Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor 08 Mayıs 2026 Cuma - 09:39:34 Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:37 Süleymaniye Mahallesinde taştan fışkıran ’Draba Çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane´nin tarih kokan sokakları ve devasa kayalıkları, baharın gelişiyle birlikte adeta altın rengine büründü. Şehrin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde, halk arasında "Dolama" çiçeği olarak bilinen Draba çiçekleri, sert kayaların arasından fışkırarak görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin kadim yerleşimi Süleymaniye Mahallesi, bugünlerde doğanın sıradışılığına tanıklık ediyor. Hiç toprak olmayan devasa kayalıkların göbeğinden fışkıran sarı Draba çiçekleri hem tarihi dokuyu süslüyor hem de görenlere taşın can bulmuş halini sunuyor. Gümüşhane´nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı Draba olan, yöre halkının ise "Dolama" çiçeği dediği bu özel tür, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahallenin yerlisi olan Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek bu görsel şöleni şu sözlerle anlattı: "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında Draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimliğe bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor." Yağmur bereketiyle taşlar bile çiçek açtı Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhanemize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (Dolama) Çiçeği Nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen Draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor. Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. (RE-ÖS-Y)
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:35 Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı Gümüşhane’de düzenlenen afet tatbikatında üniversite öğrencileri, gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Aynı bölüm öğrencisi Enes Kaplan, "Tırmanma alanında zorlandık. İlerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık. Bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:26 Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı Gümüşhane’de, düzenlenen afet tatbikatı programında üniversite öğrencileri gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES (Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, AFAD ve UMKE ekiplerinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun, üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Enes Kaplan ise, "Tırmanma alanında zorlandık bu ilerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Bayanlar Voleybol 3.lig
19 Aralık 2014 Cuma - 10:52 Bayanlar Voleybol 3.lig Bayanlar Voleybol 3.lig, 5.grupta mücadele eden Gümüşhane Gençlerbirliği, Elif Özge Dinçer ile bir yıllık sözleşme imzaladı.Hafta sonu deplasmanda grup lideri Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ekibiyle oynanacak olan müsabakanın hazırlıklarını Aydın Doğan Spor Salonunda sürdüren Gümüşhane Gençlerbirliğinde antrenmana yeni transfer Elif Özge Dinçer’de katıldı.Antrenör Saynur Topal yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanı kulüp yöneticileri tam kadro izlerken, pasör çaprazı mevkiinde oynayacak olan tecrübeli oyuncu Dinçer’in ilk antrenmandaki performansı göz doldurdu.Dinçer’in 29 yaşında ve 1,79 boyunda pasör çaprazı mevkisinde oynadığını belirten kulüp başkanı Nizamettin Yılmazer, bugüne kadar Balıkesir Polisgücü, Salihli Belediyespor, Altınoluk Belediyespor, Karşıya Belediyespor, Milli Eğitim Vakfı, Balıkesir Gençlik Spor kulüplerinde oynayan Dinçer’in ikinci lig tecrübesi olan bir sporcu olduğunu söyledi.Bir yıllık sözleşme imzalanan Dinçer’in yanısıra teknik heyetin raporu doğrultusunda eksik mevkilerde oyuncu arayışlarına devam ettiklerini belirten Yılmazer, ilk yarının son müsabakasında 19 Mayıs Üniversitesini yenerek bir üst lig hedeflerine sağlam adımlarla yürümek istediklerini kaydetti.Antrenör Saynur Topal ise şehirde “Gümüş Kızlar” olarak adlandırılan takıma gösterilen ilgiden dolayı çok memnun olduklarını belirterek, “Eksik oyuncularımızı tamamlayarak ligdeki iddiamızı sürdürmek istiyoruz. Bugüne kadar oynadığımız 5 müsabakanın 3’ünden galip ayrıldık. Grubumuzda 11 puanla 3.sıradayız. Kısa sürede tüm oyuncularımızla iyi bir ekip olduk. Bize destek veren herkese teşekkür ediyoruz.” dedi.Topal, hafta sonu Samsun deplasmanında ilk yarının son müsabakasında puan farkının bire düştüğü grup lideri Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ekibiyle Samsun Mustafa Dağıstanlı spor salonunda oynanacak ve saat 16.00’da başlayacak müsabakaya tüm sporsever ve Gümüşhanelileri davet etti.
