Yerel Haberler
Gümüşhane
Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz 06 Mart 2026 Cuma - 22:41:43 Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
06 Mart 2026 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Bu tekstil atölyesindeki çalışanların tamamı kadın
18 Ocak 2024 Perşembe - 16:07 Bu tekstil atölyesindeki çalışanların tamamı kadın Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde atıl vaziyette bulunan eski otogar binası tekstil atölyesine dönüştürüldü. Sadece yurtdışına satış gerçekleştiren atölyede çalışanların tamamı ise kadınlardan oluşuyor. Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever’in de katıldığı etkinlikte edilen duadan sonra kesilen kurdelenin ardından atölye hizmete açıldı. Kelkit Belediyesi tarafından atıl vaziyette bulunan eski otogar binasının yatırımcı Osman Kurt’a tahsis edilmesiyle birlikte üretime başlayan tekstil atölyesinde üretilen ürünlerin tamamı başta İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa, İsviçre olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilirken, çalışanların tamamının kadın olması nedeniyle de kadın istihdamına büyük katkı sağlanıyor. “Hem cari açığın kapatılmasına vesile olacak, hem de istihdam sağlayacak” Sadece yurtdışına satış gerçekleştirecek atölyenin kadın istihdamına sağladığı katkıdan memnuniyetini dile getiren Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, “Yatırımcımız bundan 2 yıl önce Kelkit’e gelmiş, Kelkit’te ufak bir mekânda üretime başlamış daha sonra daha büyük bir yer ihtiyacı duymuş kaymakamlığımıza ve belediyemize müracaat etmiş ve belediye de kendisine daha büyük bir yer temin etmiş. Şu anda 85 kişi ilerleyen dönemlerde de 100 kişi çalıştıracak. Sadece yurtdışına ihracat yapacak. Hem cari açığın kapatılmasına vesile olacak hem istihdamı sağlayacak. Özellikle kadınlarımızın ve genç kızlarımızın kollarına altın bilezik takılacak, yeni bir meslek öğrenecekler. Hem burada para kazanacaklar hem de aile bütçelerine katkıda bulunacaklar” dedi. “Bizim hedefimiz kadınları istihdam etmekti” Atıl vaziyetteki otogar binasını 3 ayda bir işletme haline getirdiklerini söyleyen İşletme sahibi Osman Kurt, “Bizim hedefimiz burada kadın istihdamıydı. Biz onu gerçekleştirdik burada. Yapmış olduğumuz ürünler de İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa, İsviçre benzeri Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Ekonomik olarak bir katkıda bulunuyoruz, bu insanlar kendi hayatları üzerinde planlamalar yapıyorlar, her şeyden önce kadın burada ekonomik özgürlüğünü kazandı, ailesine katkıda bulundu, düşüncelerini gerçekleştirdi, istediğini almaya başladı bununla birlikte de Kelkit ilçesinde ekonomide katkıda bulunuyor. Şu an eğitim alanlarla birlikte 84 kadın burada çalışıyor. Burası eski otogar olarak atıl vaziyetteydi 3 ayda bu hale getirdik” diye konuştu. Sevdiği işi yapmaktan mutluluk duyduğunu aktaran tekstil atölyesi çalışan Zeynep Yegin ise “Burada makineciyim, ustamız bize ne verirse ona göre yapıyorum. Güzel şeyler yapıyoruz, güzel şeyler üretiyoruz. Çok kaliteli ve çok güzel ürünler var Kelkit’imiz için çok güzel oldu. Kadınların gelişmesi, evine katkıda bulunması çok çok güzel bir şey. Erkeğine yardımcı olması, ihtiyaçların alınması, çocuklara yardım etme konusunda çok çok güzel. Sevdiğim işi yaptığım için de çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Pazara giden konfeksiyon yüklü minibüs dereye yuvarlandı: 1 yaralı
