Yerel Haberler
Iğdır
Iğdır FK - Ankara Keçiörengücü maçının ardından 08 Nisan 2026 Çarşamba - 20:53:45 Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Iğdır FK ile Ankara Keçiörengücü maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Iğdır FK, sahasında Ankara Keçiörengücü’ne 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Yardımcı Antrenörü Ömer Faruk Karaman bireysel hatalar yaptıklarını belirterek, "Rakibimizin nasıl bir oyun oynayacağını ofansif ve defansif anlamda biliyorduk. Buna rağmen ilk yarıda iyi bir performans sergiledik. Sadece yaptığımız bireysel hatalardan dolayı rakibin yakaladığı pozisyonlar oldu. Nitekim ikinci yarının başında talihsiz, beklenmedik bir gol yedik. Ne olursa olsun, oyunun son 25-30 dakikasında skoru en azından 1-1’e getirip lehimize çevirebilirdik. Oyun buna uygundu" dedi. "50 dakika oyunda kalması dikkat çekici" 90 dakika süren karşılaşmada topun yalnızca 50 dakika oyunda kalmasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Karaman, "Fakat maçın bitişinden sonra, maçtan ziyade konuşmamız gereken başka bir konu var. Hakemlerimize çok değer veriyoruz. Dünya Kupası’na katılacak bir ülke olarak, ülke futbolu adına kendimizi geliştirip ileri taşıyoruz. Ancak 90 dakika oynanan bir maçta topun sadece 50 dakika oyunda kalması dikkat çekici. Bugün 9 oyuncu değişikliği yapıldı ama top yine sadece 50 dakika oyunda kaldı. Top oynamak isteyen bir takım var, yerden kalkmayan bir rakip var. Bunun ayırt edilip oyunun ona göre yönetilmesi gerekiyordu. Rakip takım kalecisinin 70. dakikada uyarılıp bir kez bile sarı kart görmemesi ve oyunun bu şekilde devam etmesi düşündürücü. Rakibin sürekli yere yatmaları var ve buna rağmen uzatma süresinin sadece 4 dakika verilmesi, ilk yarıda da 2-3 dakika eklenmesi topun oyunda kalma süresiyle örtüşmüyor" diye konuştu. Talihsiz bir mağlubiyet aldıklarını söyleyen Karaman, " Topu oynamaya çalışan bir takım var ve bunun korunması gerekiyordu. Nitekim talihsiz bir mağlubiyet aldık. En kötü ihtimalle skoru 1-1’e getirip buradan beraberlikle ayrılmamız gerekiyordu. Hatta oyunu 1-1’e getirdikten sonra maçı çevirebilirdik de. Ancak maalesef yeterli olmadı. Rakibimizi tebrik ediyoruz" açıklamasında bulundu. Koşukavak: "Maça iyi hazırlandık" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak maça iyi hazırlandıklarını söyleyerek, "Biz maça iyi hazırlandık. Iğdır FK zor bir rakip; bu ligin üzerinde oyuncu kalitesine sahip isimleri var ve her an problem çıkarabilirler. Buna rağmen çok iyi savunduk. İlk yarıda, özellikle 23. dakikaya kadar maç 2-0’a gelebilirdi. Hem Eze hem de Junior Fernandes ile net pozisyonlardan faydalanamadık. O pozisyonları değerlendirebilseydik, maçı erken koparıp ikinci yarıyı daha rahat oynayabilirdik. Ancak bu fırsatları kaçırınca, özellikle deplasmanda bu kadar net pozisyonu bir daha bulmak zorlaşıyor. İlk yarının 0-0 bitmesiyle bir avantaj kaybettik. İkinci yarıda da iyi savunduk, topa iyi sahip olduk. Oyunun tüm bölümlerini ciddi bir şekilde oynadık ve çok önemli bir galibiyet elde ettik. Oyuncularımı tebrik ediyorum. İnşallah play-off’a kalmak için kalan maçlarda da aynı özveriyle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
07 Nisan 2026 Salı - 14:22 Iğdır’da kırsalda 2026 ekin sezonu başladı Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da, kış mevsiminin ardından ekin sezonu başladı. Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimine başlanırken, bu yıl hububat üretiminde yüzde 33 artış bekleniyor. Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da 2026 yılı ekin sezonu başladı. Uzun ve sert geçen kış mevsiminin ardından havaların ısınması ve karların erimesiyle birlikte çiftçiler yeniden tarlalarına dönerek üretim hazırlıklarını tamamladı. Özellikle Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimi hız kazandı. İl genelinde hem ovada hem de dağlık alanlarda üretim faaliyetleri sürerken, üreticiler bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, baharın gelişiyle birlikte tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığını belirtti. Tingiş, "Iğdır ilimizde baharın gelmesiyle birlikte özellikle dağlık alanlarımızda arpa üretimi devam ediyor. Ovamızda diğer birinci ürünlerin üretimi sürerken, sonbaharda ekilen buğdayların gelişimi de devam ediyor. Bununla birlikte ot ilaçlaması, ot mücadelesi ve ilkbahar gübreleme çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor." dedi. Iğdır genelinde yaklaşık 90 bin dekar alanda buğday ve hububat üretimi yapıldığını ifade eden Tingiş, bu yıl yaklaşık 60 bin ton buğday rekoltesi beklendiğini söyledi. Arpa üretimine de değinen Tingiş, 30 bin dekar alanda ekim yapıldığını ve yaklaşık 8 bin 500 ton ürün beklediklerini kaydetti. İklim şartlarının şu ana kadar olumlu seyrettiğini vurgulayan Tingiş, özellikle dağ köylerinde baharlık arpa ekimlerinin nisan ayı sonuna kadar devam edeceğini ifade etti. Üreticilere çağrıda bulunan Tingiş, herhangi bir sorunla karşılaşmaları halinde ilgili kurumlara başvurmalarını istedi. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle üreticilerin mısır üretimine yöneldiğini hatırlatan Tingiş, 2026 yılı verilerine göre hububat üretiminde, özellikle buğdayda yüzde 33 oranında artış gözlemlendiğini belirtti. Yoğun yağışların etkisiyle nadasa bırakılan arazilerin de yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Tingiş, "Verimli geçen kış dönemi sayesinde topraklarımız ekime uygun hale geldi. Üreticilerimiz bu alanları tekrar ekmeye başladı. Yağışların devam etmesi halinde nisan sonu ve mayıs ayında oldukça iyi bir verim bekliyoruz" diye konuştu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:15 Iğdır’da motosiklet hırsızlığı şüphelileri köye tekrar geldi Iğdır’ın Akyumak köyünde motosiklet çalan hırsızlar, hiçbir şey olmamış gibi ertesi gün tekrar köye geldi. Köylüler fark edince şahıslar kaçarak köyden uzaklaştı. Iğdır merkeze yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Akyumak köyünde 3 gün önce meydana gelen motosiklet hırsızlığı, köy halkını endişelendirdi. İddiaya göre, yaşları 17 ile 20 arasında değişen 4 kişi, ilk gün köye gelerek duvarları yüksek bir evin bahçesine girdi ve burada bulunan motosikleti çaldı. Köy muhtarının köyde kurduğu güvenlik kamera sistemi sayesinde şüpheliler kameraya yansırken, ihbar üzerine köye gelen jandarma ekipleri bölgede arama yaptı. Ancak yapılan çalışmalara rağmen şüpheliler bulunamadı. Olayın ardından ertesi gün aynı kişilerin tekrar köye geldiği öne sürüldü. Şüphelileri fark eden köylüler birbirlerine haber vererek bir araya geldi ve çevrede arama yaptı. Ancak tüm çabalara rağmen şahıslara ulaşılamadı. Köylüler, şüphelilerin köyü iyi bildiğini ve artık şehir merkezinden uzaklaşarak kırsal alanları hedef aldıklarını dile getirdi. Yaşları küçük olduğu tahmin edilen şüphelilerin bir an önce yakalanmasını isteyen Ali Kaya, "Cuma günü gece 00.35’te benim evin bahçesine girdiler. Bahçeye girip motosikleti üç kişi alıp götürdü. Tabii biz hemen jandarmayı aradık. Jandarma 15 dakika içinde köye ulaştı. Dört asker ve iki sivil ekip arama yaptı. Tarlayı, köprüyü, her tarafı gezdik ama bir şey bulamadık. Aradan bir gün geçti. Ertesi gün bu sefer dört kişi olarak tekrar köye gelmişler. Yanımdaki kafede oturan yeğenim onları tanımış, çünkü güvenlik kameralarına yansımışlardı. Beni ve oğlumu arayarak ’amca, aynı kişiler size doğru geliyor’ dedi. Ben de ’önlerini keselim’ dedim. Bizim aşevi var, orada durdular. Biz de toparlandık, yakalamaya çalıştık. Bu sırada yine jandarmayı aradık. Komşunun oğlu hayvanlara bakmaya çıkınca sesleri duyup onları fark etti. Bunu görünce kaçtılar. Biz de peşlerinden koştuk ama yakalayamadık. O sırada jandarma yine 10-15 dakika içinde geldi. Gece saat 03.00’e kadar köprü altı, tarla, Melekli, Pulur köylerinin her tarafını gezdik ama yine bir şey bulamadık. Yürüyerek aradık. Sanki burada kimse yaşamıyormuş gibi rahat hareket ediyorlar. Demek ki bu köyü önceden tespit etmişler. Çıkış yollarını biliyorlar. Bizim köylüler bile her yeri bu kadar iyi bilmez. Aynı güzergahtan gelip aynı güzergahtan gidiyorlar. Demek ki gündüz gelip keşif yapıyorlar, gece de aynı yoldan kaçıyorlar" dedi. Hırsızlık yapan şüphelileri birilerinin yönlendirdiğini söyleyen Kaya, "Bunları topluma kazandırmamız gerekiyor. Şimdi dışlarsak, büyüdüklerinde aynı şekilde devam edecekler" diye konuştu. Köy sakinlerinden Okan Sadi ise hırsızların artık şehir merkezi, köy dinlemediklerini belirterek, "Yaşları 17 civarında, küçükler. İçlerinde bir kişi biraz daha büyük. Köyümüz merkeze 3 kilometre uzaklıkta. Artık merkezi bırakıp köylere gelmeye başladılar. Bizim köye iki kez geldiler, ikisinde de yakalayamadık. Köye karışıp kayboldular. Jandarma da geldi ama bulamadık" dedi.
