Yerel Haberler
Hatay
Hatay’da heyelanda önü toprakla dolan ahırda hayvanlar mahsur kaldı 11 Nisan 2026 Cumartesi - 12:22:48 Hatay’da yaşanan heyelanda kayan toprağın kapısını kapattığı ahırına giremeyen Samet Oduncu, mahsur kalan 5 hayvanını besleyebilmek için pencereden ahıra girip çıkıyor. Hayvanlarını ahırdan çıkarmak isteyen Oduncu, heyelanla birlikte gelen toprağın kaldırılması için yetkililerden yardım istedi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da son günlerde yağışlı hava etkisini hissettiriyor. Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’nde yaşayan Samet Oduncu’nun dağ yamacında bulunan ahırının üzerine heyelanla birlikte toprak kütlesi çöktü. Ahırında beslediği 5 büyükbaş hayvanını besleyebilmek için pencereden girip çıkan Oduncu, kayan toprağın kaldırılması için yetkililerden yardım talep etti. "Heyelan nedeniyle ahırımın kapı tarafı kapalı ve pencereden girip çıkıyorum" Heyelan nedeniyle ahırının içinin toprakla dolduğunu ifade eden Samet Oduncu, "Hatay’da aşırı yağışlardan dolayı burada heyelan oldu. Toprak kayması olunca hayvanlarım zarar gördü. Heyelan nedeniyle ahırımın kapı tarafı kapalı ve pencereden girip çıkıyorum. Ahırım zarar gördü ve hayvanlarım aç kaldı. Yetkililerden yardım istiyorum. Gece uyurken birden bir ses duydum ve uyandım. Uyanıp gidip baktığımda ahırın kapısında toprak kaymış ve her yeri kapatmış. Sabah saatlerinde yetkililere haber verdim. Yetkililer geldi ama sorunumu çözmediler. Ahırımda 5 büyükbaş hayvanım var. Hayvanlarım aç kaldı" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:14 Gerçeğini aratmayan kavgayla yapılan sürpriz polisleri tebessüm ettirdi Hatay’da 10 Nisan Polis Günü’nde lise öğrencilerinin kavga ettiği ihbarında bulunan öğretmenler, polisler için sürpriz hazırladı. Kavga görüntüleri gerçeğini aratmazken, pastalı sürpriz polis ekiplerini tebessüm ettirdi. Kumlu ilçesinde bulunan Abdurrahman Gülizar Karadeniz Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde görevli öğretmenler, 10 Nisan Polis Günü’nde polis ekiplerine unutulmaz bir gün yaşattılar. Öğrencilerle iş birliği içerisinde gerçekleşen sürprizde öğretmenler, polise okulda kavga çıktığı ihbarında bulundular. Kısa sürede okula intikal eden polis ekipleri, gerçeğini aratmayan kavgayı ayırmaya çalıştılar. Anbean kameraya yansıyan görüntülerde polis ekiplerinin öğrencilere ciddiyetle müdahale ettikleri görüldü. Öğretmenler sürpriz yaptıklarını söylediklerinde polis ekiplerinin tebessümü ise yürekleri ısıttı. Öğretmenler ve öğrenciler tarafından pasta kesiminin gerçekleşmesiyle sürpriz son buldu. Abdurrahman Gülizar Karadeniz Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Dilek Keser, polis ekiplerine unutulmaz bir gün yaşatmayı planlayarak böyle bir sürpriz hazırladıklarını belirterek, "10 Nisan Polis Günü’nde vatanı için yıllarca şanlı üniformayı giyen babam başta olmak üzere tüm polis teşkilatının gününü kutlarım. Bu gün bizler için 7 gün, 24 saat mesai yapan polislerimiz için ufak bir sürpriz yaptık. İnşallah mutlu olurlar. Ülkemizin ve bizlerin emniyeti polislerimizden sorumlu, polislerimizin yüzünü bir nebze güldürebildiysek ne mutlu bizlere" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:12 Yıllarca izlediği videolara özenen genç, hevesle başladığı işinde 1 buçuk metrekarelik seyyar tezgahında ekmek parasını kazanıyor HATAY (İHA) – Hatay’da depremde iş yerini ve yuvasını kaybeden Erhan Çapanoğlu, yıllarca videolarda izlediği sokakta yiyecek satanlara özenerek çıktığı yolda 1 buçuk metrekarelik seyyar tezgahında falafel yapıp, satarak ekmek parasını kazanıyor. Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’da yakalanan 30 yaşındaki Erhan Çapanoğlu, asrın felaketinde iş yerini ve yuvasını kaybetti. Depremin umutlarını yıkmasına imkan tanımayan Çapanoğlu, yıllarca sosyal medyada gördüğü ve özendiği sokakta yiyecek satanlar gibi kendi işinin patronu olmak istedi. Satın aldığı motosikletin üzerine seyyar tezgah kuran Çapanoğlu, Lübnan kökenli yiyecek olan ve Hatay’da tüketilen falafel satışı yapmaya başladı. Kendi hazırladığı falafelleri müşterileriyle buluşturan Çapanoğlu, 1 buçuk metrakarelik ekmek teknesinde kendi emeğiyle ticaret yapmanın mutluluğunu yaşıyor. "Nasip bugüneymiş, işi yapmamı başta kimse tavsiye etmedi ama bu benim çocukluğumdan beri aklımdaydı" Küçük yaşlarda videolarda sokak satıcılarını gördüğünü ve özendiğini dile getiren Çapanoğlu, "Küçükken video oyunlarında gördüğüm sokak satıcılarına özenir, bir gün onlar gibi olmayı hayal ederdim. Nasip bugüneymiş, işi yapmamı başta kimse tavsiye etmedi ama bu benim çocukluğumdan beri aklımdaydı. Küçükken video oyunlarında gördüğüm sokak satıcılarına özenir, bir gün onlar gibi olmayı hayal ederdim. Nasip bugüneymiş, aklıma birçok iş gelmişti ama sonunda falafel satıcısı olmaya karar verdim" dedi. "Bu işle uğraşacak gençlere tavsiyem; sabırlı olmalarıdır ve Küçük başlamaktan korkmak yerine, küçük kalmaktan korksunlar" Yağışlı havalarda seyyar ekmek teknesiyle zorlandığını fakat umudunu kaybetmediğini dile getiren Çapanoğlu, "6 Şubat depremi meydana geldi. Maalesef hem evim hem de iş yerim gitti. Depremde birçok sevdiğim insanı ve akrabalarımı kaybettik; büyük bir buhran yaşadık. Şu an 1,5 metrekarelik bir tezgahta çalışıyorum. Önceleri aracımı gezdiriyordum, şimdi ise sabit bir yerde hizmet veriyorum. Açık alanda çalışmanın zorluğu, hava durumundan kaynaklanan olumsuzluklarla karşılaşabilmek oluyor. Bu işle uğraşacak gençlere tavsiyem; sabırlı olmalarıdır ve Küçük başlamaktan korkmak yerine, küçük kalmaktan korksunlar" dedi
Depremzede öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürdükleri  ’Hatay Bot’  robot yarışması sona erdi
05 Nisan 2026 Pazar - 10:07 Depremzede öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürdükleri ’Hatay Bot’ robot yarışması sona erdi Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışması; 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın kıyasıya rekabeti, derecelendirmeyle birlikte sona erdi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması dereceye giren takımların zorlu çabalarıyla sona erdi. Antakya ilçesinde bulunan Antakya Spor Kompleksi’nde düzenlenen ve teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışma; 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın katılımıyla kıyasıya mücadele başlamıştı. Yarışma; çeşitli kategorileri barındırarak öne çıkan robotların, öğrencilerin zeka ve teknoloji bilgisinin kapışması ile değerlendirildi. Hatay Valisi Mustafa Masatlı Hataylı mucitlerin yetişmesine destek verdiklerini söyleyerek yarışmanın 1.’cilerine sahnede ödüllerini takdim etti. ’’Bu yarışma Türkiye’de örneği ve benzeri olmayan bir yarışmadır’’ Yarışmanın okullara yönelik eğitim reformunu desteklediğini dile getiren Hatay Valisi Mustafa Masatlı,’’Biz ’Eğitim Hatay’ımıza nefes oluyor’ diyerek Hatay’ımızın iyi olma haline destek olma bakımından da bir takım etkinlikler ve faaliyetler içerisine girmiştik. Onlardan bir tanesi de ’Hatay Bot’ robot yarışmasıydı. Birincisini geçen yıl başarıyla tamamlamıştık. İkincisini de bu yıl çok şükür büyük bir gururla, sevinçle ve umutla tamamlamış olduk. Tabii geçen seneye göre bu sene neredeyse yarışmacı ve öğretmen sayısı bakımından üç kata ulaştık. 4067 öğretmen ve öğrencimiz bu yarışmaya katıldılar. Bu yarışma kıyasıya bir yarışma oldu. Tabii ki bu yarışmada bizim birincilerimiz oldu. Biz onları canı gönülden tebrik ederiz, kutlarız. Fakat esas önemli olan şey bu yarışmaya katılabilmekti. Bu yarışmayla ilgili hayal edebilmekti, düşünebilmekti, bunu emeğiyle üretime geçirebilmekti ki buradaki gençlerimizin ve çocuklarımızın tamamı bunu başarıyla yaptılar aslında. Hatay bilimde, teknolojide, üretimde yeni bir döneme geçti ki bu yarışma Türkiye’de örneği ve benzeri olmayan bir yarışmadır. Kategorisinde alanında Türkiye’deki il ölçeğinde yapılmış bir yarışmadır. En büyük yarışmadır. Tabii ki üçüncü Hatay bot robot yarışmasına da yarın itibariyle hazırlanmaya