Yerel Haberler
Hatay
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:16 Heyelanda bir çocuğu ölen, diğer evladı 6 gündür yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne: "Bayram sevincimiz vardı, gitti" Hatay’da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek, "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi. Hatay’da 21 Mayıs’ta etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan’ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Gözyaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, "Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" ifadeleriyle yürekleri burktu. Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan’ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, "Ben Türk vatandaşıyım, Suriye’de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye’de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz sac damı. O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat 12.30’da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızı var 16 yaşında ve o da yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:03 Heyelanda 15 yaşındaki evladı ölen gözü yaşlı anne: "Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" Hatay’da yaşanan heyelanda 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki evladı 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" sözleriyle yürekleri burktu. Hatay’da 21 Mayıs tarihinde etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan’ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Göz yaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, " Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" söyledikleriyle yürekleri burktu. Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan’ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, " Ben Türk vatandaşıyım, Suriye’de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye’de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz saç damı. O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat:12.30’da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızım var 16 yaşında ve oda yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi. (vk-
Sırtına bağladığı kartonla şehri dolaşan motosikletli ilgi odağı oldu
04 Ocak 2025 Cumartesi - 10:17 Sırtına bağladığı kartonla şehri dolaşan motosikletli ilgi odağı oldu Hatay’da motosiklet tutkunu Ahmet Hamderi, 27’nci yaş gününü "Bugün benim doğum günüm, kutlamak istiyorsan korna çal" yazılı kartonla trafiğe çıkarak kutladı. Hamderi’nin trafikte insanların sempatik tavırlarıyla karşılaştığı anlar ilgi odağı oldu. Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Ahmet Hamderi, 1 Ocak’ta 27’nci yaş gününü kutlamak için ilginç bir yöntem seçti. Motosiklet tutkunu olan Hamderi, ‘Bugün benim doğum günüm, kutlamak istiyorsan korna çal’ yazılı kartonu sırtına asarak trafiğe çıktı. Trafikte diğer sürücülerin ilgi odağı olan Hamderi, fotoğraf çekenler ve kornaya basanların sempatik tavırlarıyla karşılaştı. “Doğum günüm olduğu için böyle bir çılgınlık yapayım dedim” Doğum gününde unutulmaz bir anı yaşadığını dile getiren Ahmet Hamderi, “Benim 1 Ocak doğum günümdü. Evde oturup sosyal medya geziniyordum. Bu tarz videolar izlediğim için bir de ben çekerim diye düşündüm. Doğum günüm olduğu için böyle bir çılgınlık yapayım dedim. Trafiğe çıktım. Böyle tepkiler beklemiyordum. Trafiğe çıktığımda fotoğraf çekenler oldu, kornaya basanlar haddinden fazla oldu. Bayağı eğlenceli bir şey oldu ve gayet güzeldi. Kartonun üzerine, ‘Bugün benim doğum günüm, kutlamak istiyorsan korna çal’ diye yazdım. Kartona yazmıştım. Kartonla ortalama 2 saat gezdim. Bazı bölgelerde ve ara sokaklarda gezdim. Tepkiler çok güzeldi. Bu kadar tepki olacağını beklemiyordum. Korna çalanlar, fotoğraf çekenler oldu, durdurup konuşanlar oldu ve numaramı isteyenler bile oldu. Güzel ve unutulmaz bir gün oldu. Bir dahaki doğum günüme daha değişik aksiyonlu güzel şeyler düşünüyorum. Depremden çıktık ve insanın bazen kendi kendine tek başına da olsa mutlu olmayı bilmeli. Biraz da olsa insanlarda gülümseme olmuştur” ifadelerini kullandı.
