Yerel Haberler
Gaziantep
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:37 Gaziantep’te ’Türkiye Halk Oyunları Kulüpler Arası Bölge Şampiyonası’ düzenlendi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, 2026 Yılı Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Kulüpler Arası Bölge Şampiyonası gerçekleştirildi. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu ile Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen şampiyonaya, Gaziantep, Şanlıurfa, Osmaniye, Kilis ve Mersin’den gelen ekipler katıldı. Toplumun kültürel kimliğini, yaşam biçimini, sevinçlerini ve hüzünlerini yansıtan halk oyunlarının sergilendiği yarışmalar, 8 farklı kategoride ve 2 ayrı dalda düzenlendi. Toplam 22 ekibin sahne aldığı organizasyonda, 620 sporcu Türkiye Şampiyonası’na katılabilmek için hazırladıkları performanslarını sergiledi. "Bugün gençlerimizin heyecanını gözlerinde hissediyoruz" Şampiyonanın açılış töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Feray Yılmaz, organizasyonun farklı kültürleri bir araya getiren renkli bir mozaik oluşturduğunu belirterek, "Gaziantep, İpek Yolu üzerinde bulunan birçok medeniyete ev sahipliği yapmış çok önemli bir şehir. Bugün de bu mozaiğin bir parçasını burada görüyoruz. Bizler halk oyunu deyince aslında kültürümüzün en önemli, en güzel, çok önemli bir konusunu bugün burada gerçekleştirmiş olacağız. Burada atılan her adımda yapılan her figürde aslında çok önemli bir yaşanmışlık var, çok önemli bir hikaye var. Her bölgenin kendine özel anlatımıyla kendine güzel özel fikirleri var. Bugün gençlerimizin heyecanını gözlerinde hissediyoruz. Yarışma için hepsi çok hazırlandılar. Bugün beş ilden altı yüzün üzerinde yarışmacımız grup yarışması için burada bizlere performanslarını gösterecekler. Çok güzel bir buluşmayı bugün hep beraber gerçekleştireceğiz" dedi. "Gençler bizim geleceğimiz, bu nedenle çok kıymetliler" Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Ebru Mersinli Öğütmen de konuşmasında halk oyunlarının kültürün en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, "Doğumdan ölüme, hastalıktan düğüne, göçten günlük yaşantımızdaki pek çok yaşadığımız güncel konulara kadar geçmişten bugüne aktarılan giysisiyle, müziğiyle, danslarıyla, geçmişten geleceği canlı performansla sergilenen tek kültür mirasımızdır. Bu nedenledir ki arkeolojiden, antropolojiden bile belki çok daha değerlidir bizler için. Öncelikle yeni yapılan bu muhteşem salonumuzda bize bu grup yarışmasını yapma desteğini veren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza, bu yarışmamızda emeği geçen tüm arkadaşlarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bugün burada illerinden birincilikle buraya gelmiş olan 22 ekibimizle bizim gönlümüzün birincisi. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan koruyan, onların belki gelecekte meslek edineceği, belki başka mesleklerde olsa bile hobi olarak devam edeceği halk oyunlarının güzel birer anısı olarak bugünlerden o günlere devam edecek aktivitelerimiz. Gençler bizim geleceğimiz, o yüzden bizler için çok kıymetliler" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:22 Glutensiz yaşama Şahinbey desteği Şahinbey Belediyesi, çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Şahinbey Belediyesi, Başkan Mehmet Tahmazoğlu öncülüğünde sosyal belediyecilik çalışmalarını sürdürerek çölyak hastalarına yönelik glutensiz gıda desteğini aralıksız sürdürüyor. Sosyal Market aracılığıyla, çölyak hastalarına her ay 74 çeşit glutensiz ürün ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Glutene karşı hassasiyeti bulunan ve özel beslenmek zorunda olan vatandaşlar Sosyal Market içerisinde oluşturulan özel bölümde un, makarna, atıştırmalık, pasta ve çeşitli temel gıda ürünleri vatandaşlara ücretsiz şekilde sunuluyor. Verilen hizmetten dolayı memnuniyetlerini dile getiren çölyak hastaları, özellikle glutensiz ürünlerin hem zor bulunması hem de yüksek maliyetli olması nedeniyle yapılan desteğin büyük önem taşıdığını belirterek Başkan Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür etti. "Hastalarımızın yanındayız" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, dezavantajlı gruplara yönelik desteklerin artarak devam ettiğini ifade ederek, "Şahinbey Belediyesi olarak dezavantajlı gruplarımıza her zaman destek olmaya devam ediyoruz. Çölyak hastası olup glutene karşı alerjisi olan vatandaşlarımıza Türkiye’de ilk glutensiz marketi açtık. Çünkü bu ürünleri piyasada bulmak gerçekten çok zor ve oldukça pahalı. Şahinbey Belediyesi olarak çölyak hastası kardeşlerimize unundan pastasına kadar 74 çeşit ürünü her ay ücretsiz