Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gümüşhane
Gümüşhaneli doğaseverler baharı Şiran’da karşıladı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:11:46
Gümüşhane’de doğaseverler hafta sonu rotayı Şiran ilçesinin eşsiz doğasına çevirdi. Tomara Şelalesi’nin coşkun sularından başlayan 12 kilometrelik yürüyüşte doğaseverler, karlı zirveler, yeni açan çiçekler ve saklı göller eşliğinde baharın uyanışına tanıklık etti. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Müdürlüğü’nün Doğa Turizmi kapsamında rehberlik desteği sunduğu Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü (GÜDAK) etkinliğine aralarında Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da olduğu 23 doğasever katıldı. Yürüyüşün başlangıç noktası, Türkiye’nin mutlaka görülmesi gereken 10 şelalesinden biri olan ünlü Tomara Şelalesi oldu. Bahar yağmurlarıyla coşan ve dağın bağrındaki 40 ayrı kaynaktan dökülen suların oluşturduğu görkemli manzara karşısında büyülenen ekip, bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Tomara’dan hareket eden grup, Çimen Dağları’nın yamaçlarında 12 kilometrelik zorlu ama keyifli bir parkura imza attı. Yağmurlu havanın eşlik ettiği yürüyüşte doğaseverler; Karaburun Tepesi’nde verilen yemek molasının ardından Karataş Tepe ve Başköy üzerinden Pelitli köyüne ulaşarak parkuru tamamladı. Yol boyunca erimeyen karlar, yeni açan çiçekler ve masalsı küçük göller yürüyüşe eşsiz bir atmosfer kattı. Yürüyüşe katılan Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökcem Duru, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çekerek "Bugün Tomara Şelalesi gibi eşsiz bir doğa harikasıyla başladık. Burası sadece bir yürüyüş alanı değil; doğanın gücünü, dinginliğini aynı zamanda hissedebildiğimiz özel bir yer. Bu tür etkinlikler hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bize iyi gelen etkinlikler. Doğayla temas etmenin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. Doğayı korumak aslında kendimizi korumak demek. Manzara zaten her şeyi anlattı, biz sadece eşlik ettik bu manzaraya. Karlı zirvelerin eteğinde yeşillikle yürüyüşümüzü tamamladık. Göller gördük, onları zaten seyretmek eşsizdi. Baharın yeniden uyanışı bizi zaten etkiledi. Keyifliydi, herkesi bekliyoruz" dedi. İlk kez bir doğa yürüyüşüne katılan Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Semanur Keskin ise duygularını, "Parkur eğlenceli ve orta dereceydi. Çiçeklerin açışına, doğanın yeniden canlanışına şahit olmak süperdi. Her adımda bir sonrakini planlıyorum, kesinlikle devamı gelecek" sözleriyle ifade etti. Yürüyüşün ardından yorgunluk kahvesi ve çay molası için durak, Şiran’ı kuşbakışı gören Bayraktepe Mevkii oldu. Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, doğaseverleri bizzat ağırlayarak onlara kentin tescilli ürünleri olan pestil ve köme ikram etti.
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:04
Gümüşhanelilerin ayılarla imtihanı devam ediyor
Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı 2 bin 100 metre rakımlı Minarli Yaylası’nda aç kalan ayıların evlere girmesi büyük korkuya neden oldu. Pencereleri kırarak içeri giren, mutfakları talan eden ve buzdolaplarını boşaltan ayıların geride bıraktığı kan izleri, saldırının şiddetini gözler önüne serdi. Yayla sakinlerinden Mürsel Selvi, her gün başka bir evin yıkıldığını belirterek çözüm istedi. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü sınırları içerisinde yer alan 2 bin 100 rakımlı Minarli Yaylası, son günlerde ayı saldırılarıyla sarsıldı. Kış uykusundan uyanan ve yiyecek arayışına giren ayıların hedefinde, henüz sezonu açılmamış olan boş yayla evleri yer aldı. Mutfaklar savaş alanına döndü Yayla sakinlerinden Mürsel Selvi tarafından kaydedilen görüntülerde, ayıların evlere girmek için kapılar yerine pencereleri ve çerçeveleri parçaladığı görüldü. Evlerin içine giren vahşi hayvanlar, mutfak bölümlerindeki erzakları hedef aldı. Buzdolaplarını devirerek içindeki malzemeleri tüketen ayıların, eşyalara da ciddi zarar verdiği gözlemlendi. Evlerin içindeki mobilyaların parçalandığı ve mutfak araç gereçlerinin etrafa saçıldığı tespit edildi. "Ayılarla imtihanımız bitmiyor" Yaşananları "ayı faciası" olarak nitelendiren Mürsel Selvi, bölgedeki durumun her geçen gün kötüye gittiğini ifade etti. Selvi, yaptığı açıklamada, "Gün geçmiyor ki her gün başka bir evi kırmasın. Ayılarla imtihanımız nedir, bilmiyorum. Nasıl bir çare bulunacağını düşünüyoruz. Hemen hemen her gün ayrı bir evin camını, çerçevesini, penceresini kırıp döküp gidiyor" dedi. Yaralı ayı izi: Her yer kan içinde Evlerin içinde yoğun kan izleri görülmesi, saldırıyı gerçekleştiren ayının veya ayıların cam kırıkları nedeniyle yaralanmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Selvi, yerdeki kanları göstererek, "Ayağını kesmiş herhalde, her taraf kan. Mutfağı dağıtmış, dolabı boşaltmış. Kapıyı açmak yerine kırmış" sözleriyle dehşet anlarını anlattı. Yayla sakinleri, her yıl benzer manzaralarla karşılaştıklarını belirterek, bölgedeki yaban hayatı popülasyonu ve yerleşim alanlarının korunması konusunda somut adımlar atılmasını talep etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:11
Gümüşhane’de iki beyazın büyüleyici buluşması
Gümüşhane’nin yüzyıllarca idari ve ticari merkezi olan, "hoşgörü şehri" Süleymaniye Mahallesi, baharın gelişiyle birlikte adeta bir tabloya dönüştü. Yüksek kesimlerdeki kar örtüsü ile vadideki meyve ağaçlarının beyaz çiçeklerinin aynı karede buluştuğu mahalle, tarih ve doğaseverlere görsel bir şölen sundu. Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek il olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve bugünkü kent merkezine 3 kilometre mesafede bulunan tarihi Süleymaniye Mahallesi bahar mevsimiyle birlikte ayrı bir güzelliğe büründü. Doğa ve tarihi iç içe barındıran yapısının yanı sıra yüzyıllarca farklı kültürlerin huzur içinde yaşadığı tarihi Süleymaniye Mahallesi, ilkbaharın gelişiyle birlikte kuş seslerinin eşliğinde zirvelerinde de beyaz örtü, ağaç dallarında da beyaz çiçeklerle birlikte mahalleyi saran halı gibi yeşil örtüyle enfes bir görünüme kavuştu. "Gümüş" madenlerinin bereketiyle şekillenen ve madenci kenti kimliğiyle bilinen bölge, bu yıl havaların soğuk seyretmesi nedeniyle baharı gecikmeli de olsa coşkuyla karşıladı. İl merkezine sadece 3 kilometre mesafede bulunan mahallede, yüksek rakımlı noktalardaki kar örtüsü ile vadi tabanındaki meyve çiçekleri "iki zıt beyazı" aynı manzarada birleştirdi. Tarih boyunca Türk, Rum ve Ermeni toplumlarının bir arada yaşadığı Süleymaniye, bu kültürel zenginliğini günümüze kadar taşıdı. Günümüzde "Kentsel ve Doğal Sit Alanı" statüsünde korunan bölgede, cami ve kiliselerin yan yana yükselen siluetleri, hoşgörü ikliminin en somut kanıtı olarak dikkat çekti. Mahalledeki han, hamam, köprü, çeşme ve camisiz minareler, baharın yeşil ve beyaz tonlarıyla birleşerek fotoğraf sanatçıları için doğal bir plato oluşturdu. Yüz yıllık miras turizmle canlandı Yaklaşık bir asır önce yerleşim merkezinin mevcut şehir konumuna taşınmasıyla sessizliğe bürünen Süleymaniye, son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla turizmin odak noktası haline geldi. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlardan Mehmet Kaçan, mahallenin eski bir madencilik şehri olduğunu hatırlatarak, her mevsimin ayrı bir güzellik sunduğunu ifade etti. Kaçan, şehir merkezine 10 dakika mesafede bulunan bu kadim yerleşimin, özellikle bahar aylarında sunduğu renk cümbüşünün mutlaka görülmesi gerektiğini belirtti. Fotoğrafçıların yeni gözdesi Gümüşhane’de yaşayan fotoğraf tutkunu Metin Aydın ise Süleymaniye’nin sunduğu görsel imkanlara değindi. Aydın, yükseklerdeki karın henüz erimediği, aşağılarda ise ağaçların çiçek açtığı bu dönemin nadir sahneler sunduğunu dile getirdi. Hafta sonu huzur arayanlar ve kuş sesleri eşliğinde tarih yolculuğuna çıkmak isteyenler için Süleymaniye Mahallesi, şehrin en önemli cazibe merkezi olma özelliğini sürdürdü.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:15
