Yerel Haberler
Iğdır
Iğdır’da Nevruz’un simgesi semeniler hazırlanmaya başlandı 10 Mart 2026 Salı - 13:10:14 Iğdır’da baharın ve bereketin simgesi olan, Nevruz Bayramı geleneğinin önemli unsurlarından semeni hazırlıkları başladı. Buğday, mısır veya arpa gibi tahılların çimlendirilmesiyle elde edilen semeniler, Nevruz sofralarını süslemek için yetiştiriliyor. Iğdır’da Nevruz Bayramı öncesinde geleneksel hazırlıklar başladı. Azerbaycan ve Türk halk kültüründe baharın, bereketin ve yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilen semeni için tahıllar çimlendirilmeye başlandı. Genellikle buğday, mısır veya arpa tanelerinin ıslatılıp birkaç gün boyunca filizlendirilmesiyle hazırlanan semeni, Nevruz sofralarının vazgeçilmez sembolleri arasında yer alıyor. Yeşeren tahıllar, baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanmasını temsil ediyor. Iğdır’da her yıl Nevruz öncesi evlerde ve bazı işletmelerde hazırlanan semeniler, bayram günü sofraların ortasına konularak kutlamalara renk katıyor. Bölgedeki birçok kişi, bu geleneği yaşatmak amacıyla Nevruz’a günler kala semeni yetiştirmeye başlıyor. Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı yaklaşırken, Iğdır’da hazırlanan semeniler de yeşererek bayram sofralarını süslemeye hazırlanıyor. Iğdır’da çay ocağı işleten Harun Cengiz’de baharın, bereketin ve yeniden doğuşun sembolü olan semeni için buğdayları özenle hazırladı. Kaplara toprak ve buğday bırakan Cengiz, Nevruz öncesi yapılan bu hazırlığın eski bir gelenek olduğunu söyleyerek, "Semeni, bölgemizde baharın gelişini, bereketi ve yeniden dirilişi simgeleyen çok eski bir gelenektir. Özellikle Nevruz öncesi buğday taneleri ıslatılıp kaplara yerleştirilerek ekilir. Demin benim yaptığım gibi hazırlanır ve yeşermesi beklenir. Yeşeren semeni, doğanın uyanışını ve yeniden başlangıcı temsil eder. Iğdır’da aileler bu geleneği yaşatmaya devam ediyor. Biz de bu geleneği yaşatıyoruz. Semeni bazen evlerde hazırlanır, bazen de bizim demin hazırladığımız gibi hazırlanır. Bahar bayramında sofralara konulur ve baharın müjdesi olarak görülür. Bu gelenek hem kültürümüzü yaşatıyor hem de birlik ve paylaşma duygumuzu güçlendiriyor" dedi. Semenin bereket ve paylaşmanın sembolü olduğunu söyleyen Cengiz, "Semeni hazırlanırken önce toprağımızı ayarlıyoruz. Daha sonra buğdayı ıslatıp birkaç gün bekletiyoruz. Bekledikten sonra kapları hazırlıyoruz. İlk önce kapların içine belli bir seviyeye kadar toprak dolduruyoruz. Ardından buğdayları yerleştiriyoruz. Buğdayların üzerine hafifçe toprak ekleyip suluyoruz ve güneşe bırakıyoruz. Zaten birkaç gün içinde hemen yeşermeye başlıyor. Biz semeniyi birkaç tane fazla hazırlıyoruz. Genelde her eve bir tane bırakıyoruz, kendi evimize koyuyoruz ve eşe dosta da hediye ediyoruz. Onların evine de birlik, bereket ve bolluk gitsin diye bu şekilde hediye olarak veriyoruz" dedi.
