Yerel Haberler
Hatay
10 Mart 2026 Salı - 15:33 Hatay Büyükşehir Belediyesi, Dörtyol’da pastan tanınmaz hale gelen içme suyu şebeke hattını yeniliyor Hatay Büyükşehir Belediyesi, Dörtyol ilçesinde 7 mahallede yürüttüğü içme suyu şebeke inşaatında çalışmaların yüzde 85’i tamamlandı. Çalışmalar esnasında yerin altından çıkarılan paslanmış borularsa çalışmaların gerekliliğini gözler önüne serdi. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), "Güçlü Altyapı, Güçlü Hatay" hedefi doğrultusunda il genelinde modern altyapı yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. HBB Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (HATSU), sağlıklı, güçlü ve kayıpsız şekilde su iletimini sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında Dörtyol ilçesinde başlatılan Dörtyol İçme Suyu Şebeke İnşaatı (AFD2) Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Dörtyol’da içme suyu sorunlarına kalıcı çözümler üretmek amacıyla hayata geçirilen proje çerçevesinde şu ana kadar 147 kilometre içme suyu hattı ile 4 bin 700 adet abone bağlantısı tamamlandı. Yüzde 85 oranında fiziki ilerleme kaydedilen proje kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan, demir ve asbest içerikli eski borular sökülerek yerine farklı çaplarda sağlıklı polietilen içme suyu boruları döşeniyor. Çalışmalar 7 Mahalleyi Kapsıyor Numune Evler, Çaylı, Yeşil, Sanayi, Özerli, Kışlalar ve Ocaklı mahallelerinde farklı ebatlarda toplam 172 bin metre içme suyu şebekesi ile 10 bin 600 adet abone bağlantısı yapılması planlanıyor. Yeni Depo İnşa Ediliyor Ayrıca 500 metreküp kapasiteli yeni bir içme suyu deposu inşa edilecek proje ile birlikte bölgede bulunan 3 mevcut içme suyu deposu da yenilenerek daha modern ve güvenli hale getirilecek. HATSU yetkilileri, yürütülen altyapı yatırımlarıyla birlikte Dörtyol genelinde içme suyu iletim sisteminin daha güçlü hale getirileceğini ve vatandaşlara daha sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyu temin edilmesinin sağlanacağını belirtti.
Vefakar anneanne; depremde vefat eden kızının ve damadının emaneti olan 3 torunuyla hayata tutundu
21 Eylül 2025 Pazar - 09:35 Vefakar anneanne; depremde vefat eden kızının ve damadının emaneti olan 3 torunuyla hayata tutundu Hatay’da asrın felaketinde kızını, damadını ve torununu kaybeden Nazlı Varan, depremde enkazdan kurtarılan 3 torunuyla birlikte yaşayarak hayata tutunmaya devam ediyor. Torunlarına hem anne hem de baba olmaya çalışan Varan’ın yürek ısıtan davranışı takdir topluyor. Asrın felaketine İskenderun ilçesinde yakalanan; 39 yaşındaki Ali Kozan ve 32 yaşındaki Büşra Kozan ile 4 evladı deprem anında binanın çökmesiyle birlikte enkaz altında kaldılar. Enkazdan anne, baba ve 8 yaşındaki Miraç’ın cansız bedeni çıkarılırken diğer kardeşler; 11 yaşındaki Ensar, 7 yaşındaki Azra ve 5 yaşındaki Hira arama kurtarma çalışmalarıyla enkazdan sağ salim çıkmayı başardı. Depremde anne, baba ve kardeşlerini kaybeden 3 kardeş, anneanneleri olan Nazlı Varan’ın yanında Reyhanlı ilçesinde yaşamaya başladılar. Depremde kaybettiği kızı, damadı ve torunundan geriye kalan 3 kardeşe gözü gibi bakan vefakar