Gümüşhane'de Kışın Ortasında Ağaçlar Çiçek Açtı
19 Aralık 2014 Cuma - 09:34 Gümüşhane'de Kışın Ortasında Ağaçlar Çiçek Açtı Gümüşhane’de ağaçlar Aralık ayının ortasında çiçek açtı.Gümüşhane’nin Torul ilçesinde son dönemde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sonucu kara kışın ortasında erik ağaçları çiçek açtı. İlçeye bağlı Merkez Mahallesi Konakbaşı Sokak’ta bulunan Afet Konutları bahçesindeki erik (nektar) ağacı hafta sonu tomurcuklandıktan sonra çiçek açtı. Bahçeye 2 yıl önce dikilen genç fidanların çiçek açması Aralık ayının ortasında ilçede ilk kez gerçekleşirken, ağaçların üzerindeki uğur böceği ve kozasından çıkan tırtıl dikkat çekti.Torul İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde görev yapan Ziraat Mühendisi Berayittin Altınkaynak 5 yıldır görev yaptığı ilçede ilk defa böyle bir olaya şahit olduğunu söyledi. Altınkaynak, Torul’un sahilden yüksekliğinin yaklaşık bin metre dolayında olduğunu belirterek, birkaç yıldır hem yaz, hem bahar, hem kış, hem de sonbahar aylarındaki iklim koşullarında farklılık göründüğünü dile getirerek, genç fidanların hem güneyde olması, hem de havaların sıcak gitmesi sonucu çiçek açtığını söyledi.İlçede yaklaşık 20 gün önce gerçekleşen kar yağışının ardından hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkarak 15-20 derece dolayında olduğunu belirten Altınkaynak, “15 gündür ilçemizde hava sıcaklığı 15-20 derece arasında seyrediyor. Bununla birlikte meyve fidanının güneye bakışı ve rüzgar almayan sıcak bir yerde oluşundan dolayı bu tür bir vakayla karşılaşmış olduk” dedi.Bahçe sahiplerinden Ayşe Vamin ise bu mevsimde Torul’da ilk kez böyle bir olayı gördükleri için şaşırdıklarını belirterek, geçtiğimiz hafta sonu bahçede ki ağacın çiçeğe yöneldiğini fark ettiklerini söyledi.
Bayburt'taki Polis Müdürü Cinayeti
18 Aralık 2014 Perşembe - 16:10 Bayburt'taki Polis Müdürü Cinayeti Bayburt Polis Okulu 3. Sınıf Emniyet Müdürü Ömer Lütfi Evci’yi kaldığı apart otelde öldürdüğü iddia edilen Bayram Çakır’ın (22) avukatı Ali Haydar Dereli, müvekkiliyle ilgili basında çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.Gümüşhane’de bulunan avukatlık bürosunda gazetecilere davayla ilgili açıklamalarda bulunan Dereli, soruşturmanın tamamlanmasının ardından Çakır’ın tahliye edileceğine inandıklarını belirterek, Emniyetin ‘olayın katilini çabuk bulalım’ mantığıyla yanlış ve hatalı hareket ettiğini düşündüklerini, bir kasıt değil de biran önce katil bulunsun mantığının hata yaptırmış olabileceğini savundu.KİLİDİ MÜDÜRÜN TELEFON KAYITLARI ÇÖZECEKEmniyet Müdürü’nün öldürülmesinin ardından kamuoyuna yanlış bilgiler aktarıldığını, gerçek katil yada katillerin bir an önce bulunması ve masum bir gencin bu suçlamadan kurtulmasını amaçladıklarını ifade eden Dereli, kamuoyuna suçlu lanse edilen Bayram Çakır’ın sıradan bir üniversite öğrencisi olduğunu söyledi.Evci’nin öldürüldüğü odanın kapısında bir zorlama, odada bir boğuşma izi olmadığını belirten Dereli, “Birçok bıçak darbesi olmasına rağmen hiçbir DNA örneği bulunmamıştır. Evci, öldürüldüğü esnada çırılçıplaktı. Dolayısıyla bu durum olayın bir kişi tarafından işlenmeyeceğini ortaya koyar. 