Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane’de iki beyazın büyüleyici buluşması 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:11:11 Gümüşhane’nin yüzyıllarca idari ve ticari merkezi olan, "hoşgörü şehri" Süleymaniye Mahallesi, baharın gelişiyle birlikte adeta bir tabloya dönüştü. Yüksek kesimlerdeki kar örtüsü ile vadideki meyve ağaçlarının beyaz çiçeklerinin aynı karede buluştuğu mahalle, tarih ve doğaseverlere görsel bir şölen sundu. Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek il olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve bugünkü kent merkezine 3 kilometre mesafede bulunan tarihi Süleymaniye Mahallesi bahar mevsimiyle birlikte ayrı bir güzelliğe büründü. Doğa ve tarihi iç içe barındıran yapısının yanı sıra yüzyıllarca farklı kültürlerin huzur içinde yaşadığı tarihi Süleymaniye Mahallesi, ilkbaharın gelişiyle birlikte kuş seslerinin eşliğinde zirvelerinde de beyaz örtü, ağaç dallarında da beyaz çiçeklerle birlikte mahalleyi saran halı gibi yeşil örtüyle enfes bir görünüme kavuştu. "Gümüş" madenlerinin bereketiyle şekillenen ve madenci kenti kimliğiyle bilinen bölge, bu yıl havaların soğuk seyretmesi nedeniyle baharı gecikmeli de olsa coşkuyla karşıladı. İl merkezine sadece 3 kilometre mesafede bulunan mahallede, yüksek rakımlı noktalardaki kar örtüsü ile vadi tabanındaki meyve çiçekleri "iki zıt beyazı" aynı manzarada birleştirdi. Tarih boyunca Türk, Rum ve Ermeni toplumlarının bir arada yaşadığı Süleymaniye, bu kültürel zenginliğini günümüze kadar taşıdı. Günümüzde "Kentsel ve Doğal Sit Alanı" statüsünde korunan bölgede, cami ve kiliselerin yan yana yükselen siluetleri, hoşgörü ikliminin en somut kanıtı olarak dikkat çekti. Mahalledeki han, hamam, köprü, çeşme ve camisiz minareler, baharın yeşil ve beyaz tonlarıyla birleşerek fotoğraf sanatçıları için doğal bir plato oluşturdu. Yüz yıllık miras turizmle canlandı Yaklaşık bir asır önce yerleşim merkezinin mevcut şehir konumuna taşınmasıyla sessizliğe bürünen Süleymaniye, son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla turizmin odak noktası haline geldi. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlardan Mehmet Kaçan, mahallenin eski bir madencilik şehri olduğunu hatırlatarak, her mevsimin ayrı bir güzellik sunduğunu ifade etti. Kaçan, şehir merkezine 10 dakika mesafede bulunan bu kadim yerleşimin, özellikle bahar aylarında sunduğu renk cümbüşünün mutlaka görülmesi gerektiğini belirtti. Fotoğrafçıların yeni gözdesi Gümüşhane’de yaşayan fotoğraf tutkunu Metin Aydın ise Süleymaniye’nin sunduğu görsel imkanlara değindi. Aydın, yükseklerdeki karın henüz erimediği, aşağılarda ise ağaçların çiçek açtığı bu dönemin nadir sahneler sunduğunu dile getirdi. Hafta sonu huzur arayanlar ve kuş sesleri eşliğinde tarih yolculuğuna çıkmak isteyenler için Süleymaniye Mahallesi, şehrin en önemli cazibe merkezi olma özelliğini sürdürdü.
