Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane’nin kartal yuvası: Canca Kalesi 10 Mayıs 2026 Pazar - 09:32:32 Gümüşhane’de "kartal yuvası"nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane’yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı. Gümüşhane’nin en ikonik tarihi yapılarından birisi olan ve şehir merkezini sarp bir kayalık üzerinden kuşbakışı izleyen yaklaşık 1500 yıllık Canca Kalesi, bahar mevsimiyle birlikte doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaya başladı. Roma döneminden günümüze kadar ulaşan Canca Kalesi, son dönemde Gümüşhanelilerin ve turistlerin gözde mekanı haline geldi. Baharın gelmesiyle yeşile bürünen doğanın içinde, Harşit Çayı ve karlı dağ manzaraları eşliğinde kaleye çıkan vatandaşlar, bölgenin eşsiz güzelliklerini ölümsüzleştiriyor. Kenti 150 metre yükseklikten gören konumuyla ziyaretçilerine panoramik bir görsel şölen sunan kaleye çıkan vatandaşlardan Şener Odabaş, baharın gelmesiyle yeşillenen doğayı ve açan çiçekleri fotoğrafladı. "Ayaklarımız titredi ama değdi" Canca Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Odabaş, kalenin tarihi değerine vurgu yaparak herkesi bu alanı görmeye davet ederek şunları söyledi: "Süleymaniye Mahallesi üzerinden buraya geldik. Baharın gelişiyle ortalık yeşillendi, harika çiçekler var. Canca Kalesi’nden Gümüşhane’yi izlemek bambaşka bir keyif. Fotoğraf çekerken açıkçası yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya değer. Buraya bir seyir terası yapılması bölgeyi daha da güzelleştirecektir." Ziyaretçilerden Mehmet Kaçan ise Gümüşhane merkezinde yaşamasına rağmen kaleye ilk kez çıktığını belirtti. Kaçan, kalenin sunduğu manzarayı "müthiş bir ambiyans" olarak nitelendirdi. Bir yanlarında tarihi Süleymaniye Mahallesi, önlerinde Gümüşhane kent merkezi ve Harşit Çayı’nın bulunduğunu ifade eden Kaçan, yüksek kesimlerdeki kar manzarası ile şehir merkezindeki bahar havasının aynı karede buluştuğunu dile getirdi. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte baş döndürücü bir noktada olduklarını ifade eden Kaçan, "Gümüşhane’yi, Harşit Çayı’nı ve karlı zirveleri buradan izlemek müthiş bir duygu. Tam bir kuş bakışı seyir noktası" ifadelerini kullandı. Yükseklik Korkusu Olanlara Uyarı Ziyaretçiler, kalenin sarp yapısı ve uçurum kenarındaki konumu nedeniyle oldukça dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle fotoğraf çekmek isteyenlerin uçurum kenarlarına yaklaşırken temkinli olması gerektiğini belirten vatandaşlar, "Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı olabilir, dikkatli gelinmesi gereken bir yer" uyarısında bulundu. Canca Kalesi Deniz seviyesinden yaklaşık 1530 metre yükseklikte bulunan ve milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II.Justinyen tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunan Canca Kalesi, Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren stratejik bir savunma noktası olarak kullanıldı. Geçmişte bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı tahmin edilen kale, günümüzde ise Gümüşhane´nin en önemli turizm potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:03 Gümüşhane’de barajlar doldu, tonlarca su tahliye edilmeye başlandı Gümüşhane’de bol yağışlı geçen bahar aylarının ardından Torul ve Kürtün Barajları’nda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, fazla su tahliye edilmeye başlandı. Kentte etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte Harşit Çayı üzerindeki enerji üretim amaçlı Torul ve Kürtün Barajları tamamen doldu. Uzun