Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep’in tarihi çarşılarında bayram yoğunluğu 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:10:29 Gaziantep’te Kurban Bayramı tatilinde yaşanan turist akını, tarihi çarşılarda çifte bayram yaşattı. Kurban Bayramı’nın 1’inci gününde Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Zincirli Bedesten Çarşısı’nda yaşanan hareketlilik esnafa çifte bayram yaşattı. Vatandaşların ve turistlerin özellikle Antep fıstığı, şekerleme, lokum, çikolata, kurutmalık ve baharat tezgahlarına ilgi gösterdiği tarihi çarşılarda hareketlilik gün boyu devam etti. Tatil nedeniyle kenti ziyaret eden yerli turistler de alışverişe çıkınca tarihi çarşılarda adım atacak yer kalmadı. Kentin en köklü ve işlek ticaret merkezlerinin başında gelen Kültür Yolu bölgesindeki tarihi çarşılarda yoğunluk yaşanırken, esnaf bu çifte bereketten son derece memnun olduğunu dile getirdi. "Yoğunluktan esnaf olarak çok memnunuz" Bayram yoğunluğundan memnun olduklarını belirten tarihi Almacı Pazarı esnaflarından Fatih Özsefil, "Yakın ve uzak illerden turistler şehrimize akın etmeye başladılar. Kahramanmaraş, Adana, Şanlıurfa, Mardin, Mersin, Ankara ve İstanbul’dan turistler şehrimize akın akın geliyorlar. Bu yoğunluk hepimize yaradı. Bu yoğunluktan esnaf olarak çok memnunuz ve Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması bizi çok memnun etti. Gaziantep’imize, tarihi çarşılara, yemeye, içmeye ve gezmeye çıkıp çıkıp gelsinler" dedi. "GAP turları akın akın gelmeye başladı" Her bayram öncesi Gaziantep’te yoğun bir kabalalık olduğunu belirten Sedat Akbayram ise, "Özellikle GAP turları akın akın gelmeye başladı. Çok yoğun bir şekilde baharat satışımız devam ediyor ve herkes Gaziantep’ten memnun kalıyor. Salça, baharat, Antep fıstığı ve kurutmalık satıyoruz. Turistler yöresel ünleri, katmeri, baklavayı tadıyorlar ve çok beğeniyorlar. Giderken de bu lezzetlerden alıyorlar. Biz şu an satışlardan memnunuz. İnşallah yoğunluk bayram sonuna kadar bu şekilde devam eder" ifadelerini kullandı. "Bayramda da vatandaşlarımızı bekliyoruz" Bayram günleri öncesinde ve sonrasında tarihi çarşılarda anormal bir kalabalık ve yoğunluk meydana geldiğini, neredeyse adım atacak yar kalmadığını söyleyen Muharrem Kervancı, "Vatandaşlarımız kurutmalık, biber, salça, baharat ve Antep fıstığına akın ediyor. Baklava ve katmerimize yoğun talep oluyor. Bayramda da vatandaşlarımızı bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Bayram heyecanını yaşamaya geldik" Kurban Bayramı tatili nedeniyle ailesiyle birlikte Kahramanmaraş’tan Gaziantep’e geldiklerini belirten Ferhat Albayrak, "Gaziantep’in güzelliklerini, bayram heyecanını yaşamaya geldik. Çok güzel bir ortam var. İnsanlar çok sıcak kanlı ve şu anda bayram alışverişindeyiz. Baharatlarımızı aldık, Antep fıstığımızı, baklavamızı alıp eve doğru gitmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:38 Gaziantep’te acemi kasaplar acilleri doldurdu Gaziantep’te kurban kesimi sırasında kendilerini yaralayan vatandaşlar, acil servislerde yoğunluğa neden oldu. Gaziantep’te Kurban Bayramı’nın ilk gününde bayram namazının ardından kurbanlıklarını kesmeye çalışan bazı vatandaşlar, dikkatsizlik sonucu çeşitli yerlerinden yaralandı. Kent merkezi ile ilçeler, beldeler ve kırsal mahallelerde kurban kesimine yardım eden vatandaşlar, bıçak, satır ve hayvan darbeleri nedeniyle yaralanarak hastanelere başvurdu. Özellikle el, kol, ayak ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, başta Şehitkamil Devlet Hastanesi olmak üzere kentteki çeşitli hastanelerin acil servislerinde tedavi altına alındı. Acemi kasapların yoğunluğu nedeniyle hastanelerde hareketli anlar yaşandı. "Elime 3 dikiş attılar" Yaşadığı talihsiz olayı anlatan Hatice Durnaoğlu, "Kurbanlık asılıydı, ağırlık fazla olduğu için ip kaldırmadı ve düştü. Bıçakta elime değdi. Hastaneye geldim ve elime 3 dikiş attılar" dedi. "Acemi kasaplığım tuttu" 10 adet kurbanlığın 9’unu kestiğini, sonuncusunda ise acemi kasaplığının tuttuğunu söyleyen Mahmut Güneş, "10 adet koyunumuz vardı. 