Yerel Haberler
Gümüşhane
Odunluk olarak kullanılan kamyona kesilen köprü cezası Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi 24 Nisan 2026 Cuma - 15:37:22 Gümüşhane’de bir vatandaşın evinin önünde odunluk olarak kullanılan çekme belgeli kamyona kesilen köprü cezası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan nakliyeci Sinan Çaklı’nın evinin önünde bulunan ve kış aylarında odunluk olarak da kullandığı 29 AAV 321 plakalı 1976 model çekme belgeli kamyonuna, İstanbul’daki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle 10 bin 484 TL idari para cezası kesilmişti. Kamyonunu son 1 yıldır odunluk olarak kullanan, son 3 yıldır ise yalnızca evinin çevresinde yerini değiştirmek amacıyla hareket ettiren Çaklı, cezaya itiraz edeceğini ifade etmişti. Basında yer alan haberlerin ardından konu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na ulaştı. Yapılan incelemede Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait kameraların plakayı yanlış okuduğu ve bu nedenle araca hatalı ceza kesildiği tespit edildi. Yanlışlığın belirlenmesinin ardından Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla ilgili birimler cezayı iptal etti. Bakanlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından telefonla bilgilendirilen Çaklı’ya cezanın iptal edildiği ve herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığı iletildi. Konuyla yakından ilgilenilmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Sinan Çaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Konunun basında yer almasının ardından Bakanlık yetkililerinin kendisine ulaştığını ifade eden Çaklı, "Kamyonumuza İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığına dair bir para cezası kesildi. Bu benim başıma 3’üncü kez geldiği için sesimi duyurmak istedim. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu haberi gördükten sonra olayla birebir alakadar oldu. Bakan beyin talimatı doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri beni aradı, konuyla birebir alakadar olduklarını, cezamın iptal edildiğini söylediler. Sağ olsunlar mağduriyetimiz giderildi. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Umarım bir daha başka vatandaşlarımızın başına gelmez. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na konuyla yakından ilgilendiği için çok teşekkür ediyorum" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:03 Gümüşhane’de 23 Nisan kutlamaları Gümüşhane’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamalar kapsamında ilk olarak Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu gerçekleştirildi. Anıt önündeki programın ardından okul temsilcileri Gümüşhane Valisi Cevdet Atay’ı makamında ziyaret etti. Vali Atay, makamını temsili olarak Dumlupınar İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi Çınar Asaf Şahin’e devretti. Valilik koltuğuna oturan Çınar Asaf Şahin’in ilk talimatları, çocuk etkinliklerinin artırılması ve okulunun önündeki parkın yenilenmesi oldu. Valilikteki programların ardından kutlamalar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonu’nda devam etti. Program öncesinde 23 Nisan temalı resim sergisi gezildi. Daha sonra Gümüşhane Valisi Cevdet Atay ve il protokolünün katılımıyla salon programına geçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda İl Milli Eğitim Müdürü Şener Doğan günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Doğan konuşmasında, "Ulusumuzun egemenliğini kendi eline aldığı bu anlamlı günün 106. yıl dönümünde çocuklarımızı ve gençlerimizi Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkma iradesi içerisinde görmenin gururunu yaşıyoruz. Vatanını, milletini ve bayrağını seven siz değerli çocukları; bilimde ve teknolojide çağın üzerine çıkacak bir Türkiye bekliyor. Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden çocuklarımızı ve ailelerini saygıyla anıyor, milletimize başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından düzenlenen ödül töreninde il genelinde gerçekleştirilen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Program kapsamında öğrenciler şiirler okurken, piyano eşliğinde şiir sunumları da gerçekleştirildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:13 Gümüşhane’de uyuşturucu ve kaçakçılığa darbe Gümüşhane’de son 15 günde gerçekleştirilen huzur ve güvenlik uygulamalarında çok sayıda uyuşturucu madde, kaçak ürün ve tarihi eser ele geçirilirken 7 şüpheli yakalandı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kente uyuşturucu madde getirerek piyasaya sürmeye çalışan şebekelere yönelik çalışma başlattı. İl dışından Gümüşhane’ye narkotik madde sevkiyatı yaptığı belirlenen şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. Düzenlenen operasyon kapsamında 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken şahısların üzerlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 259 gram metamfetamin ele geçirildi. Kelkit İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda 8,40 gram esrar, 34,64 gram bonzai maddesi ile uyuşturucu kullanımına yönelik aparatlar ele geçirildi. Öte yandan asayiş ekipleri tarafından piyasa değeri yaklaşık 15 bin TL olan 11 çift çalıntı ayakkabı ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Kelkit İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin son 15 günde gerçekleştirdiği denetimlerde ise 26 litre kaçak alkollü içki, 1 ruhsatsız tabanca, 2 şarjör, 67 fişek, 24,72 gram esrar, 7 sentetik ecza hap ve 2,07 gram kenevir tohumu ele geçirildi. Ayrıca yapılan aramalarda 10 adet tarihi sikke, at ve kuş figürlü objeler ile 2 adet tarihi yüzük ele geçirilerek incelemeye alındı.
Gümüşhane’de 52 haneye radon gazı detektörü koyuldu
24 Aralık 2016 Cumartesi - 09:05 Gümüşhane’de 52 haneye radon gazı detektörü koyuldu Gümüşhane’de Ulusal Radon Kontrol Programı kapsamında devam eden Türkiye Ev İçerisinde Radon Seviyesi Haritalandırma Çalışması kapsamında bugüne kadar 52 haneye radon gazı detektörü yerleştirildi.Gümüşhane Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Pehlivan, insanların doğal kaynaklardan maruz kaldıkları radyasyon dozuna önemli bir katkı oluşturan radon gazının insan sağlığı üzerindeki olası etkilerinin belirlenmesine temel teşkil etmek üzere kapalı ortamlardaki radon gazı miktarının belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik 81 ilde yapılacak ölçümlerle “Türkiye Ev İçerisinde Radon Seviyesi Haritası” oluşturulması ve sonrasında “Ulusal Radon Kontrol Programı” geliştirilmesi için Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Atom Enerji Kurumu arasında bir protokol imzalandığını hatırlattı.Üç yıl içerisinde tamamlanması planlanan Türkiye Ev İçerisinde Radon Seviyesi Haritalandırılması çalışmasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafınca bilimsel yöntemlerle seçilmiş ve ülkenin genelini temsil eden, 81 ilde 62 binin üzerinde hanede detektörler ile ev içerinde radon gazı miktarının 2 ay boyunca ölçüleceğini kaydeden Pehlivan, çalışmaya 2014 yılı itibari ile başlandığını, 2016-2017 yılı içerisinde de belirlenen 23 ilde çalışmalara devam edildiğini ifade etti.Gümüşhane’de 12 Aralık 2016 tarihi itibariyle "Türkiye Ev İçerisinde Radon Seviyesi Haritalandırma Çalışması" başlatıldığını dile getiren Pehlivan, “Çalışma öncesi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından ilimize gönderilen detektör kapları, TÜİK tarafından belirlenen adreslere 30 gün içerisinde yerleştirilecek, TÜİK tarafından belirlenen adresler dışında başka adreslere kesinlikle yerleştirilmeyecek ve 2 ay boyunca bu adreslerde kalacaktır. 2. ayını dolduran detektör kapları zaman kaybedilmeden ivedi bir şekilde toplanarak Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun belirtmiş olduğu adrese iletilecektir” dedi.Halk Sağlığı Müdürlüğünde Merkez İlçe ve diğer ilçelerde 12 Aralık 2016 tarihinden bu yana belirlenen adreslerin ziyaret edilerek hane sahiplerinin bilgilendirildiğini ve onayları alınmak suretiyle hanelerinde 2 ay boyunca kalacak olan detektörlerin yerleştirildiğini belirten Pehlivan, çalışmanın ilk haftası itibariyle Gümüşhane’ye gönderilen 520 adet adres için, 93 hanenin ziyaret edildiğini, boş olmayan ve detektör yerleştirilmesini kabul eden 52 haneye radon detektörü yerleştirildiğini ve çalışmanın devam ettiğini kaydetti.Radon gazı nedir?Sigaradan sonra en önemli ikinci akciğer kanseri nedeni olarak kabul edilen radon, renksiz ve kokusuz radyoaktif bir gazdır. Toprakta, kayalarda ve sulardaki uranyumdan köken alır. Topraktaki radon, yukarı doğru hareket eder ve evlerin tabanlarındaki ya da duvarlarındaki çatlaklardan ve boşluklardan içeri sızar. Özellikle bodrum katlarda ve madenlerde radon gazı yoğun olarak birikebiliyor. Radondan korunmak için evler sık sık havalandırılmalı; özellikle bodrum katlardaki taban ve duvar çatlakları kapatılmalı ve yeni yapılan binaların radona dirençli olmasına dikkat edilmelidir.