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç 2 günlük yaşam savaşını kaybetti
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde sobaya dökülen tinerin parlaması sonucu ağır yaralanan 22 yaşındaki genç, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
28 Mayıs 2015 Perşembe - 14:27
Kelkit'te Kaza: 1 Yaralı
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde kontrolden çıkan otomobil karşı şeride geçerek yaya kaldırımlarına çarptı. Kazada sürücü yaralandı.Edinilen bilgiye göre Erzincan’dan Kelkit istikametine giden Fatih Ali Yıldız yönetimindeki 61 HG 165 plakalı otomobil Kelkit şehir geçişinde önünde bulunan aracı sollamak isterken direksiyon hakimiyetini kaybedince, orta refüje çarpıp karşı şeride geçti ve kaldırımlara çarparak durabildi.Kazada sürücü Fatih Yıldız yaralanırken, gece saatlerinde meydana gelen kazada kaldırımda hiçkimsenin olmaması olası bir faciayı engelledi.Yıldız, 112 Acil Servis ambulanslarıyla Kelkit Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
28 Mayıs 2015 Perşembe - 00:50
Bakan Işık Gümüşhane'de
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gümüşhane’de düzenlenen “Yeni Türkiye’de Bilim ve Sanayinin Yeri” konulu toplantıya katıldı.Gümüşhane Üniversitesi sosyal tesislerinde düzenlenen programa Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, Milletvekilleri Doç.Dr. Kemalettin Aydın, Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, şehit ve gazi aileleri, iş dünyasının ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.“TÜRKİYE KENDİ İLK YERLİ YOLCU UÇAĞINI, YERLİ JETİNİ YAPMAKLA İLGİLİ İLK ADIMI ATTI”Burada konuşan Bakan Işık, bugün sabah saatlerinde Türkiye için çok önemli bir anlaşmaya imza attıklarını belirterek, “Türkiye kendi ilk yerli yolcu uçağını, yerli jetini yapmakla ilgili ilk adımı attı. 71 yıl sonra Türkiye artık bu hayalini gerçekleştirme aşamasına geldi. Bunu Türkiye için son derece önemsiyorum. Eğer bir ülke kendi üretimini yeteri düzeye çekemese o ülkenin dünyadaki bütün dalgalanmalardan en üst şekilde etkilenmemesi mümkün değil. Eğer bir ülke temel endüstrilerde dışa bağımlıysa, üretimde daha çok dışa bağımlıysa bu ülkenin tam bağımsızlığından söz etmek mümkün değil.” dedi.“ÜRETİMSİZ BİR ÜLKENİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ŞANSI YOK”Dünyada üretimin değerini 2008 krizinin yeniden ortaya çıkardığını, bu dönemde ekonomisi üretime dayanan ülkelerin krizi en az hasarla atlattığını hatta bazı ülkelerinde krizi fırsata dönüştürdüğünü dile getiren Bakan Işık, “2008 krizi artık dünya da üretimin değerini çok net olarak bir kez daha ortaya koydu. Üretimsiz bir ülkenin sürdürülebilir kalkınma şansı yok.” diye konuştu.“ALMANYA BÜTÜN AB’Yİ SIRTINDA TAŞIDI”Krizden Amerika, İspanya, Portekiz, İzlanda, Yunanistan gibi ülkelerin etkilendiğini, Almanya, Güney Kore, Japonya gibi üretim yapan ülkelerin ise hemen hemen krizden hiç etkilenmediklerini kaydeden Bakan Işık, “Hatta Almanya, Avrupa’yı tek başına sırtında taşıdı. Halada taşımaya devam ediyor. Neden? Ekonomisi üretime dayalı. Almanya hiçbir zaman sadece finans sektörlerinden kalkınırım demedi, üretimini güçlendirmenin sürekli yollarını aradı ve bugün geldiğimiz noktada bir tek Almanya’nın bütün Avrupa Birliğini sırtında taşıdığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.“BİZ ISRARLA ÜRETİME YATIRIM YAPTIK”AK Parti iktidarları olarak iktidara geldikleri ilk günden beri Türkiye’nin üretmesi gerektiğini, Türkiye’nin yatırım ve üretim ortamını iyileştirmesi gerektiğini ifade ettiklerini ve bu konuya yönelik çok ciddi adımlar attıklarını dile getiren Bakan Işık,“Maalesef bu sonbaharda, bu ilkbaharda, önümüzdeki sonbaharda kriz olacak diye her yıl üzerinde profesör yazan pek çok ekonomist, bazı siyasi parti temsilcileri ısrarla söylediler. Onlar bunları söyledikçe biz ısrarla üretime yatırım yaptık. Biz ısrarla Türkiye’nin yerli üretimini artırmanın gayreti içerisinde olduk.” dedi.“ALINAN TEDBİRLER VE KRİZ SÜRECİNDE GÖSTERİLEN BAŞARILI YÖNETİM, 2008 KRİZİNİN TÜRKİYE’DE EKONOMİYİ TEĞET GEÇMESİNİ SAĞLADI”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin 2008 krizi geldiğinde “Bu kriz bizi teğet geçecek” ifadelerini kullandığını ve bazı kesimlerin bu cümleyi eleştirdiğini hatırlatan Bakan Işık, şunları söyledi: “Dünyada kriz yokken, krizlerin vurduğu ve perişan ettiği bir ülke dünyanın en büyük krizinden etkilenmeden çıkacak. Bu mümkün müydü? Evet, mümkün oldu. 2002’den, 2008 yılına kadar alınan tedbirle ve kriz sürecinde gösterilen başarılı yönetim, 2008 krizinin Türkiye’de ekonomiyi teğet geçmesini sağladı. 2008-2014 dönemini kapsayan 5 yılda Türkiye 6 milyon yeni istihdam üretti. Avrupa’da 4,2 milyon istihdam kaybı yaşanırken, yani işsizlik 4,2 milyon artarken Türkiye bu süreçte 5 yılda 6 milyon yeni istihdam üretti.”“TÜRKİYE’NİN SANAYİ POLİTİKASINDAKİ ÜÇ TEMEL ÖNCELİK: YERLİ, YENİLİKÇİ, YEŞİL ÜRETİM”Dünyanın hızla değişip geliştiğini, ifade eden Bakan Fikri Işık, Türkiye’nin sanayi politikasında 3 temel öncelik belirlediklerini belirterek, “Yerli, yenilikçi, yeşil üretim yapacağız. Bunlar bizim sanayi politikamızın temelini oluşturacak. Neden yerli üretim? Türkiye ölçek bazında üretmesi gereken her şeyi yerli üretmelidir. Türkiye cari açığına çözüm bulmak, ekonominin büyüme önündeki en önemli risk alanı olan cari açığı çözmek için özellikle yerli üretimini artırmak durumunda. Çünkü üretmediğiniz her şeyi ithal etmek zorundasınız, üretmediğini her şey için çok ciddi döviz ödemek zorundasınız. Ve kendiniz üreteceksiniz. Bunu üretirken istihdam oluşturacaksınız, insanlarınızın refah seviyesini yükselteceksiniz. Ve bunun sonucunda ihracat yapacaksınız, döviz kazanacaksınız ya da kendinizin üretmediğin 3 kuruş ucuz diye yurtdışından satın alacaksınız. Tüketim ekonomisi olacaksınız. Ve orada satın aldığınız her bir kuruş döviz içinde ülkenin kaynaklarını yurtdışına vermek durumunda kalacaksınız. İşte bu anlayışla biz yerli üretim dedik ve özellikle Türkiye’nin geleneksel olarak güçlü olduğu sektörlerde katma değeri yüksek ürünler üretmenin gayretine girdik. Burada ikinci temel önceliğimiz olan yenilikçi üretim devreye girdi.” diye konuştu.“YENİLİKÇİ ÜRETİME GEÇMEK ZORUNDAYIZ”Türkiye’nin yenilikçi üretime geçme zorunluluğu olduğunu, katma değeri yüksek ürün üretmek zorunda olduğunu ifade eden Bakan Işık, “Bir kalemi bir liraya da satabiliyorsunuz beş liraya da satabiliyorsunuz. Şu kumaşı, şu elbiseyi İtalya Türkiye’den alıyor. Sadece ve sadece yaptığı şey etiketini değiştirmek oluyor. Kendi etiketine basıyor. Bizim 100 dolara sattığımızı İtalya bunu aynı kumaşı kendi etiketiyle 200-300 dolara satıyor. Fark ne? Fark bir tasarım, iki marka. İşte Türkiye’de yenilikçi üretimin artması da katma değeri yüksek ürünlerinin satışının artması da Türkiye’nin 2023 hedeflerinin açısından olmazsa olmaz.” ifadelerine yer verdi.