17 Ocak 2024 Çarşamba - 11:41 Pazara giden konfeksiyon yüklü minibüs dereye yuvarlandı: 1 yaralı Gümüşhane’nin Kürtün ilçesindeki halk pazarında sergi açmaya giden konfeksiyon ürünleri yüklü minibüs Süme Deresine yuvarlandı. Kazada araçta sıkışan sürücü yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Trabzon’dan Erikbeli-Kürtün karayolunu kullanarak Kürtün ilçe merkezindeki pazarda konfeksiyon ürünleri yüklü 61 S 4133 plakalı Ford Transit minibüsüyle sergi açmaya giden Ahmet Tost (66), Bağlama köyü kavşağında buzlanma sonucu kayganlaşan yolda aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek virajı alamayıp yaklaşık 30 metrelik mesafeden Süme Deresine yuvarlandı. Sabah erken saatlerde gerçekleştiği tahmin edilen kazada derenin içinde kalan minibüsü saatler sonra Bağlama köyüne yol çalışması yapmak için giden İlçe Özel İdare Müdürlüğü ekipleri fark ederek 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye giden Jandarma, Kürtün Belediyesi ve Özkürtün Belediyesi İtfaiye ekipleri ile 112 Acil Sağlık ekipleri yağış nedeniyle su debisi artan derenin ortasında kalan minibüste torpido ile koltuk arasında ayakları sıkışan sürücü Tost’u kurtarmak için dereye girerek çalışma yaptı. AFAD ekiplerinin gelmesinin ardından kurtarılan sürücü olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından Kürtün Devlet Hastanesinde tedavi altına alınırken sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Bin 700 seçmenli mahallede 10 muhtar adayı tartışma konusu oldu
17 Ocak 2024 Çarşamba - 09:22 Bin 700 seçmenli mahallede 10 muhtar adayı tartışma konusu oldu Gümüşhane’de yaklaşık bin 700 seçmenli Oltanbey Mahallesi’nde seçime aylar kala 10 muhtar adayının çıkması tartışma konusu oldu. Mahallede seçime kadar muhtar aday sayısında artış beklenirken vatandaşlar muhtarlığın meslek haline gelmemesi gerektiğini savundu. Gümüşhane’nin merkezinde bulunan ve neredeyse tamamının kooperatiflerden oluştuğu Oltanbey Mahallesi’nde seçime aylar kala 10 muhtar adayı çıktı. Hazırlanan son listelere göre yaklaşık bin 700 seçmenin yer aldığı mahalle 4 cadde ve 7 sokaktan oluşurken vatandaşlar kent genelindeki mahalle muhtarlığı adaylıklarında artış olduğunu söyleyerek, muhtarlığın meslek haline gelmemesi gerektiğini savundu. “Muhtar maaşları asgari ücretle yarışmamalı” Muhtarlara verilen maaşın fazla olduğunu ve bu durumun muhtarlıkları meslek haline getirdiğini savunan Oltanbey Mahallesi mevcut muhtarı ve muhtar adayı Emir Osman Yılmaz, “Oltanbey Mahallesi şu anda şantiye diyebileceğimiz bir yapıya sahip biz de bununla yıllardır mücadele ediyoruz zaten. Mahallemizde ortalama 1700 seçmenimiz var. Ben mevcut muhtar olarak şunu söyleyeyim bence