Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gaziantep
Yedi Başak’tan Filistin’e geniş kapsamlı kurban organizasyonu
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:08:02
Yedi Başak İnsani Yardım Derneği, 2026 Kurban organizasyonu kapsamında Gazze şeridi ve bölgedeki Filistin mülteci kamplarında yaşanan gıda ihtiyacına yönelik çift yönlü bir yardım modeli hayata geçiriyor. "Kurbanım Kardeşime" kurban projesi kapsamında Gazze’de konserve et, Filistin mülteci kamplarında ise dondurulmuş et dağıtımı gerçekleştirilecek. Gazze’de süregelen abluka, altyapının büyük ölçüde zarar görmesi ve enerjiye erişimde yaşanan ciddi kesintiler nedeniyle taze etin muhafazası oldukça güçleşmiş durumda. Bu nedenle Yedi Başak, sahadaki şartlara uygun olarak geçtiğimiz yıl uyguladığı konserve et modelini bu yıl daha geniş kapsamda sürdürüyor. Gazze sınırları dışında, hijyen standartlarına sahip tesislerde İslami usullere uygun şekilde kesilen kurbanlar, özel ısıl işlem yöntemiyle sterilize edilerek konserve haline getiriliyor. Koruyucu madde içermeyen ve uygun şartlarda uzun süre muhafaza edilebilen ürünler, soğuk zincire ihtiyaç duyulmadan Gazze’deki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor. Bu yöntemle özellikle sıcak yemeğe ve düzenli protein kaynağına erişimin oldukça sınırlı olduğu bölgelerde ailelerin temel gıda ihtiyacına katkı sağlanması hedefleniyor. Filistin mülteci kamplarında dondurulmuş et dağıtımı Bu yıl Suriye başta olmak üzere çevre ülkelerde bulunan Filistin mülteci kamplarında yaşayan aileler için dondurulmuş et sevkiyatı planlandı. Hijyenik kesimhanelerde hazırlanacak olan kurban payları, parçalanıp paketlendikten sonra şoklama yöntemiyle dondurularak soğuk zincir korumasına alınacak. Ardından soğuk hava depolu araçlarla kamplara ulaştırılan etler doğrudan ihtiyaç sahibi ailelere teslim edilecek. Dernek yetkilileri, bu lojistik model sayesinde kurban bereketinin yalnızca bayram günleriyle sınırlı kalmamasını, yıl boyunca sofralara katkı sunmasını hedeflediklerini belirtti. "Şartlar ne olursa olsun kardeşlerimizin yanındayız" Yedi Başak İnsani Yardım Derneği Başkanı Av. İsmet Yıldırım, yürütülen çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada Gazze’de insani şartların her geçen gün daha da ağırlaştığını belirterek, "Bugün Filistin, insanlığın ortak vicdanıdır. Gazze’de yalnızca bir insani yardım krizinden değil, temel yaşam imkânlarının ciddi şekilde sınırlandığı ağır bir tablodan söz ediyoruz. Gıdaya erişim, özellikle çocuklar ve aileler açısından hayati bir mesele haline gelmiş durumda. Biz Yedi Başak olarak sahadaki şartları dikkate alarak en uygun ve sürdürülebilir yardım modellerini hayata geçiriyoruz. Kurban organizasyonumuz kapsamında bağışçılarımızın emanetlerini büyük bir titizlikle teslim alıyor, ihtiyaç sahiplerine güvenli şekilde ulaştırmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Şartlar ne olursa olsun Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tüm hayırseverlerimizi Filistin’in yaralarına merhem olmaya, kurbanın bereketini Gazze’ye taşımaya davet ediyorum" dedi. 2026 Kurban Hisse Bedelleri Yedi Başak, 2026 kurban organizasyonu kapsamında hisse bedellerinin ise Gazze konserve kurban hisse bedeli 10 bin 500 TL, Filistin kampları dondurulmuş hisse bedeli 7 bin 500 TL, Afrika kurban hisse bedeli 5 bin 500 TL ve Türkiye kurban hisse bedeli 15 bin TL şeklinde belirlendiğini açıkladı. Bağış ve vekalet yolları Kurban vekaletini Yedi Başak’a emanet etmek isteyen bağışçıların, Yedi Başak İnsani Yardım Derneği üzerinden online bağış yada kurumsal banka hesapları aracılığıyla bağışta bulunulabilecekleri belirtildi. Detaylı bilginin ise 444 75 65 numaralı hat üzerinden alınabileceği vurgulandı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:55
GSO Mayıs ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mayıs ayı meclis toplantısı, GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, meclis ve meslek komite üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler, sanayi sektörünün mevcut durumu, üretim maliyetleri, ihracat rakamları ve iş dünyasının beklentileri değerlendirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu, küresel gelişmeler ışığında ekonomide sürdürülebilirlik için sanayinin, üretimin ve ticaretin önemine vurgu yaparak, "Bu doğrultuda şehrimiz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacak, üretim, ihracat ve istihdamı destekleyecek her adımı çok değerli buluyor, şehrimiz ve ülkemiz için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, küresel ticaretin savaşın gölgesinde darbe almaya devam ettiğini belirterek, "Sıkışan küresel ticaretin geleceği için anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli bir şekilde geçişe açılması büyük önem taşıyor. Pandemi, savaşın bölgemize etkileri ve küresel krizlerle birlikte deprem felaketini yaşamış ve çok yorulan bölgemiz sanayisi için özel bir teşvik programına ihtiyaç duyuyoruz’’ diye konuştu. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, finansmana erişim ve maliyetler konusunda beklentiler uzadıkça üreticilerin üzerindeki baskının arttığını belirten Adnan Ünverdi, "Dezenflasyon süreci devam ederken üreticinin elini güçlendirecek; üretim, ihracat ve istihdamın devamlılığını sağlayacak şekilde finansman kanalları devreye alınmalıdır. Ticari krediler zaten politika faizinin çok üstünde maliyetlenmekte olup, bankacılık sektörünün yaklaşımları nedeniyle finansmana erişimde güçlükler yaşanmaktadır. Reel sektör ve bankacılık sektörü birlikte yürüyen iki sektördür. Bu sebeple gerek kamu gerekse özel bankaların reel sektöre yapıcı bir yaklaşımda bulunmasını beklemekteyiz. Temkinli olmak adına işleyen sürece sekte vuracak yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Bankalar tarafından işletme sahiplerimize, mevcut kredilerini kapatmaları halinde yeniden kredi kullanabilecekleri bildirilmektedir ancak, firmalarımız krediyi kapattıktan sonra kredi verilmemektedir. Unutulmamalıdır ki Gaziantep sanayisi geçmişte olduğu gibi bugünün zorluklarını da atlatacak güç ve altyapıya sahiptir" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı nisan ayında 967 milyon 492 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,7 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 34,2 ile tekstil ürünleri ikinci, yüzde 13,4 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:49
Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gökyüzüne taşındı
Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Uçurtmalarla 19 Mayıs Coşkusu Uçurtma Şenliği" ile çocuklara unutulmaz bir bayram sevinci yaşattı. Dülük Antik Kenti Taş Ocağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte yüzlerce çocuk, rengârenk uçurtmalarını gökyüzüyle buluşturarak bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Gökyüzünü renklendiren uçurtmalar hem çocuklara keyifli anlar yaşattı hem de 19 Mayıs’ın birlik ve umut dolu ruhunu yansıttı. Aileler ve öğretmenler de çocukların heyecanına ortak olarak etkinliğe renk kattı. "Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" Etkinliğe öğrencileriyle birlikte katılan Dülük Ortaokulu Öğretmeni Tuba Sert, organizasyona ilişkin memnuniyetini ifade ederek, "Şehitkamil Belediyemizin düzenlediği bu anlamlı etkinliğe çocuklarımızla birlikte katılmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dülük Ortaokulu olarak burada oldukça eğlenceli ve verimli vakit geçirdik. Belediye ekiplerimiz, öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte uçurtmalarımızı uçurarak çok güzel hatıralar biriktirdik. Bu programı planlayan Şehitkamil Belediye Başkanımız Umut Yılmaz’a ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum. Çocuklarımız için çok güzel bir gün oldu" dedi. Öğrenciler bayram sevincini doyasıya yaşadı Etkinliğe katılan öğrenciler ise uçurtma şenliğinde hem eğlendiklerini hem de arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirtti. Gökyüzünde süzülen uçurtmalar eşliğinde 19 Mayıs coşkusunu yaşayan çocuklar, bu özel organizasyon için Şehitkamil Belediyesine teşekkür etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:59
Jandarmadan dron destekli trafik denetimi: Bin 346 araca ceza
Gaziantep’te jandarmanın dron destekli trafik denetimlerinde kural ihlali yapan bin 346 araca cezai işlem uygulandı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı Otoyol Jandarması Timleri, mülki makamların koordinesiyle nisan ayında otoyolda trafik denetimleri yaptı. Yapılan denetimlerde, 40 bin 298 araç ile 15 bin 637 şahıs sorgulandı. Denetimlerde bin 346 araca yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını ihlal, sol şeridi sürekli işgal ederek trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, otoyol üzerinde dönüşün yasak olduğu yerden dönüş yapmak, seyir halinde cep telefonu kullanmak ve emniyet kemeri kullanmamak gibi çeşitli kural ihlallerinden idari para cezası uygulandı. Denetimlerin devam edeceği vurgulandı.
25 Eylül 2024 Çarşamba - 13:52
"Peygamberimiz ve Şahsiyet İnşası" konulu panel yapıldı
Gaziantep İl Müftülüğü tarafından ”Mevlid-i Nebi Haftası ile Camiler ve Din Görevlileri Haftası” etkinlikleri kapsamında "Peygamberimiz ve Şahsiyet İnşası" konulu panel düzenledi. Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in dünyaya teşriflerinin 1453’üncü yıldönümü münasebetiyle düzenlenen ve büyük bir ilgi gören panel, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gaziantep İl Müftülüğü Konferans Salonunda düzenlenen panel, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Mevlid-i Şerifi okunmasıyla süren programda Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 2024 Mevlid-i Nebi sinevizyonu ile devam etti. Panelin açılış konuşmasını Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar yaptı. Müftü Hazırlar’ın açılış konuşmasının ardından panele geçildi. Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Peygamberimiz ve Şahsiyet İnşası” konulu panelde, daha önce Gaziantep’te müftü olarak görev yapmış emekli müftüler birer konuşma yaptı. Prof. Dr. Ali Bakkal, Kur’an-ı Kerim’in İnşa Ettiği Örnek İnsan", Ahmet Çelik, "İbadetlerin Kişilik Gelişimine Etkisi", İsmail Canbolat "Hz. Peygamberimiz ve Şahsiyet İnşası" ve Ahmet Bulut ise "Karakter Oluşumunda Ailenin Rolü" başlıklı birer konuşma yaptılar. Konuşmacılar, Peygamber Efendimiz’in hayatın her alanında ideal bir örneklik teşkil ettiğini ve bu mükemmel örneğin toplumsal sorunların çözümünde büyük rol oynayabileceğine dikkat çektiler. Allah’u Teala’nın Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hayatında insanlar için örnekler bulunduğunu ifade eden konuşmacılar, Peygamber Efendimiz’in hayatı hem bireysel hem de toplumsal düzeyde insanlara yön verecek nitelikte olduğunu vurguladılar. Panel hediye takdiminin ardından sona erdi.
