Yerel Haberler
Giresun
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:40 Giresun’da lüks cipe 4 bin liralık gümrük zararı nedeniyle el konulduğu ortaya çıktı Giresun’un Bulancak ilçesinde galeriden noter satışıyla satın aldığı ve yaklaşık bir yıldır sorunsuz kullandığı Audi Q7 marka cipine, 2017 yılındaki 4 bin 523 liralık gümrük zararı gerekçesiyle yakalama kararı konulduğu ortaya çıktı. Giresun’un Bulancak ilçesinde, galeriden noter satışıyla satın aldığı ve yaklaşık bir yıldır kullandığı Audi Q7 marka lüks cipine gümrük kaynaklı yakalama kararı konulan araç sahibi mağdur olduğunu öne sürdü. Türkiye’ye 2017 yılında giriş yapan araçla ilgili gümrük işlemleri sırasında 4 bin 523 lira 38 kuruşluk kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle işlem başlatılırken, söz konusu zarar nedeniyle açılan davada yargılanan görevlilerin zaman aşımı nedeniyle beraat ettiği öğrenildi. Ancak araç hakkında çıkarılan yakalama kararı nedeniyle lüks cipin 20’nci sahibindeyken el konuldu. Lüks cipine el konulan Dursun Karahasan, milyonluk değere sahip cipin yalnızca 4 bin 523 liralık kamu zararı gerekçesiyle bağlandığını savunarak, "Araç resmi olarak ülkeye girmiş, gümrükten geçmiş ve bugüne kadar 19 kez el değiştirmiş. Buna rağmen 10 yıl sonra yakalama kararı uygulanıyor" dedi. "Araç bağlanacağına, gümrük zararı talep edilse öderdim" Karahasan, araç ruhsatındaki şasi numarası ile gümrük kayıtlarında yer alan numara arasında yazım hatası bulunduğunu da iddia ederek, sürecin hatalı yürütüldüğünü ileri sürdü. Yaşanan süreç nedeniyle aracın otoparka çekildiğini ve her geçen gün otopark ücretinin arttığını belirten Karahasan, "Aracımız şu an otoparkta bekliyor. İçindeki eşyalarımızı dahi alamıyoruz. Basit bir kamu alacağı için hem vatandaş hem devlet daha büyük zarara uğruyor. Açılan davalardaki yazışmalar nedeniyle bugün söz konusu kamu zararından çok daha fazlaya mal olmuş. Yapılan gümrük hatası nedeniyle yargılananların berat ettiği yerde, araç sahibi olarak bu zararın tazmini benden talep edilse ödeyebilirdim. Gümrük görevlileri hata yaptıysa aracı devletin noteri üzerinden satışını alan benim suçum günahım nedir? Araba otoparkta şu anda yatıyor. Hiçbir şekilde işlem yapamıyoruz, aracımızın içindeki eşyalarımızı alamıyoruz. Gümrük diyor ki, "Bizde işiniz yok, mahkeme karar verdi, biz yakalamayı koyduk" dedi. Karahasan, konuyla ilgili hukuki sürecin devam ettiği de ifade etti.