Üretim yaparken havayı, toprağı ve suyu kirletmeyeceklerini, insana ve çevreye sağlıklı üretim yapacaklarını vurgulayan Bakan Işık, katma değeri yüksek ürün üretmek ve yeni teknolojilerle üretim yapabilmenin yolunun AR-GE ve inovasyondan geçtiğinin altını çizdi.“TÜRKİYE DÜŞÜK ORTA GELİR GRUBUNDAN ORTA YÜKSEK GELİR GRUBUNA YÜKSELMEK İÇİN 50 SENE BEKLEMEK ZORUNDA KALDI”Bakan Işık, “Artık herkesin ürettiğini üreterek rekabet etme şansımız yok. Türkiye’de 10 yıl önce kişi balına düşen gayri safi yurt içi hasıla veya milli gelir 3 bin 300 dolardı. Bugün ise 11 bin dolara çıktı fakat şu anda 10 bin 500 dolar civarında. Artık Türkiye bir refah toplumu olmaya başladı. Türkiye düşük gelir grubundan düşük orta gelir grubuna 1955 yılında geçti. Merhum Menderes döneminde. Ama düşük orta gelir grubundan orta yüksek gelir grubuna yükselmek için tam 50 sene beklemek zorunda kaldı. 2005 yılında ancak orta yüksek gelir grubuna geçebildi. Güney Kore bu süreyi 17 yılda tamamladı. Türkiye’nin 50 yılda geçtiği yolu Güney Kore 17 yılda geçti. Şimdi 2015 yılında biz orta yüksek gelir düzeyini yakaladık. Eğer 12 bin 275 doları yakalarsak Türkiye yüksek gelir gurubunda ki ülkelerin arasına girecek. Buna az kaldı. İnşallah önümüzde şu dünyada ki konjektür biraz toparlanırsa kısa sürede bu hedefi yakalayacağız. Ama bu orta yüksek gelir grubuna, yüksek gelir grubuna gelmenin bir sonucu var. Artık siz geleneksel yöntemlerle dünyayla rekabet edemiyorsunuz. Çin’le geleneksel yöntemlerle rekabet etme şansınız yok. Size göre maliyet avantajı çok fazla. Hindistan’ın size göre maliyet avantajı var. Pek çok gelişmekte olan ülkenin size göre maliyet avantajı var. Peki ne yapmak durumundasınız. O zaman Çin’le, Hindistan’la, Brezilya’yla rekabeti bırakıp Almanya’yla, İtalya’yla, Fransa’yla rekabet etmemiz lazım. Bunun yolu ne? Onun yolu işte katma değeri yüksek ürün üretmek ve yüksek teknolojiye odaklanmak. Eğer katma değeri yüksek ürün üretmek istiyorsak da AR-GE ve inovasyona odaklanmak.” dedi.“TEKNOLOJİYİ TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN VE GELİŞTİREN ÜLKE OLMAK ZORUNDAYIZ”Türkiye’nin teknolojiyi tüketen değil, üreten ve geliştiren ülke olmak zorunda olduğuna değinen Bakan Işık, şöyle konuştu: “Bu bizim iktidara geldiğimiz günden beri en temel önceliğimiz. Bakın Allah’a şükürler olsun bu alana yaptığımız yatırımlar bugün artık meyvelerini vermeye başladı. Dün bilişim vadisinin temelini attık. Türkiye için geleceğin teknolojilerini çalışacağımız ve gelecekte dünyanın gideceği yönü Türkiye’nin bundan önce olduğu gibi bir defa daha ıskalamaması için en önemli merkezimiz diyebileceğimiz merkezin temelini attık. Hedefimiz gelecek yılın sonunda orada artık fiilen çalışmaya başlamak ama projenin dört etabı tamamlandığında yaklaşık 100 bin nitelikli insan çalışacak ve elli milyar dolarlık bir ciro hedefimiz var.”“2014’DE 1 MİLYAR 7 MİLYON DOLARLIK SAVUNMA SANAYİ ÜRÜNÜ İHRAÇ ETTİK”Dünyanın en iyi teknolojilerini üreten merkezlerin Türkiye’de var olduğunu, TÜBİTAK’ın iftihar edilecek çalışmaları olduğunu kaydeden Bakan Işık, “TÜBİTAK şuanda füze geliştirdi. Son çalışmalarını yapıyoruz. F35 uçaklarına Amerika dışında silahı takılan ikinci ülke Türkiye olacak. Artık insansız hava aracımızı yapıyoruz. İnsansız hava aracına takılan küçük bozok füzelerini geliştirdik. Dost unsurları tehlikeye atmadan düşman hedefini insansız hava aracını yerden kumandayla düşman hedefini vuracak. Dünyanın belki en iyi füzelerinden birini geliştirdik. Bunları yerli üretime yatırım yaptığımız için başardık. Artık savunma sanayinde dışa bağımlı olan bir ülke olmaktan çıktık. Kendi teknolojisini ve silahını üreten ve bunu aynı zamanda da dost ülkelere satan bir ülke konumuna geldik. 2014’de 1 milyar 7 milyon dolarlık savunma sanayi ürünü ihraç ettik. Yüzde yüz yerli savaş uçağı var. Bunları yaparsanız yerli sanayiniz gelişiyor. Üretiminiz artıyor. İstihdamınız artıyor. Hem de buradaki istihdamın değeri asgari ücret değil. Asgari ücretin birkaç katı ücret alıyor buradaki işçimiz. Bu uygulanan politika sayesinde Türkiye’nin öyle şirketleri var ki sikorski helikopterlerin en kritik parçalarını Türkiye’de yapıp gönderiyoruz.” dedi.“İLK MİLLİ RÜZGAR TÜRBİNİMİZ YÜKSELİYOR”Türkiye için en kritik sektörün enerji sektörü olduğunu ve bu konuda da Enerji Bakanlığıyla birlikte ilk milli rüzgar türbinini yaptıklarını kaydeden Bakan Işık, bu tesisin İstanbul Beykoz’da 55 metreye ulaştığını belirterek, “Bugüne kadar bunları Türkiye hep ithal ediyordu. Uzun bir çalışma. Tam 90 tane bilim insanımızın birlikte çalıştığı bir proje ile ilk kendi rüzgar türbinimizi ürettik. İnşallah ticarileştirmeyi de hedefliyoruz. Konya ve Niğde bölgesinde de güneş enerjisinden elektrik üretecek bölge oluşturduk. Konya bölgesinde güneşten elektrik üretecek üretim havzasını startını verdik. Burada bir tek şartımız var. Oradaki güneş panelleri de, hücreleri de orada üretilecek, ithal getirilmeyecek. Bu sayede Türkiye güneş enerjisi teknolojilerini dünyada lider ülke konumuna gelecek.” diye konuştu.“LİRAYLA AVRONUN EŞİTLEMESİ İÇİN YAPMAMIZ GEREKEN TEK ŞEY TEKNOLOJİYE VE YERLİ ÜRETİME YATIRIM YAPMAK”“Türkiye olarak bir lirayı bir avroya eşitlemek istiyorsak yapmamız gereken tek şey teknolojiye ve yerli üretime yatırım yapmak” tespitinde bulunan Bakan Işık, “2023 hedeflerinde Gümüşhane’de hızlı trenle tanışacak. Hızlı trenle tanışırken o lokomotifleri Türkiye’de üreteceğiz. Asıl önemli olan bu. Parayı basıp tren almak maharet değil. Gelecek kuşakların bizden beklentisi de budur. Bir taraftan Türkiye’yi kalkındırırken, bir taraftan kendi teknoloji düzeyimizi yükseltmek ve dünyaya belli bir süre sonra teknoloji satan konumuna gelmek. Yerli üretime çok ciddi bir ağırlık veriyoruz. Her noktada yerli üretimin artması için çok ciddi gayret gösteriyoruz. Bunların artık somut sonuçlarını almaya başladık. Raylı sistemlerde Türkiye’ye yatırım yapmak istemeyen o dünya devleri Türkiye’de ortak aramaya başladı.” dedi.Türkiye’nin artık İMF’nin önünde üç kuruş için esas duruşta bekleyen bir ülke olmadığını ifade eden Bakan Işık, “1 milyar dolar için İMF’nin önünde duran Türkiye 2014 yılında 4,5 milyar doları fakir ülkelere, afetlere, insani yardım için harcadı. Bu yeni bir Türkiye ama bunların temelinde üretim var. Yerli ve yenilikçi üretim var.” şeklinde konuştu.Üniversitelerin nitelikli ve kuvvetli olması halinde yenilikçi üretimin korkulu bir hal olmaktan çıkacağını kaydeden Bakan Işık, “Çok yetenekli bir milletimiz var. Bu yeteneği ülkenin kalkınması, gelişmesi için nitelikli hale getirmemiz gerekiyor. En önemli kurumlarımızın başında da üniversitelerimiz geliyor. Üniversitenin sanayi ile işbirliği yapması, Türkiye’nin bu alan da sıçrama yapması için olmasa olmazıdır.” dedi.“TÜRKİYE KOALİSYONLAR DÖNEMİNDE SÜREKLİ PATİNAJ YAPTI”Türkiye’nin istikrarını sürdürdüğü sürece ünündeki hedeflerin aşılmaz hedefler olmadığını kaydeden Bakan Işık, “Türkiye koalisyonlar döneminde sürekli patinaj yaptı. Yerinde saydı ve pek çok defada krizlerle bitirdi koalisyon dönemini. Bizim arzumuz Türkiye’de istikrarı sürdürmemiz. İstikrar sürerse Türkiye dünyada sadece teknolojiyi tüketen değil aynı zamanda teknolojiyi üreten ülke konumuna gelecek. O zaman da Türkiye’yi tutana aşk olsun.” İfadeleriyle konuşmasını tamamladı.Programın sonunda Rektör Günaydın, Gümüşhaneli büyük İslam alimi Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi’nin “Allah’ı sevmek, Allah’ın sevdiklerini sevmek, Allah için sevmek, Allah’la beraber sevmek” sözünün yazılı olduğu hat tablosunu Bakan Işık’a hediye etti.
