Yerel Haberler
Giresun
Giresun’da ‘1. Uluslararası Demokrasi Sempozyumu’ başladı
15 Aralık 2016 Perşembe - 12:49 Giresun’da ‘1. Uluslararası Demokrasi Sempozyumu’ başladı Giresun Üniversitesi (GRÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Karagöz Yardelen, CIA’nin 1953’te İran’da yaptığı Musaddık Darbesi’nden bu yana bir darbeler serisi, bir darbeler dizisinin dünyaya musallat olduğunu belirterek "Ne yazık ki Türkiye de bu süreçte fazlasıyla öne çıktı" dedi.‘1. Uluslararası Demokrasi Sempozyumu’ Giresun Üniversitesi (GRÜ) Güre Yerleşkesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda başladı. Sempozyuma Başbakan Danışmanı Mustafa Şen, Giresun Valisi Hasan Karahan, GRÜ Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hakan Saraç, İl Jandarma Alay Komutanı Ali İhsan Ersoy, İl Emniyet Müdürü Uğur Öztürk ve çok sayıda davetli ile öğrenciler katıldı.Sempozyumun açılışında konuşan Sempozyum Genel Koordinatörü Prof. Dr. Betül Karagöz Yardelen, “Sempozyum boyunca 100’ün üzerinde konuşmacı 18 ayrı oturum gerçekleştirecek. Sempozyumun sonunda ‘demokrasi deklarasyonu’ açıklanarak bir anlamda tarihe kayıt düşmek istiyoruz. Dünyada bugüne kadar 400’e yakın darbe yapılmış, bunun 8 tanesi Avrupa’da gerçekleşmiş. CİA tarafından 1953 İran’da yapılan Musaddık darbesiyle başlayan modern dönem, son dönem kirli savaşlar olarak da adlandırdığımız bir dönem. Son dönemde bir darbeler serisi, bir darbeler dizisi dünyaya musallat olmuş durumda. Ne yazık ki Türkiye de bu süreçte fazlasıyla öne çıktı. Bu sempozyum dünya bağlamında aslında darbe kavramını enine boyuna tartışmayı, gelecek nesillere daha sağlam bir dünya bırakmayı ve bunlar için kılavuz olmayı hedefleyen bir çalışmadır” dedi.Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun ise yaptığı konuşmada, “ Her fırsatta dünyaya demokrasi ve insan hakları dersleri veren gelişmiş batılı ülkeler, en temel insan haklarının hiçe sayıldığı coğrafyalarda çok kötü bir imtihan vermektedir. Bugün demokrasinin kesintiye uğradığı Halep’te enkaz altında kalan sadece masum çocuklar değil, insanlıktır, insanlığın vicdanıdır. Bu süreçte Türkiye köken, din, dil ve mezhep ayrımı göstermeksizin 3 milyon sığınmacıya kapısını açarak sadece kendi vatandaşlarının değil dünyada kendine uzanacak yardım eli arayan tüm mazlumların, mağdurların yanında olduğunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir” ifadelerini kullandı.“15 Temmuz gecesi milletimizin demokrasi ve insan haklarına bağlılığının timsali olmuştur” diyen Coşkun, “Değerli konuklar, inançları veya fikirleri ne olursa olsun, tüm vatandaşlarına eşit davranan, bireysel, siyasi, kültürel, farklılıkları zenginlik olarak gören bir devlet anlayışına sahip bulunuyoruz. Maalesef 15 Temmuz gecesinde terörist zihniyetin darbe girişimi ile ülkemiz karşı karşıya kalmıştır. Yıllarca insanımızın güvenini, dini duygularını istismar ederek büyüyen hoca ve asker kisvesine bürünmüş olan bir grup hain tarafında girişilen bu menfur darbe girişimi karşısında 7’den 70’e tüm halkımızın ortaya koyduğu kahramanca direniş milletimizin demokrasi ve insan haklarına bağlılığının timsali olmuştur” şeklinde konuştu."Koltuk güzel ve kıymetli"Giresun Valisi Hasan Karahan ise yaptığı konuşmada, iktidar koltuğunun tatlı olduğunu belirterek "Bu koltuğu kapmak için insanlar türlü numaralar çevirebiliyorlar bunlardan birisi de darbe" diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:"İktidar tatlı bir şey, biz valilikten biliyoruz. Koltuk güzel, kıymetli. İnsanı cezp ediyor. Yaşlı, genç, hoca, akademisyen fark etmiyor. Bu koltuğu kapmak için insanlar türlü numaralar çevirebiliyorlar. Bunlardan birisi de darbe. Hep olmuş bundan sonrada olacaktır darbe teşebbüsleri. Kimi başarmış, kimi başaramamış. 400 civarında dendi az önce, belkide içinden geçirenler daha fazladır. Ben de gençliğimde niyetini etmiştim, gücüm olsaydı ama şimdi darbeye karşı geliyoruz, insanoğlu böyledir. Biz millet olarak, hürriyetimize düşkünüz, özgürlüğümüze düşkünüz, milletin iradesinin hakim olmasını arzu ediyoruz, onun gereğini de yapıyoruz. İrademize sahip çıktık. 15 Temmuz’da bunu bütün cihana gösterdik. Bugün itibariyle tam 5 ay olmuş. O gece milletimiz ilk defa direndi ve kazandı. İnşallah bundan sonrada böyle direnişe gerek kalmayacak. Çünkü kimse artık darbe fikrini aklına, hayaline getiremeyecek.”Konuşmanın ardındından GRÜ Rektörü Coşkun tarafından Vali Hasan Karahan’a sempozyuma katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim edildi.Konuşmaların ardından ise sempozyum’da 2 gün sürecek olan oturumlara başlanıldı. 2 gün sürecek olan konferansta dünya genelinde yaşanmış ‘darbeler’ konusu Türkiye ve 15 ülkeden katılan 120 akademisyen tarafından ele alınacak.