maaş yüksek, bunu meslek haline getirmemeliydi devletimiz. Birileri mevcut işlerinin zorluğundan yorulmuş olacak ki bu yönde bir hamle ile kendilerine maaş bağlatmaya çalışıyorlar. Bu maaş için yapılacak bir iş değil. Meslek olmamalı. Bir de bizim mahallemizde gecekondu yok, cadde sayımız az ve hep kooperatiflerden oluşması insanlar için daha kolay bir muhtarlık düşüncesi doğuruyor. Silah deniliyor, muhtarlara silah verilmesi de yanlış bence. Bunun dışında maaş diyebiliriz, asgari ücretle yarışmamalı bence. Belediyeler tarafından bir ofis tahsis edilmeli ve sadece ofis giderleri karşılanmalı diye düşünüyorum” diye konuştu. “Belediyelerin sorumluluk bölgelerinde muhtarlığa gerek yok” Muhtar adaylarının genelde maaş için aday olduklarını söyleyen Zeki Bıçakçı, “Genelde maaş için bu kadar aday olduğunu düşünüyorum. Belediyelerin kontrolüne olan yerlerde de devlete yük olduklarını düşünüyorum, yöneticilerin buna bir an önce dur demesi lazım. Köylerde muhtarlıklar olabilir ama belediyeler zaten hizmetini veriyor. Bu kadar muhtar adayının birinci sebebi maaş yani başka bir neden yok yani, hizmet daha sonra geliyor” dedi. “Maaş alayım, silahı belime takayım düşüncesi yanlış” Mahallesini güzelleştirmek isteyenlerin aday olması gerektiğini ifade eden Alper Tunga Çakır, “Ben aslında fazla ya da az olarak görmüyorum. Ben de mahallem için düşünüyorum burada peyzaj düzenlemesi yapalım, nasıl faydalı olabilirim diye. Bunu düşünen insan sayısı fazlaysa bence bu iyi bir şey ama sırf ben de maaş alayım ben de silahı belime takayım şeklinde düşünen fazlaysa bu tabi ki çok kötü bir şey” ifadelerini kullandı.
Ambulans helikopter minik Erva Asel için havalandı
15 Ocak 2024 Pazartesi - 17:07 Ambulans helikopter minik Erva Asel için havalandı Gümüşhane’de tedavi gördüğü hastanede solunum sıkıntısı nedeniyle entübe edilen 6 yaşındaki Erva Asel Yakışır, Ankara’ya gönderilmek üzere ambulans helikopterle Trabzon’a götürüldü. Gümüşhane Devlet Hastanesi çocuk servisinde akciğer enfeksiyonuna bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle tedavi gören ve durumunun kötüleşmesi üzerine entübe edilen 6 yaşındaki Erva Asel Yakışır’ın tedavisi için Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevkine karar verildi. Trabzon’dan havalanan Sağlık Bakanlığı’na bağlı ambulans helikopterle Trabzon’a götürülen minik Erva Asel, buradan da ambulans uçakla Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilecek. Bakanlığın hızlı bir şekilde olumlu görüş ilettiğini dile getiren Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Emre Karataş, “Hastanemizde yatan bir çocuğumuzun durumunun kötüleşmesi üzerine entübe edildi. Çevre illerde çocuk yoğun bakımı için yer aradık herhangi bir yer bulamamamızdan dolayı Ankara ile iletişime geçtik. Ankara’da yer bulunmasının ardından helikopter ve uçak ambulansla naklini gerçekleştirmek için bakanlığımızla görüştük. Olumlu dönüş yapılmasının ardından servisten ambulansla helikopter ambulansla Trabzon’a buradan da uçak ambulansla birlikte Ankara’ya naklini gerçekleştireceğiz” dedi.