yıllardır yağışların yetersiz olması nedeniyle istenilen seviyeye ulaşamayan barajlarda bu yıl su seviyesinin maksimum noktaya çıkmasıyla birlikte kapaklar açılarak yüksek miktarda su tahliye edilmeye başlandı. Barajlardan bırakılan su debisi nedeniyle oluşan manzara dikkat çekerken, çevre sakinleri ise yıllar sonra barajların tamamen dolmasının sevindirici olduğunu söyledi. Vatandaşlar, geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirterek bu yıl yaşanan yoğun yağışların hem doğa hem de enerji üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bu sene yağışlar barajlarımızı doldurdu" Kapaklar açılarak Torul Barajı üzerindeki fazla suyun tahliye edilmeye başlandığını söyleyen Kirazlık köyü sakini Hasan Altıparmak, "Bu sene bereket var. Herkes barajlar kuruyor susuzluktan öleceğiz diyordu ama Allah unutmaz bizi. Bak verdi yağmurları, doldu barajlarımız. Artık fazla su tahliye edilir hale geldi" dedi. Bayram Demirci de, "Önceki yıllarda yağmurlar azalmıştı, barajlar tam anlamıyla dolmuyordu. Ama bu sene iyi doldu, fazla su da tahliye ediliyor. Su bol isteyenlere verebiliriz" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:39 Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:37 Süleymaniye Mahallesinde taştan fışkıran ’Draba Çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane´nin tarih kokan sokakları ve devasa kayalıkları, baharın gelişiyle birlikte adeta altın rengine büründü. Şehrin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde, halk arasında "Dolama" çiçeği olarak bilinen Draba çiçekleri, sert kayaların arasından fışkırarak görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin kadim yerleşimi Süleymaniye Mahallesi, bugünlerde doğanın sıradışılığına tanıklık ediyor. Hiç toprak olmayan devasa kayalıkların göbeğinden fışkıran sarı Draba çiçekleri hem tarihi dokuyu süslüyor hem de görenlere taşın can bulmuş halini sunuyor. Gümüşhane´nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı Draba olan, yöre halkının ise "Dolama" çiçeği dediği bu özel tür, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahallenin yerlisi olan Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek bu görsel şöleni şu sözlerle anlattı: "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında Draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimliğe bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor." Yağmur bereketiyle taşlar bile çiçek açtı Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhanemize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (Dolama) Çiçeği Nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen Draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor. Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. (RE-ÖS-Y)
Gümüşhane Muhtarlar Derneğinde Yeni Dönem
25 Haziran 2014 Çarşamba - 11:13 Gümüşhane Muhtarlar Derneğinde Yeni Dönem RECEP ERGİNGümüşhane Köy ve Mahalle Muhtarları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanlığına Gürbüz Demir seçildi.Atatürk Kültür Merkezinde yapılan olağan genel kurul toplantısına derneğe kayıtlı 164 köy ve mahalle muhtarından 117’si katılırken, 30 yıl muhtarlık tecrübesine sahip Gürbüz Demir 75, mevcut başkan Ekrem Sebat Turan 25, Karşıyaka Mahallesi muhtarı Arzu Ay 15 oy aldı ve 2 oy da geçersiz sayıldı.Kendisini 2 yıl boyunca başkanlığa seçen köy ve mahalle muhtarlarına teşekkür eden yeni başkan Gürbüz Demir, seçimle gelen ve cebinde Türkiye Cumhuriyeti mührü taşıyan muhtarların kendisine destek verdiği müddetçe onların boynunu öne eğdirmeyeceklerini