9’unu kestim, sonuncu kurbanlıkta elimi kestim. Acemi kasaplığım tuttu. Gaziantep Şehir Hastanesi’ne yönlendirdiler. Muhtemelen ameliyat olacakmışım. Çünkü derin bir şekilde kası kesmişim" ifadelerini kullandı. "Üzerimde yorgunluk vardı, elimi kestim" Fatih Cihan ise yorgunluktan dolayı elini kestiğini belirterek, "Kurbanlıkları kestiğim esnada üzerimde bir yorgunluk vardı, ciğeri çıkarırken elimi kestim. Şu anda da tedavimi oldum, evime gidiyorum" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 21:24 Türkiye ile Gana arasında stratejik sektörlerde 10 milyar dolarlık anlaşma Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ve Gana Cumhuriyeti parlamentosu milletvekillerinden oluşan heyet, Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sağlamak amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi organizasyonuyla Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdi. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Akwasi Opong Fosu ve heyeti Ankara’da kamu kurumları ve çok fazla sayıda SANKON üyesi şirketleri ve fabrikaları ziyaret ederek temaslarda bulundu. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr Akwasi Opong Fosu, Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sağlamak amacıyla inşaat, altyapı ve üst yapı, enerji, teknoloji, sağlık yatırımları, tekstil, gıda, ilaç sanayi, savunma sanayi, altın madenleri, petrol ve akaryakıt gibi stratejik ve önemli sektörleri kapsayan anlaşmaya imza attı. Anlaşma ile Türk şirketlerinin Afrika kıtasındaki devletlerde faaliyet gösteren Afrika Küresel Acil Yatırımları Merkezi AGEC ile SANKON iki ülke arasında ticari hacmi 10 milyar doları bulan ekonomik ve ticari işbirliği yapacak. Türkiye ile Gana arasında yapılan imza töreninde anlaşmayı Türk şirketleri adına SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu imzalarken Gana Cumhuriyeti adına eski Ekonomi Bakanı ve yeni mevcut hükümette Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu Afrika Küresel Acil Yatırımlar Merkezi AGEC Başkanı sıfatıyla imzaladı. Ekonomik ve ticari işbirliği anlaşması imza töreninde konuşan SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, "Yapılan bu anlaşmanın iki ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacağına olan inancımız tamdır. Türk şirketleri olarak Gana Cumhuriyetindeki projelerde görev almaya hazırız, bugün imzaladığımız anlaşmanın şartlarını yerine getirmeye, Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilerimize katkı sağlamaya, bundan sonraki süreçlerde de büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan döneminde Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilerimiz çok güçlendi. Türkiye Cumhuriyeti ile Gana Cumhuriyeti arasında her alanda güçlü ve stratejik ortaklığımız ve işbirliğimiz var. Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memmuniyetle karşılıyor, en güçlü duygularımızla destekliyoruz" dedi. Cevahiroğlu, iki ülke arasında yapılan ekonomik ve ticari işbirliği anlaşmasının yapılmasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gana Cumhuriyeti Hükümetine teşekkür etti. Cevahiroğlu, "Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ve heyeti‘ne Gana Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekillerine iki ülke arasında yapılan güçlü ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanmasında destek ve katkılarından dolayı teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ise. Türkiye ile Gana ilişkilerine değinerek, "İki ülke arasında güçlü tarihi bağlarımız var, Gana Cumhuriyeti olarak Türkiye ile ilişkilerimize çok önem veriyoruz ve bu ilişkilerimizi daha ileri seviyelere çıkarmak için heyetle Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdik. Burada çok verimli temaslarda bulunduk. Türkiye ile Gana arasında Ekonomik ve Ticari işbirliği anlaşmasının yapılmasından dolayı çok mutluyuz. Türkiye ile Gana arasındaki ekonomik ilişkilerimizin güçlenmesine destek ve katkılarından dolayı SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’na teşekkür ederim" şeklinde konuştu. Dr Akwasi Opong Fosu, Afrika Küresel Acil Yatırımlar Merkezi AGEC kuruluşu başkanı sıfatıyla imzaladığı protokolün başta Gana olmak üzere bütün Afrika kıtasındaki projeleri kapsadığını da açıkladı. Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari işbirliği anlaşması imza töreninden sonra Gana Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abdul Nasıru Deen, Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr Akwasi Opong Fosu ve Gana Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekillerine, SANKON heyetine Büyükelçilik konutunda yemek daveti verildi. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr Akwasi Opong Fosu ve heyeti temaslarını tamamlayarak Ankara’dan ayrıldı.
