Yerel Haberler
Giresun
Yeni bir köy olmak için Giresun İl Genel Meclisi’ne başvurdular
11 Aralık 2016 Pazar - 13:12 Yeni bir köy olmak için Giresun İl Genel Meclisi’ne başvurdular Giresun’un Espiye ilçesinin Ericek köyüne bağlı Kökdiken ve Kayakuzu bağlılarının referandum yaparak ayrı bir köy olmak istemesi İl Genel Meclisi’nin gündemine üçüncü kez geldi.Ericek köyünde yapılan referandum ve İl Genel Meclisi kararına yönelik açıklama yapan CHP Bulancak İl Genel Meclis üyesi Ömer Mustafa Yılmaz, köylünün kararına saygı duymak gerektiğini ifade ederek, İl Genel Meclisi’nin aldığı karar gerekçesinin ise mülki ayrılma ve birleşme ile köy kurulması ve kaldırılması hakkındaki yönetmeliğinin 36. Maddesi’yle çeliştiğini ileri sürdü.CHP İl Genel Meclisi Üyesi Yılmaz yaptığı açıklamada; “Espiye ilçesine bağlı Kökdiken ve Kayakuzu bağlıları ana köyden ayrılarak merkezi Kayakuzu olmak üzere ‘Çataldere’ adında müstakil köy olmak için müracaatlarda bulunulmuş. Referandum yapılmış halk iradesi ayrılmak ve ‘Çataldere’ adında bağımsız köy olmak için ’evet’ oyu vermiş ve Valilik makamı referandumu onaylamıştır” dedi.“Meclisin red gerekçesi hükümsüz”İl Genel Meclisi’nin oy çokluğuyla köyün ayrılmasına red kararında öne sürdüğü sınır anlaşmazlığı ve husumet gerekçesinin mülki ayrılma ve birleşme ile köy kurulması ve kaldırılması hakkındaki yönetmeliğinin 36. Maddesi’yle çözülebileceğini de belirten Yılmaz “AK Partili Meclis üyeleri, köylülerin referandum kararına rağmen sınır anlaşmazlığı ve husumetini gerekçe göstererek red etmiştir. Ancak Vali Yardımcısı bu gerekçeyi yeterli görmeyerek sınırların belirli olduğu ve husumetin neden kaynaklanacağının belirtilemesi için tekrar meclise havale etmiştir. Vali Yardımcısı Yüksel Çelik imzalı yazıda da sınır anlaşmazlığı, mülki ayrılma ve birleşme ile köy kurulması ve kaldırılması hakkındaki yönetmeliğinin 36. Maddesine dikkat çekmektedir. Vali Yardımcımızın bu yazısıyla görülmektedir ki . İçişleri Komisyonu’nun görevini Yasa ve Yönetmeliklere göre değil telkinlere göre rapor düzenlediğini göstergesidir” diye konuştu.
Adalet Bakanı Bozdağ’dan FETÖ hakimlerinin kararları ile ilgili flaş açıklama
10 Aralık 2016 Cumartesi - 02:08 Adalet Bakanı Bozdağ’dan FETÖ hakimlerinin kararları ile ilgili flaş açıklama Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, meslekten ihraç edilen veya açığa alınan hakimlerin görev yaparken verdiği kararlarla ilgili, “Eğer bu davalarla ilgili bir yasal düzenleme yapılırsa, bu, Türkiye’de büyük bir hukuk kaosuna yol açar, milletin adalete güvenini de zedeler” dedi. Adalet Bakanlığının bütçesi üzerinde TBMM’de yapılan görüşmelerde CHP Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu yerinden söz aldı. Bektaşoğlu, Bakan Bekir Bozdağ’a, “Adli yargıda yürütülen soruşturmalarda tutuklanan, gözaltına alınan ve soruşturma geçiren, meslekten çıkarılan Hâkim, savcı, avukatlar üçgeninde kurulan bir örgütlenmeyle bazı davalarda adil davranılmadığı, suçluların aklandığı, suçsuzların cezalandırıldığına yönelik şikâyetler size ulaşmakta mıdır?” sorusunu yönetti. “İç hukukumuzda yeterli yasal düzenleme var” Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise verdiği cevapta, şu ana kadar 3 bin 820 hâkim ve savcı hakkında adli işlem yapıldığını ve 2 bin 430 kişinin tutuklu durumda bulunduğunu söyledi. “Hem Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, HSYK, ilk