TEKNOLOJİ - 17 Kasım 2015 Salı 10:55

Anonymous'tan IŞİD'e savaş ilanı!

A
A
A
Anonymous'tan IŞİD'e savaş ilanı!

Hacker grubu Anonymous, Fransa'yı kana bulayan IŞİD'e karşı savaş açtı!

Hacker topluluğu Anonymous, Cuma günü Paris'te gerçekleştirilen terör saldırılarını üstlenen IŞİD'e karşı savaş açtığını duyurdu.

IŞİD'in infaz ve diğer şiddet içerikli görüntüleri yaymak üzere interneti kullandığı biliniyor. Anonymous ise bir dizi tweet ve bir YouTube videosuyla yaptığı açıklamada, IŞİD'le ilgili web trafiğini izleyerek bilgi çalmak istediğini ve IŞİD'i internetin dışına çıkmaya zorlayacağını söyledi. #OpParis kampanyası amacına ulaşırsa, IŞİD en önemli silahlarından biri olan interneti elinden yitirmiş olacak.

Grup, Pazar günü yayınladığı bir videoda, Fransızca konuşan maskeli bir spiker aracılığıyla şunları söyledi: "Muazzam siber saldırılar bekleyin. Savaş ilan edildi. Hazırlanın."

Anonymous'un saldırıları genellikle belge sızdırma, "dağıtılmış hizmeti engelleme" saldırısı yoluyla web sitelerini çökertme şeklinde ortaya çıkıyor. Grupun daha önceki hedefleri arasında Ku Klux Klan, ABD'de ölen askerlerin cenazesinde protesto yapan Westboro Baptist Kilisesi, Monsanto ve Koch Industries bulunuyor. Anonymous, zaman zaman ülke yönetimlerini de karşısına alabiliyor.

Siber güvenlik sektöründe Anoynmous'un bu girişiminin başarıya ulaşıp ulaşmayacağıyla ilgili yapılan tahminler ise karışık.

