Yerel Haberler
Hatay
19 Nisan 2026 Pazar - 09:07 Ada Su’nun 2 yıl süren fizik tedaviyle ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı Hatay’da 4 yaşındaki Serebral palsi hastası Ada Su Yiğit’in 2 yıl süren fizik tedavi programı sonucunda kendi başına oturması, ayakta durmaya başlaması ve ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını il genelinde aralıksız sürdürüyor. HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde uzmanlar tarafından yürütülen tedavi programı Ada Su Yiğit’e umut oldu. Serebral palsi tanısı bulunan Ada Su Yiğit’in fizik tedavi çalışmalarına Büyükşehir fizyoterapistleri tarafından 2024 yılı Ekim ayında başlandı. 2 yaşındayken başlanılan tedavi sürecinin ardından başlangıçta bağımsız şekilde oturamayan ve ayakta duramayan Ada Su, merkezde verilen düzenli ve yoğun destek sayesinde önemli bir gelişim gösterdi. 2 yıl boyunca yürütülen fizik tedavi programı sonucunda 4 yaşına gelen Ada Su Yiğit, kendi başına oturmaya, ayakta durmaya ve ilk adımlarını atmaya başladı. Tedavi sürecinin şu aşamada iyi ilerlediğini ve Ada Su’yun uygulanan programa uyum gösterdiğini belirten Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, en önemli hedefin, hastanın tek başına yürümesi olduğunu ifade ederken, süreci yöneten ekibin bu hedefin gerçekleşeceğine dair inancının tam olduğunu vurguladı.
Akaryakıt karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisinden su içen 43 küçükbaş hayvan telef oldu
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:08 Akaryakıt karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisinden su içen 43 küçükbaş hayvan telef oldu Hatay’ın Yayladağı ilçesinde yaşayan Nurullah Şengül’e ait 43 küçükbaş hayvan, otlatmadan döndüğü esnada yağmur suyu birikintisindeki zehirli olduğu tahmin edilen suyu içtikten sonra telef oldu. Hayvan sahibi Şengül’ün iddiasına göre, Dağdüzü Madenciliğe ait olan taş ocağında bulunan akaryakıt ve adblue tankerinden yaşanan sızıntının su birikintisine karışmasıyla hayvanların telef olduğu tahmin ediliyor. Yayladağı ilçesi Çaksına Mahallesi’nde yaşayan Nurullah Şengül, hayvancılık yaparak geçimini sürdürüyor. Geçtiğimiz Perşembe gününde hayvanlarını otlatmadan döndüğü esnada susayan küçükbaş hayvanlar, Dağdüzü Madencilik firmasına ait taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içti. Yağmur suyu birikintisinde su içen hayvanlar, ahıra 80 metre kala rahatsızlanıp yere yığılarak telef olmaya başladılar. Hayvanlarının yere yığıldığını gören Şengül, hayvanlarını kontrol ederken hepsini telef olduğunu gördü. Otlatmaya çıkardığı 72 küçükbaş hayvandan 43’ü içtiği sudan zehirlenerek telef oldu. Yayladağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler gelerek olay yeri incelemesi yaptıktan sonra sudan numuneler aldı ve hayvanlardan birisini alarak Adana’ya gönderdi. Adana Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı’nda numuneler üzerinde yapılacak incelemelerin ardından hayvanların kesin telef olma nedenleri belirlenecek. Hayvanlarının zehirli su içtikten sonra telef olduğunu ve yaklaşık 1 milyon TL’lik kaybı olduğunu ifade eden Şengül, hayvanlarının telef olmasında maden ocağında bulunan akaryakıt veya addblue tankerinde yaşanan