Gümüşhane voleybolcu fabrikasına dönecek
22 Aralık 2016 Perşembe - 17:10 Gümüşhane voleybolcu fabrikasına dönecek Türkiye Erkekler Voleybol 1. Lig B Grubu’nun namağlup lideri Gümüşhane Torul Gençlik kulübü Başkanı Av. Özden Bostan, sezon başında koydukları şampiyon olarak Efeler Ligi’ne yükselme hedefinde sezonun ilk yarısında istedikleri noktada olduklarını söyledi.Yaptığı açıklamada Efeler Ligi’ne yükselmek için statü gereği play-off ve final müsabakaları oynamak zorunda olduklarını kaydeden Bostan, “Bu sürece daha güçlü gitmek için teknik ekibimizin isteği ve yönetimin değerlendirmesi sonucu gereken tüm takviyeleri yapıp tekrar Efeler Ligi’ne çıkmak istiyoruz” dedi.“Gümüşhane’yi voleybolcu fabrikasına dönüştürmek istiyoruz”Kulüp ve şahsı olarak ortaya koydukları bu hedefin arkasındaki en önemli projenin amatör bir spor dalı olan voleybolda marka olan Gümüşhane Torul Gençlik’in öncülüğünde Gümüşhane’de ciddi ve kalıcı bir şekilde altyapı oluşturarak Gümüşhane’yi voleybolcu fabrikasına dönüştürmek olduğunu ifade eden Bostan, “Bu çerçevede altyapı sorumlumuz Ümit Terzi’nin koordinatörlüğünde start verdiğimiz altyapı proje çalışmalarımız çerçevesinde hedefimiz ilimizde bulunan tüm gençlerimizi voleybolla tanıştırarak, gelecek yıl kuracağımız pilot takımla gençlerimizin tecrübe kazanması sağlayarak, hem kendi kulübümüzde hem de başka kulüpler ile milli takımlar nezdinde ilimizi temsil edebilecek voleybolcular yetiştirmektir” diye konuştu.“Oluşturulan takımlara malzeme yardımları başladı”Bu çerçevede tespit ettikleri il ve ilçe merkezindeki okullarda oluşturulan takımlara malzeme yardımlarına başladıklarını dile getiren Bostan, önümüzdeki günlerde Vali Okay Memiş’in bilgi ve himayelerinde projenin tanıtımı ve içeriği hakkında toplantı düzenleyeceklerini belirterek, bu projedeki sloganlarının “Ligde ve altyapıda şampiyonluk” olacağını sözlerine ekledi.
Gümüşhane Vali Yardımcısı Turan’a veda programı
22 Aralık 2016 Perşembe - 09:57 Gümüşhane Vali Yardımcısı Turan’a veda programı Gümüşhane’de 25 Eylül 2014 tarihinden beri Vali Yardımcısı olarak görev yaparken 1 Aralık 2016 tarihli kararname ile Erzurum’un Oltu ilçesine Kaymakam olarak atanan Şenol Turan için veda programı düzenlendi.Devlet Su İşleri tesislerinde Valilik tarafından düzenlenen programa Vali Okay Memiş, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Cumhuriyet Başsavcısı Bozan Çevik, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cezayir Danışan, Kelkit Kaymakamı Naif Yavuz, Şiran Kaymakamı Murat Özdemir, Kürtün Kaymakamı Mehmet Durgut, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, Şiran Belediye Başkanı Yavuz Altıparmak, Kürtün Belediye Başkanı Ahmet Kanat, CHP İl Başkanı Bedri Ağaç, MHP İl Başkanı Nadim Aydın, GTSO Başkanı İsmail Akçay, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ali İsmail Daltaban, Muhtarlar Derneği Başkanı Gürbüz Demir ve kurum müdürleri katıldı.Törende konuşan Vali Memiş, herkesin yaptığı görevin bir neticesi olduğunu belirterek, “Allah hepimize, yapmış olduğumuz görevlerden sonra, Şenol Bey kardeşim gibi mutlu ve huzurlu bir şekilde veda etmeyi nasip etsin” dedi.“Kendisinin Erzurum Oltu’da başarılı olacağına inanıyorum”Vali Yardımcısı Şenol Turan’ı kaymakamlık mesleğine ilk giriş yaptığı dönemden itibaren tanıdığını dile getiren Vali Memiş, “Aradan uzun bir zaman geçti, ben de Gümüşhane’ye Vali olarak atandım ve birlikte çalışma şansını yakaladık. Ben de kendisinden son derece memnundum. Aynı şekilde diğer kaymakamlarımız ve Güdül Kaymakamlığı’na atanan Vali Yardımcımız İsmail Özkan’dan da memnundum. Ama Şenol Bey buradaki görev süresini artık tamamladı. Ben kendisinin Erzurum Oltu’da başarılı olacağına inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Şenol Bey’e Gümüşhane’de görev yaptığı süre içerisinde göstermiş olduğu performanstan dolayı çok teşekkür ediyorum. Biz aynı zamanda bir yazar kardeşimizi de kaybediyoruz” şeklinde konuştu.“İnsanların gönlünde yer ederek birşeyler yapmak gerek”Yönetim anlayışlarının insanlara tepeden bakma, insanları küçük görme, belli görevlere atanıp, seçilip daha sonra o toplumdan koparak o insanlara hafife almak olmadığının altını çizen Vali Memiş, “Biz o toplumdan çıktık, bizim de görevimizin bir neticesi olacak. Görev yaptığımız süre içerisinde her günümüzü çalışarak ve görev yaptığımız yere somut birşeyler yapmak gayesiyle çalışıyoruz. İnsanlara haksızlık etmeden, mümkün olduğu kadar somut hizmetler ifa ederek ve mümkün olduğu kadar herkesi kucaklayarak Gümüşhane’ye hizmet etmeye çalışıyoruz. Eğer biz yöneticiler adaletli yönetim anlayışı sergilemezsek memleketin geleceğine yönelik olarak tehdit oluşturacaktır. Eğer gücümüzü, imkanlarımızı olumlu anlamda kullanmazsak görevimizi layıkıyla yapmış olmayız. Gümüşhane Valisi olarak yapmaya çalıştığımız şey bu. Somut, elle tutulur, gözle görülür, göreve başladığımızın öncesi ve sonrasında ilerleme kaydetmiş ama bunu yaparken milletin kafasını gözünü yararak değil insanların gönlünde de yer ederek birşeyler yapmak” ifadelerini kullandı.“Dürüstlüğüyle, beyefendiliğiyle, çalışkanlığıyla şehrimize çok güzel hizmetler yaptı”Belediye Başkanı Ercan Çimen ise Şenol Turan’ın kalbinin Gümüşhanevi Hazretlerinin memleketinde atacağını belirterek, “Biz bir yazarımızı da kaybediyoruz. Ama inşallah oradan belki burası onun için bir sıra olacak. İnşallah bundan sonra Gümüşhane için de güzel şeyler derleyip toparlayacak. Gerçekten Şenol bey tam bir Giresun beyefendisi, alçakgönüllü, çok mütevazi. Dürüstlüğüyle, beyefendiliğiyle, çalışkanlığıyla şehrimize çok güzel hizmetler yaptı. Ben bunlara şahidim. Şehrim adına sizlere teşekkür ediyorum. İnşallah hayatınızın devamın da sizi daha güzel noktalarda görürüz” dedi.“Gümüşhane bereketli bir şehir”Erzurum’un Oltu ilçesine Kaymakam olarak atanan Gümüşhane Vali Yardımcısı Şenol Turan ise bütün restoranlarında, lokantalarında yemek yediği, tüm kafelerinde çay içtiği, bütün dükkânlarından alışveriş yaptığı, bütün insanlarıyla hemen hemen bir şekilde temas kurduğu güzel şehir Gümüşhane’ye veda ettiğini söyledi.“İnsanlarıyla sıcak bir şehir”Gümüşhane’nin Karadeniz’de olması, huzurlu ve bereketli olması nedeniyle güzel bir şehir olduğunu ifade eden Turan, “Geriye dönüp baktığımda olumsuz hiçbir şey hatırlamıyorum. Bereketli bir şehir. İki yıl önce kıymetli eşimle bir Eylül günü iki kişi geldik, şimdi üç kişi gidiyoruz. Sıcak bir şehir. Her ne kadar bugünler de soğuk olsa da. Ben bu şehri kömür ya da doğal gaz değil de Belediye Başkanımızın tabiriyle insanların altın kalbi ısıtıyor diyorum. Onları hakikaten özleyeceğim” dedi.