08 Mart 2026 Pazar - 17:22 Iğdır’da kadınların el emeği 8 Mart’ta sergilendi Iğdır’da Halk Eğitim Merkezi bünyesinde usta öğreticilerden eğitim alan kadınların hazırladığı el emeği ürünler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Kültür Merkezi binasında açılan sergide vatandaşların beğenisine sunuldu. Iğdır’da Halk Eğitim Merkezi bünyesinde usta öğreticilerden eğitim alan kadın kursiyerlerin hazırladığı el emeği ürünler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında sergilendi. Iğdır Kültür Merkezi binasında açılan sergide, kadınların kurslarda öğrendikleri bilgi ve becerilerle hazırladığı birçok ürün yer aldı. El sanatları, dikiş-nakış, örgü ve çeşitli el işi ürünlerinin bulunduğu sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Kursiyer kadınlar tarafından büyük emek verilerek hazırlanan ürünler, hem kadınların üretime katkısını hem de meslek edinmelerine yönelik çalışmaların önemini ortaya koydu. Halk Eğitim Merkezi yetkilileri, düzenlenen kurslar sayesinde kadınların hem yeni beceriler kazandığını hem de aile ekonomisine katkı sağlayabilecek üretimler yaptığını belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen sergiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, kadınların el emeği göz nuru ürünleri ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Usta öğretici Zeynep Tiryaki ürünleri kadınlar olarak büyük bir emek ile hazırladıklarını belirterek, "Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Hepimizin günü kutlu olsun. Ürünlerimizi kadınlarımızla birlikte büyük bir emekle hazırladık. Kadınların naifliğini, zarafetini ve emeğini yansıtan eserler ortaya çıkardık. Kokulu taş sanatıyla hazırladığımız ürünler; özel kokulu taş tozu, esans ve suyun birleşimiyle kalıplara dökülerek oluşturuluyor. Ardından boyanıp dekore edilerek son haline getiriliyor. Ürünlerimiz bu şekilde hazırlanıyor. Kadınlarımızın emeğine, ellerine sağlık. Bazı kadınlarımız bu ürünleri satarak istihdam sağlıyor. Bu sayede evlerine geçim kaynağı oluyor. Bazıları ise hediyelik olarak değerlendiriyor. Her amaca ve her alana uygun ürünlerimiz bulunuyor" dedi. Usta öğreticilerden ve sorumlu Nafiye Ertekin ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile sergiyi hazırladıklarını söyleyerek, "Bugün burada bulunmamızın sebebi de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü temsilen, emekçi kadınlarımızın yaptığı ürünleri sergilemek. Anadolu temasını vurgulayarak ’Kadın nezakettir, kadın Anadolu’dur, kadın çiçektir’ anlayışıyla çalışmalarımızı hazırladık. Ben dahil 12 ayrı branştaki hocalarımızla birlikte, toplam 85 ürünümüzü burada sergilemek istedik. Her bir üründe farklı detaylara yer vererek Anadolu’nun motiflerini vurgulamaya çalıştık. Her bir kadının özverili çalışmasını ve emeğini burada göstermek istedik" dedi.
Rektör Alma ve MTA ekibinden tarihi Ejder Kervansarayı’na ziyaret
30 Eylül 2023 Cumartesi - 17:13 Rektör Alma ve MTA ekibinden tarihi Ejder Kervansarayı’na ziyaret Iğdır üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, “Doğu Anadolu Volkanizması Jeoturizm Potansiyeli ve UNESCO Süreci” programı çerçevesinde Maden Tetkik ve Arama (MTA) ekibi ile birlikte tarihi Ejder Kervansarayı’nı ziyaret etti. Iğdır merkezli Ağrı Dağı ve çevresindeki jeolojik ve kültürel alanların uluslararası platformlara taşınmasının ilk adımlarının atıldığı “Doğu Anadolu Volkanizması (Iğdır-Ağrı) Jeoturizm Potansiyeli ve UNESCO Süreci” programının son durağı, tarihi Ejder Kervansarayı oldu. Jeolojik ve kültürel açıdan büyük önem taşıyan tarihi kervansaray bölgesini yerinde inceleyen heyet, kervansarayın daha fazla tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda atılacak adımlar üzerine istişarelerde bulundu. Heyet ardından kervansarayın restorasyon sürecine ışık tutan sergiyi gezdi. Anadolu Selçuklu döneminde kervan yolları üzerinde yolcu, tüccar ile misafirlerin konaklama ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla inşa edilen kervansarayın Iğdır’ın en önemli tarihi mekânlarından bir tanesi olduğunu anımsatan Rektör Alma, Iğdır Üniversitesi olarak bu önemli mirası korumak adına büyük bir özveriyle çalıştıklarına dikkat çekti. Geçtiğimiz aylarda Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile imzalanan protokol çerçevesinde Ejder Kervansarayının Iğdır Üniversitesi bünyesine kazandırılması için ön kabul alındığını belirten Prof. Dr. Alma, “Önümüzdeki süreçte MTA ekibi ve diğer paydaş kurumlarımızla diyalog içerisinde bu ne ne ne ne tarihi mekânımızın restorasyon sürecini gösteren bir fotoğraf sergisi düzenledik. Önümüzdeki dönemde yine sergilerimiz, konserlerimiz ve pek çok etkinliklerimiz olacak. Bu tür sanatsal ve kültürel faaliyetlerimiz, kervansarayımızın tanıtımına da önemli katkılar sunacak.” diye konuştu.