derece mahkemeleri ve istinaf dâhil adli idari yargının tamamında böyle bir durum söz konusu” diyen Bakan Bozdağ, “Tabii, örgüt üyesi oldukları nedeniyle meslekten uzaklaştıranların verdikleri kararlarla ilgili kamuoyunda talepler var, beklentiler var, eleştiriler var. Bizim, şu anda, esasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu’muzda yargılamanın yenilenmesine ilişkin düzenlemeler var. İç hukukumuzda da bireysel başvuru yoluyla da yargılama yenilenebiliyor. AİHM’e gittiğinde de aynı imkân var yani yargılamanın yenilenmesine ilişkin şu anda mekanizmalar var. Vatandaşlarımız bu mekanizmaları kullanabilir. CMK’nın 311’inci maddenin (1)’inci fıkrasının (c) bendinde diyor ki: "Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise" bu imkânı veriyor. Bunu kim değerlendirecek? Mahkeme değerlendirecek. Öte yandan, yine (e) bendinde: "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya hafif cezayı almasını gerektiren durum ortaya çıkıyorsa…" Daha başka burada şartlar da var. Esasında, burada böyle bir ihtimal varsa Ceza Muhakemesi Kanunu’nda da, Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda da buna imkân veren düzenleme var, bunun için ayrıca bir yasal düzenlemeye gerek yok ” ifadelerine yer verdi. “Savcılıklara yılda 7 milyon şikayet geliyor” Yasal düzenleme yapıldığında da büyük bir hukuk kaosu ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Bakan Bozdağ, şunlara yer verdi; “Yani şu anda bütün davaların hepsinin üzerine şaibe varmış gibi değerlendirmek de fevkalade yanlış olur. Türkiye’de yılda yaklaşık 7 milyon civarında savcılıklara gelen şikâyet var, fazlası var eksiği yok. Bunların yaklaşık 3 milyon civarındaki kısmı davaya veya işleme dönüyor. Geriye dönük buna bir baktığınızda on yıl mı gideceğiz, beş yıl mı gideceğiz, bunun tayini de zor. Bir de bugün yeni şikâyetler var, yeni olaylar var, mevcut, elde bu kadar davalar var. Eğer bir yasal düzenleme yapılırsa, bu, Türkiye’de büyük bir hukuk kaosuna yol açar, milletin adalete güvenini de zedeler. Şu anda bizim sistemimizde esasında bu konudaki sorunları çözecek düzenlemeler var, yeteri kadar hüküm var, bu nedenle bunlar işletilebilir.”
Giresun’da "10 Aralık İnsan Hakları Günü ve 15 Temmuz Gecesi" konferansı düzenlendi
09 Aralık 2016 Cuma - 17:39 Giresun’da "10 Aralık İnsan Hakları Günü ve 15 Temmuz Gecesi" konferansı düzenlendi Giresun Valiliği, İl İnsan Hakları Kurulu ve Giresun Üniversitesi’nin katkılarıyla hazırlanan “15 Temmuz Sürecinde Demokrasi ve İnsan Hakları Konferansı” GRÜ Güre Yerleşkesi Şehit Ömer Halisdemir Salonu’nda düzenlendi.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını Vali Hasan Karahan yaptı. 10 Aralık İnsan Hakları Günü ile 15 Temmuz konferansını birleştirerek İnsan Hakları Gününü kutladıklarını belirten Karahan, “15 Temmuz’un birde bu açıdan değerlendirilmesi için böyle bir konferansı düzenlemiş olduk. 15 Temmuz insanımızın en temel hakkı olan yaşama, özgürlük, seçme ve seçilme hakkınını elinden alınacağı bir gece yaşanıyordu eğer başarılı olsaydı. Pek çok insanımız ise aramızda ya yoktu ve özgür irademizle seçtiğimiz bir hükümet de alaşağı edilecekti. İşin bu yönü de bir anlamda insan haklarının en esaslı durumu olduğu düşünülerek, böyle bir birlikteliğe değerlendirelim diye düşündük” dedi.