söyledi.Derneğin ve muhtarlık müessesinin kurumsal kimliğine yönelik çalışmalar yapacaklarını kaydeden Demir, kurumlarla çok iyi diyaloglar kurarak birçok sorunu aşacaklarını, muhtarlara birçok konuda önayak olacaklarını, tüm siyasi partilerle ilişkilerini iyi tutacaklarını söyledi.Muhtar konuk evi, dernek binası, Özel İdare de ki muhtar odasına görevlendirilecek personel, merkez mahallelerdeki sulama sorunları, muhtarların kurumlarla olan diyaloglarının iyileştirme konuları başta olmak üzere bir dizi projelerden bahseden Demir, seçimin hayırlı olmasını diledi.Gürbüz, genel kurula yoğun bir katılım sağlayan muhtarlar ile 2004 yılında kurulan dernekte başta mevcut başkan Ekrem Sebat Turan olmak üzere bugüne kadar görev almış yapmış olan herkese teşekkür etti.Demir’in yönetim kurulu üyeleri şu isimlerden oluşuyor: Necati Ergün (Çamlıköy),, Hamza Bayrak (Hasanbey Mahallesi), İhsan Eryılmaz (Hasköy)
Limni Gölü Türkiye’nin Örnek Tabiat Parklarından Birisi Olacak
25 Haziran 2014 Çarşamba - 10:52 Limni Gölü Türkiye’nin Örnek Tabiat Parklarından Birisi Olacak Doğa Koruma ve Milli Parklar 12. Bölge Müdürü Mustafa Bulut, Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında yer alan Limni Gölü Tabiat Parkı'nın, Türkiye’nin örnek tabiat parklarından birisi olacağını belirterek bölgedeki konaklama sorununu kır evleriyle çözdüklerini söyledi.Beraberinde Gümüşhane Şube Müdürü Emel Mazlum’la birlikte Limni Gölü'nde, geçtiğimiz yıl ihalesi yapılan ve yapımı devam eden 10 adet kır evi ve 1 adet ziyaretçi merkezi çalışmalarını inceledi.İncelemelerin ardından gazetecilere açıklama yapan Bulut, 2013 yılında 34 hektar olan alanının 72 hektara çıkarılarak buradaki kaynak değerlerin devamı niteliğindeki alanların tabiat parkı içerisine dahil edildiğini belirterek, “Hem korunan alanlarımız büyüdü hem de bu bölgenin daha fazla yatırım alabilmesi, daha nitelikli alanların ilimize kazandırılması bakımından önemli bir gelişme. Limni Gölü ilimizin en önemli kaynak değerlerinden birisidir” dedi.Tabiat parkıyla ilgili gelişme planı ve imar planı çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Bulut, bu kapsamda gelen yoğun talepler üzerine başladıkları kır evlerini yöreye uygun mimariyle yaptıklarını söyledi.Tesislerin Doğu Karadeniz Bölgesi’ne örnek olmasını istediklerini kaydeden Bulut, “DOKAP Eylem Planı çerçevesinde belirli noktaların turizme kazandırılması ve turistlerin sadece gelip geçmesini değil konaklayıp bu bölgenin insanlarına katkı sağlamasını ve aynı zamanda bölgemizde daha uzun süre kalmalarını sağlamak maksatlı kır evleri ihalesini 2013 yılı içerisinde yaptık. 10 adet kır evi ve 1 adet ziyaretçi merkezini bu bölgeye kuruyoruz. Aynı zamanda Limni Gölü Tabiat Parkımızın gelişme planında öngörülen kır lokantasını da yeniliyoruz. Limni Gölü Tabiat Parkı, artık bundan sonra Türkiye’nin örnek tabiat parklarından birisi olacak. Aynı zamanda konaklama tesisleriyle içindeki kaynak değerlerinin hep beraber korunacağı, korunurken de turizme hizmet edecek bir yapıya kavuşacaktır” ifadelerini kullandı.Kır evlerinin yanı sıra Limni Gölü Tabiat Parkı'nda gölün çevresinde de bir alan düzenlemesine giriştiklerini, otoparkı düzenleyeceklerini, kır evlerinin arasına aydınlatma ve yürüyüş yollarını yapacaklarını belirten Bulut, Limni Gölü Tabiat Parkı'nın tüm bu çalışmalardan sonra modern, doğayı insanların tahrip etmeyeceği, yürüyüş parkurlarının belli olduğu, günübirlik alanlarla konaklama alanlarının birbirinden ayrıldığı bir yapıya da kavuşacağını da sözlerine ekledi.