Iğdır Üniversitesi kendi temizlik malzemelerini üretiyor, sırada piyasaya satış var
29 Eylül 2023 Cuma - 16:47 Iğdır Üniversitesi kendi temizlik malzemelerini üretiyor, sırada piyasaya satış var Iğdır Üniversitesi bünyesinde kullanılmak üzere ürettiği başta yüzey temizleyici, çamaşır suyu, cam temizleyici ve WC-banyo temizleyici gibi ürünleri kurduğu atölyesinde seri üretim ile hem kendi kurumun bütün yerlerinde kullanacak hem de piyasaya satış yapacak. Iğdır Üniversitesi kendi kendine yetebilen üniversitesi modeli ile yeniliklerine devam ediyor. Iğdır Üniversitenin Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ALUM) üretilen yüzey temizleyici, çamaşır suyu, cam temizleyici ve WC-banyo temizleyici gibi ürünlerin seri üretimi için üniversite bünyesinde kurulan “Serhat Teknopark”ta bir atölye kuruldu. Küçük bir fabrika işlevi gören atölyede şimdilik yüzey temizleyici, çamaşır suyu, cam temizleyici ve WC-banyo temizleyici gibi ürünler üretiliyor. Üniversitenin ihtiyacı olan temizlik ürünleri üretimi üniversite bünyesinde yapılırken, zamanla dışarıya da satışları yapılacak olan ürünler arasında kozmetik ürünleri, temizlik ürünleri ve ileriki dönemlerde sağlık-gıda alanında da yenilikçi ürün üretimi olacak. Iğdır Üniversitesi Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü ve Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi Sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ tarafından kurulan işletmede yöreye ait bitkilerden alınan aromaları da bu ürünler ile buluşturuyor. Kurulan küçük fabrikanın destekler ile büyütülmesi hedefleniyor. Katma değeri yüksek tarımsal ürünler alanında ihtisaslaşan Iğdır Üniversitesi bölge ekonomisine katkı sağlayacak projeleri ile de göz kamaştırıyor. Yöreye ait bitkisel ürünleri çöp olmaması için çalıştıklarını belirten Sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ, ”Iğdır Üniversitesi araştırma laboratuvarı bünyesinde üretimini gerçekleştirdiğimiz temizlik ve kozmetik ürünlerin birçoğunu bu atölyemizde gerçekleştiriyoruz. Bu ürünlerin başında özellikle şu an üniversite bünyesinde üretimini gerçekleştirdiğimiz yüzey temizleyici, sıvı sabun artı cam sil gibi ürünler, bir de lavabo ve WC temizleyicisini burada üretiyoruz. Temel amacımız kendi kendine yeten bir üniversite modeli oluşturmaktır. Temizlik olsun, kozmetik olsun, sağlık olsun birçok ürünü üniversitemiz bünyesinde değişik projeler çerçevesinde üretim yaparak ülke ve bölge bütçesine katkı sağlamayı düşünüyoruz. Bizim buradaki temel amacımız bölgede yetiştirilen birçok bitki var. Bu bitkilerin bertaraf olup çöp olup gitmesinden ziyade bunları ürün haline getirip bölgeye ve ekonomiye kazandırmak temel amacımızdır. Bununla ilgili birçok projemiz var, inşallah bunların devamı gelecek daha sağlıklı ürünler üretmeyi hedefliyoruz. Tabii ki biz bu alanda destekçilerimizin olmasını bekliyoruz. O yüzden daha iyi büyük projeler yapmak için destekler bekliyoruz daha büyük projeler gerçekleştirmek için. Iğdır Üniversitesi burada kendi temizliğinin de kullandığı birçok ürünün üretimini gerçekleştiriyor. Bunların başında sıvı sabun, WC temizleyicisi şu an üretimi devam edenler içinde cam sil ve tuvalet temizleyicisi gibi ürünleri tabii ki devamı sırasıyla gelecektir. Kendi kendine yetebilen bir üniversite modeli oluşturmaktır. İnşallah rektör hocamızın destekleri ve diğer akademisyen hocalarımızın destekleriyle bunlara daha güzel bir şekilde devam edeceğiz. Bunların devamı daha gelecektir. Bu üniversitemiz için daha yeni başlangıçtır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zengezur Koridoru mesajı Iğdır’da büyük heyecana sebep oldu
27 Eylül 2023 Çarşamba - 16:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zengezur Koridoru mesajı Iğdır’da büyük heyecana sebep oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Karabağ’daki operasyonunun ardından Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in daveti üzerine Nahçıvan’a gitmiş, ikili görüşmenin ardından Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Boru Hattı Temel Atma Töreni’ne katılmıştı. Burada iki ülkenin ilişkilerini içeren üç sözleşme de imzalanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nahçıvan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlamış, “Zengezur Koridoru’nun bir an önce açılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” demişti. Bu mesaj sonrası Iğdırlılar