22 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, bir emniyet müdürünün odasına tek başına girip, tek başına bu cinayeti işleyebilecek durumda değildir” dedi.Çakır’la Evci arasında hiçbir bağ olmadığını kaydeden Dereli, birbirleriyle görüşmelerinin aynı apartta kalmaları nedeniyle selamlaşmadan ibaret olduğunu belirterek, “Bayram Çakır’ın kız arkadaşı yoktur. Çakır en yakın kız arkadaşından 4 ay önce ayrılmıştır. O da Giresun Üniversitesinde okuyan bir öğrencidir. Kendisinin ifadesi de dosyada yerini almıştır” diye konuştu.Davada basına yansımayan S.G isimli bir şüpheli daha olduğunu, S.G’nin Müdür Evci ile yakın ilişkisi olduğunu hatta aralarında ‘kadın’ bağlantısı olan bir şüpheli olduğunu iddia eden Dereli, olay gecesi Evci ile S.G’nin 01.00’a kadar beraber olduklarını fakat saat 01.30’da S.G’nin müdür Evci’ye “iyi geceler” mesajı attığını, ilk ifadesinde de susma hakkını kullandığını söyledi.“AYŞİN İSİMLİ EVLİ KADIN NİÇİN ARAŞTIRILMIYOR?”Dereli, davada bekar olan Müdür Evci ile Ayşin isimli evli bir kadının ilişkisi olduğunun dosyaya yansımasına rağmen bir araştırma yapılmadığını kaydeden Dereli bu ilişkinin ortaya çıkarılmasını, Müdür Evci’nin telefon konuşma ve mesaj kayıtlarını talep ettiklerini belirterek, “Kayıtlar geldiği anda kimlerle alakalı olduğu ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.Cinayetin profesyonelce işlendiğini, odada parmak izi olmadığını ve yalnızca kanlı ayak izinden bahsedildiğini dile getiren Dereli, Bayram Çakır’ın odasında üzerinde kan izleri olan bir havlu bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:“Havlu bulunmuş ancak ilginçtir ki bu havlu olaydan 6 gün sonra Bayram Çakır’ın odasında bulunmuştur. Halbuki Bayram Çakır olaydan hemen sonra memleketine gitmiş ve 10 gün sonra geri dönmüştür. Bu arada 15 Kasım tarihinde Bayram Çakır’ın odası başta olmak üzere bütün odalar aranmış bir delil bulunamamış. 17 Kasım’da resmi olarak tutanakla kayıtlı olarak girilmiş hiçbir delil bulunamamış, 19 Kasım’da sadece Bayram Çakır’ın odasına girilmiş ve havlu girişin karşısında ‘gelin beni görün’ şeklinde koltuğun üzerine serili vaziyette bulunmuştur. 14 Kasım’dan sonra odasına gelmediği, apartın oda anahtarına rahatça ulaşıldığı, polisin defalarca odaya girdiği dikkate alındığında, havlunun nasıl ve kim tarafından oraya konulduğu hususu önemlidir. Çok ilginçtir, sanki birileri havluyu kasıtlı olarak oraya bıraktı. Yani Bayram Çakır’ın odasında delil var gidin bulun dedi. Enteresandır diğer şüpheli S.G 18 Kasım’da ayrılmış, havlu 19 Kasım’da bulunmuştur. S.G ifadesinde müdür Evci’nin odasına hiç gitmediğini söylemesine rağmen Evci’nin odasında parmak izine de rastlanmıştır. Çakır’ın bütün eşya ve elbiseleri DNA incelemesine tabi tutulmuş, hiçbir delil bulunamamıştır.”