olarak vermeye devam ediyoruz" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:56 Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar’dan zarar gören çiftçilere ziyaret Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Gaziantep’te yaşanan dolu ve fırtınadan etkilenen bölgeleri ziyaret ederek çiftçilere geçmiş olsun temennisinde bulundu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Gaziantep’te iki hafta önce meydana gelen sağanak, dolu ve şiddetli rüzgarın aynı anda etkili olduğu "süper hücre" fırtınasının çiftçilere verdiği zararı yerinde incelemek üzere kente geldi. Bayraktar, bölgedeki ziraat odası başkanları ve ilgililerle Çaybeyi Mahallesi’ndeki fıstık bahçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, Gaziantep’te etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle 380 bin dekar alanın zarar gördüğünü, hububat, baklagil, zeytin, üzüm ve Antep fıstığı gibi ürünlerin etkilendiğini ifade etti. Bayraktar, "Türkiye’de etkili olan yağışlar neticesinde yer altı sularımız beslendi. Bunun sonucunda Türkiye’de kuraklık tehdidi kalkmış durumda. Hububat başta olmak üzere olumlu etkileyecek. Bu sene buğdayda üretimin 22-23 milyon tona çıkmasını bekliyoruz" dedi. Olumsuz hava şartlarının tarımsal alanlara zarar verdiğini ifade eden Bayraktar, "Sadece Gaziantep’te değil, 65 ilimizde don etkili oldu. Bu durum tarımsal üretime büyük zarar verdi. Kuraklık afetiyle karşı karşıya kaldık ve birçok ilimizde üretim olumsuz etkilendi. Sel ve su baskınları sonucu birçok ürünümüz zarar gördü. Binlerce dekar arazi sular altında kaldı. Sadece sel değil, don felaketinden etkilenen illerimizi de gezdim. Son günlerde dolu afeti de üretime zarar vermeye başladı. Dolu dışında hortumla da karşı karşıya kaldık. Gaziantep’te hem dolu hem hortum yaşandı" şeklinde konuştu. "9 ilçesinde yaklaşık 8 bin 310 çiftçi etkilendi" Gaziantep’in 9 ilçesinde yaklaşık 8 bin 310 çiftçinin yaşanan afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, "380 bin dekar alan zarar görmüş durumda. Hububat, baklagil, zeytin, üzüm ve Antep fıstığı gibi ürünlerimiz etkilendi. Kesin hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. Gaziantep’te tarım sigortası oranının düşük olduğunu görüyoruz, şu an yaklaşık yüzde 18 seviyesinde. Ürünlerin zarar görmesi nedeniyle önümüzdeki 2-3 yıl verim kaybı yaşanabilir. Bu kayıpların karşılanmasını talep ediyoruz. Üreticimize sahip çıkma ve sahada kalmasını sağlama zamanıdır" ifadelerini kullandı. Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun ise, Bayraktar’a teşekkür ederek çiftçilerin zarar gördüğünü ve yetkililerin çiftçilere destek vermesini istedi.
Osmanlıdan günümüze yaşayan kutnu kumaşı
28 Temmuz 2024 Pazar - 11:29 Osmanlıdan günümüze yaşayan kutnu kumaşı Gaziantep’in ünlü kutnu kumaşı, tarih kokan dokusuyla asırlardır Osmanlı’dan günümüze uzanan bir miras olarak talep görmeye devam ediyor. Gaziantep’te yaşayan 4. kuşak olarak kutnu kumaşı ustalığı yapan 53 yaşındaki Yusuf Mekikçi, kutnu kumaşını geleceğe taşıyarak hem Gaziantep’in hem de Türkiye’nin bu değerli mirasını koruma ve tanıtma hedefinde emin adımlarla ilerliyor. Mekikçi, kutnu kumaşının sadece geleneksel ürünlerle sınırlı kalmadığını, yeni tasarımlar ve modern kullanımlarla da uyarlamalar yapıldığını belirtiyor. Kravat üretimi uzun yıllardır devam ederken, son dönemlerde topuklu ayakkabı ve düz ayakkabı üretimine de başladıklarını ifade etti. Ayrıca, ev tekstili ve giyim alanında da kutnu kumaşını kullanarak çeşitlilik kazandırdıklarını belirtti. “Ben 4. kuşak olarak devam ettirmekteyim” Kutnu kumaşıyla ilgili bilgi veren Mekikçi, “Kutnu kumaşı bizim ata mesleğimiz. Ben 4. kuşak olarak devam ettirmekteyim. 40 yıldır bu işin içindeyim. Kutnu Gaziantep’in tarihi olan bir kumaştır. 16. yüzyıllarda Osmanlıda kullanılmaya başlayıp günümüze kadar gelmiştir. Özelliğinin içinde bitki ipeği ve pamuk vardır. Yüzde 65 ipektir. Yüzde 35 ise pamuktur. Tamamen bitkisel en ufak bir sentetik madde yoktur” dedi. “Topuklu ayakkabı ve düz ayakkabısını da yapmaya başladık” Kutnu kumaşında yeni tasarımların çıktığını söyleyen Mekikçi, “Tasarım olarak kravatı uzun yıllardır yapıyorduk. Son dönemlerde topuklu ayakkabı ve düz ayakkabısını da yapmaya başladık. Ev tekstili ve giyime de uyarladık. Ürünlere taleplerimiz güzel. Türkiye’de 4 şubeyiz. Bu dört esnafın hiç boş kalmaması gerekiyor. Türkiye’ye ve Dünyaya üretilen bir kumaşın, üretim kapasitene bakıldığında çok gerideyiz. Kumaşımızın metresini 225 TL. Bizde fiyatlar kumaş artı maliyet olarak hesaplanır. Ayakkabılarımızı bin TL’den, kravatlar ise 125 TL’ye satıyoruz” diye konuştu.
