Yerel Haberler
Hatay
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:17 Mesaileri başlayan tarım işçileri, Amik Ovası’nda bin 100 TL yevmiye alacak Hatay’da tarımsal faaliyetlerin başlamasıyla işçilerin zorlu mesaisi de başladı. Zorlu şartlarda sıcak havada mesai yapacak işçiler, bin 100 TL yevmiye alacak. Hava sıcaklıklarının artmasıyla Hatay’da termometreler 30 dereceyi aştı ve Amik Ovası’nda tarımsal faaliyetler başladı. Yüksek sıcakların kendini hissettirmesiyse en çok tarım arazilerinde zorlu şartlarda çalışan işçilerini etkiliyor. Reyhanlı ilçesi Fevzipaşa Mahallesi’nde 100 dönümlük nektari bahçesinde meyve seyreltmesi yapan tarım işçileri, bin 100 TL yevmiyeyle zorlu mesaiyi sürdürüyor. Geçtiğimiz 2025 yılında yevmiye 920 TL iken bu yıl zamlanarak bin 100 TL oldu. Aşırı sıcaklılara rağmen zorlu şartlarda mesai yapan tarım işçileri, sıcaklığın yüksek olduğu günlerde ekmek parası için mesai yaparak çalışmaya devam ediyor. "Geçen yıl yevmiye 920 TL iken bu yıl zamlanarak bin 100 TL oldu" Nektarin bahçesinde bin 100 TL yevmiye çalıştıklarını ifade eden tarım işçisi Ali Yumuşak, "Burası nektari bahçesindeyiz ve burada seyreltme yapıyoruz. Seyreltme yapmasak meyve bozulur ve büyümez. Buda hasadın kötü olmasını neden olur. Seyreltmede nektarinin aralarında açıklık olması gerekiyor. Her dalda en az 4 iken en fazla 7 tane olması gerekiyor. Sabah işe 6’da geliyoruz, öğlen 1 gibi de çıkıyoruz. Havalar sıcak ve sıcakta da zor oluyor ama yapacak bir şey yok. Yevmiyeler bin 100 TL oldu. Geçen yıl yevmiye 920 TL iken bu yıl zamlanarak bin 100 TL oldu. Büyük nüfusu olup da tek kişinin çalışmasıyla yetmiyor" dedi. "Ben 4 yıldır bu işi yapıyorum, yevmiye bin 100 TL ama pek de iyi değil" Sıcak havada çalışmanın zorluğuna dikkat çeken Hüseyin Şanverdi, "Burada nektari meyvesinin seyreltmesini yapıyoruz. Seyreltme yapmazsak; meyveler büyümez, küçük kalır ve bozulmaya mahkumdur. Sabah 05.30’da evden çıkıyoruz ve 6 gibi burada oluyoruz. Öğlen 1’e kadar çalışıp paydos veriyoruz. Ben 4 yıldır bu işi yapıyorum. Havalar sıcaktan olduğu için etkileniyoruz anca rüzgar olduğu zaman serinliyoruz. Rüzgar durduğunda yine sıcak oluyor ve yapacak bir şey yok. Bu sıcak havada çalışmak yorucu oluyor ve yevmiye bin 100 TL bizim elimizde kalan bin TL iken o da bize yetmiyor" ifadelerini kullandı.
