Yerel Haberler
Hatay
08 Mart 2026 Pazar - 09:58 Garson olarak girdiği iş yerinde kebapçılığı öğrenen Zeynep, depremin ardından açtıkları iş yerinde ızgara başında mesai yapıyor Hatay’da garson olarak başladığı kebapçıda kendine yemek yaparak mesleği öğrenen 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu, depremden sonra açtığı kebapçıda annesi Emine Erdenk’le birlikte gece saatlerinde ızgara başında mesai yaparak yaşam mücadelesi veriyor. Antakya ilçesi Güldüren Mahallesi’nde yaşayan 50 yaşındaki anne Emine Erdenk ve 18 yaşındaki kızı Zeynep Aslı Konu, asrın felaketinin ardından adeta hayata yeniden başladılar. Depremin ardından yaşam mücadelesi vererek para kazanmak için kebapçı açan anne ve kızı, iş yerlerini 3 yıldır çalıştırıyorlar. Kebapçılıkla ilk olarak 13 yaşında garson olarak tanışan Zeynep Aslı Konu, kendine yemek yaparak ızgara başında kendini geliştirdi. Akşam saat 5’ten sabah 5’e kadar çalışan ve 3 yıldır aynı tempoyla ızgara başında mücadele eden depremin yıkamadığı anne ve kızın başarısı taktir topluyor. "Anne kız olarak 4 yıldır bu işi yaparak ekmek paramızı kazanıyoruz" 13 yaşında garson olarak kebapçıda çalışmaya başlayan ve kendine yemek yapa yapa usta olan Zeynep Aslı Konu, depremin ardından açtığı iş yerinde 3 yılı geride bıraktığını ve kendi işletmesinde annesiyle birlikte çalıştığını belirterek "Kebapçı mesleğine 13 yaşında başladım ve hala devam ediyorum. İlk başlarda çırak olarak başladım, sonra işyeri açarak usta oldum. Şimdi kendimi usta olarak görüyorum. İlk başlarda garson olarak başladım. Kendime yemek yapa yapa öğrendim ve şimdi ise çok şükür ustalığı öğrendim. Yabancı biriyle çalışmaktansa annemle çalışmak daha güzel oluyor. Annemle yemekler yapıyoruz, sohbetler ediyoruz ve birbirimize kebap yapıyoruz. Ben genelde ocakbaşında çalışıyorum. Annem ise masalara bakıp müşterilerle ilgileniyor. Müşteriler anne kız olduğumuz için bizi çok seviyorlar. Bizi beğenip sürekli buraya geliyorlar. Annemle birlikte kebapçı mesleğini 3 yıldır yapıyoruz. Garsonluk yapıyordum, masalara bakıyordum. Kendime yemek yapmaya başladım ve bu işi öğrenmeye heves ettim. Bu işi sevdim, kendime işyeri açtım ve usta oldum. Anne kız olarak 4 yıldır bu işi yaparak ekmek paramızı kazanıyoruz. Gece çalışmak benim için çok daha iyi oluyor. Çünkü sabah uyanmak zor oluyor. Bundan sonraki hedefim ise işyerimi büyüterek kendime özel bir işyeri kurmak istiyorum" dedi. "Kızımla kendi işimde çalışmak ve kimseye muhtaç olmamak çok güzel bir duygu oluyor" Depremden sonra kızının açtığı kebapçıda evladına çıraklık yapmaya başladığını söyleyen anne Emine Erdenk, kebapçılığı severek yaptıklarını belirterek "Deprem 04.17’de meydana geldi. Depremden sağ kurtulduk, 3 ay çadırda yaşadıktan sonra Güldüren Mahallesi’nde bulunan konteyner kentte yerleştik. Bu mahallede kendimize bir işyeri kurduk ve çalışıyoruz. Depremden 3 ay sonra başladık, ben ve kızım yaklaşık 3 yıldır kebapçı işletiyoruz. Akşam 5’ten sabah 5’e kadar çalışıyoruz. Benim kızım 13 yaşında kebapçı mesleğini öğrendi ve şimdi usta olarak çalışıyor. Kızımla kendi işimde çalışmak ve kimseye muhtaç olmamak çok güzel bir duygu oluyor. İlk başlarda anne kız olarak bir ustanın yanında öğrendik. Kızım kebapçı ustası oldu, bende çırağı olarak çalışıyorum. Depremde önce bu işi düşünmedim. Depremden sonra kimseye muhtaç olmamak için bu işi öğrendik. Kendimize güvendik ve çalışmaya devam ettik. Bu işi seve seve yapıyorum. Anne, kız olarak çalışmamıza müşteriler çok memnun kalıyor. Müşteriler yemeklere kadın eli değdiğinde daha çok seviyorlar" ifadelerini kullandı.