Osmanlıdan günümüze yaşayan kutnu kumaşı
28 Temmuz 2024 Pazar - 11:13 Osmanlıdan günümüze yaşayan kutnu kumaşı Gaziantep’in ünlü kutnu kumaşı, tarih kokan dokusuyla asırlardır Osmanlı’dan günümüze uzanan bir miras olarak talep görmeye devam ediyor. Gaziantep’te yaşayan 4. kuşak olarak kutnu kumaşı ustalığı yapan 53 yaşındaki Yusuf Mekikçi, kutnu kumaşını geleceğe taşıyarak hem Gaziantep’in hem de Türkiye’nin bu değerli mirasını koruma ve tanıtma hedefinde emin adımlarla ilerliyor. Mekikçi, kutnu kumaşının sadece geleneksel ürünlerle sınırlı kalmadığını, yeni tasarımlar ve modern kullanımlarla da uyarlamalar yapıldığını belirtiyor. Kravat üretimi uzun yıllardır devam ederken, son dönemlerde topuklu ayakkabı ve düz ayakkabı üretimine de başladıklarını ifade etti. Ayrıca, ev tekstili ve giyim alanında da kutnu kumaşını kullanarak çeşitlilik kazandırdıklarını belirtti. “Ben 4. kuşak olarak devam ettirmekteyim” Kutnu kumaşıyla ilgili bilgi veren Mekikçi, “Kutnu kumaşı bizim ata mesleğimiz. Ben 4. kuşak olarak devam ettirmekteyim. 40 yıldır bu işin içindeyim. Kutnu Gaziantep’in tarihi olan bir kumaştır. 16. yüzyıllarda Osmanlıda kullanılmaya başlayıp günümüze kadar gelmiştir. Özelliğinin içinde bitki ipeği ve pamuk vardır. Yüzde 65 ipektir. Yüzde 35 ise pamuktur. Tamamen bitkisel en ufak bir sentetik madde yoktur” dedi. “Topuklu ayakkabı ve düz ayakkabısını da yapmaya başladık” Kutnu kumaşında yeni tasarımların çıktığını söyleyen Mekikçi, “Tasarım olarak kravatı uzun yıllardır yapıyorduk. Son dönemlerde topuklu ayakkabı ve düz ayakkabısını da yapmaya başladık. Ev tekstili ve giyime de uyarladık. Ürünlere taleplerimiz güzel. Türkiye’de 4 şubeyiz. Bu dört esnafın hiç boş kalmaması gerekiyor. Türkiye’ye ve Dünyaya üretilen bir kumaşın, üretim kapasitene bakıldığında çok gerideyiz. Kumaşımızın metresini 225 TL. Bizde fiyatlar kumaş artı maliyet olarak hesaplanır. Ayakkabılarımızı bin TL’den, kravatlar ise 125 TL’ye satıyoruz” diye konuştu. (FA-LO-Y)
Komşusundan aldığı masal kitabı 68 dil öğrenmesine vesile oldu
28 Temmuz 2024 Pazar - 10:57 Komşusundan aldığı masal kitabı 68 dil öğrenmesine vesile oldu Gaziantep Şahinbey Sosyal Bilimler Lisesinde İngilizce öğretmenliği yapan Enis Tataroğlu, 10 yaşında okuduğu Almanca masal kitabından etkilenerek başta İngilizce, Almanca ve ölü diller de dahil olmak üzere toplam 68 dil öğrendi. Gaziantep’te yaşayan 46 yaşındaki İngilizce öğretmeni Enis Tataroğlu, dil öğrenme serüvenine ilkokul yıllarında Almanya’dan gelen komşularından aldığı bir Almanca masal kitabıyla başladı. Başlangıçta Almanca ile çıktığı yolda İngilizce öğrenerek öğretmenliğe başlayan Tataroğlu, yaptığı çalışmalarla dikkatleri üzerine çekti. Tıp, müzik, sanat tarihi gibi çeşitli alanlarda yaptığı araştırmalar onu farklı diller öğrenmeye itti. Bu tutkusu sayesinde 1 ayda 1 dil öğrenmeyi başaran Tataroğlu, 68 farklı dil öğrenerek bir rekor kırdı. Tataroğlu’nun başarısı, 11 ili etkileyen Kahramanmaraş depremlerinde Japonya’dan Gaziantep’e gelen arama-kurtarma ekiplerine gönüllü tercümanlık desteği vermesiyle daha da anlam kazandı. Bu özverili çalışması, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yılın öğretmeni seçilmesini sağladı. Yılın öğretmeni ödülünü alan Enis Tataroğlu, şimdi 35 dil bilen Johan Vandewalle’nin dünya rekorunu egale ederek Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi hedefliyor. Dil öğrenme konusundaki azmi ve başarısıyla Tataroğlu, birçok kişiye ilham vermeye devam ediyor. “Hatıra olarak verdikleri kitap dil öğrenmeme vesile oldu” Dil öğrenmeye Almanca masal kitabıyla başladığını söyleyen Enis Tataroğlu, “Ben 1988 yılında tatile gittiğimiz Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Alman turistleri görüyordum, konuşmaya basit kelimelerle başladım. Orada o turistlerle konuşmak istedim. Sonra ben bu dili daha iyi öğrenmeye karar verdim. O sırada da Almanya’dan gelen komşumuz İsviçre’de bir trafik kazası geçirdiler ve kızlarını kaybettiler. Kızlarının Almanca kitapları vardı. Ben ilkokul çağlarındayken o kitapları hatıra olarak bana verdiler. Dolayısıyla kitapları okuyarak başladım. Kitabın adı ise Parmak Kızın Almanca serisiydi. O kitapta hem Türkçe, Almanca hem de gramatik açıklamalar bulunuyordu o benim dil öğrenmeme vesile oldu” dedi. “Ölü dillerden Livonca ve Tatarca’yı da öğrendim” İnternet ve videolar sayesinde normal dillerin yanı sıra ölü diller kategorisinde bulunan Livonca ve Tatarca’yı da öğrendiğini aktaran Tataroğlu, “Dil öğrenmeye önce Almanca ile başladım. Sonra İngilizce, Hollandaca, Fransızca olacak şekilde öğrenmeye başladım. Kitapçılar da bana özenle bahsedeceğim katkılarda bulundular. Ben bu zamana kadar 68 dil öğrendim ama hiç dil okuluna veya eğitim alacağım bir kursa gitmedim. Sadece kitaplar ve internet aracılığıyla öğrendim. Ölü dillere olan merakımdan dolayı Livonca dilini öğrendim. Livonca Finlandiya ve Estonya arasında bir dil. Bunu öğrenmenin kolay bir imkanı bulunmuyordu ama ben internet ve videolar sayesinde Livoncayı ve Tibetçeyi öğrendim” ifadelerini kullandı. “1 ayda 1 dil öğreniyorum” 1 ayda 1 dil öğrendiğini ve tüm herkesin bunu çeviri uygulamalarıyla teyit edebileceğini söyleyen Tataroğlu, “Henüz bildiğim diller arasında söylemiyorum ama öğrendiğim 48 ayrı dil daha var. Bu sayı git gide artabilir. Yeter ki öğrenmem için imkan olsun. Dil öğrenmeyi maddiyat için düşünenler asla bu işe girmesin. Hizmet için düşünenler girsin. Benim bu kadar dili bildiğime inanmayanlar, çeviri uygulamalarından bakarak hangi dile ne sorarlarsa sorsunlar doğru söylediğimi netleştiriyorlar. Ben bir dili grameriyle ve kelime hazinesiyle ortalama 1 ayda öğreniyorum ama ister istemez bilmediğimiz kelimeler de olabiliyor” ifadelerine yer verdi. “Guinness bir fırsat verirse bunu değerlendirmek isteyen Tataroğlu, 35 dil bilen Johan Vandewalle’nin rekorunu egale ederek adını rekor kitaplarına yazdırmak istediğini söyledi. Diğer yandan Tataroğlu, 68 dil bildiğini ve içlerinde ise en sevdiği dilin Megrelce olduğunu söyledi. “Deprem sürecindeki çalışmaları onu yılın öğretmeni yaptı” 68 dil bilen Enis öğretmeni deprem sürecinde yaptığı katkılarından dolayı takdir eden Okul Müdürü Cengiz Ceylan, “Enis hocamı ben takdir ediyorum. Kendisi Japonya’dan Türkiye’ye gelen arama kurtarma ekiplerine gönüllü olarak tercümanlık yaparak destek oldu. Bundan dolayı bakanlığımız geçen yıl kendisini yılın öğretmeni seçti. Diğer yandan Enis hocamın 68 dil bilmesi, bizim için ve öğrencilerimiz için ufuk açıcı nitelikte. Öğrencilerimiz bunun farkında olduğu için teneffüste farklı dillerde sohbet ettiklerinde etkileniyorlar. Haliyle sayısız öğrenciye ufuk olma noktasında hocamın çalışmalarını benimsiyorum” diye konuştu.
