Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhanelilerin ayılarla imtihanı devam ediyor 03 Mayıs 2026 Pazar - 09:04:03 Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı 2 bin 100 metre rakımlı Minarli Yaylası’nda aç kalan ayıların evlere girmesi büyük korkuya neden oldu. Pencereleri kırarak içeri giren, mutfakları talan eden ve buzdolaplarını boşaltan ayıların geride bıraktığı kan izleri, saldırının şiddetini gözler önüne serdi. Yayla sakinlerinden Mürsel Selvi, her gün başka bir evin yıkıldığını belirterek çözüm istedi. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü sınırları içerisinde yer alan 2 bin 100 rakımlı Minarli Yaylası, son günlerde ayı saldırılarıyla sarsıldı. Kış uykusundan uyanan ve yiyecek arayışına giren ayıların hedefinde, henüz sezonu açılmamış olan boş yayla evleri yer aldı. Mutfaklar savaş alanına döndü Yayla sakinlerinden Mürsel Selvi tarafından kaydedilen görüntülerde, ayıların evlere girmek için kapılar yerine pencereleri ve çerçeveleri parçaladığı görüldü. Evlerin içine giren vahşi hayvanlar, mutfak bölümlerindeki erzakları hedef aldı. Buzdolaplarını devirerek içindeki malzemeleri tüketen ayıların, eşyalara da ciddi zarar verdiği gözlemlendi. Evlerin içindeki mobilyaların parçalandığı ve mutfak araç gereçlerinin etrafa saçıldığı tespit edildi. "Ayılarla imtihanımız bitmiyor" Yaşananları "ayı faciası" olarak nitelendiren Mürsel Selvi, bölgedeki durumun her geçen gün kötüye gittiğini ifade etti. Selvi, yaptığı açıklamada, "Gün geçmiyor ki her gün başka bir evi kırmasın. Ayılarla imtihanımız nedir, bilmiyorum. Nasıl bir çare bulunacağını düşünüyoruz. Hemen hemen her gün ayrı bir evin camını, çerçevesini, penceresini kırıp döküp gidiyor" dedi. Yaralı ayı izi: Her yer kan içinde Evlerin içinde yoğun kan izleri görülmesi, saldırıyı gerçekleştiren ayının veya ayıların cam kırıkları nedeniyle yaralanmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Selvi, yerdeki kanları göstererek, "Ayağını kesmiş herhalde, her taraf kan. Mutfağı dağıtmış, dolabı boşaltmış. Kapıyı açmak yerine kırmış" sözleriyle dehşet anlarını anlattı. Yayla sakinleri, her yıl benzer manzaralarla karşılaştıklarını belirterek, bölgedeki yaban hayatı popülasyonu ve yerleşim alanlarının korunması konusunda somut adımlar atılmasını talep etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:11 Gümüşhane’de iki beyazın büyüleyici buluşması Gümüşhane’nin yüzyıllarca idari ve ticari merkezi olan, "hoşgörü şehri" Süleymaniye Mahallesi, baharın gelişiyle birlikte adeta bir tabloya dönüştü. Yüksek kesimlerdeki kar örtüsü ile vadideki meyve ağaçlarının beyaz çiçeklerinin aynı karede buluştuğu mahalle, tarih ve doğaseverlere görsel bir şölen sundu. Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek il olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve bugünkü kent merkezine 3 kilometre mesafede bulunan tarihi Süleymaniye Mahallesi bahar mevsimiyle birlikte ayrı bir güzelliğe büründü. Doğa ve tarihi iç içe barındıran yapısının yanı sıra yüzyıllarca farklı kültürlerin huzur içinde yaşadığı tarihi Süleymaniye Mahallesi, ilkbaharın gelişiyle birlikte kuş seslerinin eşliğinde zirvelerinde de beyaz örtü, ağaç dallarında da beyaz çiçeklerle birlikte mahalleyi saran halı gibi yeşil örtüyle enfes bir görünüme kavuştu. "Gümüş" madenlerinin bereketiyle şekillenen ve madenci kenti kimliğiyle bilinen bölge, bu yıl havaların soğuk seyretmesi nedeniyle baharı gecikmeli de olsa coşkuyla karşıladı. İl merkezine sadece 3 kilometre mesafede bulunan mahallede, yüksek rakımlı noktalardaki kar örtüsü ile vadi tabanındaki meyve çiçekleri "iki zıt beyazı" aynı manzarada birleştirdi. Tarih boyunca Türk, Rum ve Ermeni toplumlarının bir arada yaşadığı Süleymaniye, bu kültürel zenginliğini günümüze kadar taşıdı. Günümüzde "Kentsel ve Doğal Sit Alanı" statüsünde korunan bölgede, cami ve kiliselerin yan yana yükselen siluetleri, hoşgörü ikliminin en somut kanıtı olarak dikkat çekti. Mahalledeki han, hamam, köprü, çeşme ve camisiz minareler, baharın yeşil ve beyaz tonlarıyla birleşerek fotoğraf sanatçıları için doğal bir plato oluşturdu. Yüz yıllık miras turizmle canlandı Yaklaşık bir asır önce yerleşim merkezinin mevcut şehir konumuna taşınmasıyla sessizliğe bürünen Süleymaniye, son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla turizmin odak noktası haline geldi. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlardan Mehmet Kaçan, mahallenin eski bir madencilik şehri olduğunu hatırlatarak, her mevsimin ayrı bir güzellik sunduğunu ifade etti. Kaçan, şehir merkezine 10 dakika mesafede bulunan bu kadim yerleşimin, özellikle bahar aylarında sunduğu renk cümbüşünün mutlaka görülmesi gerektiğini belirtti. Fotoğrafçıların yeni gözdesi Gümüşhane’de yaşayan fotoğraf tutkunu Metin Aydın ise Süleymaniye’nin sunduğu görsel imkanlara değindi. Aydın, yükseklerdeki karın henüz erimediği, aşağılarda ise ağaçların çiçek açtığı bu dönemin nadir sahneler sunduğunu dile getirdi. Hafta sonu huzur arayanlar ve kuş sesleri eşliğinde tarih yolculuğuna çıkmak isteyenler için Süleymaniye Mahallesi, şehrin en önemli cazibe merkezi olma özelliğini sürdürdü.
Gümüşhane'de Namazla Diriliş Konferansı
27 Ekim 2015 Salı - 13:01 Gümüşhane'de Namazla Diriliş Konferansı Gümüşhane’de Ensar Vakfı tarafından ‘Namazla Diriliş’ konulu konferans düzenlendi.Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve İlahiyatçı yazar Ahmet Bulut’un konuşmacı olarak katıldığı konferansa Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, İl Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya, İl Müftüsü Ercan Aksu, Ensar Vakfı Gümüşhane Şube Başkanı Yaşar Gül ve vatandaşlar katıldı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Mehmet Karabulut’un Kur-an’ı Kerim tilavetiyle devam etti. Programın açılış konuşmasını yapan Ensar Vakfı Gümüşhane Şube Başkanı Yaşar Gül, namazın önemine değinerek, “Namaz müminleri küfre şirke zulme karşı mücadeleye sevk eden bir direniş ve diriliş kaynağıdır. Namaz, ’Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed onun elçisidir’ inancına dayanan tevhid inancı namazla eyleme dönüşür. Namaz İslam’da ilk farz kılınan ibadettir. Kur-an kasten namaz kılmayanların cehenneme gideceklerini söyler. Her namaz bir inkılap, bir diriliştir" dedi.Programa konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı Yazar Ahmet Bulut ise konuşmasında namazın İslam dininin en önemli ibadeti olduğunu fakat Türkiye’de namaz kılan insan sayısının oldukça düşük oranlarda kaldığını söyledi.Bulut, namaz kılan insan sayısını arttırmada anne babalara ve topluma önemli görevler düştüğünü belirterek, “Namaz gönüllüleri olarak ülkemizi karış karış dolaşıyoruz. Çok dolaşmamız gerekiyor. Namaz dinin direği, cennetin anahtarı ama ülkemizde yaşayan Müslümanların yüzde 70’i 5 vakit namaz kılmıyor. Namaz kılan yüzde 30’luk kısım namazı huşu içerisinde kılamıyor. Anne babalara bu anlamda büyük iş düşüyor. Çocuklarımızı seccade ile tanıştırmamız gerekiyor. Eğer çocuklarımıza namaz alışkanlığı kazandıramazsak bunun vebali büyük olur” diye konuştu.Türkiye’nin yüzde 99’unun Müslüman olduğunu kaydeden Bulut, namaz kılanların oranının gün geçtikçe azaldığını, namaz kılanların oranının illere ve bölgelere göre farklılık gösterdiğini dile getirdi.“NAMAZ KILANLARIN YÜZDE 70’İ SABAH NAMAZINA KALKAMIYOR”Bulut, "Sürekli ve düzenli olarak namaz kılanların oranı en iyimser olan anket sonuçlarına göre yüzde 30’u geçmiyor. Bölgelerimize göre, illerimize göre farklılık arz etse de genel manzara maalesef bu. Diyanet İşleri Başkanımızla görüşüyoruz, sivil toplum kuruluşlarımızla görüşüyoruz, bu konuda derdi olan kanaat önderleriyle görüşüyoruz ama her geçen gün, maalesef bu konuda iyi şeyler söylemek isterim ama gittikçe kan kaybediyoruz. Namaz kılan yüzde 30’luk kesimin yüzde 70’i sabah namazına kalkamıyor. Böyle de bir derdimiz var. Yüzde 30 namaz kılan bizler acaba Rabbimizin istediği standartlarda huşu ile tadili erkan ile namaz kılabiliyor muyuz?" ifadelerini kullandı.Namazın kılınmamasıyla ilgili 8 yıldır araştırma yaptıklarını aktaran Bulut, huzurun çarşıda, pazarda, oyunda ve eğlencede olmadığını, huzurun seccadenin üzerinde olduğunu kaydetti.“ÇOCUKLARINIZA ALLAH’I SEVDİRİN, CENNETİ ANLATIN”Namaz kılmanın önemi hakkında katılımcıları bilgilendirirken namazın insan hayatındaki önemini Kuran-ı Kerim’den örnekler vererek aktaran Bulut, Allah’ın insanlara farz kıldığı namazın insanları kötülüklerden alıkoyduğunu belirterek, “Gençlerimiz ve çocuklarımız hiç istemediğimiz kötü çevresel etkilerle karşı karşıya. Bizler toplumsal ahlaki problemlerimizde çözümünde namaz ibadetinin çok önemli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Namazın pek çok kötülükten alıkoyma özelliğini kavrayarak bu ibadetle gençlerimizi kötü yollardan uzak tutabiliriz” şeklinde konuştu.Ebeveynlere çok iş düştüğünü ve önce ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini dile getiren Bulut, anne babalardan çocuklara Allah’ı sevdirmelerini, Allah’ı onlara doğru anlatmalarını ve belli bir yaşa kadar Allah’ın müjdelerini, cennetini anlatmalarını istedi.
