DÜNYA - 27 Aralık 2025 Cumartesi 21:47 | Son Güncelleme : 27 Aralık 2025 Cumartesi 21:48

İsviçre Genelkurmay Başkanı: "Ülkemizi tam ölçekli bir saldırıya karşı savunabilecek durumda değiliz

A
A
A
İsviçre Genelkurmay Başkanı: "Ülkemizi tam ölçekli bir saldırıya karşı savunabilecek durumda değiliz

İsviçre Genelkurmay Başkanı Thomas Suessli, "Ülkemizi tam ölçekli bir saldırıya karşı savunabilecek durumda değiliz. Gerçek bir acil durum halinde askerlerimizin yalnızca 3'te 1'inin tam teçhizatlı olacağını bilmek, insana gerçekten son derece ağır gelen bir durum" dedi.

İsviçre Genelkurmay Başkanı Thomas Suessli, İsviçre'nin tam ölçekli bir saldırıya karşı kendini savunma kapasitesine sahip olmadığını ifade ederek savunma harcamalarını artırma çağrısı yaptı. Suessli, Neue Zürcher Zeitung (NZZ) gazetesine verdiği röportajda ülkenin kritik altyapısına yönelik "devlet dışı aktörler" tarafından gerçekleştirilebilecek saldırılara ve siber saldırılara karşı hazırlıklı olduğunu ancak, ordunun hala ciddi teçhizat eksiklikleriyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Yıl sonunda görevinden ayrılacak olan Suessli, "Ülkemizi, uzaktan gelebilecek tehditlere ya da tam ölçekli bir saldırıya karşı savunabilecek durumda değiliz" dedi.
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik kapsamlı saldırılarını başlattığı 24 Şubat 2022 tarihini çok net hatırladığını ifade eden Suessli, "Halkımız ve siyasetçiler, ordumuz savunma kapasitesine sahip değilken, sanki öyleymiş gibi bir inanca kapılmamalı. Gerçek bir acil durum halinde askerlerimizin yalnızca 3'te 1'inin tam teçhizatlı olacağını bilmek, insana gerçekten son derece ağır gelen bir durum" ifadelerini kullandı.

"Ukrayna ile aramızda sadece iki ülke var"

Ukrayna'daki işgalin İsviçre'de büyük çaplı bir şoka neden olmayışının nedenlerine değinen Suessli, bunları ülkenin en son savaşını 180 yıl önce yaşaması, İsviçre'nin coğrafya olarak çatışmadan uzak olması ve ülkenin tarafsızlık politikaları olarak sıraladı. İsviçre'nin Ukrayna'daki savaştan uzak olduğu inancının doğru olmadığına dikkat çeken Suessli, "Ukrayna ile aramızda sadece iki ülke var; Macaristan ve Avusturya" dedi.

"Tarafsızlık, ancak silahla savunulabildiği ölçüde bir değere sahiptir"

Tarafsızlığın otomatik bir koruma sağladığı algısına da karşı çıkan Suessli, "Silahsız olan ve savaşa sürüklenen pek çok tarafsız ülke var. Tarafsızlık, ancak silahla savunulabildiği ölçüde bir değere sahiptir" şeklinde konuştu.
İsviçre'nin savunma harcamalarında öngördüğü artışların mevcut tehditler karşısında yetersiz olduğunu savunan Genelkurmay Başkanı, İsviçre ordusunun mevcut şartlarda yaklaşık 2050 yılında tam anlamıyla hazır hale gelebileceğine işaret ederek, "Mevcut tehdit dikkate alındığında, bu süre çok uzun" şeklinde konuştu.