Giresun’dan İstanbul’a maça gitti, terör saldırısından dakikalar ile kurtuldu
15 Aralık 2016 Perşembe - 09:45 Giresun’dan İstanbul’a maça gitti, terör saldırısından dakikalar ile kurtuldu Giresun’dan geçtiğimiz hafta sonu oynanan Beşiktaş-Bursaspor maçını izlemek üzere İstanbul’a giden fanatik Beşiktaş taraftarı Gökhan Karaosmanoğlu’nun maçın ardından Vodafone Arena’da görevli çevik kuvvet ekibine yönelik stat çıkışında düzenlenen terör saldırısından dakikalar öncesinde kurtulduğu ortaya çıktı.Hain saldırıda çoğunluğu polis olmak üzere 44 kişi şehit olmuş, 155 kişi de yaralanmıştı. Beşiktaş taraftarı olan ve ilk defa Vodafone Arena’da Beşiktaş maçını izlemek için Giresun’dan İstanbul’a gittiğini belirten Gökhan Karaosmanoğlu, o gece yaşadığı korku dolu anları İHA’ ya anlattı.Yaşanan patlamayı ilk önce gök gürültüsü sandığını belirten Karaosmanoğlu, “Vodafone Arena’yı görmek için ilk defa Bursaspor maçına gittim. Gayet güzel bir karşılaşmaydı ve Beşiktaşımız maçı kazandı. Maçtan çıktıktan sonra saat 22 sıralarında gök gürültüsü gibi bir ses duyduk. Havaya baktığımızda gayet açık bir hava olmasına rağmen buna anlam veremedik. Daha sonra öğrendik ki az önce bulunduğumuz mevkide iki tane bomba patlamış. Biz sesin geldiği bölgeden otelimize dönmek için yola çıktığımızda yolların kapalı olduğunu gördük, taksiciler bizleri araçlarına almadılar. Yürümek istedik, yolar kapalıydı. Yüzlerce ambulans, itfaiye olay yerine intikal ediyordu. Gerçekten çok tedirgin olduk. Daha sonra saat 1.00-1.30 gibi yollar trafiğe açıldı. Hiç tanımadığımız insanlarla beraber 4-5 kişi taksiyi dolmuş yapıp otelimize kadar gittik” dedi.Kaldıkları otelin bulunduğu Taksim’de insanların tedirgin halde kaçıştığını vurgulayan Karaosmanoğlu, “Otelimizin bulunduğu Taksim’de insanlar tedirgindi. Herkes korku halindeydi ve sokaklar yarı yarıya boşalmıştı. Bizde çok tedirgin olduk, az önce bulunduğumuz mevkide onlarca insan öldü. Maalesef bir sürü şehit verdik, çok üzücü bir olay” ifadelerini kullandı.
Sınır kapılarından fındık ithalatının yasaklanması Ziraat Odalarının kafasını karıştırdı.
14 Aralık 2016 Çarşamba - 16:23 Sınır kapılarından fındık ithalatının yasaklanması Ziraat Odalarının kafasını karıştırdı. Bakanlar Kurulu Kararıyla sınır kapılarından fındık ithalatının yasaklanması Ziraat Odaları’nın kafasını karıştırdı.Sınır Ticaretinin Düzenlenmesi İlişkin Bakanlar Kurulu Kararıyla sınır kapılarında ithalatı serbest bırakan fındık yeniden yasaklandı. İthalatı 11 ay önce sınır kapılarından serbest bırakılan fındığın yeniden yasaklanması kafaları karıştırdı. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 25 Ocak 2016 tarihinde sınır kapılarından ithalatı serbest bırakılan fındığın yeniden yasaklanmasını olumlu karşılarken, 11 ay boyunca bu konudan kimsenin haberdar olmamasına bir anlam veremediklerini söyledi.11 ay boyunca sınır kapılarından yurda fındık sokulup sokulmadığının araştırılmasını isteyen Karan, “Ortalama 650 bin ton olan rekolte nasıl oluyor da 800 bin tona çıkıyor. 150 bin ton fındık nereden geldi? Sınır kapılarından fındık ihracatının yeniden yasaklanmasının ardından 150 bin ton fındık bavullarla, Gürcistan ve İran sınırından mı yurda sokuldu sorusunu akla getiriyor. Bir iddiaya göre ise bazı fabrikalarının yabancı plakalı TIR’larla fındık boşalttığı belirtiliyor. Bavullarla yurda sokulan fındıklar TIR’lara yüklenerek fabrikalara mı taşınıyordu” dedi.Ferrero Fındık Şirketi Genel Müdürü ve Oltan Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Oltan’ın “Fiyatı bırakın, kaliteye bakın” açıklamasını da değinen Karan, “Biz Giresun Ziraat Odası olarak üreticinin lehine olacak he konuda düşmanımız dahi olsa, silahlarımızı toprağa gömmeye hazırız. Eğer sizinde cesaretiniz varsa buyurun ziraat odası olarak her türlü desteğe açık bekliyoruz. ’Fiyatla ilişkimiz yok’ diyorsunuz, peki satın alma müdürünüzün geçen hafta piyasada araştırması yaparak, manavlara, ’Nisan ayına kadar alım yapmayın’ yönünde baskı yapıp yapmadığı doğru mu yalan mı ? çıkın açıklayın” ifadelerini kullandı.