Yerel Haberler
Gümüşhane
Kar kütlelerinden bahar çiçeklerine yürüdüler 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 08:58:56 Gümüşhane’de bahar mevsiminin en canlı günlerinde Torul ilçesinin büyüleyici coğrafyasında 12 kilometrelik unutulmaz bir yürüyüş gerçekleştirildi. 24 sporcunun katılımıyla Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki tarihi rotada ilerleyen ekip; kar kütleleri, bahar çiçekleri ve coşkuyla akan dereler eşliğinde doğanın kalbine yolculuk yaptı. Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) bu hafta sonu 24 sporcusuyla birlikte Torul ilçesinin Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki parkuru arşınladı. Etkinlik, Yücebelen köyü Büyük Silve Mahallesi’nden başladı. Araçlarından inerek hazırlıklarını tamamlayan sporcular, ilk olarak dünya çapında bir görselliğe sahip olan Livade Yaylası’na ulaştı. Burada fotoğraf çekimleri yaparak anı ölümsüzleştiren grup, ardından orman içi yollardan ilerledi. Kar kütlelerinin üzerinden geçip, çiçek tarlalarından yürüdüler Zaman zaman kıştan kalan kar kütlelerinin üzerinden geçen, zaman zaman ise yeni açan bahar çiçeklerinin arasından süzülen sporcular, Kirazlık köyünün Mezere bölgesi ile Çayırlar Yaylası’na ulaştı. Bölgenin gürül gürül akan dereleri ve bozulmamış mimarisi, katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Kurusakız sırtından Kirazlık köyünün Küskürme mahallesine ulaşan sporcular 12 kilometrelik yürüyüşü burada noktaladı. Katılımcıların "hayatım boyunca görmediğim manzaralar" olarak tanımladığı rota, Torul Barajı’nın eşsiz görüntüsüyle taçlandı. Yıllar sonra ilk kez dolu savaktan su tahliye eden barajın görkemi, yorgun sporcular için unutulmaz bir final ödülü oldu. "Doğada benliğimi buldum" Yürüyüşe katılan akademisyen Aleyna Gün, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisine dikkat çekti. Gün, yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katıldığını belirterek "Kendimi burada çok rahat hissediyorum, benliğimi buluyorum açıkçası. Şunu dile getirmek istiyorum; yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katılıyorum. Bu yürüyüşlere katılmadan evvel içimde bir boşluk hissediyordum, tanımlayamadığım bir şey vardı, bir eksiklik vardı. Şunu fark ettim; Aslında her şeyi günümüzde yüzeysel yaşıyoruz. Duygularımızı yüzeysel yaşıyoruz, hislerimizi yüzeysel yaşıyoruz. Ben şuna karar verdim sonrasında; o tozlu raflardan hislerimi kaldırıp tekrar hayatıma dahil ettim. Her çiçeğin rengi bana tekrardan hissettiğimi, yaşadığımı fark ettirdi" dedi. Akademisyen Fatma Cebeci Aydın ise "Patikanın içinde yer yer kar kütleleri vardı, üzerlerinden geçtik. Hemen yanı başında ise menekşeler ve sümbüller açmıştı. Elektriğin olmadığı, doğanın tam anlamıyla korunduğu yaylaları görmek paha biçilemezdi. Yağmur bizi ıslatsa da güneşin ve baharın tadını sonuna kadar çıkardık" diye konuştu. Niğde’den Gümüşhane Dağları için geldi Gümüşhaneli olan ancak Niğde’de çalışan Esin İnce, bu özel gezi için iki günlüğüne kente geldiğini belirtti. İnce, "Parkur o kadar güzeldi ki, yeşilin her tonunu gördük. Eski patikalar ve yayla evleri beni çok etkiledi. Özellikle daha önce görmediğim değişik çiçek türlerini keşfetmek harikaydı" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:32 Gümüşhane’nin kartal yuvası: Canca Kalesi Gümüşhane’de "kartal yuvası"nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane’yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı. Gümüşhane’nin en ikonik tarihi yapılarından birisi olan ve şehir merkezini sarp bir kayalık üzerinden kuşbakışı izleyen yaklaşık 1500 yıllık Canca Kalesi, bahar mevsimiyle birlikte doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaya başladı. Roma döneminden günümüze kadar ulaşan Canca Kalesi, son dönemde Gümüşhanelilerin ve turistlerin gözde mekanı haline geldi. Baharın gelmesiyle yeşile bürünen doğanın içinde, Harşit Çayı ve karlı dağ manzaraları eşliğinde kaleye çıkan vatandaşlar, bölgenin eşsiz güzelliklerini