Engelliler Derneğinin Açılışında İstiklal Marşı İşaret Diliyle Okundu
26 Ekim 2015 Pazartesi - 21:06 Engelliler Derneğinin Açılışında İstiklal Marşı İşaret Diliyle Okundu Gümüşhane’de geçtiğimiz Nisan ayında kurulan İşitme Engelliler Koruma Derneği’nin yeni hizmet binasının açılışı gerçekleştirildi.Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen tarafından belediye hizmet binasının 5. katındaki ofis derneğe tahsis edildi. Derneğin hizmet vereceği ofis, düzenlenen törenle açıldı. Şehrin üst düzey protokolünün tam kadro katıldığı açılış töreninde dernek üyeleri ve işitme engelliler İstiklal Marşı’nı işaret diliyle okurken, Vali Yücel Yavuz’un konuşması ise bir dernek üyesi tarafından işaret diline çevrildi. Geçtiğimiz Mart ayında Gümüşhane’de Belediye Başkanlığı ve Türkiye İşitme Engelliler Derneği’nin destekleriyle işaret dili kursu açıldığını hatırlatan Vali Yavuz, “Gümüşhane’de hem kamu kurumlarının, hem sivil toplum örgütlerinin hem de halkımızın dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilere nasıl yardımcı olabiliriz, onlar için hangi kaynaklarımızı kullanabiliriz düşüncesi ve endişesiyle hareketle yola çıkılarak hayata kazandırılan çok anlamlı ve güzel projelerden birisi şehrimizde hayata geçmişti” dedi.“DEVLET OLARAK BU DURUMDA OLAN VATANDAŞLARIMIZA HER TÜRLÜ İMKANI SEFERBER ETMEK ZORUNDAYIZ”Bu başlangıcın devamı olarak Gümüşhane Belediyesi hizmet binası içerisinde derneğe böyle bir mekan tahsis etmesiyle birlikte yapılacak çalışmaların çok daha verimli, çok daha güzel ve hedefe uygun olarak hayata geçmesine imkan tanınmış olduğunu kaydeden Vali Yavuz, “Dezavantajlı gruptaki arkadaşlarımızın mevcut durumları bir kader olmaktan öte hayatı en iyi şekilde yaşayabilmeleri için her türlü imkanın sağlanması da bir gerçek. Bu konuda birebir bu sıkıntıyı yaşayan vatandaşlarımızın talepte bulunmaları lazım. Bizim de devlet olarak bu durumda olan vatandaşlarımıza her türlü imkanı seferber etmek zorundayız. Bu noktada çok güzel çalışmalar var. Engellerin ortadan kaldırılması, daha iyi yaşanabilir bir ortam oluşması için de hem kanuni zorunluluklar getirildi, hem de kamuoyunun bilinçlenmesiyle birlikte çok güzel çalışmalar yapılır hale geldi. Bu manada Gümüşhane Belediyemize bu mekanı tahsis ettiği için, işitme engeli olmamasına rağmen büyük bir özveriyle çalışan arkadaşlarımıza ve dernek üyelerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.Günlük yaşamda da fiziksel engeliler için yapılan düzenlemelerin biran önce tamamlanarak bu engellerin biran önce ortadan kalkması temennisinde bulunan Vali Yavuz, derneğe çalışmalarında başarılar diledi.“AMACIMIZ ENGELLİLERİN SOSYAL HAYATA ADAPTASYONLARINI SAĞLAMAK”Dernek Başkanı Nurettin Köksal da, işaret diliyle yaptığı konuşmada davetlerine icabet eden herkese teşekkür ederek, dernek olarak amaçlarını engellilerin sosyal hayata adaptasyonlarını sağlamak, sosyal, kültürel faaliyetler yanında engelli hakları konusunda çalışmalar yapmak ve engellilerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ile ilgili konularda çalışma yapmak olarak açıkladı.Yapılan konuşmaların ardından kurdela kesilerek derneğin açılışı yapılırken, açılışın ardından Vali Yavuz protokol üyeleriyle birlikte dernekte incelemelerde bulundu. İşitme engelli şampiyon güreşçileri de tebrik eden Vali Yavuz, daha sonra hatıra fotoğrafı çektirerek buradan ayrıldı.Açılış törenine Vali Yücel Yavuz, Cumhuriyet Başsavcısı Bozan Çevik, Ağır Ceza Reisi Muhammed Zafer Terzi, Vali Yardımcısı İsmail Özkan, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay, kamu kurum müdürleri, dernek yöneticileri ve işitme engelli vatandaşlar katıldı.