Giresun’a has samaksa tatlısı yeniden damakları şenlendirecek
06 Kasım 2024 Çarşamba - 13:35 Giresun’a has samaksa tatlısı yeniden damakları şenlendirecek Giresun’un geleneksel tatlarından biri olan ve kokulu üzüm şırasından yapılan samaksa tatlısı, günümüzde unutulmaya yüz tuttu. Bu özel tatlının yeniden yaygınlaştırılması için üretimine başlandı. Giresun ve çevresinde yetişen kokulu üzümlerle yapılan samaksa tatlısı, hem lezzeti hem de hazırlık süreciyle dikkat çekiyor. Bir zamanlar her evde yapılan, sofraları süsleyen bu tatlının yapımını bilenlerin sayısı ise günümüzde hızla azalıyor. Giresunlu girişimci Özer Akbaşlı, samaksa tatlısının yeniden sofralara kazandırılmasının yanı sıra, bölge ekonomisine de katkı sağlayabileceğine dikkat çekti. Akbaşlı, “Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Rize ve Artvin illerinde benzer bir tatlı olan pepeçura hala yapılıyor. Ancak Giresun’da samaksa neredeyse unutulmuş durumda. Kokulu üzümden yapılan bu tatlı, hem organik hem de geleneksel bir lezzet. Yapım süreci ise oldukça basit. Üzüm sıkılır, şırası kaynatılır, ardından mısır unu ve buğday unu karıştırılarak kıvam alması sağlanır. Son olarak bu karışım kaselere dökülüp, üzerine soğuk süt ve fındık unu eklenerek servis edilir” dedi. "Eskiden her evde yapılırdı" Akbaşlı, geçmişte her evde kokulu üzüm yetiştirildiğini ve bu üzümlerden pekmez ve samaksa gibi tatlılar yapıldığını belirterek, “O dönemde herkes ihtiyacı kadarını alır, fazlasını çarşıda veya pazarda satarak aile ekonomisine katkı sağlardı. Ancak günümüzde üzüm yetiştirilmediği gibi, samaksa yapan kişi sayısı da oldukça azalmış durumda. Oysaki tamamen organik olan bu tatlılara büyük bir ilgi var. Üzüm hasadı eylül ayında yapılır ve bu üzümün suyu bekletilerek yılın her döneminde samaksa yapılabilir. Hem sofralarımıza lezzet katmak hem de aile ekonomisine katkı sağlamak mümkündür” dedi. Organik tatlılara ilgi artıyor Akbaşlı, samaksa tatlısının doğal içeriği ve yapımının geleneksel yöntemlerle olmasının özellikle organik gıdalara olan ilginin arttığı günümüzde büyük bir fırsat oluşturduğunu ifade ederek, Giresun’da bu tatlının yeniden üretilmesinin hem yöresel kültürün yaşatılmasına hem de bölgedeki üreticilere ekonomik katkı sağlanmasına imkan sağlayacağını kaydetti.
Hastane stresini fotoğraf hobisi ile aşıyor
05 Kasım 2024 Salı - 09:11 Hastane stresini fotoğraf hobisi ile aşıyor Giresun’da Devlet Hastanesi’nde anestezi teknisyeni olarak görev yapan Engin Ayyıldız, hobi olarak başladığı fotoğrafçılıkla uluslararası başarılar elde etti. Ameliyat ortamındaki stresli çalışma şartlarını aşmak için fotoğraf çekmeyi tercih eden Ayyıldız, "Fotoğrafçılık bana bu stresle baş etme gücü veriyor. Bu sayede hem mesleğimin dışında sosyalleşiyorum hem de kendimi hayatın içinde buluyorum" dedi. Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesinde anestezi teknisyeni olarak sürdürdüğü kariyerinin yanı sıra hobi olarak başladığı fotoğrafçılık serüveniyle uluslararası başarılar elde eden Engin Ayyıldız, çektiği etkileyici fotoğraflar Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) ünlü Times Meydanı’nda sergilendi. Fotoğrafçılık, anı ölümsüzleştirmenin ötesinde, duyguları, hikayeleri ve yaşamı yansıtan bir sanat dalı olarak öne çıktığını ifade eden Ayyıldız, “Fotoğrafçılığa 15 yıl önce hobi olarak başladım. Zamanla bu hobi bir tutkuya dönüştü. Fotoğrafla birlikte hayatın içerisinde olmak beni mutlu ediyor. Çalıştığım ameliyathane ortamında kapalı bir alanla sınırlı kalıyorum, ancak fotoğraf sayesinde