Yerel Haberler
Gümüşhane
Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" 06 Mart 2026 Cuma - 09:30:59 Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Vali Tanrısever köy ziyaretlerine devam ediyor
16 Şubat 2024 Cuma - 23:49 Vali Tanrısever köy ziyaretlerine devam ediyor Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, geleneksel hale getirdiği köy ziyaretleri kapsamında bu hafta Şiran ilçesine bağlı köylerde gerçekleştirdiği inceleme ve ziyaretlerde gençleri köyde tutmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyledi. Her hafta bir gününü köy ziyaretlerine ayıran Vali Tanrısever, Şiran ilçesinde gerçekleştirdiği ve gece yarısına kadar devam eden programı kapsamında ilk olarak Yukarı Kulaca köyüne geldi. Burada köy muhtarı ve vatandaşlarla bir araya gelen Vali Tanrısever, vatandaşların tarım, turizm, ulaşım, iletişim ve diğer konularla ilgili talep ve sorunlarını dinledi. Daha sonra Selimiye köyüne geçen Vali Tanrısever, köylülerin talep ve şikayetlerini dinleyerek beraberindeki ilçe Kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan ve kurum yetkililerine çözülmesi için talimat verdi ve konuların takipçisi olacağını söyledi. Vali Tanrısever ve beraberindeki heyet daha sonra 2007 yılında şehit olan Piyade Er İrfan Celepci’nin kabrini ziyaret ettikten sonra babası Osman ve annesi Esme Celepci’yi Selimiye Köyündeki evlerinde ziyaret ederek dua edip Türk Bayrağı hediye etti. Buradan Yeniköy köyüne giden Vali Tanrısever, ilk olarak 2017 yılında köyün geçmiş kültürünü yansıtmak için yıllar önce köy sakinlerinin kullandığı aletlerinin yer aldığı müzede incelemelerde bulundu. Daha sonra Yeniköy ve civar köylerin muhtarları ve vatandaşlarla bir araya gelen Vali Tanrısever, vatandaşların başta iletişim olmak üzere altyapıya dair diğer taleplerini aldı. Program kapsamında son olarak Seydibaba köyüne giden Vali Tanrısever, eski okul binasında vatandaşların sorun ve taleplerini dinledikten sonra akşam geç saatlerde ziyaret programını tamamladı. “Özellikle genç nüfusu köylerimizde tutmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” Ziyaretlerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Tanrısever, “İlimize bağlı köylerin ziyaret programlarımız devam ediyor. Bugün Şiran ilçemizin Yukarı Kulaca, Selimiye, Yeniköy ve Seydibaba köylerimizi ziyaretleri ettik, köylülerimizle beraber olduk, dertlerini ve sıkıntılarını bizzat köylerinde kendilerinden dinleme fırsatı bulduk. Genelde alt yapıya dair sıkıntı ve sorunlarımız var. Devletimizin bize verdiği imkanlar çerçevesinde köylerimizin, vatandaşlarımızın bütün sorunlarını çözerek, köylerimizi kalabalıklaştırmak daha yaşanılabilir yerler haline getirip özellikle genç nüfusu köylerimizde tutmak için elimizden gelen her şeyi, Kaymakamlıklarımızla, İl Genel Meclisi üyelerimizle, vatandaşlarımızla birlikte yapmaya çalışacağız, gayret edeceğiz” dedi.
Beyin kanaması geçiren 112 yaşındaki hasta riskli operasyon sonrası sağlığına kavuştu
15 Şubat 2024 Perşembe - 18:36 Beyin kanaması geçiren 112 yaşındaki hasta riskli operasyon sonrası sağlığına kavuştu Gümüşhane’de 112 yaşındaki Gülhanım Nas isimli hasta, ilerlemiş yaşına rağmen Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde geçirdiği başarılı beyin ameliyatıyla sağlığına tekrar kavuştu. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yaşayan Gülhanım Nas (112), geçen hafta Cuma günü yakınları tarafından vücudunun sağ tarafında kuvvet kaybı ve bilinç bulanıklığı şikâyetiyle Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Beyninde kanama olduğu tespit edilen 112 yaşındaki Nas daha sonra Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Beyin Cerrahı Op. Dr. Bedrettin Özsoy tarafından muayene edilen yaşlı kadının beyin zarının altında yaklaşık 3 santimetre kalınlığında büyük bir kanama tespit edildi. Ameliyat gerektiren ve 112 yaşındaki bir hasta için çok riskli olabilecek operasyon için hasta yakınlarını bilgilendiren Op. Dr. Özsoy, anestezi ekibinin çalışmasıyla hastayı tamamen uyutmadan sadece kafa derisinin uyuşturulmasıyla ameliyata aldı. Yaklaşık 1 saat süren başarılı operasyonun ardından yoğun bakım servisine alınan Gülhanım Nas, hızlı bir iyileşme süreci geçirerek 1 gün sonra servise alındı. Vücudunun sağ tarafındaki kuvvet kaybı ve bilinç bulanıklığı şikâyeti gerileyen hastanın yakınları da başarılı ameliyat nedeniyle doktor ve sağlık ekibine teşekkürlerini iletirken, yaşlı kadının hafta sonu taburcu edileceği öğrenildi. “112 yaşındaki bir hasta için oldukça riskli bir ameliyattı” Ameliyatın ardından 112 yaşındaki hastanın şikâyetlerinin gerilediğini ifade eden Op. Dr. Bedrettin Özsoy, “Teyzemiz geçen hafta Cuma günü sağ tarafında kuvvet kaybı, bilinç bulanıklığı şikâyetleriyle Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ve yoğun bakıma alındı. Daha sonra Salı sabahı hastanemize geldiler. Beyin zarının altında yaklaşık 3 santimetre kalınlığında büyük bir kanaması vardı. Hastamız 112 yaşında. Bu yaş bu ameliyatlar için özellikle anestezi alması için çok ileri bir yaş. Bu ameliyat daha genç yaşlarda daha az riskli bir ameliyat ama 112 yaşındaki bir hasta için oldukça riskli bir ameliyattı. Hasta yakınlarını bu konuda bilgilendirdikten sonra ameliyatın yapılmasını istediler. Salı günü ameliyatını gerçekleştirdik, hastanemizde deneyimli bir anestezi ekibimiz var onlar hastayı entübe etmeden sadece kafa derisi uyuşturularak yapılan bir anestezi tekniğiyle yaptık. Bu şekilde hayatını daha az riske sokacak bir ameliyat yapmaya çalıştık. Sonrasında yoğun bakıma aldık orada da Murat hocamız vardı çok ilgilendi hastayla, ertesi gün hastamız toparlayınca servise aldık. Hastamızla ilgileniyoruz bu süreçte hem yakınları hem de biz, ameliyattan sonra konuşmasında açılma oldu, güç kaybı da geriledi. Zor bir ameliyattı ama şu an ameliyatı kaldırdı ve daha iyi oldu. Önümüzdeki günlerde de taburcu edeceğiz” dedi. “İlerleyen yaşına rağmen hocamız ve sağlık çalışanları sayesinde ameliyat başarılı geçti” Başarılı operasyondan dolayı doktor ve sağlık ekiplerine teşekkürlerini ileten Gülhanım Nas’ın torunu Barış Nas, “Yoğun bakıma kaldırıldığında beyin kanaması geçirdiğini söylediler. Biz de akrabalarımızın yurtdışında olması sebebiyle onları bekledik daha sonra hocamızla konuşarak Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne getirdik. Daha sonra ameliyat olmasına karar verdik. Çok şükür ameliyattan başarıyla çıktı, gözlerini açtı. Eğer ameliyat olmasaydı ölüme terk edebileceğimizi söyledi biz de riskleri göze alarak ameliyat olmasına karar verdik. Hocamıza ve ekibine teşekkür ederiz. Şu anda gayet iyi konuşabiliyor, kendini ifade edebiliyor ve hareket edebiliyor. İlerleyen yaşına rağmen hocamız ve sağlık çalışanlarının emekleriyle birlikte ameliyatı başarıyla atlattık. Teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. Yıldönümü kutlandı
15 Şubat 2024 Perşembe - 14:41 Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. Yıldönümü kutlandı Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. Yıldönümü düzenlenen törenlerle kutlandı. Törende 29 pare top atışı gerçekleştirildi. Tören Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’na Gümüşhane Valiliği ve Gümüşhane Belediyesi’ne ait çelenklerin sunumuyla başladı. 29 pare top atışı eşliğinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından 15 Temmuz Zafer Meydanı’ndaki kutlama programına geçildi. Burada devam eden etkinlikte ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği kutlama mesajı okundu. Günün anlam ve önemine dair bir konuşma gerçekleştiren Belediye Başkanı Ercan Çimen, “Bugün Gümüşhane’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yılı. Türklerin ebedi yurdu Anadolu üzerinde gözü olan düşman devletler tarih boyunca hep karşımıza çıkmışlardır. Gümüşhane, Anadolu Türklüğünün en önemli köşelerinden biridir. Bu aziz toprakları 1916 Haziran ve temmuz aylarında Ruslar işgal etmişlerdir. İşgal uzun sürmemiş, ordumuz ve milletimizin kahramanca mücadelesi sonunda 15 Şubat 1918 tarihinde güzel Gümüşhane’miz düşman esaretin kurtarılmıştır” dedi. Başkan Çimen’in konuşmasının ardından Gaziler adına Gazi Ercan Kömürcü tarafından da konuşma gerçekleştirildi. Programda daha sonra Gümüşhane gazileri adına Gazi Hüseyin Cahit Kaya tarafından Vali Alper Tanrısever’e Türk bayrağı, Gazi Celil Tanguroğlu tarafından Belediye Başkanı Ercan Çimen’e şehrin anahtarı, Gazi Gazi Kaanoğlu tarafından İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Serhat Demiral’a kurtarılmış yurt toprağı hediye edilirken, protokol üyeleri de gazilere buket takdim etti. Kanuni Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Sudenaz Parlak tarafından okunan ‘Kahramanlık’ şiirinin ardından halk oyunları ekibi gösterilerini sergilerken, Kurtuluşu Yaşamak temalı yarışmalar ve Kurtuluş Koşusunda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Burada gerçekleştirilen kutlama programının sonunda ise Gümüşhane Atlı Spor Kulübü ve GÜMOFF Off-Road Kulübü tarafından geçiş töreni düzenlenerek, vatandaşlara kavurma ikram edildi. Etkinlik kapsamında Kemaliye Camiinde şehitler için mevlid okutulurken, Süleymaniye Mahallesi’nde Gümüşhane Belediyesi tarafından restore edilen Zeki Kadirbeyoğlu Konağı ve Paşa Hamamının açılışı gerçekleştirildi.
Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıldönümü kutlandı
15 Şubat 2024 Perşembe - 14:37 Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıldönümü kutlandı Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıldönümü düzenlenen törenlerle kutlandı. Törende 29 pare top atışı gerçekleştirildi. Tören Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtı’na Gümüşhane Valiliği ve Gümüşhane Belediyesi’ne ait çelenklerin sunumuyla başladı. 