“Geçmişten Günümüze Hemşirelikte Değerler III” sempozyumu
14 Mayıs 2024 Salı - 18:06 “Geçmişten Günümüze Hemşirelikte Değerler III” sempozyumu SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Hemşirelik Bölümü tarafından “12-18 Mayıs Dünya Hemşirelik Haftası” etkinlikleri kapsamında “Geçmişten Günümüze Hemşirelikte Değerler-III” konulu sempozyum düzenlendi. SANKO Üniversitesi SBF Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, sempozyumda yaptığı konuşmada meslek etiğinin ayrılmaz parçası olan mesleki değerlerin, bireylerin görevlerini yerine getirirken uyması gereken rehber ilkeler olduğuna vurgu yaptı. Her meslekte olduğu gibi hemşirelerin de mesleki değerleri, akademik eğitim ve mesleki tecrübeleriyle kazandığına dikkat çeken Prof. Dr. Pasinlioğlu, değerlerin, mesleki davranışlarla ilgili standartları ve beklenenleri yansıttığını hatırlattı. Prof. Dr. Pasinlioğlu, “Meslektaşlarımın ve öğrencilerimizin Hemşireler Haftasını kutluyor, sempozyuma katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. Sempozyumun başkanlığını üstlenen SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nimet Ovayolu ise toplumsal bilincin artırılmasına, edinilen bilgi ve tecrübenin paylaşılmasına yönelik düzenlenen programların yararına değindi. Bu sempozyumun anlamının kendileri için büyük olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ovayolu, “Hemşireliğin sürekli değişen dünyaya hem bugün hem de gelecekte ayak uydurması, var olan statüsünü geliştirmesi, bakımın kalitesini artırmasında profesyonellik ve mesleki değerler yol gösterici bir araçtır” dedi. Erciyes Üniversitesi SBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sultan Taşcı da “Kaostan Karmaşıklığa Şefkat” konulu sunumunda, hasta bakım süreçlerinin hastanede yatış süresi, komplikasyon ve malpraktis (öngörülmeyen tıbbi hatalar) gibi tıbbi ve yönetsel sonuçları, uygulamada sıklıkla öngörülmeyen şekilde karşılarına çıktığını ifade etti. Yeni teknoloji, çoklu tedavi protokolleri, çok sayıda hizmet sağlayıcının olması, mevzuat kısıtlamaları, bir hastanın tedaviye verdiği yanıtın doğasında var olan belirsizlik / muğlaklık, değişkenlik gibi durumların sağlık hizmetlerindeki karmaşıklığın artmasına neden olduğunun altını çizen Prof. Dr. Taşçı, 21. yüzyıla giriş ile karmaşık sistem kavramının, sağlık hizmetleri süreçlerinin davranışlarını anlamak için bir çerçeve olarak gösterildiğini anlattı. “Araştırmacılar hemşirelik mesleğinin bir tam bir karmaşık adaptif sistem (KAS) özelliği gösterdiğini belirtmektedirler” diyen Prof. Dr. Taşçı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hemşireliğe KAS modeli merceğinden bakıldığında, sistem içerisindeki temel bileşenleri ve ilişkileri görselleştirmek ve ardından hemşirelik bilimi, uygulaması, liderliği, araştırma ve eğitimine yeni yaklaşımlar geliştirmek mümkün olabilecektir. Hemşirelik bakımı uygulama ve araştırma alanlarında KAS’ların temel özelliklerinin dikkate alınması önemlidir. Kaotik ve karmaşık olan sistemler bize çeşitlilik, farklı bakma, sadelik, esnek olabilme, istişare etme, yararlı olma ve mevcut konfor alanından çıkma cesaretini öğretmektedir. Kendini tanıma yolundaki cesaret bizi ölçülü görüş, sezgi, farkındalık, bilgelik ve nihayetinde merhamet ve şefkate doğru ulaştırır.” Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülcan Bağçivan ise “Hemşirelikte Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık” başlıklı sunum yaptı. Prof. Dr. Bağçivan çeşitlilik, adalet ve kapsayıcılık kavramlarını, bireylerin kendilerini ifade edebildikleri, değerli hissettikleri, desteklendikleri ve geçmişleri ile eğilimlerinden bağımsız olarak fırsat eşitliğine ulaşabildikleri ve gelişebildikleri kültür olarak tanımladı. Sağlık hizmetlerinin sürekli gelişen ortamında, çeşitlilik, adalet ve kapsayıcılığın ele alınması ve desteklenmesinin kaliteli hasta bakımının iyileştirilmesi için önemli etkiye sahip olduğuna işaret eden Prof. Dr. Bağçivan, şunları kaydetti: “Sağlık hizmeti sunumunun omurgası olan hemşireler, bu değerlerin savunulmasında benzersiz ve önemli bir konuma sahiptir. Hemşireler bakım, savunuculuk, eğitim ve araştırma rolleri sayesinde sağlık bakım ortamlarında çeşitliliği, adaleti ve katılımı teşvik etmede çok önemli bir konumdadır.” Oturum başkanlığını SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Polat Olca’nın yaptığı ikinci oturumda ise SANKO Üniversitesi Hastanesi Klinik Hemşiresi Hemşire Aslı Yaşar “2024 ICN Teması: Hemşirelerimiz Geleceğimiz. Bakımın Ekonomik Gücü”, SANKO Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Hemşirelik Ana Bilim Dalı öğrencisi Gül Kırıcı “Bakımın Kalitesinin Artırılmasında Lisansüstü Eğitimin Önemi”, SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi İrem Nur Tepe “Çocukların Gözünden Hemşire” başlıklı sunum yaptı. SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen sempozyuma SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ve Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım da katıldı. Sunuculuğunu SANKO Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Hemşirelik Ana Bilim Dalı öğrencisi Ebru Ballı’nın yaptığı sempozyum hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
“Yeşil Yetenekler Eğiticilerin Eğitimi” programının ilk etabı sona erdi
14 Mayıs 2024 Salı - 17:18 “Yeşil Yetenekler Eğiticilerin Eğitimi” programının ilk etabı sona erdi Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB) tarafından akademisyenlere yönelik olarak düzenlenen Yeşil Yetenekler-Eğiticilerin Eğitimi programının ilk etabı dört haftanın ardından tamamlandı. GAİB hizmet binasında gerçekleştirilen eğitimlere başta Gaziantep Üniversitesi olmak üzere bölge üniversitelerinden yetmişin üzerinde akademisyen katıldı. Eğitimler alanında uzman saygın akademisyenler ve özel sektör temsilcileri tarafından gerçekleştirildi. 20 Nisan’da İklim Değişikliğinin Bilimsel Temelleri konulu eğitimiyle İklim Bilimci Prof. Dr. M. Levent Kurnaz, 27 Nisan’da Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatının Getirdikleri konulu eğitimiyle QSI Belgelendirme Ltd. Şti’nden Niran Armutcu sunumlarını gerçekleştirdi. 4 Mayıs günü ise Bakanlık temsilcilerine ayrıldı. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Ülkemiz Çalışmaları konulu sunumu Ticaret Bakanlığından Daire Başkanı Gülizar Yavaş, Türkiye’deki Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi, Raporlanması ve Doğrulanması Konusunda Mevcut Durum ile Florlu Sera Gazlarının Yönetimi konulu sunumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Kimya Yüksek Mühendisi Ömer Erdal Bilici, Emisyon Ticaret Sistemi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması İlişkisi konulu sunumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Çevre Yüksek Mühendisi Uğur Gürel, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tarafından Yeşil Dönüşüme Yönelik Yürütülen Çalışmalar konulu sunumu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Avrupa Birliği Uzmanı Tuba Demir Doğan eğitimlere destek verdi. Programın son haftası 