sızıntının neden olabileceğini düşündüğünü söyledi. "Taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içtiler ve ahıra doğru giderken 80 metre kala hayvanlar telef olmaya başladı" Yağmur suyundan su içtikten sonra 43 hayvanının telef olduğunu ifade eden Nurullah Şengül, " Dün akşam babam hayvanları otlattıktan sonra taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içtiler. Burada yağmurlardan dolayı su birikintisi oldu. Ahıra doğru giderken 80 metre kala hayvanlar telef olmaya başladı. Hayvanları saydığımızda 43 hayvan telef olmuştu. Babama sorduğumda yukarıda bu bölgede su içirdiğini söyledi. Buraya geldiğimizde mazot tankeri ve adblue tankeri vardı. Raporları ve tahlillerini sonuçlarını bekliyoruz. Yağmur suyuna akan adblue ve mazottan şüpheleniyoruz. Burada etrafta taş ocakları var. Karşımızda da ablue ve mazot tankeri var. Dün akarken müdahale etmişler ama geç kaldılar. Maddiyata bakarsak karşılığı yok. Benim 43 hayvanım öldü ve 43 yavru var. Yavruların hepsi aç ve onları biberonla beslemeye çalışıyoruz ama yavrular biberonu da emmiyor. Bu yavruları da kaybetmek istemiyoruz. Hayvanlarım öldü ve maddi kaybım yaklaşık 1 milyon TL’dir" ifadelerini kullandı.
Antakya Belediyesi, Ramazan ayı boyunca her gün bin kişiye iftar veriyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:00 Antakya Belediyesi, Ramazan ayı boyunca her gün bin kişiye iftar veriyor Hatay’da sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmet veren Antakya Belediyesi, kentte yer alan millet lokantalarında yöresel lezzetleri tattırıyor ve iftar dağıtım noktalarında günlük yaklaşık bin kişiye ücretsiz iftar veriyor. Antakya Belediye Başkanı İbrahim Naci Yapar, vatandaşla beraber aynı sofrayı ve aynı tabağı paylaşmaktan da mutluluk duyduklarını söyledi. Antakya Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla kentte vatandaşlara yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Antakya Belediyesi ekipleri; Ramazan ayı boyunca vatandaşlara hizmet verecek olan Antakya ilçesi Akasya ile Bağrıyanık Mahallelerinde iftarlık yemek dağıtım noktaları belirledi. Antakya Belediyesi tarafından Akasya ve Bağrıyanık Mahallelerinde belirlenen noktalardan günlük bin kişi faydalanıyor. Antakya Belediyesi ilçede ayrıca Uzun Çarşı ile Sanayi Sitesi’nde kurulan millet lokantalarında, vatandaşlara kendilerini evlerinde hissedecek ev yemekleriyle hizmet veriyor. "Burada kullanılan etinden tutun, yağına, suyuna, sütüne varıncaya kadar hepsini siz kendi evinizde nasıl istiyorsanız biz de o şekilde yapıyoruz" Antakya Belediyesi tarafından açılan Millet Lokantalarının vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Antakya Belediye Başkanı Yapar, "Millet lokantamızın ilkini Uzun Çarşı’da açmıştık ve çok büyük bir karşılığını gördük. Vatandaşımız çok ciddi anlamda böyle bir teveccüh gösterdi. Biz de uygun fiyatlarla vatandaşımıza bu hizmeti vermekten mutluluk duyuyoruz. Netice itibariyle bizim görevimiz, vatandaşımızın mutlu olması. Millet lokantamızın birincisinde bunu gördük ve şimdi ikincisini sanayide yapıyoruz. Sanayide de binlerce çalışan insanımız var. Hayat pahalılığının bu durumda olduğu bir ortamda buradaki çalışan; arkadaşlarımıza ve gençlerimize de böyle