Gümüşhane’de İmamlara Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Eğitimi Verildi
20 Haziran 2014 Cuma - 14:13 Gümüşhane’de İmamlara Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Eğitimi Verildi Gümüşhane Toplum Sağlığı Merkezi Tabipliği tarafından merkez ilçede görev yapan 70 imama Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) eğitimi verildi.İl Müftülüğü eğitim salonunda gerçekleştirilen ve Halk Sağlığı Müdürlüğü görevlilerinin de katıldığı konferansta konuşan Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlu Tabibi Dr. Derya Bekar, KKKA hastalığına karşı farkındalığı artırmak amacıyla 2014 yılı bahar döneminde sağlık personeli, okullar, muhtar ve din görevlileri ile hastalık görülen riskli bölgelerin halk eğitimlerinin tamamlandığını belirterek, imamların da halkı bilinçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, KKKA hastalığının bulaşma ve korunma yollarını anlattı.Kenelerin vücuda tutunması, yapışması sonrasında hemen virüs vermediğini, bunun için kenenin en kısa sürede çıkarılması gerektiğini vurgulayan Bekar, “Eğer kene çıkarılamayacaksa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonra 3-4 gün içerisinde baş ağrısı, ateş, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, vücut ağrısı şikayetlerinden herhangi biri görülürse yine mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmadır.” dedi.Kenelerin kesinlikle ezilmeden, ağız kısmı koparılmadan bir cımbız veya pens yardımıyla vücuda yapıştığı yerden tutularak, sağa sola oynatılarak çıkarılması gerektiğini dile getiren Bekar, “Kene üzerinde herhangi bir kimyasal madde (alkol, gazyağı, kolonya) dökülmemelidir. Keneler sigara veya alkol gibi fiziksel yöntemlerle uzaklaştırılmamalıdır. Çünkü bunlar kusmakta ve mikrobu vücuda verebilmektedir. Mecbur kalınırsa keneler cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekir.” diye konuştu.Bekar, hayvanların da bahar döneminde ahırdan çıkmadan önce ilaçlanmasına başlandığını ve devam ettiği belirterek, köylülerin ilaç alarak hayvanlarını ilaçlamaları gerektiğini söyledi.Eğitimin sonunda imamlara afiş, broşür ve kene çıkartma seti dağıtıldı.
Gümüşhane Müftüsü Aktaş’a Veda Töreni
20 Haziran 2014 Cuma - 13:28 Gümüşhane Müftüsü Aktaş’a Veda Töreni Gümüşhane’de yaklaşık 3 yıldan beri İl Müftülüğü görevini sürdüren Dr. Süleyman Aktaş emekli oldu. Müftü Aktaş için Vali Yücel Yavuz tarafından veda kokteyli verildi.Valilik Toplantı salonunda düzenlenen törene Vali Yücel Yavuz, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Vali Yardımcıları Cahit Karatepe, Meral Uçar, Torul Kaymakamı Recai Karal, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar ve kamu kurum müdürleri katıldı.Törende konuşan Vali Yavuz, Müftü Aktaş’ın görevinin hakkını veren birisi olduğunu belirterek, görev süresi boyunca Gümüşhane’ye yaptığı güzel çalışmaların hayırla yad edileceğini söyledi. Din görevlilerinde hizmette süreklilik olduğunu dile getiren Vali Yavuz, Müftü Aktaş’a şehre yaptığı çalışmalar için teşekkür etti.Belediye Başkanı Ercan Çimen ise üç yıldır birlikte Gümüşhane’de güzel hizmetlere birlikte imza attıklarını belirterek, başta külliye olmak üzere yarım kalan işleri de tamamlayacakları sözünü verdi. Başkan Çimen, Müftü Aktaş’dan çok şeyler öğrendiğini belirterek, bundan sonraki hayatında başarı diledi.Yaklaşık 35 yıllık memuriyet hayatını Gümüşhane’de sonlandıran İl Müftüsü Dr. Süleyman Aktaş ta elinden geldiği kadar Gümüşhane’de birşeyler yapmaya çalıştığını belirterek helallik istedi.Tören Müftü Aktaş’a Vali Yavuz tarafından teşekkür belgesi ve plaket, Belediye Başkanı Çimen tarafından da plaket verilmesi ve kokteyl ile sona erdi.
