Yerel Haberler
Giresun
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:41 Fındıkta don endişesine bilimsel açıklama: "Şu an risk yok, fayda var" Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, mart ayında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve soğuk havanın fındıkta zirai don riski oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fındığın kış döneminden yeni çıktığını belirten Doç. Dr. Turan, bitkinin soğuklama ihtiyacı bulunduğunu vurgulayarak, "Fındığın soğuklama ihtiyacı var. Kışın soğuk geçmesi gerekiyor ki bitki normal ihtiyacını karşılayabilsin. Şu anda yüksek kesimlerde hava soğukluğu var. Henüz tomurcuklar kabarma aşamasına gelmediği ve yapraklanma olmadığı için mevcut soğukların olumsuz bir sonuç olarak zirai don riski beklenmiyor" dedi. Kar yağışı fayda sağlayacaktır Özellikle ilkbahar geç donlarına dikkat çeken Turan, geçmiş yıllarda yaşanan don olaylarının daha çok sürgünlerin oluştuğu dönemde zarar verdiğini hatırlatarak, "Mart sonu ve nisan başı gibi dönemlerde, örneğin 2004, 2014 yıllarında olduğu gibi sürgünlerin tam oluştuğu evrede don zararları görüldü. Şu an ise özellikle yüksek kesimlerde tomurcuklar henüz kabarmaya başlamadı. Bu nedenle sıcaklığın eksi 3, eksi 5 hatta eksi 8 derecelere kadar düşmesi fındığı etkilemeyecek; aksine soğuklama ihtiyacının karşılanması yönüyle pozitif etki yapacaktır" ifadelerini kullandı. Kritik dönem Mart sonu - Nisan başı Mevcut tabloya göre endişe edilecek bir durum olmadığını kaydeden Turan, "Araziyi de gezip gözlemledik. Şu an itibarıyla kaygı verici bir durum yok. Bitkilerin vernalizasyon dediğimiz soğuklama ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Bu ihtiyaç karşılanmadan gerçekleşen çiçeklenme ve yapraklanma sağlıklı olmaz. Çiftçilerimizin ‘Kış sert geçti, verim yüksek olacak’ şeklindeki söylemleri de bu biyolojik gerçeğe dayanıyor. Mart sonu ve nisan başında yeni bir soğuk hava dalgası yaşanmadığı sürece don riski görülmüyor" diye konuştu. Doç. Dr. Turan ayrıca, bu dönemde azotlu gübre uygulamasının yapılabileceğini sözlerine ekledi.
Ziraat odası başkanlarından ’Ulusal Fındık Konseyi’ne rekolte açıklama tepkisi
22 Temmuz 2024 Pazartesi - 14:22 Ziraat odası başkanlarından ’Ulusal Fındık Konseyi’ne rekolte açıklama tepkisi Giresun’da üretici örgütleri 2024 yılı tahmini fındık rekoltesinin Ulusal Fındık Konseyi tarafından açıklanmasına tepki gösterdi. Giresun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu düzenlediği basın toplantısında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2024 yılı tahmini fındık rekoltesinin açıklanması görevinin Ulusal Fındık Konseyine verilmesine tepki gösterdi. Giresun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Erim Yaman, başta Tarım ve Orman Bakanlığı ve üretici örgütleri dururken rekolte tespit çalışmalarında yer almayan Ulusal Fındık Konseyinin tahmini fındık rekoltesini açıklamasına tepki göstererek şu açıklamayı yaptı: “Hasat öncesinde fındıkla ilgili bir takım spekülasyonlar var. Malumunuz her fındık sezonu öncesi çiftçilerimiz zora sokacak, çiftçilerimizi fiyat anlamında kafalarını karıştıracak oyunlar oynanmakta. Geçtiğimiz günlerde tahmini fındık rekoltesi 745 bin ton olarak açıklandı. Bunun açıklamasını maalesef bakanlığımız tarafından yapılması gerekirken Ulusal Fındık Konseyine verilmesini doğru bulmuyoruz. Kaldı ki Tarım ve Orman Bakanlığımız öncülüğünde ziraat odaları ve il tarım müdürlükleri tarafından rekolte tespit çalışmaları yapılmaktayken rekoltenin açıklanmasının Ulusal Fındık Konseyine verilmesini çiftçi örgütleri olarak tepki gösteriyoruz. Bakanlığın müşaviri veya bakan yardımcıları yok mu, bakan yok mu? Önemli bir ürünün Ulusal Fındık Konseyi tarafından açıklanmasını doğru bulmuyoruz.” “Rekoltede büyük fark olacaktır” Geçtiğimiz günlerde Giresun’un Tirebolu, Espiye ve Doğankent ilçelerinde şiddetli yağış nedeniyle meydana gelen selde birçok fındık bahçesinin hasar gördüğünü de belirten Yaman, “Bu sene rekolte yüksek. Rekolte tespitinin üzerinden 20 gün geçti. Bu 20 gün içerisinde rüzgâr, küllemeden dolayı oluşan hasarlar ve geçtiğimiz günlerde şiddetli yağışın etkisiyle Tirebolu, Espiye ve Güce ilçelerimizde hasarlar oluştu. Ciddi anlamda fındık kaybı var. Rekolte açıklandı ama bunu pek sağlıklı bulmuyoruz. 20 gün önceki rekolteyle bugün ki rekolte arasında çok büyük bir fark olacağını gözlemliyoruz. Üretici örgütleri olarak her zaman sahadayız” şeklinde konuştu. Basın toplantısına Giresun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Tirebolu Ziraat Odası Başkanı Erim Yaman, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Keşap Ziraat Odası Başkanı Abdullah Şahin, Bulancak Ziraat Odası Başkanı Sadullah Aydın, Bulancak Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Kırım, Espiye Ziraat Odası Başkanı Raif Uçar, Görele Ziraat Odası Başkanı Özcan Öner ve Eynesil Ziraat Odası Başkanı Orhan Musaoğlu katıldı.