ölümsüzleştiriyor. Kenti 150 metre yükseklikten gören konumuyla ziyaretçilerine panoramik bir görsel şölen sunan kaleye çıkan vatandaşlardan Şener Odabaş, baharın gelmesiyle yeşillenen doğayı ve açan çiçekleri fotoğrafladı. "Ayaklarımız titredi ama değdi" Canca Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Odabaş, kalenin tarihi değerine vurgu yaparak herkesi bu alanı görmeye davet ederek şunları söyledi: "Süleymaniye Mahallesi üzerinden buraya geldik. Baharın gelişiyle ortalık yeşillendi, harika çiçekler var. Canca Kalesi’nden Gümüşhane’yi izlemek bambaşka bir keyif. Fotoğraf çekerken açıkçası yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya değer. Buraya bir seyir terası yapılması bölgeyi daha da güzelleştirecektir." Ziyaretçilerden Mehmet Kaçan ise Gümüşhane merkezinde yaşamasına rağmen kaleye ilk kez çıktığını belirtti. Kaçan, kalenin sunduğu manzarayı "müthiş bir ambiyans" olarak nitelendirdi. Bir yanlarında tarihi Süleymaniye Mahallesi, önlerinde Gümüşhane kent merkezi ve Harşit Çayı’nın bulunduğunu ifade eden Kaçan, yüksek kesimlerdeki kar manzarası ile şehir merkezindeki bahar havasının aynı karede buluştuğunu dile getirdi. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte baş döndürücü bir noktada olduklarını ifade eden Kaçan, "Gümüşhane’yi, Harşit Çayı’nı ve karlı zirveleri buradan izlemek müthiş bir duygu. Tam bir kuş bakışı seyir noktası" ifadelerini kullandı. Yükseklik Korkusu Olanlara Uyarı Ziyaretçiler, kalenin sarp yapısı ve uçurum kenarındaki konumu nedeniyle oldukça dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle fotoğraf çekmek isteyenlerin uçurum kenarlarına yaklaşırken temkinli olması gerektiğini belirten vatandaşlar, "Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı olabilir, dikkatli gelinmesi gereken bir yer" uyarısında bulundu. Canca Kalesi Deniz seviyesinden yaklaşık 1530 metre yükseklikte bulunan ve milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II.Justinyen tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunan Canca Kalesi, Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren stratejik bir savunma noktası olarak kullanıldı. Geçmişte bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı tahmin edilen kale, günümüzde ise Gümüşhane´nin en önemli turizm potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:03 Gümüşhane’de barajlar doldu, tonlarca su tahliye edilmeye başlandı Gümüşhane’de bol yağışlı geçen bahar aylarının ardından Torul ve Kürtün Barajları’nda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, fazla su tahliye edilmeye başlandı. Kentte etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte Harşit Çayı üzerindeki enerji üretim amaçlı Torul ve Kürtün Barajları tamamen doldu. Uzun yıllardır yağışların yetersiz olması nedeniyle istenilen seviyeye ulaşamayan barajlarda bu yıl su seviyesinin maksimum noktaya çıkmasıyla birlikte kapaklar açılarak yüksek miktarda su tahliye edilmeye başlandı. Barajlardan bırakılan su debisi nedeniyle oluşan manzara dikkat çekerken, çevre sakinleri ise yıllar sonra barajların tamamen dolmasının sevindirici olduğunu söyledi. Vatandaşlar, geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirterek bu yıl yaşanan yoğun yağışların hem doğa hem de enerji üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bu sene yağışlar barajlarımızı doldurdu" Kapaklar açılarak Torul Barajı üzerindeki fazla suyun tahliye edilmeye başlandığını söyleyen Kirazlık köyü sakini Hasan Altıparmak, "Bu sene bereket var. Herkes barajlar kuruyor susuzluktan öleceğiz diyordu ama Allah unutmaz bizi. Bak verdi yağmurları, doldu barajlarımız. Artık fazla su tahliye edilir hale geldi" dedi. Bayram Demirci de, "Önceki yıllarda yağmurlar azalmıştı, barajlar tam anlamıyla dolmuyordu. Ama bu sene iyi doldu, fazla su da tahliye ediliyor. Su bol isteyenlere verebiliriz" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:39 Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.
Gümüşhane’de 1 Mayıs Kutlamaları
01 Mayıs 2014 Perşembe - 16:44 Gümüşhane’de 1 Mayıs Kutlamaları Gümüşhane’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, davul zurna eşliğinde halaylar ve horonlarla kutlandı.Türkiye Maden İşçileri Sendikası Mastra Altın Madeni Temsilciliği tarafından organize edilen program kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü önünde toplanan yaklaşık 350 kişilik grup Cumhuriyet ve Hasanbey Caddesi üzerinden Zafer Meydanı'na kadar yürüdü.Ellerinde "Madenlerimizle gurur duyuyoruz", "Doğduğumuz yerde doymak istiyoruz", "Madencilik Gümüşhane'nin Geleceğidir", "Madenlerimiz Kapatılmasın", "Madensiz Sanayi Olmaz", "İzin sürecini sonuçlandırın, Madenimizi açın" yazılı dövizlerin taşındığı yürüyüşe Koza Altın’a bağlı Mastra Altın Madeni yöneticileri de katıldı. Sloganlar atarak yürüyüşü tamamlayan grup daha sonra Zafer Meydanı'ndaki alanda davul zurna eşliğinde halay ve horonlar çekti.Burada konuşan Maden İşçileri Sendikası Mastra İşyeri Temsilcisi Savaş Okçu, Gümüşhane’nin kalkınması için madenlerin şart olduğunu belirterek, “Ülke genelinde işsizliğin ve Gümüşhane’de ne durumda olduğunu biliyoruz. Gümüşhane’de arazimiz yok, sanayimiz yok, faaliyetimiz yok. Kalkınmamız için yalnızca madenlerimiz var. Bizde o madenlerimize sahip çıkacağız. Yaklaşık 7 yıldır Gümüşhane’de birkaç firmamız faaliyet göstermekte. Biz hakkımız olan işimizi ve ekmeğimizi, gerekçesi olmayan izinlerimizin de verilmesini istiyoruz” dedi.