25 Eylül 2024 Çarşamba - 11:14
GastroANTEP bu yıl da gastronomi ve sanatın buluşma noktası oldu
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen GastroANTEP Kültür Yolu Festivali, eşsiz mutfak ve kültürel zenginliğiyle bu yıl dolu dolu geçti. “Sağlıklı Yaşam ve Gastronomi Ekonomisi” temasıyla farklı bir boyut kazanan festivalde çeşitli paneller ve seminerlerde, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimleri sektörün geleceğini konuştu. İspanya, Almanya, İtalya, Yunanistan, KKTC ve Birleşik Krallık’tan gelen dünyaca ünlü şefler, atölye çalışmaları yemek gösterileriyle zenginlik kattı. Workshoplar ve paneller ile katılımcılara tecrübe yaşatıldı Bu kapsamda Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu, Arda Türkmen, Özge Şahin, Asuman Kerkez, Türev Uludağ, Cüneyt Asan, Harun Reşit Dönmez, Sedef İybar, Rafet İnce, Eyüp Kemal Sevinç gibi ünlü Türk şefler de yine festivalde performanslarıyla katılımcılara güzel bir tecrübe yaşattı. Miller Prada, Ernesto Vents, Luis Valls Rozalén, Paolo Griffa, Yoshizumi Nagaya, Alexandros Tsiotinis, Tanya Kilitkayalı gibi şefler, mutfak tekniklerini yaklaşımlarını sergiledi. Local Chef yarışması düzenlendi Gaziantep’in yerel ürünlerini modern yorumlarla hazırlayarak, festivalin gastronomi odaklı atmosferini güçlendirdi. En iyi şeflerinin mücadele ettiği Local Chef yarışmaları da büyük ilgi gördü. Türkiye’nin önde gelen otel şefleri ve gastronomi öğrencilerinin yeteneklerini sergilediği bu yarışmalarda, yetenekli isimler mutfak becerilerini izleyicilerle paylaştı. Festival boyunca ziyaretçilere kültürel ve sanatsal deneyimler sunuldu Gaziantep’in tarihi ve kültürel dokusuyla harmanlanan konserleri, sergileri ve tiyatro oyunlarıyla festivalin kültürel zenginliğini gözler önüne serdi. Festival boyunca 50 farklı noktada gerçekleştirilen 500 etkinlik, ziyaretçilere geniş bir yelpazede kültürel ve sanatsal deneyimler sundu. Birçok ünlü isimle gazi şehirliler konsere doydu “Emircan İğrek”, “Simge”, “Bengü”, “Gökhan Türkmen”, “Murat Boz”, “Haluk Levent”, “Buray”, “Berkay”, “Dedublüman” gibi sevilen şarkıcıların Festival Park’ın verdiği konserlerin yanı sıra, Atatürk Kültür Sahnesi, Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi ve Kalbi Antep Şıh Meydan’ında yapılan konserlerle gazi şehirliler konserlere doydu. Şehrin her yanında yer alan sergilerle zenginleşti “Kelimeler ve Renkler Sergisi”, “Taştan Kağıda - Saraydan Sanata Tezhip Sergisi”, “Osmanlı Arşivinde Halep: Hatırladıkça Biz Oluruz”, “Besmele-i Şerif Hat Sergisi”, “Naci El-Ali’den Hanzala”, “Vincent Van Gogh ile Birlikte Zeytin Ağacının Gölgesinde”, “Evvel Zaman İçinde”, “Eskizden Piksele Dijital Sanat ‘Anatolion Edition’”, “Huzme ‘Büşra Yurtseven’”, “Kaçış Yok”, “Zeugma Antik Kenti Kazıları Dijital Fotoğraf Sergisi” sergileri şehrin bir çok noktasında festival boyunca yer aldı. Opera ve bale gösterimleri, tiyatrolar yer aldı “Senfonik İncesaz”, “Bremen Mızıkacıları”, “La Traviata” ve “Muhteşem Gatsby” gibi opera ve bale gösterileri festivale renk katarken, “Yüzyıllık Destan”, “Karagöz Yüzsüz Deli Hırsız”, Yüzyıllık Destan” gibi birçok tiyatro gösterimi ile vatandaşlar keyifli vakit geçirdi. Lezzet durağı ve çocuk etkinlik alanlarıyla festival park yoğun ilgi gördü Workshoplar ve panellerin yanı sıra zengin kültürel birçok etkinliğin düzenlendiği festivalde katılımcılar lezzet durağında Gaziantep’e ait çeşitli yemeği ve tatlıyı tatma imkânı buldu. Büyük organizasyonda çocuklarda unutulmadı. Çocuklara özel yapılan cam yapım, ebru, bez çanta baskı gibi çeşitli atölyelerin yer aldığı etkinlikler ve oyun alanlarında keyifli vakit geçirdiler.