Gümüşhane Emniyeti Geleceğin Yıldızları İçin Teknoloji Sınıfı Oluşturdu
26 Ekim 2015 Pazartesi - 18:49 Gümüşhane Emniyeti Geleceğin Yıldızları İçin Teknoloji Sınıfı Oluşturdu Gümüşhane Emniyet Müdürlüğüne bağlı Toplum Destekli Polislik (TDP) Şube Müdürlüğü 80.yıl Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdunda ‘Geleceğin Yıldızları Teknoloji Sınıfı’ oluşturdu.Gümüşhane Emniyet Müdürlüğü tarafından “Güvenli Hayat ve Güvenlik Gelecek İçin Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı” (ÇOGEP) kapsamında hayata geçirilen “Güvenli Yarınlar İçin El Ele” projesi kapsamında TDP Şube Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı 80.yıl Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdunda teknoloji sınıfı yaptırdı.Gençlerin kullanması için sınıf 10 adet bilgisayar, 10 adet sandalye, 10 adet bilgisayar masası ve 1 adet renkli yazıcı ile donatıldı.Açılış nedeniyle düzenlenen törene katılan İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, çocuklara bardak ve kalem seti hediye ederken, sınıfı dolduran çocukların hepsiyle sohbet etti.Programın sonunda gazetecilere açıklama yapan Emniyet Müdürü Kar, projenin 8 Bakanlığın katkısıyla oluşturulan güzel bir çalışma olduğunu söyledi. Geçen yıl da İmam Hatip Lisesinde bir bilgisayar sınıfı oluşturduklarını hatırlatan Kar, “Belli dönemde her yıl değişik çalışmalar yapıyoruz bununla ilgili. Geçen sene de imam hatip lisesinde bir bilgisayar sınıfı oluşturmuştuk. Bu senede sevgi evlerinde bunu yapmak istedik” dedi.“AMACIMIZ ÇOCUKLARIN GELECEĞİNE KATKIDA BULUNMAK”Amaçlarının çocukların geleceğine katkıda bulunmak olduğunu dile getiren Kar, “Burada ki amacımız çocuklarımız zaten gündüz okula gidiyorlar ama akşam geldiklerinde de sevgi evlerinde böyle bir sınıf olursa bilgisayarlarını geliştirebilirler. Burada bir tanede hoca görevlendirilecek. Önemli olan çocukların geleceklerine bir nebzede olsun katkıda bulunabilmek” şeklinde konuştu.Toplum Destekli Polislik şubesinin sürekli olarak toplumu bilinçlendirme adına çalışmaları bulunduğunu kaydeden Kar, “Adından da anlaşılacağı üzere topluma destek olunacak hangi alanda varsa ona yönelik çalışmalar yapılıyor” dedi.
Pekmez Üretiminde Yeni Bir Teknoloji Doğuyor
23 Ekim 2015 Cuma - 16:34 Pekmez Üretiminde Yeni Bir Teknoloji Doğuyor Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Gümüşhane ekonomisinde ciddi bir yer tutan pekmez üretiminde tortu oluşumu, aroma kayıpları ve besin değerlerinde azalma gibi olumsuzlukları azaltacak olan projeye destek oldu.İl genelinde 30 işletme ve yıllık 10 bin tonluk üretim kapasitesine yaklaşan pestil-köme ve pekmez sektöründe önemli bir sorunu giderecek olan “Pekmez üretiminde ohmik evaporatör kullanımı” projesi tanıtım toplantısı Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinde gerçekleştirildi.Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdür Yardımcısı Necati Tulgar, başkanlığında yapılan toplantıda proje sahibi Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Görevlisi Merve Tuğçe Tunç Odabaş projesiyle ilgili sunum yaptı.18 ay sürecek proje ile pekmez üretiminin hem daha düşük maliyetle hem de Hidroksi Metil Furfural (HMF) oluşumunu azaltacağını belirten Odabaş, 228 bin lira bütçeli projenin TAGEM tarafından desteklendiğini söyledi.Sunumun ardından konuşan TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Necati Tulgar, TAGEM’in tarımsal konularda ihtiyaç duyulan alanlarda araştırma hizmetini yönettiğini hatırlatarak, “Tarım ekonomisinden, hayvancılık, hayvan sağlığı, bitki sağlığı, bitkisel üretim gibi çok geniş bir yelpazede araştırma hizmeti veriyoruz. Yaklaşık 2 bin 200 araştırmacımız mevcut. Bunların yüzde 77 civarındaki doktora ve yüksek lisanslı. Araştırma altyapımız da, fiziki altyapımız da oldukça güçlü” dedi.