Gümüşhane’nin 2023 yılı asayiş rakamları belli oldu
15 Ocak 2024 Pazartesi - 15:37 Gümüşhane’nin 2023 yılı asayiş rakamları belli oldu Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, 2023 yılı değerlendirme toplantısında kentin asayiş rakamlarını paylaşarak, “Tüm Gümüşhaneli vatandaşlarımızın hizmetkarıyız. Vatandaşlarımızın yanında, yakınında ve her zaman yardımında olmaya devam edeceğiz” dedi. Valilik Toplantı Salonunda İl Emniyet Müdürü Taner Cömert, İl Jandarma Komutanı Albay Serhat Demiral’ın katıldığı toplantıda rakamları gazetecilerle paylaşan Vali Tanrısever, “Sayın İçişleri Bakanımızın talimatlarıyla özellikle terör, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucuyla mücadele, organize suç örgütleriyle mücadele, okul ve okul çevrelerinin güvenliği, kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlar ve trafik kazalarının önlenmesine yönelik 6 başlıkta ülke çapında ve Gümüşhane ilimizde olağanüstü bir gayret gösterdik” dedi. “Terör örgütlerine şehirde 75, kırsalda 178 olmak üzere toplam 253 operasyon gerçekleştirdik” Başta bölücü terör örgütü PKK ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine yönelik şehirde ve kırsalda operasyonların devam ettiğini kaydeden Vali Tanrısever, “2023 yılında şehirde 75, kırsalda 178 olmak üzere toplam 253 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlar sonrasında gözaltına alınan 13 kişiden 2’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca bölücü terör örgütünün geçmiş dönemde kullandığı barınma alanlarına yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan çeşitli ekipman ve yaşam malzemeleri ele geçirilmiştir. Bununla birlikte FETÖ/PDY, DAEŞ ve aşırı sol örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar ile bu örgütlerin ilimizde yeniden yapılanmalarına izin vermedik” diye konuştu. “368 göçmenin ilimizde yerleşmesine izin verilmedi” Düzensiz göçmenlere yönelik vatandaşlarımızın hassasiyetinin farkında olduklarını hatırlatan Vali Tanrısever, “Her ne kadar ilimiz göçmen kaçakçılığı rotasında bulunmasa da göçmen kaçakçılığına yönelik 2023 yılında gerçekleştirilen 28 operasyonda gözaltına alınan 14 organizatörden 6’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 organizatör adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Ve 368 düzensiz göçmen hakkında işlem yapılarak geri gönderme merkezlerine sevki sağlandı. Yani 368 göçmenin ilimizde yerleşmesine izin verilmedi” ifadelerini kullandı. “Uyuşturucuyla mücadele kapsamında 141 operasyon gerçekleştirdik” Uyuşturucuyla mücadelenin artarak devam ettiğini, geçtiğimiz yıla göre 2023 yılında operasyonları yüzde 34 artırdıklarını ifade eden Vali Tanrısever, “Bununla birlikte talebin azaltılmasına yönelik tüm kurumlarımız koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Biz uyuşturucuyu gençlerimizin ve bütün vatandaşlarımızın hayatından uzak tutmak için olağanüstü gayret gösteriyoruz. Okullarımızın çevresini her türlü kötülüğe karşı steril hale getirdik. Bütün okulları kolluk personellerimize zimmetledik. Takibini de yapıyoruz. 2023 yılında uyuşturucunun arzına yönelik operasyonlarımızı yüzde 34 arttırarak toplam 141 operasyon gerçekleştirdik” dedi. “Kendini devletten güçlü gibi göstermeye çalışan hiçbir çetevari yapılanmaya izin vermedik, vermeyeceğiz” Her ne kadar Gümüşhane’de çok fazla karşılaşılmasa da tüm organize suç örgütlerine karşı operasyonların devam ettiğini vurgulayan Vali Tanrısever, “Kendini devletten güçlü gibi göstermeye çalışan hiçbir çetevari yapılanmaya izin vermedik, vermeyeceğiz. Bu kapsamda 23 organize suç örgütüne karşı operasyon gerçekleştirdik. Operasyon sonucunda 47 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 22’si tutuklanmış 17’si adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış 3 organize suç çetesi çökertilmiştir. Ülkemizi mali açıdan zarara uğratan her türlü kaçakçılık faaliyetlerine yönelik operasyonlarımız devam etmektedir. Bu kapsamda sahte alkol, kaçak sigara ve tütün, makaron