Gelinlik mağazasının bir katını adeta müzeye dönüştürdü
22 Temmuz 2024 Pazartesi - 09:21 Gelinlik mağazasının bir katını adeta müzeye dönüştürdü Giresun’da eski eşyalara merakı olan bir esnaf, aralarında 100 yıllık köstekli saatlerin de bulunduğu bini aşkın eski objeyi adete müzeye dönüştürdüğü iş yerinde sergiliyor. Giresun’daki Kapalı Çarşı’da gelinlik satışı üzerine mağazası bulunan Murat Akyazıcı (53), gençlik yıllarından itibaren eski eşyalara merak salmaya başladı. İlk olarak pul koleksiyonuyla başlayan Akyazıcı, daha sonra merakı daha fazla artınca elindeki eşya sayısını binin üzerine çıkardı. Zamanla eşyalarını koyacak yer sıkıntısı yaşamaya başlayan Akyazıcı, birçok kattan oluşan mağazanın bir katını, hem eşyalarına ayırdı, hem de ilgi duyan müşterilerin ziyaretine açtı. Mağazanın bir katında tamamen özel olarak yaptırdığı rafları iş yerinin uygun yerlerine monte eden Akyazıcı, binin üzerinde bulunan köstekli saat, sarkaçlı duvar saati, kol saatleri, fotoğraf makineleri, radyo, plak çalar, çakı, tesbih, dikiş makinesi, gaz lambaları, video oynatıcı, kamera ve makasları gibi eski eşyalarla iş yerini adete müzeye çevirdi. İş yerine gelen müşterilerin de ilgisini çeken eski eşya koleksiyonda en çok dikkati çeken ise asırlık olan köstekli saatler oluyor. Görenler geçmişte yolculuğa çıkıyor Eski eşya merakına pul biriktirmeyle başladığını anlatan Murat Akyazıcı, daha sonra eski eşya sayısının her geçen gün artmaya başladığını ifade ederek "Vitrindeki bu eşyalar adeta tarih kokuyor. Bu eşyaların içerisinde üçüncü kuşak bir konfeksiyoncu olarak dikiş makinesi ve makaslardan tutunda içlerinde en az 100 yıllık olan köstekli saatlerden, eski radyolara, teşbihlere, radyolara, gaz lambaları, video oynatıcı, kameraya kadar bini aşkın obje var. Bu da bende bir bağımlılık yaptı. Birkaç kattan oluşan mağazanın bir katında bu eşyalara yer ayırdım. Her birine gözüm gibi bakıyorum. Her biri ilk günkü gibi çalışıyor. Çalışmayan hiçbir eşya burada bulunmuyor. Bunları tamamen merak ve ilgi duyduğum için aldım ve almaya devam ediyorum. Hiç biri satılık değil. Buraya gelenler adeta geçmişte bir yolculuğa çıkıyor. Çok kişi burayı bilmez ama bileler de özellikle ziyaret etmek istiyor. Şuanda en eski eşyamız 100 yılık köstekli saattir. Sadece saat değil, diğer eşyalardan da asırlık olanları var" diye konuştu. Asırlık mağazanın da geçmişi yaşatılıyor Adeta müzeye dönüşen eşyaların arasında tarihi değeri olan evrak ve fotoğrafların da bulunduğunu ifade eden Akyazıcı, “Aynı zaman da dedemden babama babamdan biz çocuklarına kalan bu mağazanın bir asırlık hikayesi var. Önceleri ahşaptan dışı çinko kaplamalı bir tekstil olan işyeri zamanla modernleşerek bugünkü haline gelmiş olsa da tarihin izlerini hep yaşatmaya çalıştık. Bunlarda biri de 1940’lı yıllarda Türkiye genelinde basılan Ticaret Rehberi var. Bu rehberde yer alan adresimizi hala muhafaza ediyoruz. Yine Osmanlı Bankası’ndan alınan çekler, senetler de koleksiyonumuzun önemli bir parçası. Ayrıca babam ve amcamın Adnan Menderes’in yargılandığı duruşmalara katıldığında çekildiği fotoğraflar da bulunmaktadır” dedi.