Yerel Haberler
Hatay
23 Nisan 2026 Perşembe - 08:59 Silahla çevreye defalarca ateş eden 3 çocuğun hayrete düşüren anları kamerada Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 3 çocuğun boş arazide silahla defalarca ateş edip, vatandaşların sesi duyup tepki göstermeleri üzerine motosiklete binerek kaçtıkları anlar kameraya yansıdı. Olay, 19 Nisan tarihinde Reyhanlı ilçesi Yeşilova Mahallesi’nde bulunan Sultan Alparslan Anadolu Lisesi’nin arkasındaki boş arazide yaşandı. Çocuk yaştaki 3 şahıs, motosikletle lisenin arkasındaki boş araziye geldi. Çocuk şahıslardan biri, belindeki silahı çıkartarak arka arkaya defalarca ateş etti. Sesi duyan vatandaşlarsa evlerinden çıkarak çocuklara tepki gösterdiler. Anbean güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; çocuklar motosiklete binerek bölgeden uzaklaştı. Görüntülerde; çocuklardan birinin belindeki silahı çıkartıp peş peşe ateş ettiği, koyun sürüsünün silah sesinden korkup kaçtığı, vatandaşın silah sesine koşup çocuklara bağırması ve çocukların motosiklete binip kaçtığı anlar kaydedildi. Çocukların sürekli bölgeye gelip silahla ateş ettiklerini ifade eden Hasan Yapıcı, kolluk kuvvetlerine denetimlerini yapmaları çağrısında bulundu. "15 ila 16 yaşlarındaki 3 çocuk, elindeki silahla yere doğru rastgele ateş açmaya çalışıyorlar veya silah denemesi yapıyorlar" Silahla 3 çocuğun boş araziye gelip rastgele ateş ettiklerini ifade eden Hasan Yapıcı, "Geçen hafta Pazar Günü 15 ila 16 yaşlarındaki 3 çocuk, ellerinde silahla art arda binmiş motorla şuradan şöyle aşağı doğru indiler. Elinde silah olan çocuk, yere doğru rastgele ateş açmaya çalışıyorlar veya silah denemesi yapıyor. Bu gölgede bu tür girişimler burada fazla oluyor. Buraya gelip silahlarını denediklerini ya da silah sıktıklarını söylüyorlar ama burada sokakta oynayan gençlerimiz ve çocuklarımız var. Burada okul öğrencileri var. Hatta şu son dönemde Kahramanmaraş’ta olan okula yapılan silahlı saldırının sonrasında hakikaten bizi tedirgin ediyor. Tabii ki tedirgin ediyor. Bir de kolluk kuvvetleri nasıl bu arkadaşları görmüyor ve bu insanlar gelip burada silah sıkabiliyorlar. Bu kadar rahat davranabiliyorlar. Haliyle çocuklarımız sokaklarda oynuyor ya da okulda ders gören çocuklarımız var. Devletimizden şöyle bir isteğimiz var. Devletimizin yetkili organlarından bu işi kontrol altına almalarını, denetimlerini yapmalarını istirham ediyoruz" dedi. "Kahramanmaraş’ta yeterince canımız yandı, tekrarı olmamasını istiyoruz" Kahramanmaraş’ta canların yandığına dikkat çekerek benzer olayların yaşanmaması için önlem alınmasının gerekliliğine dikkat çeken Yapıcı, "Bu bölgede sürekli oluyor. Hatta bazen madde kullananlar veya alkol alanlar geliyorlar. Gecenin bir yarısı gece gündüz demeksizin olur olmaz saatte uygunlu uygunsuz hareketler de bulunuyorlar. Bundan da rahatsız oluyoruz. Emniyet güçlerinin bunu kontrol etmesini, daha sıkı takip altına almasını istiyoruz. Karşımızda da şöyle bir okul var. Okulda öğrenciler var. Kahramanmaraş’ta yeterince canımız yandı. Tekrarı olmamasını istiyoruz. Herkes çocuğunu düzgün eğitirse 15 yaşındaki çocuğun silahla ne işi olur ama çocuğumuzu düzgün eğitmezsek çocuk silaha da başvurur, alkole de başvurur ve maddeye de başvurur. Tabii ki bu bölgede biraz daha yönetimin ve denetiminin artırılması için biraz daha baskılı olmalarını rica