İsviçre ordusunun savunma harcamaları planı

İsviçre, halihazırda gayrisafi yurtiçi milli hasılasının yüzde 0,7'si düzeyindeki savunma harcamalarını 2032 yılı itibarıyla yüzde 1 seviyesine çıkarmayı taahhüt ediyor. Savunma harcamalarını artıran İsviçre, topçu ve diğer kara muharebe sistemlerini modernize ediyor ve eskiyen savaş uçaklarının yerine F-35A tipi savaş uçakları satın alıyor. Ancak maliyet aşımlarıyla karşı karşıya olan plan, devlet bütçesinin sıkışık olduğu dönemde bazı harcamaların sorgulanması gerektiği yönünde eleştirilere hedef oluyor.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" dedi. Niğde’deki programı çerçevesinde ilk olarak Vali Nedim Akmeşe’yi ziyaret eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, kentte yürütülmesi planlanan projelere ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde basın mensupları ve gönüllülerle bir araya gelen Dinç, Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin her köşesinde 104 yıldır faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dinç, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Bağımlılık bir insanın başına gelmiş en kötü şeydir. Bağımlı insan işini kaybeder, ilişkilerini kaybeder, sevdiklerini, dostlarını kaybeder, sağlığını, yeteneğini kaybeder ve en sonunda kendini kaybeder. Bir insanın, aynı zamanda bir toplumun da başına gelebilecek en kötü şey, çocuklarının, gençlerinin, gelecek nesillerinin bağımlı olmasıdır. O yüzden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, ne herhangi bir insanımız bu problemi yaşasın istiyor ne de toplumumuzda böyle bir problem olsun istiyor. Çünkü hem bireye zarar veriyor hem toplumu kökünden yıkan olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Seferberlik diyoruz, çünkü bağımlılıkla mücadelede devlet kurumları gayret ediyor, yetmez. Yeşilay çalışma yapıyor, yetmez. Her bir insanımızın bu konuda sorumluluk alması, bu yükün altında kalmamak için mücadelemize destek vermesi gerekiyor" dedi. Dinç, bağımlılığın aileler üzerinde oluşturduğu ağır yükü şu sözlerle anlattı: "Danışanlarımızdan birinin annesi şöyle yazmış; ‘Ben evladımdan vazgeçmiştim, siz vazgeçmediniz, şimdi kurtuldu’ demiş. Bir insan evladından vazgeçer mi? Geçebiliyor. Çünkü bağımlılık öyle bir noktaya getiriyor ki anne, ‘Evladım ölsün diye dua ediyorum. Kendine de eziyet ediyor, bize de eziyet ediyor, başkasına da eziyet ediyor’ diyor. Allah hiçbir yuvaya vermesin istiyoruz." Yeşilay’dan çocuklar ve gençler için eğitim ve projeler Bağımlılıkla mücadelenin özellikle çocuklar ve gençler üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, anaokulundan itibaren eğitim verdiklerini söyledi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında bugüne kadar 7 milyon öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Dinç, 188 üniversitede Genç Yeşilay kulüplerinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Gençlerin enerjisinden ve vizyonundan yararlanmak istediklerini ifade eden Dinç, spor salonları, kütüphaneler ve atölyelerle çocuklara güvenli alanlar oluşturduklarını, Niğde’de "Yeşil Kampüs" projesini hayata geçirmek istediklerini belirtti. Uyuşturucu, kumar ve tütün bağımlılığına dikkat çeken Dinç, "Uyuşturucuyla, kumarla, tütünle alakalı problemler var. Artık sayı vermeye gerek yok. Yangın yanımızda. Yangın geliyor diye bağırmaya gerek yok, bizatihi görüyoruz, sıcağını hissediyoruz. Yangın varken bir yerde başka iş yapılmaz. Kimin ne işi varsa bırakır, herkes toplu şekilde yangın söndürmeye gider. Şu anda bağımlılıkla alakalı bir yangın var. Bütün dünyada var, ülkemizde de var. İşimizi gücümüzü bırakacağız, birinci önceliğimiz bu yangını söndürmek olacak. Niğde’de verdiğimiz bu mücadelede sizlerin de çok desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.