“SOSYAL KATİL DENMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”Bayram Çakır’ın sıradan bir üniversite öğrencisi olduğunu belirten Dereli, Müdür Evci’yle hiçbir ilişkisi olmadığını, bu cinayeti işleyecek şekilde bir profesyonel olmadığını ifade ederek Çakır’ın masum olduğunu savundu. Çakır’ın suçlu olarak basına lanse edilmesini kabul etmediklerini dile getiren Dereli, “Haberlerde kullanılan ‘sosyal katil’ ifadesini asla kabul etmiyoruz. Şuanda sanıktır. Beraat etmesi bu delillere göre çok yakındır. Henüz soruşturma devam ettiği için dava açılmamıştır. Dava açıldığı anda Bayram Çakır’ın belki mahkemeden önce veya mahkeme aşamasında bizce tahliye olacak ve suçsuzluğu ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.dr. İhsan Günaydın Basınla Buluştu
17 Aralık 2014 Çarşamba - 18:14 Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.dr. İhsan Günaydın Basınla Buluştu Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, Gümüşhane ve Trabzon basınına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi.İlk olarak gazetecileri üniversitenin idari, teknik ve sosyal tesislerini gezdirerek burada bilgiler aktaran Rektör Günaydın, daha sonra üniversite senato salonunda düzenlediği toplantıda 6 yılda 345 milyon lira yatırım yapılan Gümüşhane Üniversitesinin geldiği son durumu ve hedeflerini anlatarak, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.“SON AÇILAN ÜNİVERSİTELER ARASINDA ÖĞRENCİ SAYISINA GÖRE EN FAZLA ÖĞRETİM ÜYESİNE SAHİP ÜNİVERSİTELERDEN BİRİSİYİZ”Gümüşhane Üniversitesi’nin 15 bin 478 öğrenciye 611 akademik personel, 300 idari personel, 120’ye yakın güvenlik, 100’e yakın temizlik görevlisiyle hizmet verdiğini kaydeden Rektör Günaydın, son açılan üniversiteler arasında öğrenci sayısına göre en fazla öğretim üyesine sahip olduklarını söyledi.“FİZİKİ GELİŞMEYİ TAMAMLAMAK ÜZEREYİZ ARTIK EĞİTİM KALİTESİNİ DAHA DA ARTIRMAYA BAKACAĞIZ”Şehrin kapasitesine göre ideal öğrenci sayısına ulaştıklarını, bundan sonra eğitimin kalite seviyesinin daha artmasına yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini dile getiren Günaydın, fiziki çalışmaların son ayağı olan merkezi kütüphane ve kongre merkezinin ihalesinin önümüzdeki yıl yapılacağını ve böylelikle fiziki yapılaşma sürecinin tamamlanacağını kaydetti.Aynı dönemde kurulan üniversiteler arasında AB diploma eki alan tek üniversite olduklarını altını çizen Rektör Günaydın, Gümüşhane Üniversitesi diplomalarının AB üyesi ülkelerde geçerli olduğunu ifade etti.“GÜMÜŞHANE’DE DE ÜNİVERSİTE OLUR MU DİYENLER GÖRDÜKTEN SONRA KARAR DEĞİŞTİRİYOR”‘Gümüşhane’de de üniversite olur mu?’ diyenlerin gelip gördükten sonra bu kararını değiştirdiğine defalarca kez şahit olduğunu belirten Günaydın, üniversitenin şehre sosyal, ekonomik ve kültürel katkılarının olduğunu, Gümüşhane’de bir sinerji oluşturduğunu sözlerine ekledi.