Iğdır’da bayram namazı kılındı
20 Mart 2026 Cuma - 08:21 Iğdır’da bayram namazı kılındı Iğdır’da Ramazan ayının ardından bayram sabahında camilere akın eden vatandaşlar, saat 06.38’de kılınan namazla bayramın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Namaz sonrası birlik, beraberlik ve barış için dualar edildi. Ramazan ayı boyunca oruçlarını tutan vatandaşlar, bayram sabahında erken saatlerde camilere giderek saf tuttu. Şehir genelindeki camilerde buluşan vatandaşlar, saat 06.38’de kılınan bayram namazıyla birlikte bayramın manevi coşkusunu yaşadı. Namazın ardından yapılan dualarda birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu öne çıkarken, dünyada devam eden savaşların sona ermesi için de dua edildi. Namazın ardından vatandaşlar cami avlularında bayramlaşarak birbirlerinin bayramını kutladı. Bayramın dünyadaki savaşların bitmesine vesile olmasını dilediğini söyleyen Mirze Yeter; "Mükemmel bir Ramazan ayımız geçti. Elhamdülillah, güzel bir şekilde ihya ettik. Teravih namazlarıyla, ibadetlerimizle Rabbimizden af ve mağfiret diledik. Öncelikle bu ayın, bu mübarek ayın ve özellikle bu bayramın vesilesiyle inşallah İslam âlemi içerisindeki savaşların bitmesini, barışın gelmesini, insanlığın huzura ve mutluluğa erişmesini arzu ediyoruz. Rabb’im hiçbir topluma savaş, hiçbir topluma sıkıntı göstermesin. Camiler en güzel yerlerimiz. Günlerimiz de bayram gibi güzel olsun inşallah. Biz de geldik, bayram namazımızı kıldık. Şu anda çocuklarımızla birlikte camiye geldik. Şimdi inşallah evimize gideceğiz, çocuklarımızla ve ailemizle bayramlaşacağız. Bu vesileyle bütün aile büyüklerimizi arayacağız. Küskünlüklerimiz olsa da bunları gidereceğiz inşallah" dedi. Somali’den gelerek Iğdır’da üniversite okuyan Anas Selam ise; herkese iyi bayramlar dileyerek arkadaşları ile birlikte bayramı geçireceklerini söyledi.