27 Mayıs 2015 Çarşamba - 23:06
Bilim Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Gümüşhane'de
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Torul ve Şiran ilçelerinde toplu açılış programlarına katılmak üzere Gümüşhane’ye geldi.İlk olarak Torul Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 1,5 yılda 4 milyon liralık yatırımların toplu açılış programına katılan Bakan Işık, burada yaptığı konuşmada, “3,5 yıllık iktidarları döneminde bir yerli tüfek üretemeyenler milliyetçilik naraları atıyorlar. Lafla milliyetçilik olmaz. Milliyetçilik millete hizmetle olur.” dedi.Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, Milletvekilleri Doç.Dr. Kemalettin Aydın ve Feramuz Üstün ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla Torul Pazaryerinde düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin kendi uçağını yapmak için 71 yıl beklemek zorunda kaldığını söyleyen Bakan Işık, Türkiye’nin ilk bilişim vadisinin temelini de attıklarını hatırlattı.Gerçek milliyetçilerin AK Parti ve kadroları olduğuna vurgu yapan Bakan Işık, savunma sanayindeki yerli üretimin yüzde 24’ten 60’lar seviyesine yükseldiğini, Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu, şimdi ise kendi tankı, topunu, gemisini yaptığını söyledi.“BİZİM, VATAN, MİLLET, SAKARYA EDEBİYATI İLE ZAMAN KAYBINA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”“İktidara geldiğimizde savunma sanayimizde yerli üretim yüzde 24’tü. Bunun da kalitesi çok düşüktü” diyen Işık, “Türkiye olarak dışa bağımlıydık. Kıbrıs Barış Harekatında bunun acısını çekmemiş miydik, ‘benim silahımla bana vuramazsınız’ dememişler miydi? Önümüze yasaklar koymamışlar mıydı? Hatta terörle mücadele ederken, ‘benim silahımı kullanamazsın’ diye Türk askerine engel koyanları bilmiyor muyuz? Almanların hurda tankını satın alıp İsrail’e milyonlarca dolar para vererek tamir ettiriyorlardı. Sen milliyetçiysen tankın hangi parçasını Türkiye’de yaptın? Türkiye, yüzde 24 olan savunma sanayisini yüzde 60’lar seviyesine yükseltti. İktidara geldiğimizde savunma sanayisinde tamamıyla dışa bağımlıydık. Hem de öyle bir düzen kurulmuş ki, Türkiye 1 milyar dolarlık silah alacak, yüzde 7,5 komisyon ödüyordu. Bizim, vatan, millet, Sakarya edebiyatı ile zaman kaybına tahammülümüz yok. CHP’ye, MHP’ye, BBP’ye de oy veren kardeşlerim özellikle düşünsün” dedi.“KENDİ TANKIMIZI ÜRETİYORUZ”Bugün gelinen noktada Türkiye’nin kendi tankını ürettiğini kaydeden Işık, “Altay Tanklarını gördünüz mü? Yüzde yüz yerli onun şu anda test işlemleri devam ediyor. 2017’de Altay Tanklarını seri üretimini yapacağız. Kendi topumuzu kendimiz yapıyoruz. Dünyanın en iyi nüfus edici bombasına Türkiye sahip bunu tamamen TÜBİTAK’ta gerçekleştirdik. Kim yaptı Türkiye yaptı. Kiminle yaptı Türk insanıyla yaptı. Fatih İstanbul’u fetih ederken dünyanın en gelişmiş toplarıyla Dünya’nın en güçlü surlarını delik deşik edip kevgire çevirip de İstanbul’u fetih etmedi mi? Fatih’in torunu olacaksın bununla iftihar edeceksin ama bunu yapamayacaksın bu, bu millete yakışır mıydı? Allah’a şükürler olsun bugün kendi topumuzu yapıyoruz, kendi füzemizi yapıyoruz. Öyle bir füze yaptık ki F-35 savaş uçaklarına Amerika’dan sonra monte edilecek ilk silah Türk silahı bunu TÜBİTAK’la yaptık. Kendi gemimizi kendimiz yapıyoruz, iki tane yaptık, iki tanesi kızakta şimdi de diğerlerinin de projesini yapıyoruz. Kıbrıs Barış Harekatında ki o çıkarma sıkıntımızı hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Şimdi Türkiye geçtiğimiz günlerde bir projeye daha imza attı kendi çıkarma gemimizi, kendi helikopter gemimizi, kendi uçak gemimizi tek bir gemide topluyoruz ve Türkiye artık inşallah uçak gemisini de yapan dünyadaki sayılı ülkelerden bir tanesi oluyor. Milliyetçilik bu, Milliyetçilik havanda su dövmek değil, Milliyetçilik akşama kadar nara atmak değil, milliyetçilik bu. Ülkene ne kazandırıyorsun, insanına ne kazandırıyorsun, geleceğine ne kazandırıyorsun” diye konuştu.Türkiye’nin kendine yeten bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayan Bakan Işık, 2020’den önce Türk otomobilinin de yollarda olacağını, hem Türkiye’de hem de dünyada satılacağını söyledi.“BİRİLERİ TEKRAR O GÜNLERİ ÖZLEMİŞ”Bir dönemler 1 milyar liraya muhtaç olan Türkiye’nin şimdi bu parayı Gümüşhane Çevre Yolunda harcadığını kaydeden Bakan Işık iktidarları boyunca Bolu tüneli gibi 50 tüneli bitirdiklerini de sözlerine ekledi. Bakan Işık, şöyle konuştu:“Bu ülkede her türlü tezviratla bize yüklenenler şunu unutmasınlar bizim devraldığımız ülke IMF’nin vereceği 500 milyon, 1 milyar dolara muhtaç bir ülkeydi. Bu ülkenin Başbakanı merhum Ecevit 500 milyon, 1 milyar dolar para için Amerikan Başkanın karşısında maalesef esas duruşta durmuştu. O fotoğrafı hatırlıyorsunuz değil mi? O fotoğrafı hiç unutmayalım, birileri tekrar o günleri özlemiş. Birileri tekrar Türkiye’yi diz çöktürmeyi özlemiş, birileri Türkiye’nin tekrar namerde muhtaç olduğu günleri özlemiş ama inanıyorum ki Torullu hemşerilerim özlemedi, ama inanıyorum ki Gümüşhaneli hemşerilerimin hiçbiri özlemedi. İnanıyorum ki milletimizin hiçbir ferdi de bunu özlemedi. Bu gün artık sadece 1 milyar dolar için bu kadar IMF’ye muhtaç olan bir ülke şimdi neredeyse 1 milyar Türk lirasına Zigana’nın altından tünele başlıyor değil mi? Artık Torul Trabzon’a daha yakın mı? Onlar konuşur AK Parti yapar, arada ki fark bu. Bugün şu anda Gümüşhane’ye AK Parti İktidarından önce yapılan yatırımlara bakın 12 yıl ile kıyaslayın. Şu ana kadar yaptığımız yatırım 5,5 katrilyon lirayı buldu.”“DOĞU VE GÜNEYDOĞU’YU SOKAK ÇAĞRISIYLA KANGÖLÜNE ÇEVİREN DEMİRTAŞ’I KAHRAMAN İLAN EDİYORLAR”Torul halkından koalisyon rüyası görenlere güzel bir ders vermelerini isteyen Bakan Işık, “Birileri güzel rüya görüyor kendi aralarında. Ne yapacaklar? AK Parti’yi türlü türlü oyunlarla zayıflatacaklar, CHP, MHP ve HDP koalisyonu kuracaklar. Ama unutmayın, bu lider ’Gel başbakan ol’ dendiğinde DSP’nin yanında diz çöktü mü, oturdu mu? Oturdu. Şimdi, Selahattin Demirtaş’ı, doğuyu ve Güneydoğu’yu Kobani nedeniyle sokak çağrısıyla kan gölüne çeviren Demirtaş’ı şu anda demokrasi kahramanı lanse ediyorlar. Ne kadar da barış güverciniymiş. Doğuda milleti tehdit et, batıda demokrasiden bahset. Bu Demirtaş’ı kahraman ilan edenler, yarın MHP ile HDP’nin bir araya gelmesinin memleket için ne kadar büyük bir fazilet olacağını da anlatırlar. Ama o zaman iş işten geçmiş olabilir. Onun için istikrarın sürmesine destek olun” diye konuştu.“HIZLI TRENİ HAYAL BİLE EDEMİYORLARDI”Bakan Işık, 2001 yılında hızlı trenin bile hayal edemeyenlerin milliyetçilikten bahsetmeye hakları olmadığını vurgulayarak, “Gümüşhane Erzincan Hızlı Treni proje çalışmaları başladı. İşte vizyonsuzlukla vizyon arasındaki fark bu. Türkiye’yi yüksek hızlı trenle buluşturuyoruz. İstanbul’la Ankara’yı 1,5 saate düşüren yüksek hızlı tren projesinin çalışmalarına başladık. Ufuk bu, vizyon bu. Milletine inanmak milletine güvenmek, milleti ile birlikte hareket etmek bu. Torunlarımız bile görebilir mi diyen bir bakanı düşünün ama ondan on sene sonra bu projeyi hayata geçirmiş bir iktidarı düşünün. Tercih sizin. Eğer bu vizyonla bunlar giderse bu memleketin ne kadar zaman kaybedeceğini siz hesap edin. Bakın artık Gümüşhane’de havaalanını konuşuyoruz. Salyazı havaalanını hayata geçireceğiz” dedi.Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz ise Belediye Başkanlığının yaptığı çalışmaların hizmete sunulmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, “Torul ilçemizde çok değerli Belediye Başkanımızın ve değerli ekibinin yaptığı çalışmaları hizmete açıyoruz. Ben huzurlarınızda Belediye Başkanımızı ve ekibini tebrik ediyorum. Bu tesislerin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Teşrifleriyle onurlandıran Sayın Bakanımıza hoş geldiniz diyorum. Bu güzel çalışmaların hayata geçirilmesinde çok büyük katkıları olan değerli milletvekillerimize, bürokrat arkadaşlarıma ve tabi ki siz değerli Torullu hemşerilerime en derin saygılarımı ve sevgilerimi sunuyor ve tekrar hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün de, Torul halkının Belediye Başkanı Nidai Köroğlu’ndan memnun olduğunu gördüklerini vurgulayarak, “Torul Belediyesi 13 aylık sürede listesini yapmış. Yapılanları görüyoruz. Belediye başkanı seçildiği zaman bir yıl içerisinde faaliyetlerinden dolayı milletin kafasında bir şey oluşur, bu başkandan bu ilçeye hayır gelir, hizmet görür veya görmez diye. Torullunun kafasında Nidai Köroğlu’nun Torul’a alıcı eserler bırakacağını, çok güzel hizmetler yapacağına dair kanaat oturmuş, memnuniyet yaklaşık yüzde seksenlere vurmuş. Ben başkanımızı tebrik ediyorum, ona destek veren emek veren herkesi kutluyorum. Bütün bu açılışı yapılacak eserlerin Torul’umuza, Torul’da yaşayan vatandaşlarımıza hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu da, bir yıllık belediye başkanlığı döneminde yapılan çalışmalarla ilgili olarak, Harşit Çayı üzerine asma köprünün, düğün salonunun ve aile parkının yapımının tamamlandığını, makine parkına alınan 6 adet hizmet aracının da faaliyete geçirildiğini söyledi.Yapılan konuşmalardan sonra Bakan Işık ve beraberindekiler, kurdele keserek yapılan yatırımları hizmete açtılar.BAKAN IŞIK İKİSU-ŞİRAN YOLUNDAN ŞİRAN’A GİTTİBakan Işık ve beraberindekiler daha sonra yapımı 17 yıldır devam eden İkisu-Şiran Karayolu’ndan baba ocağı Şiran ilçesine geçerek Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen toplu açılış törenine katıldı.Işık, yağış nedeniyle Belediye Kültür Salonunda yaptığı konuşmada yapımı devam eden İkisu-Şiran karayolunun son durumunu görmek için bu yoldan geldiğini belirterek, “Bu karayoluna yaklaşık 100 milyon kira harcadık. Kalan bölümü yeniden ihale ettik. Eylül ayı sonuna kadar kalan bölümün asfaltı da yapılarak hizmete girecek. 7 Haziran seçimlerinden sonra da Tersun Dağı tünelini ele alacağız. Ulaştırma Bakanımız ile konuyu özel olarak masaya yatıracağız” dedi.Yapılan konuşmalardan sonra Şiran Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan temiz su, atık su, içme kent park, taziye evleri ve aqua park ve iş makinelerinden oluşan 11 milyon liralık yatırım kesilen kurdele ile hizmete açıldı.Bakan Işık, toplu açılışın ardından İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan tarafından Şiran ilçe merkezinde okuyan 5. sınıf öğrencileri için gönderilen 225 adet bisikletin dağıtım törenini gerçekleştirdi.