11 Mayıs’ta Danışmanlık ve Sertifikasyon Süreçleri konulu eğitimiyle QSI Belgelendirme Ltd. Şti.’nden Okay Kayhanlı sunumlarını gerçekleştirdi. Eğitimler hakkında düşüncelerini dile getiren TİM Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu Başkanı ve GATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Kileci, “İlerleyen dönemlerde Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen firmalar Avrupa’ya ihracat yapamayacak veya tarife dışı engeller ile karşı karşıya kalacak. Ancak Avrupa pazarı bizler için göz ardı edilemeyecek önemde. Bu doğrultuda bölge ihracatçısının yeni yürürlüğe koyulan şartlara uyum sağlayabilmesi için çok yönlü şekilde çalışıyoruz. Herhangi bir bölgeden ihracat yasağı koyulmasa dahi gelecekte bir şeyler üretebilmek ve satabilmek için her halükârda geleneksel modelleri terk edip sürdürülebilir üretim kültürünü benimsemeliyiz. Üretim ve ihracatta sürdürülebilir modeller bir seçenek olmaktan çıkıp zorunluluk halini almıştır. Bu kapsamda ihracatçılarımız ve sanayicilerimizin çevre dostu ve sürdürülebilir üretime geçişini sağlamak için faaliyetlerimize devam edeceğiz. Eğiticilerin eğitimi programında da çok değerli akademisyenlerimizle 4 hafta birlikte olmaktan mutluluk duyduk. Bu projedeki en önemli amacımız bu konudaki bilgi kirliliklerini azaltmak. Biz akademisyenlerimize doğru bilgileri aktardık. Önümüzdeki yıl farklı fakültelerde Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlik ile ilgili seçmeli dersler açıldığında akademisyenlerimiz bilgilerini gençlere aktaracaklar. Bununla da kalmayıp sanayimize ihtiyaç durumunda danışmanlık yapabilecekler. Böylelikle doğru ve güvenilir bilgiye sahip olan bir kitle oluşturarak beşerî sermayemizi güçlendireceğiz” dedi. Yeşil Yetenekler Eğiticinin Eğitimi Programı, Tekstil ve Hazır Giyim Ortak Sürdürülebilirlik Komitesi kararı gereğince oluşturulan alt çalışma grupları kapsamında GAİB Genel Sekreterliği tarafından yürütülmektedir. GAİB hizmet binasında gerçekleştirilen 4 haftalık Yeşil Yetenekler Eğiticilerin Eğitimi projenin ilk basamağını oluşturmaktadır. Yeşil Yetenekler projesinin daha sonra Türkiye geneline yaygınlaştırılması ve birçok bölgede akademisyenlere yönelik olarak devam etmesi planlanmaktadır.
GAÜN öğrencileri tüketici hakları için sahaya indi
14 Mayıs 2024 Salı - 16:46 GAÜN öğrencileri tüketici hakları için sahaya indi Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Hukuk Bölümü Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri programı birinci sınıf öğrencileri Öğr. Gör. Dr. Ali Balkan tarafından yürütülen ‘Tüketici Hakları Bilincinin Geliştirilmesi’ temalı Toplumsal Duyarlılık Projesi (TDP) kapsamında, Gaziantep’te vatandaşlara dönük tüketici hakları ile ilgili bilgilendirme etkinliği düzenledi. Etkinliğe katılan öğrenciler proje sürecinde öncelikle tüketici haklarının hukuki boyutu hakkında eğitim çalışması yapıp konuyu teorik düzeyde öğrendi. Tüketicinin korunması hakkında kanunun ve ilgili mevzuatın tüketicilere sağladıkları haklar öğrenildikten sonra her bir öğrenci bir tüketici hakkı konusunda bir el broşürü hazırladı. Broşürler hazırlanırken tüketicilerin günlük yaşamlarında en çok ihtiyaç duydukları pratik bilgilerin açık ve anlaşılır bir şekilde hazırlanmasına özen gösterildi. Broşürlerde özellikle mesafeli sözleşmeler, yüz yüze satışlar, cayma hakkı, tüketicinin seçimlik hakları, tüketici hakem heyetine yazılı ve e-devlet üzerinden başvuru hakkı, tüketici mahkemesine başvuru hakkı gibi bilgilendirmelere ağrılık