“TAGEM’İN BÜTÇESİ 11 MİLYONDAN 251 MİLYON’A ÇIKTI”Genel Müdürlük olarak son 10 yılda ülkeye önemli AR-GE merkezi kazandırdıklarını kaydeden Tulgar, “TAGEM in bütçesi bundan 10 yıl önce 11 milyon iken, şu anda 251 milyon civarında. Ankara’da Türkiye Milli Botanik Bahçesi kuruyoruz 2 bin 500 dönüm alanda. Bu bahçenin bütçesi 303 milyon. 11 milyon ile yola çıktık 10 yıl öncesinde şimdi bizim projelerimizin bir tanesi 11 milyon” diye konuştu.“TÜRKİYE AR-GE HARCAMALARINI EN FAZLA ARTIRAN ÜLKELER ARASINDA”Türkiye’nin daha önce 4 milyar dolar olan AR-GE bütçesinin şu anda 16 milyar dolar civarına yükseldiğini, Türkiye’nin AR-GE harcamalarını en fazla arttıran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Tulgar, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak özel sektörü AR-GE hizmetleri içerine çekebilmek için üniversitelerin altyapısını belirli seviyeye getirmek asıl çıkış amacımız. 2002 yılından itibaren birçok tarımsal desteğimiz var. Fakat AR-GE ile ilgili destekler yoktu. Tarım kanununa bir madde ilave edildi. Bu destekleme kalemleri arasına AR-GE destekleri de ilave edildi. AR-GE ve desteklerini üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve özel sektöre bir tebliğ çıkarttık ve desteklemelere başladık” şeklinde konuştu.“54 ÜNİVERSİTEDE 208 PROJE YÜRÜTÜYORUZ”En önemli amaçlarımızdan birisin özel sektör, kamu ve üniversite işbirliğini sağlanması olduğunu dile getiren Tulgar, “Bizim 54 Üniversite’de yaklaşık 208 projemiz yürütülüyor, bin adette proje sunuldu. 2007 yılında 40’a yakın proje geliyordu, daha sonra bu proje sayısı 150 civarına çıktı, şu anda da 281. Her geçen gün bize teklif edilen proje sayısı artıyor. Biz bu projelere yaklaşık 300 bin lira civarında destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.Özellikle özel sektörün ihtiyaçları ve problemlerinin çözümü noktasında AR-GE çağrılarına çıkmadan önce öncelikleri belirlediklerini kaydeden Tulgar, şunları söyledi: “İlgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde önceliklerimizi belirliyoruz, ilana çıkıyoruz. Ocak ayında ilana çıkıyoruz, Nisan ayına kadar da projeleri bekliyoruz. Daha sonra bu projeleri üç aşamada değerlendiriyoruz. Birincisi projeler formata uygun hazırlanmışmış, genel müdürlüğümüz bünyesinde oluşturduğumuz bilim kurulları tarafından projeler değerlendiriliyor daha sonra 14 kişilik bir ekibe karşı proje liderleri projelerini sunuyor” şeklinde konuştu.Pekmez üretiminde ohmik evaporatör kullanımı projesinin çok başarılı olduğunu dile getiren Tulgar, “Yeni bir teknik geliştirme, enerji tüketiminin azaltılması, söz konusu olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yeni bir yöntem geliştirmeye çalışıyor. Dolayısıyla kendisini kutluyoruz. Gümüşhane Üniversitesinden 3 tane proje var biz onu dört sayıyoruz Oktay Bey’in projesi de Gümüşhane’de. Gümüşhane Üniversitesi çok genç bir üniversite 2008 yılında kurulmuş bir üniversite biz Gümüşhane Üniversitesiyle bu ilişkilerin de gelişmesini istiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Küçük te konuşmasında şu ana kadar 3 TAGEM projesinin onaylandığını, 1’inin de tamamlandığını belirterek, 54 üniversitenin 208 projesinin 4’ünde paydaş olmanın gurur verici olduğunu söyledi.