anneanne, evladının emanetlerine gözü gibi bakıyor. Depremin ardından kocasını kaybeden Varan, torunlarını okula götürüp getirirken onların ödevleri de yardımcı olmaya çalışıyor. Reyhanlı Belediye Başkanı Ahmet Salman Yumuşak’ta aileyi ziyaret ederek ihtiyaçlarına destek olarak yanlarında olmaya çaba gösteriyor. "Ben torunlarımla birlikte ayakta durmaya çalışıyorum" Depremde evladını ve gelinini kaybetmenin acısını yaşayan Nazlı Varan, torunlarıyla birlikte hayata tutunmaya çalıştığını belirterek "Ben içeride yatalak kocam uyandı ve bana seslendi. Yataktan kalktım ve kapının yanına gittiğimde depreme yakalandım. Tekrar dışarıya çıktım ve pencereden dışarıya baktığımda çok yağmur yağdı. Geri eve döndüğümde hemen çocuklarımı aradım. Evlatlarımın hepsine ulaştım ama kızım Büşra Kozan’a ulaşamadım. İskenderun’da kızım Büşra, damadım Ali ve torunlarım; Hira, Azra, Miraç ve Ensar yaşıyordu. Ensar torunumun enkazdan hemen sonra çıktı. Miraç torunumu enkaz altında kaybettik. Ailemden çok kişiyi kaybettim ama evlat olunca diğerlerine göre biraz daha ağır basıyor. Depremden 1 yıl sonra tam 6 Şubat 2024 yılında kocam öldü. Ben torunlarımla birlikte ayakta durmaya çalışıyorum. Ensar 11 yaşında, Azra 7 yaşında ve Hira ise 5 yaşındalar. Onlar bende kalmak istedi ve bende yalnız yaşıyordum. Beraber birlikte yaşamaya başladık. Yaşım ilerledikçe zor oluyor. Çocuklar ister istemez koşuşturuyor. Sabah kalkıp çocukları okula gönderiyorum. Küçük Hira’yı ana okuluna ben götürüyorum, Azra’yı dayısı götürüyor ve Ensar’da servisle okula gidiyor. Belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Devletimize ve milletimize sağ olsun. Torunlarımın rahmetli anne ve babası da varken bana düşkünlerdi. Sürekli beraberdik ve öylede devam ediyor" dedi. "Ben annemin ve babamın geleceklerini düşünüyordum ama sonrasında annemin telefonundaki mesajlarında teyzemin annem ‘Büşra Kozan vefat etti’ diye mesaj gördüğümüzde o zaman annemin öldüğünü anladık" Asrın felaketinde yaşadığı korku dolu anları anlata Ensar Kozan, "Biz deprem olduğunda uyuyorduk. Ben hemen uyandığımda, çalan sirenlerden dolayı kulağım patlamak üzereydi. Annem ve babam bana, kardeşim miracı alıp dışarıya çıkmamı söyledi. Kardeşim miraçla aşağıya indiğimizde balkonun demir korkulukları üzerimize düştü. Bizim önümüzde komşularımız vardı. Onlar bana yardım edip çıkarttılar. O gece sadece ben çıkmıştım. Sonra Hira ve Azra’yı çıkarttılar ve sevinçten ağlamıştım. Ben annem ve babamın geleceklerini düşünüyordum ama sonrasında annemin telefonu bende kalmıştı. Telefonundan mesajlarında teyzem, merak edenler için annem Büşra Kozan vefat etti diye mesaj yayınladı ve o zaman annemin öldüğünü anladık.. Depremden beri babaannemin yanında kalıyoruz. Ben büyüyünce veteriner olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Polis ekiplerinden DMD hastası Miraç’a unutulmaz doğum günü sürprizi