08 Mart 2026 Pazar - 09:46 İş yerinin camına astığı "Kefene cep dikilir" yazısıyla ilgi odağı olan esnaf, yazıyı cimrilerin inadına kaldırmıyor Hatay’da terzilik yapan 30 yıllık esnaf Niyazi Altınöz, kendisiyle pazarlık yapan cimri müşterilerine sözlü olarak sık sık anlattığı kefenin cebi olmadığı sözünü, "Kefene cep dikilir" yazarak iş yerinin camına astı. İlk kez görenleri şaşırtan yazı ilgi odağı olurken Altınöz, cimrilere inat yazıyı kaldırmayacağını söyledi. Antakya ilçesi kent merkezinde bulunan prefabrik çarşıda terzilik yapan Niyazi Altınöz, depremin ardından açtığı iş yerinde 3 yıldır mesleğini sürdürüyor. Esnaflık yaparak 30 yıldır ekmek parasını kazanan Altınöz, meslek hayatında binlerce insanla muhattap oldu ve hizmet etti. Toplumda klasikleşen pazarlık anlayışına çözüm bulmak isteyen ve cimri müşterilerine sık sık sözlü olarak kefenin cebi olmadığını hatırlatan Altınöz, son olaraksa çözümü, iş yerinin camına "Kefene cep dikilir" yazmakta buldu. Yazdığı yazıyla vatandaşların ilgi odağı olan Altınöz, yazıyı görenlere de yazının cimri müşteriler için yazıldığını her defasında yeniden anlatıyor. Altınöz, kefenin cebi varmışçasına cimrilik yapanların inadına yazıyı kaldırmayacağını söyledi. "Normalde kefenin cebi olmaz ama cimri insanlar için bu yazıyı yazdım" Camda asılı olan yazının ilgi odağı olduğunu söyleyen terzi Niyazi Altınöz, "30 yıldır bu mesleği yapıyorum. Giysileri kısaltma ve daraltma yapıyoruz. ’Kefene cep dikilir’ yazısını cimriler için yaptım. Bazı müşterilerimizin içinde çok cimriler var, ben de onlara kefenin cebi yok diyorum. Bunu sürekli söylediğim için bu yazıyı yazma gereği duydum. Müşteriler tarafından ilginç karşılanıyor. ’Kefene cep dikilir diyen bir terzi var’ diyerek iş yerime geliyorlar. İş yerime gelip bu yazıyı neden yazdığımı soruyorlar. İnsanların bazılarının komiğine gelirken bazılarının da çok hoşuna gidiyor. Yazının fotoğrafını çeken çok oluyor. Kefene cep dikmek isteyen olmadı, kefenler dikişsiz olur ve dikişler normalde olmaması lazım. Normalde kefenin cebi olmaz ama cimri insanlar için bu yazıyı yazdım. Çevremizde çok cimri insanlar var. Paralarını öbür dünyaya götüreceklerini zannediyorlar. Ben de onlar için ’kefene cep dikilir’ yazısını yazdım. Böyle bir sipariş geleceğini sanmam, bu yazı çok ilgi çekti. Bu yazıyı görüp fotoğraf çekiyorlar ve güzel bir tebessüm ediyorlar. Bu davranışlar da benim hoşuma gidiyor. Cimrilere inat yazıyı kaldırmayacağım" dedi. "Esnaf da biliyor kefenin cebinin olmadığını ama bazı insanlar buradaki birikimlerini götürmek istiyor, terzi de onlara istinaden yazmıştır diye düşünüyorum" İlk gördüğünde şaşkınlık yaşadığını ifade eden Talip Duman, yazılanın haklılığını doğru bularak "Yazıda ’kefene cep dikilir’ yazıyor. İlk yazıyı gördüğümde şaşırdım ve kefenin cebi var mıymış dedim. Benim bildiğim kadarıyla kefenin cebi yok, kimse ölürken bir şey götüremiyor. Boşuna kimse dünyada bir şey biriktirmesin. Esnafımız da biliyor kefenin cebinin olmadığını ama bazı insanlar buradaki birikimlerini götürmek isteyenler oluyor, terzi abi de onlara istinaden yazmıştır diye düşünüyorum. Bu yazı çok ilginçti ve benim dikkatimi çekti. İnsanlar kefenin cebinin olmasını isterler, çünkü ölünce yanında bir şeyler götürmek isteyenler var. O tür insanlar için güzel olur. Kefenin cebi olursa ben de bir şeyler biriktirip götüreyim diye düşünüyorum. Öbür tarafta harcarız ama bunun gerçekliği yok. Herkesin gideceği yer belli" şeklinde konuştu.