“Hüzünlüyüm”Türk edebiyatının dev ismi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş Şehir” adlı eserinde Trabzon’dan Erzurum’a yolculuk yaparken Gümüşhane’de geçirdiği bir geceyi anlattığını ifade eden Turan, “İnsan o sahneleri okurken Gümüşhane’ye gelmek istiyor. Ölümsüz yazarımızdan, büyük yazarımızdan yıllar sonra bende Erzurum’a giderken burada bir gece değil de 27 ay kaldım. Elime olsa bir 27 ay daha kalmak isterdim ve daha fazlası. O açıdan hüzünlüyüm” diye konuştu.“Ben Gümüşhane’yi çok seviyorum”On yıl önce çiçeği burnunda bir kaymakam adayı olarak merhum annesiyle Gümüşhane’ye geldiğini ve kent merkezindeki bir lokantada birlikte yemek yediklerini anlatan Turan, “Yıllar sonra ayrılacağız yine. Bu sefer de yine onun adını verdiğim küçük kızımla orada bir yemek yedikten sonra ayrılmayı planlıyorum. Onun yemek yediği masada. Benim için oldukça zor bir durum. Ben Gümüşhane’yi çok seviyorum. Buraya da isteyerek gelmiştim. Oltu’da artık bir eviniz var. Bütün Gümüşhanelileri bekliyoruz ağırlamaktan çok büyük bir keyif alır, şeref duyarız” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’de Tabiat Turizmi Uygulama Eylem Planı toplantısı yapıldı
21 Aralık 2016 Çarşamba - 18:11 Gümüşhane’de Tabiat Turizmi Uygulama Eylem Planı toplantısı yapıldı Gümüşhane’de Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Tabiat Turizmi Uygulama Eylem Planı’ toplantısı düzenlendi.Valilik toplantı salonunda düzenlenen toplantıya Vali Okay Memiş, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Doğa Koruma ve Milli Parklar Daire Başkanı Fahrettin Ulu, Doğa Koruma ve Milli Parklar 12.Bölge Müdürü Mustafa Bulut, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Gümüşhane Şube Müdürü İlbeyi Aydın, akademisyen, STK ve sektör temsilcileri katıldı.Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan Doğa Koruma ve Milli Parklar Gümüşhane Şube Müdürü İlbeyi Aydın, Gümüşhane’nin tarihi geçmişi olan, İklim çeşitliliği, ovaları ve keskin vadileri ile mükemmel yaylaları ve tabiat güzellikleri ile önemli özelliklere sahip bir il olduğunu söyledi.Kurum olarak 2003-2014 yılları arasında 1,2 milyon TL yatırım yaptıkları Gümüşhane’ye so n 2 yılda 14,2 milyon TL yatırım yapıldığını kaydeden Aydın, Gümüşhane’de 6 adet Tabiat Parkı, 1 adet Tabiat Koruma Alanı, 10 adet Tabiat Anıtı, 1 adet Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, 12 adet Avlak Sahası bulunduğunu, ayrıca Kelkit Sadak Tabiat Parkı, Torul Altıpınar Tabiat Parkı ve Kürtün Çıkrıkdüzü Yaylası Tabiat Parkının ön etüt raporları hazırlanarak tescil için Bakanlık makamında onay aşamasında olduğunu söyledi.Aydın, Tabiat Turizmi Eylem Planlarının amacının tabii güzellikleri, tarihi ve turistik yapısı ile zengin bir tabiat turizmi potansiyeline sahip olan Gümüşhane’de bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarını göz önüne alarak tabii kaynak değerlerin, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve çevreye duyarlılık temel ilkeleriyle planlanarak tabiat turizminin geliştirilmesini sağlamak olduğunu dile getirdi.“Dünyada tabiat turizmi öne çıkmaya başladı”Doğa Koruma ve Milli Parklar Daire Başkanı Fahrettin Ulu ise tabiat turizminin dünyada son dönemde konuştuğu en önemli turizm çeşitlerinden birisi olduğuna vurgu yaparak, “Son dönemde deniz turizmi olgunlaşmış bir turizm oldu. İnsanların macera ve doğayla nasıl daha fazla vakit geçirebileceği üzerine tabiat turizmi öne çıkmaya başladı. Bizde bu konuda neler yapabileceğimizi düşündük. Bu çerçevede 2013 yılı içerisinde 81 ilde tabiat turizmi master planı çalışmalarını tamamladık. İnsanlar bir yöreyi ziyaret ederken 5 şeyi dikkate alırlar. Tarihi ve kültürel yerler, tabi güzellikler, gastronomi, hediyelik eşya ile dönmeye çalışırlar. Bunlar Gümüşhane’de var. 2016 ve 2019 yılları içerisinde gelişim planlarını hazırladık. Gümüşhane için ayırdığımız rakam 49 milyona tekabül ediyor. Sadece 2016 için 10 milyon lira harcadık” dedi.“Dünya tabiat turizminden 400 milyon dolar kazanıyor”Toplantı ile mevcut uygulama eylem planıyla ilgili görüş ve katkıları alarak son şeklini vereceklerini dile getiren Ulu, “Üzerinde çok emek verdiğimiz bu planı tamamen hayata geçirmemiz gerek. Turizmden elde edilen payı artırmak için bunu yapmalıyız. Dünyada 1 milyar dolarlık pastadan 400 milyon dolar tabiat turizminden geliyor. İnşallah en kısa zamanda bu değerlerimizi turizme kazandırıp, uluslararası marka haline getirmek istiyoruz. Yöre insanını da kalkındırmak temel amacımız” diye konuştu.Gümüşhane Valisi Okay Memiş ise yapılan yatırımlar için emeği geçen herkese teşekkür ederek, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yaptığı bu işlerle aslında diğer bakanlıkların altyapısını oluşturduğunu kaydetti.“Hizmet sektörünü hazır hale getirmemiz lazım”Gümüşhane’nin her noktasının keşfedilmemiş bir güzellik olduğunu dile getiren Memiş, “İnsan kaynağı çok önemli. Biz kamu olarak turizm altyapısına yönelik fena olmayacak şekilde yatırım yapıyoruz. Eksiklerimiz var. Ama insan kaynağı çok önemli. Turizm altyapısını ne kadar yaparsak o kadar iyi ama insanımızı ve insan kaynağımızı da hizmet sektöründe mutlaka hazır hale getirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.“Dünyanın en uzun ikinci tüneli şehrimize yapılıyor. Bu bile başlı başına turizm potansiyeli”Her alanda derslerine çalıştıklarını, çalışırken dinlendiklerini ifade eden Vali Memiş, “Sevdiğiniz işi yaparsanız çalışmazsınız demiş Einstain. Biz işimize dört elle sarılıyoruz. Aldığınız maaş ve gösterdiğiniz yüksek performans emeğin karşılığı değildir. O sizin yüksek ahlakınızın göstergesidir. Gümüşhane’nin geleceğiz var. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yatırımları son 14 yılda aldı. Dünyanın en uzun ikinci tüneli şehrimize yapılıyor. Bu bile başlı başına turizm potansiyeli. Kamu yatırımlarından hem il merkezinde hem ilçelerimiz faydalanıyorlar. Biraz zamana ihtiyacımız var. Yolların standartlarının yükseltilmesiyle bizim de eşzamanlı hazır olmamız gerek” dedi.“Müthiş doğal güzelliklerimiz var ama işletmede sorunlarımız var”Gümüşhane’nin kalkınmasının 3 sac ayağının madencilik, organik tarım ve hayvancılık ve turizm olduğunu, bu üç alanda da mutlaka olmaları gerektiğini dile getiren Vali Memiş, “Müthiş doğal güzelliklerimiz var ama işletmede sorunlarımız var. O kadar yatırımı yapıyor ama karşılığını alamıyoruz. Bize gönderilen 1 kuruşun bile hesabını yapıyor, bu kaynakların hepsini çok doğru yerlerde harcıyoruz” diye konuştu.Toplantıda İlbeyi Aydın tarafından yapılan sunumun ardından konuyla ilgili katılımcıların görüş ve önerileri alındı.