başlayacağız" dedi. ’’Köy okulundan geldik 1. olduk, hiç beklemiyordum’’ Ortaokul kategorisi labirent parkurunda 1.’lik ödülünü kazanan Defne Ortaokulu öğrencilerinden Ali Kerem Şah, ’’ Biraz heyecanlandım, robot ilk önce biraz takıldı ama sonrasında toparladı. Mutluyuz, heyecanlı bir anda yaşadık ve güzeldi. Biz okulda kendi çabalarımızla, kendi imkanlarımızla, A4 kağıtlarıyla hazırladığımız bir labirent tasarladık. Bu labirentin içindeki tuzakları falan kendimiz hazırladık. Buraya geldiğimizde hiç kazanacağımızı beklemiyorduk. Kazanınca çok heyecanlandık, çok mutlu olduk’’ dedi. Yarışmaya zorlu koşulda hazırlandıklarını belirten öğretmen Mehmet Yılmaz, ’’labirent kategorisi, ortaokul kategorisinde birinci olduk. Defne Büyükşehir Ortaokulu’ndan katıldık. Köy okulu olduğu için çok zor şartlarda çalıştık. Birinci olmaları bizi çok gururlandırdı. Emeği de karşılarına aldılar, bu çok iyi oldu bizim için. Çok büyük bir gurur ve onları tebrik ediyorum. Sözü onlara bırakıyorum’’ dedi.
Profesyonel hırsızın, acemi arkadaşını "sadece sıfır telefonları al" diyerek tembihlediği 150 bin TL’lik hırsızlık kamerada
05 Nisan 2026 Pazar - 10:04 Profesyonel hırsızın, acemi arkadaşını "sadece sıfır telefonları al" diyerek tembihlediği 150 bin TL’lik hırsızlık kamerada Hatay’da cep telefonu tamiri ve satışı yapan iş yerine giren 2 hırsızın dakikalar içerisinde 150 bin TL değerindeki cihazları ve aksesuarları çaldığı anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde; usta hırsızın acemi olan arkadaşına sadece sıfır telefonları alması gerektiğini tembihlediği anlarsa an be an duyuldu. Olay; Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soydu. Uslu’nun işyerinin kapısını açık olduğunu gören vatandaşlar, arayarak haber verdi. Sabaha karşı işyerine gelen Uslu, işyerine baktığında hırsızların girdiğini fark etti ve polis ekiplerine durumu bildirdi. Polis ekipleriyle birlikte kameraları inceleyen Uslu, işyerine iki hırsızın girip sıfır cep telefonları başta olmak üzere toplam değeri 150 bin TL olan cihazları çaldığı anları an be an gördü. Görüntülerde; kapıya tekme atarak işyerine giren iki hırsızın, cihazları çaldığı ve usta olan hırsızın acemi olana sıfır telefonları almasını tembihlediği yansıdı. Aynı hırsızların çevrede bulunan işyerlerine girip hırsızlık yaptığını ifade eden 16 yaşındaki esnaf Mert Uslu, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmaması gerektiğini belirterek, hırsızların bir an önce yakalanmasını istediğini söyledi. "Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" Hırsızların işyerine girip yaklaşık 150 bin TL değerindeki eşyaların çalındığını ifade eden Mert Uslu, "Ben telefoncu dükkanını işletiyorum. Hırsızlar bugün sabah 5 gibi dükkana girdiler. Sabah namazından çıkan insanlar dükkanımın kapısını açık olduğunu gördüler. Dükkanıma yeni mallar gelmişti ve hırsızlar bu malların hepsini çalmışlar. Toplam 100 bin TL ile 150 bin TL arasında bir zararımız oldu. Şahsi bilgisayarım ve eşyalarımızın hepsi çalındı. Hırsızlar, ufacık tablet kalemini bile almışlar. Allah onları ıslah eylesin. Geçen hafta hırsızlar; başka bir esnafa girdiler, 2 gün önce de karşıdaki esnafa girdiler, sonra da başka esnaflara girdiler. İş yerine giren iki hırsız vardı ve diğeri de dışarıda bekleyen var. Görüntüde kapıyı zorlama yok direkt tekme atıp açıyorlar. Hırsızlar, içeri girer girmez etrafı karıştırdılar. Burada bilgisayarlar, cihazlar ve kalemleri almışlar. Pahalı telefonları ve ana kartları çalmış. Kamerayı içeri geçtikten 5 dakika sonra fark ediyorlar. Kamerayı çeviriyorlar ama yüzleri belli oluyor. Yüzleri ve parmak izleriyle her şey belli oluyor. Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı. Ben 16 yaşındayım ve 3 yıldır iş yerimi işletiyorum. Dışarıdan göründüğü gibi işlerimiz kolay değil. Ben de okuyabilirdim ama ben kendi paramı kazanmayı seçtim. Biz de hırsızlık yapmayı biliyoruz ama ne gerek var. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" dedi. "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler" Aynı hırsızların iş yerinde 2 defa hırsızlık yaptığını ifade eden esnaf Ahmet Akyol, "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler. Bugün de hırsızlar arkadaşımın dükkana girdiler. Hırsızlar, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler. Burada çok hırsızlık olayı oluyor. Ben telefoncu dükkanı işletiyorum. Hırsızların çaldığı yaklaşık 30 bin TL’lık bir masrafım var. Yetkilerden buranın güvenliğinin arttırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor
04 Nisan 2026 Cumartesi - 22:01 Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Hatay’a Libya’dan gelen çöl tozu etkisini sürdürüyor
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:56 Hatay’a Libya’dan gelen çöl tozu etkisini sürdürüyor Libya üzerinden kuvvetli rüzgarla birlikte Türkiye’ye giriş yapan çöl tozu ülkenin en güneyinde yer alan Hatay’da etkisini sürdürüyor. Havadan çekilen görüntülerde çöl tozunun şehirde etkisini gösterdiği görüntülendi. Libya üzerinden Türkiye’ye gelen toz taşınımı konusunda meteoroloji uyarıda bulunmuştu. Türkiye’nin en güneyinde yer alan Hatay’da Libya üzerinden gel çöl tozu kendini gösterdi ve etkisini sürdürüyor. Antakya ve Defne ilçeleri adeta çöl tozu içerisinde kayboldu. Toz taşınımından dolayı puslu bir hava hakim olurken, güneş gündüz olmasına rağmen güçlükle görünebildi. Toz fırtınasının havadan çekilen görüntülerindeyse şehir kent merkezinin çöl tozu içerisinde kaldığı görüldü. "Dışarıya çıkılmayacak bir hava var ve maskesiz kimse dışarı çıkmasın" Çöl tozu nedeniyle dışarıya çıkılmayacak bir havanın olduğunu ifade eden Semire Coşkun, "Bugün havalar çok kötü ve tozlu olduğu için her yerde toz var. Tozun etkisi geçer diye düşündük ama geçmedi ve berbat bir hava var. Dün toz havası çok etkiliydi. Bu sabah çok iyiydi ama öğleye doğru toz etkisini gösterdi. Dışarıya çıkılmayacak bir hava var ve maskesiz kimse dışarı çıkmasın. Yağmur yağarsa toz havası etkisini kaybeder" dedi. "Bu havada nefes almakta zorlanıyorum ve öksürüyorum, benim yaşımdaki insanlar dışarıya çıkmamalarını tavsiye ederim" Bu tozlu havalarda nefes almakta ve öksürmeye neden olduğunu söyleyen İbrahim Elmas, "Dün hava çok bulanık ve tozdu, bugünde etkisi devam ediyor. Bu havalarda çok bunalım içindeyiz. Bu çöl fırtınası Yemen veya Libya tarafından geliyor. Her yıl birkaç gün böyle havalar oluyor. Yağmur yağarsa tozları yıkar gider. İnşallah yağmur yağar. Bu havada nefes almakta zorlanıyorum ve öksürüyorum. Benim yaşımdaki insanlar dışarıya çıkmamalarını tavsiye ederim. Evlerde kalmaları daha güzel olur. Aslında bu havada maske takmanın tam zamanı oldu" ifadelerini kullandı.
Turfanda hasat edilen can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:32 Turfanda hasat edilen can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, Nisan ayında başladığı can eriğinde hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle koparılarak hasat edilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasasında 350 TL iken dış piyasada 450 TL’den alıcı bularak yurt dışına ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde Nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriği, kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken dış piyasada ise 450 TL’den ihraç ediliyor. Dış piyasasında genellikle Avrupa ülkeleri olan; İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda gibi ülkelere ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl dış piyasasında Orta Doğuya da ihracat yapan Arslan; ABD, İsrail ve İran’ın savaşıyla Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. "Erik iç piyasada 350 TL bandında iken ihracatta ise 450 TL" Sera altında yetiştirdiği can eriğinin satışını yurtiçi ve yurtdışına yapan çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerini gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak; Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlarda elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı. (RMZ-VK-