Yerel Haberler
Giresun
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:41 Fındıkta don endişesine bilimsel açıklama: "Şu an risk yok, fayda var" Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, mart ayında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve soğuk havanın fındıkta zirai don riski oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fındığın kış döneminden yeni çıktığını belirten Doç. Dr. Turan, bitkinin soğuklama ihtiyacı bulunduğunu vurgulayarak, "Fındığın soğuklama ihtiyacı var. Kışın soğuk geçmesi gerekiyor ki bitki normal ihtiyacını karşılayabilsin. Şu anda yüksek kesimlerde hava soğukluğu var. Henüz tomurcuklar kabarma aşamasına gelmediği ve yapraklanma olmadığı için mevcut soğukların olumsuz bir sonuç olarak zirai don riski beklenmiyor" dedi. Kar yağışı fayda sağlayacaktır Özellikle ilkbahar geç donlarına dikkat çeken Turan, geçmiş yıllarda yaşanan don olaylarının daha çok sürgünlerin oluştuğu dönemde zarar verdiğini hatırlatarak, "Mart sonu ve nisan başı gibi dönemlerde, örneğin 2004, 2014 yıllarında olduğu gibi sürgünlerin tam oluştuğu evrede don zararları görüldü. Şu an ise özellikle yüksek kesimlerde tomurcuklar henüz kabarmaya başlamadı. Bu nedenle sıcaklığın eksi 3, eksi 5 hatta eksi 8 derecelere kadar düşmesi fındığı etkilemeyecek; aksine soğuklama ihtiyacının karşılanması yönüyle pozitif etki yapacaktır" ifadelerini kullandı. Kritik dönem Mart sonu - Nisan başı Mevcut tabloya göre endişe edilecek bir durum olmadığını kaydeden Turan, "Araziyi de gezip gözlemledik. Şu an itibarıyla kaygı verici bir durum yok. Bitkilerin vernalizasyon dediğimiz soğuklama ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Bu ihtiyaç karşılanmadan gerçekleşen çiçeklenme ve yapraklanma sağlıklı olmaz. Çiftçilerimizin ‘Kış sert geçti, verim yüksek olacak’ şeklindeki söylemleri de bu biyolojik gerçeğe dayanıyor. Mart sonu ve nisan başında yeni bir soğuk hava dalgası yaşanmadığı sürece don riski görülmüyor" diye konuştu. Doç. Dr. Turan ayrıca, bu dönemde azotlu gübre uygulamasının yapılabileceğini sözlerine ekledi.
Giresun’da fındık hasadı başladı
04 Ağustos 2024 Pazar - 15:15 Giresun’da fındık hasadı başladı Giresun Valiliği’nin açıkladığı 4 Ağustos tarihine göre Giresun’da sahil kesimindeki fındık hasadı bugün itibarıyla başladı. Daha önce bahçe altı temizleme gibi hazırlıklarını tamamlayan fındık üreticileri bugün sabah saatlerinden itibaren bahçelerine girdi. Zorlu arazilerde fındık toplayan üreticiler, fındık bahçelerini söylenen türkülerle şenlendiriyor. Ayakta durmanın güç olduğu arazilerde kadınlar, “Biz Karadeniz kadınıyız güçlüyüz” diyerek eğdikleri dallardan fındık topluyor. Giresun’un sahile yakın Boztekke köyünde yevmiyecilerle beraber imece usulü fındık hasadına başlayan üreticilerden Kenan Kurt, “Bugün daldan fındık hasadına başladık. Kimileri yerden topladıkları için bir hafta on gün sonra başlasalar da biz daldan topladığımız için şimdiden başladık. Bu sene rekolte bazı yerde var bazı yerde ise yok. Benim bahçemde geçen yıla göre yarı yarıya ama aynı köyde bazı yerlerde geçen yıla göre daha iyi görünüyor. Eskiden herkes ayrı yevmiyeci alırdı ama şimdi araziler git gide küçülünce ve maliyeti de göz önüne alarak hısım akraba, konu komşu hep beraber bir birimize yardımlaşarak topluyoruz. Aldığımız 