Ziraat Türkiye Kupası
21 Aralık 2016 Çarşamba - 14:09 Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası H Grubu 3. hafta karşılaşmasında Spor Toto 2. Lig ekiplerinden Gümüşhanespor ile Atiker Konyaspor 1-1 berabere kaldı.Maçtan dakikalar19. dakikada sol kanattan gelişen Gümüşhanespor atağında Mehmet Menderes ceza sahasına girdiği anda şutunu çekti. Kalecinin çeldiği topla buluşan Cem Sultan’ın vuruşunda ise meşin yuvarlak defansa çarparak kornere gitti.27. dakikada Mehmet Menderes’in sol kanattan arka direğe ortasını iyi takip eden Cem Sultan’ın kafa vuruşu yakın mesafeden auta gitti.45. dakikada Mehmet Menderes’in sol çaprazdan vuruşunda kaleci Kaya topu zorlukla çeldi.46. dakikada Cem Sultan sağ kanatta rakiplerinden sıyrılarak kaleci ile karşı karşıya kaldı. Cem Sultan’ın vuruşunda kaleci Kaya topu ayaklarıyla kornere çeldi.52. dakikada sol kanattan gelişen atakta Mehmet Menderes’in pasında topla buluşan Onur, hiç bekletmeden ceza sahasındaki Cem Sultan’a ara pası attı. Cem Sultan topa iyi vuramayınca ev sahibi ekip mutlak bir golden oldu.56. dakikada Mehmet Menderes’in uzun pasıyla defansın arkasına sarkan Ali Özgün, kaleciyi geçtiği pozisyonda topu üstten auta attı.72. dakikada Atiker Konyaspor’un uzun kullandığı taç atışında Jonnson’un kafayla aşırdığı top defansta kafalardan sekerek Taner’in önüne düştü. Taner ters bir vuruşla topu ağlarına gönderdi. 0-190. dakikada orta alandan Cem Sultan’ın uzun pasıyla bir anda defansın arkasına sarkan Hüseyin Ali rakibi tarafından düşürülünce hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına gelen Mehmet Menderes meşin yuvarlağı ağlara göndererek karşılaşmada eşitliği sağladı. 1-1Stat: Yeni ŞehirHakemler: Abdulkadir Bitigen xx, Özgür Ertem xx, Ata Yıldırım xxGümüşhanespor: Hasan Hüseyin xx, Mehmet Abdullah xx, Salih Zafer xx, Cem Sultan xx, Cumhur xx, Ali Özgün xx, Onur xx, Serhat xx (Hüseyin Ali dk. 77 xx), Taner xx, Mehmet Cansın xx, Mehmet Menderes xxYedekler: Hasan, Ali Sakal, Rahmi, Muhammed, Muammer, RıdvanTeknik Direktör: Tarık DaşgünAtiker Konyaspor: Kaya xx, Volkan xx, Ali Turan xx, Ali Çamdalı xx, Marc Mbamba xx, Can Demir xx, Vedat xx (Barry Douglas dk.90 ?), Mehmet xx, Halil İbrahim xx (Bajic dk. 76 xx), Ioan Hora xx (Jens Jonnson dk. 65 xx), Skubic xxYedekler: Abdulaziz, Rangelov, Milosevic, EmreTeknik Direktör: Aykut KocamanGoller: Mehmet Menderes (dk. 90 pen.) (Gümüşhanespor), Taner (dk. 72 k.k.) (Atiker Konyaspor)Sarı Kartlar: Mehmet Abdullah (Gümüşhanespor), Skubic (Atiker Konyaspor)
Gümüşhane’de din görevlileri ve muhtarlara eğitim
20 Aralık 2016 Salı - 21:54 Gümüşhane’de din görevlileri ve muhtarlara eğitim Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği, din görevlileri ve muhtarlara yönelik ilk yardım, akılcı ilaç kullanımı ve merkezi hastane randevu sistemi ile ilgili eğitim programı düzenledi.Gümüşhane Kültür Merkezinde düzenlenen programda konulan Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Tıbbi Hizmetler Dairesi Başkanı Opr. Dr. Yavuz Çakıroğlu, sağlık alanının çok önemli bir alan olduğunu, sağlığın hata götürmeyen bir alan olduğunu söyledi.Opr. Dr. Çakıroğlu, burada yaptığı konuşmada ülkenin ve dünyanın çok ciddi bir sağlık problemi olan antibiyotiklere karşı direncin geliştirilmesi ile ilgili sağlık problemiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bu konuda bakanlığımız çok ciddi çalışmalar yapmaktadır. İlimiz için de çok ciddi çalışmalarda bulunmaktayız. Bu nedenle ilimize bağlı imam ve muhtar arkadaşlarımıza bir bilgilendirme toplantısı düzenledik” dedi.“15 yıldır yeni bir antibiyotik geliştirilemiyor”Çakıroğlu, antibiyotik direnci konusunda bilinçsiz ilaç kullanımının, ülkemiz için çok ciddi bir problem olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: “Özellikle yurtdışında ve yurtiçinde yapılan çalışmalarda antibiyotiklerin büyük bir kısmına karşı direnç gelişmiş olduğu ortaya çıkmakta ve maalesef 15 yıldır da yeni bir antibiyotik geliştirilemiyor. Mars’a insan göndermeyi planlayan insanoğlu, bu teknoloji, yaklaşık 15 yıldır yeni bir antibiyotik geliştirecek durumda değil. Mevcut eski ilaçları kullanmaktayız. Bu kullandığımız ilaçlar da artık etki etmemeye başladı. Bunun da sebebi bilinçsiz bir şeklide antibiyotik kullanarak antibiyotiklere karşı mikroplar tarafından direnç oluşması. Bu konuda bizler ve bakanlığımız çok ciddi çalışmalar içindeyiz. Toplumumuzu bilinçlendirmek ve ilacı akılcı bir şeklide kullanmak için çeşitli faaliyetler yapmaktayız. Bugün de bu faaliyetlerden birini gerçekleştirmiş olarak burada bulunmaktayız.”“İlk yardım çok ciddi bir konu”Konuşmasında, ilk yardımın çok ciddi bir konu olduğunu vurgulayan Çakıroğlu,”Özellikle halkla iç içe olan imam ve muhtarlarımız gibi sürekli halkla diyalog içinde olan insanların bu konuda bilinçlenmesi çok önemli. Çünkü ilk yardım çok önemli. Özellikle olay anında iki dakika içinde hayat kurtarıcı olmaktadır. Bu nedenle Gümüşhane Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği olarak böyle bir program başlattık. Vatandaşlarımızı bilinçlendirmek, acil durumlarda ihtiyacı olan insanlara bir nebze daha yardımcı olmak için bu bilgilendirme toplantılarını yapıyoruz. Bunun sonucunda da imam ve muhtarlarımız bilinçlenecek ve olay anında 112’nin gelmesini beklemekten ziyade acil müdahaleye başlayarak yaralı ya da hasta vatandaşlarımıza daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Özellikle sağlık çalışanlarına ilk yardım yasal sorumluluktur. Bir kaza anında müdahalede bulunmak benim için yasal zorunluluktur. İlk yardım eğitimi almış insanlar için de bu yasal zorunluluktur” diye konuştu.