25 Eylül 2024 Çarşamba - 10:44
Gazianteplilerin “Yeşil altını” güneşte kurutuluyor
Gastronomi kenti Gaziantep’te fıstık hasatları devam ederken bir taraftan da toplanan “kırmızı ben” fıstıklar güneşin altına serilerek kurutulmaya başlandı. Gastronomi dünyasında önemli bir yere sahip olan Gaziantep, sadece lezzetli yemekleriyle değil, aynı zamanda tarım ürünleriyle de dikkat çekiyor. Kentin en değerli tarım ürünlerinden biri olan Antep fıstığı, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir özenle hasat edilmeye başlandı. Özellikle baklava yapımında kullanılan “boz fıstığın” ardından kavlamalık (kırmızı ben) türü fıstıkta hasat edilmeye başlandı. Ağustos ayının ortalarına doğru başlayan hasat, eylül ayı boyunca da devam ediyor. Çiftçiler tarafından tarlalarda, ağaçların altına serilen yaygılar ile toplanan fıstıklar, daha sonra, çeşitli eleklerden geçirilerek ayıklanıyor. Tane tane ayıklanan fıstıklar, traktörlerle geniş kurutma alanlarına taşınarak Gaziantep’in sıcak güneşi altında 3 ila 5 gün boyunca kurutulmaya bırakılıyor. Kurutma işleminin tamamlanmasıyla birlikte, başta baklava olmak üzere birçok tatlıda, yemekte ve çerez olarak sofralarda yerini alan fıstıklar, tarlada 180 TL’den satılırken marketlerde ise 550 -600 TL’den alıcı buluyor. “180 TL’den tüccarlara satıyoruz” Kurutma işleminden bahseden Tokdemir Mahallesi Muhtarı Adem Yeşilbağ, fıstığın tarlada 180 TL olduğunu söyledi. “Fıstık hasadında baklavalık iç dediğimiz boz fıstık, Ağustos’un başında hasat edilir. Bu fıstık ise kavurmalık fıstık dediğimiz kırmızı ben fıstıktır. Bu ise Eylül ayının ilk haftası hasat edilmeye başlanır ve 15- 20 gün sürer. İlk olarak tarlada ağaçtan toplanır. Sonrasında eleme işleminden geçer. İçerisinde bulunan boz ve fos fıstıklar alınır tertemiz şekilde güneşe bırakılır. 3 ila 5 gün süren kurutma işlemi sonrası 180 TL’den tüccarlara satıyoruz. Marketlerde ise 400 ila 500 TL arasında değişiyor” dedi. “İşçilik fiyatları yüzde 100 artarak bin 500 TL oldu” Fıstığın 20 senede olgunlaşıp mahsul verdiğini söyleyen Yeşilbağ, işçilik fiyatlarının yüzde 100 artarak bin 500 TL olduğunu ve işçi bulamadıklarını belirtti. Yeşilbağ, “Bir fıstık ekildikten tam 20 yıl sonra mahsul veriyor. Çocuk doğduğu gün dikersen çocuk askere gittiği gün ilk fıstığını kırarsın. Dolayısıyla 20 yıla yakın bakım süresi var. Bu kadar uzun sürede yetişen fıstığın bir de bakım maliyetleri de arttı. İşçilik fiyatları geçen seneye oranla yüzde 100 artarak bin 500 TL oldu. İşçi bulamama sıkıntısı da başladı. 70 yaşındaki amcalar burada fıstık eleme işi yapar hale geldi dolayısıyla fıstık fiyatları yükselmesi gerekirken tam tersi aşağı düştü” diye konuştu.
25 Eylül 2024 Çarşamba - 10:38
Şahin, BM toplantısına katılarak Gaziantep modelini tanıttı
New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu’na katılan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep modelini dünyaya tanıtmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu ABD’nin New York şehrinde düzenlendi. Düzenlenen toplantıya Türkiye’den belediye başkanı olarak katılan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye ve Gaziantep modelini tüm dünyaya tanıttı. Söz alan ve soruları yanıtlayan Başkan Fatma Şahin, Gaziantep modelinin Gutteres üzerinde büyük bir etki bıraktığını ve BM danışma kuruluna Türkiye’den belediye başkanı olarak sadece kendisinin davet edildiğini belirti. "BM savaş için kuruldu ama Gazze’deki çocukların öldüğü bir dünyayı yaşıyoruz" BM’nin kuruluş amacının savaşları önlemek olmasına rağmen yalnızca konuşan, konuştuğunu eyleme dönüştüremeyen bir yapı haline geldiğini söyleyen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Şimdi tabii nereden nereye geldiğimizi çok iyi hatırlamak lazım. Ben 2002 yılında 2003 yılında ilk parlamentoya girdiğimiz zaman çocuk hakları için geldim. Parlamenter olarak geldim, kadın parlamenter olarak geldim. O gün için Birleşmiş Milletler bize çok farklıydı ama geldiğimiz noktada yalnızca konuşan, konuştuğunu eyleme dönüştüremeyen, kurulma sebebi savaşları önlemek olmasına rağmen şu anda konuştuğumuz yerde 10 dakikada bir Gazze’deki çocukların öldüğü bir dünyayı yaşıyoruz” ifadelerine yer verdi. " Gaziantep modeli onlara bir çıkış gösteriyor" Türkiye modeli ve Gaziantep modeline vurgu yapan Başkan Şahin, “Guterres’in deyimiyle Genel Sekreter bizim yüzümüze söyledi dedi ki "Bu dünyayı mahvettik. Önce kendimizle savaştık, sonra doğayla savaştık. Şimdi de bu işin içinden çıkamıyoruz." Dolasıyla Türkiye modeli, Gaziantep modeli dediğimiz şey onlara bir çıkış gösteriyor. O yüzden herkes heyecanla Cumhurbaşkanımızın o yeşil mermerde ne söyleyeceğini bekliyor” şeklinde konuştu. "Sesler eyleme dönüşürse dünyaya adaleti getireceğiz" Adaletli bir dünya oluşturmak için eyleme geçme zamanının geldiğini aktaran Başkan Şahin, "Dünya beşten büyüktür. Daha adaletli bir dünya mümkündür" dediğinde kimse anlamadı. Önce Gazze’deki çocukları korumamız için Ukrayna’daki çocuklar korumamız lazımdı. Ondan önce de Suriye’deki çocukları hiçbirini koruyamadık. Bugün geldiğimiz noktada diyorlar ki katılımcılığı ve kalıcılığı sağlamalıyız. Bunu kurallara dönüştürmeliyiz ve artık eyleme geçme zamanı. Bu önemli bir nokta dünya açısından. Eğer bu sesler hakikaten eyleme dönüşürse, Gazze’deki çocukları da koruyacağız, dünyaya adaleti getireceğiz” ifadelerini kullandı. "BM’de Türkiye’den sadece biz varız" Gaziantep modelinin Gutteres üzerinde büyük bir etki bıraktığını ve BM danışma kuruluna Türkiye’den belediye başkanı olarak sadece kendisinin alındığını belirten Başkan Şahin, “Guterres Gaziantep’e geldi. Ne zaman geldi, yüksek komiserken. Guterres genel sekreter olunca bizi danışma kuruluna aldı. Bu danışma kurumunda dünyada 15 belediye başkanı var. Türkiye’de de tek biz varız. Niye biz varız, Gutterres geldiğinde bizim yaptığımız çalışmaları, şehrin dörtte biri mülteci, bir eylem planı hazırlamışsın, eğitimden, sağlıktan, istihdamdan, sosyal politikalardan insani bir bakış. Öldürmeyen, yaşatan, kaynaştıran bir bakışın ne kadar zor şartlarda olursa olsun mücadele ettiğini gördüğü için buraya gelip anlattığımda da diyor ki, danışma kurumunda, ben Fatma Başkan’ın şehrine gittim söylediğinden daha fazlası var” şeklinde konuştu. "Onurlu, güvenli bir geri dönüşün sağlamamız lazım" Onurlu, güvenli bir geri dönüşün sağlanması için Esad ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oturması gerektiğini dile getirerek şunları söyledi; “Ben şimdi onlara dedim ki artık yeni dönemde Cumhurbaşkanımızın ve Esad’ın oturup masada konuşması lazım, Halep yolunun açılması lazım. Onurlu, güvenli bir geri dönüşün sağlamamız lazım ve bölgesel olarak bölgeyi kaostan kurtarıp ayağa kaldırmamız lazım. Biz aynı kanaatteyiz diyorlar. Aynı kanaatteysek gelin birlikte yapalım diyorum” diye konuştu.