5-10 yevmiyeci de aynı şekilde birimizin fındığı bitince diğer komşumuza gidiyoruz. Bu şekilde yardımlaşarak 15-20 gün fındık toplama süreci devam ediyor” dedi. İmece usulü hasat başladı Boztekke köyü muhtarı Şükrü Karslı ise, “Bütün üreticilerimize yeni hasat sezonu hayırlı olsun. Rakımı 250’ye kadar olan sahil kesimindeki üreticilerimiz yeni sezon fındık hasadına başladı. Bu zamanda iyi giden hava şartlarını da değerlendirmek isteyen üreticilerimiz bir an önce hasadını bitirmek istiyor. Çünkü malum yağışlı zamanlarda bu yamaç arazilerde fındık toplamak bir tarafa ayakta durmak bile zor oluyor. Bizim köyümüzde genelde yevmiyeci olarak tanıdıklar gelir ve herkes yardımlaşarak hasadını yapar. Dışardan çok fazla yevmiyeci alınmaz. Zaten artan maliyetler karşısında da yardımlaşmak maliyetleri biraz olsun düşürüyor” diye konuştu. Yürümesi zor arazilerde, fındık toplanıyor Fındık bahçesinde söylediği türkülerle fındık toplayanları neşelendiren Ümmühan Coşkun ise “Fındık sezonu bir anlamda şenlik dönemidir. Bütün bahçeler şenlenir. Fındık toplayanlarda şenlik, eğlence havasında olursa daha güzel fındık toplarlar. Biz de ara sıra söylediğimiz türkülerle eğleniyoruz” şeklinde konuştu. Fındık toplamanın zorluklarını anlatan Sebiha Kurt da, “Bu yamaç arazide yürümek bile zorken biz dalları eğip fındık topluyoruz. Dalları eğmek zor ama biz Karadeniz kadını güçlü ve araziye alışkın olduğumuz için üstesinden geliyoruz. Başkası olsa bu arazilerde yürüyemez. Ancak fındık toplamak zor iştir. Yağmura dal eğersin yağmur gözüne düşer, sıcak olur nemden bunalırsın ama yine de üstesinden gelmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
Yapay zeka destekli hijyen takip sistemi ile hastane enfeksiyonu riski azaltılacak
03 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:30 Yapay zeka destekli hijyen takip sistemi ile hastane enfeksiyonu riski azaltılacak Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastane enfeksiyonu riskinin en aza indirilmesi için yapay zeka destekli otomasyon sistemi test edilmeye başlandı. Özellikle yoğun bakım ünitelerinde yaşanan ve tedavi sürelerinin uzamasına ya da can kayıplarına neden olan enfeksiyon risklerinin en az seviyeye düşürülmesini amaçlayan sistemin pilot uygulamasının eğitim ve tanıtımı, Giresun İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Muhammet Bulut, Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fazıl Kulaklı, Giresun Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Meltem Arzu Yetkin ile hastanenin yoğun bakımında görevli doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre hastane enfeksiyonlarının en büyük sebebinin el hijyeni eksikliği olduğuna dikkat çekilirken, kontrol ve denetimlerde yaşanan eksiklerin ortadan kaldırılmasını amaçlayan yapay zeka destekli otomasyon sistemi ile risklerin en aza indirilmesi, tedavi sürelerinin kısaltılması ve maddi kayıpların önüne geçilmesi hedefleniyor. "El hijyeni takibini sensörler ile gerçekleştiriyoruz" Türk yazılımcı ve mühendisleri tarafından geliştirilen sistemin patent sahibi olan genç girişimci Batu Ergör, hastanelerde el yıkama ve hijyen takibi ile bunların raporlanmasının elle yapıldığını belirtirken, geliştirdikleri yapay zeka destekli otomasyon sistemiyle tüm bu işlemlerin daha düzenli hale getirilmesini, üretilen detaylı