bu imkanı sunacağız. Bir tek farkımız var. Biz burada her halükarda ev yemeği tadında bir hizmet veriyoruz. Ona çok dikkat ediyoruz. Yemeği biraz önce siz de yediniz. Burada kullanılan etinden tutun, yağına, suyuna, sütüne varıncaya kadar hepsini siz kendi evinizde nasıl istiyorsanız biz de o şekilde yapıyoruz. Vatandaşımıza en iyi, en güzel bir şekilde Antakya’mızın lezzetlerini tattırmış oluyoruz" dedi. "Vatandaşımızla beraber aynı sofrayı ve aynı tabağı paylaşmaktan da mutluluk duyuyoruz" Kentte belirlenen 2 farklı noktada vatandaşlara iftar yemeği dağıtıldığını ve günlük bin kişiye ücretsiz iftar verildiğini ifada eden Başkan Yapar, "Bizim Bağrıyanık Mahallemizde bulunan Yusuf İnkaya salonumuz var. Yaklaşık orada 300 ila 350 kişiye her gün iftarda yemek veriyoruz. Son derece de keyifli geçiyor. Oradaki o mahalle halkımız, oradaki oturan arkadaşlarımız son derece memnun. Onlar memnun olduğu sürece biz de çok memnun oluruz. Diğerini de Akasya Mahallesi’ndeki çok amaçlı salonumuzda yapıyoruz. Orada da ortalama günde 300 ila 400 kişi bizim iftar yemeklerimizden istifade ediyor. Ben çok güzel bir ortam olduğunu düşünüyorum. Her akşam bizler çalışan arkadaşlarımız, belediye personellerimiz hep beraber birlikte programlara katılıyoruz. Vatandaşımızla beraber aynı sofrayı ve aynı tabağı paylaşmaktan da mutluluk duyuyoruz. Bu şekilde bunun dışında ihtiyaç olan noktalara da isimlerini çok söylemeye gerek yok ama oralarda da ihtiyaç oldukça yemek ihtiyaçlarını gideriyoruz. İhtiyaç olana evine kadar da ikramlarımızı gönderiyoruz. Belki her gün olmayabilir ama ortalamaya vurursanız ortalama yaklaşık bin kişiye yakın yemek veriyoruz" ifadelerini kullandı.
Depremde yerle bir olan Kemalpaşa Caddesi iftar sofrasıyla yeniden hayat buldu
06 Mart 2026 Cuma - 22:12 Depremde yerle bir olan Kemalpaşa Caddesi iftar sofrasıyla yeniden hayat buldu Hatay’da depremde yerle bir olan ve yeniden inşa edilen Kemalpaşa Caddesi’nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla iftar yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen ‘Yeni Evim İlk İftarım’ buluşmasında yeniden inşa edilen sokaklar ışıl ışıl oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, asrın felaketinin ardından yeniden inşa edilen Hatay’da 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında 13 bin 289 konutun kura çekim törenine katıldı. Törenin ardından kenti gezerek çalışmaları gözlemleyen Bakan Kurum, ‘Yeni Evim İlk İftarım’ buluşması kapsamında Antakya ilçesi Kemalpaşa Caddesi’nde kurulan iftar sofrasında vatandaşlarla bir araya geldi. Depremin ardından Hatay’ın yeninden dirildiğini söyleyen Bakan Kurum, "Sözlerimin hemen başında, asrın felaketinde hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Ramazan ayımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugün Hatay için yola çıkarken düşündüm. Şöyle geriye baktığımda, devlet görevinde bulunduğum süreler boyunca hemen her Ramazan’da Hataylı kardeşlerimizle aynı sofrada oturmak nasip oldu. Bugün de bizi öz evladı gibi bağrınıza bastınız. Ben tüm Hataylı kardeşlerime candan teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Hatay’ımız, bizim gönlümüzde bir tanedir. Çünkü buranın, havası başka, suyu başka, insanı