Ülke olarak en önemli kaynağın genç nesil olduğuna vurgu yapan Rektör Günaydın, en önemli hizmetin eğitim olduğunu belirterek, “eğitilmemiş her birey hepimize birer yüktür” tespitinde bulundu.Türkiye’de insanların yüzde 11,77’sinin üniversite mezunu olmasına rağmen bu oranın Avrupa’da yüzde 34 seviyesinde olduğunu kaydeden Günaydın, “Keşke her ile bir üniversite projesi 20 yıl önce hayata geçirilseydi. Kısa zamanda ciddi mesafeler alındı bu konuda. İnşallah vatandaşlarımıza daha fazla yüksek öğretim imkanı sağlanacaktır.” dedi.“DÜNYAYI BİLGİ VE SERMAYEYE SAHİP OLANLAR YÖNETİR”Türkiye’nin 2023 hedefinde en önemli faktörün üniversiteler olduğuna değinen Rektör Günaydın, “Dünyayı bilgi ve sermayeye sahip olanlar yönetir. Onun için bilgiyi üretip, sermayeye dönüştürmemiz gerekiyor. Bilgi de üniversitelerde verilir. Bu anlamda üniversiteleri daha etkin kullanmalıyız. Daha çok çalışmalıyız. Dünyada insanlar arasında hiçbir fark yoktur. Çalışan ve çalışmayan insanlar arasında fark vardır. O nedenle toplum ve ülke olarak daha çok çalışmalıyız.” diye konuştu.Gazetecilerin kendisine yönelttiği soruları da cevaplandıran Rektör Günaydın, şehrin üniversiteyle hiçbir uyum probleminin olmadığını ve memnuniyetinin iyi seviyede olduğunu, bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda bölümler açtıklarını, ilçelere fakülte açılmasına sıcak bakmadığını söyledi.
Gümüşhane'de Arılar Aşka Geldi
17 Aralık 2014 Çarşamba - 10:11 Gümüşhane'de Arılar Aşka Geldi Gümüşhane’de hobi olarak arıcılıkla uğraşan Murat Akçay’ın arıları bal peteğine kalp şeklini işledi.Merkeze bağlı Çamlıköy köyündeki arılarından sonbahar aylarında bal hasadı yapan Murat Akçay, gece fark etmediği bal peteği üzerindeki kalp şeklini, peteği kış mevsiminde tüketmek üzere çıkardığında fark etti.Bal çerçevesinin fotoğrafını sosyal paylaşım sitesine yükleyen Akçay, “Arılar içini hissederek bal yapmışlar”, “sahibine göre”, “senin bu arılar aşık” yorumlarına muhatap oldu.Daha önce arıların bal peteklerine başta Arapça ’Allah’ olmak üzere çok sayıda figür işlediğine dair haberler okuduğunu belirten Akçay, ilk defa bal peteğinde kalp şekliyle karşılaşıldığını söyledi.Hasat sırasında arıların hışmına uğradığı ve gece olduğu için o anda bal peteğindeki kalp şeklini fark edemediğini kaydeden Akçay, “Balı kovandan aldıktan sonra depoya getirdik. Eşe dosta verirken böyle bir çerçevenin olduğunu fark ettim. Arkadaşlarımla paylaştım. Arkadaşlar da bu balı yemeyelim, dursun hatıra olarak dedi. Bu kalp şekli tamamen arının kendi yaptığı bir şey. Hiçbir müdahalemiz kesinlikle yok” dedi.Uzun yıllardan beri hobi olarak arıcılıkla uğraşmasına rağmen kendi arılarında ilk defa böyle bir figürle karşılaştığını kaydeden Akçay, “Bazen çeşitli bu tür figür ve yazılar medyaya düşüyor. Fakat ilk defa böyle bir görüntüyle karşılaştım. Benim kovanlarımda da ilk defa çıkıyor” ifadelerini kullandı.Akçay, üzerinde kalp şekli olan bal çerçevesini bir süre daha saklayacağını da sözlerine ekledi.
