Yerel Haberler
Giresun
05 Mart 2026 Perşembe - 14:28 Giresun’un turizm merkezi Kulakkaya Yaylası’nda kar kalınlığı 2 metreyi buldu Giresun’un yüksek kesimlerinde geçtiğimiz günlerde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası yaylalarda kar kalınlığı yer yer 2 metreyi aştı. Yoğun kar nedeniyle bazı evler tamamen kar altında kaldı. Giresun’un Kulakkaya Yaylası’nda kar kalınlığının 2 metreyi aşması üzerine bölgede ziyaretçilerin ulaşım sorunu yaşamaması adına önlemler artırıldı. Kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapanan ana arter yollar, belediye ekiplerinin çalışmalarıyla sürekli temizlenerek yeniden ulaşıma açıldı. Bölgede yaşayan vatandaşların yiyecek, içecek, yakacak ve ulaşım ihtiyaçlarına öncelik verildiği bildirildi. Ayrıca ekiplerin, yoğun kar nedeniyle yollarda yaşanabilecek mahsur kalma olaylarına karşı da teyakkuz halinde beklediği belirtildi. Yaylanın bağlı olduğu Yavuzkemal Beldesi’nin Başkanı Adem Önal, Giresun’da bu yıl en yoğun karla mücadele çalışmasını yapan belediyelerinden biri olduklarını hatırlattı. Mart ayında dahi bölgede yoğun karla mücadele ettiklerini belirten Önal, "Son günlerde bölgemizde etkili olan şiddetli kar yağışının ardından yaylalarımızda kar kalınlığı 2 metreyi aşmış durumda. Bazı evler adeta karın altında kayboldu" dedi. Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Önal, "Sürücülerimizin kar lastiği ve zincir olmadan yola çıkmamalarını, yanlarında yeterli yiyecek ve içecek bulundurmalarını istiyoruz. Ayrıca bölgede oluşabilecek çığ tehlikesine karşı da herkesin dikkatli ve tedbirli olmasını rica ediyoruz" diye konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:41 Fındıkta don endişesine bilimsel açıklama: "Şu an risk yok, fayda var" Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, mart ayında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve soğuk havanın fındıkta zirai don riski oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fındığın kış döneminden yeni çıktığını belirten Doç. Dr. Turan, bitkinin soğuklama ihtiyacı bulunduğunu vurgulayarak, "Fındığın soğuklama ihtiyacı var. Kışın soğuk geçmesi gerekiyor ki bitki normal ihtiyacını karşılayabilsin. Şu anda yüksek kesimlerde hava soğukluğu var. Henüz tomurcuklar kabarma aşamasına gelmediği ve yapraklanma olmadığı için mevcut soğukların olumsuz bir sonuç olarak zirai don riski beklenmiyor" dedi. Kar yağışı fayda sağlayacaktır Özellikle ilkbahar geç donlarına dikkat çeken Turan, geçmiş yıllarda yaşanan don olaylarının daha çok sürgünlerin oluştuğu dönemde zarar verdiğini hatırlatarak, "Mart sonu ve nisan başı gibi dönemlerde, örneğin 2004, 2014 yıllarında olduğu gibi sürgünlerin tam oluştuğu evrede don zararları görüldü. Şu an ise özellikle yüksek kesimlerde tomurcuklar henüz kabarmaya başlamadı. Bu nedenle sıcaklığın eksi 3, eksi 5 hatta eksi 8 derecelere kadar düşmesi fındığı etkilemeyecek; aksine soğuklama ihtiyacının karşılanması yönüyle pozitif etki yapacaktır" ifadelerini kullandı. Kritik dönem Mart sonu - Nisan başı Mevcut tabloya göre endişe edilecek bir durum olmadığını kaydeden Turan, "Araziyi de gezip gözlemledik. Şu an itibarıyla kaygı verici bir durum yok. Bitkilerin vernalizasyon dediğimiz soğuklama ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Bu ihtiyaç karşılanmadan gerçekleşen çiçeklenme ve yapraklanma sağlıklı olmaz. Çiftçilerimizin ‘Kış sert geçti, verim yüksek olacak’ şeklindeki söylemleri de bu biyolojik gerçeğe dayanıyor. Mart sonu ve nisan başında yeni bir soğuk hava dalgası yaşanmadığı sürece don riski görülmüyor" diye konuştu. Doç. Dr. Turan ayrıca, bu dönemde azotlu gübre uygulamasının yapılabileceğini sözlerine ekledi.
