu Gaziantep Valisi Kemal Çeber, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen ve İl Emniyet Müdürü Celal Özcan ile birlikte, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) destekleriyle hizmete kazandırılan, Antep Fıstığı Lisanslı Deposu’nda incelemelerde bulundu. Türkiye’nin ilk Antep Fıstığı Lisanslı Deposu olma özelliği taşıyan tesiste, laboratuvar ve depolama alanlarında incelemelerde bulunan Vali Çeber’e, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, İKA Genel Sekreteri Ahmet Paksu, GTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Enver Çokay ve Yönetim Kurulu Üyesi Arif Korkmaz eşlik etti. Gaziantep Valisi Çeber incelemeler sonrası yaptığı değerlendirmede, Antep Fıstığı Lisanslı Depo’nun modern teknolojisiyle sektöre sağladığı katkıları yerinde gözlemleme fırsatı bulduğunu söyledi. Tesisin sadece bir depolama alanı olmanın ötesinde, fıstık üreticilerine devlet garantisi güvencesi sunduğunu kaydeden Vali Çeber, "Lisanslı depo, üreticilerimize yüksek kaliteli ürün muhafazası ve güvenli depolama imkânı sağlamakta. Böylece üreticilerimizin ürünlerini daha uzun süre ve doğru şartlarda saklayabilmelerine imkan tanımakta. Bu durum üreticilerimiz adına hem zarar riskini en aza indiriyor hem de ürünün değerinin korunmasını sağlıyor" dedi. Deponun ürün alım süreçleri ve sağladığı çeşitli avantajlar hakkında açıklamalarda bulunan GTB Başkanı Akıncı, lisanslı deponun fıstık üreticilerine sağlıklı ve güvenli depoculuk hizmetinin yanı sıra çeşitli devlet desteklerini bir arada sunduğunu söyledi. Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en önemli tarım ürünlerinin başında Antep fıstığının geldiğini kaydeden Akıncı, ‘Yeşil Altın’ olarak tabir edilen Antep fıstığının bölgede 10 binlerce ailenin geçim kaynağını oluşturduğunu ifade etti. Antep fıstığının son yıllarda katma değeri yüksek endüstriyel bir ürün haline dönüştüğünü vurgulayan Akıncı, bu güçlü dönüşümün hem yerel ekonomiye hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Antep fıstığında üretimin her geçen yıl arttığına ve buna paralel olarak rekoltenin de artış gösterdiğine işaret eden Akıncı, dünyanın en büyük üç büyük fıstık üreticisinden biri olan Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda toplam rekolte bakımından İran ve Amerika’yı yakalamasını beklediklerini kaydetti. Antep fıstığını geleceğe daha güçlü adımlarla taşımak amacıyla 2021 yılında Antep Fıstığı Lisanslı Depoyu hizmete açtıklarını hatırlatan Akıncı, “Lisanslı depoyu fıstığın geleceğine yapılmış altın bir yatırım olarak değerlendirmekteyiz. Fıstığın geleneksel yöntemler yerine modern teknolojiler kullanılarak güvenli ve sağlıklı bir şekilde depolanmasını sağlayan tesisimiz aynı zamanda ürünü işleyen firmalarımıza istenilen miktar, standart ve kalitede ürün temini sağlamakta” şeklinde konuştu. Antep Fıstığı Lisanslı Deponun fiziki 10 bin ton depolama kapasitesine sahip olduğunu belirten Akıncı, tesisin muhafaza ettiği fıstık miktarıyla piyasada bir nevi regülasyon görevi üstlendiğini de vurguladı. Lisanslı deponun öneminin bu seneki fıstık hasadı döneminde çok daha iyi anlaşıldığına dikkat çeken Akıncı, “Bu yıl var yılı olması nedeniyle Antep fıstığı rekoltesinde belirgin bir artış yaşandı. Arz yığılmasının yaşandığı bu dönemde fiyatların düşmesini engellemek ve ürünün hak ettiği değer üzerinden satılmasına katkı sunmak amacıyla Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey Belediyelerimiz üreticilerimizden fıstık alımları yapılarak bu ürünleri depomuzda muhafaza altına alındı. Bunun yanı sıra yine birçok çiftçimizde ürününü lisanslı depomuzda değerlendirmekte” dedi. Antep Fıstığı Lisanslı Depoya sadece kuru kırmızı kabuklu, kırmızı kavlak ve boz kavlak Antep fıstıklarının kabul edildiğini kaydeden Akıncı, deponun genel işleyişi hakkında ise şu bilgileri paylaştı: “Antep fıstığını tesisimize getiren üretici öncelikle şunu bilmeli, hububat lisanslı depolarının aksine ürünler burada kesinlikle birbirine karıştırılmamakta. Çiftçi hangi ürünü teslim ettiyse çıkarken de yine kendi ürününü almakta. Lisanslı depoya ürün getirmek için önceden bir randevu almaya ve kayıt yaptırmaya gerek bulunmamakta. Depoya getirilen tüm ürünler öncelikle temizlik işlemine tabii tutulmakta akabinde de laboratuvarımızda analiz edilerek sınıflandırılmakta. Kalitesi belirlenen fıstıklar daha sonra barkodlanarak çuvallar içerisinde dikey demir kafeslerde muhafaza altına alınmakta. İsteyen çiftçimiz ürününü Türkiye Ürün İhtisas Borsası aracılığıyla elektronik ortamda satışını yapabildiği gibi isteyen çiftçimizde ürününü tekrar depomuzdan geri alabilmekte.” İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Paksu ise Türkiye’nin ilk lisanslı Antep fıstığı deposunun Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında desteklendiğini söyledi. Projeyle beraber 200 milyonluk bir yatırım hacmi oluştuğuna dikkat çeken Paksu, “10 bin ton kapasiteli Türkiye’nin en modern ve en büyük lisanslı deposu ile Yeşil Altın’ın hem ömrü uzayacak hem de değerinde satılacak” diye konuştu.