raporlar ışığında olası aksaklıkların hızlıca tespit edilerek çözüm üretilmesine olanak sağladıklarını söyledi. Sistemin çalışması hakkında bilgiler veren Ergör, “Geliştirdiğimiz el hijyeni takip sistemi ile sağlık çalışanlarının el hijyeni prosedürlerine tam uyumunu ve bunların detaylı raporlamalarını tamamen dijital ve otomatik hale getiriyoruz. Yoğun bakım ünitelerindeki el yıkama alanlarına, antiseptik dispanserlere, hasta yatak başlarına yerleştirdiğimiz akıllı sensörler ve sağlık personeli için kişiye özel tahsis edilen akıllı yaka kartları sayesinde, önceden tanımlanan verilere göre el hijyeni takibini gerçekleştiriyoruz. Sistem, ilgili sağlık personelinin tanımlanan alanlara giriş ve çıkışlarında yaka kartlarında bulunan ışık, titreşim ve sesli uyaranlarla ikaz edilerek yönlendirilmesini sağlıyor. Ayrıca, sağlık personellerinin tanımlanan alanlar içerisine giriş-çıkış aktivitelerini, bu alanlarda kalış sürelerini, el yıkama ve dispanser kullanım anlarını ve bu anlardaki doğru el yıkama süreleri ile dozajlama değerlerini kaydederek çok kapsamlı bir raporlama verisi sunuyor. Bu sayede el hijyen uyum oranları mümkün olan en yüksek seviyeye ulaşırken, hastanelerin enfeksiyon kontrol birimlerinin, Sağlık Bakanlığı’na yapmak zorunda oldukları raporlamaların da en doğru biçimde hızlı ve güvenilir biçimde yapılmasına olanak sağlıyor” dedi. "Hastane enfeksiyonlarından kaynaklanan ölümlerin yüzde 50’den fazlası önlenebilir" Ergör, dünyada her yıl yüzbinlerce hastanın maruz kaldığı hastane enfeksiyonu nedeniyle uzayan tedavi süreleriyle ve buna bağlı ölümlerin yüzde 50’den fazla kısmının engellenebileceğini belirterek “El hijyen uyum oranlarının yükselmesi sayesinde enfeksiyona bağlı can kayıplarının önüne geçilirken, sağlık sisteminde de milyarlarca dolarlık tasarruf sağlanabilmektedir. Ayrıca, hastanelerdeki yoğun bakım ünitelerinin kapasiteleri daha verimli şekilde kullanabilmektedir” ifadelerini kullandı. Giresun Eğitim Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Meltem Arzu Yetkin de kurulan sistemle ilgili olarak “Sağlık sisteminde birçok hastalığı tedavi ederken diğer yandan da yapılan bazı işlemlerin yatan hastalar açısından getirdiği bazı riskler bulunmaktadır. Kullandığımız bazı alet ve malzemelerle sağlık çalışanlarının el hijyenine bağlı enfeksiyon riskleri doğuyor. Hastane enfeksiyonu ile mücadele etmenin en kolay yolu el hijyenine dikkat etmekten geçiyor. Bizler enfeksiyon kontrol ekibi olarak buna çok dikkat ediyoruz. Hastanın yanına girmeden önce, hastaya bir işlem uygulamadan önce ve hastanın yanından çıktıktan sonra sıvı sabun ve alkol bazlı el dezenfektanlarıyla temizlenmesi gerekiyor. Tabi ki tüm bunların bir de denetlenmesi gerekiyor. Denetleme konusunda gece mesaisi ve yoğun anlarda zaman zaman sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Bu kurulan sistemle bu konuda çözüm üretmeyi hedefliyoruz. Sistem en basit anlatımla, hasta yanına girip çıkarken her çalışana özel kart aracılığıyla ellerimizi temizlememiz gerektiğini hatırlatıyor. Şu an test amaçlı kurulum gerçekleşti, edindiğimiz bilgiye göre güzel ve faydalı bir sistem olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. Pilot uygulama sonrası bekledikleri sonuçları elde etmeleri halinde tüm yoğun bakım ünitelerinde sistemin kullanımını