“Sağlık hizmetlerine ulaşmak çok kolay”Gümüşhane’de sağlık hizmetlerine ulaşmanın kolay olması nedeniyle vatandaşlarımızın hastane merkez randevu sistemine pek talepte bulunmadıklarını da dile getiren Opr. Dr. Çakıroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: “Gerekli kapasiteyi açıyoruz ama yapmış olduğumuz kontrollerde kapasiteler dolmamakta. Örneğin 1000 kapasite açıyorsak 700 kapasite doluyor. Biz merkezi hastane sisteminin konforlu olduğunu insanlarımızın sağlığa erişiminde daha rahat olacağını düşünüyoruz. Hastanede gereksiz yığılmaları gereksiz vakit kayıplarını engelleyeceğini düşünüyoruz. Sağlık çalışanları açısından da daha konforlu olduğunu düşünüyoruz. Almış olduğunuz randevu saatinde, almış olduğunuz polikliniğe giderek muayenenizi oluyorsunuz. O kalabalıkta fazla durmuyorsunuz. Randevular Alo 182’den, internetten veya hastane içindeki merkezi randevu istasyonlarımızdan istediğiniz saat ve günde alabilirsiniz. Bu konuda vatandaşlarımızı teşvik ediyoruz.”“2 nefes 100 masaj”Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Acil Uzmanı Dr. Ahmet Kama da ilk yardım konusunda uygulamalı olarak açıklamalarda bulundu.İmam ve muhtarların ilk yardım konusunda neler yapmaları gerektiğini manken üzerinde tatbiki olarak gösteren Kama, hasta ya da yaralıya yapılacak olanın ilk anda 2 nefes vermek iman tahtası üzerinde 100 masaj uygulamak olduğunu söyledi.“İlk yardım eğitimi almak hayat kurtarır”Dr. Kama, ilk yardım eğitimi almanın hayat kurtaracağını vurgulayarak şöyle devam etti: “Yaşadığımız sürece çeşitli nedenlerle yaralanmalar veya hastalıklarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Yaşamımızın çeşitli dönemlerinde, bulunduğumuz her ortamda kaza ve hastalanma riski taşımaktayız. Bu gibi durumlarla karşılaştığımızda, müdahalede bulunanların ilkyardım eğitimi almış olmaları, yaşamın sürdürülmesinde, sakatlanmaların önlenmesinde ve iyileşme sürecinin kısaltılmasında belirleyici rol oynayacaktır. Ülkemizde ev, iş ya da trafik kazaları ve doğal afetler nedeni ile çok sayıda vatandaşımız yaşamını kaybetmekte ya da sakat kalmaktadır. Bu gibi durumlarda olay yerinde her zaman bir sağlık görevlisi olamayacağı için olaydan etkilenen ya da ortamda bulunan kişilerin kendilerine ya da başkalarına yapacakları ilkyardım uygulamaları son derece önemlidir. Toplumumuzda genel bir anlayış olarak, ilkyardım ile acil yardım ifadeleri birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Oysa acil yardım, sağlık çalışanları tarafından gerekli donanımla yapılan tıbbi müdahaleleri kapsamasına rağmen; ilkyardım, bu konuda eğitim almış kişilerce olay yerinde bulunan malzemelerle ilaçsız olarak yapılan, uygulamalardır.”“Uygulayıcılar eğitim almalı”İlk yardım uygulayacak olanların mutlaka bu konuda eğitim almaları gerektiğinin altını çizen Kana, “Ancak ilkyardım eğitimi almamış kişilerin, ilkyardım uygulamalarında bulunmaları sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ilkyardım uygulayacak olan kişilerin, mutlaka ilkyardım eğitimi almış olmaları, öncelikli amaçlarının kişilere zarar vermemek olduğunu bilmeleri ve hayati tehlike oluşturabilecek müdahalelerde bulunmamaları son derece önemlidir. Bakanlığımız tarafından toplumda ilkyardım bilincinin geliştirilmesi, ilkyardım eğitimi almış kişilerin sayısının artırılması ve konuya gereken duyarlılığın gösterilmesi amacıyla ilkyardım konusunda bir dizi yeni çalışma başlatılmıştır. Bu nedenle öğretmen, polis, itfaiyeci, arama ve kurtarma hizmetlerinde görev alan kişiler gibi öncelikli meslek grupları başta olmak üzere tüm halkımızın ilkyardım konusundaki eksik ya da yanlış bilgilerinin giderilmesi ve güncelleştirilmesi amacıyla İlkyardım Temel Uygulamaları Eğitim Rehberi hazırlanmıştır” dedi.Dr. Kama, daha sonra hasta ya da yaralılara ne yönde ilkyardım uygulanacağını uygulamalı olarak katılımcılara anlattı.“İlaçları akıllı kullanın”Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinde görevli Eczacı Osman Ağın ise “Akıllı İlaç Kullanımı” sunumu yaptı.Sunumunda, çoklu ilaç kullanımı, ilaçların gereksiz ve aşırı kullanımı, klinik rehberlere uyumsuz tedavi seçimi, piyasaya yeni çıkan ilaçların uygunsuz tercihi, ilaç kullanımında özensiz davranılması, uygunsuz kişisel tedavilere başvurulması konularında açıklamalarda bulunan Ağın, şunları söyledi: “Akılcı İlaç Kullanımı tanımı ilk defa 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılmıştır. Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre; uygun ilacı, uygun süre ve dozda, en düşük fiyata ve kolayca sağlayabilmeleri olarak tanımlanmaktadır. Türkler ve Kolombiyalılar en duygusal hasta grubu olarak biliniyor. Bu nedenle onlara göre antibiyotikler; güçlü ilaçlardır. Bağışıklık sistemini güçlendirirler. Anneler; solunum yolu enfeksiyonlarını çok önemsiyorlar. Tedaviye karar vermede, kendilerini doktordan daha yetkin olarak düşünüyorlar. Her zaman doktor tavsiyesi olmadan her ne şartta olursa olsun, başta antibiyotikler olmak üzere hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.”