“EN BÜYÜK SORUNLARIMIZDAN BİRTANESİ YÜKSEK HMF ORANIYDI”Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Edip Birşen de sektörde en büyük problemlerden birisinin HMF oranları olduğuna vurgu yaparak “Bakanlığımızın yüzde 50 oranında hibe olarak verdiği desteklerle pestil köme, pekmez üretiminde 30’a yakın tarıma dayalı işletmemiz ve yoğun bir üretimimiz var. Yıllık üretim miktarımız 10 bin tona ulaşmış durumda. Gıda güvenirliği açısından büyük bir sorumluluk söz konusu. Geleneksel bir ürün olması köylerde bu ürünlerin yoğun bir şekilde yapılması açısından bu proje gerçekten bizim için çok elzem. Bu projenin kırsalda ki insanlarımızın o eski kazanlarda yapmış olduğu pekmez üretimine de yansımasını bekliyorum. Projenin de kırsalda yaşayan insanlarımıza katkı sağlayacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bu Kez Anneler Kep Attı
23 Ekim 2015 Cuma - 09:13 Bu Kez Anneler Kep Attı Gümüşhane’de 4 hafta devam eden ‘Anne Üniversitesi’ projesi sona erdi. Sertifika alan anneler cübbelerini giyerek kep attı.Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) ve Gümüşhane, Kültür, Eğitim ve Dayanışma Derneği (GÜKED) bünyesinde “Geleceğe umut ile Anne Üniversitesi” eğitim programı kapanış töreni gerçekleştirildi.Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilen programa çok sayıda kursiyer kucağında ve yanında çocuklarıyla katılırken, programın en ilgi çeken kursiyerlerinden birisi de eşi Kemal Sadık ile törene gelen 80 yaşındaki Fikriye Sadık oldu.Programa Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, GTSO Başkanı İsmail Akçay, Kamu Hastaneleri Birliği Daire Başkanı Op.Dr. Yavuz Çakıroğlu, Kızılay Gümüşhane Başkanı Cevat Aygün, Belediye Başkanı Ercan Çimen’in eşi Gülsen Çimen, kursiyerler, eş ve çocukları katıldı.Yetiştirdikleri nesillerle en önemli görevleri üstlenen annelerin kendilerini geliştirmeleri amacıyla başlatılan programda son dersi ise Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın verdi.Kadınları destekleyici eğitimlerle hayat tecrübelerini artırmak ve bilgilerini güncellemek, kendilerini tanıması geliştirmesi ve bu yolla çocuklarını daha bilinçli bir şekilde eğitmeleri amaçlanan ücretsiz eğitim programında insan ilişkileri ve iletişim, sağlık bilgisi ve bilinci, çocuk gelişimi süreçleri, girişimcilik, hukuk okuryazarlığı, eğitimin önemi, toplum ve çevre, medya okuryazarlığı olmak üzere 8 ayrı başlıkta eğitim verildi.Törende konuşan Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Başkanı İsmail Akçay dünyada satın alınabilecek en kıymetli şeyin bilgi olduğunu belirterek, “Toplumlar için bilgiden daha değerli hiçbirşey yoktur. GTSO olarak sadece GÜKED’e değil, bütün kamu kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlara ve STK’ların tamamına yapacakları her türlü etkinlik için elimizden gelen her türlü desteği vereceğimize bir kez daha deklare ediyoruz” dedi.