Gaziantep’te geleceğin E-sporu HADO tanıtıldı
27 Temmuz 2024 Cumartesi - 19:29 Gaziantep’te geleceğin E-sporu HADO tanıtıldı Türkiye’nin ve geleceğin E-sporu HADO, Gaziantep’te Doğa Koleji’nin öncülüğünde tanıtım lansmanı gerçekleştirdi. Ülkemizde 1990’lı yılların popüler çocuk oyunları arasında yer alan yakan top oyunu, dijital HADO oyunu ile Gaziantep’te bir AVM’de düzenlenen lansmanla tanıtıldı. HADO sporunun tanıtımı ve yaygınlaştırılması için Doğa Koleji öncülüğünde düzenlenen etkinlikler, 27 Temmuz Cumartesi günü itibarıyla başladı. Çığır açan VR teknoloji ve spor birleşimi, şimdi Gaziantep Doğa Koleji’nde kurulan teknolojik altyapı ile bölgedeki gençlerle buluşacak. Gaziantep Doğa Koleji öncülüğünde gerçekleştirilen lansman bölgede E-spor alanında atılan en büyük adımlardan biri olması bekleniyor. Gaziantep Doğa Koleji’nde HADO: Geleceğin sporu şimdi okullarda Gaziantep Doğa Koleji, HADO’nun Güneydoğu’daki temsilcisi olarak bu heyecan verici sporu öğrencileriyle okul programı içerisinde buluşturuyor. Okulda kurulan HADO altyapısı, öğrencilerin teknoloji ve sporun büyülü dünyasında yeteneklerini keşfetmelerine imkan tanıyacak. “Öğrencilerimizin bu teknolojiyi deneyimlemesini istiyoruz” HADO’nun okulda spor aktivitesi olarak sunulacağını söyleyen Gaziantep Doğa Koleji Kampüs Müdürü Ümit Ünal, “Biz özel okulların sadece kendi alanındaki öğrencilerini geliştirmek değil, şehrin ve bölgenin gelişimine katkı sunması da gerekiyor. Bu anlamda yenilikleri de takip ederek öğrencilerimizin de farklı alanlarda yaşam tecrübesi kazanmasını isteyen bir okuluz. HADO’da geleceğin VR teknolojisini kullanarak çok farklı bir deneyim alanı sunmakta. Bu deneyim alanını hem öğrencilerimize hem de bölge insanlarına açmak istedik. Diğer yandan programlı bir şekilde uyguladığımız çok farklı derslerimiz var. HADO’yu da direkt ders içeriklerimizin içerisine gömerek hem spor aktivitesi, spor okulu adı altında açmak hem de ders içeriklerinde kullanarak öğrencilerimizin bu teknolojiyi deneyimlemesini istiyoruz. Biz bu teknolojik oyunun Doğa Koleji’ne mal olmasını istemiyoruz. Dolayısıyla bölge için büyük avantaj olan bu sporu Güneydoğu bölgesindeki öğrencilerin de deneyimlemesini istedik” dedi. “HADO, yakan top oyunun 2025 versiyonudur” HADO hakkında bilgiler veren ve geçmişte oynanan oyunların VR teknolojisiyle tekrar oynanabildiğini belirten HADO Türkiye Direktörü Koray Erdemir, “HADO, 2016 yılında Japonya’da çıkmış olan, şu an 60 ülkede milli takım seviyesinde oynanan ve uluslararası organizasyonları yapılan ve Türkiye’de milli takımı olan, üniversitelerde HADO takımları olan, diğer yandan 300 okulda spor bünyelerinde HADO takımları olan bir spor branşıdır. HADO, arttırılmış gerçeklik gözlüğü olan VR teknolojisiyle 3’e 3 olacak şekilde oynanıyor. HADO, çocukluğumuzun oyunlarından olan yakan topun 2025 versiyonudur. HADO’nun en büyük özelliği 7 yaş üstü tüm herkesin aynı sahada aynı yerde cinsiyet ayrımı gözetmeksizin oynayabiliyor. Benim buradaki en büyük teşekkürüm Doğa Koleji’ne. Çünkü bölgede çok büyük bir liderlik yapıyorlar. İnanıyorum ki en kısa zamanda diğer okullarına da bu yayılarak bölgenin en hızlı HADO konusunda ilerleyen, okul sporlarında da şampiyonlukları olan takım kuracağına ve bu spor dalını ileri seviyelere taşıyan bir okul olacaklarına eminim” diye konuştu.