verildi. Hazırlanan broşürler daha sonra Gaziantep merkezde saha çalışması ile rastgele belirlenen vatandaşlara dağıtılarak anlatıldı. Ayrıca tüketici hakları ile ilgili olarak vatandaşlarca sorulan sorular cevaplandırıldı. Proje ile ilgili konuşan GAÜN Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Ali Balkan, “Tüketici hakları günlük yaşamda en çok ihtiyaç duyulan ancak sadece bir sorun yaşandığında araştırılan haklardır. Tüketici hakları konusunda asgari düzeyde bilgi sahibi olunması oldukça önemlidir. Bu etkinlikle ile amacımız hedef kitlemize en çok ihtiyaç duydukları tüketici haklarının kullanımı noktasında pratik bilgi vermektir. Öğrencilerimiz bu projede görev alarak öncelikle kendileri tüketici haklarını öğrendiler. Sonrasında ise bu bilgileri kullanıp bizzat hazırladıkları bilgi broşürlerini vatandaşlarla paylaştı ve toplumsal duyarlılık projemizi amacına ulaştırmaya çalıştılar” dedi. TDP etkinliği ile ilgili konuşan GAÜN Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Memet Şahin, “Tüketici hakları gibi her zaman ihtiyaç duyulan bir alanda halkı bilgilendirmeye dönük yapılan proje etkinliğini yerine getiren katılımcı öğrencilerimizi tebrik ederim” diye konuştu.
Gaziantep Büyükşehir’den tasarruf tedbirleri açıklaması
14 Mayıs 2024 Salı - 15:38 Gaziantep Büyükşehir’den tasarruf tedbirleri açıklaması Gaziantep Büyükşehir Belediyesi sosyal medyada yer alan kiralık araç temini ve tasarruf tedbirleri hakkında basın açıklaması yaptı. Türkiye genelinde tasarruf tedbirleri açıklanmadan önce açık ihale usulüyle araç kiralanması ile gündeme gelen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, sosyal medyada yer alan haberlere ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, "Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakler her yıl rutin olarak kiralama ihalelerini yapmakta ve sadece ihtiyacı olan araçları kullanmaktadır. Haberde bahsi geçen ve Nisan ayında yapılan ihaleler de açık ihale usulü ile gerçekleştirilmiş, ancak bugüne kadar yükleniciye herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu yıl içinde Gaziantep Büyükşehir ve iştirakleri bünyesinde kiralık olarak çalıştırılan araçların 64’ü tasarruf tedbirleri kapsamında bir ay önce iade edilmiştir” denildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi yaptığı yazılı açıklamada, “Bugün medyada yer alan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için “açık ihale usulüyle yapılan” kiralık araç teminiyle ilgili açıklama yapılması ihtiyacı doğmuştur. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak araç ihtiyacımızı, satın almak yerine maliyet açısından kiralama yöntemi ile karşılamaktayız. Haberlerde konu edinilen ihaleler de bu kapsamda gerçekleştirilmiştir. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakler her yıl rutin olarak kiralama ihalelerini yapmakta ve sadece ihtiyacı olan araçları kullanmaktadır. Haberde bahsi geçen ve Nisan ayında yapılan ihaleler de açık ihale usulü ile gerçekleştirilmiş, ancak bugüne kadar yükleniciye herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu yıl içinde Gaziantep Büyükşehir ve iştirakleri bünyesinde kiralık olarak çalıştırılan araçların 64’ü tasarruf tedbirleri kapsamında bir ay önce iade edilmiştir. Ayrıca 2020 yılında yapılan tasarruf çalışmalarıyla daha önceki kiralık araç sayısı yaklaşık yüzde 22 oranında azaltılmış ve bu tasarruf oranı 2024 yılına kadar hem hizmet edilen nüfusun artmasına hem de hizmetlerimizde artış olmasına rağmen korunmuştur” ifadelerine yer verildi.