“BİZ BİR ERKEĞİ EĞİTİRSEK BİR KİŞİYİ EĞİTMİŞ OLURUZ AMA BİR KADINI EĞİTİRSEK BİR AİLEYİ EĞİTMİŞ OLURUZ”Sıfır bütçeyle gerçekleştirilen “Anne Üniversitesi” projesi için dernek yöneticileri, eğitimciler ve kursiyerlere teşekkür eden Akçay, “Bilgi, eğitim olmazsa olmazımızdır. Her gün öğrenen ve öğreten olmalıyız. Okul bitince öğrenme bitmiyor. Ölene kadar öğrenmeye devam ediyoruz. Biz bir erkeği eğitirsek bir kişiyi eğitmiş oluruz, ama bir kadını eğitirsek bir aileyi eğitmiş oluruz. Bir aileyi eğitmek toplumu eğitmektir” şeklinde konuştu.Gümüşhane Kültür, Eğitim ve Dayanışma Derneği (GÜKED) Başkanı emekli eğitimci Seviye Turhan ise konuşmasında projedeki amaçlarının anneleri bilimle, bilgiyle ve paylaşımlarla daha da güçlendirmek, annelerin her alanda bilgi ve birikim sahibi olmalarına katkı sağlamak olduğunu söyledi.Annelerin çocukların ilk öğretmeni ve en önemli rol modeli olduğunu vurgulayan Turhan, “Annelerimiz ne kadar bilgili ve donanımlı olursa evlatlarını o kadar iyi yetiştirirler. Sizler sağlıktan beslenmeye, anne çocuk iletişiminden, hukuk ve sağlık okuryazarlığına kadar donanımlı olursanız bizlerde geleceğimize bir kadar güvenle bakabilme şansı yakalamış oluruz. Sizlerin yetiştirdiği nesiller topluma eşsiz katkılar sağlayacaktır” diye konuştu.Mezun olan anneler adına söz alan Saadet Artun ise eğitimin asıl amacının bilgilenmek değil eyleme geçmek olduğunu belirterek, “Bu doğrultuda elde ettiğimiz bilgiler ve kazanımlarla daha faydalı anneler olacağız. Birçok bilgiler edindik, bunların yanı sıra farkındalığımızın farkına vardık” ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından 4 hafta devam eden eğitim programına katılan annelere sertifikaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.Tören sertifikalarını alan ve cübbelerini giyen ve annelerin keplerini havaya atmalarıyla son buldu. Kep atma töreninde bazı annelerin minik yavrularını kucaklarından bırakmadıkları gözlendi.
Binalı Yıldırım Kelkit'te
22 Ekim 2015 Perşembe - 15:53 Binalı Yıldırım Kelkit'te Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım, Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde esnaf ziyareti gerçekleştirdi ve halka seslendi.Aydın Doğan Caddesi üzerindeki AK Parti seçim bürosunda vatandaşlarla buluşan Yıldırım’a AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, milletvekili adayları Hacı Osman Akgül, Cihan Pektaş, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, AK Parti Kelkit ilçe başkan Yusuf Aydın eşlik etti.Burada vatandaşlara seslenen Yıldırım, bölgenin insanı olduğunu hatırlatarak, “Doğduğum, büyüdüğüm, havasını soluduğum, soğuk sularını içtiğim, iklimi sert, insanı mert Kelkitlilerle beraber olmaktan mutluyum. Gümüşhane’de Kelkit’te vereceğiniz ses Türkiye’de duyulacak” dedi.“FATİH SULTAN MEHMET GEMİLERİ KARADAN, RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE ARKADAŞLARI DA BOĞAZIN ALTINDAN TRENLERİ YÜRÜTTÜ”AK Parti iktidarından önceki döneme değinerek “Şiran üzerinden gittiğinizde, Sakaltutan üzerinden gittiğinizde ne kadar sıkıntılar çektiğinizi sizler bilirsiniz. Ama inşallah onlar geride kaldı. Gümüşhane’ye giderken tünellerden geçerken başınız dönüyor. Türkiye’de 30 yılda bir Bolu tünelini yapamayan devletten Rize ile Erzurum arasına 14 kilometrelik tünel yapan bir ülke haline geldik. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken bir gecede gemileri karadan Haliç’e indirdi. Onun torunları da geri kalır mı? Onun torunları Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da boğazın altından trenleri yürüttü” diye konuştu.AK parti olarak 13 yıldır ellerinden geldiği kadar millete hizmet ettiklerini, 7 Haziran’da bir yol kazası yaşadıklarını belirten Yıldırım, bu yol kazasını tekrar yaşamamak için 1 Kasım’da tek başına iktidar olarak hizmetlere kaldıkları yerden devam etmek için destek istedi.Yıldırım, ilçe merkezinde gerçekleştirdiği esnaf ziyaretinin ardından Kelkit Belediyesini ziyaret ederek şeref defterini imzaladı ve ilçeden ayrıldı.