7 saatlik yürüyüşle 2 bin 240 rakımlı Mığır tepesine tırmanıp yıpranan Türk bayrağını değiştirdiler
03 Ocak 2025 Cuma - 09:13 7 saatlik yürüyüşle 2 bin 240 rakımlı Mığır tepesine tırmanıp yıpranan Türk bayrağını değiştirdiler HATAY (İHA) – Hatay’ın Hassa ilçesinde bulunan 2 bin 240 rakımlı Mığır tepesine çıkan doğaseverler, yıpranan Türk bayrağını değiştirerek yeniden ay yıldızlı bayrağı göndere çektiler. Dörtyollu 16 kişilik doğasever ekip, Hassa ilçesinde 2 bin 240 rakımda bulunan Mığır tepesine 9 Aralık 1918’de Dörtyol’da ilk kurşunun atılmasının 106. yılına ithafen yürüyüş gerçekleştirdi. Zorlu yolculuk doğa ekibinin mücadelesiyle 7 saatte tamamlandı. Zirveye ulaşan ekip, tepede bulunan bayrağın zamanla zarar gördüğünü ve yırtıldığını fark etti. Doğaseverler tarafından yıpranan bayrak, yenisiyle değiştirilerek göndere çekildi. Doğaseverler; tırmanışı başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Dörtyol’da ilk kuruşunu atan Mehmet Çavuşa ve aziz şehitlerin ruhuna fatiha okuyarak ve Mığır tepesi defterini doldurarak tırmanışı sonlandırdılar. “Zirveye çıktıktan sonra yırtılmış olan Türk bayrağını değiştirdik ve ardından İstiklal Marşı’yla göndere çekerek tüm şehitlerimize Fatiha okuyarak tırmanışımızı bitirdik” Amatör doğa sporcusu 43 yaşındaki İsmail Tamer Köse, Amanos dağındaki zarar gören Türk bayrağını değiştirdiklerini ifade ederek, “16 kişilik ekiple çıktığımız Mığır tepesi tırmanışı yaklaşık olarak yedi saat sürdü. İlk kurşunun atıldığı tarihten 106 yıl sonra biz bu tırmanışı yaptık. İlk kurşunu atan Mehmet Çavuş’tu buraları bize yurt edinen başta Mehmet Çavuş ve tüm şehitlerimiz ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere onlara hitap eden bir tırmanıştı ve bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Aslında dağcılık tırmanışı çok fazla teknik gerektirmeyen belli bir kış donanımı gerektiren spor dalıdır. Yanımızda hatta iki tane de 13 yaşında küçük çocuklu ekip arkadaşımız da vardı, hep birlikte başarılı bir şekilde zirve tırmanışını yaptık ve tüm burada yaşayan Dörtyol halkına ve bu çevrede yaşayanlara da Dörtyol Amanoslar’ın eşsiz doğasına mutlaka ama mutlaka adım atmalarını bekliyoruz. 2 bin 240 rakımlı Amanosların en büyük zirvesi Mığır Dağı’na 16 kişilik bir ekiple zirve tırmanışını dün itibarıyla başarılı bir şekilde tamamladık. Zirveye çıktıktan sonra yırtılmış olan Türk bayrağını değiştirdik ve ardından İstiklal Marşı’yla birlikte göndere çekerek tüm şehitlerimize Fatiha okuyarak tırmanışımızı bitirdik” dedi.