Güneydoğu’da HADO rüzgarı
27 Temmuz 2024 Cumartesi - 18:36 Güneydoğu’da HADO rüzgarı Türkiye’nin ve geleceğin E-sporu HADO, Gaziantep’te Doğa Koleji’nin öncülüğünde tanıtım lansmanı gerçekleştirdi. Ülkemizde 1990’lı yılların popüler çocuk oyunları arasında yer alan yakan top oyunu, dijital HADO oyunu ile Gaziantep’te bir AVM’de düzenlenen lansmanla tanıtıldı. HADO sporunun tanıtımı ve yaygınlaştırılması için Doğa koleji öncülüğünde düzenlenen etkinlikler, 27 Temmuz cumartesi günü itibariyle başladı. Çığır açan VR teknoloji ve spor birleşimi, şimdi Gaziantep Doğa Koleji’nde kurulan teknolojik altyapı ile bölgedeki gençlerle buluşacak. Gaziantep Doğa Koleji öncülüğünde gerçekleştirilen lansman bölgede E-spor alanında atılan en büyük adımlardan biri olması bekleniyor. Gaziantep Doğa Koleji’nde HADO: Geleceğin sporu şimdi okullarda Gaziantep Doğa Koleji, HADO’nun güneydoğudaki temsilcisi olarak bu heyecan verici sporu öğrencileriyle okul programı içerisinde buluşturuyor. Okulda kurulan HADO altyapısı, öğrencilerin teknoloji ve sporun büyülü dünyasında yeteneklerini keşfetmelerine imkan tanıyacak. “Öğrencilerimizin bu teknolojiyi deneyimlemesini istiyoruz” HADO’nun okulda spor aktivitesi olarak sunulacağını söyleyen Gaziantep Doğa Koleji Kampüs Müdürü Ümit Ünal, “Biz özel okulların sadece kendi alanındaki öğrencilerini geliştirmek değil, şehrin ve bölgenin gelişimine katkı sunması da gerekiyor. Bu anlamda yenilikleri de takip ederek öğrencilerimizin de farklı alanlarda yaşam tecrübesi kazanmasını isteyen bir okuluz. HADO’da geleceğin VR teknolojisini kullanarak çok farklı bir deneyim alanı sunmakta. Bu deneyim alanını hem öğrencilerimize hem de bölge insanlarına açmak istedik. Diğer yandan programlı bir şekilde uyguladığımız çok farklı derslerimiz var. HADO’yu da direk ders içeriklerimizin içerisine gömerek hem spor aktivitesi, spor okulu adı altında açmak hem de ders içeriklerinde kullanarak öğrencilerimizin bu teknolojiyi deneyimlemesini istiyoruz. Biz bu teknolojik oyunun Doğa Kolejine mal olmasını istemiyoruz. Dolayısıyla bölge için büyük avantaj olan bu sporu Güneydoğu bölgesindeki öğrencilerin de deneyimlemesini istedik” dedi. “HADO, yakan top oyunun 2025 versiyonudur” HADO hakkında bilgiler veren ve geçmişte oynanan oyunların VR teknolojisiyle tekrar oynanabildiğini belirten HADO Türkiye Direktörü Koray Erdemir, “HADO, 2016 yılında Japonya’da çıkmış olan, şuan 60 ülkede milli takım seviyesinde oynanan ve uluslararası organizasyonları yapılan ve Türkiye’de milli takımı olan, üniversitelerde HADO takımları olan, diğer yandan 300 okulda spor bünyelerinde HADO takımları olan bir spor branşıdır. HADO, arttırılmış gerçeklik gözlüğü olan VR teknolojisiyle 3’e 3 olacak şekilde oynanıyor. HADO, Çocukluğumuzun oyunlarından olan yakan topun 2025 versiyonudur. HADO’nun en büyük özelliği 7 yaş üstü tüm herkesin aynı sahada aynı yerde cinsiyet ayrımı gözetmeksizin oynayabiliyor. Benim buradaki en büyük teşekkürüm Doğa Kolejine. Çünkü bölgede çok büyük bir liderlik yapıyorlar. İnanıyorum ki en kısa zamanda diğer okullarına da bu yayılarak bölgenin en hızlı HADO konusunda ilerleyen, okul sporlarında da şampiyonlukları olan takım kuracağına ve bu spor dalını ileri seviyelere taşıyan bir okul olacaklarına eminim” diye konuştu. (UD-SVY-Y)
Başkan Şahin, Haydi Halk Ekmek Fabrikası’nı ziyaret etti