11 bin 200 metre uzunluğa ve 20 metre derinliğe sahip atık su tüneli Türkiye’nin en büyüğü olacak
14 Ekim 2025 Salı - 12:25 11 bin 200 metre uzunluğa ve 20 metre derinliğe sahip atık su tüneli Türkiye’nin en büyüğü olacak Hatay’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından inşa edilen 11 bin 200 metre uzunluğuyla yer yüzünün 20 metre altından geçen atık su tüneli, çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye’nin en büyük atık su tüneli olacak. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 2026 yılı Nisan ayı itibariyle hizmete açılması planlanan projeyle kentin 50 yıldan fazla süreyle alt yapı soru yaşamayacağını ön gördüklerini söyledi. Depremin büyük yıkıma yol açtığı Hatay’da ihya ve inşa süreci sürüyor. Kentte üst yapı inşa edilirken alt yapı için harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kentin altını tünellerle birleştirerek Türkiye’nin en büyük atık su tünelini inşa ediyor. Kentin dört bir yanında atık su hatlarını birleştirecek tünel, 11 bin 200 metre uzunluğa sahip olacak ve en derin noktada yer yüzünün 20 metre altına kadar inilecek. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, tünelin Samandağ ilçesi sınırlarındaki 8.geçidindeki çalışmaları yerinde inceledi. Asrın felaketinin ardından kentte ihya ve inşa sürecinin hızla devam ettiğini belirten Vali Masatlı, "Malumlarınız üzere literatüre görüntü değiştiren deprem ifadesini getiren 6 Şubat ve devamındaki depremler Hatay’ımızın üst yapısı kadar alt yapısında da ciddi tahribatlara sebep oldu. Bugün de; Güçlü Devletimizin kadim şehrimiz Hatay’ımızın bir Anka Kuşu Misali Küllerinden yeniden doğuşunda alt yapımızın güçlendirilmesi adına hayata geçtiği mega projelerinden birini daha incelemek üzere bir aradayız" dedi. "11 bin 200 metre uzunluğunda, 430 metre çapında ve 180 bin metreküp kapasiteli tesisimizin Samandağ ilçesi sınırlarındayız" Atık su tünelinin 11 bin 200 metre uzunluğa ve 180 bin metreküp kapasiteye sahip olduğunu belirten Vali Masatlı, "Defne ilçemizden başlayan; Antakya merkez ve Samandağ ilçelerimizi de içine alan toplamda 11 bin 200 metre uzunluğunda, 430 metre çapında ve 180 bin metreküp kapasiteli tesisimizin Samandağ ilçesi sınırlarındayız. Toplamda 10 farklı şafttan yani geçitten oluşan projemizin şaft 8 olarak adlandırılan kısmında incelemelerde bulunuyoruz. Yerin 20 metre altından geçen tünelimizde doğal eğimle birlikte herhangi bir enerji maliyeti olmadan Antakya ve Defne İlçelerimizin atık suları bir havzada toplanacaktır. Oluşturulacak olan biyolojik arıtma tesisi ile bu atık sular arıtılacak ve Tarımsal üretimde kullanılacak hale getirilecektir. Atık su tüneli ve biyolojik arıtma tesisi ile birlikte; Depremlerden öncesinden beridir süregelen Hatay’ımızın kalbinde akan Asi Nehrimizdeki su kirliliğine de çözüm getirilecektir. Asi Nehrine hiçbir kanalizasyon hattı akmayacağı için Asi Nehrimiz şehrimizin içinden tertemiz akacaktır. Bu projelerin tamamlanması ile birlikte Hatay’ımızın daha sürdürülebilir, çevreci bir yapıya kavuşması sağlanırken kanalizasyon sorununa da kalıcı bir çözüm bulunmuş olacaktır" dedi. "2026 yılı Nisan ayında projenin tamamen bittiğini ve hizmete alındığını hep birlikte göreceğiz" Vali Masatlı, projenin 2026 yılı Nisan ayında hizmete açılmasını planladıklarını söyleyerek "Hatay Atık Su Tüneli, yalnızca çevreyi koruyan bir mühendislik yatırımı değil; aynı zamanda halk sağlığını, şehir estetiğini ve yaşam kalitesini yükselten stratejik bir adımdır. Proje tamamlandığında, taşkın ve sel risklerinin azalmasıyla birlikte altyapı güvenliği artacak, temiz ve sağlıklı bir şehir yaşamı için kalıcı bir temel oluşturulacaktır. İnşallah 2026 yılı Nisan ayında projenin tamamen bittiğini ve hizmete alındığını hep birlikte göreceğiz. Şuan itibariyle en az 50 yıldan fazla bu tünelimizin Hatay’ımızın alt yapısına hizmet edeceğini vurgulamak isterim" dedi.