SANKO Okulları’ndan TEKNOFEST’te gururlandıran birincilik
05 Ekim 2024 Cumartesi - 16:15 SANKO Okulları’ndan TEKNOFEST’te gururlandıran birincilik SANKO Okulları öğrencileri Neva Doktoroğlu ve Kerem Utku Kaleli’nin danışman öğretmenleri Fatih Mehmet Günaydın rehberliğinde hazırladıkları “Otomobil Lastiklerinden Kaynaklanan Mikroplastiklerin Kaynağında Toplanması" projesi, TEKNOFEST Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’nda Türkiye birincisi oldu. TEKNOFEST Akdeniz ödül töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması “İlkokul-Ortaokul” düzeyinde Türkiye birinciliği elde ederek büyük bir başarıya imza atan SANKO Okulları 8’inci sınıf öğrencileri Neva Doktoroğlu ve Kerem Utku Kaleli ile danışman öğretmenleri Fatih Mehmet Günaydın, birincilik ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Gaziantep’e Türkiye birinciliği ile dönen SANKO Okulları öğrencileri ile yarışmalarda derece elde eden tüm öğrencileri tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. SANKO’lu öğrenciler önemli çevre sorununu çözüme kavuşturdu Projelerinin Türkiye birincisi olmasından büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Neva Doktoroğlu, projeyle ilgili şu bilgileri paylaştı: “Bir otomobil lastiğinin yılda 800 gramı mikroplastik haline dönüşmektedir. Bu mikroplastikler kontrolsüzce doğaya yayılmaya ve canlılar üzerinde olumsuz etkiye devam etmektedir. Hazırladığımız prototip ile bir otomobil lastiğinden çıkan mikroplastikleri yüzde 90 civarında toplayarak önemli çevre sorununu çözüme kavuşturduk. Türkiye birinciliğini kazandığımız için çok gururluyuz.” Kerem Utku Kaleli ise projeyle önemli bir çevre sorununa çözüm üretmeyi hedeflediklerini ve başarılı olduklarını belirterek, “TEKNOFEST gibi büyük bir organizasyonda Türkiye birincisi olduğumuz için çok mutluyuz” şeklinde konuştu. Öğrencilerinin projesinin TEKNOFEST gibi önemli bir organizasyonda Türkiye birinciliği kazanmasından büyük mutluluk duyduğuna vurgu yapan Proje Danışman Öğretmeni Fatih Mehmet Günaydın da “Böylesi önemli bir organizasyondan Türkiye birinciliğiyle dönmek bizim için çok kıymetli. Ülkemizin geleceği adına büyük önem taşıyan Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunan TEKNOFEST ekibine ve tüm paydaş kurumlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “Bilimsel çalışmalara önem veriyoruz” SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı ise TEKNOFEST’te ulaşılan Türkiye birinciliğinin önemine dikkat çekti. Bilimsel çalışmalar ve proje kültürünü önemsediklerini anlatan Asyalı, “Gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sonucunda TEKNOFEST finallerine katılmak ve Türkiye birinciliği elde etmek öğrencilerimiz, okulumuz, şehrimiz ve ülkemiz adına bizleri gururlandırdı. TEKNOFEST Türkiye’nin ve gençlerin geleceği açısından önemli bir organizasyon. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz hem ortaokul hem de lise düzeyinde TEKNOFEST Akdeniz’e katıldı. Proje geliştirerek TEKNOFEST yarışmalarına başvuru yapan, ödül alan ve almayan tüm öğrencilerimize, rehberlik ederek öğrencilerimizi yüreklendiren proje danışman öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum. Türkiye birinciliği elde ederek bizleri gururlandıran öğrencilerimiz ile TEKNOFEST’te Gaziantep’i temsil eden tüm öğrenci ve öğretmenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.