Kelkit'te Doğalgaza İlk Kazma Dualarla Vuruldu
14 Kasım 2015 Cumartesi - 15:52 Kelkit'te Doğalgaza İlk Kazma Dualarla Vuruldu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde doğalgaz hattı çalışmalarına ilk kazma kurban kesilerek vuruldu.Aydın Doğan Caddesinde yapılan törene Kelkit Kaymakamı Naif Yavuz, Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, İlçe Müftüsü Selim Şahin, Aksa Bölge Müdürü Rahime Meydan, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.Başkan Yılmaz, törende yaptığı konuşmada abonelik sayısına göre doğalgaz hakkı kazanan 16 ilçenin içerisine Kelkit ilçesinin dahil edildiğini belirterek, “Kelkit Aydın Doğan caddesinde doğalgaz çalışmalarını başlatmış bulunmaktayız. İlk etapta 157 servis kutusu ile 2 bin 500 kilometre doğalgaz hattı döşenecek. Bu çalışmalar sayesinde de hava kirliliği minimuma inmiş olacak” dedi.Aksa Bölge Müdürü Rahime Meydan ise ilk etapta kazı yapılacak olan alanları Belediye ile birlikte belirlediklerini belirterek, “Kelkit Belediye Başkanımızın büyük çabaları ile Kelkit ilçemizi de lisans alanımıza dahil etmiş ve ilk çalışmalarımıza başlamış bulunmaktayız. 2015 yılında Aydın Doğan caddesinde başladığımız çalışma ile yaklaşık 150 adet binamıza doğal gaz arzı sağlayıp 2016 yılında Botaş’ın gaz hattının getirmesini bekleyeceğiz. Hayırlı uğurlu olmasını dilerim” diye konuştu.Program kurban kesilerek ilçe müftüsü Selim Şahin’in duasının ardından son buldu.
Gümüşhane Kışa Hazır
13 Kasım 2015 Cuma - 13:14 Gümüşhane Kışa Hazır Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, önceki gün gerçekleşen kar yağışının ardından oldukça yoğun 2 gün geçirdiklerini fakat telafisi güç sorunlarla karşılaşmadıklarını söyledi.Gümüşhane’de Vali Yücel Yavuz başkanlığında Karla Mücadele Koordinasyon toplantısı düzenlendi.Valilik Toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, Vali Yardımcısı İsmail Özkan, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan ve ilgili kurumların temsilcileri katıldı.Toplantıda yaptığı konuşmada kış mevsiminin kendisini gösterdiğini belirten Vali Yavuz, toplantıya katılan tüm kurum amirlerinden bireysel ve kurumsal olarak tedbirlerini almalarını istedi.Birkaç gün önce gerçekleşen yağışın ardından telafisi güç sorunlarla karşılaşmadıklarını dile getiren Vali Yavuz, toplantının da bundan sonrası için ne yapılacağına karar verilmesi ve kurumlar arası istişare için yapıldığını hatırlattı.Her kurumun kendi yetki ve sorumluluğuyla ilgili çalışmalar yaptığını ifade eden Vali Yavuz, Özel İdare ve Karayolları makine parkının hazır olduğunu, özellikle geçtiğimiz yıl Kürtün ilçesinde sorun olan elektrikle ilgili tedbirlerin de alındığını söyledi.Vatandaşların özellikle yüksek kesimlerdeki geçitlerden zincir, takoz, çekme halatı ve kar lastiği olmadan gitmemelerini isteyen Vali Yavuz, ayrıca kış şartlarında vatandaşların en az şekilde etkilenmesi için, mağdur olmamaları için ihtiyacı olanlara kömür yardımı da yapıldığını sözlerine ekledi.“VATANDAŞLARIMIZIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ İÇİN TÜM TEDBİRLER ALINIYOR”Gümüşhane’de kış mevsiminin zorlu geçtiğini de belirten Vali Yavuz, “Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için tüm tedbirler alınıyor. Devletimiz tüm gücüyle vatandaşın yanında. Gümüşhane’de kış zorlu geçiyor. İnşallah kazasız, belasız bir sezon yaşarız. Gümüşhane tüm kamu ve ilgililerin duyarlılığıyla kışa hazır ve tüm tedbirler alındı” dedi.Vali Yavuz ayrıca taşımalı okullar ile köylerde yaşayıp diyaliz tedavisi gören hastaların listelerinin güncellenerek İl Özel İdaresine teslim edilmesini istedi.