başka, kalbimize nakşettiği maneviyatı bambaşka. İnanıyorum ki; sizinle aramızda sonsuz bir muhabbet var. Ben 6 Şubat depremlerinde bu şehrin sokaklarındaydım. O dimdik duran babaların gölgesinde çalıştım, gözyaşlarıyla dua eden annelerle sabahladım. Çok şey gördüm. Ama o gecelerde bir şey daha gördüm ki asla unutamam. Hatay’ın her sokağında acı vardı ama karamsarlık yoktu, hüzün vardı ama eğilmek yoktu. O gün kendime şunu söyledim. ‘Yeniden Diriliş’ kavramı bir şehir olsaydı o şehrin adı Hatay olurdu; ‘Vatan sevdalısı’ bir topluluğa isim olarak verilseydi, o ismin sahibi Hataylılar olurdu" dedi. Bakan Kurum, İHA, SİHA ve füze testlerine tepki gösterenlere dikkat çekerek, "Türkiye, terör belasından tamamen kurtulduğu, ekonomisinin her açıdan düzelme eğilimine girdiği, deprem bölgesinin tamamen ayağa kalktığı, yeni yuva heyecanının 81 ilimizin her yerini sardığı bir dönemi yaşıyor. Siyasette, ’dünya yansa umurlarında olmayanların’ dönemi artık tamamen tarihe karışırken; ’yüzünü, gönlünü sadece millete dönenler, vizyon sahipleri, eser sahipleri’ eskisinden çok daha güçlü hale geliyor. İcraatta; ’deprem bölgesinin ayağa kalkmasından rahatsız olanların’ o yalancı ışığı artık tamamen sönerken ’deprem bölgesini ayağa kaldıran yiğit emekçilerin’ parıltısı gözleri kamaştırıyor, tarih yeniden yazılıyor. Tarih ’İHA, SİHA görmek istemiyoruz, füze testlerini durdurun’ diyenleri sustururken ’O SİHA’ları, O füzeleri yapanların’ sesini yükseltiyor. Şundan şüpheniz olmasın ki Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki güven, istikrar ve eser dönemi milletimizin desteği, sonsuz güveni ve deprem bölgesinin dualarıyla bir şahlanış dönemine giriyor. Bu şahlanışı daha da güçlendirmek için çok çalışacağız. Ellerimizi daha sıkı tutacağız, yüreklerimizi daha sıkı birleştireceğiz ve bu güzel milletin hizmetkarı olmaya, şanla, şerefle, gururla devam edeceğiz" dedi.
Ev hayaliyle kura çekim törenine gelen vatandaşlar heyecan dolu anlar yaşadılar
06 Mart 2026 Cuma - 16:54 Ev hayaliyle kura çekim törenine gelen vatandaşlar heyecan dolu anlar yaşadılar Hatay’da 500 Bin Sosyal Konut Projesi’nde 13 bin 289 konutun kura çekim törenine katılan vatandaşlar heyecan dolu anlar yaşadılar. Depremi yaşayan Hüsne Kekeç, 38 yıllık evliliğinde yuvası olmadığını belirterek, "38 yıllık evliyim ve eşim 65 yaşında hala evim yok, umudumuz Sosyal Konut Projesi" dedi. Asrın felaketinin ardından yeniden inşa edilen Hatay’da 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında 13 bin 289 konutun kura çekim töreninin heyecanı yaşandı. Antakya ilçesinde kapalı spor salonunda gerçekleşen kura çekim töreni yoğun ilgi gördü. Yuva umuduyla bekleyen vatandaşlar heyecan dolu anlar yaşadılar. "38 yıllık evliyim ve eşim 65 yaşında hala evim yok, umudumuz Sosyal Konut Projesi" Asrın felaketini ailesiyle birlikte yaşayan Hüsne Kekeç, 38 yıllık evliliğinde ev sahibi olmadığını belirterek yuva sahibi olmanın heyecanıyla kura çekim törenine geldiğini söyledi. Kekeç, "Depremde çekirdek ailemle enkazın altında kaldık. Kura çekiminden hiç umudum yok ama Allah’tan umut kesilmez. Oruçlu halimizle buraya gelip perişan olduk ama inşallah sonunu güzel görürüz. Fakir fukara için çok güzel bir proje oldu. İnşallah ihtiyacı olana çıkar. 