Afetzede öğrenciler, sanatın iyileştirici gücüyle deprem psikolojisini atlattı
20 Temmuz 2025 Pazar - 09:28 Afetzede öğrenciler, sanatın iyileştirici gücüyle deprem psikolojisini atlattı Hatay’da yaşayan müzik öğretmeni Gamze Vahap, sanatın iyileştirici gücüyle deprem psikolojisini atlatan 39 öğrencisiyle birlikte piyano resitali ve koro dinletisi düzenledi. Kahramanmaraş merkezli depremde en çok hasar alan Hatay’da küçük yaştaki çocuklar depremden psikolojik olarak olumsuz etkilenmişti. Depremin yaralarını sarmak ve sanatın iyileştirici gücüyle öğrencilere umut olmak isteyen müzik öğretmeni Gamze Vahap, çocuklara piyano eğitimi vermeye başladı. Çocuklara verdiği eğitimler başarılı olan ve çocukların bir nebze de olsa deprem psikolojisinden uzak kalmasını sağlayan vefakar müzik öğretmeninin, 39 öğrencisi okulun konferans salonunda piyano resitali ve koro dinletisi düzenledi. "Piyano çalarak, birbirimize destek olarak, güç vererek ve müziğin de etkisiyle çok daha iyiye doğru gidiyoruz" Müziğin ve sanatın iyileştirici gücüyle çocukların deprem öğrencileri psikolojisinden kurtulması için çabalayan Müzik öğretmeni Gamze Vahap, "Bugün burada kendi öğrencilerimle piyano resitali ve koro dinletisi adı altında toplandık. Amacım çocukların büyümelerini, gelişimlerine katkıda bulunmak. Depremden önceki öğrencilerimle ve depremden sonra da bana gelen birçok öğrenci oldu. Yaralarımızı birlikte müzikle ve sanatla iyileştiriyoruz. Geleceği hedefimiz geleceğe daha çok umutla bakmak. Çocuklar müzik sayesinde yaşadığımız kötü şeyleri unutabiliyor. Yaklaşık bir yıldır öğrencilerimle çalışıyorum. Burada 39 öğrencimizle konser vereceğiz. Bazıları daha çok depremden önceki öğrenciler ve bazıları deprem sonra gelen başka öğretmenlerle çalışmış öğrencilerimde var. Hepsiyle beraber bir amaç ve hedef uğruna böyle bir resital düzenlemek istedik. Depremde çok şükür öğrencilerimden kaybımız olmadı. Fakat çok travmalar yaşayan bunu derslerde de bana hissettiren öğrenciler var ama müzikle beraber bunları aşmaya başladık" dedi. "Depremde evimiz bayağı sallanmıştı, müzikle uğraşmak ve piyanı çalmak bizim bu hissimizi hafifletiyor" Piyano çalmanın deprem psikolojisini azalttığını söyleyen öğrenci Toprak Keser, "Burada biz piyano çalacağız ve ayrıca koro olarak şarkı söyleyeceğiz. Böyle bir organizasyon yaptık. Burada 39 öğrenci arkadaşımız var. Çalışma sürecimizde evde çalıştık. Hocamızla birlikte yaptığımız yanlışları telafi ederek daha da iyi olup güzel bir çalışma yürütmemiz oldu. Depremde evimiz bayağı sallanmıştı. Ben soğukkanlılıkla atlatmıştım ama arkadaşlarım atlamadı. Müzikle uğraşmak ve piyanı çalmak bizim bu hissimizi hafifletiyor. Bana çok iyi geliyor. Benim sen sevdiğim şeylerden biri de piyano çalmak ve müzikle uğraşmaktır. Aslında daha çok enstrümanla çalmayı isterim" şeklinde konuştu. "Müzik ve sanatla uğraşmak beni kötü durumları atlatmama yardımcı oluyor" Müzik ve sanatla uğraşmanın zor süreçleri atlatmaya destek olduğunu söyleyen Işıl Ece Döner, "Herkes piyano çalacak ve arkadaşlarımla birlikte koro şeklinde şarkı söyleyeceğiz. Bu gösteri için bayağı çalıştık. Evde, okula ve öğretmenimizin evinde çalıştık. Çalıştıktan sonra bayağı ilerledikten sonra bugün gösterimizi yapacağız. Müziği çok seviyorum. Müzik ve sanatla uğraşmak beni kötü durumları atlatmama yardımcı oluyor. Piyano ve baleye başladım. Onlar sayesinde moralim düzeldi. Müzikle uğraşmaktan gerçekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı.