Gümüşhane'de Yaylada Mahsur Kalan 3 Kişi Jandarma Ekiplerinin De Katıldığı Operasyonla Kurtarıldı
12 Kasım 2015 Perşembe - 12:58 Gümüşhane'de Yaylada Mahsur Kalan 3 Kişi Jandarma Ekiplerinin De Katıldığı Operasyonla Kurtarıldı Trabzon’dan Gümüşhane’nin Yağlıdere köyüne bağlı Camiboğazı Yaylası’na gitmek isteyen 3 kişinin içinde bulunduğu arazi tipi araç kara saplandı. Vatandaşlar 6 saat süren operasyonla kurtarıldı.Yağlıdere köyünden Krom Vadisi güzergahını izleyerek Camiboğazı Yaylası’na ulaşmak isteyen H.Y (29), M.B (37) ve Z.S (36) Hanzarya Boğazı’nı geçtikten sonra yoğun kar yağışı nedeniyle yolda kaldı.Arazi tipi araçla olmalarına rağmen bölgede gerçekleşen yoğun tipi nedeniyle kara saplanan vatandaşlar kendi çabalarıyla bulundukları yerden kurtulamayınca Jandarma ve AFAD’dan yardım talebinde bulundu.Vatandaşların bulundukları yeri yoğun kar ve tipi nedeniyle tarif edememesi üzerine cep telefonundan konumları alınarak, bölgede aşırı kar bulunması nedeniyle İl Özel İdaresi’nden iş makinesi talep edildi.Jandarmanın 3 subay, 2 astsubay ve 2 er, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekibi ve İl Özel İdaresi’ne ait iş makinesi ve ekibiyle gerçekleştirilen yoğun mücadele sonucunda 6 saat sonunda bölgeye ulaşıldı.Aşırı tipi nedeniyle iş makinesinin bile çalışmakta zorlandığı operasyonda, son 500 metrede kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulması nedeniyle Jandarma ekipleri yürüme aracın yanına giderek yaklaşık 2 bin 400 metre rakımda kara saplanan vatandaşlara araçlarının içinde donmak üzereyken ulaştı.Jandarma aracına bindirilerek Krom Mahallesi’nde hazır bekletilen Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekipleri tarafından ilk sağlık kontrolleri yapılan vatandaşlar daha sonra Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne götürüldü.
Atatürk Vefatının 77.yılında Gümüşhane'de Anıldı
10 Kasım 2015 Salı - 13:30 Atatürk Vefatının 77.yılında Gümüşhane'de Anıldı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 77.yılında Gümüşhane’de düzenlenen bir dizi programla anıldı.İlk olarak Hükümet Konağı önünde saat 09.00’da Valilik, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin Atatürk Anıtına sunulmasıyla başlayan programda saatler 09.05’i gösterdiğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Vali Yücel Yavuz’un anıt şeref defterine günün anlam ve önemiyle ilgili yazdığı mesajın okunmasının ardından buradaki tören sona erdi.Anma programının ikinci bölümü ise Gümüşhane Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Resim sergisinin açılması ve gezilmesiyle başlayan programın açılış konuşmasını yapan Gümüşhane Lisesi edebiyat öğretmeni Yılmaz Bakır, milletlerin büyük evlatlarıyla soluk aldığını ve her milletin tarih sayfalarında böyle yiğitlere rastlandığını belirterek, Atatürk’ün büyük Türk milletinin bütün dünyanın üzerine çullandığı bir anda ortaya çıkarak milletinin ölüm fermanını parçaladığını ve onun tekrar öz yurdunun bağrında nefes alabilen genç bir ülke olmasını sağladığını söyledi.Bakır, Mustafa Kemal adının gönüllerde dalgalanan bir bayrak, Gazi unvanının damarlara vuran nabız, Atatürk isminin ise bir daha batmayacak olan bir güneş olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.Şiir yarışmasında birinci olan Öykü Turhan ve Kompozisyon yarışmasında birinci olan Zeliha Fatma Aykın’ın eserlerini seslendirmelerinin ardından konuşan Jandarma Üsteğmen Nurettin Yaşar ise Atatürk’ün hayatı hakkında bilgi aktardı.Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük bir komutan olmasında doğuştan bazı yeteneklere sahip olmasının yanında askerlik hayatının çeşitli cephelerde geçmesinin de büyük rolü olduğunu belirten Yaşar, 20’nci yüzyılın önderlerinden Atatürk’ün çok yönlü bir lider olduğuna vurgu yaptı.Askerlerine "Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum" diyebilen başka bir komutan olmadığının altını çizen, Atatürk’ün klasik askeri harekatın yen büyük ustası olduğunu belirten Yaşar, "Ölme emrini tereddütsüz yerine getirebilen Mehmetçik’ten başka bir asker, Türk Milletinden başka bir millet te bulunamaz" dedi.10 Kasım nedeniyle düzenlenen şiir, kompozisyon ve resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından Gümüşhane Lisesi tarafından hazırlanan “Atatürk Belgeseli’nin” sahneye konulmasıyla program sona erdi.Anma programlarına Vali Yücel Yavuz, Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Cumhuriyet Başsavcısı Bozan Çevik, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, kamu kurum müdürleri, siyasi partilerin temsilcileri, öğretmen, öğrenci ve vatandaşlar katıldı.