Borçlulara kötü haber
14 Mayıs 2024 Salı - 15:11 Borçlulara kötü haber Ankara Barosu mensubu Avukat Mehmet Demirayak, özellikle son yıllarda sıklıkla gündeme gelen ve çokça kafa karışıklığına sebep olan munzam zarar tazminatı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Demirayak, alacaklının faizle karşılanamayan munzam zararını talep etme hakkının gündemde olduğunu söyledi. Ankara Barosu mensubu Avukat Mehmet Demirayak, özellikle son yıllarda sıklıkla gündeme gelen ve çokça kafa karışıklığına sebep olan munzam zarar tazminatı ile ilgili açıklamalarda bulunarak alacaklının faizle karşılanamayan munzam zararını talep etme hakkının gündemde olduğunu söyledi. Konu ile ilgili konuşan Avukat Mehmet Demirayak, "Para borçlarında enflasyonun yüksek, temerrüt (gecikme) faizinin düşük olduğu durumlarda alacaklının munzam zarara uğrayacağı muhakkaktır. Munzam zarar yargı kararlarında, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının malvarlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olarak tanımlanmıştır. Mevzuatta munzam zarar, Türk Borçlar Kanunu’nun 122. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; ’Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür’. Kanuna göre alacaklı, borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatla yükümlü değildir. Borçlu ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlamak koşuluyla sorumluluktan kurtulabilir. Burada aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmedeki kusurudur. Bununla birlikte Yargıtay uzun yıllar boyunca alacaklının zarara uğradığının somut bir şekilde (örneğin alacağını zamanında tahsil edememesinden ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını kanıtlamak gibi) ispat edilmesi şartını aradığından, munzam zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan davalardan bugüne kadar büyük oranda sonuç alınamamıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi, yapılan bireysel başvurular üzerine, son zamanlarda vermiş olduğu kararları ile bu durum önemli ölçüde değişmiştir. AYM kararlarına göre; ’Enflasyon ve buna bağlı olarak oluşan döviz kuru, mevduat faizi, hazine bonosu ve devlet tahvili faiz oranlarının sabit yasal ve temerrüt faiz oranlarının çok üstünde gerçekleşmesi; bundan borçlunun yararlanması, alacaklının ise zarara uğraması sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle borçlu borcunu süresinde ödememekte, yargı yoluna başvurulduğunda da yargı süresini uzatma gayreti göstermekte, böylece yargı mercilerindeki dava ve takipler çoğalmakta, yargıya güven azalmakta, kendiliğinden hak almak düşüncesi yaygınlaşarak kamu düzeni bozulmakta, kişi ve toplum güvenliği sarsılmaktadır’. ’Mülkiyet hakkı kapsamında alacağın geç ödenmesi durumunda, arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi, bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanmak imkânı da bulunmadığından, bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır’ denilerek mülkiyet hakkının ihlali sebebiyle dosyanın mahkemesine geri gönderilerek yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir" dedi. Avukat Mehmet Demirayak, "Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu bu kararlardan sonra, Yargıtay ilgili daireleri de uygulamalarını esnetmiş, alacaklının zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumlarından büyük ölçüde dönerek soyut ispatı yeterli gördüğü kararlarının sayısı artmıştır. Buna göre Yargıtay 11 ve 15. Hukuk daireleri, vermiş oldukları kararlarında; munzam zarar davalarında, alacaklının ispat yükümlülüğünün çok sıkı kurallara bağlanmaması gerektiğini, enflasyonist ortamda bireyin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çaba ve girişiminde bulunmasının, örneğin en azından vadeli mevduat veya kurları devamlı yükselen döviz yatırımlarında değerlendirmesi, olayların normal akışına, hayat tecrübelerine uygun düşen bir karine olarak kabul edilmesi zorunludur, sonucuna varmıştır" ifadelerini kullandı. Munzam zarar talep edilebilecek alacak kalemleri Hangi alacak çeşitlerinde munzam zararın talep edilebileceği ile ilgili de bilgi veren Avukat Mehmet Demirayak, "Munzam zarar, özellikle haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda talep edilebileceği gibi, kanundan ve sözleşmeden doğan alacak kalemlerinde de talep edilebilir. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklara örnek olarak mal sigortası dediğimiz kasko ve yangın poliçelerinden doğan tazminat alacakları, haksız fiile örnek olarak ise trafik ve iş kazalarından kaynaklanan alacaklar verilebilir. Kasko, hırsızlık, yangın ve dask poliçesi gibi mal sigortalarında ikame değer yöntemine göre zarar belirlenecek olup, ispatı daha kolaydır. Burada davalı borçlu, temerrüde düşmede kusursuz olduğunu ispatlayamamışsa, dava açılmasına sebebiyet vermiş ve yargılamayı özellikle uzatarak alacağa ulaşılmasını geciktirmiş ise kanaatimizce munzam zarar tazminatına hükmedilmesi gerekecektir" ifadelerine yer verdi. Hangi dönemler için munzam zarar istenebilir ’Hangi dönemler için munzam zarar istenebilir?’ sorusuna da cevap veren Demirayak, "Munzam zarar, borçlunun temerrüde düştüğü, yani para borcunun ödenmesi gerekip de ödenmediği tarih ile, alacaklının yargılamanın sonunda örneğin beş yıl sonra alacağına ulaştığı tarih arasındaki zaman dilimi dikkate alınarak hesaplanır. Bunu bir misalle açıklamak gerekirse, 01.01.2019 tarihinde ödenmesi gerekip de ödenmeyen, örneğin 100 bin TL lik alacağın, 5 yıllık yargılamanın sonunda 01.01.2024 tarihinde ödendiği bir olay düşünelim. Alacak, zamanında yani 01.01.2019 tarihinde ödenmiş olsaydı 100 bin TL’nin 01.01.2024 tarihindeki ulaşacağı değer, yüksek enflasyon dikkate alındığında, paranın mevduat, altın, döviz vs. gibi yatırım araçlarında değerlendirilmesi durumunda, örneğin 500 bin TL olacaktı. Ancak yargılama sonunda faiziyle birlikte davacının eline yalnızca 200 bin TL geçtiğini varsayarsak, aradaki 300 bin TL’lik fark, davacının uğramış olduğu faizle karşılanamayan munzam(aşkın) zarar olacaktır" diye konuştu. Avukat Mehmet Demirayak, özellikle pandemiden sonra enflasyonun artması, ancak yasal faizlerin yüzde 9 seviyesinde kalması ve davaların uzaması sebebiyle, alacaklıların çok ciddi hak kayıplarına uğradığını, bu nedenle munzam zarar talep etmek konusunda toplumun bilinçlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
GTO, 26 Mayıs’ta eğitim festivali düzenliyor
14 Mayıs 2024 Salı - 15:08 GTO, 26 Mayıs’ta eğitim festivali düzenliyor Gaziantep Ticaret Odası (GTO), 26 Mayıs’ta Gaziantep Odeon Performans Sanatları Merkezinde (GO PSM) eğitim festivali düzenleyecek. Gaziantep’in eğitim durumunun tartışılacağı, öğrenci ve velilerin eğitim kurumları ile buluşacağı, gençlerin festivali Gaziantep Eğitim Fest 2024, Okan Bayülgen’in moderatörlüğünde paneller, söyleşiler ve konserlerle eğitimi ve eğlenceyi bir araya getiriyor. GTO organizasyonunda; Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenecek Gaziantep Eğitim Fest 2024, Gaziantep’in eğitim seviyesini belirlemek ve daha iyi yerlere getirmek, öğrenciler ile eğitim kurumlarını buluşturarak tercih seçeneklerini arttırmak ve doğru yönlendirmek amacıyla 26 Mayıs 2024’te GO Psm’de düzenlenecek. Gaziantep’te ilki düzenlenecek olan festival hakkında açıklamalarda bulunan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, düzenledikleri bu festivalle öğrencilerle velileri keyifli bir organizasyonla bir araya getirirken eğitim sektöründe faaliyet gösteren üyelerine de kurumlarını tanıtma imkânı sağlayacaklarını söyledi. 26 Mayıs Pazar günü saat 12.00’de kapılarını açacak Gaziantep Eğitim Festivali’nde pek çok etkinliğin yer alacağını belirten Yıldırım, “Okan Bayülgen’in moderatörlüğünde birbirinden kıymetli konuklarla paneller ve söyleşiler gerçekleştirecek, interaktif etkinliklere imza atacak, gençlerimizin sevdiği isimlerin konserlerini keyifle dinleyeceğiz. Kısacası öğrencilerimiz ve velilerimiz için eğlenceli ve bilgi dolu bir etkinlik hazırladık. 26 Mayıs’ta tüm hemşehrilerimizi ücretsiz olarak düzenlediğimiz bu festivale davet ediyorum” dedi.