değerlendirecekleri kaydeden Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fazıl Kulaklı ise “Yapay zeka ile kurulan çok önemli bir sistem. Yerli bir sistem ve patenti de Türk birine ait. Buradaki amaç, yoğun bakımlardaki en önemli enfeksiyon önleme yöntemi olan el hijyeni konusunda, bütün çalışanlarımızı ve hekimlerimizi bilgilendirmek ve bu hususta onlara uyaranlar vererek, yeniden el hijyeni yapmaları konusunda hatırlatma yapmak. Bunu teknolojik bir sistemle yapmak oldukça kullanışlı ve elverişli olduğu düşüncesindeyiz. 12 yataklı bir yoğun bakım ünitemizde testlerine başladık. Pilot uygulamadaki verilerimizi değerlendireceğiz. Bu verilerimiz tahmin ettiğimiz gibi enfeksiyon oranlarımızı düşürürse diğer yoğun bakım ünitelerimizde de kullanmak üzere konuyu değerlendireceğiz” açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den, fındık üreticisine, "Fındığınızı bekletin, satmayın" tavsiyesi
02 Ağustos 2024 Cuma - 15:46 CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den, fındık üreticisine, "Fındığınızı bekletin, satmayın" tavsiyesi Partisinin Giresun’da düzenlediği fındık mitingine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açıklanan fındık fiyatının, maliyetlerin altında olduğunu ifade ederek, üreticilerin biraz beklerse fiyatların yükselebileceğini söyledi. Ordu’nun ardından geldiği Giresun’da Atatürk Meydanı’nda düzenlenen Fındık Mitingi’nde Giresunlular’a seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Karadeniz’in milli stratejik ürünümüz ana gelir kaynağımız fındığın fiyatını üreticiler merak ediyordu. Fiyatı bir an önce açıklayın fındık fiyatını üreticisini mağdur etmeyecek güvenle geleceğe bakacağı bir fiyat olsun diye Giresun’a geldik. Bugüne kadar fiyat açıklamamışlardı. Ne zaman miting için toplandık fiyat açıklandı. Mitingi boşa düşürmek için fiyat açıklamış diye düşündüm ancak, fiyatı sordum 130 lira dediler. Bugün Artvin’in, Trabzon’un Giresun’un, Ordu’nun, Samsun’un, Sakarya’nın geçim kaynağı fındığa Ziraat Odaları, toprak maliyetini katmadan, çalışan ailenin işgücünü hesap etmeden 118-120 lira maliyet biçtiler. Bu sabah Ordu’da üreticilerle bahçedeydim maliyet 140 liradan aşağı değil dediler. Biz en az 160 lira olsun hatta Trabzon milletvekillerimiz 180 liranın altında o zorlu coğrafyayı kurtarmayacağını söylediler. 165 liradan aşağı bir fiyat kabul edilecek bir fiyat değildi. Ama birileri 130 lira fiyat açıkladılar" dedi. Nüfus artıyor, üretim ve üretici giderek azalıyor Çiftçi sayısının giderek düştüğünü de ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Buradan şunu hatırlatmak isteriz 2002 yılında 2.8 milyon çiftçi vardı, bugün 2.3 milyona düşmüş oldu. Yani 20 yılda nüfus 20 milyon arttı ama 500 bin çiftçi kayıp. Bunlar üretimi bırakıp büyük şehirlere asgari ücrete çalışmaya büyükşehirlere gittiler. Umudu fındık bahçesinden, çay bahçesinden narenciyeden kestiler. Ucuz emek gücü olarak büyükşehirlerin ya işçileri ya işsizleri oldular. Bugün birçok ülkelerin yüzölçümleri kadar 26 milyon dekar toprak ekilmiyor, dikilmiyor. Bugün ortalama bir çiftçinin yaşı 58, her 4 çiftçiden 3’ü tarım dışı alanda gelecek beklentisi içerisinde olduğu görülüyor. Alın size beka sorunu. Bir ülkede nüfus artıyor, çiftçi sayısı azalıyorsa, çiftçinin yaş ortalaması artıyorsa, işte sana beka sorunu. Biz eskiden kendi kendine yeten bir tarım ülkesiyken, bugün avucunu dışarı açmış bir ülke durumundayız. Fındık ise en stratejik ürünümüz çünkü dünyadaki fındıkla ilgili toplam piyasa 130 milyar dolar. Bu fındığın yüzde 70’i, Türkiye’de üretiliyor. Yani dünyadaki 130 milyar dolarlık piyasanın 10 milyar dolarlık kısmı aslında burada üretiliyor. Peki siz fındıktan ne alıyorsunuz? 