27 Mayıs 2015 Çarşamba - 22:22
Harşit Çayı Kanalizasyon Atıklarından Temizlenecek
Gümüşhane Belediyesi tarafından Harşit Çayı ıslahına ek olarak yapılacak olan kanalizasyon hattı projesinin başlangıcı nedeniyle tören düzenlendi.Bağlarbaşı Mahallesinde Sema Doğan Parkı önünde düzenlenen törene AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Ercan Çimen, DSİ 223. Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Alper Kara, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ömer Zor, Belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı.“BELEDİYELERİN EN SIKINTILI VE EN ÖNEMLİ YATIRIMLARI ALTYAPILARDIR”Törende konuşan Milletvekili Üstün, belediyelerin altyapı yatırımlarının en önemli yatırımlar olduğunu belirterek, “Belediyelerin en sıkıntılı ve en önemli yatırımları altyapılardır. Çünkü en fazla para gider ama hiç gözükmez. Bir caddeye ışıklı taş koysanız vatandaşlar gece geçerken göreceği yanıp sönen bir şey görse altyapıyı hiç yapmasanız ne güzel yapmış derler. Özellikle ben milletvekili olmadan önce İller Bankasındayken bunu çok yaşadım. Bunlar bir şehri düşünen Belediye Başkanı ve ekibinin yapmak zorunda olduğu, topluma ve yönettiği insanlara vicdani borcundan dolayı yapmak zorundadır. Ama diğerlerini de dengeli götürmemek lazım. Sosyal belediyeciliği kesinlikle eksik bırakmamak lazım. Çünkü diğer her türlü altyapıyı, üstyapıyı yapabilirsiniz ama insanların gönlüne hitap edemediğiniz zaman bu işin çok fazla kıymeti olmuyor. Onun için milletin gönlüne girecek hizmetleri de bu tür sorumluluklarımızı yapacağız diğerlerini hep beraber takip edeceğiz.” dedi.“İSLAM ALEMİNİN BAYRAKTARLIĞINI YAPMIŞ OLAN BU ŞANLI MİLLET YİNE AYNI BAYRAKTARLIĞI DEVAM EDECEKTİR”Üstün, istikrarın olmadığı yerde yatırımların da çok fazla olamayacağını ifade ederek, “En büyük ilçelerimizden Şiran’da 2008 yılında hiç kanalizasyon yoktu. Şuanda ilçelerimizin tamamına yakını yapıldı ve bitti. Beldelerimizde aynı. Ama bunların hepsinin tek kaynağı var. O da istikrar. İstikrarlı olmadığı müddetçe paranın olmadığı yerde kimse yapamaz. Onun dışında şehrin problemleri birikir. Bizim canımız Gümüşhane. Yüzde 40-50’si Harşit çayına akıyor. Eğer para olmazsa, hükümet güçlü olmazsa. Şuanda birileri koalisyonlardan bahsediyor. Ama bu millet 13 yılda neler kazandığını çok iyi biliyor. Allah göstermesin bir sıkıntı olduğu zaman neler kaybedeceğini de çok iyi biliyor. Ve ona göre de kamuoyu yoklamalarında bu ülke inşallah tek başına iktidar olarak güçlü ve başarıyla bütün Türk coğrafyası ve İslam alemine hizmet etmeye devam edecek. İslam aleminin bayraktarlığını yapmış olan bu şanlı millet yine aynı bayraktarlığı devam edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.“GÜMÜŞHANE’DE DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM HAMLESİ BAŞLATTIK”Belediye Başkanı Ercan Çimen ise Gümüşhane’de değişim ve dönüşüm hamlesini başlattıklarını kaydederek, “2015 yılı daha önceki beyanlarımızdaki gibi atılım yılımız olacak. Gümüşhane’yi nakış nakış öreceğiz ve Gümüşhane şantiye olacak dedik. Ve sözümüzü tuttuk. Rutin belediyecilik işlerini yaptık, yapıyoruz. Son günlerde şehrimizin önemli noktalarında gençlik parkı, modern pazaryeri gibi belki de 100 yılda damgasını vuracak projelerimize ilk kazmaları vurduk. Bugün de Harşit’imizi kanalizasyon atıklarından kurtaracak olan projemizin başlangıcını veriyoruz. Yılların biriken sorunları üst üste geldiği için buradan başlayalım dedik. Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve ekibine teşekkür ediyorum. Türkiye’de ilk defa Gümüşhane’de Harşit Çayı Dere Islahı projesine ek olarak yaklaşık 3 milyon liralık bir proje bu. İller Bankasında hazırdı, revize projelerimiz yapıldı. Yaklaşık 13 bin 650 metre buradan başlayıp Balyemez konağına kadar gidecek, oradan da arıtmamıza inşallah yüzde yüz şehrimizin kanalizasyonlarını arıtmaya bağlayacağız. Şuan şehrimizdeki kanalizasyon hattından geçen borularımızın en büyüğü 300’lük borulardan oluşuyor. Ancak hazırladığımız proje ile en küçüğü 300’lük olmak üzere 800’lük borular derenin her iki yakasına da döşenecek. Bu sayede şehrin altyapı sorunu kalmayacak. Harşit Çayı’nı kanalizasyon atıklarından arındırıp, o kötü görünümden kurtaracağız. Harşit Çayı daha güzel bir Gümüşhane için şehrin aynası olacak” ifadelerini kullandı.“BU İŞİN DAHA BAŞLANGICI”Şehrin eksikliklerini giderilmesi ve yeni yatırımların kesintisiz devam etmesi için istikrarın sürmesi gerektiğini ifade eden Başkan Çimen, “Buna benzer hizmetlerdeki eksiklikler bizi bugün Belediye Başkanı noktasına getirdi. Ama bu hizmetlerin devamlı olması lazım. Bunun için de bize insanımız milletvekillerimizi desteklemeleri gerekiyor. Türkiye’de tek milletvekili değişmeyen il Gümüşhane. Çalışkan 2 milletvekilimiz, teşkilatlarımız var. Bizde yapacağımız bu hizmetlere devletimizin ve iktidarımızın gücünü hissedeceğiz. Gümüşhane insanı 7 Haziran’da sandığa gidecek. Şehrimiz için bu önemli hizmetleri insanlarımız görüyor. Bunun da sürmesi, istikrarın devam etmesi için, hem şehrimiz, hem ülkemiz hem de dünya mazlumları için sizlerden bu manada bu hizmetlerimize destek istiyoruz. Bunlar sizlerle oluyor. Gümüşhane halkı bunu fazlasıyla hak ediyor. Bu işin daha başlangıcı. Biz daha birinci yılımızda bütün her şeyimizi planladık. Şehrin doğusundan batısından kadar strateji ve planlamalarını yaptık. Kaynaklarını oluşturduk. Nerede ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Emin adımlarla burada yürüyeceğiz. Bunu yaparken de Gümüşhane’nin altın kalpli insanlarıyla yürüyeceğiz. Bu proje çok önemli bir proje. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun” diye konuştu.Tören, yapılan duanın ardından kurban kesimi ve Harşit Çayı’nın her iki yakasına boruların bırakılmaya başlanması ile sona erdi.