Dedesinin savaşta, hayatta kalmak için kullandığı 170 yıllık süngüyü torunlarına miras bırakacak
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:31 Dedesinin savaşta, hayatta kalmak için kullandığı 170 yıllık süngüyü torunlarına miras bırakacak Hatay’da yaşayan Hurşit Yıldız, dedesinin savaşta hayatta kalmak için kullandığı 170 yıllık süngüye gözü gibi koruyor. Manevi değeri olan süngüyü satmak istemediğini söyleyen Yıldız, tarihi süngüyü üniversite eğitimi gören torununa miras bırakmaya hazırlanıyor. İskenderun ilçesi Cebike Mahallesi’nde ikamet eden 76 yaşındaki Hurşit Yıldız’a ailesinin en kıymetli yadigarı olan tarihi 170 yıllık süngü kaldı. Dedesinin farklı cephelerde savaşmak için ve yaşam mücadelesinde kullandığı süngüyü özenle koruyan Yıldız, ailesinin hatırasına gözü gibi bakıyor. Ata mirası süngüyü müzeye götüren Yıldız, süngünün Almanya menşeli olduğu ve birebir aynısının müzede de sergilendiğini öğrendi. Bir dönemin tanığı olan süngüyü satmak istemediğini belirten Yıldız, torunlarına miras bırakacağını söyledi. "Bu süngüyü üniversite okuyan bir torunuma miras bırakacağım" Süngünün dedesi tarafından 1. Dünya Savaşı sırasında kullanıldığını anlatan Yıldız, "Dedem Osman Paşa ile birlikte Tuna Cephesi’nde savaşmış. Çanakkale’ye gitmeden önce Yunan askerlerini denize döktüklerini anlatırdı. Bu süngüyü de askeriyeden getirmiş, çok kez kullandığını söylerdi. ‘Kaç tane Yunanlının bağırsağını çıkardım oğlum’ derdi bana. Ben de bunu bir hatıra olarak sakladım. Süngüyü müzeye bırakmak istemedim ve uzmanların da herhangi bir sakınca olmadığını belirtti. Müzede görevli personel, süngünün aynısının orada da olduğunu ve bunu evde saklamamda bir problem olmadığını söyledi. Ben de eve getirdim ve dikkatlice saklıyorum. Bu süngüyü üniversite okuyan bir torunuma miras bırakacağım, ona söz verdim. Satmak gibi bir niyetim yok. Bu aile yadigarı nesilden nesile aktarılmalı" şeklinde konuştu.
Çifte vatandaşlığı bulunan Suriyelilerin ülkelerine giriş-çıkışlarına izin verilmesiyle Civegözü’nde yoğunluk arttı
18 Temmuz 2025 Cuma - 09:22 Çifte vatandaşlığı bulunan Suriyelilerin ülkelerine giriş-çıkışlarına izin verilmesiyle Civegözü’nde yoğunluk arttı Hatay’da Cilvegözü Sınır Kapısı’nda 1 Temmuz tarihinden itibaren hem Suriye hem de Türkiye vatandaşlığı olanların ülkelerine giriş ve çıkışlarına izin verilmesiyle birlikte yoğunluk arttı. 14 yıl sonra ilk defa Suriye’ye gidecek olan çifte vatandaş Enes Dahfis, 2 haftalık aile ziyaretinin ardından geri döneceğini söyledi. Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, ülkelerindeki savaşın son bulmasıyla yeniden ülkelerine dönmeye başladı. Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan ülkelerine dönen Suriyelilerin geçişleri sürerken, hem Suriye hem de Türkiye vatandaşı olanlar da 1 Temmuz tarihinden itibaren ülkelerine giriş ve çıkışlarına izin verilmesiyle sınırı geçmek için kapıya akın etti. 14 yıl sonra ilk defa Suriye’ye gideceğini ifade eden çifte vatandaşlık hakkı olan Enes Dahfis, 2 haftalığına ailesinin yanına gideceğini, sonra geri döneceğini söyledi. "Türkiye’de çok güzel yaşadık ve bunun için onlara çok teşekkür ederim" Yıllar sonra Suriye’ye gideceği için mutlu olduğunu belirten Enes Dahfis, "Ben 14 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Burada okula gittim ve çalıştım. Ben çifte vatandaşım, hem Türkiye ve hem de Suriye vatandaşıyım. Önceden çifte vatandaşlar Suriye’ye gidemiyordu. 1 Temmuz tarihinden itibaren gidebiliyoruz. Ben de Suriye’nin Humus şehrine gideceğim, ailem orada yaşıyor. 2 haftalığına ailemin yanına gideceğim, sonra geri döneceğim ve bazı işleri hallettikten sonra temelli geri Suriye’ye döneceğim. Türkiye’de çok güzel yaşadık ve bunun için onlara çok teşekkür ederim. Suriye kurtuldu ve artık savaş yok. Suriye eski haline geri dönecek ama sadece biraz zaman lazım. Ülkeme döneceğim için çok mutluyum. Ailem önceden buradaydı, onlar önceden gitti, ben de şimdi gidiyorum. Tek ailem için gitmiyorum, ülkemi özlediğim için gidiyorum. Yıllar sonra ilk defa ülkeme döneceğim" ifadelerini kullandı. "Burada yaşamamıza izin verdikleri için Türk milletine çok teşekkür ederim" 8 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Muayyir Talip ise, "Türkiye’ye okumak için geldim. Okula gittim, ülkeme döneceğim için mutluyum. Ailemi 8 yıldır görmüyorum. Küçükken Suriye’ye gitmiştim ama 8 yıldır hiç gitmedim. Büyüyünce futbolcu olmak istiyorum. Futbol oynamayı seviyorum. Türkiye’deki arkadaşlarımı özlüyorum. Burada yaşamamıza izin verdikleri için Türk milletine çok teşekkür ederim. Ülkeme döneceğim için çok mutluyum" dedi.