25 Eylül 2024 Çarşamba - 10:33
Medical Point’te Klinik Araştırmalar semineri yapıldı
Medical Point Gaziantep Hastanesi Klinik Araştırmalar ekibinin düzenlediği seminer programı başarıyla gerçekleşti. Seminere Hastane Yönetimi, Klinik Araştırmalar ekibi ve kalabalık bir doktor grubu katıldı. Seminer, ICON Klinik Operasyonlar Direktörü Kübra Ebru Öncü ve ICON Klinik Operasyonlar Müdürü Emre Kaya’nın "Klinik Araştırmalarda Yenilikçi Yaklaşımlar" ile "Türkiye ve Dünyada Klinik Araştırmalar" konulu sunumlarıyla başladı. Sunumlarda, klinik araştırmalarda yenilikçi yaklaşımlar, etik boyutlar, hasta güvenliği, güncel yöntemler ve veri analizi gibi konular ele alındı. Alanında uzman yöneticiler tarafından gerçekleştirilen sunumlar sayesinde katılımcılar, klinik araştırmaların önemi, uygulama süreçleri, sağlık hizmetlerine katkıları ve inovatif uygulamaların hayata geçirilmesi konusunda kapsamlı bilgiler edindi. Seminerin son konuşmasını Medical Point Hastanesi Onkoloji Kliniği ve Klinik Araştırmalar Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Alper Sevinç gerçekleştirdi. Sevinç, sunumunda Medical Point Hastanesi’nde bir yıl önce kurulan Klinik Araştırmalar Merkezi hakkında bilgi verdi. Merkezde devam eden beş adet "Melanoma" çalışması ve bu süreçler hakkında detaylar paylaştı. Ayrıca, bir yıl gibi kısa bir sürede merkeze 13 çalışma kazandırılarak önemli bir ilerleme kaydedildiğini ve çalışmaların başarıyla sürdüğünü vurguladı. Seminerin sonunda yapılan soru-cevap oturumu ve bilgi paylaşımları oldukça verimli geçti. Katılımcılar, edindikleri bilgileri pekiştirirken farklı bakış açıları kazanma fırsatı buldular. Hastane yönetimi, bu tür eğitimlerin sağlık profesyonellerinin bilgilerini güncellemeleri ve kendilerini geliştirmeleri açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin, “Hastanemiz, sağlık alanında sürekli gelişimi ve yenilikçiliği desteklemek amacıyla bu tür eğitim programlarını kararlılıkla sürdürmektedir. Gelecek dönemde daha fazla eğitim organizasyonu planlayarak klinik araştırmaların potansiyelini en üst düzeye çıkaracağız. Gaziantep Medical Point Hastanesi olarak, sağlık hizmetlerinde en iyi uygulamaları sunmak ve araştırma alanında öncülük etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
25 Eylül 2024 Çarşamba - 10:28
Gaziantep’te 32 kilogram skunk ele geçirildi
Gaziantep’te jandarma ekiplerinin şüphe üzerine durduğu araçta 31 kilo 400 gram skunk ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan şüpheli şahıs tutuklandı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadeleye yönelik operasyon yapıldı. Operasyon kapsamında Nurdağı ilçesinde E.Y.Y. isimli şahsın sürücülüğünü yaptığı araç şüphe üzerine durduruldu. Araç içerisinde yapılan adli aramada 32 kilo 400 gram skunk ve suçtan elde edilen para ele geçirildi. Olayla ilgili E.Y.Y. isimli şahıs gözaltına alındı. Şüpheli şahıs, sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
24 Eylül 2024 Salı - 17:18
1,5 milyon TL değerinde bakır kabloları yakan 2 şüpheli yakalandı
Gaziantep’te Jandarma ekipleri tarafından 1,5 milyon TL değerinde 400 kilogram bakır kabloları yakan 2 şüpheli yakalandı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şehitkâmil ilçesinde hırsızlık olaylarının önlenmesi ve faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda Telekom kablosunu çalan Murat B. ve Mikail B. isimli 2 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Gözaltına alınan Murat B. ve Mikail B. isimli şahıslar çıkarıldıkları adli makamlarca adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
24 Eylül 2024 Salı - 16:19
Uzmanlardan sosyal medya bağımlılığı uyarısı
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gülçin Elboğa, sosyal medya bağımlılığının, diğer bağımlılıklardan farklı olmadığını ve benzer şekilde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Sosyal medya bağımlılığı, dijital çağın en önemli sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu bağımlılığın sadece teknolojiye aşırı bağlılık olmadığını, aynı zamanda bireylerin psikolojik ve sosyal hayatlarında ciddi bozulmalara yol açtığını belirtiyor. Dijital platformlara sürekli bağlı kalma isteği, kaygı, depresyon ve dikkat dağınıklığı gibi ruhsal sorunlara neden olabiliyor. Özellikle gençler arasında yaygın olan sosyal medya bağımlılığı, kişisel ilişkilerin zayıflamasına, akademik ve mesleki başarıların düşmesine, hatta fiziksel sağlığın olumsuz etkilenmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu bağımlılığın diğer bağımlılıklardan farkı olmadığını, kontrol edilmediğinde yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere neden olduğunu vurguladı. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gülçin Elboğa, sosyal medya bağımlılığının, diğer bağımlılıklardan farklı olmadığını ve benzer şekilde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Elboğa, sosyal medya bağımlılığı konusunda önemli uyarılarda bulunarak, bu tür bağımlılıkların bireylerin ruhsal ve sosyal hayatlarını olumsuz etkilediğini belirtti. Elboğa, "Sosyal medya bağımlılığı diğer bağımlılıklardan çok ayrışmıyor. Sosyal medya bağımlılığında biz bağımlı olduğu durumla ilişkili artan bir miktarda zaman ve efor harcadığını görüyoruz, diğer bağımlılıklarda olduğu gibi. Bunun dışında sosyal medyaya ulaşamadığında sıkıntı yaşaması, ruhsal çöküntü hali, kaygı, depresyon gibi bir takım psikolojik sorunların eşlik ettiği durumları görüyoruz. Sosyal medyayla kişi sürekli zihinsel bir aşırı uğraş içerisinde oluyor. Çevrim içi veya çevrim dışıyken bir sonraki yapacağı etkinliği planlama, aldığı beğenileri takip etme, alınan yorumları izleme, ’Acaba bir şeyin gerisinde kaldım mı?’ gibi sürekli zihinsel aşırı uğraşın olduğunu görüyoruz. Bazen çevresinin de belki eleştirileriyle, kendinin de farkına varmasıyla sosyal medyadan bir miktar uzaklaşmak istese de artık bunun azaltılmadığını, yani başarısız bir girişimlerinin olduğunu görüyoruz. Tüm bu noktalarda kişiye dijital bağımlı diyoruz. Çünkü kişi bunun artık zararlı etkilerini görmeye başlamasına rağmen bir türlü kendisini geriye çekemiyor. Artık bu kişinin sosyal ilişkileri bozuluyor, arkadaş ilişkileri bozulmaya başlıyor, zamanında sözlerini tutamayabiliyor, ödevlerini yapamayabiliyor. Geceleri, özellikle öğrenciler, o kadar vakit geçiriyor ki, artık gece uykusuzluğu başlıyor. Bu sefer gündüz uykululuk haline dönüyor. Tüm bunlar, aile, okul, iş ve çevresel ilişkilerini ve başarısını etkilemeye başlayarak kısır bir döngüye neden oluyor" dedi. Elboğa, bağımlılıkların tedavisinde en önemli adımın önleyici tedbirler almak olduğunu ifade ederek, "Tüm bağımlılık hastalıklarında amacımız oluşmadan önlemektir. Burada da hem aileye hem okula, birinci koruma dediğimiz, bağımlılık oluşmadan sürecin farkındalığıyla ilişkili çalışmalar yapmak ve kişilere sağlıklı teknolojiyi kullanmayı öğretmek en büyük önem arz ediyor. Tüm bunlara rağmen bir bağımlılık söz konusuysa, zaten incinebilir olan aile ilişkileri çok da hırpalamamak gerekiyor. Bağımlı kişiye yaralayıcı ifadeler kullanıldığı zaman sürece faydası olmuyor. Bu tür durumlarda bir profesyonelden yardım almakta fayda var" şeklinde konuştu. Elboğa, dijital bağımlılığın genellikle daha masum görüldüğünü, ancak madde veya alkol bağımlılığından farklı olmadığını vurgulayarak, "Aileler dijital bağımlılığı genellikle hafife alıyor. Madde veya alkol bağımlılığında aileler her an tetikte olabiliyor, önlem alabiliyor, hemen önünü kesebiliyor ancak dijital bağımlılık biraz daha masum görülüyor, oysaki diğer bağımlılıklardan çok farkı yok ve benzer işliyor. Dijital bağımlılığı hafife almamak gerekiyor. Gün geçtikçe zamanın daha fazla harcanması ya da ulaşılmadığında ruhsal anlamda sıkıntı yaşanması, depresyon, anksiyete, kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi birçok ruhsal bozukluğu beraberinde görüyoruz. Ruhsal bozukluklar, bağımlılığın başlamasına sebep olabiliyor, bazen sürmesine, bazen de bir sonucu oluyor. Kısır döngüyü kırmadan etkili bir tedavi uygulayamıyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Eylül 2024 Salı - 12:03
Bir asırdır geleneksel yöntemlerle üzüm pekmezi yapıyorlar