27 Mayıs 2015 Çarşamba - 14:38
Harşit Kanalizasyon Atıklarından Temizlenecek
Gümüşhane Belediyesi tarafından Harşit Çayı ıslahına ek olarak yapılacak olan kanalizasyon hattı projesinin başlangıcı nedeniyle tören düzenlendi.Bağlarbaşı Mahallesinde Sema Doğan Parkı önünde düzenlenen törene AK Parti Gümüşhane Milletvekili ve adayı Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Ercan Çimen, DSİ 223. Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Alper Kara, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ömer Zor, Belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı.Törende konuşan Milletvekili Üstün, belediyelerin altyapı yatırımlarının en önemli yatırımlar olduğunu belirterek, “Belediyelerin en sıkıntılı ve en önemli yatırımları altyapılardır çünkü en fazla para gider ama hiç gözükmez. Bir caddeye ışıklı taş koysanız vatandaşlar gece geçerken göreceği yanıp sönen bir şey görse altyapıyı hiç yapmasanız ne güzel yapmış derler. Özellikle ben milletvekili olmadan önce İller Bankasındayken bunu çok yaşadım. Bunlar bir şehri düşünen Belediye Başkanı ve ekibinin yapmak zorunda olduğu, topluma ve yönettiği insanlara vicdani borcundan dolayı yapmak zorundadır. Ama diğerlerini de dengeli götürmemek lazım. Sosyal belediyeciliği kesinlikle eksik bırakmamak lazım. Çünkü diğer her türlü altyapıyı, üstyapıyı yapabilirsiniz ama insanların gönlüne hitap edemediğiniz zaman bu işin çok fazla kıymeti olmuyor. Onun için milletin gönlüne girecek hizmetleri de bu tür sorumluluklarımızı yapacağız diğerlerini hep beraber takip edeceğiz” dedi.Üstün, istikrarın olmadığı yerde yatırımların da çok fazla olamayacağını ifade ederek, “2008 yılında hiç kanalizasyon yoktu Şiran’da. Şuanda ilçelerimizin tamamına yakını yapıldı ve bitti. Beldelerimizde aynı. Ama bunların hepsinin tek kaynağı var. O da istikrar. İstikrarlı olmadığı müddetçe paranın olmadığı yerde kimse yapamaz. Onun dışında şehrin problemleri birikir. Bizim canımız Gümüşhane. Yüzde 40-50’si Harşit çayına akıyor. Eğer para olmazsa, hükümet güçlü olmazsa. Şuanda birileri koalisyonlardan bahsediyor. Ama bu millet 13 yılda neler kazandığını çok iyi biliyor. Allah göstermesin bir sıkıntı olduğu zaman neler kaybedeceğini de çok iyi biliyor. Ve ona göre de kamuoyu yoklamalarında bu ülke inşallah tek başına iktidar olarak güçlü ve başarıyla bütün Türk coğrafyası ve İslam alemine hizmet etmeye devam edecek. İslam aleminin bayraktarlığını yapmış olan bu şanlı millet yine aynı bayraktarlığı devam edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.“GÜMÜŞHANE’DE DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM HAMLESİ BAŞLATTIK”Belediye Başkanı Ercan Çimen ise, Gümüşhane’de değişim ve dönüşüm hamlesini başlattıklarını kaydederek “2015 yılı daha önceki beyanlarımızdaki gibi atılım yılımız olacak. Gümüşhane’yi nakış nakış öreceğiz ve Gümüşhane şantiye olacak dedik. Ve sözümüzü tuttuk. Rutin belediyecilik işlerini yaptık, yapıyoruz. Son günlerde şehrimizin önemli noktalarında gençlik parkı, modern pazaryeri gibi belki de 100 yılda damgasını vuracak projelerimize ilk kazmaları vurduk. Bugün de Harşit’imizi kanalizasyon atıklarından kurtaracak olan projemizin başlangıcını veriyoruz. Yılların biriken sorunları üst üste geldiği için buradan başlayalım dedik. Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve ekibine teşekkür ediyorum. Türkiye’de ilk defa Gümüşhane’de Harşit Çayı Dere Islahı projesine ek olarak yaklaşık 3 milyon liralık bir proje bu. İller Bankasında hazırdı, revize projelerimiz yapıldı. Yaklaşık 13 bin 650 metre buradan başlayıp Balyemez konağına kadar gidecek, oradan da arıtmamıza inşallah yüzde yüz şehrimizin kanalizasyonlarını arıtmaya bağlayacağız. Şuan şehrimizdeki kanalizasyon hattından geçen borularımızın en büyüğü 300’lük borulardan oluşuyor. Ancak hazırladığımız proje ile en küçüğü 300’lük olmak üzere 800’lük borular derenin her iki yakasına da döşenecek. Bu sayede şehrin altyapı sorunu kalmayacak. Harşit Çayı’nı kanalizasyon atıklarından arındırıp, o kötü görünümden kurtaracağız. Harşit Çayı daha güzel bir Gümüşhane için şehrin aynası olacak” şeklinde konuştu.Şehrin eksikliklerini giderilmesi ve yeni yatırımların kesintisiz devam etmesi için istikrarın sürmesi gerektiğini ifade eden Başkan Çimen, “Buna benzer hizmetlerdeki eksiklikler bizi bugün Belediye Başkanı noktasına getirdi. Ama bu hizmetlerin devamlı olması lazım. Bunun için de bize insanımız milletvekillerimizi desteklemeleri gerekiyor. Türkiye’de tek milletvekili değişmeyen il Gümüşhane. Çalışkan 2 milletvekilimiz, teşkilatlarımız var. Bizde yapacağımız bu hizmetlere devletimizin ve iktidarımızın gücünü hissedeceğiz. Gümüşhane insanı 7 Haziran’da sandığa gidecek. Şehrimiz için bu önemli hizmetleri insanlarımız görüyor. Bunun da sürmesi, istikrarın devam etmesi için, hem şehrimiz, hem ülkemiz hem de dünya mazlumları için sizlerden bu manada bu hizmetlerimize destek istiyoruz. Bunlar sizlerle oluyor. Gümüşhane halkı bunu fazlasıyla hak ediyor. Bu işin daha başlangıcı. Biz daha birinci yılımızda bütün her şeyimizi planladık. Şehrin doğusundan batısından kadar strateji ve planlamalarını yaptık. Kaynaklarını oluşturduk. Nerede ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Emin adımlarla burada yürüyeceğiz. Bunu yaparken de Gümüşhane’nin altın kalpli insanlarıyla yürüyeceğiz. Bu proje çok önemli bir proje. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun“ ifadelerini kullandı.Tören, yapılan duanın ardından kurban kesimi ve Harşit Çayı’nın her iki yakasına boruların bırakılmaya başlanması ile sona erdi.
27 Mayıs 2015 Çarşamba - 09:41
Eski Milletvekili Şevki Yılmaz'dan Değerlendirmeler
Eski milletvekili Şevki Yılmaz, "Öldükten sonra insanlara sahip çıkmayın. Hayattayken Cumhurbaşkanına sahip çıkın" dedi.Eski milletvekili Şevki Yılmaz, Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde düzenlenen ‘Türkiye’nin dünü, bugünü ve yarını’ konulu mitinge katıldı. Kelkit Belediyesi ve Memur-Sen Kelkit İlçe Temsilciliği tarafından düzenleneni miting, Küçük Cami önünde gerçekleştirildi. Mitinge AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, Eğitim Bir-Sen İlçe Başkanı Yılmaz Çakıcı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde bir konuşma yapan AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, programı düzenleyen Kelkit Belediyesi ve Eğitim Bir-Sen’e teşekkür ederek, 7 Haziran seçimlerinin önemine vurgu yaptı. Üstün, seçimlerden çıkacak sonucun yeni anayasa ve yeni Türkiye için bir milat olacağını söyledi.Mitingde konuşan eski milletvekili Şevki Yılmaz ise, 1. Dünya Savaşı’nın Osmanlı’yı parçalamak için çıkarıldığını ifade ederek, “Biz yenilmedik. Almanlar yenildi. Ama Sevr’i bize uyguladılar. İsrail devletini kurmak için iki cihan harbi çıkaracağız dediler. 50 senede küçük İsrail, 100 sene sonra büyük İsrail’i kuracağız dediler. 50 yıl tuttu. 100 yılı tutturamadılar. Osmanlı devletinden sonra Türkiye devleti kuruldu. Keşke bu devleti rahat bıraksalardı. Türkiye devleti hem madden hem de manen çökertilmek için savaş başlatıldı. Yunanın yapmadığı gavurluğu bu millete yapmaya başladılar. Kurbanlar verdik. Bizim en büyük partimiz Türkiye olmalıdır. Türkiye partilerimizin önündedir. Tarikatlarımızın, cemaatlerin önündedir. Türkiye olmazsa o parti, o tarikat ne işe yarar. En büyük mal vatan malıdır. En kötü iktidar, iktidarsızlıktan iyidir. En kötü devlet, devletsizlikten iyidir. Bu güzel vatan giderse Kâbe de gider ve bir daha Müslümanların ayağa kalkma şansı yok. Çünkü Türkiye’nin gitmesi demek kıyametin gelmesi demek” diye konuştu.Osmanlı’yı yıkanların Menderes’e 10 yıl dayandığını dile getiren Yılmaz, ironi yaparak, “Menderes’le bizim suçlarımız aynıdır. Erbakan Hocamıza yıkılan suçlarla bizim suçlarımız aynı. Şimdi Cumhurbaşkanımız bu suçları işliyor. Başbakanımız işliyor. Öldükten sonra insanlara sahip çıkmayın. Hayattayken Cumhurbaşkanına sahip çıkın" ifadelerini kullandı.“MENDERES’İ ANADOLU İNSANINI ZENGİNLEŞTİRDİĞİ İÇİN ASTILAR”Merhum Adnan Menderes’in idamının sebebinin Anadolu insanını zenginleştirmesi olduğunu savunan eski milletvekili Şevki Yılmaz, “Maliye Bakanını astılar. Terör varsa sorumlusu İçişleri Bakanıdır. İçişlerini asmadılar, Dışişleri Bakanını astılar. Bağdat Paktına imza atanlar öldürülmüştür. Menderes, Maliye ve Dışişleri Bakanlarının imzası var, idam edildiler. Bir suçumuz da dinimizi sevmek. Geçmişimizi sevmek, Osmanlı’yı methetmek. Osmanlı ailesini bu ülkeden kovdular. Adnan Menderes yıllar sonra Abdülhamit’in ailesini bu ülkeye getirdi. Kadınların dönüşünü Menderes, erkeklerin dönüşünü Erbakan Hocam sağladı” dedi.Menderes idam edilince birilerinin göbek atmaya başladığını anlatan Yılmaz, “Konya’dan bir ışık yükseldi, Necmettin Erbakan. Allah bu ülkeyi sahipsiz bırakmaz. Keşke Menderes’i asmasaydık dediler. Ağır sanayi hamlesi sürseydi bugün ne Apo, ne terör vardı. Bir an önce milletin fakirlikten kurtulması için mücadele verdi. O dönemde esnaf memnun, denk bütçe olmuş. Dünya masonları Fransa’da 14 Şubat’ta toplandı. 14 gün sonra 28 Şubat süreci başladı. Hocamızın sabrı ile kan dökülmeden o süreç atlandı. Vural Savaş bayram etti. ’Bin yıl sürecek’ dedi generaller. Çevik Bir sen neredesin? Bak ben İnegöl’deyim. ’Erbakan Hoca’dan kurtulduk’ derken Kasımpaşalı çıktı karşılarına. Şimdi de diyorlar ki ’keşke Erbakan Hoca’yı götürmeseydik iktidardan, o nazikti’ diyorlar” diye konuştu.28 Şubat darbesinin millete değil, Allah’a karşı açılmış bir savaş olduğunu savunan Yılmaz, “Bin yıl sürecek dediler, ne oldu” diye sorarak, “O günkü Türkiye ile bugünkü Türkiye. O zamanlar 13 yaşındaki çocuk her şey okur, Kuran okuyamaz. Kamusal alan diye kız kardeşlerimiz neler çekti. Polisin copundan kaçarken kamyonun altına giren, namusu için ölen bir millet. Oruç tutan savcılar, atıldı” ifadelerini kullandı.Yolsuzluk konusuna da değinen Yılmaz, “Bugün yolsuzluk diyorlar. Yolsuzluklar konusunda en son konuşacak olan CHP ve MHP’dir. Bankaları batırdılar, millete yüklediler. Faiz, Türkiye’nin baş belasıdır. Ben Tayyip Erdoğan kardeşimi, Davutoğlu hocamı neden seviyorum. Faize karşılar. Faizi düşürürsen Rabbim bereketini verir. Erbakan Hocam faiz belasıyla mücadele etti. Ondan dolayı da 28 Şubat ile devirdiler” dedi.7 Haziran’da milletin isabetli karar vermesi ve istikrarı bozmaması için Türkiye’yi dolaştıklarını dile getiren Şevki Yılmaz, Türkiye’nin dünü, bugünü ve yarını konulu konferanslara gençlerin çok ihtiyacı olduğunu, gençlerin dünkü Türkiye’yi bilmediklerini belirterek, “Onlara geçmiş Türkiye’yi bildirelim ki bugünkü Türkiye’ye şükredip ülkeyi eski günlere döndürmesinler. AK iktidarına destek için bu konferansları yürütüyoruz" şeklinde konuştu.Mitingin ardından Şevki Yılmaz’a Türk bayrağı motifli zilli kilim hediye edildi.