2 Milyar dolar. Yüzde 2’si.Yani şöyle görmek lazım sepet, şelek senin sırtında, parayı dünya devi şirketler kazanıyor. İşte bu yüzden bu düzen değişmelidir" diye konuştu. Üreticiye "Sabredin bekleyin, fiyat yükselir" tavsiyesinde de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Elbette Fiskobirlik yok artık, fındık üreticisinin dostu Fiskobirlik yok artık. TMO var, fındığı o alacak diyorlar. Alırken, yüzde 10 kesinti yaptım, yüzde 5 bilmem ne düştüm, sonra vadeyi koyuyorlar ve kapıda sizi alacaklılar beklediği için mecbur fındığı alelacele satıyorsunuz. Bu yüzden fiyat taban fiyatın da altına düşüyor. Zor biliyorum ama siz yarın bahçeye varıp, fındığı toplayıp hemen satarsanız maalesef fiyat daha da aşağı gelecek. Aslında rekolte düşük, biraz sabredebilirsek, bu fiyata bu fındık yok diyebilirsek, biraz sabredebilirsek bu fiyat bu sefer yukarıya doğru gidecek. Bu yabancı şirket dostlarının fiyat oyununa, rekolte oyununa gelmeyin. Elinizdeki avucunuzdaki bedavaya çıkarmayın. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Biz fındığa dair bir yasa çıkarılmasını teklif ettik etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Mevsimlik fındık işçileri için konaklama merkezleri hazır
02 Ağustos 2024 Cuma - 11:19 Mevsimlik fındık işçileri için konaklama merkezleri hazır Giresun merkezde Doğu ve Güneydoğu illerinden gelecek mevsimlik fındık işçilerine yönelik yapılan geçici konaklama merkezinde incelemelerde bulunan Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, sorunsuz huzurlu bir hasat dönemi geçirilmesi için her türlü çalışmanın yapıldığını açıkladı. Vali Serdengeçti, yeni başlayan fındık hasadı sezonu öncesinde, mevsimlik tarım işçilerinin konaklama koşullarını iyileştirmek amacıyla hayata geçirilen Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Yaşam Koşullarının İyileştirilmesi Projesi (METİP) kapsamında Giresun’un Aksu mahallesindeki 20 adet prefabrik yapıdan oluşan 160 kişiye ev sahipliği yapabilecek geçici konaklama alanını ziyaret etti. Yetkililerden bilgi alarak Giresun’a gelecek mevsimlik tarım işçilerinin uygun koşullarda barındırılması için gerekli olan tüm önlemlerin alımasın talimatı veren Vali Serdengeçti yaptığı açıklamada, “Yöremize fındık toplamak için gelecek olan mevsimlik tarım işçilerimiz, ilimizin ve ülkemizin ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle onların sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışabilmeleri için her türlü imkanı sağlamak önceliğimizdir. METİP projesi kapsamında tarım işçisi kardeşlerimiz ve ailelerinin barınma ve yaşam şartlarını iyileştirmek için gerekli tüm hazırlıkları yaptık. Konaklamaların bugün başlayacağı 20 prefabrik yapı kapasitesi olan METİP alanımızın son durumunu yerinde değerlendirdik. Ulaşım, barınma, eğitim, sağlık, güvenlik, sosyal çevreyle ilişkiler de dahil olmak üzere tüm asgari imkânları haiz bir konukseverlikle misafirlerimizi ağırlayacağız" dedi.