Hayallerine çadırda gözleme yapıp satarak başlayan depremzede kız kardeşler, hayat mücadelesini birlikte sürdürüyor
03 Ocak 2025 Cuma - 09:05 Hayallerine çadırda gözleme yapıp satarak başlayan depremzede kız kardeşler, hayat mücadelesini birlikte sürdürüyor Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan ve depremden sonra sanayi sitesinde hayalleri olan iş yerini açan Betül ve Sibel Ergüder kardeşler, konteyner iş yerlerinde gözleme yapıp satarak yaparak kazanç elde ediyorlar. Açtıkları iş yerinde yaptıkları gözlemeleri sevilen Ergüder kardeşler, hayat mücadelesi için birbirlerine destek olarak devam ediyorlar. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depreme yakalanan Betül ve Sibel Ergüder kız kardeşler, depremden 2 ay sonra Antakya ilçesi Küçük Sanayi Sitesi’nde bir çadırda gözleme işi yaparak ekmek paralarını kazanmaya başladılar. Hayalleri birlikte bir iş yeri sahibi olmak olan Ergüder kardeşler, kısa sürede aynı noktaya konteyner yerleştirerek çalışmaya devam ettiler. Hiçbir sermaye ve güvence olmadan açtıkları iş yerinde; gözleme, çorba, menemen, sıcak ve soğuk içeceklerle müşterilerine hizmet veriyorlar. Konteyner gözlemecide hayata tutunan kardeşler, çalışma azimleri ve hayata olan tutkularıyla takdir topluyorlar. “Ablamla beraber hep hayalimiz el ele verip bir iş yeri sahibi olmaktı” Asrın felaketinden 2 buçuk ay sonra ablasıyla ortak hayalleri olan iş yeri açma hayallerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Betül Ergüder, “Depremden 2 ay sonra başladık. Mecbur çalışmaya da ihtiyacımız vardı. Ablamla beraber hep bir hayalimiz vardı. Ablamla beraber el ele verip bir iş yeri sahibi olmaktı. Depremde işsiz kalınca ablamla birlikte beraber bir şeyler yapmak istedik. Hiç sermayemiz veya güvencemiz yoktu. Biz de gözlemeyle başlayalım ve tutarsa devam ederiz diye düşündük. İlk başladığımız gün hiçbir şeyimiz yoktu ve sadece malzemelerimizle geldik ve yaptık. Gözlemelerimiz çok da beğenildi ve devam edebilirsiniz diye güzel yorumlar aldık. El birliğiyle küçük bir çadırda başladık. Çadırın içinde yapmaya başladık ve yavaş yavaş para biriktirip konteyner yaptırdık. Konteynere geçtikten sonra işlerimiz biraz daha düzeldi. Tanınmaya başladık ve gözlemelerimiz sevildi” dedi. “İki kardeş depremden sonra hayat için birbirimize dayanarak mücadelemize devam ediyoruz” Evlatları için ablasıyla birlikte el ele çalıştıklarını belirten Betül Ergüder, “Zamanla kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Burada elektrik ve su sıkıntımız var ama korkmadan devam edeceğiz. Biz ekmek parası ve çocuklarımız için çalışacağız. Kendi kendimize güç olduk ve az da kazansak mutluyuz. Ablam da bütün canını dişine takıp çalışıyor. İşimizi severek yapıyoruz. Ablam gözleme yapımında iyi yaparken ben de müşterileri ağırlama konusunda iyiyim. Böyle birbirimizin eksikliklerini tamamlıyoruz. Ispanaklı ve patatesli gözlemeler 50 TL iken kaşarlı ve sucuklu gözlemeler ise 70 TL civarındadır. İki kardeş depremden sonra hayat için birbirimize dayanarak mücadelemize devam ediyoruz” diye konuştu. “Herkes bizi ve işimizi sevdi, ’gözlemeleriniz çok güzel’ diyorlar” Depremden sonra birbirlerine destek olarak kardeşiyle birlikte iş yeri açtıklarını söyleyen Sibel Ergüder ise, “Burada gözleme, çorba ve menemen yapıyoruz. Kardeşimle birlikte çalışarak yapıyoruz. Onun beni sevdiğini gerçekten iyi biliyorum ve birbirimizi anlıyoruz. Depremden sonra buna ihtiyacımız vardı. Kardeşim olmadan bunu başaramazdım. Birbirimize hep destek olduk. Depreme ev hanımıyken ve 2 çocuğumla evde yalnız yakalandım. Evimiz yıkıldı ve depremden 2 buçuk ay sonra kardeşimle beraber bu işi yapmaya karar verdik. Ailemiz de bize destek veriyor ve her zaman arkamızdalar. Herkes bizi ve işimizi sevdi. Lezzetleriniz çok güzel diyorlar. Kız kardeşler birbirlerini her zaman sevsinler ve destek olsunlar” ifadelerini kullandı.