27 Temmuz 2024 Cumartesi - 16:04 Başkan Şahin, Haydi Halk Ekmek Fabrikası’nı ziyaret etti Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yeni açılan ve günlük 120 bin adet ekmek üretecek olan Halk Ekmek Fabrikası’na ziyarette bulundu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı HAYDİ büfeleri için yeni açılan Halk Ekmek Fabrikasına ziyarette bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Bir ay içerisinde el değmeden çok kaliteli ekmeğimizi üreteceğiz ve HAYDİ büfelerinde de halkımızın talep ettiği kaliteli ekmeği uygun fiyata halkımızla buluşturacağız” açıklamasında bulundu. Şehrin ekmek ihtiyacını karşılamak üzere HAYDİ büfeleri için kurulan tam otomatik sisteme sahip ekmek üretim fabrikası teorik olarak günlük 120 bin adet ekmek üretimiyle hizmete girecek. “Vatandaşın talebini karşılamak için kendi ekmek fabrikamızı kurma kararı aldık” Gastronomi şehrinde ekmek çeşitliliğinin ve ekmek kalitesinin çok önemli olduğunu belirten Başkan Fatma Şahin, “Gastronomi şehrinde biz önce Tarım Daire Başkanlığını kurduk. Ata tohumu, ana tohumu ürettik. Sertifikalı buğday tohumu dağıttık. Çiftçimizin mazot desteğini verdik. Cansuyu projesiyle toprağın suyla buluşmasını sağladık. Çok kaliteli buğday üretimini tesis ettik. Bir taraftan da gıdaya dayalı büyük bir tesisimiz var. Önce meslek lisesinde ekmek ürettik. Meslek lisesinde ürettiğimiz ekmeği de HAYDİ büfelerinde satmaya başladık. Çok yüksek memnuniyet oldu. Çok daha fazla ekmek talebi oldu. Vatandaşın talebini karşılamak için kendi ekmek fabrikamızı kurma kararı aldık” ifadelerini kullandı. Vatandaşın artan ekmek talebine karşılık ekmek fabrikası kurma kararı aldıklarını belirten Şahin, sürdürülen çalışmayı anlatarak, “Çok güzel araştırmalar yapıldı. Bu konuda iddialı olan üretim merkezlerini gittiler incelediler. Sonrasında bu merkezin kurulmasına karar verdik. Montaj aşaması bitmek üzere bir ay içerisinde el değmeden çok kaliteli ekmeğimizi üreteceğiz ve HAYDİ büfelerinde de halkımızın talep ettiği kaliteli ekmeği uygun fiyata halkımızla buluşturacağız. En önemli şey beşerî sermaye. Yetişmiş insan gücü. İyi ekmekçi yetiştirmek. Aslında bu uzmanlaşmayı da getiriyor. Meslek lisesinde yetişmiş öğrencilerimizin buraya gelip ustalık yapması da çok sayıda iyi ekmekçinin yetişmesini de sağlamış olacağız. Halkımızın da kaliteli ekmeği daha uygun bir fiyata yemesini sağlamış olacağız. Halkımıza hayırlı uğurlu olsun” şeklinde konuştu. Gaziantep halk ekmek fabrikası hakkında Yeni açılan modern fabrika, Gaziantep’te ekmek üretiminde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. HAYDİ büfeleri sayesinde vatandaşlar, fabrikada üretilen ekmeklere kolayca ulaşabilecek ve taze, hijyenik ekmek tüketme imkânına sahip olacak. Türkiye’de örneği az olan ve tamamen doğalgaz ile çalışacak olan fabrika 13 bin 575 metrekare alan üzerine kuruldu. Üç bölüm halinde yapılan tesiste birinci bölüm depolama, ikinci bölüm üretim, üçüncü bölüm ise ambalajlama, paketleme ve sevkiyat şeklinde yapıldı. Tam otomatik ekmek üretim hattı ile hijyenik ve modern tekniklerle üretim yapacak şekilde tasarlanan fabrika, altyapısı itibariyle üretim kapasitesini dört katına kadar artırabilecek özellikte. Kurulumu tamamlanan tesisin, bir ay sonra ilk deneme ürünlerini piyasaya sunması planlanıyor. Üretim aşamasında insan eli değmeden, tamamen otomatik makinelerle ekmek üretimi gerçekleştirilecek. Fabrika, ISO 9001 kalite standartlarına uygun olarak işçilere üretim öncesi eğitim verecek ve hijyen standartları öğretilecek. Bu eğitimlerle, amaç temiz, sağlıklı ve uygun fiyatlı ekmeği Gazianteplilere sunmak. Fabrikanın ürettiği ekmekler, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin HAYDİ büfeleri aracılığıyla halka ulaştırılacak.