38 yıllık evliyim ve eşim 65 yaşında hala evim yok. Kiralık evlerde geze geze bir hal olduk. Umudumuz Sosyal Konut Projesi. Cumhurbaşkanımızdan ve Bakanımızdan Allah razı olsun. Bu gariban insanlar umarım hayal kırıklığına uğramazlar. Depremdeyken Antakya’da yaşıyordum. Boğazım düğümleniyor konuşamıyorum. Çok kötü zamanlar geçirdik. İnşallah bu kötü zamanların çok daha iyi olacak" dedi. "Kura çekimine 10 aylık kızımla geldim, heyecanlıyız ve mutluyuz" Kura çekim törenine gelen Sibel Aktepe, "Kura çekimine 10 aylık kızımla geldim. Heyecanlıyız ve mutluyuz. Kura çekiminin sonuçlarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Hatay’da 13 bin 289 konutun kura çekim töreni gerçekleşti
06 Mart 2026 Cuma - 16:41 Hatay’da 13 bin 289 konutun kura çekim töreni gerçekleşti Hatay’da 500 Bin Sosyal Konut Projesi’nde 13 bin 289 konutun kura çekim törenine katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada; hiçbir zaman kavganın, kanın ve acının tarafında değil, daima sulhün, istikrarın ve huzurun tarafındayız" dedi. Asrın felaketinin ardından yeniden inşa edilen Hatay’da 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında 13 bin 289 konutun kura çekim töreninin heyecanı yaşandı. Antakya ilçesinde kapalı spor salonunda gerçekleşen kura çekim töreni yoğun ilgi gördü. Yuva umuduyla bekleyen vatandaşlar heyecan dolu anlar yaşadılar. Kura töreni öncesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, açıklamalarda bulundu. Depremin ardından kısa sürede başlayan ihya ve inşa süreciyle birlikte afet konutlarını tamamlamanın mutluluğu yaşadıklarını belirten Bakan Kurum, "Hoşgörünün kadim yurdu, asırlar boyu farklı inançların, kültürlerin ve dillerin omuz omuza yaşadığı; kardeşliğin başkenti Hatay’ımız; bugün yine çok önemli bir heyecana tanıklık ediyor. Hataylı hemşerilerimize bir söz vermiştik. ’Afet konutlarımızı bitirdik, sosyal konutlarımızla da hak sahibi olmayan vatandaşlarımızın yüzünü güldüreceğiz’ demiştik. Birkaç ay önce verdiğimiz bu sözü tutmanın huzuruyla, bizi Hataylılara mahcup etmeyen Yüce Allah’a şükrediyoruz. Hatay’ımızda teslim ettiğimiz afet konutlarının ardından şimdi de Türkiye’nin en büyük sosyal konut projesi olan 500 Bin Sosyal Konut Projesi’yle Hataylı kardeşlerimize yeni yuva heyecanı yaşatıyoruz. Elbette buralara kolay gelinmedi. Çünkü sizinle kardeşlik hikeyemizin en güçlü şekilde başladığı o günler, çok zor günlerdi. Zira, asrın felaketi, bir devlet büyüklüğündeki alanda gerçekleşerek, yuvalarımızdan altyapıya, ulaşımdan enerji hatlarına kadar 11 ilimize tarihte görülmemiş bir maddi ve manevi yıkım getirdi. Ancak biz o ağır hasarı onarmak, depremin açtığı ağır yarayı sarmak için bu toprakların evlatları olarak birbirimize kenetlendik. Ellerimizi yarınlarımız için birleştirdik ve tarih önünde bir söz verdik; sabırla, gayretle ve omuz omuza mücadele ettik. Depremin ilk anından itibaren gece gündüz demeden sahada olduk. Yuvalarımızı inşa ederken, içinde huzurla yaşanacak mahalleler, çocuk parkları ve sosyal alanlar da inşa ettik. 