Ailesinin ve arkadaşlarının doğum gününü kutlamak için beklediği genç, trafik kazasında can verdi
14 Ekim 2025 Salı - 08:51 Ailesinin ve arkadaşlarının doğum gününü kutlamak için beklediği genç, trafik kazasında can verdi Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde tırla çarpışıp takla atan otomobilin 27 yaşındaki sürücüsü Mehmet Fatih Zaroğlu, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Doğum gününde vefat eden Zaroğlu, kendisini doğum günü için bekleyen ailesine ve arkadaşlarına acı yaşattı. Kaza, Reyhanlı ilçesi Reyhanlı-Kırıkhan yolu üzerinde yaşandı. Mehmet Fatih Zaroğlu (27) idaresindeki 50 EA 701 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle M.B. yönetimindeki 42 AJE 763 plakalı tırla çarpışıp takla attı. Tırla çarpışıp takla atarak şarampole devrilen otomobilin sürücüsü Zaroğlu, ağır yaralandı. Kazayı görenlerin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine jandarma, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen itfaiye ekipleri, araç içerisinde sıkışan genç sürücüyü kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Reyhanlı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç sürücü, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Doğum gününde vefat eden Zaroğlu için planlanan doğum günü kutlamasının yerini acı aldı. Dopum gününde vefat eden genç, Reyhanlı Asri Mezarlığına defnedildi. "Ölen yeğenimiz için çok büyük bir doğum günü hazırlığı vardı ve doğum gününde vefat etmesi hepimizi üzdü" Doğum gününde vefat eden kuzeninin vefatının kendilerini üzdüğünü ifade eden Mehmet Zaroğlu, "Vefat eden kardeşimiz 27 yaşındaydı ve ölümü doğum gününe denk gelmesi ailecek hepimizi üzdü. Kendisi insanlar tarafından sevilen birisiydi. Acımızdan dolayı duygularımızı ifade edemiyoruz. Kendisi baba mesleği olan çiftçilik yapıyordu. Pamuk tarlasından dönerken yolun yağıştan dolayı kaygan olmasından dolayı aracın tıra çarpmasıyla taklalar attı. Kaza sonrası sevk edildiği hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ölen yeğenimiz için çok büyük bir doğum günü hazırlığı vardı. Reyhanlı ilçesindeki gençlerle arkadaştı. Herkes pastalarını hazırlayıp akşam sürpriz yapacaklardı. Anne ve babasına Allah rahmet eylesin. Doğum gününde vefat etmesi hepimizi üzdü. Lütfen hız limitlerine uyalım ve emniyet kemerini takalım" ifadelerini kullandı.
Otluk alanda çıkıp samanlığa sıçrayan yangında, tarım aletleri ve otomobilleri yanan depremzede ailenin emekleri kül oldu
14 Ekim 2025 Salı - 08:50 Otluk alanda çıkıp samanlığa sıçrayan yangında, tarım aletleri ve otomobilleri yanan depremzede ailenin emekleri kül oldu Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde otluk alanda çıkıp samanlığa sıçrayan yangında, depremzede ailenin otomobilleri ve tarım aletleri kullanılamaz hale geldi. Depremde evleri yıkılıp konteyner da yaşamlarını sürdüren aile, yangından dolayı bir kez daha felaketi yaşadıklarını söylediler. Yangın, Reyhanlı ilçesi Beşaslan Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede yaşayan Hasan Dizen’e ait evin arka tarafından bulunan otluk alanda yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, Dizen ailesine ait samanlığa sıçradı. Samanların alevlenmesiyle birkaç dakika içerisinde ambarı ve ahır alevlere teslim oldu. Yangını gören ev sahipleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine Hatay Büyükşehir Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürdü. Çıkan yangında, tarım aletleri ve park halinde bulunan otomobil kullanılamaz hale geldi. Yangından hayvanlarını ve traktörünü son anda kurtaran Hasan Dizen’in depremde de yuvasının yıkıldığı ve konteynerde yaşamını sürdürmeye devam ettiği öğrenildi. "Depremde de evimiz yıkılmıştı ve hala konteyner da yaşamaya devam ederken bir de bu yangın çıkınca bizi bayağı üzdü" Otluk alanda çıkan yangının samanlığa sıçramasıyla her şeyin yandığını ifade eden Hasan Dizen, "Yangın, evin arka tarafındaki otluk alanda çıktı. Otluk alandan samanlığa sıçradı. Rüzgarın etkisiyle alevler her yeri sardı. Traktör, araba ve tarım makineleri vardı ve kurtarabildiğimizi kurtardık. Hayvanlarımızı can havliyle kurtardık. Aracımız, sulama boruları, tarım aletleri gibi şeyler yandı. Zararımızı bilmiyoruz ama baya bir eşyalarımız yandı. Depremde de evimiz yıkılmıştı ve hala konteyner da yaşamaya devam ederken bir de bu yangın çıkınca bizi bayağı üzdü" ifadelerini kullandı.