Gümüşhane’de ‘Kavimler kapısı Zigana’ konferansı düzenlendi
19 Aralık 2016 Pazartesi - 20:29 Gümüşhane’de ‘Kavimler kapısı Zigana’ konferansı düzenlendi Gümüşhane’de birçok kültüre ev sahipliği yapmış Zigana’nın tarihini tekrar yaşamak adına ’Kavimler kapısı: Zigana-Antik çağdan günümüze tarihi yolları’ konulu konferans ve fotoğraf sergisi düzenlendi.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Zigana Doğa Okulu ve Bitki Müzesi’nin katkılarıyla hazırlanan program Gümüşhane Kültür Merkezinde icra edildi.Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasının ardından konuşan Gümüşhane Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş, konferanstaki amaçlarının Gümüşhane coğrafyasında bulunan tarihi kervan yollarını gün yüzüne çıkarmak ve kendilerine ait folkloru ulusal alana taşımak olduğunu söyledi.Zigana Doğa Okulu ve Bitki Müzesi Başkanı Savaş Aydın ise bölgede 471 endemik bitki bulunduğunu, Türkiye’de ki 65 kelebek vadisinden 5’inin Gümüşhane’de olduğunu ve Gümüşhane’de 7 endemik kelebek bulunduğunu belirterek, Zigana’daki bitki müzesiyle bu coğrafyadaki habitatı geliştirdiklerini söyledi. Aydın, Türkiye’de il sınırları içinde 4 kayak merkezi olan tek ilin Gümüşhane olduğunu da sözlerine ekledi.Gümüşhane’den geçen tarihi kervan yollarını açıklayan Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Yrd.Doç.Dr. Coşkun Erüz ise tarihte ticaret yollarının denize ulaştığı önemli bir liman ve ticaret kenti olan Trabzon kıyılarından başlayıp Gümüşhane’nin ilçeleri, köy ve yaylalardan geçerek Bayburt’a ulaşan tarihi kültür yollarını anlattı.Erüz, “Sürmene-Araklı-Satala-Garnizonu Roma yolu güzergahı üzerinde, ikisi Roma dönemi olmak üzere pek çok kale, köprü ve Satala başta olmak üzere tarihi yerleşimler, özgün kültürel varlıklara sahip köyler yaylalar gibi değerler bulunmaktadır” dedi.İpek yolu rotaları ile ilgili de bilgi veren Erüz, “Tarihi İpekyolu ve sonraki dönemlerde Trabzon-Erzurum ve Tebriz güzergahı olarak kullanılan ve mevsime göre, döneme göre değişiklik gösteren Trabzon-Gümüşhane-Bayburt ya da Trabzon-Bayburt hattının birincisi Maçka’dan sonra üç kola sahipti. Bu üç koldan Kolat hattı, Hanzarya hattı ve Taşköprü hattı rotaları üzerinde pek çok kale köprü tarihi yerleşim doğal ve kültürel değer bulunmaktaydı” diye konuştu.Tarihi kültür yollarının turizm potansiyelinin değerlendirilebilmesi için yapılması gerekenleri de sıralayan Erüz, şunları söyledi: “Özellikle konaklama noktalarında sürdürülebilir turizm için master plan, alt yapı ve üst yapı planlaması, restorasyon ve koruma, inşa ve uygulama, denetim, değerlendirme, düzeltici eylemlerle yeniden organize etme, titizlikle uygulanması gereken süreçlerdir. Çevreye duyarlı sosyal sorumluluk bilincine sahip turizmde, kapsamlı çalışmaların yürütülebilmesi amacıyla kamu kesimi ile birlikte sektör temsilcileri, yerel kanaat önderleri, medya ve sivil toplum örgütleri bir araya getirilmelidir. Tüm planlama ve uygulamalarda, kontrol sürecinde katılımcı yaklaşım uygulanmalıdır.”“Bölgede en çok kalenin bulunduğu il olan Gümüşhane kavimler, geçitler kapısıdır”Turizmde ya da bölgeyi değerlendirmede her ilin kendi çapında bir değerlendirme yaptığını, bunun bir handikap olduğunu vurgulayan Erüz, “Halbuki hiçbir konuda Trabzon’u Gümüşhane’den, Gümüşhane’yi Bayburt’tan ayırmamız mümkün değildir. Çünkü bir konuyu başlattığınızda devamı komşuya ulaşır. Dolayısıyla yapılacak tüm çalışmalarda en azından Gümüşhane, Trabzon ve Bayburt birlikte planlaması gerekiyor. Eğer konu turizmse bu mutlaka yapılmalıdır. Bu coğrafya tarihiyle, kültürüyle ve doğasıyla tam bir geçit olan dünyanın önemli kültür rotalarına sahiptir. Bu coğrafyada çalışma yapmak zor ama hem tarihi hem de ekosistem anlamında Gümüşhane’nin önemini anlamak adına çalışma yapılması gereken bir coğrafya. Bölgemizde en çok kalenin bulunduğu il Gümüşhane’dir. Bu o bölgeye hükümdar olmanın öneminin bir göstergesidir. Çünkü o tür bir yapı yapmak, o bölgeye hükümdar olmak, o bölgede ekonomik bir değerin var olduğunu gösterir. O değerleri tek tek açığa çıkarmamız gerekiyor. Bunun içinde ciddi çalışmalar gerekiyor. Gümüşhane kavimler, geçitler kapısı” ifadelerini kullandı.“Gümüşhane’yi yazmakla bitiremeyiz”Kavimler kapısı Zigana’ya seyyahların gelişi konusunu anlatan Araştırmacı-Yazar-Gazeteci Güngör Üçüncüoğlu da Gümüşhane’nin tarihi varlıkları, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle Türkiye’nin 81 ili arasında ilk 5 sırada yer aldığını söyledi.Üçüncüoğlu, “Gümüşhane yazmakla bitmez. Bana göre Gümüşhane’deki en önemli yol katırcı yolu. İpekyolu’ndan bile önemli. İkincisi de on binler yolu. Ama biz bunları turizm adına sahiplenmedik. Bunları turizme kazandıramadık. Ne yaparsanız yapın Zigana’ya yapıldığı gibi Süleymaniye’ye kayak tesisi yapılacaksa ve bundan bir turizm elde edilecekse hiç yapmayın daha iyi. Turizm kalıcılık, süreklilik, konaklama ister. Trabzon’dan Karaca Mağarasına gelenler Torul’da bir bardak su bile içmiyorlar. Karaca Mağarası’nı mezarlık ziyaret eder gibi yarım saat ziyaret edip dönüyorlar. İleride Gümüşhane var, gidelim demiyorlar. Bu turizm değil, ziyarettir. Karaca Mağarası, Zigana, Süleymaniye Mahallesi diğer turizm destinasyonlarıyla teşvik edilmediği sürece ne yaparsanız yapın turizm buraya gelmez” diye konuştu.“Gümüşhane’deki rotalar tespit edildi”Gümüşhane Göç Yolları rotalarını anlatan İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Engin Doğru ise Gümüşhane Valiliği ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) arasında ortaklaşa yapılan Gümüşhane Kültür Rotaları kitabı hakkında sunum yaptı. Doğru, “Kültür rotaları Gümüşhane’nin yüzde 60’nın dağlık olduğu bir coğrafyada çok önemli bir unsur. Bu unsuru avantaja çevirmek amacıyla Valiliğimizle Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı arasında imzalanan bir anlaşmayla Gümüşhane’deki rotalar tespit edildi. Bu rotalar aynı zamanda geçmişte askeri, dini, ticari ve sosyal amaçlı kullanılan ulaşım güzergahlar ile bugün daha çok turistik amaçlıdır. Güzergahlar, kültürel ve doğal mirasın korunması ve tanıtımı konusunda giderek işlevsel hale getirmek amacıyla yapıldı” ifadelerini kullandı.“Halk oyunuyla folklor aynı şey değil”Gümüşhane folklorunu anlatan Türki Dili Okutmanı Talat Ülker, insanların halk oyunları ile folkloru eşit zannettiklerini belirterek, “Bu toplumda insanların yüzde 90’u folklor deyince horon oynamayı, halay tutmayı anlıyor. Yani halk oyunları ile folkloru eşit zannediyor. Bir kere bu yanlıştan sıyrılmamız lazım” diye konuştu.Ülker, Gümüşhane’nin Türk edebiyatına kazandırdığı en büyük isimlerden birisinin 70’in üzerinde eseri bulunan Vasfi Mahir Kocatürk olduğunu ancak henüz hakkında yazılmış broşüre bile sahip olunmadığını dile getirdi.“Dilenci oldu bu ildeki yazarlar”“Gümüşhane folkloruna dair bu zamana kadar bir tespit yapıldı mı?” sorusunu soran Ülker, “Naçizane ben ve birkaç arkadaşımın birlikte hazırlamış oluğumuz bir kitap var ama bu teorik bir kitap, detaylarının çalışılması lazım. Yıllardır desteklesin diye kurum, iş adamı arıyoruz. Yok. Dilenci oldu bu ildeki yazarlar. Bu ildeki eli kalem tutan insanlar, sizden bu emeklerinin karşılığını bile istemiyorlar. Hiç olmazsa bu insanlara ürünlerini sergileyecek bir imkan sağlayın” ifadelerini kullandı.“Gümüşhane’ye turist getireceksek şu soruları sormamız lazım” diyen Ülker, “Turist Gümüşhane’ye niye gelecek, ne görecek. Gümüşhane’ye geldi. Peki bu adam günlük hayatında Trabzon’da, Giresun’da, Bayburt’ta yapamayacağı ve burada kalacağı iki gecede ne yapacak. Akşam başka bir yerde yiyemeyeceği bir yemek yedirebilecek miyiz burada. Bunların ortaya koyulması lazım” şeklinde konuştu.Yapılan konuşmaların sonunda konuşmacılara katılım belgesi takdim edilirken, program Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş’in genel değerlendirme yapmasının ardından Gümüşhane fotoğraf sergisi açılışı ve kokteyl ile sona erdi.