Gümüşhane’de Karayolları Çalışmaları
29 Nisan 2014 Salı - 11:29 Gümüşhane’de Karayolları Çalışmaları Karayolları 10.Bölge Müdürü Selahattin Bayramçavuş, bölünmüş yol çalışmalarının devam ettiği Gümüşhane-Trabzon karayolunda büyük mesafe kat ettiklerini belirterek, Temmuz ayı içerisinde Zigana Dağına kadar olan bölümü tünelleri ve köprüleriyle birlikte tamamen bitirmeyi planladıklarını söyledi.Yaptığı açıklamada Zigana Dağı-Gümüşhane arası 31 kilometrelik kısmın 18 kilometresinin asfaltının yapıldığını ve tünellerdeki çalışmaların devam ettiğini belirten Bayramçavuş, “Ölüm Virajı” olarak adlandırılan ve bugüne kadar çok sayıda kazanın meydana geldiği Kürtün kavşağındaki tünellerden dağ tarafında olanın trafiğe açıldığını kaydetti.ÖLÜM VİRAJI TÜNELLE AŞILDIYaklaşık 2 hafta sonra da diğer tüpün açılacağını dile getiren Bayramçavuş, “Tüneller trafiğe açıldığında yıllardır ölümlere neden olan Kürtün kavşağından kurtulmuş olacağız. Mağara tünelleri ve Mescitli tünellerini de Haziran ayına kadar bitirmiş olacağız. Böylelikle Temmuz ayı içerisinde asfaltını da tamamlayarak yolun tamamının trafiğe açılmasını hedefliyoruz.” dedi.TERSUN DAĞI 12 AY AÇIK TUTULACAKGümüşhane’den Bayburt istikametine Kale’ye kadar olan bölgede de çalışmalar hızlandırdıklarını, buradaki tünel ve köprüleri de 2-2,5 ay içerisinde hizmete açacaklarını belirten Bayramçavuş, İkisu-Şiran yolunda da Tersun Dağı zirvesini sürekli açık tutacak şekilde planlama yaptıklarını ifade etti.Bundan sonra Tersun Dağı geçidinin hiç kapanmaması için 6 kilometrelik kısmı tamamlayıp, asfaltını da yaparak burada sürekli bir ekip bulunduracaklarını belirten Bayramçavuş, Tersun dağını yılın 12 ayı açık tutmayı, ayrıca kalan 4 kilometrelik kısmı da en kıza zamanda bitirmeyi planladıklarını söyledi.
Gümüşhaneli Dağcılar Kürtün’de Şelale Keşfine Çıktı
28 Nisan 2014 Pazartesi - 14:03 Gümüşhaneli Dağcılar Kürtün’de Şelale Keşfine Çıktı Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi sporcular, Kürtün ilçesinde bulunan Yel Değirmeni ve Karaağaç Şelalelerine kalabalık bir grupla yürüyüş düzenledi.Merkez, Kelkit ve Kürtün ilçelerinden toplam 34 sporcunun katıldığı yürüyüş, ilçeye bağlı Taşlıca köyünün Çatalkaya mahallesinden başladı.Araçlarla mahalleye ulaşan sporcular mahalle aralarından ve fındık bahçelerinden geçiş yaparak ilk olarak Deregözü Mahallesinde mola verdi. Burada mahalle sakinlerinden gelen çay teklifini geri çevirmeyen sporcular daha sonra Yel Değirmeni ve Karaağaç Şelalelerine ulaştı.Güneşli bir havada gerçekleşen yürüyüşte bölge coğrafyasının cömertçe kendini sergilediğini kaydeden GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut, halen aktif olan su değirmelerinde de inceleme fırsatı buldukları yürüyüşün toplam 15 kilometre olduğunu söyledi.Kürtün’ün güzelliklerinin her zaman gizemini koruduğunu belirten Akbulut, GÜDAK olarak zaman zaman buraya gerçekleştirdikleri yürüyüşleri bunları günyüzüne çıkarmak, kamuoyunun dikkatini bu bölgelere çekmek istediklerini belirterek, yürüyüşe gösterilen ilginin de bunun bir göstergesi olduğunu dile getirdi.Ard arda iki şelalenin bulunduğu bölgenin çok eski tarihlerden beri bilindiğini ifade eden Akbulut, uzun şelalenin Yel Değirmeni, kısa şelalenin ise Karaağaç Şelalesi olarak adlandırıldığını belirterek, kendilerine rehberlik eden köy sakinlerinin yöreyle ilgili sporcuları bilgilendirdiğini belirtti.Yürüyüşe 34 kişi gibi üst düzey bir katılımın gerçekleşmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Akbulut, yaklaşık 6 saat süren yürüyüşün yine Çatalkaya mevkiinde son bulduğunu da sözlerine ekledi.