21 Eylül 2025 Pazar - 09:00 Polis ekiplerinden DMD hastası Miraç’a unutulmaz doğum günü sürprizi Hatay’da yaşayan DMD kas hastası 9 yaşındaki Fırat Miraç Şeker, doğum gününü polis ekiplerinin yaptığı sürprizle unutulmaz anlar yaşayarak kutladı. Miraç’a ve ailesine unutulmaz anlar yaşatan polis ekiplerinin davranışı karşısında anne ve baba duygusal anlar yaşadı. İskenderun ilçesi Mustafa Kemal Mahallesi’nde yaşayan DMD kas hastası 9 yaşındaki Fırat Miraç Şeker’e polis ekipleri doğum günü sürprizini evinde yaptı. Evinde motorize yunus timlerinin sürpriziyle karşılaşan Miraç, kendisine hediye edilen kamuflajını giyerek doğum günü pastasının mumlarını üfledi. Kutlamanın ardından ekip aracına bindirilen minik Miraç, konvoy eşliğinde İskenderun İlçe Emniyet Müdürü Nevzat Güneş’in makamına götürüldü. Emniyet Müdürü Güneş, makam koltuğunu Miraç’a devrederek ona Galatasaray forması hediye etti. Bu anlar, minik çocuğun ailesine duygu dolu anlar yaşattı. Duygusal anlara sahne olan sürpriz doğum günü, Fırat Miraç Şeker ve ailesi için hayat boyu unutulmayacak bir hatıra oldu. Makam koltuğuna oturmanın mutluluğunu yaşayan Miraç, "Beni çok mutlu ettiniz. Çok teşekkür ediyorum. Tüm abilerimi, ablalarımı çok seviyorum" diyerek duygularını paylaştı. Oğlunun en özel doğum gününü yaşadığını dile getiren baba Efkan Şeker, "Bu zamana kadar oğlumun kutladığı en güzel doğum günü oldu. Süreç çok yavaş ilerliyor. İlk valilik iznimizin sonuna geldik, ikinci iznimiz için onayımızı aldık. İlk kampanyamızda yüzde 17’ye kadar ulaşabildik. Biz çocuğumuzun yarın ne olacağını, kaç yaşına kadar ayakta kalabileceğini ya da bu hastalığın onu bizden ne zaman ayıracağını bilmiyoruz. Bu sorular bile tüylerimi diken diken ediyor. İlçe Emniyet Müdürümüz Nevzat Güneş’in Fırat’ı makamına oturtması, ona bu gururu yaşatması bizim için çok anlamlıydı. O anda oğlumun ileride yaşayabileceği yılları gözümün önüne getirdim, çok duygulandım. Belki bir daha yaşayamayacağım bir mutluluğu bana yaşattılar. Ayrıca özellikle yunus ekiplerinin bizlere yaptığı bu sürpriz, bizim derdimize ortak olmaları ve yanımızda olmaları bizi çok onurlandırdı. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. "Bazen ihtiyaçlarını karşılayamadığı ya da kalabalık ortama giremediği için teneffüslerde arkadaşı oluyorum" Evladının yaşadığı zorlu süreçten bahseden anne Seher Şeker, "Oğlum şu an 9 yaşına girdi ancak hastalık hızlı ilerleyen bir döneme yaklaşıyor. Her an kalbimiz ağzımızda, korkuyla yaşıyoruz. Çünkü bazı çocuklarda bu hastalık yürüme yetisini kaybettiriyor ve biz de evladımız için endişeliyiz. Benimle birlikte okula gidip geliyor, yanında refakatçiye ihtiyacı var. Bazen ihtiyaçlarını karşılayamadığı ya da kalabalık ortama giremediği için teneffüslerde arkadaşı oluyorum. Evde annesiyim, okulda da arkadaşı. Çoğu zaman ya bir ağacın altında ya da bir bankta arkadaşlarını uzaktan izlemek zorunda kalıyor. Ona eksiklik hissettirmemek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. İlk öğrendiğimizde çok zor bir dönemden geçtik, yemeden içmeden kesildik, uzun zaman gözyaşı döktük. Şimdi ise bir mücadele içindeyiz. Polislerimizin ilgisi oğlumuzu çok mutlu etti. Fırat biraz utangaç bir çocuk, duygularını hemen dışa vuramaz ama o da çok mutlu oldu. Emniyet Müdürümüz Nevzat Güneş hem onu makamında ağırladı hem koltuğunu devretti. Allah hepsinden razı olsun" diye konuştu.