koridorun açılmasını dört gözle beklemeye başladı. Türkiye-Azerbaycan Dostluk Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı ve Iğdır Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Serdar Ünsal, koridorun açılmasının Ermenistan dahil bütün komşu ilkeler için büyük bir nimet olduğunu belirterek, “Zengezur Koridoru Türk dünyası için en önemli bir koridordur. Stalin zamanında bir Azerbaycan toprağı olan Zengezur Koridoru maalesef Ermenilere verilmiştir. Burada amaçlanan Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesi ile irtibatını kesmektir. Bu amaçla Ermeniler bu bölgede yaşamaya başlamışlardır. Daha sonra bağımsızlık sürecinde Ermeniler Azerbaycan topraklarını işgal etmiş, Erivan’da Ermenistan bölgesinde yaşayan bir milyondan fazla kaçkın ortaya çıkmış, Ermeniler bunları kovmuştur. 44 gün süren savaştan sonra büyük bir zafer kazanan Azerbaycan, Ermenileri yenilgiye uğratmıştır ve yapılan anlaşmaya Rusya ve Türkiye müdahale olmuş Zengezur Koridoru’nun açılması Azerbaycan ile Nahçıvan’ın birleşmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede Paşinyan bu anlaşmaya imza atmıştır. Azerbaycan gerek Nahçıvan ile gerekse kendi bölgesinde Zengezur’un Ermenistan sınırına kadar olan bölgenin yollarını yapmıştır, demiryollarını yenilemiştir. Bu koridorunun açılması Türk dünyasına büyük katkı sağlayacaktır. Şöyle ki Azerbaycan’da çıkan bir tır bir tren direkt Türkiye’ye gelecek, Iğdır’dan geçip Kars ve büyük şehirlere diğer Avrupa ülkelerine kadar gidecektir. Bu nedenle Zengezur Koridoru çok önemlidir fakat bu koridorun açılması İran’ın işine gelmemektedir. İran eğer bu koridor açılırsa benim Orta Asya ile Ermenistan ile olan ilişkilerin zayıflayacağını bağlantıların bozulacağını demektedir. Türkiye Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan bu koridorun açılmasına önem vermektedir, İlham Alev de aynı önemi vermektedir. Fakat bir türlü Ermenistan Devlet Başkanı ikna edilememektedir. Bu koridor açılırsa bölgede hem Azerbaycan hem Ermenistan hem Türkiye hem Rusya güçlü olacaktır. Eğer bu gerçekleşmezse Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi alternatif bir yol daha vardır. Aynı güzergahta İran toprakları üzerinde yeniden yol açılacak böylece Azerbaycan Nahçıvan ile birleşmiş olacaktır. Bu yolun açılmasıyla hem İran kazanacak hem Rusya kazanacak hem Azerbaycan kazanacaktır. Tabii Zengezur Koridoru’nun açılması Iğdır’a da çok büyük katkı sağlayacaktır. Ekonomi canlanacak, bütün tren yolları, tırların güzergahları hep Iğdır’dan gelip geçecektir. Iğdır’ın çevresi değişecektir. Iğdır’ın şu anda 200 bin nüfusu varsa ben inanıyorum ki koridor açıldığı zaman nüfus 400 bini geçecektir. Çünkü bütün firmalar Orta Asya Türk Cumhuriyeti’nin ithalat yapan, orada ihracat yapan firmalar Iğdır’da karargah kurarak işlerini yönlendirecektir” dedi.
TÜBA Asli Üyesi Rektör Alma, “Biyoçeşitlilik, Tarım ve Gıda Sempozyumu”na Katıldı
24 Eylül 2023 Pazar - 14:42 TÜBA Asli Üyesi Rektör Alma, “Biyoçeşitlilik, Tarım ve Gıda Sempozyumu”na Katıldı Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) bünyesinde oluşturulan Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu ile Gıda ve Beslenme Çalışma Grubunun iş birliğiyle Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde "Biyoçeşitlilik, Tarım ve Gıda Sempozyumu" düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumda bir konuşma gerçekleştiren TÜBA Başkanı Şeker, doğal kaynakların tüketiminde ortaya çıkan daralmanın rekabeti daha acımasız hale getirdiğini ifade etti.Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ile beraberindeki heyet, programın ilk gününü Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezini ziyaret ederek tamamladı.İki gün sürecek sempozyumda, tarımda yapılan hatalı uygulamalar ve son yıllarda etkisini daha fazla hissettiren iklim değişikliği nedeniyle tarımda ortaya çıkan biyoçeşitlilik kaybı ve olası etkilerinin konuşulduğu sempozyumda konuyla ilgili güncel gelişmeler, sorunlar ve çözüm önerileri uzmanlarca ele alınacak, sonuç raporu kamuoyuyla paylaşılacak. Sempozyuma TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çolaklı, TÜBA Asli Üyesi Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, bakanlıklardan temsilciler, farklı üniversitelerden öğretim elemanları, çeşitli meslek dernekleri, özel sektörden alanında araştırıcı, uzman ve yöneticiler ile öğrenciler katıldı.