yakalanmasına yönelik faaliyetlerimizi devam ettireceğiz” diye konuştu. “Bir önceki yıla göre yüzde 63 artırarak 321 aranan şahsın yakalanmasını sağladık” Bütün vatandaşlarımızın kendisini huzur ve güvende hissetmesinin tek amaçları olduğunun altını çizen Vali Tanrısever, “İçişleri Bakanlığımızın vizyonu Türkiye’nin huzurudur. Aslında Gümüşhane ve Gümüşhaneliler bu vizyona ulaşmıştır. Huzur ve güvenin sağlanmasına yönelik öngörücü, önleyici kolluk faaliyetlerimize devam ediyoruz. İnsanın olduğu yerde suçun da olduğu malumunuzdur. Suçun işlenmesinden sonra ise toplumsal, kişisel ve tabii ki kamusal adaletin sağlanması için en kısa sürede suçların aydınlatılmasına yönelik çaba sarf ediyoruz. Bu kapsamda kişilere karşı işlenen suçlarda yüzde 97, mal varlığına karşı işlenen suçlarda ise yüzde 82 gibi çok yüksek oranlara ulaşmış durumdayız. Ayrıca çeşitli suçlardan yakalanma kararları olan ve aramızda dolaşan şahısların yakalanmasına yönelik kolluk faaliyetlerimizi artırdık. Kolluğumuzun bu kapsamda yaptığı yakalama istatistiklerini haftalık, aylık ve yıllık olarak takip ediyor ve bakanlığımız ile paylaşıyoruz. Yakalama miktarlarımızı bir önceki yıla göre yüzde 63 artırarak 321 aranan şahsın yakalanmasını sağladık” ifadelerini kullandı. 6284 sayılı kanun kapsamında ailenin bütünlüğünün korunması, kadına yönelik şiddet ve çocuklarımıza yönelik her türlü suçu da önemsediklerini ve bu konuda kolluk kuvvetlerinin özel eğitimli personeli tarafından bu suçlara müdahale edildiğini kaydeden Vali Alper Tanrısever, “İlk amacımız bu suçların önlenmesine yönelik toplumsal bir farkındalık oluşturmaktır. Bunu da kısmen başarmış durumdayız. Her ne kadar olay sayımız yüzde 8 ve tedbir kararımız yüzde 20 artsa da ihbarların müessif bir olay vuku bulmadan alınması ve hayatını kaybeden vatandaşımızın bulunmaması memnuniyet vericidir” dedi. “Terör örgütlerinin propagandasını yapan 387 hesap kapatılmış ve hesap sahipleri hakkında adli işlem başlatılmıştır” Yurt içinde ve yurt dışında sürdürülen başarı operasyonlarla bitme noktasına gelen ve kafalarını inlerinden çıkaramayan terör örgütleri ile siber alanda da mücadelenin devam ettiğini vurgulayan Vali Tanrısever, “Bu kapsamda siber alanda terör örgütlerinin propagandasını yapan 387 hesap kapatılmış ve hesap sahipleri hakkında adli işlem başlatılmıştır” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yıl internet üzerinden gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık olaylarının tüm Türkiye’de olduğu gibi Gümüşhane’de yüzde 35 oranında artarak 187 olay meydana geldiğini belirten Vali Tanrısever, “Bunun önlenmesine yönelik vatandaşlarımıza eğitim faaliyeti düzenliyoruz ve bilgilendirme mesajları atıyoruz. Buradan tekrar vatandaşlarımızı uyararak bilmedikleri kişi ve hesaplara para göndermemelerini, şüphe ettiklerinde en kısa sürede 112 Acil Çağrı merkezine ulaştırmalarını talep ediyoruz” dedi. “379 kazada 8 vatandaşın hayatını kaybetti, 649 vatandaş yaralandı” Başta meralarda olmak üzere her türlü kaçak yapılaşmaya karşı da kontrol ve denetim faaliyetlerine aralıksız devam edeceklerini vurgulayan Vali Tanrısever, geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi trafik kazalarının ve trafik kazası kaynaklı ölümlerin azaltılmasına yönelik eğitim, denetim ve kontrol faaliyetlerinin gece gündüz her türlü hava ve yol koşullarında arttırarak sürdürüldüğünü, buna rağmen trafik kazalarının yüzde 31 arttığını ve 2023 yılında Gümüşhane il genelinde toplam 379 kaza meydana geldiğini, 7 ölümlü kazada 8 vatandaşın hayatını kaybettiğini ve 371 yaralanmalı kazada 649 vatandaşın yaralandığını söyledi. Vali Tanrısever, terör, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu, organize suçlar, kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlar ile trafik kazalarına yönelik 6 başlıkta mücadelelerinin her türlü alan ve şartta devam edeceğini belirterek, “Tüm Gümüşhaneli vatandaşlarımızın hizmetkarıyız. Vatandaşlarımızın yanında, yakınında ve her zaman yardımında olmaya devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Gümüşhane’de bir evin teras ve çatı katı alevlere teslim oldu