Çifte vatandaşlığı bulunan Suriyelilerin ülkelerine giriş çıkışlarına izin verilmesiyle birlikte Civegözü’nde yoğunluk arttı
18 Temmuz 2025 Cuma - 09:03 Çifte vatandaşlığı bulunan Suriyelilerin ülkelerine giriş çıkışlarına izin verilmesiyle birlikte Civegözü’nde yoğunluk arttı Hatay’da Cilvegözü Sınır Kapısı’nda 1 Temmuz tarihinden itibaren hem Suriye hem de Türkiye vatandaşlığı olanların ülkelerine giriş ve çıkışlarına izin verilmesiyle birlikte geçişlerde yoğunluk arttı. 14 yıl sonra ilk defa Suriye’ye gidecek olan çifte vatandaş Enes Dahfis, 2 haftalığına ailesinin yanına gideceğini sonra geri döneceğini söyledi. Suriye’de 13 yıl süren iç savaşın ardından 61 yıllık Baas rejimi sona ermiş ve ülkede yeni bir dönem başlamıştı. Savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, ülkelerindeki savaşın son bulmasıyla yeniden ülkelerine dönmeye başladılar. Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bulunan Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan ülkelerine dönen Suriyelilerin geçişleri devam ederken, hem Suriye hem de Türk vatandaşı olanlar sınırı geçmek için kapıya akın ettiler. Savaşın bitmesiyle sadece Suriyeli vatandaşlar geçerken 1 Temmuz tarihinden itibaren hem Suriye hem de Türkiye vatandaşı olan insanlar da Suriye’ye gidip, gelebilecek. 14 yıl sonra ilk defa Suriye’ye gideceğini ifade eden çifte vatandaşlık hakkı olan Enes Dahfis, 2 haftalığına ailesinin yanına gideceğini sonra geri döneceğini söyledi. "Burada yaşamamıza izin verdikleri için Türk milletine çok teşekkür ederim" 8 yıl sonra ülkesine döneceği için çok mutlu olan Muayyir Talip, "Ben 8 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Türkiye’ye okumak için geldim. Okula gittim, ülkeme döneceğim için mutluyum. Ailemi 8 yıldır görmüyorum. Küçükken Suriye’ye gitmiştim ama 8 yıldır hiç gitmedim. Büyüyünce futbolcu olmak istiyorum. Futbol oynamayı seviyorum. Türkiye’deki arkadaşlarımı özlüyorum. Burada yaşamamıza izin verdikleri için Türk milletine çok teşekkür ederim. Ülkeme döneceğim için çok mutluyum" dedi. "Türkiye’de çok güzel yaşadık ve bunun için onlara çok teşekkür ederim" Yıllar sonra Suriye’ye gideceği için mutlu olduğunu hem Suriye hem de Türkiye vatandaşı olan Enes Dahfis, "Ben 14 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Burada okula gittim ve çalıştım. Ben çifte vatandaşım, hem Türkiye ve hem de Suriye vatandaşıyım. Önceden çifte vatandaşlar Suriye’ye gidemiyordu. 1 Temmuz tarihinden itibaren gidebiliyoruz. Bende Suriye’nin Humus şehrine gideceğim, ailem orada yaşıyor. Ben 2 haftalığına ailemin yanına gideceğim sonra geri döneceğim ve bazı işleri hallettikten sonra temelli geri Suriye’ye döneceğim. Türkiye’de çok güzel yaşadık ve bunun için onlara çok teşekkür ederim. Suriye’ye kurtuldu ve artık savaş yok. Suriye’ye eski haline geri dönecek ama sadece biraz zaman lazım. Ülkeme döneceğim için çok mutluyum. Ailem önceden buradaydı. Onlar önceden gitti bende şimdi gidiyorum. Tek ailem için gitmiyorum, ülkemi özlediğim için gidiyorum. Yıllar sonra ilk defa ülkeme döneceğim" ifadelerini kullandı.