Gümüşhane'de Milli Eğitim Danışma Komisyonu Toplandı
16 Aralık 2014 Salı - 15:34 Gümüşhane'de Milli Eğitim Danışma Komisyonu Toplandı Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Milli Eğitim Danışma Komisyonu toplantısı Vali Yücel Yavuz başkanlığında yapıldı.Halk Eğitimi Merkezi salonunda düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Ercan Çimen, Vali Yardımcısı İsmail Özkan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Şahinkaya, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Lütfi Düz, İl Genel Meclis üyeleri Zülfikar Bal, Ahmet Güler, Milli Eğitim Şube Müdürleri, Okul Müdürleri, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, Okul Aile Birlikleri ve öğrenci temsilcileri katıldı.Taşımalı eğitim, okul ve pansiyonlar, eğitim tesisleri, aile eğitimi ve okul öncesi eğitim konularında karşılaşılan sorunlar hakkında ilgili tarafların görüş alışverişinde bulunduğu toplantıda konuşan Vali Yavuz, eğitim konusunun bir bütün halinde yürütülmesi gereken bir konu olduğunun altını çizerek, “Eğitim, hem uzman kişilerin hem de yetkisi ve imkanları dahilinde herkesin müdahil olması gereken bir süreçtir.” dedi.“KİMSE, ‘BU BENİM İŞİM DEĞİL, KARIŞMIYORUM’ DEME LÜKSÜNE SAHİP DEĞİLDİR”Amaçlarının geleceğin sahibi olan çocukların en iyi şekilde eğitim ve öğretim imkanlarına kavuşturulması olduğuna vurgu yapan Vali Yavuz, “Asla ve asla taviz vermeden, hiçbir mazereti kabul etmeden bir gayret içerisinde olmamız gerektiğini biliyoruz. Her kesimden arkadaşımızla, toplumumuzun ahlâki, manevi, milli değerleri çerçevesinde, bir birlik ve bütünlük içerisinde belirleyeceğimiz yol haritasıyla, Gümüşhane’deki Milli Eğitim iş ve işlemlerini en iyi şekilde yapmak gerekiyor. Herkes kendi imkanları ve kapasitesi ölçüsünde ortaya birşeyler koymalıdır. Kimse, ‘Bu benim işim değil, karışmıyorum’ deme lüksüne sahip değildir. Allah’ın izniyle, var olan tüm imkanlarımızla yapamayacağımız bir şey olmadığı, olmayacağı kanaatindeyim. Okullarımız, eğitim kurumlarımız olması gerekeni layıkıyla yerine getirmektedir ama bu yeterli değil. Beklentimiz çok fazla. Bizim ölçümüz ve standardımız hep en yukarı, hep ileri olmalıdır. Bunun gayreti içerisinde olmalıyız. Çok şükür anormal diye tanımlayabileceğiz türde eksiğimiz yok ve olmamıştır. Bunda emeği geçen bütün arkadaşlarımı da tebrik ve takdir ediyorum. Çok iyiyiz ama hedefimiz çok daha iyi olmak.” diye konuştu.Bu komisyon ve buna benzer komisyon toplantılarının kanunda yazıldığı için ve yasak savma bakımından üstünkörü yapılsın diye konulmadığını kaydeden Yavuz, şu ifadeleri kullandı: “Buna asla müsaade etmeyeceğim. Bu toplantılara hepimiz katılacağız. Çocuklarımızı, gençlerimizi, öğretmenlerimizi, idarecilerimizi dinleyeceğiz. Yapılan bu gayretli çalışmalar neticesinde de bizim liselerimizden mezun olacak çocuklar, Türkiye’ye örnek olacaklar. Ortaöğretimdeki, ilköğretimdeki öğrencilerimiz başarıdan başarıya koşacaklar.”
Gümüşhane Devlet Hastanesinde Gerçeği Aratmayan Yangın Tatbikatı
15 Aralık 2014 Pazartesi - 14:29 Gümüşhane Devlet Hastanesinde Gerçeği Aratmayan Yangın Tatbikatı Gümüşhane Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından, yılda bir kez yapılan yangın tatbikatı gerçeğini aratmadı.Gümüşhane İtfaiyesinin eşlik ettiği tatbikata Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr.Özgür Çelebi, Mali Hizmetler Başkanı Ekrem Akbaş, İdari Hizmetler Başkanı Hakan Çimen ve Gümüşhane UMKE ekibi de gözlemci olarak katıldı.Tatbikatta itfaiye ekipleri; Devlet Hastanesine kısa sürede ulaşarak, senaryo gereği Sterilizasyon ünitesinde başlayan yangına müdahale ederek, yangını büyümeden söndürdü ve hastanenin üst katlarında bulunan ve yoğun duman nedeniyle merdivenleri kullanamayarak mahsur kalan bir hastayı da bulunduğu katın penceresinden sedye yardımı ile aşağı indirdi.Hastane yangın personeli de hastane içinde yatan hasta ve hasta yakınlarını yürüme ve sedye yardımıyla yangın merdivenlerinden tahliye ederek, hastane önündeki kırmızı, yeşil, sarı alana getirdi.Gerçeği aratmayan görüntülere sahne olan tatbikat ile ilgili açıklama yapan Gümüşhane Devlet Hastanesi Başhekimi Opr.Dr Yavuz Çakıroğlu, tatbikatın başından sonuna kadar başarılı bir koordinasyon çalışması ile yürütüldüğünü ifade ederek, “İtfaiye Personelimize, İtfaiye Müdürümüze, hastane yangın personelimize ve Gümüşhane UMKE ekibine bu özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyorum. Başarılı bir tatbikat oldu. Allah gerçeğini göstermesin inşallah.” dedi.Gümüşhane Belediyesi İtfaiye Müdürü Harun Şeker ise tatbikatın başarıyla geçtiğini söyledi.Yangının gerçek olmadığını, tatbikat yapıldığını öğrenen hastalar ve vatandaşlar ise rahat bir nefes alırken, tatbikatın başarılı bir şekilde gerçekleşmesi hastaları ve vatandaşları memnun etti.
Gümüşhane'de Müslüman Kimliği Konulu Konferans Düzenlendi
15 Aralık 2014 Pazartesi - 14:25 Gümüşhane'de Müslüman Kimliği Konulu Konferans Düzenlendi Gümüşhane’de Gümüş İlim Merkezi (GİMER) tarafından ‘Müslüman Kimliği’ konulu konferans düzenlendi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği konferansa konuşmacı olarak ilahiyatçı yazar Mehmet Talu katıldı.Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Belediye Başkanı Ercan Çimen, İl Müftüsü Ercan Aksu, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem ve vatandaşlar katıldı.Program, Kemaliye Camii müezzinlerinden Hafız Cafer Köprülü’nün Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı.Yaptığı açılış konuşmasında ilmin ve alimlerin kıymetini bilmek gerektiğine vurgu yapan GİMER Onursal Başkanı Kadir Naci Köktaş, medreselerin cennet bahçeleri olduğunu hadis-i şerifler ışığında izah etti ve davetlileri Kur’an ilimlerini öğrenmeye ve öğretilen bu cennet bahçelerine yardımcı olmaya davet etti.Köktaş, GİMER olarak amaçlarının ehl-i sünnet ışığında Kuran’ı öğretmek ve vatanın en büyük alimlerinden Ahmed Ziyaüddîn ve Peygamber efendimizin (SAV) methiyesine mazhar olmuş Fatih Sultan Muhammed Han gibi büyük insanlar, fakihler, alimler ve muhaddisler çıkmasına vesile olmak olduğunu söyledi.Programda daha sonra GİMER tarafından toplamda 3 bin 400 metrekarelik alan üzerine kurulu, mescidi, derslikleri, misafirhanesi bulunan, içerisinde Gümüşhanevî kütüphanesi, Konferans/İslâmi Düğün Salonu barındıran, 100 Sıbyan Mektebi öğrencisi, 50 Arapça ilimler öğrencisi, 100’de hafızlık olmak üzere toplamda 250 öğrenci kapasiteli “Mahmud Efendi Külliyesi’nin tanıtıldığı slayt gösterisi gerçekleştirildi.Slayt gösterisinin ardından kürsüye gelen İlahiyatçı Yazar Mehmet Talu, bir Müslümanda bulunması gereken genel niteliklerden bahsetti.