26 Mayıs 2015 Salı - 23:31
Gümüşhane'de Okuma Bayramı Etkinliği Yapıldı
Gümüşhane’de Aysın Rafet Ataç İlkokulu tarafından 6 sınıf, 6 öğretmen ve 150 öğrencinin katılımıyla ‘Okuma Bayramı’ etkinliği gerçekleştirildi.Birinci sınıfa giden öğrencilerin görev aldığı etkinlik Gümüşhane Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Programa okul Müdürü Köksal Ceylan, müdür yardımcıları, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci velisi katıldı.Birinci sınıfa giden 2 öğrencinin sunuculuğunu gerçekleştirdiği programın açılış konuşmasını yapan okul müdürü Köksal Ceylan, Türkiye’de okuma yazma oranının yüzde 97’ye ulaştığını, yeni nesillerle birlikte hemen hemen okuma yazma bilmeyen kimse kalmadığını söyledi. Konuşmasında öğretmenler, veliler ve öğrencilere de seslenen Ceylan, çocuklara “Annenizi, babanızı, öğretmenlerinizi ve arkadaşlarınızı sevin, çalışkan ve dürüst olun” tavsiyesinde bulunduktan sonra “Bugün çocuklarımıza fırsat verildiğinde neleri başaracağını hep beraber seyredeceğiz.” dedi.Yaklaşık 2 saat süren programda minik öğrenciler öğretmenleri ve ailelerinin katkılarıyla öğrendikleri şiir ve şarkıları seslendirirken, program boyunca skeç, okuma masalı, rond, dans, müzik ve oyun gösterilerini başarıyla gerçekleştirdi.Çocukların sahne performansı göz doldururken, salonu hınca hınç dolduran aile bireyleri ise onları en mutlu günlerinden görüntülemek için yoğun çaba gösterdi. Programda hemen her veli cep telefonu veya dijital kamera ile çocuğunu sahnede kayıt altına aldı.
26 Mayıs 2015 Salı - 20:33
Gümüşhane'de Yıldırım Can Aldı
Gümüşhane’de 49 yaşındaki çoban, yıldırım düşmesi sonucu kırsalda ölü bulundu.Edinilen bilgiye göre Torul ilçesine bağlı Uğurtaşı köyünde çobanlık yapan Ahmet Kara, hayvanları otlamak üzere sabah erken saatlerde kırsala gitti.Akşam saatlerinde hayvanların geri dönüp çobanın dönmemesi üzerine aramaya giden köylüler, saat 21.40 sıralarında köyün Govana mevkiinde çoban Kara’yı ölü olarak buldu.Köylülerin yetkililere haber vermesiyle olay yerine gelen Jandarma, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ve sağlık ekipleri yaptıkları ilk incelemede Kara’nın vücudunda yıldırım çarpması bulguları tespit etti.Trabzon’un Akçaabat ilçesi nüfusuna kayıtlı Kara’nın cenazesi kesin ölüm sebebinin tespiti için Trabzon Adli Tıp Kurumuna sevk edilirken, Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.
26 Mayıs 2015 Salı - 14:22
Gümüşhane'de Modern Pazaryeri Projesine İlk Kazma Vuruldu
Gümüşhane Belediyesi tarafından Kıbrıs Çarşısında yaptırılacak olan modern pazaryeri projesine ilk kazma vuruldu.Salı günleri kurulan halk pazarının olduğu bölgede yapılacak olan ve 12 bin 650 metrekare inşaat alanı bulunan modern pazaryeri yaklaşık 10 milyon liraya mal olacak.Projenin uygulanacağı alanda düzenlenen törende ilk kazmayı iş makinesinin üzerine çıkarak kendisi vuran Belediye Başkanı Ercan Çimen, daha sonra yaptığı konuşmada 14 ay boyunca planlamalarını yaptıkları hizmetlere tek tek başladıklarını söyledi.Projede 115 araçlık otopark, 3 bin metrekare kapalı, bin metrekare açık pazaryeri, 14 dükkan, kafeterya ve düğün salonu bulunduğunu kaydeden Başkan Çimen, bölgenin siluetinin bozulmaması için kademeli bir yapı planladıklarını belirtti.“ŞEHRİN HER NOKTASINI PLANLADIK, ONLAR KONUŞACAK BİZ YAPACAĞIZ”Alanda, yıllardır çilekeş bir hale gelen, Gümüşhane insanına yakışmayan bir pazaryeri bulunduğunu hatırlatan Çimen, “İnşallah göreve geldiğimiz 14 aydır şehrin her noktasını planladık. Her noktasında neler yapacağımızı her kesimle istişare ederek ortak akılla planladık. 14 ay boyunca gecemizi gündüzümüze kattık, çalıştık, planladık, kaynaklarını oluşturduk. Onlar konuşacak, biz yapacağız, hep beraber yapacağız. Pazaryerini Allah bizlere nasip etti. Bunlar yapılmadığı için biz 2014 yerel seçimlerinde Türkiye dördüncüsü olduk. Bu sorunları bu şehirdeki herkes biliyor. Bunları biz tek tek, nakış nakış yapacağız. Şehrimize, insanımıza, ülkemize hayırlı olsun.” dedi.“KARADENİZ’DE BÖYLE MODERN BİR PAZARYERİ YOK”Karadeniz bölgesinde böyle bir modern yapı olmadığını kaydeden Başkan Çimen, konuşmasında gelir-gider dengelemesi, kurumsal kimlik, rutin Belediyecilik, içme suyu, kanalizasyon, sosyal donatılar, kent park, Harşit çayı ıslahı, sosyal belediyecilik hizmetleri ve projelerinden bahsederek, “Şehrimizi doğudan batıya nasıl geliştirip büyüteceğimizi planladık. Bu şehrin otogarını, kültür merkezini, alışveriş merkezini, ilçe terminalini, kamyon ve tır parkını, gençlik merkezi ve gençlik parkını planladık.” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı.Programda konuşan Milletvekili Doç.Dr. Kemalettin Aydın ise Başkan Çimen’in çalışmalarının yoğun ve tempolu olduğuna değinerek, “Neredeyse köylere gidecek zaman bulamıyoruz. Her gün Ercan başkanın bir yerdeki, ya temel atması, ya duvar yapması ya da park açmasıyla uğraşıyoruz. Bu demek ki, bir yıl sonra da aynı şeylerin kurdelalarını kesmekle geçecek. Allah razı olsun. Millete yaptığınız hizmette yanınızda terlemekten, nefes almamaktan, yorulmaktan yatağa bitkin düşmekten de memnunuz. Yeter ki halkımız memnun olsun. Çünkü bu Millet her şeyi hak ediyor. Türkiye’de ne varsa hepsinin Gümüşhane’de olması gerekli diyor ve Ercan başkanı tebrik ediyorum.” dedi.“TORUL VE GÜMÜŞHANE MERKEZLERİNE ARTIK DEVLETİN ELİ DEĞDİ”Bundan 1,5 yıl önce “Gümüşhane’nin köyleri kent merkezini geçti, köyler daha kentleşti, daha şehirleşti, köylerdeki ihtiyaçları devlet daha fazla karşıladı ama kent merkezi de 1950’lerin Türkiye’si gibiydi” dediklerini hatırlatan Milletvekili Aydın, “Osmanlı’nın, Selçuklu’nun çocukları olarak biz bugün 21. yüzyılda şehrini günlük yaşayan bir duruma gelmiştik. Biz insana hizmette bilimi önceleyen ve o insanların beklentilerini hesabını, kitabını yaparak kendi bütçe hesabını yaparak da hizmet eden bir siyasi kadroyuz. Şimdi Ercan Başkanım hükümetimizin köylere, kasabalara, beldelere yapmış olduğu hizmetlerin yani şehrin önüne çıkan köy gelişmişliğini artık şehre de taşıyor. Yani il sınırları içerisinde, Belediye mücavir alanlarının dışarısında kalan gelişmişliği bu sınırların içerisine taşıyor. Bu anlamda da özellikle 15 yıl belirli bir tıkınmaya maruz kalan ve sokağa bırakılmış çocuğun büyüme kültürüyle büyüyen Torul ve Gümüşhane ilçe ve il merkezi artık devletin eli değdi. Kamu yönetimiyle, genel idareyle yerel idare el ele bu çocuğa sahip oldu. Torul’da Nidai Başkan, Gümüşhane’de Ercan Başkan aldı başını gidiyor. Bizim hukukumuzda ve şehir medeniyetimizde sadece beton, kanalizasyon, su yoktur. Kim ne düşünürse düşünsün, bu şehir kültüründe, bu kent medeniyetinde bunları yaptığınız zaman beraber yaşadığınız insanların tüm ihtiyaçlarını da karşılamak zorundasınız. Gümüşhane şuna alışacak şunu kabullenecek. AK Belediyecilik dediğin zaman insan organizmasında dokunulacak ne kadar hücre varsa bunlara dokunmakla mükelleftir ve dokunmak zorundadır. Ercan Başkan da dokunuyor. Allah ondan razı olsun.” diye konuştu.