Türkiye’de En Fazla Kelebek Çeşidi Gümüşhane'de
20 Haziran 2014 Cuma - 10:33 Türkiye’de En Fazla Kelebek Çeşidi Gümüşhane'de Gümüşhane, 213 kelebek çeşidi ile Türkiye’nin en zengin ili olmasının yanında dünyadaki 12 ülkeden daha fazla kelebek türüne sahip olma özelliği de taşıyor.Gümüşhane coğrafyasında 7 yıldan beri kelebek gözlemciliği yapan Vehbi Yalçın, ellerindeki son bilimsel verilere göre Türkiye’de kelebek çeşitliliği açısından en zengin ilin 213 bilinen tür ile Gümüşhane olduğunu açıkladı. Bilimsel manada kabul gören üç listede Gümüşhane’nin tür sayısının 181 olarak gözüktüğünü, son 7 yıldır yaptıkları çalışmalarla bu sayının üzerine 32 tür daha eklediklerini dile getiren Yalçın, Gümüşhane’yi 208 türle Erzurum’un, 180 türle de Antalya’nın izlediğini söyledi.Gümüşhane’nin 213 olan kelebek çeşidi sayısının olası türler nedeniyle daha da yukarı çıkacağını kaydeden Yalçın, özellikle Erzincan, Trabzon ve Giresun sınır bölgelerinin geçiş iklimine sahip olması nedeniyle o bölgelerde bulunup Gümüşhane’de gözlemlenmeyen türlerle birlikte Gümüşhane’de 235-240 arasında kelebek türü olduğunu tahmin ettiklerini belirtti.“ENTERESAN VE SIRADIŞI BİR COĞRAFYA”Gümüşhane’yi “çok enteresan bir yer” olarak tanımlayan Yalçın, bunun gerekçesini ise şöyle açıkladı:“Türkiye’de görülen üç iklim türünden ikisi olan karasal iklim ve Karadeniz iklimi Gümüşhane’de görülüyor. Yine Türkiye’nin üç fitocoğrafik bölgelerinden ikisi Gümüşhane sınırları içerisinde. Bin civarında bitki çeşitliliğine sahibiz. Ayrıca bizim 500 metreden başlayıp 3 bin 300 metreye kadar yükselen bir yükselti farkımız var. Bunların hepsi bir araya gelince Gümüşhane’yi kelebekler açısından çok sıradışı bir coğrafya haline getiriyor.”“DÜNYADAKİ 12 ÜLKEDEN DAHA FAZLA TÜR GÜMÜŞHANE’DE VAR”Gümüşhane’de ki kelebek tür çeşitliliğinin İngiltere, İsviçre gibi 12 ülkenin çeşit sayısından daha fazla olduğunu vurgulayan Yalçın, “İrlanda 28, İngiltere 55, Norveç 99, İsveç 107, Finlandiya 116, Portekiz 118, Belarus 131, Polonya 151, Slovenya 167, Romanya 179, Sırbistan 193 ve İsviçre’nin 196 türe ev sahipliği yaptığı dikkate alındığında Gümüşhane’nin tür sayısı konusundaki zenginliği daha kolay anlaşılacaktır” dedi.Yalçın, Gümüşhane’de bilimsel olarak tanımlanan 5 endemik tür kelebek olduğunu, Türkiye’de ki 65 öncelikli kelebek alanından 5’inin de Gümüşhane’de olduğunu sözlerine ekledi.