Gaziantep’te kış hazırlıkları kapsamında, asırlar öncesinden kalma ve “mahsere” olarak adlandırılan ocaklarda yıllardır geleneksel hale gelen yöntemle pekmez yapılıyor. Sonbahar mevsiminin gelmesiyle asırlardır geleneksel yöntemlerle hazırlanan ve “şifa kaynağı” olarak nitelendirilen üzüm pekmezinin sofraya uzanan zahmetli yolculuğu başladı. Gaziantep’in verimli topraklarında yakıcı güneşin tatlandırdığı üzümler, asırlardır geleneksel yöntem kullanılarak pekmez haline getiriliyor. Gaziantep’in köylerinde çiftçiler tarafından yetiştirilen üzümün pekmeze dönüştürülmesi için yoğun mesai harcanırken, “mahsere” olarak adlandırılan ocaklar çoğu gün 24 saat yanıyor. Güneş doğmadan önce üzüm bağlarının yolunu tutan çiftçiler, yıl boyunca bin bir zahmetle her türlü bakımlarını yaptıkları üzümleri toplayarak traktörlere yüklüyor. Bağbozumu döneminin başlamasıyla üzümler, bağlardan büyük bir zahmetle toplanarak daha sonra köy meydanlarına getiriliyor. Şire ürünlerinin büyük bir bölümünün karşılandığı Gaziantep’te çiftçilik yapan vatandaşlar, sonbahar mevsimi ile birlikte yıl boyunca özverili bir bakımının ardından topladıkları üzümleri pekmez yapmak için dev kazanları kurarak zahmetli ve telaşlı bir çalışma içerisine giriyorlar. Merkez Şehitkamil ilçesinin kırsal Tokdemir Mahallesi’nde bağbozumu döneminin ardından mahsere ocaklarda kaynayan üzümün kokusu yayılıyor. Bin bir zahmetle toplanarak özenle işlenen üzümler, şifa kaynağı üzüm pekmezi, pestil ve cevizli sucuk olarak sofralarda yer buluyor. Toplanan üzümleri sepet ve kovalara doldurarak, ayaklarına giydikleri çizmelerle ezip suyunu çıkaran çiftçiler, elde ettikleri suyu odun ateşinde büyük kazanlarda saatlerce kaynatıyor. Erkekler tarafından “mengene” olarak adlandırılan özel aletlerle ezilen üzümlerin suyu, önce "şerbet evi" denilen bölümde biriktiriliyor ve ezilen üzümün suyu posasından ayrılıyor. Ardından "tort" olarak adlandırılan kazanda bağlardan ve Antep fıstığı bahçelerinden budama zamanında toplanan odunlarla kaynatılıyor. İnce odun sayesinde elde edilecek pekmez özel bir tat ve renk kazanırken, üzüm suyu daha sonra ise "tekedene" adı verilen bölüme alınarak üzüm suyuna beyaz toprak ekleniyor. Taştan olan bölümde üzüm suyuna ilave edilen toprak filtre görevi yaparak üzüm suyunun içerisinde bulunan tortuyu ve cubur gibi parçacıkların ayrılmasını sağlıyor. Belirli bir süre sonra kazanın altındaki ateş söndürülüyor ve dibine çöken tortu, cubur gibi parçalar ile üste çıkan köpük kısmı alınarak beklemeye bırakılıyor. Burada 2 saat dinlendirilen ve içindeki bütün tortulardan arındırılan üzüm suyu bir kez daha kaynatılıyor. Ortalama 3-4 saat odun ateşinde fokur fokur kaynatıldıktan sonra şıra haline gelen üzüm suyu, bu şekilde pekmez kıvamını alıyor. Kaynatma esnasında sürekli bir kişi kazanın başında delikli süzgeç ile karıştırma işlemi yapıyor. İyice berraklaşan şerbet son olarak bakır kazana aktarılarak burada 3 saat boyunca kaynatılıyor. Her aşaması için bin bir emek verilen pekmezin üzerinden köpüğü alınarak daha sonra bir süre soğumaya bırakılıyor. Bağbozumu döneminde çiftçilerin pekmez ve diğer şire ürünleri hazırlama mesaileri yaklaşık bir ay sürerken köydeki asırlık mahserelerde ise 24 saat mesai yapılıyor. Köy halkı uzun uğraşlar sonucu elde ettikleri pekmezleri günlük olarak tüketirken bazıları ise satışını yaparak ev ekonomisine katkı sağlıyor. Dedesinden kalma mahsereyi işleten Tokdemir Mahallesi Muhtarı Adem Yeşilbağ, yıllardır köylerinde bulunan bir asırlık mahserede geleneksel yöntemlerle imece usulüyle pekmez yaptıklarını söyleyerek, “Köylüler üzümlerini topluyor, buraya getiriyorlar. Faş damı dediğimiz yerde çizmeler ile tepeleniyor. Şerbet damında şerbetler birikiyor, tort kısmında tortu çöküyor ayrışıyor ve sal kısmında dinlenip baş kazanında işlemleri bitiriyoruz. Ortalama bu işlem ise 3 ila 5 saat sürüyor” dedi. “İçerisinde hiçbir şekilde katkı malzemesi yok” Üretilen pekmezin içerisine katkı maddesi katmadıklarını aktaran Yeşilbağ, “Ürettiğimiz pekmezin içerisinde hiçbir şekilde katkı malzemesi yok. Pekmezden anlamayan insanlar içerisine şeker katıyorsunuz diyor. İşlem esnasında geçen serüven ortada ilk aşamada tortu olduğu anda bende yemem ama tüm aşamalar bitince cam gibi bir pekmez ortaya çıkıyor. Şeker katıyorsunuz diyenler yedikten sonra ise vazgeçemiyorlar” ifadelerini kullandı. 2 yıl öncesinde kadar köylerinde 7-8 tane olan mahsereden sadece bir tane kaldığını ve 100 yıldır aktif olarak çalıştığını belirten Yeşilbağ, “Bu mahsere tam 100 yıldır var. Dedemizden kalma imece usülüyle çalıştırdığımız bir sistemdir. Bu sistemde 7 kiloluk yaş üzümden 1 litre pekmez çıkıyor” şeklinde konuştu. Yeşilbağ, 24 saat çalıştırılan mahserede günlük 150 kilo yaş üzümden 1 ton 200 litre pekmez çıkarıldığını ve çıkarılan pekmezin ise litresini 250 TL’den sattığını söyledi.