Gümüşhane'de Organ Bağışı Konferansı
09 Kasım 2015 Pazartesi - 16:57 Gümüşhane'de Organ Bağışı Konferansı Gümüşhane’de 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı haftası nedeniyle konferans düzenlendi. Konferansın sonunda Vali Yardımcısı Şenol Turan organlarını bağışladı.İl Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilen konferans Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu konferans salonunda gerçekleştirildi. Konferansa Vali Yardımcısı Şenol Turan, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Ağar, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Yrd.Doç.Dr. Özgür Çelebi, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Pehlivan, sağlık çalışanları, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.GÜMÜŞHANE’DE 709 ORGAN BAĞIŞÇISI VARKonferansın açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Ağar, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli sağlık sorunlarından birisinin tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar olduğunu söyledi.Ağar, Gümüşhane’de toplam 709 organ bağışçısı bulunduğunu belirterek, bu rakamlara göre Gümüşhane’nin 81 il arasında 36.sırada, nüfusa göre ise 8.sırada olduğunu belirtti.“BİRGÜN HEPİMİZE ORGAN BAĞIŞI GEREKEBİLİR”Konferansın konuşmacılarından Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği, Tıbbi Hizmetler Başkanı Op.Dr.Yavuz Çakıroğlu “Beyin ölümü” hakkında sunum gerçekleştirdi. Organ bağışının herkese gerekebileceğinin altını çizen Çakıroğlu, beyin ölümünün tıbben ölüm olduğunu, bu ölümlerde Türkiye’de yüzde 20 civarında bağış gerçekleştiğini söyledi.“TÜRKİYE’DE 24 BİN 705 KİŞİ ORGAN BEKLİYOR”Türkiye’de 2015 yılında 24 bin 705 kişinin organ bağışı beklediğini hatırlatan Çakıroğlu, kalp ve karaciğer bekleyenlerin çoğunun nakil olamadan vefat ettiğini belirterek, nakil sırasını beklerken ölenlerin nakil olanlardan çok daha fazla olduğunun altını çizdi.“BEYİN ÖLÜMÜ VAZODAKİ ÇİÇEĞE, BİTKİSEL HAYAT SAKSIDAKİ ÇİÇEĞE BENZER”Beyin ölümü, koma ve bitkisel hayatın kamuoyunda karıştırıldığını dile getiren Çakıroğlu, beyin ölümünü vazodaki çiçeğe, bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzeterek farklarını anlattı.“DÜNYADA YAPILAMAYAN NAKİLLER ARTIK TÜRKİYE’DE YAPILIYOR”Erzurum Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinatörü Dr. Fatih Kacıroğlu ise “Organ Bağışı ve Organ Nakli” konusunda gerçekleştirdiği sunumunda organ naklinde dünyada yapılan herşeyin hatta yapılamayan bazı nakillerin de Türkiye’de yapıldığını vurguladı.“KOMŞU KOMŞUNUN ARTIK KÜLÜNE DEĞİL, KARACİĞERİNE, BÖBREĞİNE MUHTAÇTIR”“Günümüzde komşu komşunun külüne değil de karaciğerine, böbreğine muhtaçtır” tespitinde bulunan Kacıroğlu, organ naklinin sürecini anlattı. Organ naklinin zamanla yarış olduğunu belirten Kacıoğlu, bir insana hayat vermek kadar güzel başka bir hediye olamayacağını dile getirdi.“DİN İNSANLARI MUTLU ETMEK İÇİN VARDIR”Konferansta organ ve doku bağışının dini boyutunu anlatan Müftü Yardımcısı Hüseyin Hacıfettaoğlu ise hastalık gelmeden sağlığın kıymetinin bilinmesi gerektiğine vurgu yaparak, dinin insanların mutlu etmek için var olduğunu belirtti ve organ naklinin candan cana yapıldığında en iyi sadaka olduğunu söyledi.