14 Ocak 2024 Pazar - 01:05 Gümüşhane’de bir evin teras ve çatı katı alevlere teslim oldu Gümüşhane’de bugün akşam saatlerinde bacanın tutuşması sonucu çıkan yangında evin teras katı ve çatısı kullanılamaz hale geldi. Yangın İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle diğer katlara ulaşmadan söndürüldü. Edinilen bilgiye göre Torul ilçesine bağlı Bahçelik köyünün İkisu-Şiran Karayolu kenarındaki Mesire Mahallesi’nde Hüsnü Tümer’e ait evin teras ve çatı katında akşam saatlerinde bacadan çıktığı değerlendirilen yangın meydana geldi. Akşam saatlerinde ev sakinleri dışarıda sesler duyup kapıya çıktıklarında evlerinin teras katının alev aldığını görünce komşularına ve 112 Acil Servis ekiplerine bilgi verdi. Komşuların ve köylülerin zorlukla yaptıkları ilk müdahalelerin ardından yangına Gümüşhane ve Torul Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale etti. Yaklaşık 3 saatlik mücadelenin ardından kontrol altına alınan yangında teras katı ve çatı küle döndü. Yangın esnasında çatı katında bulunan tüpün de patlaması sonucu alevlerin göğe yükseldiği yangında eşyaların tamamı ve çatı kullanılamaz hale geldi. Yangında sıçrayan alevler giriş katındaki bazı eşyalara zarar verip mutfağı yakmaya başladığı sırada İtfaiye ekiplerinin yetişmesiyle yangının büyümesi engellendi. Uzun süren çalışmaların ardından söndürülen yangın evde büyük çapta maddi hasar verdi. Öte yandan yangının bacadan çıkan kıvılcımların teras ve çatı katta bulunan malzemeleri tutuşturması sonucu başladığı öğrenildi.
Yıllardır baraja atılan çöpler nedeniyle başları dertte
13 Ocak 2024 Cumartesi - 09:47 Yıllardır baraja atılan çöpler nedeniyle başları dertte Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bulunan Köprübaşı Mahallesi sakinlerinin başı Torul Baraj Gölüne atılan çöpler nedeniyle dertte. Mahalle sakinleri vatandaşların su kaynaklarına çöp atmamalarını söyleyerek, yetkililerden çözüm istiyor. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bulunan ve enerji üretimi amacıyla kurulan Torul Baraj Gölü kıyısında bulunan Köprübaşı Mahallesi, baraj gölüne bilinçsiz kişilerce atılan atıklar nedeniyle çöplüğe döndü. Uzun yıllardır baraj gölünün suyunun arttığı dönemde yüzeyde bulunan ve suyun azaldığı dönemde de kıyıya vuran çöpler nedeniyle rahatsızlık duyduklarını dile getiren mahalle sakinleri çözüm bekliyor. Hayvanların da bulunduğu bölgede sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini aktaran mahalleli, insanların su kaynaklarını kirletmemesi gerektiğini söyledi. “Hayvanlar bile pis olduğu için buraya inmek istemiyor” İnsanların su kaynaklarına attıkları çöpler nedeniyle yıllardır bu görüntüyle yaşamak zorunda olduklarını aktaran Köprübaşı Mahallesi Muhtarı Serkan Atasu, “Burada sular dolunca ve sular çekilince bu pisliği sürekli çekiyoruz, çirkin bir görüntü de oluyor. Yetkililerin buna bir çözüm bulmasını istiyoruz. Çevre kirliliği ve pislik, hayvanlar bile pis olduğu için buraya inmek istemiyor rezillik yani başka bir şey değil. Su kaynakları azalıyor, insanlarımızın su kaynaklarına çöp atmamasını istiyoruz” dedi. “Çöp yiyen koyunum burada öldü” Hayvancılık yaptığı için hayvanlarının arazide dolaştığını ve çöpler nedeniyle büyük zorluklar yaşadığını dile getiren Köprübaşı Mahallesi sakini Bahri Baydar, “Dışardan burayı gösteren insanlar diyor ki en pis mahalle burası. Bu pisliğin sebebi Gümüşhane’den ve Torul’dan insanların dereye attığı çöpler. Benim burada arazim var, tavuklarım, ineklerim buzağılarım burada oluyorlar geçenlerde benim bir tane koyunum burada çöp yedi ve öldü. Biz insanların çöp atmamasını istiyoruz. Devletimizin veya belediyenin de pisliğin yukarı gelmemesi için bir çözüm bulmasını istiyoruz. Tel mi çekiyorlar ne yapıyorlarsa artık. Vatandaşlardan da çöplerini dereye değil de çöpe atmalarını istiyoruz” diye konuştu.