“AK PARTİ’DE HİÇKİMSENİN YATMA LÜKSÜ YOKTUR”AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün ise AK Parti’de ne Milletvekili, ne Belediye Başkanı ne de görev yapan hiçbir kimsenin çalışmama, yatma lüksü olmadığının altını çizdi.Gümüşhane’nin yıllardır eksik kalan bütün sıkıntılarına kazma vuracaklarını ifade eden Üstün, “Bütün sıkıntıları belirlenen projeler dahilinde, hep beraber, el birliği içerisinde bu şehrin ihtiyacı olan, vatandaşımızı daha modern şartlarda, daha güzel ve daha insani şartlarda yaşayabilecekleri ne varsa hepsinin takipçisi olacağız ve Başkanımızın yanında, arkasında gerek milletvekilleri, gerek teşkilatı, gerekse hükümeti olarak yanında olacağız. Yapılması gerekenleri yapacağız. Allah nasip ederse Başkanımızın verdiği taahhütlerin hepsinin arkasında olduğumuzu bir kez daha deklare ediyoruz. Hükümet olarak da aynı şey söylendi zaten. Yatırımlarla ve Gümüşhane’de yapılacaklarla ilgili biz bu sözlerin arkasındayız. Biz bunu da Allah rızası için yapacağız.” dedi.“GÜMÜŞHANE’NİN İHTİYACI OLDUĞU HERŞEYİ HEP BERABER YAPACAĞIZ”Halka hizmet edenlerin ardında bırakacağı en önemli şeyin eserleri olduğuna vurgu yapan Üstün, “Allah bize millete hizmet etme fırsatı verdi. Duayla, hayırla yad edilecek hizmetler yapmak zorundayız. Özellikle AK Parti’de hizmet eden herkes bu şiara uymak zorundadır. Gümüşhane’nin ihtiyacı olduğu herşeyi hep beraber yapacağız. Hep beraber, el ele, daha güzel bir Gümüşhane için çalışacağımızın taahhüdünü veriyoruz. Milletimiz 13 yıl içerisinde AK Parti sayesinde maddi ve manevi neler kazandığının farkında.” ifadelerini kullandı.Törene AK Parti Gümüşhane Milletvekilleri Doç.Dr. Kemalettin Aydın, Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti İl Başkanı Hakkı Gündüz, GTSO Başkanı İsmail Akçay, merkez ilçe başkanı Ömer Zor, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Aygün, Belediye birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
26 Mayıs 2015 Salı - 10:06
Başkan Çimen AK Parti Teşkilatı İle Bir Araya Geldi
Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti Gümüşhane İl Teşkilatı üyeleri ile bir araya geldi.Belediye Konferans Salonunda AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş Teşkilat Toplantısına Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Hakkı Gündüz, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ömer Zor, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Hamdi Özer, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Şükriye Karabulut Orhan ve teşkilat üyeleri katıldı.Toplantıda Belediye çalışmaları hakkında sinevizyon eşliğinde teşkilat üyelerine bilgi veren Başkan Çimen, 7 Haziran seçimlerine de ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, AK Parti’nin 7 Haziran’da yeni bir rekor daha kıracağını belirtti.Başkan Çimen, gerçekleştirecekleri hizmetlerin temellerini tek tek atmaya başladıklarını ifade ederek, “2015 yılı çok farklı bir yıl olacak demiştik ve bu sözümüzün arkasında durarak hizmetlerimizin temellerini atmaya başladık. Bundan sonraki süreçte daha hızlı çalışacağız. Planlamalarımızın hepsini tamamladık. Biz seçim odaklı çalışmıyoruz. Bundan sonraki süreçte sürekli olarak sahada olacağız” dedi.7 Haziran seçimlerinin çok önemli bir seçim olduğunu kaydeden Başkan Çimen, “Bu seçim Türkiye’nin istikrarının sürmesi ve Türkiye’nin daha güçlü olmasını belirleneceği bir seçim olacak. AK Parti iktidarı göreve geldikten sonra Türkiye’de çok şey değişti. Ülkemizde istikrar ve güven ortamı sağlandı. Birçok alanda hayal bile edilemeyecek yatırımlar gerçekleştirildi. Bu çerçevede ilimizde çok büyük yatırımlar aldı. Memleketimiz ekonomik olarak kalkındı, kalkınmaya da devam ediyor. Tüm bunların artarak devam etmesi için 7 Haziran’da AK Parti’nin güçlü bir şekilde yeniden bir rekor daha kırması gerekiyor. Bizler AK Parti ailesi olarak bir bütünüz. Bu bütünlük içerisinde ülkemizde istikrarın sürmesi için var gücümüzle çalışmalıyız” diye konuştu.Toplantıda, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ömer Zor ve İl Başkanı Hakkı Gündüz de birer konuşma yaparak, Belediye Başkanı Çimen’e teşekkür etti.
25 Mayıs 2015 Pazartesi - 17:23
Heyelan Tehlikesi Karayolunu Kapattırdı
Gümüşhane-Köse karayolu Köse Barajı mevkiinde çökmeler ve heyelan tehlikesi meydana gelince geçici olarak ulaşıma kapatıldı.Geçtiğimiz yıllarda su tutmaya başlayan Köse barajının hemen üzerinde karayolunun 3.kilometresinde göçükler meydana gelince Karayolları ekipleri yolu ulaşıma kapattı. İlçeye ulaşım ise Kelkit karayolu üzerinden sağlanıyor.Köse Belediye Başkanı Şerif Aygün, geçtiğimiz yıldan beri yolda çatlakların devam ettiğini fakat bu yıl baraj gölündeki su seviyesinin yükselmesiyle birlikte çatlak ve çökmelerin artması üzerine Karayolları ekiplerinin yolu ulaşıma kapattığını söyledi.İki gün üst üste çöken bölgeyi asfaltlamalarına rağmen çökmenin devam etmesi üzerine Karayolları uzmanlarının önlem olarak yolu kapattığını kaydeden Aygün, “Karayolları Bölge Müdürlüğünden gelecek uzman ekiplerimiz inceleme yaparak son kararını verecek. Eğer yolun tabana kadar boşaltılması gerekiyorsa ihale yapılıp kayan bölümün kazınıp alınması gerek, yada farklı bir çözüm üretecekler. Önlem amaçlı Karayolları geçici olarak yolu kapattı.” dedi.Karayolu Köse tarafından Mesire yeri, Gümüşhane tarafından da Kırıklı köyündeki yol ayrımından kapatıldı.
25 Mayıs 2015 Pazartesi - 16:17
Gümüşhaneli Dağcılar Göller Bölgesine Yürüdü
Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi sporcular, kent merkezini kuşbakışı gören, irili ufaklı 10’dan fazla gölün bulunduğu Dörtkonak köyü dağlarında yürüyüş yaptı.Gümüş Pedal bisiklet kulübü sporcularının da katıldığı yürüyüşte ilginç ve güzel görüntüler ortaya çıkarken, baharın tüm cömertliğini sunduğu ve çok sayıda gölün bulunduğu Dörtkonak köyü kırsalında yürüyüş yapan sporcular, şehrin doğal mantar deposu olan bölgede bol bol mantar ve doğal bitkileri toplamayı da ihmal etmedi.Kulüp üyesi 11 sporcunun yanısıra Gümüş Pedal bisiklet kulübünden bir sporcunun katıldığı yürüyüş Gözeler köyü yaylasından başladı. Bahar aylarının son günlerinde olunmasına rağmen kar kütlelerinin gölgesinde gerçekleştirilen yürüyüşte sporcular bazı bölgelerde kar kürtüklerinin üzerinden geçmek zorunda kaldı.İlk olarak Aygır Gölüne oradan da irili ufaklı 8 ayrı gölün bulunduğu Dipsiz Göl’e ulaşan sporcular burada yemek molası verdi. Dörtkonak köylülerinin köyden getirdiği organik tereyağı ve bakır tavada topladıkları mantarları pişirerek yiyen sporcular, dönüş yolunda da Kanlıdüz ve Süleymaniye Kış Turizm merkezinin yapılacağı Musalla Deresi üzerinden Süleymaniye Mahallesine inerek toplam 12 kilometrelik parkuru tamamladı.“BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZDAN DOĞANIN TADINI ÇIKARMALARINI İSTİYORUZ”Oldukça dik iniş ve çıkışların bulunduğu parkurda bölgenin en iyi mantarlarının yetiştiğini kaydeden GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut, “Ekibimizle birlikte güzel bir yürüyüş, tırmanış ve mantar toplama faaliyeti gerçekleştirdik. Bütün hemşehrilerimizi bu tür faaliyetlere davet ediyoruz. Doğanın tadını çıkarsınlar istiyoruz.” dedi.Bölgede topladıkları mantarların zehirli olmadığını dile getiren Akbulut, “Bu bölgenin çaşur diye adlandırılan mantarını topladık. Burada birde kızıl mantar var ama henüz çıkmadı. Vatandaşlarımız kopardıkları mantarın dip tarafı veya sapı maviye çalan bir renk ise o bu bölgenin çaşur mantarıdır. Korkmadan yiyebilirler.” ifadelerini kullandı.Sporcular ayrıca dönüş yolunda yaylaya gelen bir aracıda battığı çamurdan iterek kurtardı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder