Yerel Haberler
Gümüşhane
Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı 22 Şubat 2026 Pazar - 10:35:04 Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı. Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı. "Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var" Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım" Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 11:17 Sahurda onları görenler şaşırıyor Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde geçtiğimiz yıl başlatılan anlamlı gelenek, bu yıl da üniversiteli gençlerin omuzlarında yükseliyor. Ramazan ayının kadim geleneklerinden biri olan ramazan davulculuğu Gümüşhane’de üniversite öğrencilerinin gönüllü katılımıyla modern bir çehre kazanıyor. Gümüşhane Üniversitesi Kürtün Meslek Yüksekokulu tarafından geçtiğimiz yıl hayata geçirilen proje, bu yıl da aynı heyecanla devam ediyor. Davullar Geleceğin Ateş Savaşçılarına Emanet Özkürtün Beldesi sokaklarını sahur vaktinde şenlendiren isimler, bu yıl da Kürtün Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğrencilerinden seçildi. Alperen Altuntaş, Soner Evsen, Yusuf Sobay, Merve Köse ve Esma Şimşek’den oluşan "öğrenci davulcular" ekibi, ramazan ayının manevi iklimini mahalle mahalle gezerek vatandaşlara ulaştırıyor. İtfaiyecilik gibi disiplin ve özveri isteyen bir bölümde eğitim gören gençlerin, gönüllü olarak bu geleneği üstlenmesi belde halkı tarafından takdirle karşılanıyor. Özkürtün Belediyesi ve üniversite iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, sadece bir uyandırma hizmeti değil, aynı zamanda üniversite-şehir kaynaşmasının en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ritimleriyle sahurun sessizliğini bozan gençler Ramazan’ın paylaştıkça çoğalan birlik ve beraberlik ruhunu mahalle mahalle gezdiriyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:26 Gümüşhane’nin Kırıklı köyünde 22 yıldır ücretsiz iftar veriliyor Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kırıklı köyünde, Ramazan ayı boyunca yoldan geçenlere ücretsiz iftar yemeği verme geleneği 22 yıldır aralıksız sürdürülüyor. Gümüşhane-Kelkit-Köse kavşağı üzerinde yer alan Kırıklı köyünde, 2004 yılında dönemin muhtarı Alim Aşkın’ın bir kamyon sürücüsünün peynir ve zeytinle oruç açtığını görmesiyle başlattığı iftar ikramı, köy halkının desteğiyle yıllardır devam ediyor. Her yıl Ramazan ayı boyunca iftar vaktinde köye gelenlere dört çeşit sıcak yemek ikram edilirken, bu yıl da iftar sofraları yoldan geçen sürücü ve yolcular için kuruluyor. Uygulama, toplumsal dayanışmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak öne çıkıyor. Köy sakinleri, bu 22 yıllık geleneğin köy halkı ile hayırseverlerin katkılarıyla sürdürüldüğünü belirterek, aynı dayanışma ve birlik duygusuyla Ramazan’ın sonuna kadar devam edeceğini kaydetti. "22 yıldır hayırsever vatandaşlarımız sayesinde geleneğimiz sürüyor" Köy halkının destekleriyle geleneğin 22 yıldır sürdüğünü ifade eden Kırıklı köyü Muhtarı Fikret Bulut, "Çeyrek asırdır devam eden bu geleneğimiz, inşallah bundan sonra da sürecek. Bu gelenek, bir kamyoncunun peynir, ekmek ve zeytinle iftarını açtığını gören Alim Aşkın’ın köy halkıyla istişare etmesiyle başladı. O günden bugüne gönlü güzel, vatanını seven, hayırsever insanların destekleriyle devam ediyor. Bizler de burada onları temsil ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Sizlerin sayesinde hem Gümüşhane’yi hem de köyümüzü tanıtmış oluyoruz. Bu da Gümüşhane’nin bir gururudur" dedi. Kırıklı köyü muhtarının kendisini yol üzerinde durdurarak iftara davet ettiğini söyleyen kamyon şoförü Sezgin Yüksel de, "Tokat’tan yük aldım, Trabzon’a gidiyorum. Muhtarımız sağ olsun beni durdurdu, ‘İftarını burada aç, öyle git’ dedi. Ben de kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu benim için sürpriz oldu. Sağ olsun muhtarımız iftarımı burada açmamı sağladı. Daha önce böyle bir uygulama görmemiştim. Gerçekten çok güzel bir gelenek" diye konuştu. "İnsanlara yemek ikram edebilmek için büyük bir gayret gösteriyorlar" Gümüşhaneli olarak köy sakinlerinin böyle bir geleneği sürdürdükleri için mutlu olduğunu dile getiren Celal Torun, "Bu geleneği daha önce kulaktan kulağa duyuyordum ama çok detaylı bilgim yoktu. Yaklaşık üç yıl önce oğlum buradan geçerken muhtarımız tarafından durdurulup iftar verilmiş. O gün bizi aradı, ‘Baba ben Gümüşhane Kırıklı Köyü’ndeyim, burada iftar veriyorlar’ dedi. Biz de Gümüşhaneli olarak gururlandık, mutlu olduk. İnsanları durdurup bir lokma ekmek, bir yudum su ikram edebilmek için büyük bir gayret var. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç: "Ülkeyi yönetsin dedikleri Kılıçdaroğlu’na demediklerini bırakmıyorlar"
04 Aralık 2025 Perşembe - 21:26 Bakan Tunç: "Ülkeyi yönetsin dedikleri Kılıçdaroğlu’na demediklerini bırakmıyorlar" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gümüşhane’de temasları kapsamında ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu. Muhalefete yüklenen Bakan Tunç, "Ülkeyi yönetsin diye öne attıkları Kılıçdaroğlu’na şu an demediklerini bırakmıyorlar. Bu iktidar olsaymış ne olacakmış?" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çeşitli ziyaretlerde bulunmak için Gümüşhane’ye geldi. Program kapsamında ilk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret eden Bakan Tunç, Vali Aydın Baruş ve il protokolüyle şehirde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Valilik ziyareti sonrası Gümüşhane Adliyesi’ni de ziyaret eden Bakan Tunç, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı Ziya Burak Gürgah ve savcılarla toplantı yaparak adliyedeki işleyiş ve ihtiyaçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ardından Gümüşhane Barosu’nu ziyaret eden Tunç, kentte görev yapan avukatlarla bir araya gelerek sohbet etti. Programın devamında AK Parti Gümüşhane İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Bakan Tunç, burada basın açıklaması yaparak kentteki temaslarına ve ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu. "Türkiye’yi terörden kurtaracağız" Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye’yi terörden de kurtaracağız. Bu konuda kararlıyız. Milletimizin büyük bir beklentisi var. 41 yıldan bu yana bu ülkenin gelişmesinin, kalkınmasının önünde çok büyük engel oldu terör örgütü. Maalesef bugün o trilyonlarca kaynağı biz teröre harcamasaydık bu ülkenin, bu milletin cebinde olacaktı, milletin refahına harcanacaktı. İşte gördüğümüz şu son 23 yılda yapılan eserler belki yıllar önce hayata geçmiş olacaktı. Maalesef kaynaklarımız gitti. Sadece kaynaklarımız mı? Asıl önemlisi canlarımız gitti. Binlerce şehit verdik. Asker, polis, sağlık memuru, doktor... Büyük acılar yaşadık. Bundan sonra bu acıları yaşamayalım istiyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz daha güvenli bir geleceğe baksın diyoruz. Bunun için de büyük bir mücadele veriyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız daha iktidara gelir gelmez Olağanüstü Hali kaldırarak bir normalleşme sürecini başlattı. Sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, ülkemizin bütün vatandaşları için temel hak ve özgürlükleri alabildiğine genişletti. Dolayısıyla yasakları kaldırdı ve bugün geldiğimiz noktada teröre mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesi ve diğer alanlardaki çalışmalar ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine getirdi bizi. Geçen sene Ahlat’ta yapılan konuşma, yine bu sene yapılan Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘iç cepheyi güçlendirelim’ vurgusu, yine Sayın Bahçeli’nin geçen sene grupta yaptığı çağrıyla beraber terör örgütünün fesih kararı ve silah bırakma sürecine geldi nokta. Meclis’te kurulan komisyon, milletvekillerimiz bu süreci sahiplendi. Büyük bir uzlaşmayla önemli toplantılar yaptı, görüşler alındı. Her kesimin, sivil toplumun, ilgili kurumların görüşleri alındı ve kurumlarımız, ilgili bakanlıklar, istihbarat teşkilatımız tam bir koordinasyon içerisinde bu süreci bugünlere kadar getirdik ve bundan sonra da bu sürecin kalıcı olmasıyla ilgili olarak çabamızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Sürecin başarısız olmasını isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" Terörün tüm unsurlarıyla bitirilmesi için çalışmaların süreceğini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Tabii bu süreci sekteye uğratmak isteyenler, kesintiye uğratmak isteyenler, bu sürecin başarısız olmasını isteyenler, içte ve dışta şer şebekeleri var. Türkiye’nin ilerlemesini istemeyenler, Türkiye’nin yine terör belasıyla baş başa kalmasını isteyenler, Türkiye düşmanları her zaman vardır. O nedenle biz o düşmanlara karşı uyanık olacağız ve onlara fırsat vermeyeceğiz. Hiçbir sabotaja fırsat vermeyeceğiz. Şehit ailelerimiz, gazilerimiz onlar Terörsüz Türkiye için canlarını ve kanlarını verdiler. Biz onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Ve milletimizin istemediği hiçbir şey yapmayacağız. Milletimiz ne istiyorsa bugüne kadar onu yaptık, bundan sonra da onu yapacağız inşallah. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Ve terörü gerek içerde, gerek dışardaki unsurlarıyla beraber yok edinceye kadar çalışmamızı sürdüreceğiz ve bu noktada Türkiye’nin daha huzurlu bir geleceğe kavuşması noktasındaki çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz inşallah" dedi. "Ülkeyi yönetsin dedikleri Kılıçdaroğlu’na demediklerini bırakmıyorlar" Açıklamasında muhalefete de yüklenen bakan Tunç, "Muhalefetin durumunu görüyorsunuz. Yani kendilerine faydaları yok. Kendi içlerindeki tartışmalar, yolsuzluk tartışmaları, kongre tartışmaları... Yani 2 yıl önce sürekli bu ülkeyi yönetsin diye öne attıkları Kılıçdaroğlu’na şu anda demediklerini bırakmıyorlar. Bu iktidar olsaymış ne olacakmış? Nasıl bir parti? Yani böyle bir ülkeyi yönetme kabiliyetleri var mı bunların? Yok. Onun için milletimizden hiç kopmadan... Bizim başarımızın sebebi milletimizden kopmamamız değerli arkadaşlar. Bizim AK Parti’mizin 23 yıldan bu yana iktidarda kesintisiz iktidarını sürdürmesinin sebebi milletten kopmaması. Eğer milletten uzaklaşırsak, milletin taleplerine duyarsız kalırsak o zaman millet de bize duyarsız kalır. Bunu zaten yapmayız. Dolayısıyla inşallah milletimizin taleplerini yerine getirmek için çalışıyoruz" diye konuştu. AK Parti İl Başkanlığını ziyaretinin ardından Bakan Tunç son olarak Gümüşhane Belediyesi’ni ziyaret ederek programını sonlandırdı. Ziyaretlere Bakan Tunç’un yanı sıra bakan yardımcıları, Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Daire Başkanı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü de katıldı.
Gümüşhane’de yarım saat arayla meydana gelen iki kazada 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı
01 Aralık 2025 Pazartesi - 13:16 Gümüşhane’de yarım saat arayla meydana gelen iki kazada 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı Gümüşhane’de aynı mevkide yarım saat arayla meydana gelen iki ayrı kazada 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Özcan Mahallesi’nde meydana gelen ilk kazada, Gümüşhane’den Trabzon istikametine seyir halinde olan M.E.T. (19) idaresindeki 61 DE 434 plakalı otomobil, Harşit-18 Köprüsü üzerinde sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle köprünün korkuluklarını yıkarak yaklaşık 25 metreden dere yatağına düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Araçtan çıkarılan sürücü M.E.T. ve yolcu Hasan Öztürk (54) hastaneye sevk edilirken, Hasan Öztürk hastaneye kaldırılmak istenirken yolda hayatını kaybetti. Kazadan yaklaşık 30 dakika sonra 750 metre uzaklıktaki Hacıemin Mahallesi Hacıemin 3 Tüneli içinde ikinci kaza meydana geldi. Trabzon istikametine giden H.Y. yönetimindeki 61 ND 480 plakalı otomobil ile Gümüşhane istikametine seyir eden N.G. idaresindeki 29 AAC 162 plakalı araç tünel içinde henüz bilinmeyen nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 29 AAC 162 plakalı otomobil takla atarak durabildi. İki sürücü de olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken, hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi. Öte yandan 61 ND 480 plakalı otomobilin sürücüsü H.Y.’nin araç içerisinde sağlık ekiplerini beklediği ve telefonla yakınlarını arayarak kazayı haber verdiği anlar kaydedildi.
İtalyan Erasmus öğrencileri Gümüşhane’de pestil-köme ustası oldu
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:04 İtalyan Erasmus öğrencileri Gümüşhane’de pestil-köme ustası oldu İtalya’dan Gümüşhane’ye gelen Erasmus öğrencileri, Gümüşhane’nin yöresel pestil-köme yapım aşamalarını yerinde inceleyerek, kendi ürünlerini yaptı. O anlar renkli görüntülere sahne oldu. Gümüşhane Mareşal Çakmak Sosyal Bilimler Lisesi, Erasmus programı kapsamında İtalya’nın Genova kentinden gelen 12 öğrenci ve 2 öğretmene ev sahipliği yaptı. Bir haftalık programda kültür gezilerinden çok üretim atölyesi öne çıkarılırken, öğrencilerin en çok ilgi gösterdiği etkinlik pestil-köme yapım atölyesi oldu. Gümüşhane Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir üretim tesisine giden İtalyan öğrenciler Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzetlerinin kaynatılması, serilmesi ve kurutulması gibi aşamaları yerinde gördü. Öğrencilerin tesiste pestil ve köme yapımına yardım etmesi de renkli anlara sahne oldu. "Kültürümüzü tanıyıp çok özel deneyimler kazanıyorlar" Projenin öncülüğünü yapan Mareşal Çakmak Sosyal Bilimler Lisesi İngilizce öğretmeni Funda Kuvvet Yılmaz, "Aslında biz bu projeye eTwinning projesi olarak başladık. Hocamız İtalya’dan bulunan bir okuldan ortağımızdı. Sonrasında kendileri yurtdışında gidecek okul aradıklarını söylediler ve biz de buraya davet ettik. Bir hafta Gümüşhane’de bizimle olacaklar, 12 İtalyan öğrenci ve 2 öğretmen ile birlikte hem eğitim öğretim hem de kültürel faaliyetlerle birlikte güzel bir hafta geçireceğiz. Türk kültürü deyince aklımıza yemek kültürü geliyor. Gümüşhane’de de tabi ki pestil-köme tatlılarımız var. Biz bunları tanıtmak istedik. Atölye aşamasını, tadını ve nasıl yapıldığını görmeleri için farklı bir etkinlik olsun istedik. Sadece okul için değil okul dışında da bir çalışma yapmak istedik. Bence gayet iyi üstesinden geliyorlar. Dün de geleneksel Türk okçuluğunu denediler orada da çok iyiydiler. Kültürümüzü tanıyıp güzel deneyimler kazanıyorlar" dedi. Proje ortaklarından İtalyan öğretmen Silvia Gaggero da, "Biz daha önce Funda hoca ile birlikte bir projede çalıştık 2 yıl önce. Burada olmaktan çok mutluyum. İnsanlar çok cana yakın, arkadaş canlısı, güzel vakit geçiriyoruz. Ben yaparken biraz zorlandım ama öğrencilerim gayet iyiydi" diye konuştu. "Süreç biraz karışık ama yapımı kolaydı" Türkiye’ye ve Gümüşhane’ye gelmekten duydukları memnuniyeti dile getiren İtalyan öğretmen Chiara Saracco , "Bu biraz keşfetmekle alakalı bir durum. Bu ürünleri gelip burada tecrübe etmek çok farklı, tatmak ayrı güzeldi. Süreç biraz karışık ancak buradaki yapım aşaması kolaydı" ifadelerini kullandı. İtalyan öğrenci Margherita Ferraro ise, "Genelde tatlıdan çok hoşlanmıyorum ama bu tatlı çok hoşuma gitti çok sevdim. İlk önce malzemeyi içerisine koyduk ve katladık" ifadelerini kullandı. "Kentimizin yöresel lezzetlerini tanımalarını istedik İtalyan öğrencileri tesislerine davet eden Ahmet Atalay, "Öğrencilerimiz tarihi ve turistik yerleri gezmişken biz de Gümüşhane’nin yöresel lezzetlerini tanısınlar diye fabrikamıza davet ettik. Geldiler, imalat aşamasını gördüler hatta kendileri yaptılar. Margarita bu kısımda çok iyiydi" dedi. İtalyan öğrenci Anna Paola Maffei, "Buraya pestillerin nasıl yapıldığını görmeye geldim. İçeriğinin ne olduğunu bilmiyorum ama nasıl yapıldığını öğrendim" dedi. Pestili yapmakta zorlandığını söyleyen öğrenci Aurora Hyseni, "İtalya’nın Cenova kentinden buraya geldim farklı kültürleri keşfetmek amacıyla ve pestil yapmak için buradayım. İtalya’da böyle bir tatlımız yok gerçekten çok güzel ve yapması zor. Türkiye ve Gümüşhane çok güzel. Geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu.
Boşanma aşamasındaki eşine bıçakla saldıran şahıs adliyeye sevk edildi
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:49 Boşanma aşamasındaki eşine bıçakla saldıran şahıs adliyeye sevk edildi Gümüşhane’de dün akşam saatlerinde boşanma aşamasındaki eşine sokak ortasında bıçakla saldıran şahsı ellerindeki meyve kasaları ile karşı koyan ve bir kadın cinayetini önleyen esnaflar yaşadıkları o anları anlattı.Gümüşhane Karaer Mahallesi Atatürk Caddesi’nde dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, O.K. henüz bilinmeyen bir nedenle boşanma aşamasındaki 29 yaşındaki eşi Nigar Kaya’yı bir iş yerinin önünde aniden saldırarak bıçakla yaraladı. Çevredeki vatandaşlar ve esnaf saldırganı uzaklaştırırken, yaralanan kadın sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.O anlar çevredeki güvenlik kamerasına da yansıdı. Görüntülerde O.K.’nin, Nigar Kaya’yı arkadaşlarıyla konuştuğu sırada arkadan yaklaşarak aniden bıçakladığı ve çevredeki esnafın olaya koşarak meyve kasalarıyla müdahale ettiği görülürken, olaya müdahale eden esnaflar o anları anlattı."Bir kahramanlık olarak değil, vatandaşlık görevi olarak gördük"Bıçaklama olayında eline aldığı meyve kasasıyla saldırganı etkisiz hale getiren esnaflardan Muhammet Faruk Köprülü (23), "Dün akşam saatlerinde 2 kızın kaçtığını gördüm. Ben de o anda dükkanın önündeydim. Bir şey olduğunu anladım ve buraya geldim. Şahıs kadını zaten bıçaklamıştı ancak biz geldiğimiz zaman hiçbir şekilde müdahale edemedi. Buradaki İbrahim Şeker isimli esnaf abimiz elinde kasayla adamı uzaklaştırmıştı ben de elime bir kasa aldım ve adamı etkisiz hale getirdik. Daha sonra polisler gelip aldı. Kanlar içerisindeydi, kadını o halde gördükten sonra adamla ilgileniyorduk. Biz müdahale etmeseydik tekrar tekrar bıçaklayacaktı. Biz bunu bir kahramanlık olarak değil de vatandaşlık görevi olarak görüyoruz. Belki de biz müdahale ettiğimiz için iyi, mutluyum. İyi olmasında bir katkımız varsa ne mutlu bize" dedi.Manav çalışanı İsmetullah Osmanı (21) da, "Ben manavın içerisindeydim, bir bağırtı duydum. 2 kızın koşuşunu gördüm. Dışarıya çıktığımda şahsın elinde bıçağı gördüm. Çok kötü saldırıyordu. O arada bizim patronumuz İbrahim Şeker elindeki kasayla müdahale etti ve saldırgana vurdu şahsı durdurdu. Ablamızı kurtarmaya çalıştı, başka bir esnaf daha geldi ikisi de aynı anda canlarını siper etti, ablayı korumaya çalıştılar. Daha sonra polis ekipleri gelerek şahsı aldılar" diye konuştu.Öte yandan O.K. isimli şahıs bugün emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.