Gümüşhane’de “Avrupa Birliği&Şangay Beşlisine Alternatif İslam Birliği, Türkiye’nin Rolü” konferansı
19 Aralık 2016 Pazartesi - 19:08 Gümüşhane’de “Avrupa Birliği&Şangay Beşlisine Alternatif İslam Birliği, Türkiye’nin Rolü” konferansı Köşe yazarı Abdurrahman Dilipak, Gümüşhane’de Anadolu Öğrenci Birliğinin organizasyonunda düzenlenen “Avrupa Birliği&Şangay Beşlisine Alternatif İslam Birliği, Türkiye’nin Rolü” konulu konferansta konuştu.Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferans, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Anadolu Öğrenci Birliği tanıtım filmi ile başladı. Anadolu Öğrenci Birliği Gümüşhane İl Başkanı Mehdi Coşkun’un selamlama konuşmasının ardından kürsüye çıkan köşe yazarı Abdurrahman Dilipak, İslam Birliğini Avrupa Birliği (AB) ve Şangay Beşlisine alternatif olarak görmenin mümkün olmadığını belirtti. Müslümanların alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Hz. Muhammed’in (SAV) ümmeti olduklarını ve insanları kardeş olmaya çağıracaklarını kaydeden Dilipak, “Haksızlık kimden gelirse gelsin karşı olacağız” dedi.“Müslüman’ın görevi bütün Müslümanlarla kardeş olmaktır”İnsanları İslam’dan soğutmak değil, kalplerini İslam’a karşı ısıtmanın görevleri olduğunu ifade eden Dilipak, “Müslüman’ın görevi bütün Müslümanlarla kardeş olmaktır. Yeryüzündeki bütün mazlumlar ümmetin yetimleridir. Dünyanın üçte ikisi mazlum. Bize bizden başka dost yok diyenler yalan söylüyorlar. Her yerde bizim müttefiklerimiz var. Birlik değilsek Müslümanlığımızı yeniden gözden geçireceğiz” diye konuştu.Müslümanların yalnızca iki düşmanı olduğunu, bunlardan birisinin şeytan, ikincisinin de Allah’a, Resulüne ve kitabına düşmanlık edenler olduğunu ifade eden Dilipak, “Biz Müslümanlar için yaşamıyoruz. Adalet yoksa barışta yoktur. Hiçbir hürriyet güvence altında değildir. Biz Avrupa topluluğuna girdik, çıkaramayacaklar. AB’de 35 milyon Müslüman var” ifadelerini kullandı.“İnsanlığın tek ortak yurdu Anadolu’dur”İnsanlığın atası Hz. Adem’in ömrünün yüzde 98’inin Anadolu coğrafyasında geçtiğini belirten Dilipak, “Hz. Adem’den beri meskun olan bir coğrafyadır Anadolu. Hz. Adem ömrünün yüzde 98’ini bu coğrafyada geçirdi. Bu coğrafya medeniyetlerin doğup öldüğü coğrafyalardır. İnsanlığın tek ortak yurdu Anadolu’dur. Bu toprakların hadimi olunur. Burası medeniyet beşiğidir” şeklinde konuştu.“Dünyadaki tüm gelirler 62 kişilik bir grubun cebine gidiyor”Ekrana yansıttığı dünya haritasını ters gösteren ve bunun üzerine çeşitli yorum ve tespitler yapan Dilipak, “Dünyadaki tüm gelirler 62 kişilik bir grubun cebine gidiyor. Böyle bir dünyada yaşıyoruz. Bu düzen devamlı sürdürülemez. Müslümanlar yeryüzündeki halkları da adaletle yönetecek. Düşmanlıktan değil, kardeşlikten bahsetmemiz lazım. Bizim başka bir ahlaka ihtiyacımız yok” dedi.Öğrencilere 4 yılda 4 fakülte bitirmelerini, en az 3 dil bilmelerini tavsiye eden Dilipak, “Yeniden Müslüman olacağız. Tarihi yeniden okuyacağız. Her şeyi yeniden düşüneceğiz. Yeryüzünün bütün açları ümmetin yetimidir. Din Allah’ın dinidir. Herkesi bu dine çağırıp kardeş olacağız. Dinimizi bilmiyoruz. Bilsek Kalyoncu’nun, Gülen’in peşine düşer miydiniz? Hayatımızı, Müslümanlığımızı baştan sona gözden geçirmemiz gerek” şeklinde konuştu.Konferansın sonunda katılımcılardan gelen soruları cevaplandıran Dilipak, bir öğrencinin “Ne AB, ne Şengay Beşlisi sonuna kadar Türk birliği, ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek arkadaşlarıyla birlikte salonu terk etmesi üzerine kendisinin de Devlet Bahçeli ile aynı aşiretten olduğunu hatırlatarak, “Bu olmadı ama. Cevabı dinlemeden çıkmayacaksınız. Siz benimle bile birlikte kuramıyorsunuz, Türk birliğinden bahsediyorsunuz. Allah size merhamet versin” dedi. Bu sözleri salondaki öğrenciler tarafından alkışlanan Dilipak, konferansın ardından salonun fuaye alanında kitaplarını imzaladı.
Gümüşhane baraj ve göletler şehri oldu
19 Aralık 2016 Pazartesi - 10:23 Gümüşhane baraj ve göletler şehri oldu Son dönemde baraj ve göletler şehri konumuna gelen Gümüşhane’de biten ve yapımı devam eden baraj ve göletlerin su yüzey alanı 30 kilometrekareye ulaşacak.Gümüşhane son dönemde gerek Devlet Su İşleri tarafından yaptırılan ve yapımı devam eden baraj ve göletler gerekse özel sektör tarafından yaptırılan HES barajları ile dikkat çekiyor. İl genelinde Yukarı Fırat Havzası’nda yer alan Kelkit, Şiran ve Köse ilçelerinde ağırlıklı olarak sulama; Harşit Havzası’nda yer alan merkez ilçe, Kürtün ve Torul ilçelerinde ise enerji sektörüne yönelik yapılan baraj ve göletlerin sayısı 40’ı buluyor.DSİ yetkililerinden alınan bilgiye göre, toplamda bitmiş ve inşaatı devam eden 40 adet baraj ve göletin toplam su yüzeyi alanı ise yaklaşık 30 kilometrekare olarak belirlendi. Toplam 6 bin 575 kilometrekare araziye sahip ve bu arazisinin yüzde 60’ı dağlardan oluşan Gümüşhane’de bu derin vadilere yapılan baraj ve göletler aynı zamanda şehre görsel güzellikte sağlıyor.Geçmiş yıllarda yapılan Torul ve Kürtün barajlarının yüzeyinde yapılan tatlısu balıkçılığının yanı sıra Kelkit ilçesinin 50 yıllık hayali olan Sadak Barajı’nda su tutulmasıyla birlikte baraj gölünün etrafı turizme kazandırılması açısından tabiat parkı ilan edildi.Çiftçinin tarlasına bereket, ülke ekonomisine milyonlarca TL katkı, şehre turistik değer katan baraj ve göletler ayrıca Türkiye’nin enerji ihtiyacına da katkı sağlıyor. İl genelinde aktif olarak enerji üreten 8 adet tesiste yıllık ortalama bin 274 gigawattsaat enerji üretilirken, Gümüşhane üretim tüketim oranında Türkiye’de Artvin ve Sakarya’dan sonra 3. sırada yer aldı.Gümüşhane derelerinden akan sulardan üretilen elektrik, şehrin tükettiği elektriğin yüzde 579’una ulaşarak ülke ekonomisine ciddi katkı sağlarken, Gümüşhane Türkiye’de kurulu güç sıralamasında ise 624 megawatt enerji kapasitesiyle 33. sırada yer aldı.
Gümüşhane Vali Yardımcısı ve yazar Şenol Turan’a imza günü düzenlendi
18 Aralık 2016 Pazar - 23:20 Gümüşhane Vali Yardımcısı ve yazar Şenol Turan’a imza günü düzenlendi İlk kitabı ‘Deli Adamlar Ülkesi’nden sonra yok satan ‘Alaturka Münzevi’ adlı kitabıyla edebiyat dünyasında ses getiren Gümüşhane Vali Yardımcısı Şenol Turan için söyleşi ve imza günü düzenlendi.Gümüşhane Kitap Kulübü organizasyonunda Ara Cafe de düzenlenen etkinlikte, Vali Yardımcısı Turan kitapseverlerle buluşarak, söyleşi gerçekleştirdi, kitaplarını imzaladı.Gümüşhane Vali Yardımcısı iken Erzurum’un Oltu ilçesine Kaymakam olarak atanan ve görevinin son günlerinde Gümüşhane’deki kitap sevdalılarıyla buluşan Turan, yazmaya başlama serüveninden okumaktan en çok zevk aldığı yazarlara varıncaya kadar tüm soruları cevaplandırdı.“Milletimizin başı sağ olsun”Turan söyleşisinin başında, son zamanlarda ülkede yaşanan terör hadiselerine değinerek, “Malumunuz bu aralar tatsız hadiselerle cebelleşiyoruz. Bugün bu toplantıyı iptal etmek gibi bir düşünce aklımızın köşesinden geçmedi. Nihayetinde bu acılar üç gün, beş gün sonra azalan acılar değil, aksine hatırladıkça tazeliğini koruyan acılar. Dolayısıyla hiçbir zaman azalmayacağı için, bu tür programları iptal etmek onların isteğini yerine getirmek olacaktı. O nedenle vefat eden, şehit olan bütün sivil ve asker kardeşlerimize Allahtan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. İnşallah bu son olur, bir daha böyle acılar yaşayamayız” diye konuştu.“Nicelikten ziyade niteliğe önem veren bir insanım”İşi gereği kalabalıklara yıllardır hitap ettiğini ancak buna rağmen heyecanlandığını itiraf eden Turan, “Bizleri buluşturan kitap kulübünün değerli başkanı Selami Öktem’e, kıymetli eşlerine ve kitap kulübü üyelerine teşekkür ediyorum. Ben işim gereği kalabalıklara yıllardır hitap ediyorum ama heyecanlandığımı itiraf edeyim. Çünkü bu denli seçkin bir kitleyle çok fazla, çok sık bir araya gelemiyoruz maalesef. Nicelikten ziyade niteliğe önem veren bir insanım. Kitap okuyan her insan benim için çok değerlidir, bir adım öndedir diğerlerine nazaran. O nedenle bugün burada olmaktan ayrıca çok büyük mutluluk duyduğumu, keyif aldığımı itiraf etmem gerekiyor” dedi.“Kitap okuduğunuz için ayrıca özel insanlarsınız”Etkinlikteki katılımcılara, “Sizler irade sahibi, kitap okuduğunuz için de ayrıca özel insanlarsınız” diyen Turan, “Burada benim ifade edeceğim, söyleyeceğim şeyler benim doğrularım. Bunlar kesinlikle genel geçer doğrular değil. Belki vakti zamanında doğru olmadığını düşündüğüm doğrular. Ve ilerleyen zamanlarda da değişebilecek doğrular, an itibari ile benim doğrularım diyelim. Sizler irade sahibi insanlarsanız. Hür düşünen insanlarsınız. Kitap okuduğunuz için de ayrıca özel insanlarsınız. Dolayısıyla takdir sizlere aittir. Onları benimsemek ya da benimsememek” ifadelerini kullandı.“Kitap sayesinde iletişim kuruyoruz”Kitap yazmaya başlama serüvenini ile ilgili de kitapseverleri bilgilendiren Turan, bunun çok evveliyatı olmadığını ve ilk kitabının 2015 yılında çıktığını, tanımadığı insanlarla kitap sayesinde iletişim kurduğunu ve irtibata geçtiğini belirterek, şöyle devam etti: “Kitap yazma serüvenime gelince, Allah, ‘Oku’ dedi, ben de okudum. Hayat, ‘yaz’ dedi, yazıyorum, ölüm bir gün ‘sus’ diyecek susacağım. Yabancı bir yazarın dediği gibi, tek derdim ölümden bir şeyler kurtarmaktır. Günün birinde, hepimiz faniyiz, öleceğiz. Geriye bir şeyler bırakmak istiyorum. Söz uçar, yazı kalır misali. Benim de tek derdim, ölümden önce, ölümden bir şeyler kurtarmak. Bunu yaparken de alelade bir şey olsun istemiyorum. Yazarken, kaliteli bir ürün ortaya koymaya çalışıyorum. İnsanların okudukça mutlu olabilecekleri bir eser ortaya koymaya çalışıyorum.”“İlkokul yıllarına kadar dayanıyor”Kitap okuma merakının ilkokul yıllarına kadar dayandığını sorulan bir soru üzerine açıklayan Turan, şunları kaydetti: “Klasiktir ama ben Tom Miks ve Teksas’la başladım. Çizgi romanları çok severdim. Hatta o dönem onlara ulaşmak çok zordu. O dönemde gazetelerin ek olarak verdiği çizgi romanlar vardı, ben onları heyecanla beklerdim. Babam, devlet memuruydu, çok okumazdı ama okuyan insanlar için de elinden gelen her şeyi yapardı. O bile bana yetti, diyebilirim. Daha sonra tarihe karşı büyük bir merak saldım. Tarih kitaplarına yoğunlaşmaya başladım. Daha sonra klasik dünya edebiyatı merakım oldu. Akabinde cumhuriyet dönemi yazarları, Yakup Kadriler gibi. Ortaokul yıllarında içtihat biraz daha arttı. Lisede üniversite sınavları nedeniyle biraz ara vermek zorunda kaldım. Üniversitede tempoyu çok fazla artırdım. Üniversitede bir taraftan okudum, bir taraftan çalıştım. Önce bir turizm şirketinde çalıştım. Daha sonra kütüphanede bir görevli arandığını duyunca oraya başvurdum. Yaklaşık üç yıl da kütüphanede çalıştım. Onun da çok büyük faydası oldu. İş hayatına atıldıktan sonra biraz ara verdiğimi söyleyebilirim ama son beş yıldır da kendime ‘kitap kurdu’ denilebilecek seviyeye geldim. O kadar ki kitap okumadığım gün bir eksiklik hissediyorum.”Turan, söyleşisi ve katılımcıların sorularını cevaplandırmasının ardından kitaplarını imzaladı. Turan’ın kitabını okuyan kitapseverler de, kitabı çok beğendiklerini ve bir solukta okuduklarını belirtti.Kitabı yok satıyorÖte yandan Turan’ın kitap mağazalarında da satışa sunulan ‘Alaturka Münzevi’ kitabı yok satarak raflarda tükenirken, internetten satış yapan birçok sitede de kitap tükenenler arasında yerini aldı.Vali Yardımcısı Turan, ikinci kitabı ‘Alaturka Münzevi’ ile ziyaretçi rekoru kırılan 35.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarında imza gününe de katılmıştı.