Kaynak: Chip

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi Belediyesi Alzheimer Gündüz Bakım Evi 3. yılını kutladı BURSA (İHA) – Osmangazi Belediyesi bünyesinde hizmet veren Alzheimer Gündüz Bakım Evi (ALBAM), üçüncü yılını üyelerin katılımıyla düzenlenen özel ve renkli etkinliklerle kutladı. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) çatısı altında faaliyet gösteren ve üç yılı geride bırakan Alzheimer Gündüz Bakım Evi için anlamlı bir program düzenledi. BAREM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen yıl dönümü etkinliği, üyelerin yeteneklerini sergilediği görüntülere sahne oldu. ‘Dolu Dolu 3 Yıl’ temasıyla gerçekleştirilen program, merkezde yürütülen çalışmaları yansıtan sunumla başladı. Ardından ALBAM üyelerinden oluşan koro, Türk müziğinin seçkin eserlerini seslendirdi. Performanslarıyla beğeni toplayan üyeler, gençlik yılları ile günümüz hallerini yansıtan görsel gösterim sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Program kapsamında hemşire Cansu Önol tarafından Alzheimer hastalığına ilişkin bilgilendirme yapıldı. "Üyelerimizin Sosyalleşmesi Çok Önemli" Etkinliğe katılan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, üyelerin coşkusuna ortak oldu. Alzheimer hastalığına yönelik yürütülen çalışmaların önemine dikkat çeken Yıldızhan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Alzheimer hastalığının kesin bir tedavisi bulunmuyor. Ancak hastalığın seyrinin yavaşlatılması ve yaşam kalitesinin artırılması adına farkındalık çalışmaları büyük önem taşıyor. Buraya gelen üyelerimizin sosyalleşmesi çok kıymetli. Evde yalnız kalan bireylerde yaşanan sıkıntılar, burada kurulan sosyal bağlar sayesinde azalıyor." Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, etkinlik alanında sergilenen ALBAM üyelerine ait el emeği eserleri de inceledi. Program sonunda, ALBAM üyelerinin aileleri tarafından Osmangazi Belediyesi yetkililerine desteklerinden dolayı çiçek takdim edildi. ALBAM çalışanlarının mesajlarıyla devam eden kutlama, üçüncü yıla özel hazırlanan pastanın kesilmesiyle sona erdi.
Rize Atmacacılığın serüveni Bıldırcın tutmak için sabunlu suyla yola çıkılan ve böcekle küçük kuş, küçük kuşla atmaca tutularak geçmişten bugüne gelen atmacacılık sevdası giderek büyüyor. Doğadaki av-avcı zinciri, kimi zaman dikkat çekici bir döngüyle anlatılıyor. Sabunlu suyun toprağa dökülmesiyle ortaya çıkan danaburnu böceği, küçük kuşların ilgisini çekerken; küçük kuşlar atmacanın hedefi oluyor, atmaca ise bıldırcın avında rol alıyor. Bu anlatım, doğada her canlının bir diğerine bağlı olduğu hassas dengeyi ve yüzyıllardır süregelen doğal etkileşimleri gözler önüne seren sembolik bir örnek olarak değerlendirilse de Rizeliler ve Artvinliler için bir sevdanın asıl adı. Bıldırcın işin bahanesi diyerek atmaca tutan atmacacılar önce Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlükleri’nden gerekli izinlerini alıyor. Sonrasında ise sabunlu suyu eline alıyor ve toprağa döküyor. Toprağa karışan sabunlu su danaburdu adı verilen böceği ortaya çıkarıyor. Bu böcekler toplanarak ikinci aşamaya sıra geliyor. Bu aşamada atmacacılar küçük kuşların yemini hazırlıyor ve kapanlara düşmesini bekliyor. Bölgede ‘Ğaço’ kuşu olarak bilinen bu küçük kuşlar tutulduktan sonra tepelerde ‘Tenta’ adı verilen ağlar kuruluyor ve bu kuşlar ağların arkasına yerleştiriliyor. Gök yüzünde süzülen atmaca bu kuşu hedef alınca ise ağa takılıyor. İşte bölgedeki eskimeyen sevda böyle başlıyor. Atmacacılar Karadeniz Federasyon Başkanı Yahya Terzi, atmacaların tutulma amacı ve tutulma serüvenini dile getirerek "Önce sabunu bulacaksın sonra suyla beraber bir delik bulacaksın. Delikte Türkçesi danaburnu olan böceği çıkartacaksın. Önce oradan başlar bu sevda. Ondan sonra çıkan böcekle küçük kuş tutulur. Sonra dağlarda ağ açılır ve ağda küçük kuşla bu güzel atmacalar tutulur. Arsızını bulacaksın ki bıldırcına saldığın zaman gitsin tutsun. O nedenle arsızını buluyoruz. 1 hafta boyunca eğitim veriyoruz atmacaya. Bıldırcına salmaya alışıyoruz. Ondan sonra av yapıyoruz" dedi. Atmacaların sıcak ülkelerde tüy dökme süreci olduğuna değinen Terzi, bu sürecin aksamaması için kapalı ortamlarda baktıkları atmacalara özel ısıtıcılar kurduklarını dile getirerek "Av sezonu bittikten sonra sıcak bir ortamda bakıyoruz. Kışın bunlar Afrika kıtasına doğru göç ederler. 20 ülke değiştirirler. Gider sıcak ülkede kalırlar ve sonra tekrar geri dönerler. Atmacaların tüy dökmesi lazım. Tüy döktükten sonra 1 yaşında olurlar. O sürece biz tüylek deriz. Tüylek olması için de sıcak ortamda olması gerekir. Burada dışarda kalan atmaca tüy dökemez. Bizde o yüzden ısıtıcılar yakıyoruz ki sıcak ortamda olsunlar" ifadelerini kullandı. Atmaca bakımının zorluğuna değinen Terzi, evlatları gibi sevdiği atmacaları için Avrupa’dan özel ilaçlar temin ettiklerinin altını çizerek "Bu atmacaları yetiştirmek için Avrupa’dan özel ilaçlar alıyoruz. 630 Euro verdim, atmacam ölmesin diye ilaç aldım. Çocuğundan fazla ilgileneceksin, suyunu vereceksin, sıcak yerde olacak, yemini, ilacını vereceksin, tüy döktüreceksin, erkenden çıkarman lazım. Bunların hepsi bir süreçtir. Dükkan tuttuk, ısıtıcı yakıyoruz, sıcak sıcak dursunlar diye. Yoksa tüy dökmezler atmacalar, tüylek olmadıkları zaman da hiçbir işe yaramaz. Onun için 7’inci, 8’inci aya kadar tüyü döküp kafesten çıkması lazım" şeklinde konuştu.