24 Eylül 2024 Salı - 11:50
Matematik dünyasına Gaziantep Kolej Vakfı damgası
Kanada Waterloo Üniversitesi Matematik Bölümü tarafından düzenlenen 2024 Uluslararası Matematik Yarışması’na katılan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Cemil Alevli Koleji öğrencileri Türkiye’yi gururlandırdı. Kanada Waterloo Üniversitesi Matematik Bölümü tarafından düzenlenen 2024 Uluslararası Matematik Yarışması’na katılan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Cemil Alevli Koleji öğrencileri elde ettikleri sonuçlarla Türkiye’yi ve Gaziantep’i gururlandırdı. Öğrencilerin elde ettiği uluslararası matematik başarılarıyla ilgili bir değerlendirme yapan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri Müdürü Alper Kaplan sonucun gerek kentimiz için gerekse ülkemiz için büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Öğrencilerin İngilizce matematik terminolojisini kullandığı kendi içlerinde zorluk derecesine göre farklı kategoriler içeren açık uçlu sorulara karşı analitik düşünme becerilerinin ölçüldüğü Waterloo University The Centre for Education of Mathematics and Computing (CEMC) birimi tarafından hazırlanan sınava her yıl binlerce öğrenci katılmaktadır. Kanada Waterloo Üniversitesi Matematik Bölümü tarafından düzenlenen 2024 Uluslararası Matematik Yarışması’nda Gaziantep Kolej Vakfı Özel Cemil Alevli Koleji (IB) 11. sınıf öğrencimiz Elif Sude Sayar “Galois” ve 12. sınıf öğrencimiz Yağmur Turan “Hypatia” kategorilerinde dereceye girerek madalya almışlardır. Sınava giren tüm öğrencilerimizi tebrik eder, eğitim hayatında başarılar dileriz” dedi. Dereceye giren öğrencileri ödüllendiren GKV Özel Liseleri Müdürü Alper Kaplan öğrencilere günün anısına birer teşekkür şilti takdim ederek başarılarının devamını diledi.
24 Eylül 2024 Salı - 11:50
Musullu’dan ZUCHEX çıkarması
12 yıldır ev aletleri sektöründe faaliyet gösteren Musullu Küçük Ev Aletleri, bu yıl 34’üncüsü düzenlenen ZUCHEX Fuarı’nda birbirinden prestijli ve özel ürünlerini sergiledi. Ev ve Mutfak Eşyalar Fuarı ZUCHEX 19-22 Eylül tarihleri arasında TÜYAP Fuar Merkezi’nde ziyaretçilere kapısını açtı. AR-GE çalışmaları sonucu ihracat pastasından önemli bir dilim alan Musullu; yurtdışında en çok tercih edilen yerli ve milli ürünlerini de bu fuarda sergiledi. Musullu Ev Aletleri 2. Holdeki, F-10 numaralı standında ziyaretçilerini ağırladı. Yurtiçinden ve yurtdışından misafir ve temsilcilerinden tam not aldı. Başta Ukrayna, Yunanistan ve Polonya olmak üzere balkan ülkelerinden Ortadoğu’dan gelen ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Her geçen gün ürün gamını inovatif çözümlerle genişleten Musullu Küçük Ev Aletleri, ZÜCHEX Fuarı’nda sektörde gelecek yıl kendinden söz ettirecek ürünlerle fuarda ziyaretçilerini ağırladı. “Alan da mutlu satan da” mottosu, “Yüksek Kaliteli Ürün, Özgün tasarımlar ve Doğru Fiyat” sloganlı ürünlerle fuarda boy gösteren olan Musullu standında rekabetçi fiyatlarıyla katı meyve sıkacağından blender’a, tost ve çay makinelerinden hamur yoğurma makinesine, birçok hizmeti tek bir makinede toplayan “mutfak şefi”nden mikser çeşitlerine kadar birçok ürünü ziyaretçilerin ve tedariklerin beğenisine sundu. Musullu standında ayrıca; turbo fırın, özel yapım döküm tost makinesi, et kıyma makinesi, kişisel bakım ürünleri, ısıtıcı çeşitleri gibi yüzlerce son teknolojik ürünlerini sergiledi. Musullu Küçük Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Adil Bulur, “12 yıldır rotamızdan sapmadan yolumuzda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi. “Daima daha iyisi” bakış açısıyla Türkiye’yi birçok pazarda temsil eden musullu yurtiçi bayilik çalışmalarının yani sıra ihracattaki hedeflerine de her geçen yıl daha da önem veriyor Musullu, 1997 yılında bu yana faaliyetlerini sürdürüyor. Fuar ve firmayla ilgili bilgiler aktaran Musullu Küçük Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Adil Bulur, “12 yıldır planlamalarımız doğrultusunda geleceğe dönük stratejimiz yenilikçi üretim, AR-GE, satış ve pazarlama faaliyetlerimizi koordineli bir şekilde ve büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Dolayısıyla rotamızda emin adımlarla ilerliyoruz” şeklinde konuştu. Musullu rüzgarı esecek Musullu Küçük Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Adil Bulur konuşmasında, “Bu tarz organizasyonlar yurtdışı pazarlarına açılmak, iç pazarda satış ağını genişletmek ve yeni iş birlikleri ve portföy açısından son derecede önem arz ediyor. Bu bakış açısıyla Musullu Küçük Ev Aletleri markamız çatısı altında geliştirdiğimiz birbirinden inovatif ürünler ve rekabetçi fiyatlarıyla fuardaki yerimizi aldık. Geçtiğimiz yıl da çok verimli bir fuar olmuştu. Bu yıl da yeniden katılma kararı aldık. Hem yurtdışından hem de yurtiçinden çok olumlu görüşmeler gerçekleştirdik. Fuar Musullu markası için çok iyi geçtiğini söyleyebiliriz. Hem sektör hem de firmamız için hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
24 Eylül 2024 Salı - 10:46
Depremzedelerin evleri villaları aratmıyor
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer alan Gaziantep’te depremzede vatandaşlar için inşa edilen konut ve köy evlerinde son aşamaya gelindi. Yapılan depreme dayanıklı ve modern evlerin görüntüsü ise villaları aratmıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder