Yerel Haberler
Iğdır
10 Mart 2026 Salı - 13:10 Iğdır’da Nevruz’un simgesi semeniler hazırlanmaya başlandı Iğdır’da baharın ve bereketin simgesi olan, Nevruz Bayramı geleneğinin önemli unsurlarından semeni hazırlıkları başladı. Buğday, mısır veya arpa gibi tahılların çimlendirilmesiyle elde edilen semeniler, Nevruz sofralarını süslemek için yetiştiriliyor. Iğdır’da Nevruz Bayramı öncesinde geleneksel hazırlıklar başladı. Azerbaycan ve Türk halk kültüründe baharın, bereketin ve yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilen semeni için tahıllar çimlendirilmeye başlandı. Genellikle buğday, mısır veya arpa tanelerinin ıslatılıp birkaç gün boyunca filizlendirilmesiyle hazırlanan semeni, Nevruz sofralarının vazgeçilmez sembolleri arasında yer alıyor. Yeşeren tahıllar, baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanmasını temsil ediyor. Iğdır’da her yıl Nevruz öncesi evlerde ve bazı işletmelerde hazırlanan semeniler, bayram günü sofraların ortasına konularak kutlamalara renk katıyor. Bölgedeki birçok kişi, bu geleneği yaşatmak amacıyla Nevruz’a günler kala semeni yetiştirmeye başlıyor. Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı yaklaşırken, Iğdır’da hazırlanan semeniler de yeşererek bayram sofralarını süslemeye hazırlanıyor. Iğdır’da çay ocağı işleten Harun Cengiz’de baharın, bereketin ve yeniden doğuşun sembolü olan semeni için buğdayları özenle hazırladı. Kaplara toprak ve buğday bırakan Cengiz, Nevruz öncesi yapılan bu hazırlığın eski bir gelenek olduğunu söyleyerek, "Semeni, bölgemizde baharın gelişini, bereketi ve yeniden dirilişi simgeleyen çok eski bir gelenektir. Özellikle Nevruz öncesi buğday taneleri ıslatılıp kaplara yerleştirilerek ekilir. Demin benim yaptığım gibi hazırlanır ve yeşermesi beklenir. Yeşeren semeni, doğanın uyanışını ve yeniden başlangıcı temsil eder. Iğdır’da aileler bu geleneği yaşatmaya devam ediyor. Biz de bu geleneği yaşatıyoruz. Semeni bazen evlerde hazırlanır, bazen de bizim demin hazırladığımız gibi hazırlanır. Bahar bayramında sofralara konulur ve baharın müjdesi olarak görülür. Bu gelenek hem kültürümüzü yaşatıyor hem de birlik ve paylaşma duygumuzu güçlendiriyor" dedi. Semenin bereket ve paylaşmanın sembolü olduğunu söyleyen Cengiz, "Semeni hazırlanırken önce toprağımızı ayarlıyoruz. Daha sonra buğdayı ıslatıp birkaç gün bekletiyoruz. Bekledikten sonra kapları hazırlıyoruz. İlk önce kapların içine belli bir seviyeye kadar toprak dolduruyoruz. Ardından buğdayları yerleştiriyoruz. Buğdayların üzerine hafifçe toprak ekleyip suluyoruz ve güneşe bırakıyoruz. Zaten birkaç gün içinde hemen yeşermeye başlıyor. Biz semeniyi birkaç tane fazla hazırlıyoruz. Genelde her eve bir tane bırakıyoruz, kendi evimize koyuyoruz ve eşe dosta da hediye ediyoruz. Onların evine de birlik, bereket ve bolluk gitsin diye bu şekilde hediye olarak veriyoruz" dedi.
Iğdır’da "15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi Milli ve Birlik Günü" programı
16 Temmuz 2023 Pazar - 01:39 Iğdır’da "15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi Milli ve Birlik Günü" programı 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi Milli ve Birlik günü dolayısıyla Iğdır’da program düzenlendi.15 Temmuz hain darbe girişimin 7’nci yıl dönümünde yüzlerce Iğdırlı, valilik binası önünde bir araya geldi. Program, Valilik önünde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunması ve Kur’an tilavetiyle devam etti. Daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbe yanlısı askerler tarafından şehit edilen ilk şehit Iğdırlı Bülent Aydın’ın hayatı ile ilgili kısa bir sinevizyon izletildi. Daha sonra meydanda toplanan kalabalık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarını dev ekrandan dinlediler. Vatanı için canını veren herkese minnettar olduklarını belirtenIğdır Valisi ve Belediye Başkanı H. Engin Sarıibrahim, "Devletimizin bekası, milletimizin beraberliğini, istikrarını karşı olanlara karşı olanların 2016 yılındaki ihanet girişiminin yıldönümündeyiz. Bu vesileyle vatanını, bayrağını dinini her şeyden önemli bildiği bu aziz milli değerler için toprağa düşen bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu kutlu yolda gazi olan bütün vatandaşlara şükranlarımı sunuyorum "dedi.Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, " Hainler şunu görmeli ki bilmeli ki bu milletin bileğini bükmek kolay değildir. Bir gelirse bin oluruz, bin gelirsek milyon oluruz. Kimse bu millete zincir vuramaz" dedi
Doğduğundan beri ağlayan Adem bebeğin vücudunda enjektör iğnesi çıktı
12 Temmuz 2023 Çarşamba - 11:16 Doğduğundan beri ağlayan Adem bebeğin vücudunda enjektör iğnesi çıktı Iğdır’da 2 ay önce doğum yapan Özlem Gökdere, oğlunun sürekli ağlamasının sebebini oğlunun altını değiştirirken fark etti, Adem bebeğin sürekli ağlamasının altında vücudundaki enjektör iğnesi çıktı.Iğdır’da 2 ay önce 3. çocuğuna doğum yapan Özlem Gökdere, doğum sonrası Adem ismini verdiği oğlunun bütün kontrollerini yaparak hastaneden taburcu oldu. Çocuğun sürekli ağlamasına “gazı var, bebektir” diyen anne durumu pek umursamadı. Günler geçtikçe çocuğun huzursuzluğunun arttığını gören anne Özlem ve baba Ümit Gökdere çocuklarını her ne kadar hastaneye götürselerdi herhangi bir olumsuzluk çıkmadı. Adem bebeğin annesi bir gün oğluna banyo yaptırırken bebeğin arka bacak kısmında bir kızarıklık fark etti. Anne kızarıklığı böcek ısırığı sansa da daha sonraki gün çocuğun altını değiştirirken kızarıklığın olduğu yerde bir demir parçası fark etti. Ucu çıkmış demiri inceleyen anne demiri çekerek bebeğin bacağına saplanmış halde bulunan yaklaşık 4 santimlik iğne parçasıyla karşılaştı. Yaşadıkları durum karşısında şok olan aile hemen çocuklarını hastaneye götürdüler. Hastanede yapılan tahlillerde vücutta başka bir şey çıkmayınca Adem bebeğin 2 ay boyunca enjektör iğnesi ile yaşadığı ve sürekli ağlamasının da sebebinin bu olduğu ortaya çıktı. Hastanede kendilerine iğnenin dışarıdan çocuğun vücuduna girdiğini söylendiğini belirten yetkililere kızan aile hukuk mücadelesi başlattı.Çocuğun iki ay boyunca sürekli ağladığını belirten anne Özlem Gökdere, “2 ay önce Iğdır Devlet Hastanesi’nde doğum yaptım. Büyük ihtimal ile bu iğne unutulması doğumda oldu. Çünkü çocuk 2 aydır tamamıyla huzursuz hani sürekli kucakta hani sürekli emzirerek durduruyoruz. Biz bebektir diye umursamıyorduk, gazı vardır, sancısı vardır ne bileyim uykusuzdur, şudur budur diyerek bilemiyorduk. Çünkü çocuğun vücudunda hiçbir şey yoktu. Çocuğa banyo yaptığımda bacağının arkasında kızarıklık gördüm. Sinek ısırmış ya da böcek yemiştir dedik, o gün umursamadık. Ertesi gün otururken altını değiştirdiğimizde orayı açtığımda pantolonu kanlar içinde gördüm. Vücudundan iğnenin ucu çıkmıştı. Bir demir parçası zannettim, elimizde çektik çıkarttık ki enjektör iğnesi çıktı. Zaten o anda şok geçirdik ne yapacağımızı bilemedik. Apar topar çocuğu hastaneye götürdük. Acilde gerekli kan almalar, ultrason, röntgen falan çekildi. Çok şükür Allah’ın mucizesi diyoruz biz buna çıkmayabilirdi de. İçinde de kalabilirdi. Herhangi bir yara bere iz, yoktu. Bundan sonra ödem oluşmuş bacağında, dokuda küçük bir hasar oluşmuş. Küçük bir şeyle atlattık, çok büyük şeyler de olabilirdi. Gerekli başvurumuzu yaptık davamızı açtık ilgilenmesini istiyorum. Daha büyük şeyler başımıza gelebilirdi. Acile gittiğimizde doktorlar işte yok siz yapmışsınız yok yakınlarınız batırmıştır parka götürmüşsünüzdür falan filan saçma sapan şeyler söylediler. Hani olmuş ama üstünü örtüyorlar. Diyebilirlerdi hata olmuş, elinden kaçmıştır. Anlayışla karşılardık ama öyle yapmadılar. Aksine kendilerini savunmaya çalıştılar. Bakalım hayırlısıyla davanın sonuçlanmasını istiyoruz. İnşallah başka çocukların başına gelmez. Benim çocuğum olağanüstü bir şekilde kurtuldu, başka çocukların, annelerin başına gelmemesini istiyoruz. İğne tamamı ile çıktı. Gerekli tahlilleri yaptık. Pazartesi günü Erzurum’a gideceğiz gerekli kontrolleri yaptıracağım. İnşallah sonuçlar da güzel çıkar.”Sürekli ağlıyordu“İğne vücudundayken hiç durmuyordu, diyorum ya sürekli ağlıyordu. Ya kucakta gezdiriyorduk ya da emziriyorduk, yatırıyorduk. Yattıktan 5 dakika sonra yine kalkıyordu. Yani gece gündüz hiç huzuru yoktu. 2 ay sonra uyuduğunun farkına vardık, çocuk rahatladı biz de rahatladık” dedi.Baba Ümit Gökdere, yetkililerin durum ile ilgilenmesini istediği söyleyerek, “Bu 3. çocuğumuz oldu. Diğer iki çocuğumuz da hiç böyle bir şey yaşamadık yani çocuk sürekli ağlıyor, sürekli rahatsızdı. Biz bebektir diye üstüne çok düşmedik ama gördüğümüz o iğneden sonra tamamıyla bir şok yaşadık. Olayla ilgili gerekli davamızı açtık, bununla yetkililerin ilgilenmesini istiyoruz” dedi.