Jandarma personeline depremde arama kurtarma eğitimi verildi
01 Ağustos 2024 Perşembe - 14:26 Jandarma personeline depremde arama kurtarma eğitimi verildi Giresun İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında, ülkemizin 100. yılında belirlenen ’100 Bin Arama ve Kurtarma Personeli Hedefi’ne katkı sağlamak amacıyla bir eğitim çalışması gerçekleştirdi. Giresun AFAD İl Müdürlüğünün yeni eğitim parkurunda, Giresun İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde görevli 170 personele Depremde Arama ve Kurtarma Eğitimi verildi. Verilen eğitimde, AFAD Başkanlığı tarafından “Depremde Arama ve Kurtarma Eğitmen Eğitimi” alan Rize İl Jandarma Komutanlığı JAK timinden 2, Giresun İl AFAD Müdürlüğünden 2 ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünden 1 eğitmen tarafından teorik ve pratik bilgiler verildiği belirtildi. Giresun İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, “Üç haftalık yoğun bir eğitim programı kapsamında katılımcılara arama kurtarma teknikleri, ilk yardım, enkaz altında yaşam belirtisi arama ve kurtarma yöntemleri gibi konularda teorik bilgiler verilirken aynı zamanda pratik uygulamalar ve saha tatbikatları yaptırıldı. Eğitimin sonunda başarılı olan tüm personellere "Depremde Arama ve Kurtarma Eğitimi" sertifikası düzenlendi. Giresun İl Jandarma Komutanlığı, bu eğitim sayesinde hem ülkemizin afetlere karşı hazırlıklı hale gelmesine hem de vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamaya yönelik önemli bir görevi üstlenerek, olası bir afet durumunda arama ve kurtarma çalışmalarına daha etkin bir şekilde katılım sağlayabilecek nitelikli personele sahip oldu” denildi.
Giresun’da fındık üreticilerinin yaklaşan hasat öncesi bahçe temizliği mesaisi başladı
01 Ağustos 2024 Perşembe - 09:30 Giresun’da fındık üreticilerinin yaklaşan hasat öncesi bahçe temizliği mesaisi başladı Giresun’da fındık toplama tarihleri 4-17 Ağustos tarihleri olarak açıklanırken, üreticiler hasat öncesi bahçelerde temizlik mesaisine başladı. Giresunlu fındık üreticileri bahçelerde ot ve diken temizliği için çalışmalarını sürdürüyor. Eski el tırpanının yerini alan ot biçme motorları işi kolaylaştırırken, motorcuların günlük 5 bin liraya kadar çıkan fiyatları ise üreticileri kendi işini kendi yapmaya mecbur bırakıyor. Giresun’da fındık hasadına günler kala üreticiler hasat öncesi bahçe altı temizlik çalışmalarına başladı. Fındık bahçelerindeki temizlik çalışmalarını sürdüren üreticiler, daha önceki yıllarda olduğu gibi hasat öncesi fındık fiyatının açıklanmasını bekliyor. Artan maliyetler karşısında üreticilerin beklentisi ise 160 ila 180 lira arasında değişiyor. Tırpanın yerini alan motor işi kolaylaştırdı, maliyeti artırdı Fındık işçiliğinde en zor işlerden birinin bahçe temizliği olduğunu anlatan fındık üreticisi Yusuf Karadeniz, ”Bir süre sonra başlayacağımız fındık hasadı öncesi yapılacak işlerden en önemlisi bahçe altını temizlemektir. Eskiden bu işler tırpanla yapılırdı. Günümüzde ise ot motoruyla kolaylaşmasına rağmen hala fındık işçiliğinde en zor işlerden birisidir. Bu iş zor olduğu için de motoru, yakıtı, diğer malzemeleri motorcuya ait olması halinde 5 bin liraya kadar günlük yevmiye isteyenler oluyor. Herkesin yapabileceği bir iş değil. Ancak maliyeti azaltmak isteyen ve kendi yapacak durumda olanlar kendi işini kendileri görmeye çalışıyor” dedi. Maliyeti düşürmek için kendi işini kendileri görüyor Fındık hasadı öncesi bahçe bakımının önemine dikkat çeken Ahmet Yılmaz ise “Hasat öncesi bahçe altı temizliği çok önemli. Bahçe altını