Ağrı Dağı’ndan kayan kayakseverler, Ağrı Dağı’nın Iğdır tarafına kayak merkezi yapılması çağrısında bulundu
17 Mart 2026 Salı - 11:36 Ağrı Dağı’ndan kayan kayakseverler, Ağrı Dağı’nın Iğdır tarafına kayak merkezi yapılması çağrısında bulundu Iğdır’da iki kayaksever, Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı eteklerindeki Korhan Yaylası’nda kayak yaptı. Dağcılar, 5 bin 137 metre rakıma sahip Ağrı Dağı’nın büyük bir kısmının Iğdır sınırları içinde bulunmasına rağmen bölgede bir kayak merkezinin olmamasının kabul edilebilir olmadığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Iğdır’da iki kayaksever, Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nın eteklerinde yer alan Korhan Yaylası’na giderek kayak yaptı. Doğal kar örtüsü ve geniş alanlarıyla dikkat çeken bölgede kayak yapan sporcular, Ağrı Dağı’nın kış turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Dağcılar, 5 bin 137 metre rakıma sahip Ağrı Dağı’nın Türkiye’nin en yüksek dağı olmasına rağmen Iğdır tarafında herhangi bir kayak merkezinin bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu dile getirdi. Bölgenin hem doğal yapısı hem de manzarasıyla kış turizmi için uygun olduğunu belirten sporcular, yapılacak bir kayak merkezinin Iğdır turizmine ve ekonomisine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Kayakseverler ayrıca, Ağrı Dağı eteklerinde kış aylarında yeterli kar kalınlığının oluştuğunu ve uygun pist alanlarının bulunduğunu belirterek, Iğdır’a kazandırılacak bir kayak merkezinin hem yerli hem de yabancı turistleri bölgeye çekebileceğini söyledi. Dağcılar, yetkililerin bu potansiyeli değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, Iğdır’ın kış turizminde de adından söz ettirebilecek bir şehir haline gelebileceğini ifade etti. Dağcılardan Çağatay Turhan, yaklaşık 1,5 saat süren tırmanışın ardından keyifli bir iniş gerçekleştirdiklerini belirterek, dağın yalnızca doğal güzelliğiyle değil, spor imkanlarıyla da dikkat çektiğini ifade ederek; "Bugün de burada Ağrı Dağı’nın yamaçlarında kaymak nasip oldu. Ağrı Dağı, bildiğiniz gibi birçok dinde kutsal kabul edilen bir dağ. Bana göre de çok farklı bir yere sahip. Gerçekten oldukça keyifli bir faaliyetti. Yaklaşık 1,5 saatlik bir tırmanışın ardından güzel bir iniş gerçekleştirdik. Bence insanların bu dağı daha iyi tanıması gerekiyor; açıkçası yeterince tanınmadığını düşünüyorum. Dağın güzelliğine oranla bilinirliği biraz düşük. Herkes Ağrı Dağı’nı biliyor ama burada kaç kişinin spor yaptığına, kaç kişinin kayak yaptığına baktığınızda sayı muhtemelen bir elin parmaklarını geçmeyecektir. Bence buranın bir an önce turizme kazandırılması gerekiyor." dedi. Bölgede ilk kez kayak yaptıklarını dile getiren Iğdır Ağrı Dağı Arama Kurtarma ve Dağcılık Spor Kulübü Başkanı Muhammed Akkuş, amaçlarının Ağrı Dağı’nda kayak turizminin mümkün olduğunu göstermek olduğunu belirtti. Mevcut kar kalınlığının yaklaşık 2 metreye ulaştığı ve Mayıs ayı sonuna kadar kayak yapılabilecek şartların sürdüğünü belirten Akkuş; " İlk defa biz burada kayak yaptık. Bugün burada amacımız şuydu: Ben bir Iğdırlı olarak, "Neden Ağrı Dağı’nda bir kayak merkezi yok? Neden kayak turizmi yapılmıyor?" sorularını gündeme getirmek istiyorum. Biliyorsunuz, Ağrı Dağı dünyaca Everest’ten bile daha çok tanınan bir dağ aslında. Çünkü Everest’i daha çok dağcılar ve yüksek irtifa sporcuları bilir; ancak Ağrı Dağı kutsal bir dağ olduğu için dünyanın birçok insanı tarafından bilinir. Bu dağın bugüne kadar turizme kazandırılmamış olması Iğdır için, bölgemiz için ve ülkemiz için büyük bir kayıp. Biz bugün burada kayak yaparak, aslında burada kayak yapılabildiğini göstermek istiyoruz. Şu anda yaklaşık 2 metre kar var ve Mayıs ayının sonuna kadar burada kayak turizminin yapılabileceğini göstermek istedik. Bugün bu noktayı seçmemizin nedeni de şuydu: Burası, Küp Gölü’nün hemen arka tarafına denk geliyor. Buraya yapılacak bir teleferik hattı sayesinde, aynı zamanda Cehennem Vadisi’nin buzullarıyla kesişen bir noktaya ulaşılabilir. Bu sayede insanlar hem dağ turizmini hem inanç turizmini deneyimleyebilir, aynı zamanda Cehennem Vadisi’nin şelalelerini izleme ve Küp Gölü’nü görme şansı yakalayabilir. Bu nedenle amacımız, Iğdır’da yetkililerin bir an önce burayı turizme açmasıdır. Kayak turizmi, yamaç paraşütü turizmi gibi faaliyetler burada rahatlıkla yapılabilir. Nitekim daha önce düzenlenen bir festivalde burada yamaç paraşütü de yapılmıştı. Bu bölge, yamaç paraşütü için de oldukça uygun bir yer. Buradan tüm dünya dağcılarına, kayakçılara, turizmcilere ve yamaç paraşütü sporcularına çağrımızdır: Gelin, bu eşsiz coğrafyada birlikte faaliyetler gerçekleştirelim" dedi.