İki tankın altına yatarak 15 Temmuz gazisi olan Sabri Ünal ise, slayt gösterimi üzerinden kendisinin de yaralandığı görüntüleri izleterek o an yaşadığı duyguları anlattı.Birinci tanktan yara almadan kurtulduğunu belirten Ünal, “O gün ikinci tank geldi ve kolumu yaraladı. Bu olaydan sonra 3 ay hastanede yattım. 3 ayın sonunda hala iyileşme süreci devam ediyor, Şubat ayında ameliyat olacağız ve belki bir ameliyat daha olarak belki de kolumuzu toplamaya çalışacağız. Şu an biz cuntacı bir diktatörlüğün emri altında, sinemada bile hangi filmi izleyeceğimize kadar karışan, hatta o filmin kaçıncı dakikasına kadar karışan bir cuntacılık altında inim inim inliyor olacaktık” ifadelerini kullandı.“15 Temmuz gecesi sosyal medya büyük rol oynadı”Tanka el koyup üzerinde selfie çekenlerin o gece büyük katkısı olduğunu ifade eden Ünal, “O gece aktif olarak benim gözlemlediğim büyüklerimizin bize kızdığı facebook, twitter, instagram yani sosyal medyanın çok rahat ve aktif bir şekilde yer aldığı, hatta Cumhurbaşkanımız bile ilk duyurusunu ’Face Time’ uygulaması üzerinden yaptı. Beni ise ilk harekete geçiren bir gazetecinin attığı tweet olmuştu ve daha sonra TV’den haberleri açıp Cumhurbaşkanımızın açıklaması olmuştu. El koyduğu tankta selfie çektirirken düşerek ayağını kıran bir insanın o selfiesini gören insanlar sokakta öyle bir büyüdüler ki milyon oldular. Havalimanlarına hücum ettiler” diye konuştu.Gazi Sabri Ünal’ın konuşmasının ardından o gecenin bir başka kahraman gazisi Opr. Dr. Sezai Çelik de slayt gösterisi eşliğinde sunum gerçekleştirdi.Konferansa Vali Hasan Karahan, İl Jandarma Komutanı Ali İhsan Ersoy, İl Emniyet Müdürü Uğur Öztürk, GRÜ Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun ve çok sayıda davetli ile öğrenciler katıldı.
Kar lastiği uyarıları devam ediyor
09 Aralık 2016 Cuma - 09:10 Kar lastiği uyarıları devam ediyor Kendisini gün geçtikçe daha çok hissettiren kış mevsiminde vatandaşların araçlarına ‘kar lastiği’ takmaları konusundaki uyarılar sürüyor.Kamyon, çekici, tanker, otobüs, minibüs ve kamyonet türü araçlarla Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca ’A’ türü yetki belgelerine kayıtlı otomobillerde her yılın 1 Aralık ile takip eden yılın 1 Nisan tarihleri arasında kalan 4 aylık dönemde kış lastiği kullanılmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Trafik Kazalarını Önleme Derneği Giresun Şube Başkanı Cevdet Turan, bu kapsama girmeyen sürücülerin de kış mevsiminde kış lastiği kullanmasını önerdi. Turan ”Araçların kaza yapmaması, yollarda kalmaması, trafiğin tıkanmaması için gerekli kış lastiğinin her sürücünün aracına takması mecburidir” dedi.Kar lastiği takmamanın cezasının lastik fiyatıyla ayını olduğunu vurgulayan Turan, “ Kış geldi, kar lastiği takmak gibi sürücülerimizin mecburiyeti var. Takmadığı zamanda bu sürücüler kar lastiğine verecekleri paranın yarısı kadar ceza ödeme gibi durumları da var. Yani hem ceza yiyeceksiniz hem de lastiğinizi takacaksınız. Onun için ceza yemeden lastiğinizi alıp takın” ifadelerini kullandı.“İnsanlar kışın çok daha dikkatli araç kullanmak mecburiyetindedirler” diyen Turan, “Yurdumuzda yapılan istatistikler neticesinde trafik kazalarının yüzde 96’sı sürücü hatalarından meydana gelmektedir. Yani araçların trafik kazalarında yüzde 4 oranında bir hatası oluyor ki buda çok düşük bir rakamdır. Trafik kazalarını en az seviyeye indirebilmek için kar lastiği gibi basit görünen tedbirlerin uyulması gerekir” şeklinde konuştu.