temizlemezsen fındık toplaman imkansızdır. Bu yüzden önce fındık dallarının dibindeki ışkın dediğimiz dalları temizlemek gerekiyor. Sonra ise bahçe altındaki ot, diken gibi bütün bitkileri temizlemek gerekiyor. Bu ot temizleme işini her ne kadar ot motoruyla yapmak kolay gibi görünse de hem tehlikeli hem de ağır iş. Büyüklüğüne göre en az 7-8 kilogramlık motoru saatlerce sırtında taşıyıp bir o kadar ağırlıktaki kolunu da devamlı sağa sola sallayarak otu biçmek için güç kuvvet gereklidir. Araziye göre değişse de ortalama 3 bin 500 ila 5 bin lira arasında çalışanlar var. Alınan para hak ediliyor ama tabi ki bir maliyet oluyor. Maliyeti düşürmek için köylerde kalanlar kendi işini yapıyor ama yapamayanlar çaresiz bu maliyeti gözden çıkartıyor. Bir de buna fındık toplama yevmiyesi bin 500 lirayı eklersek ciddi anlamda maliyet artıyor” diye konuştu. Fındık hasadına başlamadan maliyetleri düşünmeye başladığını söyleyen Hatice Karaman ise “Az bir fındığım var ve yaşlı bir kadınım. Kendi toplasam toplayacak gücüm yok, yevmiyeciye versem bana bir şey kalmayacak. Doğrusu ne yapacağımı bilemiyorum. Fındığın sele gitmesine de göz yumacak değiliz. Bakalım ne yapacağım. Ancak konu komşu yardım ederde toplayabilirsem belki fındığın bir faydasını görürüm. Yoksa fındık ancak gübrenin, ilaçlamanın, yevmiyecinin, motorcunun parasını ancak karşılar. Çektiğimiz eziyet yanına kar kalır” ifadelerini kullandı.
Balıkçılar bu sezon palamuttan umutlu
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 09:13 Balıkçılar bu sezon palamuttan umutlu Balıkçılar yeni av sezonunu için son hazırlıklarını tamamlarken, Giresun’un Piraziz ilçesi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hamdi Arslan, balıkçıların geçen sezon yok denecek kadar az avlanan palamudun yeni av sezonu öncesinde denizde bol göründüğünü söyledi. Yeni av sezonundan umutlu olduklarını belirten Arslan, “Palamut emareleri kendisini gösterdi yani geçtiğimiz yıllara göre daha erken gösterdi. Palamutun erken göstermesinin bir anlamı da bol olması demektir. Karadeniz’de bu sezon boydan boya bütün coğrafyada balık var, önceki sezonlarda bazı kesimlerde oluyor bazı kesimlerde de olmuyordu buda umutlarımızı arttırıyor” dedi. Palamut için deniz suyu sıcaklığı uygun gitti Palamudun bu sezon iyi görülmesinin nedenlerini doğal şartlar olarak belirten Arslan, “Palamut bir göç balığıdır. Hava şartlarına göre deniz suyu sıcaklıkları uygun olması halinde palamut Karadeniz’e göç ederek yumurtalarını bırakır. Yine bırakılan yumurtalar da hava şartlarına göre üreme olabilir. Bu sezon palamut için doğal koşulların uygun olduğunu görüyoruz. Diğer balık çaşitleri için ise henüz bir değerlendirme yapmak çok erken. Özellikle hamsi için Eylül ayını görmek gerekiyor. Ancak şuan da söyleyebileceğimiz palamut balığı hem balıkçıların hem de tüketicilerin yüzünü güldürecek. Palamutla ilgili şunu da söyleyebiliriz. Sezona daha bir ay olmasına rağmen sezona 700-800 gramlık iri palamutlarla başlayacağız” diye konuştu. Kıyı balıkçıları 15 Ağustos’ta avlanmaya başlayacak Kıyı balıkçıları için sezonun 15 Ağustos’ta açılacağını da hatırlatan Arslan, “Büyük balıkçılar ’Vira bismillah’ demek için 1 Eylül’ü başlayacaklar ancak kıyı balıkçıları için 15 Ağustos’ta sezon açılacak. Kıyı balıkçılarının büyük teknelerle rekabeti söz konusu bile olmaz. Onlar sadece çaparileriyle avlanacak ama bizim beklentimiz uzatma ağlarıyla da avın serbest olması. Çünkü en azından büyük gırgır tekneleri sezona başlamadan kıyı balıkçıları biraz olsun avlanma imkanı bulsun” şeklinde konuştu.