Başkan Yılmaz’dan emeklilere yönelik özel proje
27 Temmuz 2024 Cumartesi - 15:44 Başkan Yılmaz’dan emeklilere yönelik özel proje Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, emeklilerin sosyal hayatını zenginleştirmek ve tarih bilincini artırmak amacıyla önemli bir projeye imza attı. 50-60 yaş arası emeklilere yönelik başlatılan ‘Karkamış Antik Kenti Turu’ projesi, emeklilere unutulmaz bir deneyim sunuyor. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, sosyal ve kültürel projelerine bir yenisini daha ekleyerek, emeklilere yönelik özel bir tur projesi başlattı. ‘Karkamış Antik Kenti Turu’ projesi kapsamında, 50-60 yaş arasındaki emekliler, Karkamış Antik Kenti’ni ziyaret ederek tarihin derinliklerine yolculuk yapma fırsatı buluyorlar. Tarihin kalbine yolculuk Karkamış Antik Kenti, tarihi M.Ö. 3000 yılına kadar uzanan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir arkeolojik alan olarak biliniyor. Bu antik kent, Hitit, Asur ve Babil gibi medeniyetlerin izlerini taşıyor. Şehitkamil Belediyesi’nin düzenlediği tur, katılımcılara bu kadim medeniyetlerin kalıntılarını yakından görme ve tarihi bilgilerini artırma fırsatı sunuyor. “Katılımcılarımıza unutulmaz bir deneyim sunacak” Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, “Emeklilerimizin, sosyal hayata daha aktif katılım sağlamaları ve tarihi değerlerimizi tanımaları amacıyla böyle bir proje başlattık. Karkamış Antik Kenti’nin zengin tarihi, katılımcılarımıza unutulmaz bir deneyim sunacak. İlerleyen dönemlerde benzer projelerle vatandaşlarımızı farklı kültürel ve tarihi alanlarla buluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Emekliler, memnuniyetlerini ifade ettiler” Tura katılan emekliler, projenin kendilerine hem bilgi hem de eğlence dolu bir gün sunduğunu söylediler. Turdan duydukları memnuniyeti dile getiren emekliler, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a teşekkür etti. Başvurular devam ediyor ‘Karkamış Antik Kenti Turu’ projesinden yararlanmak isteyen emekliler, Şehitkamil Belediyesi resmi internet sitesi üzerinden kolaylıkla başvuru yapabilirler.
Şehitkamil’de verilen sözler yerine getiriliyor
27 Temmuz 2024 Cumartesi - 13:09 Şehitkamil’de verilen sözler yerine getiriliyor Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, göreve gelmeden önce verdiği sözleri bir bir yerine getirmeye devam ediyor. Başkan Yılmaz, başarılı çocuklara yönelik bisiklet sözü de dâhil olmak üzere verdiği tüm vaatleri yerine getirerek takdir topluyor. Başkan Umut Yılmaz, son olarak başarılı çocuklara bisiklet dağıtımı yaparak onların mutluluğuna katkı sağladı. Aktoprak Mahallesi’nde gerçekleştirilen Bisiklet Dağıtım Töreni’nde, takdir ve teşekkür belgesi alarak Şehitkamil Belediyesi’ne başvuran öğrencilere bisikletleri, bizzat Umut Yılmaz tarafından teslim edildi. Tüm vaatler yerine getiriliyor Göreve geldiği günden bu yana kent lokantaları ve emeklihane açan, kuşçulara ücretsiz yem dağıtan, öğrencileri Erzin’e ve Samsun’a götüren, dondurma karavanı projesi ile çocuklara dondurma ulaştıran, ilçe genelinde dar gelirli ailelere gıda desteğinde bulunan Başkan Umut Yılmaz, çocuklara yönelik bisiklet sözünü de yerine getirdi. “Bu bir siyaset değil” Törende konuşan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, “Biz, nerede bir çocuk varsa onu mutlu edebiliyorsak ne mutlu bize. Bu çocuklar, 18 yaşına geldiklerinde bir abi bize bisiklet vermişti diye hatırlar da bizim için bir dua ederse ne mutlu bize. Bu bir siyaset değil. Bu bir politika değil. Çocuklarımıza bu bisikletleri hediye ettik. Analarının ak sütü kadar helal olsun. Çünkü onlar, çalıştı başardı. Takdir, teşekkür belgelerini aldılar. Tüm çocuklarımız takdirlik çocuklar. Bizden de takdir aldılar. Güle güle kullanın çocuklar” dedi. Bisiklet teslimleri devam edecek Bisiklet teslimlerine kırsal mahallerden başladıklarını ifade eden Başkan Umut Yılmaz, her gün farklı mahallerde bisiklet teslimlerinin süreceğini söyledi. 8 Ağustos tarihine kadar tüm kırsal mahallelerde yaşayan öğrencilere bisikletlerin teslim edileceğini kaydeden Başkan Yılmaz, ardından 2. etap bisiklet dağıtım programını başlatacaklarını bildirdi. Veliler memnun, çocuklar mutlu Törende bisikletlerine kavuşan çocukların yüzlerindeki mutluluk ve sevinç gözlerden kaçmazken, veliler de Başkan Yılmaz’a teşekkürlerini iletti. Yılmaz’ın çocuklara verdiği değeri ve onlara sağladığı destekleri takdir eden veliler, duydukları memnuniyeti ifade ettiler.