Köylerdeki öğrenciler için Göksu Travertenleri ve Mavi Göl’e gezi düzenlediler
06 Temmuz 2024 Cumartesi - 11:30 Köylerdeki öğrenciler için Göksu Travertenleri ve Mavi Göl’e gezi düzenlediler Giresun’un son yıllarda yoğun ilgi gören Dereli ilçesi sınırları içindeki Göksu Travertenleri ve Mavi Göl, köylerdeki öğrencilere gezi düzenlenerek tanıtıldı. İl Özel İdaresi’nin organize ettiği etkinlikte, Yağlıdere ilçesindeki köylerden gelen öğrenciler bu doğal güzellikleri ziyaret etti. Giresun’un en önemli turizm destinasyon alanlarından biri olan Göksu Travertenleri ve Mavi Göl’ü daha önce ziyaret etme imkanı bulamayan köylerdeki öğrencilere gezi düzenlendi. Giresun İl Özel İdaresi tarafından düzenlenen geziye Yağlıdere ilçesinin köylerindeki öğrenciler katıldı. Devam edecek gezi programlarıyla il genelindeki köylerde bulunan bütün öğrencilere Göksu Travertenleri ve Mavi Göl’ü görme imkanı sunulması hedefleniyor. Göksu Travertenleri ve Mavi Göl’ü ziyaret ederek doyasıya eğlenen öğrencilerin sevincine ortak olan İl Özel İdaresi Genel Sekteri Tolga Erener, “Bugün onlarca öğrencimizi karne tatilinin ardından Giresun’un en önemli turizm destinasyon alanlarından biri olan Mavi Göl ve Göksu travertenlerinde ağırlıyoruz. Amacımız Giresun’da burayı hiç görme imkanı bulamayan köy okullarındaki öğrencilerimizi gezdirmek. Bu projemiz devam edecektir. Bütün köy okullarımızdaki öğrencilerimizi yaz boyunca burada misafir edeceğiz. Öğrencilerimiz mutluysa biz de mutluyuz” dedi. "Turizm yatırımları devam edecek" Göksu Travertenlerinin Doğu Karadeniz’in son yıllarda en çok ilgi gören turizm merkezleri arasında yer aldığını belirten Erener, “Saklı bir hazine olan Mavi Göl ve Göksu Travertenleri, Valiliğimizin başkanlığında İl Özel İdaremiz tarafından Türkiye’ye kazandırmış olduğu önemli bir turizm merkezi haline geldi. Son 2 yıldır popülaritesi arttı. Özellikle Göksu Travertenleri küçük bir Pamukkale haline geldi. Doğu Karadeniz’de en çok ziyaret edilen yerlerin başında geliyor. Bizim de bu alana yeni turizm yatırımlarımız devam edecektir” şeklinde konuştu. Derste anlatıldı, gezerek görüldü Öğrencileriyle beraber Mavi Göl ve Göksu Travertenlerini ziyaret etme imkanı bulan Yağlıdere Üçtepe İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Selçuk Karagöz ise “Öğrencilerimize derste anlattığımız buraları gösterme imkanı bulduğumuz için gayet mutluyuz. Öğrencilerimiz buraya ilk defa geldiler ve doyasıya eğlenme imkanı buldular. Başka köy okullarındaki öğrencilerin de buraları görmesi faydalı olacaktır. Burayı daha önce görmeyen öğrencilerimize, bu imkanı sunan vesile olan herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.