“NAMAZ, MÜSLÜMAN KİMLİĞİNİN EN ÖNEMLİ GÖSTERGESİDİR”Talu, “Müslüman, istikamet üzere olmalıdır. Peygamberimizin ve sahabenin yaşantısına, fiiliyatına, sözlerine aykırı tüm akımlar, hareketler ehl-i sünnet dışıdır ve bu akımlardan şiddetle uzak durmamız gerekir. Müslüman, üzerine farz olan ilimleri öğrenmek ve bu öğrendikleri ile amel etmek zorundadır. Doğru olanı öğrenen Müslüman yanlış inanış ve akımlardan da kendini, ailesini, çocuklarını, akrabalarını ve çevresini koruyabilecektir. Müslüman kimliğine sahip bir toplum olabilmek için toplumumuzun en az yüzde 50’sinin namazda devamlı olması gerekir. Namaz, Müslüman kimliğinin en önemli göstergesidir. Bir diğer önemli nokta; kılık kıyafetimiz, yaşantımız. Hem erkekler, hem de kadınlar kılık kıyafet noktasında tarz olan giyim tarzını değil, farz olan giyim tarzını seçmelidir. Müslüman kimliğine aykırı olan dar, vücut hatlarını belli eden giysilerden kaçınmalı; bol ve kalın (şeffaf olmayan) elbiseler tercih edilmelidir. Müslüman, diğer din ve inançlara ait bayram, tören veya kutlamalara katılmamalıdır. Önümüzde yılbaşı var. Hristiyanların dînî bayramı olan bu gün ve gecede yılbaşı kutlamak maksadıyla kesinlikle bir şey yapılmamalı, sıradan bir gün olarak yaşanmalıdır. Zira peygamberimiz gayrimüslimlere benzemekten şiddetle kaçınırdı.” dedi.Mehmet Talu’nun sohbetinden sonra gerçekleştirilen imza töreni ile program sona erdi.
Gümüşhaneli Dağcılar Kelkit'te
15 Aralık 2014 Pazartesi - 11:42 Gümüşhaneli Dağcılar Kelkit'te Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi sporcular Kelkit ilçesinin bin 800 metre rakımlı dağlarında doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.Kulübün Merkez, Kürtün ve Kelkit ilçesinde bulunan 20 üyesinin katıldığı yürüyüş Kelkit ilçesine bağlı Çambaşı köyünden başladı. Gültepe köyü istikametinden Söğütlü Beldesine bağlı göleti ve eşsiz manzaralarıyla ünlü Ernek yaylasına ulaşan sporcular yine aynı beldenin Kuşoluk mevkiinden beldeye ulaşarak toplam 19 kilometrelik parkuru tamamladı.Kulüp üyesi Temel Kaya tarafından organize edilen yürütüşte Belde sakinlerinin Kuşoluk mevkiinde sporculara semaver çay ve haşlanmış patates ikram ettiği yürüyüş 6 saatte tamamlandı.“KAHVE KÖŞELERİNDE OTURMAKTANSA SEVDİĞİMİZ ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE YÜRÜMEK, SAĞLIKLI OLMAK İÇİN YÜRÜYORUZ”Yürüyüşün ardından bir açıklama yapan Kaya, genelde orman içinden gerçekleştirilen yürüyüşe katılan sporcu ve Belde sakinlerine teşekkür etti. Dağları çok sevdiğini kaydeden Kaya, “Dağları çok seviyorum. Kahve köşelerinde oturmaktansa sevdiğimiz arkadaşlarımızla birlikte yürümek, sağlıklı olmak için yürüyoruz. Yürümeyi, dağları, doğayı seviyoruz.” dedi.“2012’DE BİR KİŞİYDİK ŞİMDİ 10 KİŞİYİZ”Yürüyüşlere katılım ve ilginin yoğun olmasına rağmen yine de istedikleri seviyede olmadığını dile getiren Kaya, 2012 yılında kulübe katıldığında Kelkit’ten bir kişi olduklarını fakat şuanda 10 kişiye ulaştıklarını da sözlerine ekledi.