455 bin konutumuzu tamamlayarak hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin şerefine eriştik. Bugün sizlerin huzurunda bir kez daha altını kalın çizgilerle çiziyorum. Bu başarı, tarihte hiçbir coğrafyaya nasip olmayacak bir duruşla gerçekleşen; tam bir devlet-millet destanıdır. Tarihin her açıdan kırılma noktasında olduğu bir dönemde yaşadığımız felaketin altından bizi kaldıran güç; Türk milletinin emsalsiz kardeşliğidir, Hataylıların eşsiz duruşudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin millet sevdasıdır" dedi. Ev Sahibi Türkiye Projesi kapsamında Hatay’da inşa edilecek 13 bin 289 konutun kura çekiminin gerçekleştirildiğini ifade eden Bakan Kurum, "Şimdi hep beraber, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal konut hamlesi olan ’Ev Sahibi Türkiye Projesi’nin heyecanını yaşıyoruz. Türkiye genelinde planladığımız 500 Bin Sosyal Konut Projesi’yle; her bir vatandaşımızın güvenli, modern ve depreme dayanıklı yuvalarda yaşama hakkını güvence altına alıyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımızdan gencimize, emeklilerimizden şehit ailelerimize kadar hiç kimseyi geride bırakmayan, herkesin, her kesimin elinden tutan bu proje, bizim bu millete olan sevdamızın sözüdür. Hatayı’ımızda; Merkez’de 6 bin 800, Altınözü’nde 500, Arsuz’da 200, Belen’de 300, Dörtyol’da 270, Erzin’de 50, Hassa’da bin 500, İskenderun’da bin 354, Kırıkhan’da 600, Kumlu’da 70, Payas’ta 95, Reyhanlı’da 750, Samandağ’da 500 ve Yayladağı’nda 300 olmak üzere 13 bin 289 konutumuzun kura çekimini bugün yapıyoruz. İnşa edeceğimiz tüm bu yeni yuvaları, modern ve sağlam mimariyle, parkları, bahçeleri, sosyal alanlarıyla; size en güzel hizmeti verecek şekilde yapacağız, umuyoruz ki, Hataylıların hayır duasını alacağız, 500 bin ailemizin yüzünü güldüreceği" diye konuştu. "Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada; hiçbir zaman kavganın, kanın ve acının tarafında değil, daima sulhün, istikrarın ve huzurun tarafındayız" Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikada zorlu sürecin üzerinden geldiğini ifade eden Bakan Kurum, "İşte coğrafyamızı görüyorsunuz. Türkiye bugün masada da sahada da söz sahibi olan bir devlettir. Türkiye; kim ne derse desin bölgesinde düzen kuran, kendi kararlarını veren, milletinin menfaatini her şeyin üzerinde tutan ve mazlumun yanında duran bir güçtür. Bizim için Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde 86 milyonun birliği ve beraberliği her şeyin üzerindedir. Biz; dili, dini, mezhebi, kökeni ne olursa olsun, bu topraklarda yaşayan herkesin aynı kaderin, aynı geleceğin parçası olduğuna inanıyoruz. İç siyasette de, dış politikada da zorlu süreçlerin üstesinden geldik ve gelmeye de devam ediyoruz. Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada; hiçbir zaman kavganın, kanın ve acının tarafında değil, daima sulhün, istikrarın ve huzurun tarafındayız. Bugün de aynı duruşa sahibiz ve inşallah bölgede dökülen kanın durması, kardeşliğin yeniden hayat bulması, bütün İslam âleminin daha aydınlık, daha güçlü yarınlara uyanması için dua ediyoruz, çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Buradan da milletimize söz veriyoruz ki; daha çok çalışacağız, milletimizin yarınları için daha çok alın teri dökeceğiz, annelerimizin duası için daha çok çabalayacağız, gece gündüz demeden koşmaya devam edeceğiz" dedi.