Asırlık konakta yaşayan 3 kardeş bir tarihi ayakta tutmaya çalışıyor
12 Ocak 2024 Cuma - 09:10 Asırlık konakta yaşayan 3 kardeş bir tarihi ayakta tutmaya çalışıyor Gümüşhane’de 1800’lü yılların ortasında inşa edilen tarihi Aksoy Konağı’nda yaşayan 3 kardeş, bir tarihi ayakta tutmaya çalışıyor. Kent merkezinde birçok tarihi konağa ev sahipliği yapan Gümüşhane’de 1800’lü yılların ortasında inşa edildiği tahmin edilen Aksoy Konağı, yapısal özellikleriyle tarihi Gümüşhane konaklarının karakteristik özelliklerini taşıyor. Korunması gereken taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen asırlık yapı, kentin en eski konakları arasında yer alıyor. Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesi’nde yaşayan dedelerinin şimdiki kent merkezine göç etmesinin ardından Aksoy Konağı’nı inşa ederek yaşamlarını burada sürdürmeye başladıklarını söyleyen Mustafa Gürbüz Aksoy (75), kardeşleri Şaban Metin Aksoy ve Hamdi Aksoy’la birlikte yaşadıkları konağı asla terk etmeyeceklerini söyledi. “Ben bu konak olmadan yaşayamam” Dedelerinin Süleymaniye Mahallesi’nden kent merkezine göç ettiğinde konağı inşa ettiklerini söyleyen Mustafa Gürbüz Aksoy, “Benim anne ve babam Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesi’nde yaşıyorlardı. Daha sonra buraya gelip yerleştiler. Dedem bu konağı yaptırdı onlar da geldiler buraya yerleştiler. Benim bu konakta çocukluğumda da yaşantım çok güzeldi. Bahçeyle uğraşıyordum, kardeşlerimle, eski komşularımızla sohbet ediyordum. Şimdi bir komşu arasan bulamıyorsun, sohbet edemiyorsun, evlerine gitmeye çekiniyorsun eskiden böyle değildi. Eskiden yanımızda Karabeyler konağı vardı birleşirdik, ikindi çaylarımızı, akşam çaylarımızı içerdik, otururduk, muhabbet ederdik. Benim burada bir günüm çok güzel geçiyor, hiç sıkılmıyorum. Allah göstermesin burası yıkılsa ya da bir apartman olsa hayatta yaşayamam. Ben bu konağı terk edemem ki bu babadan ve dededen bize kalan bir emanet” dedi. Konakta yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu söyleyen Şaban Metin Aksoy (74) da, “Küçüklüğümüz, büyüklüğümüz hep burada geçti. Konakta yaşayanlar çok rahat. Tabi ki bu konağa bir şey olmasın isterim ama işte bizden sonrakilerin bilecekleri iş” diye konuştu.