“ORGAN BAĞIŞI ZARURET HALİNDE CAİZDİR”Hacıfettahoğlu “Bir insanı yaşatmak, bütün insanlığı yaşatmak gibidir” ayetine değinerek Diyanet İşleri Başkanlığı ve kurullarının organ bağışının caiz olduğuna dair fetvasını hatırlattı.İnsanın Allah’ın yarattığı en güzel varlık olduğunu, dirisinin de ölüsünün de kıymetli olduğuna değinen Hacıfettahoğlu, organ bağışında duyarlılığın artırılması gerektiğini söyleyerek sözlerini sonlandırdı.VALİ YARDIMCISI ŞENOL TURAN ORGAN BAĞIŞINDA BULUNDUKonferansın ardından salon girişinde kurulan stantta organ bağışında bulunan ve bağışçı kartını teslim alan Vali Yardımcısı Şenol Turan, yapılan konferanstan çok etkilendiğini belirterek konuşmacılara teşekkür etti.“ORGAN BAĞIŞINDA BULUNANLAR YAKINLARINA ZORLUK ÇIKARMAMASI İÇİN TELKİNDE BULUNSUN”Organ bağışının önemli ve hassasiyet gerektiren bir konu olduğunu ifade eden Turan, “Tıp gelişiyor. Temennimiz tıbbın geliştiği oranda aynı şekilde organ bağışındaki bilinç düzeyinin de gelişmesi. Bu konuda kişinin sağken organ bağışı taahhüdünde bulunması da yeterli değil. Birinci derece akrabalarının da tasarrufunda olan bir konu. O nedenle ben bugün organ bağışçısı kartımı aldım. Organ bağışında bulunanların da bu konuya özel önem göstermelerini istiyorum. Eğer organlarını bağışlamışlarsa yakın çevrelerine de organ bağışı durumunda insanlara zorluk çıkarmamaları konusunda telkinde bulunmalarını istiyorum. İnşallah organ bağışına gerek kalmaz diyeceğim ama ölüm haktır. Her canlı bir gün ölümü tadacaktır. Geride hastalığıyla kalan insanlara karşı vatandaşlarımızın duyarlı olmalarını istiyorum” dedi.KONFERANSTA 7 KİŞİ ORGANLARINI BAĞIŞLADIKonferansın ardından salon girişinde kurulan stantta toplam 7 kişi organ bağışında bulundu.Program sonunda konferansa konuşmacı olarak katılanlara teşekkür belgesi verildi.
Tomara Şelalesi'ne Rekor Ziyaretçi
09 Kasım 2015 Pazartesi - 10:12 Tomara Şelalesi'ne Rekor Ziyaretçi Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü İlbeyi Aydın, Şiran ilçesine bağlı Seydibaba köyü sınırları içerisinde bulunan Tomara Şelalesi’ni bu yıl içerisinde 25 bin kişinin ziyaret ettiğini ve ilk kez bu kadar ziyaretçi sayısıyla adeta rekor kırdığını söyledi.Yaptığı açıklamada, Şiran ilçe merkezine 25 kilometre mesafedeki Tomara Şelalesi’nin, dağın eteğinden çıkan çok sayıda kaynaktan oluştuğunu, yaklaşık 25 metre genişliğindeki şelalenin, 15 metreden dere yatağına döküldüğünü belirten Aydın, şelalenin bölgede "kırk gözeler" olarak da anıldığını kaydetti.Aydın, Tomara Şelalesi’nin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde koruma alanı olduğunu belirterek, "Tomara Şelalesi Tabiat Parkı, 7 hektar alana sahip, aynı zamanda da SİT Alanı" dedi.REKOR ZİYARETÇİTomara Şelalesi’ni geçen yıl 10 bin kişinin ziyaret ettiğini, bu yıl ise ziyaretçi sayısının 25 bin gibi rekor bir rakama ulaştığını kaydeden Aydın, şunları söyledi: “Gümüşhane’nin Karaca Mağarası’ndan sonra en önemli doğal güzelliği olan Tomara Şelalesi’nin gelişim planında öngörülen tesisler geçen yıl tamamlandı. Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Tomara Şelalesi’ne doğaya uygun çevre düzenlenmesi, mesire alanı, yürüyüş parkuru ve kameriyeler yapılarak 300 bin lira harcandı. Hazırlanan gelişim planına uygun olarak 16 kameriye, 2 ağaç köprü, piknik üniteleri, çeşmeler, bulaşık yıkama kabinleri, manzara seyir terasları, yağmur barınakları ve mevcut yürüme parkuruna alternatif yeni parkurlar yapıldı. Tüm bunlar yapılırken doğal yapıya uygun malzemeler kullanıldı. Şelalenin çevresi, ziyaretçilerimizin her türlü ihtiyacını karşılayabilecek şekilde kullanılabilir duruma getirildi.”Aydın, ziyaretçiler için ilave yürüyüş yolları ve alan düzenlenmesi ve günübirlik tesislere ihtiyaç duyulduğunu kaydederek “Bu sebeple alana gelen ziyaretçilerimize güvenli daha güzel bir ortam oluşturmak üzere çevre düzenlemesi ve Peyzaj Uygulama Projesi yeniden yapıldı” diye konuştu.GÜMÜŞHANE’NİN İLK CAM TERASI TOMARA’YA YAPILACAKŞelaledeki yürüyüş yollarının kayrak taşı ile kaplanması, mevcut yürüyüş yolunun güvenlik açısından sağ yamaçtan sol yamaca alınması ve manzara seyir terasının yapılacağını dile getiren Aydın, “Bölgemizin ilk cam terası, kamelya ve kır kahvesi yapımı, yöresel ürünler satış birimi yapılması, mevcut kamelya ve piknik masası altlıklarının kayrak taşı ile kaplanarak çevre düzenlemesi yapılacak. Alanın aydınlatılması, mevcut WC’ye 500 kişilik fosseptik çukuru yapılması işleri ihale aşamasında” dedi.Tomara Şelalesi’ni doğal güzelliğini bozmadan ziyaretçilerin çok daha rahat ziyaret edebilmeleri ve seyredebilmeleri için tüm imkanları kullandıklarını kaydeden Aydın, amaçlarının Karaca Mağarası’nı ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlere Tomara Şelalesi’ni de ziyaret etme imkanı sağlamak olduğunu belirterek, önümüzdeki yıl planlanan çalışmanın hayata geçirilmesi ile birlikte bu yıl 25 bin olan ziyaretçi sayısının gelecek yıllarda katlanarak artmasını beklediklerini söyledi.TOMARA ŞELALESİ EFSANELERİYörede, Tomara Şelalesi ile ilgili çeşitli efsaneler de anlatılıyor. Şelalenin oluşumuyla ilgili en çok bilinen efsane şöyle:"Seydibaba köyü çobanı, öğle saatlerinde sürüsünü ıssız yerde yatırıp abdestini alır, namazını kılarmış. Sürüyü susuz bırakıyor diye çobanı dava eden köylüler, bir gün çobanı takip etmiş. Tam öğle zamanı çoban yine sürüyü aynı ıssız yere indirmiş. Elindeki değneğini toprağa vurmuş. Çıkan suyla kendisi abdest alıp namazını kılmış, sürü de suyunu içmiş. Çoban namazını kıldıktan sonra köylünün kendisini seyrettiğini fark etmiş. Buna çok kızan çoban, kavalını bir tarafa, bıçağının kılıfını diğer tarafa savurmuş. Biri Tomara Şelalesi’ne, diğeri de Çamoluk ilçesinin Mindaval köyüne düşmüş. Kaval ile bıçak kınının düştüğü yerden sular fışkırmış. Kırk ayrı yerden ve 40 metre yüksekten su çıkan Tomara Şelalesi’nin diğer bir adı da kırk gözeler olarak günümüze kadar gelmiş."Başka bir rivayette ise şelalenin köpüklü suyunun, bir kadının çocuğunun bezini suda yıkaması sonucu oluştuğu anlatılıyor.Diğer bir rivayette ise dağda sürüsünü otlatan bir çobanın, kavalını tepelerde bulunan yarıklardan birine düşürdüğü, düşen bu kavalın da Tomara’dan çıktığı, Tomara Şelalesi sularının düştüğü noktada bir kapı bulunduğu, bu kapının arkasında ise çeşitli gizemlerin olduğu ifade ediliyor.