ediyoruz" ifadelerini kullandı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 08:59 Damak çatlatan tepsi kebabıyla birlikte yöreye özgü 7 lezzet tescillendi Gastronomi şehri Hatay’da yöreye özgü 7 lezzetin tescillenmesiyle birlikte Coğrafi İşaretli ürün sayısı 64’e yükseldi. Vali Mustafa Masatlı, Hatay’ın Coğrafi İşaretli ürün sayısında Türkiye genelinde 3.sırada yer aldığına dikkat çekerek 56 ürününde tescil sürecinin devam ettiğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da yaralar sarılmaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın göreve gelmesiyle birlikte başlayan ihya sürecinde kentin kültürü de unutulmadı. Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt öncülüğünde gastronomi şehrinin lezzetlerinin tescillenmesi için çalışma başlatıldı. Bölgeye özgü olan; tepsi kebabı, abugannuş, mahluta çorbası, yoğurtlu kebap, sarma içi, haydari ve haytalı, Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenerek coğrafi işaret verildi. Yöreye özgü tescilli ürün sayısı 5 Şubat 2023 tarihinde 25’iken Hatay Valiliğinin çalışmalarıyla tescilli ürün sayısı 64’e çıkarıldı. Tescillenen coğrafi işaretli lezzetler, Antakya ilçesi Gastronomi Çarşısı’nda düzenlenen programla tanıtıldı. "6 Şubat öncesinde 25 olan coğrafi işaret sayımızı bugün itibarıyla 64’e yükseltmiş bulunuyoruz" Hatay’ın Coğrafi işaretli ürün sayısında 64’le Türkiye genelinde 3.sırada olduğunu belirten Vali Masatlı, "Kadim tarihi, eşsiz kültürü ve zengin mutfağıyla Hatay, hem Türkiye’nin hem de dünyanın önde gelen şehirlerinden biridir. Bu bakımdan biz burada tarihi ve kültürel mirasımızı yaşatırken, kendimize ait değerleri de tescillememiz gerekiyordu. Asrın felaketinin ardından şehrimizde yoğun bir ihya, inşa ve imar süreci başlamıştır. Bu çalışmalar devam ederken, aynı zamanda Hataylıların emeği ve üretiiyle ortaya çıkan birçok ürünün kayıt altına alınması ve tescillenmesi gerekiyordu. Bizde bu anlayışla hareket ederek, 6 Şubat öncesinde 25 olan coğrafi işaret sayımızı bugün itibarıyla 64’e yükseltmiş bulunuyoruz. Türkiye genelinde 24’üncü sıradayken, bugün 3’üncü sıraya yükselmiş durumdayız. Ayrıca, halihazırda 56 coğrafi işaretimiz de tescil sürecinde bulunmaktadır. Bu bir meseledir, çünkü bu coğrafyada üretilen ürünlerin hem menşeini hem mahrecini tescilleyip, aynı zamanda tüm dünyaya duyurmamız gerekir. Bu aynı zamanda emeğin korunması ve üretilen değerlerin hak ettiği karşılığı bulması anlamına gelmektedir. Biz de bu kapsamda, zengin kültürü ve farklı inançların bir arada yaşadığı kadim tarihiyle Hatay’ı her yönüyle bir marka şehir haline getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tescillenen bu yedi coğrafi işaretin, başta Hatay olmak üzere Türkiye ve dünya gastronomisine hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kentte yaşayan insanların coğrafi işareti alınan ürünler karşısında şaşkınlık yaşadığını belirten Vali Masatlı, "Bu gün tescil aldığımız ürünlerden özellikle tepsi kebabı, abagannuş, haytalımızla ilgili insanlarımızda şaşkın çünkü bunlar bizimdi tescilli değil mi diye soruyorlar. Biz insanlarımızın beklentilerini de bu noktada karşılamış olduk. Şehrimiz 6 Şubat’tan sonra yeni Hatay oluyor, yeni Hatay’da Türkiye’nin en güzel şehirlerinden bir tanesi. Dünyanın da marka şehirleri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor" dedi.
Yangında 4 çocuğuyla birlikte felaketi yaşayan annenin tek başına verdiği emek küle döndü
01 Şubat 2026 Pazar - 10:39 Yangında 4 çocuğuyla birlikte felaketi yaşayan annenin tek başına verdiği emek küle döndü Hatay’da 4 evladıyla birlikte yaşayan Melek Uzun’un evi alevlere teslim olarak yandı. Yangında verdiği emek küle dönen Uzun’un ‘Her şeyi tek başıma biriktirip aldım’ dediği evi kullanılmaz hale geldi. Yangın, Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde bulunan 3 katlı müstakil evde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, müstakil evin 3. katında yaşayan Melek Uzun ve 4 evladının yuvası alevlere teslim oldu. Alevlerin odayı sardığını gören ev sahibi Uzun, kendi çabalarıyla söndürmeye çalıştı. Kendi çabalarıyla alevleri söndüremeyen Uzun, diğer odanın penceresinden bağırarak komşulardan yardım istedi. Komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek alevleri büyümeden söndürürken evde mahsur kalan anne ve oğlunu kurtardı. Çıkan yangında evdeki çoğu eşyalar kullanılamaz hale gelirken evde maddi hasar oluştu. Asrın felaketinde yıkılmayan Uzun’un evi yangın felaketiyle büyük zarar gördü. Kocası cezaevinde olan 4 çocuklu anne Uzun, yeniden ayağa kalkıp evlatlarıyla evinde yaşamak istiyor. "Kuruşu kuruşuna biriktirip aldığı eşyalar yangınla birlikte küle döndü, yetkililerden destek istiyor" Asrın felaketinde yıkılmayan evinde yangınla birlikte 4 çocuğuyla felaketi yaşayan anne Melek Uzun, "Ben 2009 yılında beri bu eve gelin geldim. Deprem felaketini de ben ve çocuklarımla birlikte geçirdim. Yangını da bu evde geçirdim. Allah’tan çocuklarım yangın esnasında içeride değildi. Yangın çıkmadan 5 dakika önce ben buradan küçük oğluma kıyafet aldım. Oğlumun üzerini giydirdim, diğer oğlumda lavabodaydı. Oğlum ‘anne yangın çıktı’ dedi. Yukarıya çıktığım zaman direkt banyoya yöneldim. Kovayla su doldurup yangını söndürebileceğimi sandım ama o esnada da kapı bir şekilde üstüme kapandı. Bu sefer kapıya da çıkamaz oldum. Pencereye çıkıp çocuk odasından yardım istedim. ,İtfaiye ekipleri geldi ve beni ve oğlumu dışarı çıkardılar, hastaneye götürdüler. Ben ve oğlum burada dumana maruz kaldım, ikimizi de hastaneye aldılar. Benim eşim cezaevine girdikten sonra depremi gördüm ve bu evde hiçbir şeyim kalmamıştı. Her şeyi tek başıma biriktirip aldım. Çocuklarımla birlikte yaptık ama şu an yangınla beraber tekrar gitti. Deprem olduğu zaman biz bu evdeydik, ben çocuklarımı bu evden çıkardım. Hatta benim sobam kapının önüne geldi ve benim sobam çok ağırdı. Ben ona rağmen o sobayı tek başıma çıkarttım. O zaman üç çocuğum vardı ve tek başıma çıkarttım. Ondan sonra yangın felaketini de bu evde gördüm, koltuklarım yandı. Çocuklarımın bir sürü kıyafeti vardı. Televizyonum, buzdolabım ve fırınım vardı. Bazı eşyaları daha kullanmamıştım, yeni almıştım. Bana yardımcı olabilirseler çok sevinirim. Hiçbir şeyim kalmadı evimi görüyorsunuz. Eşyalar da ve kıyafetler de yandı" ifadelerini kullandı.