boş zamanlarımda kendimi hayatın içerisinde buluyorum. Gördüğüm şeyleri fotoğraflamak ve bunu insanlarla paylaşmak beni mutlu ediyor. Aynı zamanda mesleğimin dışında hobi olarak yaptığım fotoğraf severlerle sosyalleşme imkanı buluyorum. Fotoğraf benim için ayrı bir dünya oluyor, rahatlıyorum ve kendim için bir şeyler yapmış oluyorum” dedi. "Herkesin mesleği dışında bir hobisi olmalı" Mesleğini bazen hobisi olan fotoğrafçılıkla birleştirdiğini de ifade eden Ayyıldız, “Bazen kurum içerisinde çekilmesi gereken fotoğraflarda da bana iş düşüyor. Doktorlarımız veya idare kurumla veya mesleki anlamda çekilecek fotoğraflarda ilk akla gelen isim oluyorum ve ben de seve seve bu görevleri de yapıyorum. Bu daha bir mutlu edici durum oluyor. Bir kişinin kendisi için yapabileceği en iyi şeylerden birisi bir hobi edinmesidir. Bulunduğu işyerindeki stresini atabileceği hobiler olmalıdır. Aslında bu tür meslekler de var. Çevremde tanıdıklarımdan bazıları mesleğinin dışında hobi olarak balıkçılık, marangozluk yapanlar var. Ben de merakım olan fotoğrafçılığı seçtim” dedi. Pandemi sürecinde çektiği "Pandemide doğum anı" fotoğrafı, dünya çapında 200 kişi arasında yer alarak New York’ta sergilenmeye hak kazandı. Bu başarı, Ayyıldız’ın fotoğrafçılık kariyerindeki en dikkat çeken anlardan biri oldu. Ayyıldız, birçok fotoğraf yarışmasında da ödül sahibi olarak hem mesleki hem de sanatsal alanda adından söz ettiriyor.
Hem pekmez ihtiyaçlarını karşılıyorlar hem de kendilerine ekonomik gelir sağlıyorlar
02 Kasım 2024 Cumartesi - 09:26 Hem pekmez ihtiyaçlarını karşılıyorlar hem de kendilerine ekonomik gelir sağlıyorlar Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez besin kaynaklarından biri olan pekmez yapımı, Giresun’un Çanakçı ilçesine bağlı Şadı köyünde imece usulü devam ediyor. Bahçelerinde yetiştirdikleri elmaları geleneksel yöntemlerle pekmeze dönüştüren aileler, hem ekonomik gelir sağlıyor hem de kışa hazırlık yapıyor. Bahçeden topladıkları ekşi ve tatlı elmaları önce temizleyen daha sonra kaynatıp süzen ve sonra tekrar saatlerce odun ateşinde kaynatarak pekmeze dönüştüren köylüler bahçedeki her bir ürünün değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Komşularına yardım ettikten sonra pekmez yapımı sırasının kendine geldiğini anlatan Ayşegül Cındık, hem kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını hem de ihtiyaç fazlasını satarak aile ekonomilerine katkı sağladıklarını söyledi. Herkesin hazır almaya alıştığı günümüzde meyvelerin yeterince değerlendirilemediğinden yakınan Cındık, “Köylerimiz çok verimli ne ekersen, ne dikersen ürün veriyor. Becerikli olan çarşıdan, pazardan almadan her türlü ihtiyacını karşılayabilir. Biz de köyümüzde komşularımızla yardımlaşarak bahçelerimizden topladığımız elmaları pekmeze dönüştürüyoruz. Ancak artık eskisi gibi yapabilen yok. Herkes hazıra alışmış. Ancak bizim gibi çok az kişi hala geleneksel yöntemlerle imece usulü pekmez yapımını sürdürüyor. Bugün pekmez yapım sırası bende. Topladığımız elmalarla kış boyunca yetecek pekmezimizi yapmış olacağız. Eşe, dosta dağıttıktan sonra artanı da satıp, ihtiyacımız olan başka şeyler alacağız” dedi. Pekmez yapımının aşamalarını da anlatan Cındık, “Elmanın içerisindeki çürükleri ayırarak elmaları önce temizliyoruz. Daha sonra haşlanma süreci var, haşlanan elmaları şirahneye koyuyoruz, oradan süzülen suyu tekrar tülbentle süzüyoruz, süzdükten sonra da tekrar tavaya kaynamaya koyuyoruz ve bir müddet kaynadıktan sonra dinlenmeye bırakılarak pekmezi elde ediyoruz" diye konuştu.