Giresun Adası manzaralı çöplük
04 Temmuz 2024 Perşembe - 09:45 Giresun Adası manzaralı çöplük Doğu Karadeniz’in tek yaşanabilir Giresun Adası karşısında Uluslararası Aksu Festivali’nin yapıldığı sahildeki vahşi çöp depolama alanına tepkiler sürüyor. Giresun’un bir zamanlar ada karşısında en güzel plajının yerinde şimdilerde çöplükten bir tepe oluştuğunu kaydeden Aksu Mahalle Muhtarı İlker Uzuner, 20 yıldır vahşi çöp depolama alanı olarak kullanılan yerin bugün ise çöp ve moloz alanına dönüştüğünü söyledi. Doğu Karadeniz’in tek yaşanabilir Giresun Adası manzaralı çöp alanının biran önce boşaltılması gerektiğini belirten Muhtar İlker Uzuner, “Giresun Adası karşısı bugünkü çöp dağının bulunduğu yer bir zamanlar Aksu mahallemizin en güzel sahiliydi. Burası aynı zamanda turizm alanı ilan edilerek Uluslararası Aksu Festivali’nin yapıldığı yerdir. 2004 yılından itibaren hafriyat yığın alanı ve maalesef ki vahşi çöp depolama alanı olarak da kullanıldı. 2014 yılımda katı atık bertaraf tesisinin kurulması ile bu alan artık çöp depolama alanı olarak kullanılmıyor. Fakat moloz depolama alanı olarak kullanılmaya devam ediyor. Ancak hafriyatın altında kalan çöpler deniz taşkınlarıyla yine sahilde kendini gösteriyor. Şuanda ada manzaralı molozlarla üstü kapatılmış olan bir çöp tepesi bulunmaktadır. Hala bu sahildeki çöp alanına moloz dökülmesine göz yumularak adeta çevre katliamına davetiye çıkartılmaktadır” dedi. "Ada manzaralı çöp alanı boşaltılmalı" Çevre katliamının durdurularak, sahillerinin bir yaşam alanına dönüşmesini isteyen Aksu Mahalle Muhtarı İlker Uzuner, “Aksu mahallesi Giresun’un nüfusu en kalabalık olan mahallesidir. Mahallemiz yıllarca çöp kokusundan camlarını açamadı, balkonlarına çıkamadı. Geçmişte Katı Atık Bertaraf Tesisi yokken vahşi çöp döküm alanının bugün boşaltılması gerekmektedir. Doğu Karadeniz’in en güzel ada manzaralı sahilinin eski günlerine kavuşması için biran önce yetkililerin çalışma başlatması gerekir. Bu sahildeki çevre katliamı çöp dağı ne insanlığa ne de Giresun’a yakışmıyor. Gönlümüz istiyor ki bu alandaki hafriyatta düzenlenerek bu eşsiz güzellikteki alan yeniden tüm halkımızın hizmetine açılsın” diye konuştu.
Sarımsak ve ısırgan otundan tedavi destekleyici ürün geliştirdiler
02 Temmuz 2024 Salı - 11:54 Sarımsak ve ısırgan otundan tedavi destekleyici ürün geliştirdiler Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Giresun Eğitim Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Selçuk Takır, sarımsak ve ısırgan otundan birçok hastalığın tedavisinde iyileştirici özelliği bulunan ürünler geliştirdiklerini duyurdu. Takviye edici ürünler hakkında doğru bilinen yanlışlara değinen Prof. Dr. Takır, bu ürünlerin ilaç olmadığını, ancak hekim ve eczacı tavsiyesiyle kullanılabileceğini belirtti. Deney hayvanları üzerinde yapılan klinik çalışmalarda, sarımsak ve ısırgan otunun kireçlenme, eklem ağrıları, idrar yolu enfeksiyonları ve prostat gibi birçok hastalığın tedavisinde destekleyici ürünler olarak etkili olduğunu gördüklerini belirten Prof. Dr. Selçuk Takır, “Kireçlenme hastalığının tedavisi ile ilgili çeşitli çalışmalar yaptık. Deney hayvanlarında kireçlenme hastalığı oluşturduk daha sonra sülfür bileşenlerinin bu hastalığın ilerlemesinde ne gibi etkisi olduğunu inceledik. Sülfür birleşenlerinin vücudumuzun doğal olarak ürettiği bileşenlerdir. Bitkiler arasında sarımsak ,soğan, ısırgan otu, kara lahana, turpgiller gibi benzer bitkiler de sülfür bileşenleri bulunur. Bu sülfür bileşenleri çeşitli bakterin, virüslerin, kanser hücrelerinin yok edilebilmesinde önemli rol oynamaktadır. Bunun dışında hücre yenilenmesinde, kalp ve damar sağlığında önemli rol oynar. Bunların başında da sarımsak ve ısırgan otu bulunmaktadır. Sarımsağın çeşitli ürünleri piyasada hem bitkisel ilaç, hem de takviye edici ürün olarak üretilmiştir. Isırgan otu da çok bilinen bitkilerdir. Isırgan otunun idrar söktürücü, ödem giderici özellikleri iyi bilinir. Bunun dışında kanserleri kan şekeri düzenleyici ve kan basıncını düzenleyici özelliği belirlenmiştir” dedi. Deney hayvanlarıyla klinik çalışma yapılarak geliştirildi Geliştirilen iki ürünün hekim ve eczacı tavsiyesiyle kullanıma sunulduğunu belirten Prof. Dr. Selçuk Takır, “Trabzon Teknokent’te kurduğumuz şirket bünyesinde ürün geliştirme yapmaktayız. Bu çalışmalarımız sonucunda iki ayrı ürün geliştirerek, hekim ve eczacı tavsiyesiyle kullanma sunduk. Bunlardan birisi sarımsak bileşeni içeren ürünümüzdür. Bu ürünümüz kireçlenme, kas, tendon, eklem rahatsızlıklarında ağrıların giderilmesi ve hastalığın seyrinin iyi olması amaçlamaktadır. Diğer ısırgan bileşeni içeren ürünümüz ise idrar yolu enfeksiyonlarda, prostat rahatsızlıklarında gerek Avrupa gerekse Asya tıbbında kullanılmaktadır. Bununla ilgili deney hayvanlarında gerekse insanlarda yapılmış çalışmalar vardır. Bizim kendi çalışmalarımız deney hayvanları klinik düzeydedir” ifadelerini kullandı. "Tedavi destekleyici ürün ilaç değildir" Tedavi destekleyici ürünle ilaç arasındaki farkı da anlatarak, uyarılarda da bulunan Prof. Dr. Selçuk Takır, “Hekim uygun gördüğü takdirde tedavi tedaviye yardımcı olmak amacıyla tedavinin gidişatını hızlandırmak amacıyla bu ürünleri tavsiye etmektedir. Ürünlerimiz Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü üzerinden ruhsatlandırılmış ürünlerdir. Çünkü takviye edici ürünlerin ruhsatlandırılması Tarım ve Orman Bakanlığındadır. Bu ürünler ilaç değildir, Hekimin uygun gördüğü, eczacı tavsiye ettiğinde tedaviyi destekleyici, tedavinin gidişatını olumlu yönde iyileştirme potansiyeli olan ürünlerdir. Takviye ürünlerinde en önemli husus ruhsatlı olmasıdır. Çünkü çok büyük kirliliğin olduğu bir alandır. Burada en belirleyici ayrım Sağlık Bakanlığına tabi ürünler ilaçtır, Tarım ve Orman Bakanlığına tabi ürünleri ise tedaviye takviye edici üründür ancak hekim uygun görürse eczacı tavsiye ederse kullanılır. Bu nedenle bu ürünleri en doğru hekim tavsiyesi ile eczanelerden almalıyız. Bunun dışında üniversite hocalarının bilimsel ve altyapısı olan kişilerin üretip üretmediğine dikkat edilmelidir. Bu şekilde ancak güvende olabiliriz” diye konuştu.