TEKNOFEST’te GAÜN ve SANKO buluşması
05 Ekim 2024 Cumartesi - 16:14 TEKNOFEST’te GAÜN ve SANKO buluşması SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Gaziantep Üniversitesinin (GAÜN) TEKNOFEST kapsamında açtığı standı ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Konukoğlu’nun ziyareti sırasında GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Yumrutaş tarafından karşılandı. Ziyareti esnasında Konukoğlu, GAÜN’ün teknoloji alanında gerçekleştirdikleri projeleri yakından inceleyerek, öğrencilerden detaylı bilgi aldı. Öğrencilere verdiği desteği sürdüreceklerini belirten Konukoğlu, GAÜN öğrencilerinin önemli projeler başardıklarını söyledi. Konukoğlu, “Eğer yaptığınız işi aşkla, şevkle yaparsanız mutlaka başarıya ulaşırsınız. Öğrencilerimizin elde ettikleri başarı gerçekten takdire şayan. Gençlerimize olan güvenimiz sonsuz, daha büyük başarılara imza atacaklarından eminim. TEKNOFEST’te inanılmaz projeler var ve bu projeler arasında Gaziantep Üniversitemizin yer alması büyük bir başarı. Bu işe gönülden bağlı olan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum” İfadelerini kullandı. GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Yumrutaş ise Konukoğlu’nun ziyareti için teşekkürlerini ileterek, “iş insanlarımızın öğrencilerin projelerine sponsor olması, standımızı ziyaret ederek öğrencilerimize destek vermesi ve motive etmesi çok değerli. Çalışan, gayret eden, yenilikçi teknolojilerle proje üreten öğrencilerimize her zaman destek olacağız” diye konuştu.
Alexandru Maxim: "Büyük takımlar için buraya gelip kazanmak kolay değildi"
05 Ekim 2024 Cumartesi - 10:48 Alexandru Maxim: "Büyük takımlar için buraya gelip kazanmak kolay değildi" Gaziantep Futbol Kulübü Kaptanı Alexandru Maxim, Beşiktaş maçı öncesi gerçekleştirilen antrenmanda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, büyük takımların Gaziantep’e korkarak geldiği döneme geri döneceklerini ifade etti. Gaziantep FK, Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında Beşiktaş’ı konuk edecek. Gaziantep FK’nın kaptanı Alexandru Maxim, tesiste gerçekleştirilen antrenman öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maxim, "Gaziantep daha önceden çok farklı bir camiaydı. Büyük takımlar için ya da herhangi bir takım için buraya gelip kazanmak hiçbir zaman kolay değildi. Bizim kazanan mantaliteye geri dönmemiz gerekiyor ve takımı hak ettiği yerlere geri çıkarmamız gerekiyor" dedi. “İstediğimiz başlangıcı yapamadık” Zorlu fikstürle lige başladıklarını aktaran Alexandru Maxim, takımın birçok konuda kendini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Rumen futbolcu, “Ben pozitif kalmaya çalışıyorum. İstediğimiz başlangıcı yapamadık maalesef ama bahanemiz de yok. Zorlu bir fikstürle başladık. 4 maçımızı dışarıda oynadık. Birçok konuda kendimizi geliştirmemiz gereken alanlar var. Yeni kurulan bir takımız, yeni futbolculardan oluşan bir takımız fakat bu bahanenin arkasına saklanma durumu yok şu an için. Çünkü artık 6 hafta geçti, takım beraber oynamaya başladı. Onun haricinde yeni kurulduk. Tamam, yeni takımız ama artık bizim maç kazanmaya başlamamız lazım. Ben bu konuda hala pozitifim. Artık bir şeyler yerine oturduğu zaman bizler de maçlarımızı kazanmaya başlayacağız” ifadelerini kullandı. “Herkes sahada olmak ister” Eyüpspor maçından alındığı için serzenişte bulunan Maxim, sahada olup takıma katkı vermek istediğini ve önemli olanın isimlerin başarısı değil de takımın başarısı olduğunu söyleyerek, “Aslında bunlar küçük detaylar. Herkes sahada olmak ister, herkes oynamak ister. Herkes takıma katkı sağlayıp bir şeyler verebilmek ister. Hocalar için de geçerli, ekip için de geçerli. Dolayısıyla ben de sahada kalmak isterim. Oynamadığım zaman tabii ben de düşüyorum. Üzgün olurum ama bu Maxim’le alakalı bir şey değil. Artık isimler önemli değil. Önemli olan kimin oynayıp oynamadığı ya da benim oynayıp oynamadığım değil burada en önemlisi takım. Takım eğer iyi değilse tabii ki de sonuçlar da kötü oluyor. O zaman benim oynayıp oynamadığım değil de takımın başarısı daha çok ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu. “Büyük takımlar için buraya gelip kazanmak hiçbir zaman kolay değildi” Beşiktaş maçıyla ilgili de görüşlerini aktaran Maxim, “Bizim için aslında normal bir maç. Takım arkadaşlarıma ve yeni gelen arkadaşlarıma da aktarmaya çalışıyorum. Gaziantep daha önceden daha farklı bir camiaydı. Büyük takımlar için ya da herhangi bir takım için buraya gelip kazanmak hiçbir zaman kolay değildi. Bizim kazanan mantaliteye geri dönmemiz lazım. Burada Göztepe olur, Beşiktaş olur hiç fark etmez. Bizim önceliğimiz şu an için 3 puanı kazanmak ve bu durumdan çıkmak. Durumumuz çok da kötü değil aslında ama takımın hak ettiği yer aslında burası değil” diye konuştu.