29 pare top atışı eşliğinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından 15 Temmuz Zafer Meydanı’ndaki kutlama programına geçildi. Burada devam eden etkinlikte ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği kutlama mesajı okundu. Günün anlam ve önemine dair bir konuşma gerçekleştiren Belediye Başkanı Ercan Çimen, “Bugün Gümüşhane’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yılı. Türklerin ebedi yurdu Anadolu üzerinde gözü olan düşman devletler tarih boyunca hep karşımıza çıkmışlardır. Gümüşhane, Anadolu Türklüğünün en önemli köşelerinden biridir. Bu aziz toprakları 1916 Haziran ve temmuz aylarında Ruslar işgal etmişlerdir. İşgal uzun sürmemiş, ordumuz ve milletimizin kahramanca mücadelesi sonunda 15 Şubat 1918 tarihinde Güzel Gümüşhane’miz düşman esaretin kurtarılmıştır” dedi. Başkan Çimen’in konuşmasının ardından Gaziler adına Gazi Ercan Kömürcü tarafından da konuşma gerçekleştirildi. Programda daha sonra Gümüşhane gazileri adına Gazi Hüseyin Cahit Kaya tarafından Vali Alper Tanrısever’e Türk bayrağı, Gazi Celil Tanguroğlu tarafından Belediye Başkanı Ercan Çimen’e şehrin anahtarı, Gazi Gazi Kaanoğlu tarafından İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Serhat Demiral’a kurtarılmış yurt toprağı hediye edilirken, protokol üyeleri de gazilere buket takdim etti. Kanuni Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Sudenaz Parlak tarafından okunan ‘Kahramanlık’ şiirinin ardından halk oyunları ekibi gösterilerini sergilerken, Kurtuluşu Yaşamak temalı yarışmalar ve Kurtuluş Koşusunda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Burada gerçekleştirilen kutlama programının sonunda ise Gümüşhane Atlı Spor Kulübü ve GÜMOFF Off-Road Kulübü tarafından geçiş töreni düzenlenerek, vatandaşlara kavurma ikram edildi. Etkinlik kapsamında Kemaliye Camiinde şehitler için mevlid okutulurken, Süleymaniye Mahallesi’nde Gümüşhane Belediyesi tarafından restore edilen Zeki Kadirbeyoğlu Konağı ve Paşa Hamamının açılışı gerçekleştirildi. (UA-RE-ÖS-Y)
Gümüşhane’de 35 yıldır tek eliyle tesbih diziyor
14 Şubat 2024 Çarşamba - 09:54 Gümüşhane’de 35 yıldır tek eliyle tesbih diziyor Gümüşhane’de yaşayan Musa Bulgur, çocuk yaşlarda sol kolunun kesilmesine rağmen sabır gerektiren tesbihçilik mesleğini 35 yıldır tek eliyle ustalıkla sürdürüyor. Karaer Mahallesi’nde bulunan küçük bir dükkânda tesbihçilik mesleğini 35 yıldır sürdüren Musa Bulgur’un kolu 7 yaşında kangren olmasından dolayı dirseğinden kesildi. Küçük yaşta kolunu kaybetmesine rağmen hayata küsmeyen Bulgur, zeytin çekirdeklerinden tesbih yaparak bu mesleğe merak saldı. Uzun bir süre hobi olarak devam ettiği tesbihçiliği, emekli olduktan sonra dükkân açarak mesleği haline getiren 70 yaşındaki Musa Bulgur, insanların iki elle bile yaparken zorluk çektiği tesbihçiliği tek eliyle kusursuz şekilde yapmasıyla takdir topluyor. “Sağlam adamın yapamayacağı işi ben yapıyorum” Tesbihçiliğin sabır istediğinin altını çizen Musa Bulgur, “7 yaşında okula gidip geldiğim bir günde düştüm ve kolumu kırdım. Ondan sonra kolumu bağladılar, tutmadı kangren oldu ve kestiler. Çocukluk zamanlarımda zeytin çekirdeklerini taşla kenarlarını düzelterek daha sonra büyük iğneyle delerek tesbih dizmeye başladım. Kendimizi böyle alıştırdık. Daha sonra buraya geldim okula gittim. Okulu bitirdikten sonra dükkân açtım. O dönem Devlet Su İşleri’nde çalıştım daha sonra emekli oldum. 35 yıldır tesbih diziyorum. Bu işi yapmak sabır ister. Sabırsız olursan, sinirli olursan bunları dizemezsin. Bendeki sinir başkaydı buna kafayı verince o siniri de atlattım. Ben kendimi alıştırdım, öyle insanlar var ki gözleri görmüyor ama neler yapıyorlar. Ben de elimden gelen her şeyi yapıyorum. Sağlam adamın yapamayacağı işi ben yapıyorum” dedi. Musa Bulgur’un iki eli olan insanın yapamayacağı bir işi yaptığını dile getiren Selçuk Gün (45) ise “Yaklaşık 30 senedir tanıyorum Musa amcayı. Eski dükkânını da biliyorum. Tek koluyla birlikte iki eli olan adamın yapamayacağı işleri yapan tanıdığımız bir amcamız. Ben dizemem, başkası dizemez ama o diziyor işte” diye konuştu.
Köylerinde sondaj yapılan halk, tek su kaynaklarını korumak için harekete geçti
10 Şubat 2024 Cumartesi - 16:56 Köylerinde sondaj yapılan halk, tek su kaynaklarını korumak için harekete geçti Gümüşhane’nin Yeşilyurt köyünde maden araması yapan bir firmanın köyün tek içme suyu kaynağı yakınında yaptığı sondaja tepki gösteren köy sakinleri, köye ulaşım sağlanan tek yolu trafiğe kapattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Yeşilyurt köyü sakinleri, köylerinde yapılan maden arama çalışmalarının köyün tek su kaynağına zarar verdiğini söyleyerek tepki gösterdi. Bugün öğle saatlerinde köy girişinde toplanan vatandaşlar, köy yolunu kapatarak özel maden firmasına ait araçların geçişini engelledi. Köyde maden aramasına karşı çıkmadıklarını ifade eden Yeşilyurt sakinleri, sadece köy su kaynağına yakın bölgedeki aramaların durdurulması için ilgili kurumlara başvuruda bulunduklarını fakat söz konusu firmanın belirlenen sınırların dışına çıkarak aramayı sürdürdüğünü söyledi. İl Özel İdaresi tarafından su kaynağının arama bölgesinin dışına çıkarıldığını fakat firmanın buna uymadığını söyleyen Yeşilyurt köyü sakini Adem Çilenk, “Bizim köyümüzde maden arama sondaj çalışmaları var. Firmalar geldiler köyümüzde maden arıyorlar. Bizim burada küçük bir bölgede bir su kaynağımız var, dedik ki bu su kaynağının olduğu bölgeyi sondaj aramalarının dışına çıkarın diğer bölgelerde istediğiniz kadar arama yapabilirsiniz, biz de size yardımcı olalım dedik. Bizi hiç dinlemediler halk olarak biz bu konudan rahatsızız. Köyümüzde su sıkıntısı var. İnsanlar burada tarım yapıyorlar, yaşıyorlar bu insanların suya ihtiyaçları var ve bu su da çok küçük bir alandan çıkıyor. Biz bu konuyla ilgili kurumlarla diyaloğa girdik, bize yardımcı oldular fakat bunlar kimseyi dinlemiyor. Biz İl Özel İdaresi’ne başvurduk, vali beyin de emriyle bir taslak hazırlandı, bir bölge çıkarıldı. Bizim su kaynağımızın olduğu bölge proje dışına çıkarıldı. Sondajı bu alanda yapmayacaksınız, bu alanın dışında yapabilirsiniz dediler. Fakat bunlar kurumları bile geri plana attılar. Bu sondajları yaparken kimyasal madde kullanıyorlar, bunlar yer altı sularımıza zarar veriyor. Su kirleniyor, burada insanlarımız yaşıyor, hayvanlar var, insanlar su içiyor bu gerçekten sakıncalı bir durum. En son bunlar kurumları bir tarafa bırakınca biz köylü olarak burası bizim köyümüz dedik, bunu istemiyoruz dedik. Biz suyumuza ve köyümüze sahip çıkacağız. Tapulu alanımızdan yolları geçiyor, biz bu yolu kapattık ve onları köyümüze koymayacağız” dedi “Burası Türkiye Cumhuriyeti, herkes kurallara uymak zorunda” Bölgedeki tek su kaynağını korumak için mücadele ettiklerini söyleyen Mehmet Koyun, “İlk günden bu yana bu köy halkının hiçbir zaman maden çıkarılmasına karşı olmadığını, sadece bu köyün tek bir su kaynağı olduğu için içme ve sulama sularına dokunulmaması için, İl Özel İdaresi’nin çizdiği alan dışına çıkılmamasını istedik. Fakat onlar ilk günden itibaren devletin onlara sağladıkları imkânlara uymadılar. Tamamen asılsız ve ihbarsız iş yaptılar. Belgeleri işlemleri yaptıktan sonra iş işten geçtikten sonra alıyorlar. Dün Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden geldiler ve onlara kullandıkları maddelerin yanlış olduğunu buranın içme, sulama suyuna ve insanlara zarar vereceğini söylediler. Bunun üzerine kullandıkları malzemeyi değiştirdiler. Demek ki bu zamana kadar bizi zehirlediler. Biz güçlüyüz istediğimizi yaparız diyorlar. Burası Türkiye Cumhuriyeti burada kanun var kural var, herkes bunlara uymak zorunda. İnsanları küçük göremezler, insanları tehdit edemezler. Burası Türkiye Cumhuriyeti, burası Gümüşhane, burası da Gümüşhane’nin bir köyü buradaki bu halkı kimse tehdit edemez” diye konuştu.