Rüsumat-4 gemisi, Kabotaj Bayramında Giresun’da anıldı
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 17:17 Rüsumat-4 gemisi, Kabotaj Bayramında Giresun’da anıldı Giresun’da Kabotaj Bayramı etkinlikleri kapsamında Rüsumat-4 gemisi düzenlenen törenle anıldı. Giresun’un Görele ve Eynesil ilçelerinde Kabotaj Bayramının 98. yıldönümü kutlamaları kapsamında Kurtuluş Savaşında önemli hizmetlerde bulunmuş olan Rüsumat-4 gemisi, düzenlenen törenle anıldı. Görele Liman Başkanlığı tarafından Görele’den hareket ettirilen bir balıkçı teknesi, Eynesil ilçesinin Topallı Deresi mevkiine gelerek geminin battığı noktaya çelenk bıraktı. Eynesil Kaymakamı ve Görele Kaymakam Vekili Erkut Pamuk, törende yaptığı konuşmada Rüsumat-4 gemisinin tarihi başarılarına değindi. Kaymakam Pamuk, 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanununun Türk denizciliği açısından önemine dikkat çekerek Rüsumat-4’ün Kurtuluş Savaşındaki kritik rolünü ve Eynesil’deki direnişini hatırlattı. Pamuk, geminin Türk denizciliği ve bağımsızlığı için bir sembol olduğunu ifade etti. Giresun Üniversitesi Kamil Nalbant Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Mevlüt Kaya ise Rüsumat-4 gemisinin Kurtuluş Savaşı sırasında Karadeniz’de silah ve cephane taşımada önemli bir görev üstlendiğini, Sovyet Yardım Antlaşması sonrası kritik görevlerde bulunduğunu ve Eynesil’deki direnişiyle unutulmaz bir kahramanlık örneği sergilediğini vurguladı. Kaya, 1891 yılında İngiltere’de balıkçı gemisi olarak inşa edilen Rüsumat-4’ün, 1913 yılında Osmanlı Devleti tarafından İngiltere’den satın alındığını ve I. Dünya Savaşı yıllarında çeşitli askeri ve lojistik görevler üstlendiğini belirtti. Kurtuluş Savaşı sırasında Batum-Samsun arasında seferler yaptığını ve mühimmat taşırken Yunan karakol gemileri tarafından bombardımana tutulduğunu ifade etti. 29 Eylül 1921 tarihinde Eynesil kıyısında uğradığı düşman saldırısının ardından Eynesil halkının çabalarıyla onarılmaya çalışıldığını ve 14 Ekim 1921 tarihinde onarılırken ikinci kez saldırıya uğradığını anlatan Kaya, gemi mürettebatının Eynesilli vatandaşların evlerinde 20 gün daha misafir olduklarını ve geminin Eynesil halkı ve Türkiye için Millî Mücadeleyi temsil eden bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Törene Eynesil Kaymakamı ve Görele Kaymakam Vekili Erkut Pamuk, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, Görele İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Evren Özdemir, Görele Liman Başkanı Erhan Zeynel, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri ve Görele Liman Başkanlığı personeli katıldı.
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı Giresun’da törenle kutlandı
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 17:08 Denizcilik ve Kabotaj Bayramı Giresun’da törenle kutlandı 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 98. yıl dönümünü Giresun’da düzenlenen törenle kutlandı, Deniz Şehitleri anısına denize çelenk bırakıldı. Giresun Limanı Sahil Güvenlik Yerleşkesi içerisinde düzenlenen programda konuşan Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, "Bugün Türk denizci rotasının, çağdaş ve müreffeh Türkiye idealine erişim rotası olduğunu takdirle izliyoruz. İnanıyoruz ki hiçbir rüzgar, hiçbir fırtına Türk denizcisini bu rotasından saptıramayacaktır. Kalbi, aklı ve ruhu aydınlık Türk denizcisi bu bilinçle her geçen gün daha da güçlenerek Türk Bayrağını, Dünya’nın denizlerinde sonsuza dek şerefle dalgalandıracaktır" dedi. Tamamlandığında Türkiye’nin en büyük balıkçı barınağı olma özelliğine sahip olacak ve Giresun Uzuncakum mevkiinde inşa çalışmaları devam eden balıkçı barınağı ile ilgili bilgi veren Serdengeçti "İlimiz ve bölgemiz için ciddi bir öneme haiz, Uzuncakum mevkinde inşa edilen Balıkçı Barınağımız tamamlandığında ise 85 bin m alan, 500 bin kasa kapasiteli soğuk hava deposu, 934 metre mendirek, 200 balıkçı tekne kapasitesi ve su ürünleri merkeziyle Karadeniz artık Giresun’dan dünya mutfağına uzanacak ve bu alanda çok büyük bir proje daha tamamlanmış olacak" diye konuştu. Programda denizci öğrencilerin mezuniyeti de kutlanırken, okullarını birincilikle bitirenlere Vali Serdendeçti tarafından diploma ve plaket takdim edildi. Çanakkale Deniz Şehitleri ile 4 Nisan 1953 yılında Çanakkale Boğazında batan Dumlupınar Denizaltısında şehit olan Giresunlu Mehmet Demir, Giresunlu Galip Yılmaz, Göreleli Hasan Kelleci ile tüm şehit ve gazilerin anısına denize çelenk bırakılmasıyla program sona erdi.