1,9 milyon TL para ödüllü doku kumaş tasarım yarışması
05 Ekim 2024 Cumartesi - 10:47 1,9 milyon TL para ödüllü doku kumaş tasarım yarışması Genç tasarımcıları Türk tekstil sektörüne kazandırmak için Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB) tarafından düzenlenen toplam1.9 milyon TL ödüllü “Doku Kumaş Tasarım Yarışması”nın finali Gaziantep’te gerçekleştirildi. Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonu ve Ticaret Bakanlığı desteğiyle katma değerli tekstil ihracatına katkı sağlamak amacıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen ‘’Doku Kumaş Tasarım Yarışması’’ ödülleri Gaziantep’te sahiplerini buldu. GAİB Hizmet Binası’ndaki törene Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, milletvekilleri, çok sayıda Birlik, Oda Başkanı, Bakanlık ve Kamu Kurumu temsilcileri katıldı. Dokuma, örme ve baskı olmak üzere 3 kategoride düzenlenen ve toplam 1.9 milyon TL para ödülü dağıtılan törende konuşan GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, ‘’Türkiye’de tekstil bizim için en önemli ve lokomotif sektörlerden biri. İçinde bulunduğumuz konjonktürde işler maalesef hiç iyiye gitmiyor. Burada yapmamız gereken çok akıllıca işler var. Eski yaptıklarımızdan vazgeçip yeni şeyler yapmamız lazım. Bunun da bir numaralı yolu tasarımdan geçiyor. Sürdürülebilirlikten ve dijitalleşmeden geçiyor. Dolayısıyla ben bu yarışmaları çok önemsiyorum. Değişen dünya düzenine ayak uydurmamız gerekiyor. Biz artık üçüncü dünya ülkesi değiliz, olmamalıyız da. Burada bir üst sınıfa geçebilmemiz için bu yenilikleri yapmamız gerekiyor. Minimum zararla bu işten çıkıp yeni sisteme dönüşebilmemiz lazım. Bugün belli bedelleri ödemezsek yarın çok geç olabilir’’ dedi. Yurt dışında eğitim fırsatı Tekstil ve moda tasarımı öğrenci ve mezunlarının özgün tasarımları ile katılabildiği Doku Kumaş Tasarım Yarışması, önceki yıllarda olduğu gibi dokuma, örme ve baskı olmak üzere 3 ayrı kategoride düzenlendi. 30 tasarımcının katıldığı ve 120 tasarımın finalde yarıştığı Doku Kumaş Tasarım Yarışması’nda Sürdürülebilirlik Özel Ödülü de yer aldı. Dokumada Emir Nur Sakar, örmede Gizem Akyol, baskıda Sümeyye Bulut birinci olarak 300 bin TL’lik para ödülü almaya hak kazandılar. İkincilere 200 bin TL ve üçüncülere de 100 bin TL para ödülünün verildiği yarışmada 150 bin TL tutarındaki “Sürdürülebilirlik Özel Ödülü’’ ise Tuğçe Kelemci’nin oldu. Her kategorinin birincileri Ticaret Bakanlığı tarafından yapılacak olan değerlendirme sonunda uygun görülmeleri halinde 1 yıl süre ile uluslararası düzeyde kabul görmüş yurtdışındaki tasarım okullarında eğitim görme imkânına sahip olacak.